Ah benim darbeder demokrasim

Türkiye?de hukuk dışına çıkılacak günler yakınmış. Çünkü AKP vatanı satmış. ADD başkanı kalkmış darbe çağrısı yapmış.

Darbeder Sk.Ulan delikanlı gibi çıkıp diyin ki, ?Biz acıktık kardeşim. Bu halkla, bu ülkeyle eskiden beri barışamadık ama bir şekilde 70 milyonun yönetimini 3-5 bin kişiyle elimizde tuttuk. Köylü dediğimiz, gerici, yobaz dediğimiz insanlar yavaş yavaş uyanırken ve kadrolaşırken biz kendi aramızda birlik beraberliği sağlayamadık. Ekonomiyi alt üst ettik, koskoca ülkeye ufacık bir faydamız olmadı. Atatürk dedik, anıtkabir dedik, asker dedik, sindirdik milleti. Bununla mutluyduk, çünkü cahil halk uyumaya devam ediyordu. Medya ve sermaye bizim elimizdeydi. Bastık narkozu, uyuttuk herkesi. Ancak uyuduğunu sandığımız bir milletin aslında kendini sessizce toparladığını fark etmedik. Bu adamlar kadrolaşmalarını yavaş yavaş tamamladılar, biz balolarda eğlenirken onlar çalıştılar. Çalışmalarının karşılığını da kendilerini temsil eden bir partiyi iktidara getirerek aldılar.

Bu parti iktidara geldikten sonra bizim çeşmemizin suyunu kesti. Ekonomi düzeldi, halkın karnı doymaya başladı ama biz, 3-5 bin aydın görünümlü karanlık temsilcisi, aç kaldık.

Sağda solda bombalar patlatıp suçu hükümete attık, kimse umursamadı. Miting düzenledik, kimse gelmedi. Atatürk?e şikayet ettik, kalkıp yardım etmedi. Çalışmak ve mantıklı olmak haricinde ne kadar Ali Cengiz oyunu varsa denedik, yine başarılı olamadık.

Bugün sermayeyi de onlara kaptırdık. Osmanlı?nın torunları olduğunu reddetmeyen bu memleketin insanları, çalışıp kazanmaya başladılar. Büyük şirketlere sahip oldular. Köylü, gerici dediğimiz kapalı kadınlar Cadillac SUV?lara bindiler, bugün üniversiteye girmeyi bile başardılar.

En tehlikelisi de, medya artık onların eline geçti. Kimsenin okumadığını düşündüğümüz Milli Gazete, Yeni Şafak, Türkiye, Zaman gibi gazetelerle birlikte, biz aydınların elindeki gazeteler önce Star, sonra Sabah ile onların eline geçti.

Onlara kaptırmadığımız tek kurum kaldı: Ordu! Cumhuriyetin ve devrimlerin yılmaz bekçisi ordumuz kaldı elimizde. Biz bu beceriksizlikle hiçbir bok yiyemeyiz. O nedenle sesleniyorum ey ordumuz, bize yardım et. Hukuk kurallarını, demokrasiyi, halkın sesini boş ver, hepsini yok et. Vur kır parçala, bu maçı kazan ordum! Bu ülkenin halkını evine kapat, güzel bir darbe patlat ordum. Gerekirse hepsini as, bizi aç bırakma ordum. Bu ülkenin kaynaklarını yiye yiye bitiremedik, kalanını onlar yemesinler, gel beraber yiyelim ordum!

Avrupa bizle dalga geçer, varsın geçsin ordum. Ekonomi bozulsa n?olur, sen bize bi? kıyak geçersin ordum. Kanıyla bayrak yapan çocuklar var oldukça bu halk bu darbeyi de koyun gibi izler ordum. Bu salaklar iki kalıp sabun, yarım kilo pirinç için kuyrukta beklemeye alışkın, biraz daha beklesinler ordum.

Sikmişim demokrasiyi, senin darben sağ olsun ordum!

Çıkın söyleyin bunları, hepimiz rahat edelim. Hem kendinizi, hem de bizi kandırmaya çalışmamış olursunuz.

2 Yorum

M.Can  Şubat 18th, 2008 tarihinde demis ki;

Aslında evet çok haklısınız. Bunlar söylenemeyen gerçekler. Ki bunları okusalar kim bilir daha neler türetirler biz böyle olsaydıkla başlayan cümlelerinde.

Ayrıca yakında bunu okurlar ve medyada veya birkaç yerde görülürse kesin bundan da AKP’ye laf sokarlar. Bakın halkı nelerle kandırıyorlar diye.

Hayatta herzaman biraz sivri dilli olmayı sevmişimdir. Ama umarım delininkuyusu ve bunun gibi tek tük kalmış siteler bunun yüzünden zarar görmezler.

Saygılarımla…

ali  Mart 1st, 2008 tarihinde demis ki;

eğitim eğitim eğitim… bu ülke ne kadar eğitime önem verirse o kadar doğruyu yanlışı ayırt edebileceğiz.yıllar boyunca insanları uyuttular kandırdılar cahil kıldılar artık yeni nesil uyanacaktır ve Türkiye hak ettiği GERÇEK Özgürlüğüne kavuşacaktır. Son Çırpınışlarıdır bunlar…

Simdi de sizi dinliyoruz