Arka mahalle dilberi

armaanBu Ayşe Arman gacısının yazıları önceleri beni yay gibi gererdi. Sonra sonra yazılarından kendisini biraz tanımaya başlayınca bu gerginlik, yerini merak duygusuna bıraktı. Artık “Ne yumurtlamış Ayşe gacısı” diyerek açıyorum interneti. Okuyorum, tahlil ediyorum. Kızmayın canlarım, her zaman değil, canım sıkıldığında.

Bu çirkin gacı şimdi de tesettürlü bayanların tatil hayatlarını gözlem için bizzat “Ninja” kılığına girerek, bu yönde hizmet veren tatil mekânlarını ziyaret etmiş. Aslında bir nevi empati yapmış. Onların duygularını hissetmeye çalışmış. Sonra da yaşadıklarını okurları ile paylaşmış. Güzel bir şey gibi gözüküyor.

Ancak bir eksiği var Arman’ın. Uğur Mumcu bu tipler için “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak!” demiş yıllar önce. Aslında bilgi sahibi olmadan gözlem yapmak her zaman etkili olmamakla beraber, sonuca varmaya çalışırken sıçmalamaya da neden olabilir. Empati de böyledir. İşte Arman’ınki böylelerinden.

Şimdi ben Luanda’ya gitsem, onlar gibi giyinsem, onlar gibi hareket etmeye çalışsam, onların yaşadıklarını, hissettiklerini hissetmem mümkün mü? Asla! Gözlemlerimin akabinde sadece gördüklerimi, yediklerimi, giydiklerimi anlatırım. Kaldı ki biz bunu yapanlara “turist” diyoruz zaten. Ama bu insanların neden öyle giyindiklerini, hangi sebepten hangi gıdaları tükettiklerini, kimin sömürgesi olduklarını öğrenirsek turistten biraz fazlası oluruz.

Şimdi Kuzey Kutbu’nda bir yere gitsek, yemekten sonra bütün Eskimolar geğirse ve biz bunun teşekkür manasına geldiğini bilmesek nasıl bir yorum yaparız? Hep bir ağızdan, “İğğreençç!!!” deriz değil mi? Ayşe Arman gibi…

Mesela Ortaçağ’da Hristiyanların yıkanmadıklarını biliriz. Ama çoğu kimse bunun nedenini bilmez. Evet o zamanlar Hristiyan diyarları boktan geçilmiyordu. Bunun nedeni doğduklarında yıkandıkları kutsal suyun yıkanacakları suyla akıp gitmesinin korkusuydu. İnsanlar gizli gizli banyo yapabilirlerse kendilerini şanslı sayarlardı. Şimdi burada ilk bilgiyi bilmeden, ikincisi hakkında yorum yapmak, tam da Uğur Mumcu’nun meşhur lafını uygulamaktır..

Velhasıl, Arman yazısında gözlemlerini anlatmış. Yaşadıklarını yazmış. Ancak yazının bir yanı eksik kalmış. Orada gözlemlediği insanların her birinin farklı olduğunun farkında değil. Neden böyle davrandıkları hakkında belki de bir fikri yok. Anlayacağınız backupı yok. Tek bir şeyin farkında, kendisi gibi olmayanlar…

Bookmark and Share

5 Yorum

bosbogaz  July 14th, 2009 tarihinde demis ki;

Kabe tastan hic bir ozelligi olmayan bir binadir ama bir muminin gozunde bin saraydan daha degerlidir. Hacca gidip ustune ihram giyen her insan Kabe’yi gorur, bu insanlardan bir kismi maneviyatin getirdigi havayla yukselir arsin tavanini zorlar, bir kismida sicaktan yakinip araplara niye para yedirdigini sorgular. Kim niye niyet ederse onu alir.
Ayse Arman’nin niyeti neydi acaba? Okumayanlar yazisini okusunlar.

Ayse hanima soyleyecegim tek sey. Kangurular gotursun seni olacak… :)
http://www.youtube.com/watch?v=24qw6VnI0-A

duru.dal  July 14th, 2009 tarihinde demis ki;

Ben Ayşe Arman’ın yazılarını genelde okurum. Ama dünki ve bugünki yazılarını hiç sevmedim. Sevemedim. Sadece başını bağlamakla kapanmış olmuyorki, kendisini eğlendirmekten başka bir işe yaramamış, Her başını bağlayan reynaya gidip yemek yemekmi istiyor, bir sürü lüks yerlere girip çıkmış ee ne bu yani dalga geçmiş resmen, hiçkimse tepki göstermemiş, ne bekliyorduki, anlamadım, bizim toplumumuzda böyle bir ayrım yokki, sadece kendisine aydın diyen insanlarla, politikacılar arasında böyle bir sorun var, halkın arasında bir problem yok, tabiki istisnalar kaideyi bozmaz, ben kınıyorum kendisini……

zafer SAFRAN  July 14th, 2009 tarihinde demis ki;

ayşe hanım boşver sen kocanla yaşadıgın sex hayatını anlatmaya devam et senin ağzına yakışmıyor o başörtüsü ! sıçıp sıvamakla gazeteci olunmuyor..Rahmetli mumcuyu saygıyla anıyoruz.

Y.Öztürk.  July 14th, 2009 tarihinde demis ki;

MEHMET AKİF ERSOY şöyle demiş ve çok güzelde demiş….(MEDENİYET DEDİĞİN AÇMAKSA BEDENİ DESENE HAYVANLAR BİZDEN DAHA MEDENİ) çok açık değilmi artık insanların yaşam statülerini boş verelim böyle bu ülke hiç bir yere gidemez olduğumuz yerde sayıklar

Seyyah  July 15th, 2009 tarihinde demis ki;

Bu yazar müsfettesini normalde takip etmem fakat tesadüfen bu dingil karının yazısını okumuş bulundum.Adını duyar da kadını bi halt sanırdım.Meğer ne kadar sığ bir düşünce yapısı varmış.Şuan adını bile hatırlamadığım o gazete de tam komedi.O saçmalıkları değerli bulup koca bi yer ayırmışlar.
Yine tesadüfen okuduğum yazısında Mehmet Barlas bu bayana sen başında türbanla üniversite giriş sınavına girip onu da yazsaydın, bakalım orada kadınlar nasıl hissediyor demişti.
Bu basit kadının bu kadar tanınıp bi halt sanılmasına üzüldüm başka bi şeye değil…

Simdi de sizi dinliyoruz