Hey Sen, Küfret Tarihine!
Bir çok sosyolog tarih konusunu ?mutlaka incelenmesi, örnek alınması gereken bir konu? diye özetlemişler. Nitekim dışilişkilerin usta ismi Sultan İkinci Abdülhamid Han, ?Tarihten ders alınsa tekerrür etmez? diyerek ?Tarih tekerrürden ibarettir? saçmalamasını tarihe gömmüştür.
Aklı başında olan her insan tarihin gerekliliği konusunda hemfikirdir. Fakat, ülkemizde bu konu biraz garip karşılanıyor. Yıllar boyu ilköğretim okullarından itibaren tarihimize küfür etmemiz öğretildi bizlere. Şimdi geçmişe dönüp baktığım zaman bunun bir devlet politikası olduğunu düşünüyorum. Eğitim hayatımız boyunca Türk tarihi sıklıkla işlendi, hemen sonrasında ise Malazgirt ve İstanbul?un fethi biraz şevkle takip edildi. Bunların sonrasında yani Osmanlı İmparatorluğu?nun güç kaybetmeye başlamasıyla ile birlikte tarih öğretmenlerinin de anlatış tarzı değişime uğradı. Hiç unutmam o zamanki haliyle ortaokul olan eğitim bölümündeki bir tarih öğretmenim Osmanlı?dan bahsederken ağzından tükürükler saçarak konuşuyordu. Tükürükle konuşmasının sebebi şevke gelmesi değil nefretiydi. Öğretmenler tarafından büyük bir keyfle anlatılan dönem ise Atatürk?ün devreye girdiği dönemdi. O yaşlarda misket oynaması gereken ben bile bu farkı farketmiştim. Tarih kitaplarının çoğunun özeti ?Atatürk geldi bizi kurtardı? üzerine kuruluydu. Tarihi sadece 1881 sonrası olarak ele almamız gerektiğini aklımıza sokmaya çalışıyorlardı. Öncesi ise hikaye gibi birşey.
İlkokuldan itibaren hiçbir zaman tarih konusunda objektif olan bir öğretmen ile çalışmadım bugüne kadar. Tarihin bir kısmını nefretle bir kısmını mutlulukla anlattı herbiri. Kimsenin etkisi altında kalmamak için göbeği çatlayan da ben oldum, onlar maaşlarını alıp afiyetle yediler.
Kimsenin aklına da kütüphaneleri karıştırmak gelmedi. Zaten istatistiklere göre kütüphanelerimizde en az yer kaplayan millet kendi milletimiz. Onların da bir kısmı bitirme tezleri için orada. Araştırmadan, okumadan, öğrenmeden saldırıyoruz tarihimize. Yok Osmanlı şöyleymiş, öbürü böyleymiş, biri gökten zeplinle inmiş (biliyorum zembil). Tarihin bir tarafına edilen küfrün bini bir para, öbür tarafını koyacak köşe bulamıyoruz.
Nedir tarihimizle barışık olamamamızın sebebi? Tarihin bir kısmında var olan din mi yoksa tarihin bir kısmında soyutlanmaya çalışılan din mi? Tarihe küfreden ödül kazanıyor bu ülkede. Tarihini inceleyip ders almak varken tutup küfretmeyi yeğliyoruz. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu?na edilen küfürlerin bini bir para. Ömrü hayatında bir kere bile müze gezmeyen, kitap karıştırmayan bünyeler göze batmak ve çağdaşlığını ispatlamak adına ağzına geleni ardına koymuyor. Her yerden saldırabilirler tarihe. Harem?in ne olduğunu bilmez haremden saldırır, yasaları bilmez cezalardan saldırır, eli silah tutmamıştır savaştan saldırır, diplomasiyle diplomayı karıştırır siyasetten saldırır. Bu işin kaynağına inersek ?okumak? fiilinden uzaklaşmamız bugünlere gelmemize sebep oldu. Yoksa taşın üstüne bile yazı yazan, gazeteden yapılan kese kağıdını bile okumaya meraklı olan bir millet bu kadar kısa zamanda yozlaşamaz.
Bize bir şeyler oldu bir garip olduk. Atasına saygıyı en fazla biz gösterirdik şimdi onlara küfür etmek için yarışıp dedelerimize ?moruk? diye hitab ediyoruz. Biz çalışkandık tembel olduk, dürüsttük namert olduk, okumaya-yazmaya meraklıydık okumaz olduk, dindardık dinsiz olduk. Umarım bir kere daha bir şeyler olmaz, yoksa yok oluruz.
7 Yorum
tolga Eylül 11th, 2007 tarihinde demis ki;
“türkiye bu coğrafyadaki(ortadoğu) en az milliyetçi ülkedir,ülkeyi ayakta tutan da budur” ilber ortaylı
hakir Eylül 13th, 2007 tarihinde demis ki;
yeni sistem kendini korumak için elbette ona göre eğitim verir, ancak kusura bakmayın, istanbul un fethini anlatırken ”biz pis müslümanlar zar zor aldık” diyen bir öğretmene rastlamadım, her biri de osmanlı ordusunun teknolojik ve komuta üstünlüklerini anlattı. vergileri doğrudan alacaklı devletlerin topladığı, kendisine Allah ın yer yüzündeki gölgesi diyen iktidar sahiplerinin şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid ettikleri bir onursuzluk dönemine gelindiğinde de kızılması olsa olsa objektif olmanın sonucudur. peki müthiş objektif bir tarih eğitimine mi sahibiz? hayır, (esasen müthiş objektif olması-hiç bir ülkede de olmadığı gibi-gerekmez ama geliştirilip iyileştirilmesi gerektiğine katılıyorum) ama tarihe küfür ettiriliyor yaklaşımını da abartılı buluyorum.
muhammed oruç Eylül 17th, 2007 tarihinde demis ki;
Haşa ama küfredecek bir tarih bırakmamışız kendimize,(sağlam bi ironi oldu üstteki ama neyse) düşünün bu toprakların tarihinin kaç asırlık olduğunu, Osmanlıyı ceddi kabul etmeyenle işim olmaz zaten, Selçukluyu (Anadolu)da katalım bu tarih meselesine diyeninse alnından öperim. 1077, İznik, sar bu tarafa 930 sene yani neredeyse 1000 yıl, hadi deki Osmanlıdır, bizim tarihimizin başlangıçı say bu tarafa 700 küsur senelik bir tarih…Tarihten öte bir medeniyet,yazmışlar, yapmışlar, süslemişler, ruh vermişler, Şehirler, Kervansaraylar, köprüler camiler, hatta mezartaşları, yunanistana kattı atık fiyatına sattığımız koca bir arşiv,kocaman bir medeniyetin kocaman izleri..
ya 1928 evet anladınız siz onu. En büyük inkılap, Bir tarihin tüm kayıtlarını bir gecede silinmesi, ve bugünkü daha büyük ayıp, okullarımızda bu binlerce yıllık tarihin vesikalarını okutacak osmanlıca dersi verilmemesi…bırakın 1000 yıllık tarihi, dedesinin babasının mezar taşını kuyamıyacak bir nesil, köksüz, rüzgarın yönüne, kayıp bir nesil… Osmanlı devletine, K.Atatürk’ün yıkarak yerine Türkiye Cumhuriyetini kurduğu devlet deme gafletine sahip, Atatürk’ü osmanlıdan kendini tarihinden soyutlayan nesepsiz bir gençlik… Küfredin bakalım tarihinize size ve bize bişey bıraktılarsa…
Yazınız için teşekkürler…BaşaRILAR
Bir Türk Ekim 7th, 2007 tarihinde demis ki;
Osmanlıca ders ha… Türkçe değil osmanlıca…
Sizleri anlamak zor değil. ”İslamlaşmak için Türk ismine düşman ol yeter” mantığını bırakmadığınız zaman hiç bir şey yapamayacaksınız. Kendi dilinize çok sevdiğiniz arapça ve farzcayı dokma hevesiniz inşallah kursaklarınızda kalı dedirtiyorsunuz zorla. Türkçe gibi temeli binlerce yıllık dili aşağılayan sizler bununla da gurur duyarsınız. Osmanlı milletinin(!) insanları sizler verya çok sevimsizsiniz. Eee arap ben arabım, acem ben acemim, kürt kürdümö, rum rumum, ermeni ermeniyim dese bile, bizdeki sivri zekalar hala ben müslümanım, osmanlıyım deme aptallığını bırakamamıştır. Osmanlı bir hanedanın ismidir sayın sivriler…
Osmanlı da Türk ismine karşı düşmandı. Atalarına, geçmişine düşmandı… Türkmen katliamlarını kimse inkar edemez. Ama hadin onlar devletdi ve buna da politika diyelim. Ya sizler… sizler kimsiniz? Benim atalarım 1299 da dünyaya gelmemiştir. Benim atalarım dünya tarihinin kalemi ve kağıdıdır… sizler sevmiyoruz dediğiniz ingilizlerin istediği şekle girin ve Türk ismine düşman olun. Kardeşleriniz olan araplar da ingilizlerin aklına uymuşlardı ya yakışır size…
Bir bilen Ekim 30th, 2007 tarihinde demis ki;
Tarihini bilmeyen Türkler’e cevap;
Osmanlı devleti 40 çeşit milleti bünyesinde barındırdı. Bu devlet 600 sene yaşadı ve dünyaya hükmetti. Bunu da Osmanlı üst kimliği ile sagladı. Bir Ermeniye’e “Türk’üm” dedirtemezsin, dedirtmemelisin, ama onlar o zaman Osmanlıyım diyebilmişti. Türk olmayan kimse ben Türk’üm demek zorunda değildir. Ama tarihe baktığımız zaman başka ortak noktalarda buluşup elele yaşamakta mümkün olduğunu görürüz.
Türk Kasım 30th, 2007 tarihinde demis ki;
benim yazdıklarımı neden siliyorsunuz? ZXorunuza mı gitti? Yoksa Türk düşmanlığınız kalleşlik yapmaya da mı zorlar oldu sizleri!




EXSTREME Eylül 6th, 2007 tarihinde demis ki;
yorumlarınızı beğenerek okuyor ve sizleri destekliyorum yolunuz doğru varsın deli desinler siz deliyseniz bende deliyim