Esnaf samimiyeti
Karikatür: Selçuk Erdem
Eğri oturup doğru konuşmak lazım. Türkiye birçok konuda gelişmiş ülkelerle aşık atacak seviyede değil, o seviyeye ulaşmasına da çok vakit var. Yine de Türkiye ile gelişmiş ülkeleri birbirinden ayıran en önemli olgulardan biri, Türk insanının samimiyeti ve bu samimiyetin ticarete yansıması diye düşünüyorum.
Esnaflık güzeldir Türkiye’de. Küçük esnaflığın birçok detayında Ahilik etkilerini görebilirsiniz. Alışverişlerdeki samimiyette, müşteriye gösterilen alâkada, bulunulan ikramlarda hâlâ önce insan diyen ve kârı ikinci planda tutan Ahiliğin izleri bulunur.
Zaten olması gereken bu tip detaylar, günümüzde marketing derslerinde okutulur, üzerine tezler yazılır; müşterisinin güvenini kazanmak isteyen büyük markalar bu gelenekleri çok yeni bir şeymiş gibi sunup, yararlanmaya çalışırlar.
Ne kadar samimi görünürlerse görünsünler, işin arkasında “karşıdaki dükkân henüz siftah etmedi, kalan alışverişinizi oradan tamamlayın” diyen eski esnafların değil, “rakip markanın iflas etmesi için neler yapabilirim” diye düşünen kâr odaklı şirketlerin mantalitesi olduğu için, yapmacık olur bu ilişkiler.


Futbolu zerre kadar sevmem. Ama gerek medyanın, gerekse çevremdekilerin 24 saat futbol tartışması yüzünden az çok haberdar oluyorum olaylardan. Euro 2016 konusunu duyunca da biraz bakınma ihtiyacı hissettim.
Sinemaya giriyorsunuz ve film başlıyor. Ekranda kocaman bir göt var. Bazen osuran, bazen sahibinin eli tarafından kaşınan bu götü 90 dakika boyunca kahkahalar atarak seyrediyorsunuz. Film bittiğinde mutlu mesut ayrılıyorsunuz sinemadan.




Son Yorumlar