Bir Gençlik Sıçmalaması (!)
Son zamanlarda duraklarda, dev reklam panolarında, orada, burada ve şurada gözümüze gözümüze giren bir reklam var ?Patlican? diye. Sarı zemin üzerine mor bir patlıcanla birlikte servis yapılıyor. Reklamın amacı gençliği gaza getirmek, bir arada bulunacakları platformlar sağlamak, gecelere akmak (!) ortamlardan çıkmamak. Ancak ilk başlarda çok matah bir şey gibi gözüken reklamda garip şeyler dikkat çekiyor.
Sebebi bilinmez, ?Patlican? demişler. Ne amaçla bu ismi koyduklarını günlerdir düşünüyorum ama henüz bir karara varabilmiş değilim. ?Patlayacaksın?ın sokak dilindeki kullanımından olsa gerek ?Patlıycan? demek istemişler ama internet çağında ?Patliycan? kelimesini beğenmemiş olsalar gerek, ?Patlican diyelim kurtulalım? diye düşünmüşler herhalde. Aklıma gelen ihtimaller bunlar. Yoksa bir kuruluş ne diye patlıcanla gençlik arasında bir ilişki kursun ki?
Reklam devletle yakınlığı olan Avea?ya ait. Turkcell?in ?gençturkcell?inden etkilenmiş olan Avea, ?Biz de yapalım böyle bir şey yaa? diye hayıflanmış olacak ki, böyle bir olaya imza atmış. Patlıcan?ın faydalarını bilen biliyor, nikotin falan var sebzenin içinde. Patlican?ın faydalarını bulmak için araştırmalarımı sürdürürken kurumun resmi sitesi sayesinde ne olduğunu öğrendik artık. Sitede belirtildiği üzre ?Patlican? gençlere şöyle avantajlar sağlıyor: ?Sen gibi gençleri bulucan, tanışıp kaynaşcan. Çalıp söylicen, müziğini sağır sultan duycak. Videonu çekip göndercen, filmini milyonlar izliycek. Artık hiç bir şeyi içine atmicak, muhabbete akıcana girip çatır çatır yazıcaksın! Oyun alanında hem yorum yazacak hem de oynıycaksın?”
Gördüğünüz gibi Türkçe?nin yakın akrabaları ile ilişkiye girilmiş Patlican olayında. Ne imla kalmış ne de diğer kurallar. Gençliği böyle bir yaklaşımla etkileyeceklerini düşünmüşler. Bunda ne kadar başarılı olduklarını bilmiyoruz. Siteden öğrendiğimiz kadarıyla şimdiden 250 bin üyeye ulaşmış durumdalar.
Gençliğin durumu malumunuz, 18-23 arası erkeklerimizin ilgilendiği konular daha çok alkol ve cinsellik üzerine kurulu. Geçmişinden, kültüründen ve tamamıyla değerlerinden kopmak üzere olan bir jenerasyon var elimizde. Aynı yaş grubundaki kızlarımızda da durum pek farklı değil aslında ama onlar biraz daha tutucu duruyorlar. Tarih mi, kültür mü, gelenek mi, görenek mi? Çok beklersiniz?
Topluma mâl olduklarını söyleyen ve istemeseler de topluma mâl olan kurum ve kişilerin biraz daha duyarlı olması gerektiğinde büyük bir çoğunluk hemfikir. Mesela Tarkan, istemese bile toplumsal bir değer artık. Yaptığı hareketler, konuşmalar ve her türlü fiiller toplum tarafından değerlendiriliyor. Yani yanlış yapma lüksü yok. Tarkan üzerine verdiğimiz bu örnek kurumları da yakından ilgilendiriyor. Onlar da yaptıklarıyla topluma örnek olmak zorundadırlar. Onların da yanlış ve hatalı iş yapmak gibi hakları yok.
Bir dilin toplum için ne demek olduğu üzerine zilyonlarca laf söylenmiş. Mesela, ?Dilini kaybeden bir toplum yok olmaya mahkumdur? demiş bir tanesi. Atatürk?ün de bir sürü söylemleri var dil konusunda (Şimdi tutup iki tanesini yazsak Atatürk?ü bilmiyormuşsunuz gibi bir durum ortaya çıkacak). Maalesef gördüğünüz gibi Patlican olayıyla (!) birlikte dil konusuna nasıl bir darbe vurulduğu gözler önüne serilmiş.
Bilindiği gibi Türkçe, yazım ve konuşma bakımından ikiye ayrılıyor. İlkokulda bile öğrettikleri üzere, lehçe ve şive değişir ama yazım değişmezdi. Bunu kafamıza vura vura öğrettiler bize. ?Dil?in sadece dondurma yalamaya yaramadığını, bizi birleştiren bir unsur olduğunu öğreneli çok oldu. O yüzden bunu bize kazandıran öğretmenlerimize, aydınlarımıza, ailemize ve sair değerlere çok teşekkür ediyoruz.
Evet yazının başında belirttiğimiz gibi bu reklamı yapan kuruluş özel olsa da devletle dirsek temasında ve kenarından köşesinden devlet kokan bir kurum. Özel ya da resmi ne olursa olsun dil konusundaki bu geniş yaklaşım canımızı sıkıyor. Devletin bu tür işlere el atması ve denetleme mekanizmasını devreye sokması gerekiyor fakat bu mekanizmanın işlemediği de aşikar.
Türk Dil Kurumu ile Türkçe?ye sahip çıkan devletin Patlican?la Türkçenin içine hacet giderenleri enselememesini anlayabilen var mı aranızda? Devletin, değerlerini kaybeden gençliği kurtaracağına onlara son darbenin inmesini uzaktan seyreden var mı peki? Patlican?ın bir başka reklamı dikkatimi çekti geçen gün. Bu dev kuruluş eğitim olayına el atmış. Patlican üyelerinin eğitimine destek veriyorlar. Kültür Dershaneleri ve English Time ile yapılan anlaşma neticesinde Patlican üyeleri bu kurumlardan indirimli eğitim alabilecekler. Aslında bu ?eğitimde indirim? hadisesi takdir edilebilir bir şey. Keşke diğer şirketler de bunu yapabilseler. Ama milleti dilinden uzaklaştırarak başka bir dil için kolaylık sağlamak nasıl bir anlayış onu anlayamadım. Sen önce dilini düzgün kullan, çevrendekilere de adam gibi kullandır.
Yok olan Türkçeye son darbeyi vuracağına omzuna gir, yok olmasını engelle, ondan sonra eğitimle ilgilen. Adama önce zehir verip sonra da panzehir verir gibi yapmak nasıl bir mantığın ürünü?
Yazının özetine gelelim, Türkçe çok önemli bir dil bizim için. Öncelikle herkesin bunu koruması lazım, yok olmasını engellemek için elinden geleni fazlasıyla yerine getirmeli herkes, kişi ya da kurum fark etmez. Dikkatli olmalısınız ve bir topluluğun bir arada olmasını sağlayan bir unsura her şeyden fazla dikkat etmelisiniz. Lanetlediğiniz terörizmi başka kulvarlarda kendiniz yapınca reklamlarınızdan bile komik bir duruma düşüyorsunuz. Ayrıca kötü emelleriniz için masum bir sebzeyi suçunuza alet etmeyin sayın yetkililer, ağır abiler?
Bu reklamın amacını yazıyla uğraşırken anladım aslında, Avea ve Patlicancılar, ?Türkçeye bacaam girsin? demek istemişler, yemeyince de bu olaya girmişler?
2 Yorum
M.Can Kasım 4th, 2007 tarihinde demis ki;
İlk defa duydum bu “Patlican” olayını. Bursa’daki reklam panolarında henüz görünmedi ya da ben görmedim.
Yazınızı okuduktan sonra siteye biraz göz attım. Türkçeyi ne kadar düzgün kullandıkları ortada. Diyecek sözümüz yok. Çok da kafiyeli olmuş. Ayılcan-Bayılcan-Akıcan-Dinlicen-Zartlıcan-Zurtlucan vs.
Kendileriyle ufak bir dialoga girmeye çalıştım vazgeçtim. İletişim vb. tarzda biryer arıyordum. Ne göreyim. “Bişey Dicem” diye bir ‘şey’. Bununla irtibat kuruluyomuş. İlginç.
Ha bu arada Altay Bey, yazınızın akıcılığı mükemmel. Uzun olmasına rağman sıkılmadan okutabiliyorsunuz. Bunu başarmak güzel olmalı.
Saygılarımla…




serdar aksoy Ekim 29th, 2007 tarihinde demis ki;
patlicana uye olucan
okuyup adam olucan
bu bir reklam slogani. english time ve avea ekibi turkceyi yeterince asagilamadiklarini dusunmus olacaklar ki simdi hem turkceyi bozup hem de ingilizceyi yucelterek bir tasla iki kus vurmuslar.
karakterlerini taklit ettikleri south park konu hakkinda ne yorum getirmis bakin: fuck u man!