Program cracklemek caiz midir hocam?
Hocam ben dininin emir ve yasaklarına elinden geldiğince uymaya çalışan, bununla birlikte toplum kurallarını da göz önünde bulunduran ve içinde yaşadığım topluma mümkün olduğunca faydalı olmaya çalışan bir vatan evladıyım.
Bugüne kadar kimsenin cebinden tek kuruş çalmadım, kimseye maddi manevi zarar vermemeye çalıştım. Ancak bilgisayarımdaki cracklenmiş program ve oyunların piyasa değerini hesapladığımda 350.000 dolar gibi servetimsi bir bedelle karşılaştım. Bu program ve oyunları yazanlar para kazanmak için emek verip satmaya çalıştığına göre benim bu programları bedavadan kullanmam, arkadaşlarımı eve toplayıp sanal dünyalarda sabahlara kadar cenk etmem caiz midir hocam? Hak yemeyelim sakata gelmeyelim hocam.
***
Gazete ve televizyonların dinden imandan bahseden sayfalarında bu tip sorularla neden karşılaşmadığımı merak ediyorum. Kimsenin bunu merak etmemesinin iki potansiyel yanıtı olabilir. Bunlardan birincisi bu ülkedeki herkesin lisanslı programlar kullanması ve oynadıkları video oyunları için bile para vermiş olmasıdır. İkinci ve daha acıklı nedense, program ve oyunları lisanssız kullanmayı artık kanıksamış olmamız ve bunda hiçbir gariplik görmememizdir.
Onlarca insana maaş veren, aylarca proje geliştiren ve üretimdeki başarının satış başarısı olarak geri dönmesi ümidiyle hazırladığı eseri satışa sunan firmanın ürünlerini bedavadan kullanmak nedir? Hırsızlık mı yoksa ihtiyaç mı?
“Hortumcular pis, öheh” diyerek herkese kiloyla bok atan siz sevgili vatandaşlarım, bilgisayarınızda kullandığınız her programın bedelini ödüyor musunuz?
Hey! Ücretli satılan programların sadece Adobe veya Microsoft gibi büyük firmaların ürünleri olmadığını biliyorsunuz değil mi? Uluslararası ilişkilerinizde, lisede öğrendiğiniz İngilizce’ye destek mahiyetinde kullandığınız Babylon, sinema dünyasının güzide çalışmalarını indirmek için gezdiğiniz sitelerin şerrinden korunmaya çalışırken kullandığınız Lavasoft Ad-Aware, indirdiğiniz videoları izlemek için kullandığınız BS Player Pro, arkadaşlarınız mahrum kalmasın diye onlara da CD yazmak için kullandığınız Nero Burning Rom ve tüm diğerleri… Bu programların hepsinin bir emek verilerek hazırlandığını biliyorsunuz değil mi?
“Fire in the hole!” emriyle birlikte Allah Allah! nidalarıyla giriştiğiniz polis - terörist çatışmalarının gerçekleştiği sanal dünya olan Counter Strike, Hitler’e yine yeni yeniden küfredip “savaş da ne pis bişeymiş lan!” tepkisi verdiğiniz Call of Duty veya Medal of Honour, sanal trafik canavarı haline gelip bir de gurur duyduğunuz Need for Speed serileri, ismini söylemeye bile üşenip ilk iki kelimesini söylemekle yetindiğiniz Age of Empires, Fatih Terim’den iyi olduğunuzu ispatladığınız Championship Manager, herkesin birer Ronaldo kesildiği FIFA serileri… Saymakla bitmeyen bu oyun dünyasının kaç ürününe para verdiniz?
Depo kapısından süzülerek ürünleri kamyonla çalanlara değil, spotta satıp piyasayı düşürenlere bile demediğini bırakmayan anlı şanlı işadamlarımız, personellerine tahsis ettiği bilgisayarlarda lisanssız program kullandırırken bir başka sektörün tüm emeğini ve parasını çaldıklarını biliyorlar mı? Aynı işadamlarımız çocuklarına “ulen hala oyun mu oynuyorsun bilgisayar başında!” diye şakayla karışık fırça atarken çocuklarının da bariz hırsızlık yaptığını biliyorlar mı?
Bilmemek cahillikten, bilerek yapmak şerefsizlikten kaynaklanmaz mı?
Lisanssız program kullananlara soruyorum:
Siz hangi gruba dahilsiniz?
3 Yorum
Bar_Ko Ocak 8th, 2008 tarihinde demis ki;
Ya müzik sektörü ne yapsın? mp3 indirmek verilip alınmış bir hakmış gibi algılanıyor. Madem bilgisayarım var, e internete de bağlıyım, neden mp3 indirmiyorum? Hal böyleyken 10 liraya alacağı oyuna niçin 120 lira ödesin insan? Malesef normal buluyorum. Emperyalizm kelimeleri bu konuda yapılan hataya kılıf olmadan öteye gitmez. Yarın bizim de programcılarımız dünyaya açılacaklardır. Ortada ciddi ekonomik bir sorun var. Bu sebeple bilerek yapmak şerefsizlik değildir. Şu halde ya o programı kullanmayacak ve/veya oyunu oynamayacak ya da şerefsiz olarak programı kullanacak ve oyunu oynayacak!?.. Burada ilk konu bu durumu herkese anlatmak herkesi bilinçlendirmek. Aynı zamanda mevcut ekonomik durumun da düzelmesi tabi. Dinimizde domuz ve leş eti yemek haramdır. Ama mecbur kaldığınızda, başkasının hakkına mani olmaksızın kendinize yetecek kadar yemenize izin verilmiştir. Şu anda insanların çoğu cahilse bu konuda, çoğu da mecburdur kanaatimce.
sinan deniz Eylül 21st, 2008 tarihinde demis ki;
arkadaşlar çok süper bir konu ne zamandır merak edipte soramadığım bi şey bu ben amatör müzik yapıyorum, bunun için gereken programlar var ve hepsi de pahalı programlar benim maddi durumum yok ama harama girmek istemiyorum ben hesaplamadım ama büyük bi servet değerinde program arşivim var,acaba kullanmayı bırakmalımıyım sizce bunun hesabı bizden sorulurmu ? bence aklen bu iş harama yakın hatta haramdır şöyle düşünürsek mesela bi adam davar çalar sonra onu besler ondanda davarlar olur o davarların sütünü ve etini bedavaya dağatır bunu kullanmak helalse ve çalıntı olduğunu bilerek bunu kullanmak günah değilse devam edelim ama tersi bi kanaat varsa bırakalım bu konuda yardımcı olursanız sevinirim.aklım karıştı gerçekten nefsim bırakmamı istemiyo :D ama haram yada harama yakın




doruk başar Aralık 18th, 2007 tarihinde demis ki;
saydığınız programların hiçbiri türkiye yapımı değil ya amerika ya da bilmiyorum belki avrupa yapımıdır. neredeyse her konuda kaynakları sömürülen ihracatla ithalatı arasında uçurum olan ülkemde daha fazla milli gelir kaybı olsun istemem. bu programları lisanslı almak zaten ithalat yapmaya meraklı halkımızın yıllık milli gelirine dağ gibi açık ekler. bu ülkeyi seven lisanslı program alıp amerikan emperyalizmine hizmet etmez!!!