October, 2009 Donemi Incileri

29 Ekim kutlu olsun!

fireworksBugün 29 Ekim. Sıradan bir gün değil.

Bugünü bizimle birlikte kutlayan o muhteşem kişinin ismi bile başka hiç kimse tarafından kullanılmadı.

Kısacık güzel saçlar, bakışları insanın içine işleyen yeşil gözler başka hiç kimsede bu kadar etkileyici duramazdı.

Başarılarını küçümsemek isteyenler 163 cm olan boyuyla dalga geçtiler. O’nun işlevi boyundan büyüktü!

Küçük bir kasabada doğmuştu. Çocukluğunu geçirdiği çiftlikte elektrik bile yoktu. O, bu fakirliği umursamadan hedefine yürüdü.


Devam

Gittim Gezdim Geldim / Bergama

altay1Balıkesir’de fazla vakit kaybetmeden öğleden sonra Bergama’ya doğru yola çıktık. Gittim Gezdim Geldim serisinin başlarında Anadolu’da ulaşım zor demiştik. Bunu bir kez daha yakından gördük. Bergama’ya ulaşabilmek için ilk önce trenle Soma’ya gittik. Orada iki vasıta değişikliği yaparak Bergama’ya giden minibüslerden birine atladık ve bir saatlik yolculukla Ege’nin arka mahallelerini seyrederek Bergama’ya ulaştık.

Bergama’da bizi ilk karşılayan aşırı sıcak bir hava oldu. Kayseri’de Nevşehir’de sadece ışık verdiğini düşündüğüm güneş, Ege’de diğer işlevinin de sıcaklık yaymak olduğunu hatırlattı, akşam üzeri olmasına rağmen beynimizi sulandırdı.
Devam

Gittim Gezdim Geldim / Balıkesir

altayyHava akşama dönmek üzereyken Eskişehir’den Balıkesir’e doğru yola çıktık. Gezinin en sıkıntılı, en iğrenç, en bezdiren, çocuklardan lanet ettiren yolculuğu başlamıştı. Kayseri’ye giderken trende gecenin bir yarısı bağıra çağıra konuşan yavşaklardan edindiğimiz tecrübe gereği trende uyumak zordu ve bunu en iyi çözebilecek olan da bir uyku ilacıydı. O güvenle bindik trene…

Yaptığımız yolculuktan bahsedeyim biraz. Vagonumuz, TCDD’nin diğer vagonlarına nazaran gayet kaliteliydi. Ancak içindeki karaktersizlerin kalitesi için aynı şeyi söyleyemiyorum. Yaklaşık yetmiş kişinin aynı anda yolculuk yaptığı pullman vagonun popülasyonunun yirmi kişilik kontenjanını 0-6 yaş grubuna ait çocuklar oluşturuyordu. Koltuklarımız en manyak ailelerin ve onların çocuklarının olduğu bölümün tam ortasına denk gelmişti. Arkamda ayağını koltuğa vuran bir velet, sağımda ise yere oturup oyun oynamaya çalışan bir sürü gerizekalı yavru vardı Balıkesir yolculuğunda.
Devam

Sigara yasağı?

nosmokeHükümetin gelmiş geçmiş en büyük başarısızlığı olan sigara yasağına bir göz atalım. İlk etapta şunu belirleyelim; toplumsal bir problem olan sigara mereti bir hastalık mıdır, değil midir? Bana kalırsa bunu sorgulamak bile abesle iştigaldir. Çünkü bence sigara tiryakiliği bir hastalıktır. Tıpla alakalı tüm merciler böyle telaffuz etmektedir.

Hükümet önümüzdeki günlerde bir kanun çıkarıp nezle, grip, astım vs. hastalıklar yasaktır, yakalanana şu kadar ceza kesilir falan derse nasıl karşılarsınız? İşte ben sigara yasağını bu örnekteki gibi karşıladım. Eğer karşınızda bir hastalık varsa bunu zamanla ilaçla tedavi edersiniz. Hastaysanız doktora gidersiniz, o da hastalığınızı teşhis eder, ilaç yazar, üç-beş gün kullanırsınız ve iyileşirsiniz. Sonra tekrar kontrole gidersiniz. Hastalık ve iyi olma süreci böyledir. Bu demektir ki, her hastalığın bir teşhisi ve tedavisi vardır fakat yasağı yoktur.
Devam

Aşka engel mesafeler

mesafe

……..……
######:
didistik fenaaa
######: bi daha asla konusmucam nette
######: feci kapistik
……..……
######: ilgisiz ya
######: yüzügü takti beni unuttu
######: on flrln ekmek yemesi gerek benle evlenebilmesi icin
######: resmen yalvariyom ya nete gelsin diye adama
……..……

Geçenlerde ‘MSN’de nişanlı bir arkadaşımın yakınmalarını dinledim. İlgisizmiş nişanlısı, arayıp sormuyormuş, haftada bir kez olsun bile mesaj atmıyormuş, nişan olduktan sonra çok değişmiş, eskiden böyle değilmiş vs. Klasik kız söylemleri işte. Aralarındaki mesafe de epey uzak, arkadaş yurtdışında çalışmaya çalışıyor zor şartlar altında. İçimden dedim ben de: “madem seviyorsun, topla pılını pırtını, gel çocuğun yanına”. Sadece içimden demekle kaldım, çünkü bu sözü söylesem “deli” gözüyle bakacak bana (hoş deliyiz zaten, yoksa ne işimiz var burada). Ama işini bırakamaz ki, şimdiki kızlar kariyerini sevgilisine tercih ediyor. Ondan sonra ağlıyorlar, “arayıp sormuyor” diye.


Devam