Gel Mikrofona Konuş
Geçen haftanın gündem kızı Aysun Kayacı çok sinirlenmiş sözleriyle dalga geçtiler diye. “Nerelerinden anlıyorlarsa oralarına konuşayım” demiş. Ah be güzelim, mikrofona konuşsan yeterli, anlamak istersek çok iyi anlarız biz.
Bu konuyu kurcalamamak için çok sıktım kendimi ama yok, duramadım artık. Aysun Kayacı’ya herhangi bir şey söylemek istemiyorum, çünkü bu kadın yıllardır bir çok “aydın”ın alttan alta söylediği cümleyi kurdu sadece. “Çobanla benim oyum neden eşit?” Cümleyi biraz değiştirerek söyleseydi bu kadar tepki çekmeyecekti belki, ama aynen kopyalayınca sorun oldu. Çünkü bu sözü doktorlar, aydınlar, anlı şanlı medya mensupları söylediği zaman bu kadar tepki almazdı, halk biliyordu onların ne kadar “yüksek” kademelerde olduklarını, bu nedenle “halka inmek” gibi bir tabir bile uydurdular kendi aralarında.
Bak Aysun’cum, sen bir doktor olsaydın bu düşünceyi söylediğinde çok da kızmazlardı. Ama manken olduğun için, bu düşünceyi “çobanla benim oyum neden eşit?” şeklinde değil, “bir çobanla bir doktorun oyu neden eşit?” diye kurmalıydın. Düşüncenin kendine ait olmadığı da buradan çıkıyor zaten ortaya, seni gidi kopyacı ;)
Sorun şu ki; Aysun Kayacı bugüne kadar bir öpücüğüne kasalar dolusu kutu kolalar feda edilen sarışın bir dergi kapağıydı. İnsanlara garip gelen, onun poz vermenin bir kademe üstüne çıkarak konuşmaya başlaması oldu. “Aysun magazin dünyasından başka konularda da mı konuşuyor? Aaaa n’oluyo lan!?” tepkisi doğdu millette.
Evet, konuşuyor. Tam bilmiyor nasıl konuşacağını ama. Ne aynı programdaki Müjde ablası gibi, ne de diğer programlardaki amcaları gibi tribünlere oynuyor. Tepki almamak için cümlelerini değiştiremiyor. Bildiğini söylüyor o. Ve bu kadar biliyor. Canını sıkanı, kafasına takılanı söylüyor, bildiklerini anlatmaya çalışıyor çatpat diliyle. Zaten hepimizin gördüğü gibi, sadece bir kere kendi bildiğinin dışına çıkıp “aydın” pozuna bürünmeye kalktı ve duyduğunu tekrarladı, olanlar oldu. Aysun Kayacı bu nedenle orada. Pot kıracak, tepki çekecek, izlenme oranları artacak.
Benim asıl anlayamadığım, söylediği cümle yüzünden bu kadar tepki çekmesi. Bugün Aysun Kayacı’nın demokrasi anlayışını eleştirenler, “pis sarışın, hadi ordan” diyenler değil mi “Ak Parti’ye oy veren %47′lik kesim geri zekâlıdır, andavaldır” diyenler? Bir yandan parti kapatmayı destekleyip, oy veren milyonlarca insanın aptal ve gerizekâlı olduğunu iddia ederken diğer yandan çobanları savunmak neyin nesi? Ulan Aysun’un oyu çobanların oyunun 4 katı sayılmadıkça sizin sevgili “halkçı” partileriniz nasıl gelsinler iktidara? Çobanlar; sizin tabirinizle cahiller, göbeklerini kaşıyanlar, bidon kafalılar, türbanlılar vs. değil mi Ak Parti’yi iktidara getiren? E tamam işte, kadın sizi iktidar yapacak, sarışınsa sarışın, nedir yani? Bence bu kadar yükleneceğinize parti kurması için destekleyin, bir parti de siz kurun. Aysun Kayacı Partisi! Ooo süper, AKP diye lanse edersiniz. (Adalet ve Kalkınma Partisi’nin tescilli kısaltması Ak Parti’dir, AKP değil.) Çağdaşlığınızı ve ileri görüşlülüğünüzü vurgulamak için de ışın kılıcından logo yaparsınız. Aydınlık geleceklere Aysun Kayacı’yla uçun.
Bırakın kadına laf söylemeyi. Kendi aranızda hiç mi tartışmadınız tahsillilerle tahsilli olmayanların neden aynı oy hakkına sahip olduğunu? Her genel seçimin ardından “Aziz Nesin haklıymış” demediniz mi? Fazıl Say “kaybettik savaşı, ülke dincilerin eline geçti” şeklinde saçma sapan bir iddiayla tüm Türkiye’yi aşağılayarak Avrupa’ya kaçarken alkışlamadınız mı? Emin Çölaşan, Bekir Coşkun, Hasan Pulur, Ertuğrul Özkök gibi adamlar %47′lik bir çoğunluğa “gerizekâlı” yaftasını yapıştırırken sadece çoban kelimesini kullanmadılar diye mi kafa salladınız yazdıklarına? Ak Parti’nin iktidara gelmesini halkın fakir kesimine, varoşlara yükleyip, “pis cahiller, bir torba kömüre oylarını satıyorlar” diye çemkirmediniz mi? Çobanların bu kitle içindeki oranı kaç? Çobanların siz “çoban savunucusu, manken aşağılayıcısı” aydınların arasındaki oranı kaç? Yoksa siz Aysun Kayacı’nın “çoban” dediklerini büyük şehirlerde, residencelarda oturup, plazalarda çalışan takım elbiseli modern insanlar mı sandınız? Bu ülkede “halk beceremez” diyerek referanduma karşı çıkan bir “halk” partisi var, ona kızmıyorsunuz da gariban bulduğunuz mankene mi vuruyorsunuz? Milyonlarca insanın oy verdiği partiyi darbeyle korkutmak, beceremeyince kriz çıkarmaya çalışmak, o da tutmayınca parti kapatma davası açmak kimseye hakaret değil, manken tarzıyla demokrasi tartışmak çobanlara hakaret. Çobandan çok çoban varmış memlekette be!
“Kadınlar evinde oturmasın, siyasete girsin, kadınlara özgürlük” dedikten sonra, bu cesareti gösteren bir kadını yerden yere vurursanız hangi kadın gösterir bu cesareti?
Bu kadını piyasaya süren sizseniz, söylediklerini sineye çekecek olanlar da sizlersiniz. Dağdaki Çoban Ali’nin umrunda değil Aysun Kayacı’nın söyledikleri. Bakmayın 3-5 gazetecinin gazına gelip dava açmaya çalışmalarına. Adam koyununun derdinde, “s.kmişim rejim kavgasını, hükümetten banane kardeşim” diyor. Evet, sordum ordan biliyorum. İtirazı olan?
Aysun Kayacı’nın mankenliği beni ilgilendirmediği gibi, televizyonlarda demokrasiyi tartışması da zerre kadar ilgilendirmiyor. Bir dergi kapağı ne kadar önemliyse o da o kadar önemlidir benim gözümde. Ama kalkıp da bir hafta boyunca bunun tantanasını dinlemek canımı sıkıyor.
Geçen hafta sizin takıldığınız nokta değildi dikkatimi çeken. “Kendi paramı kendim kazanıyorum” demesiydi. Yaşı 30′a dayanmış, kendi parasını kazanmasıyla övünen bir insan vardı televizyonda ve demokrasiden falan bahsediyordu. Ben gidip reklam setinde kızın birini öpsem sadece kızın hoşuna gider, setten sopayla kovalarsınız. Ama Aysun adamın birini öpünce bilmemkaç bin dolar verirsiniz. Demokrasinin temelini gelin bu konu üzerinden tartışalım. Ben neden öpemiyorum kızı? Ben de öpcem! Demokrasi! Hak hukuk!
Neyse sapmayalım konudan. Bak o da çok alınmış zaten söyledikleriniz yüzünden. Okulda ilk öğrendiği şey primary sourcesmış kendisinin. Ne cahili lan? Yaş kemale ermiş, demokrasiyi sorgulamaya başlamış. Bak bak, üstelik kimseyi aşağılamamış, “benim oyumla çobanın oyu neden eşit?” cümlesi sadece soru cümlesiymiş.
Ayrıca son programda Müjde Ar dedi ki, “sen yolun başındasın. Benim de başıma geldi. Maalesef bizim halkımız önce kadın kimliğini, cinsel kimliğini görüyor.” Hah buyur, biz suçlu olduk yine. Halktan biri olarak sesleniyorum size Müjde Applaaa! Ben Aysun Kayacı’nın bacaklarını açmaya çalışmadım, kendi açtı. Senin kafayı arabanın camına sıkıştırma fikri de bana ait değildi, senaristinle görüş. Ben bu sahnelerle gördüğüm kişilerin cinsel kimliğini nasıl görmezden geleyim? Sen önce cinsel kimliğinle ortaya çık, sonra da bilimadamı rollerine gir, kusura bakmayın ama yemedim bunu ben. Belki farklı bir kimliğin de olabilir, ama önce öbürünü gördük biz.
Aysun’cum; primary sourcesını yerim senin. Bi’ daha söyle. Ben de neremden anladığımı bilahare söylerim.




Son Yorumlar