December, 2009 Donemi Incileri

Yayın ahlakı ne lan?

Hürriyet MaxBugün arkadaşlardan biri bir link gönderdi. “Abi,” dedi “habercilik başarısı budur!”

Girdim baktım, gerçek bir habercilik başarısıydı. Elbette başkasından değil, her zamanki gibi Türkiye’nin en büyük gazetesi Hürriyet’ten. Bu gazetenin başarılı haberleri genelde herkesin bildiği sıfatsız mankenlerin seksi resimlerini bulmaktır ama bu seferki gerçek bir başarıydı. Hürriyet bile uygun başlık bulamamış ve “Bu kızlar bildiğinizden çok farklı” başlığıyla sunmuştu haberini.

Peki neydi haberin içeriği? Yaşları 16-17 civarındaki kız çocuklarının internetten derlenmiş fotoğrafları.

Sizce de bomba bir haber değil mi? Başka hangi gazete size bacak kadar çocukların çıplak resimlerini “bu kızlar çok farklı” diye sunabilir?

Hadi ama, çocuk pornosu demeyin, porno yok. Kızların göğüs uçlarını sansürlemişlerdi. Çıplak göğüslerinin uçları sansürlenen 17 yaşında bir kız çocuk pornosunun kurbanı sayılamaz ki.


Devam

Kenan Sofuoğlu’nun basın bildirisi

Kenan SofuogluSevgili Deliler;

Bildiğiniz gibi, sürekli motor sporları hakkında yazarak burayı boğmamak için birkaç ay önce sadece o konuyla ilgili bir blog açmıştım. O günden beri de Kuyu’da motor sporları ve otomotiv hakkında pek bir şey yazmadım. Fakat Supersport Dünya Şampiyonu Kenan Sofuoğlu geçtiğimiz günlerde öyle bomba bir basın bildirisi yayınladı ki, çevremize iletmek boynumuzun borcu oldu.

Motor sporlarıyla ilgilenmeseniz bile birkaç dakikanızı ayırarak Pit Cafe’ye uğramanızı ve bu basın bildirisini okumanızı tavsiye ederim. Türkiye’de neler döndüğü hakkında şapkayı önümüze koyup bir kez daha düşünmemiz için önemli bir yazı bu.

Şuraya tıklayıp okuyabilirsiniz: Kenan Sofuoğlu Basın Bildirisi

İki Mümin çıktı meydane…

kocayusuffBalkanların güreş sevdasından söz etmiştik. Oralarda iki çocuğun kendi arasındaki güreşin sonucu bile kısa sürede bütün köye yayılır da Kırkpınar’ın galibi duyulmaz mı? Elbet duyulur. Zaten er meydanıyla haşır neşir olanlar, güreş haberlerini Osmanlı’nın dört bir yanına Hızır aleyhisselam ulaştırır diye inanırlar. Yusuf artık Aliço’yu yenen pehlivan diye bilinir, başını sokacak kadar efsane haline gelir. Şumnulu Yusuf’un vücudu, oyunları, hileleri, el enseleri, acı kuvveti, boyundurukları bir masal gibi anlatılır. Anneler çocuklarına Yusuf’lu ninniler söylemeye başlarlar. Yusuf, Kırkpınar’da bir sonraki sene de şampiyon olur, ondan sonraki seneleri de kazanır. Başpehlivanlığı tam dokuz sene (1885-1894) kimselere bırakmaz.


Devam

Teşekkürler Fenerbahçe

rcarlos

Fenerbahçe’yi hiç sevmem, günün birinde teşekkür edeceğim de aklıma gelmezdi açıkçası. Benim futbola olan yaklaşımımı en güzel şekilde özetleyen isim Eduardo Galeano oldu “Ben bir futbol dilencisiyim” diyerek. Beşiktaş bu işin sadece bahanesi yani. Ben sadece futbolu seviyorum hepsi bu…


Devam

Hey gidi Koca Yusuf

kocayusufGüreş, Balkanlar’da yaşayanlar için ekmek ve su gibi bir şeydir, bir hayat meselesidir. Yedisinden yetmişine herkes güreşle yatar güreşle kalkar. Kahvelerde konuşulan tek konu güreştir, o zamanki pehlivanların sözü imamdan, muhtardan daha çok dinlenir.

İki aile bir araya gelince üç beş yaşındaki kızancıkları ortaya salar, kazanana en fiyakalısından bir afferin çekerler. Paytak adımlarla babalarının paçasına sarılanlar sabahın kör karanlığında güreş izlemeye gider, güreşler uzayıp hevesleri kaçınca akranlarıyla boğuşmaya başlarlar. Evet Rumlar, Bulgarlar da güreşe tutkundur ama Türkler, gayrimüslim tebaanın kurallarından anlamaz, grekoromene alışamazlar. Paçalara dalmalı, künde atıp, el enseyle bastırmalıdırlar. Rakibin göbeği yıldızları görse yeterlidir; sayıyla, puanla işleri olmaz.


Devam