2010 Kış Olimpiyatları

2010 Kis OlimpiyatlariXXI Kış Olimpiyatları, 12 Şubat’ta Kanada’nın Vancouver kentinde başladı. Elbette böyle bir müsabaka zincirinde kar görmemiş Afrika ülkelerinden sporcular beklemek anlamsız. Türkiye de yaz kış oldukça sıcak bir ülke olduğundan, böyle gereksiz sporlarla vakit harcamıyor. Sonuçta biz en az 25 derece sıcaklıkta yaşayıp, kar yağacak olursa mağaralarımıza saklanan insanlarız.

Çok sıcak bir ülke olduğumuzdan dolayı sadece futbol oynayabiliriz. Onu da kendi içimizde başarırız, uluslar arası platformda kayda değer bir başarımızı bulmak zordur. 87 yaşındaki ülkemizden bir kez UEFA şampiyonluğunu kazanan bir takım çıktı, bir kez de milli takımımız dünya üçüncüsü oldu. Milli takımlar teknik direktörü diye bir unvan vardır mesela bizde, sadece futbolla ilgilenen bir adamdır bu unvanın sahibi de. Ayda 140.000 TL civarında maaş alırdı eskiden, şimdiki ne kadar alır bilmem.

Milli takımlar teknik direktörü denince aklınıza öyle garip garip şeyler gelmesin. Futbol kâfidir. Yüzmek zor, ülkemizde deniz yok bizim, nasıl öğrenelim öyle şeyleri? Boks çok kötü bir spor, yurtta sulh cihanda sulh diyen bir toplumuz, insanları döverek puan toplamayız, ayıp. Motor sporlarına yaklaşmayız, trafik canavarı değiliz. Nasıl olduysa çocuğun biri çıkıp dünya şampiyonu olmuş, terbiyesiz şey.

Haliyle ülkemizden öyle yaz olimpiyatı, kış olimpiyatı gibi gereksiz şeylere katılım beklemeyin.

2010 Kış Olimpiyatları da dünyanın öbür ucunda, teee Kanada. Kim kalkıp oraya gidecek, üşüye üşüye kar üstünde spor yapacak, olacak iş mi bu?

Biz böyle düşünsek de yüce devletimiz bizim adam olmamızı çok istediği için, Kış Olimpiyatları’na katılacak sporcular bulmuş. Türkiye gibi karla, buzla işi olmayan, sıcacık çöl kumlarında kardeşçe yaşayan bir ülkeden tam beş (5) sporcu çıkmış üstelik! Oha diyorum! Türk değildir bunlar kesin. Kendilerini acilen kafatası muayenesine davet ediyorum.

Bu beş sporcunun ismini cismini sayalım ki aramızda böyle acayip sporlarla ilgilenip olimpiyatlara katılmaya çalışan yaramaz gençleri herkes bilsin.

Tugba KarademirTuğba Karademir (Artistik buz pateni), Erdinç Türksever (Erkekler slalom, büyük slalom), Tuğba Taşdemir (Bayanlar slalom, büyük slalom), Kelime Çetinkaya (Bayanlar serbest, takip, toplu çıkış, bireysel sprint), Sabahattin Oğlağo (Erkekler serbest, takip, toplu çıkış, bireysel sprint). Bu gençler acilen cezalandırıla!

Tuğba Karademir’i tanırım. Kanada’da yaşar, Kanada Milli Takımı’na da girmişti ama “ben sadece Türkiye adına katılırım müsabakalara,” diyerek Kanada’nın sunduğu büyün imkânları elinin tersiyle itti. O kadar nimeti terk edip Türkiye adına yarışması dikkat çekici. Ajan falan olabilir.

Elbette yüce devletimiz her şeyi bizden önce düşünmüş ve sporcu başına iki devlet büyüğü olmak üzere 12 devlet görevlisini de Kanada’ya göndermiş. Bu yüce şahsiyetler ise şunlar:

Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Özak, AKP Trabzon Milletvekili Safiye Seymenoğlu, Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Trabzon Valisi Recep Kızılcık, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, Erzurum Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı Kemal Tamer, Uluslar arası Spor Organizasyonlarından Sorumlu Başkoordinatör Mehmet Atalay, Kış Oyunları Koordinatörü Bekir Korkmaz, Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Fatih Çintımar, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Buz Hokeyi Federasyonu Eski Başkanı Prof. Dr. Abdülkadir Dökmeci ve Karayolları 12. Bölge Müdürü Şenol Altınok.

Bunlar son derece önemli isimler. Sonuçta kar yağınca üzerinde nasıl davranacağımızı bilmemiz lazım. Karayolları Bölge Müdürü gitmesin de ben mi gideyim?

Tebrik ediyorum, sağolun, Allah razı olsun. Kar – buz üzerine kayan, azan coşan o sporcu kılıklı yaramaz çocukların kulaklarını çekiniz muhterem devlet büyüklerim. Uluslar arası spor organizasyonlarında önemli olan sporcuların katılması değil, devlet büyüklerimizin gidip ortamı teftiş etmesidir. Ne kadar az sporcu, ne kadar çok devlet büyüğü giderse o kadar iyi olur. Devlet… ilerlemek… çağdaşlık… modernlik… falan… oh yes!

Milli Olimpiyat Komitesi’nin sitesi de web olimpiyatlarında sekiz madalya toplamış, haberiniz var mıydı? 2010 yılında 1998 tarzı bir tasarımla siteyi yayında tutmayı başardıkları için Stanford Üniversitesi özel ödül vermiş bizimkilere. Flash butonlar falan var, o derece.

Bookmark and Share

9 Yorum

Ömer Yavuz  February 15th, 2010 tarihinde demis ki;

siteye koptum hakkaten muhaha

Albatros  February 15th, 2010 tarihinde demis ki;

İnşaatta çalışan Recep’le Memet, her zamanki gibi, pişirdikleri bulgur aşını yiyorlardı. Bir ara Recep sordu:
- Ula Mehmet! Zengin olsan ne yirsin?
- Soğanın cücüğünü yirim. Ya sen?
- Bana yiyecek bir şey bırakmadın ki…

Öyle bir yazı olmuş ki bize söyleyecek bir şey kalmamış. İki tahtasını da eksik koy, ya da yanlış bırak bize de malzeme olsun.

SELVAN  February 16th, 2010 tarihinde demis ki;

:D !!! :(
gülüyoruz ağlanacak halimize …

bosbogaz  February 16th, 2010 tarihinde demis ki;

Albatrosa inat yaziyim dedim. Ortaya soyle birsey cikti.
Benim gozumde kis olimpiyatlari uyduruk bir olimpiyattir. Kar amaci gudulerek yapilan bir organizasyondur. Insanlarin madalya kazamanmak icin uydurdugu sporlarla doludur. Bana garip geliyor boyle bir sey. Kucukken babamin yaptigi kayakla bizim tepeden kayardik, megerse spor yapiyormusuz haberimiz yokmus.
Karari kim verecek? her spor bir aktivitedir ama her aktivite bir spor dali degildir. Okculuk, aticilik ve hatta dart spor da, bicak firlatmak degil. Belki ben cok iyi bicak firlatan biriyim, benim madalya hakkim niye gaspediliyor? Benim ne sucum var?
Sonucta hersey gelip paraya dayaniyor galiba. 16 yasindaki snowboarder adina bilgisayar oyunlari yaziliyor, bir suru sponsorlari oluyor, Pepsi reklamlarinda oynuyor. Eee carkin donebilmesi icin bu kisinin bir kac madalya kazanmasida fena olmaz herhalde…

Akay Perker  February 17th, 2010 tarihinde demis ki;

@bosbogaz
Bir aktivitenin spor sayılması için ne gerekir?

bosbogaz  February 18th, 2010 tarihinde demis ki;

Bir aktivitenin spor sayılması için ne gerekir?
Bunun cevabini olimpiyatlar icin IOC (uluslar arasi olimpiyat komitesi) veriyor saniyorum. Ne gibi kistaslar kullaniyorlar onun hakkinda bir bilgim yok.
Mesela bowling olimpiyatlarda yok ama Curling gibi bana gore cins bir spor kis olimpiyatlarinda var. Kim kimin sirtini kasimis, kim ne kadar lobi faliyeti yapmis bilmem ama dunyanin dort bir yaninda bowling salonlari varken ve insanlar bunu catir catir oynarken, curling bana gore havada kaliyor. Sanki birileri yaz olimpiyatlarina gore cok zayif kalan kis olimpiyatlarinin icini doldurmaya calisiyor.
Snowboarding yarim boru kaymalari mesela. Kis olimpiyatlarinda Amerika’lilarin kazanmaya doyamadigi bir yarisma. Hani dogru durust bir yarisma havasi olsa neyse, 1 ve 2 nin yarismalar baslamdan 3 ay once bilindigi bir spor dali :)
Peki ya skateboarding? Bunun adi yaz olimpiyatlarinda gecmez bile.
Bu yuzden diyorum ki kis olimpiyatlari uyduruktur. Turkiye’dede buraya gidecek oyuncu bulamazsin cunku Turkiye’de kimse benim cocugum curling’ci olsun (curling’i birak bildigimiz slalom kayakcisi bile cikmaz) demez. Bunlari kim yapar Turkiye’de? Hulya Avsar yapar. O da yarim yamalak yapar bir tarafini kirar.

Aykut  February 23rd, 2010 tarihinde demis ki;

:D Yazı çok güzel. Söyleyecek bir şey yok ama gerçekten de “bosbogaz”ın dediği gibi bu kış olimpiyatları çok da ciddiyete sahip bir olimpiyat olmasa gerek.

Zaten önemli olan olimpiyatı desteklemekten çok, yurtiçinde vatandaşların spor yapmasını sağlamaktır.

Gerçekten de kimsenin “curling”ci olmak isteyeceğini sanmam. ABD’de bunu kim neden yapıyor bilmiyorum. Belki de sırf olimpiyatta başarı kazanmak için birkaç buz patencisine ömür boyu maaş bağlayıp bu sporu yaptırıyorlardır. Tabi para bol olunca alacakları madalya ne madalyası olursa olsun almaya çalışıyorlar.

Akay Perker  February 23rd, 2010 tarihinde demis ki;

@bosbogaz,

Olimpiyatların içi boş olabilir, sadece tek ulusu ilgilendiren sporlar da olabilir. Ancak 71 milyonluk ülkeden 2 patenci 3 kayakçı çıkıyorsa, bu olimpiyatların değil, bizim ayıbımızdır.

Yahu çöl memleketi değiliz ki, 4 mevsimi yaşayan bir ülkeyiz. Neden sadece futbol biliyoruz?

Bu yazıyı yazarken biraz sinirliydim. 5 sporcu, 12 devlet adamı göndermişsin ve Olimpiyat Komitesi Başkanı Hawaii’de tatil yapıyor!

Oha derler adama. Uyduruk da olsa gideceksin, orada olacaksın. Sen bir ülkesin yahu, Ali Baba’nın Çiftliği değilsin.

Acıyor insan.

bosbogaz  February 24th, 2010 tarihinde demis ki;

Akay,
Senin soylediklerinde katiliyorum. Bu konuda Turkiye’nin halini bildigimden Turkiye ile ilgili olan kisma hic girmedim. Benim elestirim kis olimpiyatlarinin kendisine, ruhuna. Ruhuna cunku ciplak Yunan gencleri buzun ustunde curling yapmamislardir herhalde :)
Bu olimpiyatlara Turkiye civil civil katildiginda cok daha farkli bir Turkiye’de olacagiz. Bunu ben gorurmuyum bilmem tabii..

Simdi de sizi dinliyoruz