Kahramanlar ve Mızrakçılar
Daha önce, maceralarda bu kadar çok yapacak şey, bu kadar hazırlık ve sonradan da bu kadar çok temizlik olduğunu hiç fark etmemiştim. Bu tip şeyleri hikayelerde görmezsiniz. Yemeği kim satın alır ve pişirir, kim bulaşıkları yıkar, bebeğe bakar, atları tımarlar, silahları temizler; kim cesetleri gömer, elbiseleri yamar, kahramanların sallanmak için hazır buldukları halatları kim yerlerine bağlar, kim boruları çalar, madalyaları parlatır ve güzelce ölür; bütün bunlar kahraman, kahraman olabilsin diye yapılır. Kim finanse eder kahramanları? Kahramanlara inanmadığımı söylemek istemiyorum, bütün söylediğim, kahramanlar ya başkalarının sırtından geçinir ya da zamanlarının çoğunu küçük maceralarını olası hale sokmak için uğraşarak geçirirler, eğlenerek değil.
Mia Havero / Ergenlik Ayini (Alexei Panshin) Sayfa 133
Her zaman bir başkasının hikayesinde mızrakçı olmanın ne demek olduğunu düşündüm. Bir mızrakçı, koridorda durup Sezar geçerken hazırola geçip mızrağını yere vuran kişidir. Mızrakçı tehdit altındaki dişi kahramanı kurtarmak için ilerleyen kahramanın doğradığı isimsiz karakterdir. Mızrakçı, hikayeye atılabilecek bir kağıt mendil gibi kullanılmak için konmuş bir karakterdir. Bir hikayede bir mızrakçı, asla birden mızrağını kenara atıp “İstifa ettim. Kullanılmak istemiyorum” demez. Onlar ya atmosfer ya da kahramanın yolundaki ufak engel olmak için oradadırlar. İşin kötüsü herkes bir mızrakçılar dünyasında yaşayan kendi kahramanıdır. Biz kullanılıp atılmaktan hiçbir zevk almayız.
Mia Havero / Ergenlik Ayini (Alexei Panshin) Sayfa 209




Son Yorumlar