Atatürk Röportajı
Yaşadıkları ve yaptıklarıyla bir döneme damgasını vuran bir isim o. Çok uzun bir süredir insanlarla birlikte değil. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan her birey için bir anlam ifade ediyor kendisi; ama iyisiyle ama kötüsüyle…
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ten bahsediyoruz. Türk basınına son konuşmasını yıllar önce yapan Gazi Paşa’yla, Anıtkabir’deki özel odasında Obama’nın ziyaretinin hemen ardından delininkuyusu.com okurları için görüştük.
İşte size Türk basınında devrim niteliğinde bir röportaj!
1938-2009 uzun bir süredir aramızda yoktunuz, neler söyleyeceksiniz?
Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.
Nedir sizin fikirleriniz, duygularınız?
Bizim görüşümüz -ki halkçılıktır-kuvvetin, kudretin, egemenliğin, yönetimin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır.
Kendinizden, karakterinizden, kişiliğinizden biraz bahseder misiniz?
Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir.
Karakterliyim diyorsunuz yani?
Yani…
Ama sizin izinizden gittiğini söyleyenler çok karaktersiz çıktılar. Ergenekon falan…
Bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
“Halk cahil, cumhurbaşkanını seçemez” diyen askeri erkân da var bunların arasında.
Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.
Biz de küresel krizden fazlasıyla etkilenen bir ülkeyiz. Ekonomistler geleceğin pek parlak olmadığını söylüyorlar.
Türkiye Cumhuriyeti mutlu, zengin ve muzaffer olacaktır. Büyük hedefimiz, milletimizi en yüksek medeniyet seviyesine ve refaha ulaştırmaktır.
Ben pek sizin gibi düşünmüyorum ama umarım siz haklı çıkarsınız.
Zafer, “Zafer benimdir” diyebilenlerindir. Başarı ise “Başaracağım” diye başlayarak sonunda “Başardım” diyebilenlerindir.
Ama ülkede şu anda bunu hayata geçirecek bir topluluk yok.
Türk milleti milli birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir. Büyük şeyleri büyük milletler yapar. Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, aynı esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim
Büyük işler demişken; ilkokuldan itibaren sizi bize öyle bir anlattılar ki sanki her şeyi tek başınıza siz yaptınız. Siz olmasaydınız durum çok kötü olurdu. Hatta sizin için “Adı konmamış bir dinin peygamberi” gibi sıfatlar yakıştırdılar. Bu da birçok insanın sizden uzaklaşmasına sebep oldu.
Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı ben hiçbir şey yapamazdım.
Galiba birilerine kapak olacak bu. Son zamanlarda sık sık türban konusu gündeme geliyor, nasıl değerlendiriyorsunuz bunu?
Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre malik olmak, seçtiği dinin icaplarını yapmak ve yapmamak hak ve hürriyetlerine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz. Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
Atatürkçü olduğunu söyleyip bu sözünüzü anlamayan bir sürü yurttaş var aramızda. Herhalde bu aforizmayı duymazlıktan gelmişler. Bir başka tartışma da etnik kimlikler üzerinde yapılıyor. Sizin bu olaylara bakışınız nasıl?
Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az yedi bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; Onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, Doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu… Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.
Sadece Türklerden bahsettiniz ama bu ülkede yaşayan bir sürü farklı ırkta insan var. Biraz faşist bir mesaj olmadı mı bu?
Ne mutlu Türküm diyene!
Peki… Türk kelimesinin anlamı nedir sizin lügatınızda?
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.
Bir ilkokul çocuğunun cevabı gibi oldu… Geçiyorum diğer soruya. Kritik bir seçim süreci atlattık. AK Parti bu seçimde büyük oranda oy kaybetti. Özellikle sahil şeridi neredeyse tamamen AK Parti’nin elinden çıktı…
Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri !
Bu mesajınız birilerini kızdıracağa benziyor.
Doğruyu söylemekten korkmayınız.
Peki korkmayız… Sporla ne kadar içli dışlı olduğunuzu biliyoruz. Milli takımımız Afrika’daki Dünya Kupası’na katılabilmek için İspanya ile oynadığı iki maçı da kaybetti. Fatih Terim en çok eleştirilen isimler arasında. Sizin yorumunuz nedir?
Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.
Öyle ümit ediyorum ki mesajınız gerekli yerlere ulaşır… Ben de A. Arman gibi seks ile ilgili sorular sormak isterdim fakat yaptığım araştırmalarda çok önemli bulgulara rastlayamadım. Latife Hanım ile ilgili birkaç anekdot var ama onları da önemli bulmadım açıkçası. Sizin bu olayla alakalı söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Ordular milletler yönettim ama bu kadınla baş edemedim.
Latife Hanım’dan çok kısa sürede ayrıldınız…
Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
Bu mudur yani medeniyet ölçütünüz?
Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.
Tamam anladım bu konuyla ilgili açıklama yapmak istemiyorsunuz. Biraz zorlarsam “Biz sadece arkadaşız”a dönecek konu. Geçiyorum diğer soruma. Din konusunda çok tartışılan isimlerin başında geliyorsunuz. Nedir din ile ilgili görüşleriniz?
Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.
İslamiyet söylediklerinize uymuyor mu?
Türk milleti dindar olmalıdır yani, bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum. Bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum… Din şuura muhalif, ilerlemeye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor.
Ben de aynı fikirdeyim ama “Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz” sözü de size ait. Bence burada bir çelişki var. Hassas bir konu olduğu için sizi daha fazla sıkıştırmayacağım. Artık röportajı sonlandırmak durumundayız, son sorularıma geçiyorum. Dünyanın birçok yerinde bulundunuz en beğendiğiniz yer neresi oldu?
Hiç şüphe yok ki Antalya dünyanın en güzel yeridir.
Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.
Teşekkür ederim.
80 Yorum
bosbogaz April 8th, 2009 tarihinde demis ki;
Ataturk ilginc bir insandi. Cok akilli oldugu belli. Belirli bir hedefe insanlari hareketlendirirken, insanlarin ozelliklerini cok iyi irdelemesi cok buyuk kazanimlar saglamis onun icin. Yalniz benim hayal kirikligina ugradigim tarafi vatan kurtarildiktan sonra Ataturk’un ve icraatlarinin kisilik degisikligine maruz kalmasidir. Cevresini elit bir kitleyle sinirlamis. Halkla bu elit kitle arasindaki kultur ve dusunce farklari ise icraatlarina yansimistir. Zaten icraatlarin devrim adini almasida bu farklardan dogmustur gibime geliyor. Oysaki cevresini halkla kusatmis olsa, bugun Turkiye’nin ic dinamikleri arasindaki surtunme daha az olurdu herhalde.
mistik_patates April 10th, 2009 tarihinde demis ki;
bir parça ergenekon ,bir parça saadet partisi silüeti ee hakkını yemeyelim birazcık da dtp siyaseti kokan bu röportaja “one minute”diyecek pek az kişi çıkacaktır!! antalya yı almasa deniz baykal karşı çıkardı belki, kim bilir? (bu gidişin dönüşü olacak mı )
ozkan April 11th, 2009 tarihinde demis ki;
yazılanların ve yorumların bazılarına katılmakla beraber bazılarına şiddetle karşı çıkıyorum örneğin; boşboğaz arkadaş’a “vatan kurtarildiktan sonra Ataturk’un ve icraatlarinin kisilik degisikligine maruz kalmasidir. Cevresini elit bir kitleyle sinirlamis” demiş. ki bence bu konuda bir eleştiri getirmek yanlış olur.o günü o günün şartlarıyla değerlendirmek gerekir. sonuçta onun gibi düşünebiliyor ve aklından geçenleri öngörebiliyor olsaydık onun gibi başarılı olur yerinde sayan bir gençlik olmazdık gibime geliyor. kanımca günümüzdeki Turkiye’nin ic dinamikleri arasindaki surtunme, başarılı olamamış bizim gibi gençlerin ve bizden önceki kuşağın ayıbıdır. bari bu konuda kabahati kendimizde arayalım.
ozkan April 11th, 2009 tarihinde demis ki;
bir sözümde altay beye;
İslamiyet söylediklerinize uymuyor mu?
Türk milleti dindar olmalıdır yani, bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum.
———————
Ben de aynı fikirdeyim ama “Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz” sözü de size ait.
demişsiniz
kendimizde dinle devlet işini karıştırmış olmuyormuyuz?
Türk milleti tabiki dindar olacak
ama devlet dinle yönetilemez.
yapılırsa bunun adı şeriattır
onu istiyorsak ayrı.
Altay Esiroglu April 11th, 2009 tarihinde demis ki;
@ozkan:
Atatürk’ün dinle ilgili söylediği birçok söz var. Hatta bazılarında islamiyete tamamiyle karşı çıkıyor bazılarında ise “bütün dinler yerin dibine batsın” diyor.
Atatürk bu iki sözü muhtemelen iki ayrı mecliste söylemiş. “Türk milleti dindar olmalıdır” sözünü muhtemelen dindar insanların yanında belirtmiş. Diğerini ise kendi zihniyetindekilerin yanında söylemiş. İkinci sözle birincisini kıyaslamamız lazım. Bir tanesinde “gökten indiği sanılan kitaplar…” demiş. Kuran’ın indirilmesi hadisesini gerçekçi bulmamış anladığım kadarıyla. Eğer sen farklı bir şey anladıysan lütfen paylaş.
Millet dindar olsun deyip, dini dogma olarak görmekle de çok ayıp etmiş Atatürk. Şimdi tutarsız dersem yaka paça götürürler beni :)
bosbogaz April 11th, 2009 tarihinde demis ki;
Ozkan akdasima itafen,
Soylediklerimi biraz acmak gerekir kanaatindeyim. Ataturk’un bir ozelligini ben dile getirdim Altay kardesimde bu tastikler yonde bir yorum yapti. Ataturk insanlari cok iyi suzen bir insandi. Bir hedefe yururken hangi insanlari hangi sekillerde kullanacagini iyi biliyordu. Nitekim kurtulus savasi sirasinda etrafindaki insanlara bakarsaniz bu insanlarin tamemiyle halkin icinden kopup gelmis insanlar oldugunu gorursunuz. Ve savasi kazanmak icin bu gerekliydi seklinde dusunuyorum. Eger meclis cuma gunu dualarla aciliyorsa, ilk meclisin dogasinin nasil oldugunu tahmin etmek zor olmaz. Oysaki savas sonrasindaki meclislerde, hele Ataturk kontrolu iyice ele almis oldugunda meclis kimyasi tamamiyle degismistir. Benim hayal kirikligim halkin bu ikinci meclisten dislanmis olmasidir.
Daha once yine bu sitede yayinlanan hukuk kanunlarinin nereden geldigi konulu yazi benim buradaki siteminin belkide temelini olusturuyor. Ozkan arkadasimiz bunu o zamanin sartlariyla degerlendirmemizi soyluyor. Ve ben gercekte ozamanin sartlariyla degerlendiriyorum. Mesela harf devriminden sonra bir sene icinde koca Turkiye’de bir kitabin basildigini goruyoruz. Niye boyle bir devrim yapildigini anlatacak bir insan cikmadi Turkiye’de. Ilk okulda osmanlica harfleri ogrenmenin zor oldugundan gibi bir seyler hatirliyorum ama Japonlar, Cinliler, Ruslar, Hintliler kendi harfleriyle ilerliyebiliyorsa bizde herhalde onlardan aptal degiliz. Peki olan kime oldu. Bizlere Turk genclerine. Osmanli arsivleri, osmanli arsivleri diye bas bas bagirdigimiz ve gelecek icin bize isik tutmasi gereken evraklari okuyabiliyor muyuz? Peki niye surekli tarih tekerrurden ibarettir diyoruz. Tarihimizi ve arsimizi bize birakalimda yabancilar mi desifre etsinler? Trajikomik bir durum iste. ABD Rutgers universitesinde siradan bir prof osmanlica biliyorda Turkiye’de boyle bir adam mercekle araniyor.
Judex April 12th, 2009 tarihinde demis ki;
Osmanlıca dediğimiz Türkçe’nin eski halidir ve Arap alfabesi ile yazılırdı ve asıl değiştirilen alfabe olmuştu kendimize ait bi dilimiz tarihte hep var olmuştur aynı şekilde alfabemizde vardı hangi Türk beylikleri hangi alfabeleri kullanmış konu ile çok bilgili değilim o yüzden çok fazla yazamam bu konu hakkında ama bildiğim vakti zamanında kendimize ait bi alfabemizinde olduğudur. Peki neden zamanla Arap alfabesine geçilmiştir vede neden hala günümüzde inatla neden Çin’i Japon’u örneği veriliyor hangi duygularlar veriliyor. Bu adamlar kendi alfabelerini bırakmamışlar ama biz kendi alfabemizi bırakarak daha sonradan içine girdiğimiz tamamiyle ayrı bi kültürün alfabsini almışız. Peki arkadaşlar ben soruyorum size niçin kendi alfabemizi bırakıpta Arap alfabesine geçmişiz madem kendi alfabemiz vardıda niçin kullanmadık.
Atatürk bu devrimi yaparken kendi halkını salak olarak gördüğü için değil bu alfabenin daha kolay anlaşılır olduğu ve hayatımızı kolaylaştıracağı için yapmıştır ve nitekim öyle olmuştur. Peki Arap alfabesine geçerken ki düşünce neydi aynı zihniyetmiydi yoksa Türklerin Türklükten çıkarak Aralaşması ve kendi benliğinden vazgeçmesimi.
Türk olduğum için şuana kadar hiç öğünmedim. İnsan kendi çabası ile elde etmediği bişey ile öğünemez ve bu yüzden “Ne Mutlu Türküm Diyene” lafını kabul edemem. Ama eğer ki milliyetimle öğünücek isem yobaz zihniyetteki yavaş yavaş Araplaşan Osmanlı ile değil orta asyalarda ki akılcı olan Türk kavimleri ile öğünürüm.
Kıldan (keçe) ayakkabı giyen bir toplumla vuruşup öldüreşeceksiniz. Geniş yüzlü, yüzleri kalkan gibi üst üste binmiş derili toplumla vuruşmanız-öldürüşmeniz kıyâmet alâmetlerindendir. Siz (müslümanlar) , küçük gözlü, kızıl yüzlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyâmet kopmaz.’ (Bkz. Buhârî, e’s-Sahih, Kitabu’l-Cihâd/95; Müslim, e’s- Sahih, Kitabu’l- Fiten/66, Hadis No: 2912; İbn Mace, Hadis No: 4097-4098.)
Cem Gezmis April 13th, 2009 tarihinde demis ki;
Röportaj için birşey demiyorum ama; o zaman oturun arapça konuşun, o zaman oturun osmanlıca konuşun hacılar?
Neden hala Türk diline dikkat ediyorsunuz ki?
Devletlum yıldız falınızda ecnebi evlatlarını tarumar edeceğiniz çıktı, hadi gidinde .mına koyun ecnebilerin, yürüyün yeni çerililer, yürüyün, tüm cihanı zapt eyleyin! Bu ne lan?!
Irkınız -ve oy verdiğiniz adamlar- çok büyük adamlar olsaydı eğer, tüm devlet dairelerini yabancılara satıp sizi emperyalizmin ve kapitalizmin kucağına oturtmazdı. O yüzden zamanında ayağını yorganına göre uzatmış olan adamları körü körüne eleştirmeden önce günümüze bakın. Elinizi taşın altına sokup, bizi kucağa oturtanların kucağından kaldıracak hamleleriniz yoksa, bi zahmet susun.
Ya şeriat ya ölüm! gibi bi anlam hissediyorum yorumlarda. Ölelim o zaman lan?!…
bosbogaz April 13th, 2009 tarihinde demis ki;
Sayin arkadasim Judex, anlasilan farkli frekanslarda yayin yapiyoruz. Ben diyorum ki bana 90 senedir kimse akli selim bir aciklama yapmadi harf devrimi icin. “bu alfabenin daha kolay anlaşılır olduğu ve hayatımızı kolaylaştıracağı için yapmıştır” sozu ilkokul cocuklari icin. Bana yetiskinler icin olan aciklama lazim. Matematikte de integraller zor anlasilir ama kimse bunlari mufredat disi birakmaz. Zorsa zor, hani Turk milleti zekiydi, caliskandi…
Ikincisi Turkler Islamiyeti sectiklerinde niye civi yazisindan arapcaya gecilmis? Latin harflerine geciste boylece savunulmak isteniyor. Adam kirmizi isigi geciyor sonrada hakime yav bir onceki arabada gecmisti diye savunuyor kendisini. Niye Arapca’ya gecmisler, bunu o zamanki Turk leventlere sormak lazim. Benim kanaatim yeni adapte olmaya calistiklari dine kendilerini daha yakin hissetmek icin olabilir. Arapcanin, civi yazisindan daha sofistike oldugu icin olabilir. Olabilirde olabilir. Sen bana biz niye Osmanlica’yi sofistike olmayan bir ilkokul cocugunun bile cozebildigi :) latin harfleriyle niye degistirdigimizi anlat. Ben Cinlilerle de calistim, Japonlarla da. Latin alfabesini ogrenmeyi gozunde buyuten bir biz variz herhalde. Amerikan universiteleri doktora yapan Cinlilerle dolu. Hicbiri ben neden ilkokuldan beri latin alfabesi ogrenmedim diye depresyona girmiyor. Catir catir ogreniyor, catir catir yaziyor.
“Peki Arap alfabesine geçerken ki düşünce neydi aynı zihniyetmiydi yoksa Türklerin Türklükten çıkarak Aralaşması ve kendi benliğinden vazgeçmesimi.” Secuklunun, ve Osmanlinin 1000 senelik tarihinde hic bir Turk ben arabim demedi, ama bu son 90 sene icinde avrupaya benzemek icin atilmayan takla kalmadi. Turk gencleri boyunlarinda hacla dolasmayi kuul saydi (ne guzel turkce degil mi? Araplasmaktan korkarken kendini onun bunun koynunda bulmus zavalli Turkcemiz.) Iste 90 sene icinde kendini batiya kaptiranlar icinden bir ornek: “Domuz cok guzel bir besin.” diyerek cakasatan dis isleri bakani Tevfik Rustu bey Time dergisine yeni jenerasyonlarin nasil domuz duskunu Mc Donalds cilar olacaginin demecini vermis gururla. http://www.time.com/time/magazine/article/0,9171,730911,00.html
Nerden nereye… harf devrimi sadece bir ornekti.
Son paragrafta verilen hadis konusuna bir anlam veremedim. Islam askerleriyle Turkler (islam oncesi) arasinda zaten savaslar oldu. Yani hadiste ongorulen 2 seyden bir tanesi coktan gerceklesti. 1 tanesi de yolda kimbilir belki yarin belki yarindan da yakin.
Emir Akın April 13th, 2009 tarihinde demis ki;
ulema, cühela ve ehli dubara; ehli namus, ehli işret ve erbab-ı livata rivayet ve ilan, hikayet ve beyan etmişlerdir ki kun-ı kainattan 7079 yıl, isa mesih’ten 1681 ve hicretten dahi 1092 yıl sonra, adına konstantiniye derler tarrakası meşhur bir kent vardı…
Altay millet dil devrimine takılmış, bu konuyu bir irdele…
Ayrıca yorumlardan şunu görmek mümkün ki, Atatürk ile ilgili bir konuda toplum direk ikiye ayrılıyor. Bir kısım konuyu mutlaka dine, imana çekiyor diğer kısım din gibi belledikleri laikliğe, kemalistliğe…
Bir kerede tarafsız kalarak okumayı deneseniz diyorum…
Judex April 13th, 2009 tarihinde demis ki;
Tamamıyla olaya tarafsız bakarak yorum yapıyorum. İsteyen arkadaşlar Araplaşabilir sürekli söylediğim gibi her birey özgürdür bana veya bir başkasına bi zararı dokunmadığı sürece vereceği kararlar beni ilgilendirmez bana bok yemek düşer. İstersen git kendin İslam gereklerine göre yaşa ama yaşamayan adama bişey diyemezsin batılaşmaya kötü gözle bakıyorsan bende Araplaşmaya aynı gözle bakıyorum ve bi seçim yapan biride değilim ne batılıyım ne doğulu nede başka bişeyim olduğum şeye bir isim koyma ihtiyacı duymuyorum ama arkadaşlar siz çok isterseniz bana kâfir, dinsiz veya benzeri isimler takabilirsiniz.
Yaptığım açıklama sadece ilkokul çocukları için değil aynı zamanda yetişkinler içinde olan açıklamadır. Ha yok kardeşim yanılıyorsun dersin o senin düşüncendir ama belki kafanda bazı sebepler var ozaman onları bizimle paylaşmaktan çekinme. Ama benim kafamda bir sebep daha var belki hayatı kolaylaştırmanın yanında buda düşünülmüştü diğer sebep veya sebeplerden biride buydu. İnsanların gökten indiği düşünülen kitaplardan kurtulup artık akılcı düşünceye önem vermesi.
Zamanında Atatürk Kuran’ı Türkçeye çevirtmek istediğinde Raşid Rıza şiddetle karşı çıkmış Kuan’ın Arapçadan başka bir dile çevrilemeyeceğini söylemiştir. Ama aynı şekilde İngilizceye çevrilmek istendiğinde bunda bir sakınca olmadığını söylemiş ve bu konuda yardımcı olmuştur. Ve “Answer to an enemy of islam” olarak yazılmış kedi kitabıda mevcuttur. (belki içeriğini araştırmak istersiniz).
Şeriat dediğiniz şeyin adaletli olduğunu söyler durursunuz bir Arap atasözü vardır. “Arap’ın adaletindense Türk’ün zulmü.”
Cehli kahrettikçe idrâkinle fenne, ilme tap
Gitme mâzinin karanlık yollarından, garbe sap
…
Yık dedim, yık, kanlı kürsiden hayır yoktur sana,
Da’dema meydan bırakma bunları tekrara Türk.
Kendi mülkünde garibane dilendin din için
Tıpkı beygirler gibi döndün şeyh âyin için
Sırtta heybe, cerre çıktın gafleti telkiyn için
Pek fedakârane yandın bir Kureyşi kin için
Neyzen Tevfik – Türk’e ikinci öğüt
…kaza ve kader, talih ve tesadüf deyimleri Arapçadır; Türkleri ilgilendirmez.
Kemal Atatürk
bosbogaz April 13th, 2009 tarihinde demis ki;
Daha boyle seyleri objectif olarak konusmak icin insanlarin hazir olmadiklari belli. Ben dinden bir gidim bahsetmedim. Ama Ataturk deyince beyninde din canlari donen insanlar cok. Hadis ornekleri, Kuran’a seriata gondermeler falan filan. Tartismayi illa o alana cekme egilimleri. Hadisin yazildigina bir anlam veremedigimi soyledim. Ben bilimsel bir aciklama bekliyorum, arkadas kolayliktan bahsediyor. Kokunle bagin kesilmis diyorum, Osmanli araplasmis diyor. Kokunun ne oldugunu bilmedigin kesin. Iste benim serzenisim de buna idi sayin kardesim.
Ha dersinki ben Islam’a gecis boyutunu araplasma olarak goruyorum. Bende sana durustlugun icin tesekkur eder. Dogru soylemissin derim (benim anlattigim konuyla hic alakasi olmadigi halde).
Sen kaza kader talih ve tesaduf deyimlerini sozlugunden cikar yerine accident, faith, luck ve chance de. Boyle gunumuz gencliginde daha anlasilir olursun. Ha bunlarida civi yazisiyla yaz ki daha kuul olsun.
Bu konu daha coook su goturur. Size iyi eglenceler.
Judex April 13th, 2009 tarihinde demis ki;
Bi önceki açıklamamda da yazdığım gibi ne batılı nede doğuluyum vaya başka birşey emin olun Türkçeyi sizden daha çok severim. Kökümün ne olduğu umrumda değil ben hayatımı köküme göre değil doğru ve yanlışlara göre yaşarım. İnsanların doğulu, batılı, siyah, beyaz, müslüman, hıristiyan, atheist, zengin, fakir gibi sınıflara göre ayrılmasına karşıyım. Köküne bağlı kalma isteğinizi çok yersiz görüyorum. Sizin köküm diye belirttiğiniz Osmanlı veya başka ne ise zamanındaki yaşantısı ve eylemlerini doğru olarak kanıtlayabileceğin somut kanıtlarınız varmı yoksa benim atalarım böyle yaptı ozaman bende böyle yapmalıyımmı diyorsunuz.
Benim atalarım zamanında bir dine inanmış ise önce o dinin çıkarlarını değil kendi devletinin kendi halkını çıkarlarını düşünürdü buna göre de gerekli gördüklerinde ya dindeki kurallarda değişiklikler yapardı yada o dini bırakıp başka bi inanışa geçerlerdi.
Benim atalarım akılcıydı kadını bugünkü gibi ayaklar altına sermez değer verir hatta devlet işlerinde görevlendirir yönetime getirirlerdir. Aynı şekilde din işlerinde de söz sahibi ederdi.
Benim atalarım şamandı ama gerekli gördüklerinde bu inanışınıda değiştirdiler.
Ama günümüzde kimse Osmanlıdan önceki Türkleri hatırlamaz yokmuş sayarlar çünkü kötü bir dönemdir çünkü ozaman Türkler Müslüman değildi. Ama bende şu konuda ısrarcıyım eğer atalarımla öğünücek isem bu dönemkilerle öğünürüm eğer ki örnek alacak isem bu dönemki atalarımı örnek alırım.
Tekrar söylüyorum kendimi hiçbir millete bağlı görmüyorum ben sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Bu ülkede olduğum sürece bu ülkenin, bu halkın çıkarlarını göz önünde bulundururum ama bunu yaparken başka devletlerin, başka milletlerin üstünden çıkar sağlamaya karşı çıkarım çünkü yapılan eylemlerin faydalı olması için öncelikle insanlığa hizmet etmesi gerekir. Atalarımız dediğimiz adamalar (sadece Türkler değil her millet) zamanında sadece topraklar için savaşmış insanlar ölmüştür atalarımız böyle yaptı diye bende bu görüşü benimsiyemem dünyada hiçbir değer yoktur ki insan hayatından daha değerli olsun. “Olmaya cihanda devlet bir nefes sıhat gibi”. Sırf atalarım die yaptıkları yanlışlara doğru diyecek değilim ve aynı şekilde sırf bu adam Türk değil diyerek yaptığı doruyu görmezden gelecek değilim.
Hadisin yazıldığına bir anlam verememişsiniz şunu belirtmek istedim. Atalarınızla kökeninizle okadar öğünürsünüz. Demekki Türklüğünüzü sever bunula öğünürsünüz peki sorarım tarihte hep Arap milleti Türk milletinden nefret etmiştir bunu Kuan-ı Kerim’deki hadislerde bile görebiliyoruz. Madem öyle naısl olurda bu adamları bukadar sevip bu adamların söylediği sözleri kabul edersiniz? Türk milliyetçiliğimi yapıyorsunuz yoksa Arap milliyetçiliğimi? Eğerki Türk millyetçiliği yapıyor iseniz niçin bu ülkenin yararına yapılan devrimlerden nefret ediyorsunuz.
Eski kaynakların anlaşılamamasından şikayetçi iseniz gidip eğitimini alın yada kendiniz araştırın ve bu kaynakları bugünkü Türkçeye çevirin insanları bilinçlendirin, okadar zekanıza güveniyorsanız buda sizin için zor olmasa gerek. İlla aynı alfabe kullanılmıyor die o alfabeyi öğrenemiyecek değilsinizya.
bosbogaz April 13th, 2009 tarihinde demis ki;
“Kuran-ı Kerim’deki hadislerde bile görebiliyoruz”. Ah ah keski konusmadan once ne konustugumuzu bir bilsek.
Judex April 13th, 2009 tarihinde demis ki;
Bir yanlışım varsa uyarın ve doğrusunu söyleyin lütfen hata yapmış olabilirim malum bende insanım.
bosbogaz April 13th, 2009 tarihinde demis ki;
Bir daha bu konu altinda yazmiyacagim diyordum ama madem sordun. Sorun Kuran’da hadis mi ayet mi oldugunu bilmemen degil. Sorun bu konuda bilgisiz oldugun halde yorum yapman.
Yukarida yazipta tutturdugun tek sey son paragraf. Onada gulsem mi aglasam mi onu bilmiyorum.
Dedim ya bu is cok su goturur.
ozkan April 14th, 2009 tarihinde demis ki;
bir belgeselde izlemiştim araplar petrolden kazandıkları bukadar parayı napıyorlar diye.
belgeselin bir bölümüne gelindiğinde milyon dolar rakamların İslam dinini arapça yaymak için harcandığından bahsediyordu. kitaplar dergiler basılıyor internet siteleri açılıyor hatta bazı cümlelerin sonuna parantez içinde topa tüfeğe bombaya atıfta bulunuyorki ki bunun adı cihata çağrıydı. Hz. Muhammet (SAV) zamanında ne topu tüfeği.
şimdi bakıyorum bir kural var sen dinini arapça öğreneceksin Türkçeye ceviremezsin diye.
bu kuralı kim koymuş arkadaş ? varsa bir bilen açıklasın.
ayrıca kelimelerin karşılığı yokmuş. hadi ya arapça okuyunca anlaşılıyormu ?
ortada tamamen bir arap milliyetçiliği var sana dilini pazarlıyor din üzerinden sende bu pazarı göremiyorsun.
nedenmi ?
araştırın kuran -ı kerim Arapça değil
Süryanice yazılmış bir dindir. o dönemlerde arapça daha emekleme evresindeydi.
bu yüzdendir ki günümüzde bir çok dini konuda fikir birliğine varılamıyor
nedeni süryanicede noktalama işareti yoktur ve bir kelime başına konan kelimeye göre 3000 farklı anlam taşıyabilir.
örnek vericek olursak kanının kapanmasından bahsediyor bir noktalama işareti ile cümle kadının kapanması değil kadının korunması(namusunu) anlamına geliyor ki gel burdan yak
peki nasıl olduda noktalama işareti olmayan bir yazı arapçaya çevrildi çevrilirken bir anlam değişikliği olmadımı ? bu konuda kutsal kitabın metinleri üzerinde değişime uğramadığını nasıl idda edebiliriz.
siz ilk Kuran ı kerimin HZ. Muhammet (SAV) ölümünden 60 yıl sonra yazıldığını biliyormusunuz ?
Eğerki din ve dil le bir bağlantı kuracaksanız süryanice öğreniceksiniz bırakın arap milliyetçiliğini.
adamlar zaten din ticaretiyle hacılardan dünyanın parasını kazanıyorlar birde kurban kestiriyorlar mecburmuş gibi ülkemizde kurban kalmadı. sonra aç ülkelere dağıtıyoruz ayağına kurban etlerini çölde bir çukura atıyorlar kim dağıtabilirki okadar kurbanı.
konunun başında dediğim gibi ulu önder herşeyin farkında olmasa büyümekte olan bir ülkenin başına birde harf işini sarmazdı.
ben bir kemalist değilim olaylara objektif yaklaştığım içindir ki bu haksızlığa dayanamıyorum
madem zekisin arapçayıda öğren farsçayda ibraniceyide.
biz maça çıkarken motive ederdik parçalıycaz biz söle iyi takımız böle iyi takımız diye iş yerinde de bir takımız ve takımı motive etmek için sözler sarf ediyoruz.
tıpkı Atatürkün Türk milleti zekidir çalışkandır demesi gibi bu bir motivasyon ve birlik aşılama şeklidir yoksa Atatürk te biliyor aziz neslinin bildiğini bundan emin olun
o yüzdendirki bizim gibi gençlere hitap yazmış akılımızda tutamayız tutsakda dilimizde bir şarkı gibi söylerken arap emperyalizminin kölesi çıka geliriz diye
bundan emin olun…
Judex April 14th, 2009 tarihinde demis ki;
Konuyla bilgisiz olduğun halde yorum yapman demişsin ben söylediğim paragraflar için belge sunabilirim onun dışında çoğunlukla kendi fikrimi kendi görüşlerimi belirttim ben olaya objektif olarak bakıp aklımı kullanarak düşünüyorum biyerde böyle yazıyor diyerek o görüşleri benimsemiyorum.
Hadisle ayeti bir birine karıştırmışım bunun için özür dilerim ama bahsettiğim hadisler gerçekten var olan hadisler hadislerle ayetlerin ne olduğunu biliyomusun diyecek olursan burda sidik yarışına girecek değilim ama çok istersen onlarıda açıklarım.
Hadis ve ayetlerden konu açılmışken şöyle ufak örnekler verelim.
“…İncil sahipleri Allah’ın ona indirdikleri ile hükmetsinler.” (5 Mâide 47) Nerde kaldı kardeşim Kuran’ın tüm insanlar için geldiği açıkça belli edilmiş ki Hıristiyanlar kendi dinleriyle ibadet etsinler diyor daha sonradan farklı ayetler çıkmıştır diceksini. Evet haklısınız Muhammed Arap milliyetçiliği davasını aşıpta dünyayı Araplaştırma yoluna gittiğinde farklı ayetlere ihtiyaç duyulmuştur. “…Ey insanlar, doğrusu ben …Allah’ın hepiniz için gönderdiği peygamberiyim” (7 A’raf 158) Bidakka hocam yaa noluyo nasıl bir yaratıcı bu yolladığı kitaptaki ayetleri birbiriyle zıt düşüyor.
Tekrar yazarmısın yazmazmısın elbette senin vereceğin karar ama bi insanı tanımadan eleştiri yapma bana bilgisiz deyip dememenle gocunmam ama daha beni tanımadan benim hakkımda yorum yapıyorsan pek ciddiye alıncak biri değilsin demektir. Daha öncede belirttiğim gibi yazdığım çoğu paragraf kendi düşüncelerimdi senin görüşlerine zıt düşmesi birşeyin yanlış olduğunu ortaya koymaz.
bosbogaz April 14th, 2009 tarihinde demis ki;
Herhalde ben Osmanlica konusuyorum :) Kardesim ben dedemin babasinin yazdigini okuyamiyorum diyorum. Araplarin petrol kuyulariyla benim ne isim var?
Dun Carkifelek programinin bir bolumunu izledim. Soru bir ip ucu. Bu bolumde ip uclari veriliyor sonunda bunun ne oldugu sorulacak. Cikan ip uclari sunlar:
“Beyaz Saray”, “Ozgurluk aniti”, “Barack Obama”, “Super Guc”. Bu ip uclari neyi isaret ediyor? Ultra modern (modernlik etek boyuna dogrudan orantili ya(indexli deseydim keske daha kuul olurdu)) bir hanim yarismaci Amerika baskani kem kum, Metroseksuel bir bey yarismaci kem kum bon bon, Mega Modern bir hanim yarismaci bon bon hahaha hiii. Zombie nation diye tekno bir parca varya aha o bizim halkimiz icin yazilmis. Hepimiz ici bos, kafasi bos zombiler olmusuz. Saka gibi.
Bu gun yazilan yorumlarda aynen oyle saka gibi. Kuran’in arapca degil suryanice yazildigini, cunku arapcanin emekleme devresinde oldugnu anlatan sivri zekali bir arkadas ve basit bir muhakame yeteneginden yoksun bilmediklerini konusmayi seven bir diger arkadas. Ikiside Carkifelege 4. ve 5. yarismaci olabilirlerdi dun gece. O potansiyel var cunku.
““…İncil sahipleri Allah’ın ona indirdikleri ile hükmetsinler.” (5 Mâide 47) Nerde kaldı kardeşim Kuran’ın tüm insanlar için geldiği açıkça belli edilmiş ki Hıristiyanlar kendi dinleriyle ibadet etsinler diyor” Pot ustune pot kiran arkadasim biraz dusun yazdiklarini. Islami cografyada hristiyanlar oldugu bir gercek degil mi? Kuran diyor ki bunlari kendi kanunlarinizla degil, onlarin kendi kanunlariyla yargilayin. Aleviler bu gun diyor ki bize niye din dersi dayatmasi var? Hakli adamlar. Kuran bunu soyluyor iste insanlara kendi inanclarina gore hukumler verilsin. Verilsin ki aleviler gibi bas bas bagirmasinlar. Peygamberin herkese gonderildigi dogru ama almak isteyene, anlamak isteyene, dusunebilene. Onun harince kimseyi zorlama yok. Biraz fikir yurutunce hersey ne guzel cozuldu degil mi?
Saka gibi olan arkadaslardan bir tanesi de Ozkan. Kendisi Kuran’in suryanice yazildigini iddia etmis. Bunun ispati kolay, Ozkan kardesim hemen top kapi sarayina git, gorevlilerden birine Kuranin suryanice olan ilk nushalarini gormek istedigini soyle. Depolar zaten onlarla dolu. Gizlice bir fotografini cek bu siteye email yoluyla ilet ve bizde be nushalari gorelim.
Ben anlatmak istedigimi anlattim veya anlatamadim diyelim. Vermemis Mahmud (Judex burada Mahmud senin tabirinle tanri oluyor) neylesin bosbogaz. Allah’in onlarin gozleri kulaklari kapalidir dededigi durum bu olsa gerek. Gercekten kamara sakasi gibi bir durum.
Neyse arkadaslar devletin sevkatli eli cinsel organlarimi ziyaret etmeden hemen sunu soyleyeyim. Ben de Cumhuriyet cocuguyum, bende zenginim. Kahrolsun seriat!, yasasin inkilaplar! oh pardon devrimler demek istemistim. Pis araplar! Hristiyanlara TC ceza kanunu uygulansin! Alevilere dindersi haftada iki gunden 5 gune cikarilsin! Turkum dogruyum yasagim vs. Roma’yida ben yaktim demeye hazirim.
ozkan April 15th, 2009 tarihinde demis ki;
neden sinirleniyorsun onu anlayamadım boşboğaz arkadaş adın gibi cümlelerininde içi boş. bilimsel konuş diyorsun anlattım bildiklerimi ama sivri zekalı adledildim. sorun değil varsın öyle olsun. tabiki ülkemizde demokrasi olduğuna göre sende dede dilin olan arapcayı okulda öğrenmelisin. bu en doğal hakkın. zaten arap kökeninde oldum olası bir sorun var 4 kitap indi hala adam olamadılar tıpkı senin okumanı yazmanı ve bu ülkenin mahsüllerinden azot üretmeni sağlayan ülkenin kurucularının yaranamadığı gibi. he diyeceksinki onlar olmasaydı adım coni dedemde toni olurdu. bir fark yok gerçekten bizim için ama senin gibi harf inkilabına takıntılı biri için sorun olurmuydu bilmem. osmanlıların kökeni araplardan geliyor gibi birşey saçmalamışsın tarih hocan beden öğretmenindi sanırım. bana gidip foto çek diye akıl vereceğine bunları araştır ve çok sevdiğin birzamanlar bizansa ait olan osmanlı sarayına git kendin bak azizim bulabiliyorsan. o senin bahsettiğin yazılar kaç yılında yazılmış bir rehberden yardım al öğren tarih içerisinde temize çekilmiş krallara hediye olarak verilmek üzere yapılmış kitapları ilk Kuran yazıtları sanma çarkıfeleğin reytingini arttıran insan. hiç hocaların sana sarayları gezdirmedimi okeye bile dördüncü olamayan arkadaş. hiç merak edip ayetlerin nasıl indiğini kimin bunları kaleme alıp yazdığını bu yazıtların nerde olduğunu düşünemedin mi adıyla barışık insan.
bosbogaz April 15th, 2009 tarihinde demis ki;
Ben kizmadim, sadece alayci bir uslupla bilmeyipte biliyormus gibi aktardiklarinla dalga gectim.
Ha cok merak ettim “osmanlıların kökeni araplardan geliyor gibi birşey saçmalamışsın tarih hocan beden öğretmenindi sanırım.” nerde sacmalamisim ben bunu? “” icine alip bir gosterde duzeltme olanagim olsun.
ozkan April 15th, 2009 tarihinde demis ki;
ey iddasına cahil cesaretiyle devam eden sayın arkadaşım sen bir konuda birşey bilmiyorken nasıl olupta başkasınında bilmediğini söylersin. Bir iddan varsa buyur aydınlat bizi.ben isterdimki bu konuşmalardan bende birşeyler öğreneyim bana bir değer katsın ama kısmet olmadı. bak ben iddama devam ediyorum. aslında emir kipiyle yazdığın isteklerine cevap vermezdim ama hatanı gör diye tırnak içine alıyorum. sana birinin bir şey ispatlaması için sürekli birşeyler yapması gerekiyor sanırım ya foto çekicez yada tırnak içine alacaz
alıyorum
“Kokunle bagin kesilmis diyorum, Osmanli araplasmis diyor. Kokunun ne oldugunu bilmedigin kesin.”
şimdi ben burdan zaten kökünde araplar var gibi bir sonuç çıkardım aksi halde kökünün nerden geldiğini açıklayacağını düşündüm.he yanılmıssın dersen eyvallah sen bana arap emperyalizminin gölgesinde bir osmanlılın dilinden mi yoksa onun öncesinde konuşulan orta asya Türklerinin dilinden mi feyz alcaz onu söyle. ayrıca domuz eti yiyebileceğin en güzel etlerden biridir. bunu yersen batılılaşmış olmazsın boynuna haç takıncada batılılaşmıyacağın kesin. bunların aksini düşünen insanlar Türkçeye coll gibi kelimeleri sokanlarla aynı beyin faliyetine sahip. Türkçe zayıf bir dil olmamakla beraber insanların toplumda statü sağlamak için bu kelimeleri kullandığı düşüncesindeyim.sadece bu ingilizce ilede kısıtlı değil ” abi ortam yıkılıyo” vs sözler Türkçe olmakla birlikte kişinin kelime haznesinin ve yaşamda zevk aldığı noktaların bir göstergesidir.
yani özetliyecek olursam sen ister kökünden gelen dille devam et ki nerden geldiği ve ne dili olduğu önemli değil. onun dejenarasyona uğramıyacağını ve bozulmayacağını idda edemeyiz
heleki bu toplum ve bu zihniyetle.
batılılaşmak benim için kötü anlamlar ifade etmiyor. aksine çok faydası dokundu bize. devletin seni insan yerine koyamak zorunda olduğunu hissediyorsun. demokrasi nedir öğreniyorsun.
ama bu benim batılılaşma anlayışım birde devletin ve toplumdaki bazı kesimin batılılaşma anlayışı var. ensest ilişkiyi örnek alan sapığından tut avrupada park parası alıyorlar diye burda kendi kapının önünden park parası almaya çalışan belediyesine kadar var oğlu var
Kimbilir belki Atatürk batılılaşma adı altında çıkardı bu dil olayını sardı başımıza belkide geçmişteki yaşanan çöküşün cehaletten olduğunu düşünüyor ve ona bir sünger çekmek istiyordu bilemeyiz ama bilmemiz gereken Atatürkün batılılaşma anlayışının halkın modern yaşamın bir parçası olma yolunda adım atmasının sağlanması yönündeydi bunu yaparkende aynı zamanda emperlizme karşı ülkesini savundu. Şimdiki kötü durumun sebeplerini tartışırken Atatürkten zerre Şüphe durmamamız gerekiyor.
bakın demiş gençlige hitabesinde ülkeyi satabilirler diye. Şimdi düşünüyorum daha neyapmalıydı mezardan çıkıp birilerinin gemisinimi vursaydı yine çanakkaleden geçerken.
bırakalım Atatürkün yanlış yaptığını düşündüğünüz yada benimsemediğiniz ilkelerini
http://www.youtube.com/watch?v=_dmPchuXIXQ&hl=tr
Zeitgeist i izleyin ve ülkeniz için bundan sonra ne yapabilirsiniz onu düşünün.
bosbogaz April 15th, 2009 tarihinde demis ki;
diyorum ve diyor arasindaki farki anlatacaksak daha coook isimiz var bizim.
Harf inkilabi bir ornekti sadece. Verdigim ornek konunun kendisi oldu sizin gibi arkadaslarin gayretiyle. Gereksiz bir tartismanin ortasina cekildik. Olay bu.
ozkan April 15th, 2009 tarihinde demis ki;
ben verdiğin örneğe takıldım sadece. kemalist değilim ama bazı şeyler canımı sıkıyor. bu ülkede Atatürkün pasaportu bile yok diye gazetelerin köşe yazılarında aşşağılayan insanlar var. bu insanlar cahil değil ve kasıtlı yapıyorlar. hal böyle olunca yapılan her eleştiri artık beni geriyor ve yaptığım her tartışma gereksiz olmaktan çıkıyor. bizde başarılı olan insanlar genelde beklenen saygıyı göremiyorlar. Atatürk ü hayatımızdan atıp çıkarmak karalamak bize birşey katacaksa yapalım. zaten o birşeyler başarmayı amaç edinmiş bir toplum kurmak istiyordu. Eğer başarıya giden yol bu şekilde olacaksa mezarında huzur içinde yatıyor olacaktır. bu ülkede daha insanlar traktör kullanmayı yeni öğrenirken Atatürk rüzgar tüneli yapılmasından bahseder. bugün rüzgar tünelleri araba Aerodinamiğinden tutun uçak modellerine varıncaya kadar kullanılan bir teknoloji.
bunu anlatıyorum çünkü nasıl lider olunur nasıl ülke yönetilir nasıl bilime ve ilime bukadar önem verilir görmeliyiz.
bugün kuzenim güneş enerjisiyle çalışan araba projesi için sponsor arayarak geçirdiği zamanı projesini geliştirmeye harcayamıyor.
din elden gitmesin diye yapılan yatırımın eğitime yapılan yatırımlardan fazla olduğu bir ülkede siz nasıl ilimden bilimden sözedebilirsiniz ki.
konu gerçekten din olsa ozaman alevisinede okadar yatırım yaparsınız.
bazıları bir belgeselde Atatürkün çok içki ve sigara içerek gösterilmesinden yakınmış çocuklara kötü örnek olacağından bahsetmiş.
bu bir insanı tanrılaştırmaktır. hepimiz biliyoruz ki Atatürk içki içen bir insandı ve bu yüzden sağlığı bozuldu.
kalkıp onu olmayan biri gibi göstermek insanları ondan soğutmaktan öteye gitmez.
kaldıkı çoçuklar madem sigara dahil herşeyini örnek alıyorlar bırakın alsınlar
En azından kendisini değil milletini düşünen, menfaat beslemeyen ,ülkesini yabancıya mal gibi pazarlamayan ,oğluna çürük raporu alıp askere yan gelip yatma demiyen ,anamızıda alıp gitmek yerine beraber sorunlara çözüm aradığımız ama bunun yanında günahı boynuna içkiye ve sigaraya düşkün liderlerimiz olacaktır
Önce başarılı insanlara gereken saygıyı gösterelim başarılarını anlatmaktan korkmayalım.Sonra eleştirimizi yapalım.
Judex April 15th, 2009 tarihinde demis ki;
Harf inkilabu verdiğin bi örnek olabilir ama niyetini açıkça ortaya koyan bir örnekti. Dedemin ne yazdığını anlayamıyorum diyorsun ve bende ısrarla şu soruyu soruyorum hala ve cevabını alana kadar da soracağım.
Osmanlı döneminde ki atalarının ne yazdığını anlayamamaktan şikayetçisin de niçin Orta Asyada ki atalarının ne yazdığını anlayamamaktan şikayetçi değilsin?
Açıkça çıkıp bana Arap milliyetçisiyim desen susacam seni değiştirmek yada değiştirmemek umrumda değil. Fikirlerin sabit, doğru ve yanlışı düşünerek ayırt edemiyorsun da başkalarının senin yerine düşünmesin izin veriyorsun ve savunduğun görüşler senin görüşlerin değil Arap milliyetçilerinin görüşleri.
Ben milliyetçiliği her türlüsüne karşıyım kardeşim. İster Arap, ister Türk, ister İngiliz vs. vs. ne olursa olsun milliyetçiliğe karşıyım. Sen istersen Arap yaşam tarzını benimseyebilirsin ama koca bi milletin bu görüşü benimsemesini bekleyemezsin.
Tekrar ve ısrarla söylüyorum. Okadar merak ediyorsa o dönemde ne yazıldığını git öğren ozaman ki dili, Arap alfabesini, Arapçayı hem merakını gider hemde bizleri de aydınlat insanlığa bi yararın dokunsun boş konuşarak bir yararının dokunmdığı ortada.
Verdiğim ayet örneklerine gelecek olur isek ilk ayette ne demek istediğini gayet bende anlıyorum. Ama sen nerenle okuyorsun nasıl okuyorsun onu anlamıyorum. Ve neden sadece ilk ayete bakıp cevap veriyorsun orda birbiriyle zıt düşen 2 ayetten örnek verdim ve diyorum ki ilk ayette nerde kaldı Kuran’ın kendinden önce gelen bütün kitapları hükümsüz kıldığı ve sonrada diyorum ki 2. ayette bunu görebiliyoruz neden senin yaratıcın birden fikrini değiştirmiş.
Lütfen adam gibi okumadan, anlamadan cevap verme sen istediğin kadar kitabında yazanlara göre yaşamakta özgürsün. Ne benim ne de başka birinin sana karışmaya hakkı var. Sende bu ülkenin bir vatandaşı bir bireyisin. Ama bir birey gibi haraket et ve farklı görüşteki insanların düşüncelerinin sen yanlış olarak benimsediğin için yanlış olamayacağını gör.
Ve son olarak batılaşma dediğin bir dile İngilizce kelimelerin girmesi demek değildir. Batılaşma dediğin batının yaşam standarlartlarına ulaşmaktır ve bunu yaparken yaşam tarzlarından etkilenirsin. Anladığım kadarıyla bu seni rahatsız ediyor. Buna bi anlam veremiyorum eğer ki ortada iyi bir yaşam tarjı var ise bize yararı olacak ise bunu benimsememizde ne tür bir sakınca olabilir. Burda herşeyimizle o ülke olalım kendi örf ve adetlerimizden vazgeçelim demiyorum, güzel olan şeyi alalım yanlış olanıda eliyelim ve bu şekilde bizim de batıya faydamız dokunmuş olur. Ve ortada doğru olan bi davranış biçimi varsa bu batılı diye yanlış olamaz eğer ki olur diyorsan bu yine senin yobazlığının verdiği tutumun bir parçasıdır. Bir Arap milliyetçisinden Özkan’ın dediği gibi Arap emperyalizmini benimsemiş bir beyinden de başka bir tutum beklenmez zaten.
bosbogaz April 15th, 2009 tarihinde demis ki;
Ataturk’e saygisizlik yapmak bana dusmez. Ben akli selim bir elestiri yaptim. Halk (ilk meclis haric) verilen kararlarda ve cikarilan kanunlarda yeterince temsil edilmemis dedim. Bu durumunda Turkiye’nin ic dinamiklerini bu gun bile etkiledigini soyledim. Dinamiklerin surtusmesinin canli ornegini yorumlarda bire bir yasadik. Araplar, din, hadisler, ayetler havada ucustu.
“Önce başarılı insanlara gereken saygıyı gösterelim başarılarını anlatmaktan korkmayalım.Sonra eleştirimizi yapalım.” Ben aynen bunu yaptim ama sozunu ettigin elestiri kismina kimsenin hazir olmadiginida anladim.
ozkan April 15th, 2009 tarihinde demis ki;
bana göre yaptığın aklı selim bir eleştiri değil neden mi ?
küba fidel castro ile gurur duyuyor. hatta ülkemizde bile amerikan emperyalizmine karşı çıktığı, imf yi ülkesine sokmadığı ve tüm baskılara rağmen ayakta kaldığı için hatırı sayılır hayran kitlesi var.
ama bakıyorsunki castro amcamız gençliğinde durumu iyi olan halkın topraklarını almış olmayana vermiş. zenginin malına el koymuş. şimdi bunu yaparken halktan izinmi almış meclisemi danışmış. halkmı karar vermiş. kim malını vermek ister?
e peki bu adam böyle yapmış ne olmuş kübanın iç dinamiklerine ? soruyorum anlatmak istediğimi anladığını varsayarak.
Şunu unutmamalısın savaştan çıkan bir ülke krallık gibi kurulur biraz diktatörlük gerekir.
bir düzen kurana kadar halk bocalar.
Dil konusuda ozmanlar çözülmesi gereken bir konuymuş demekki ve ben bundan rahatsız değilim sen rahatsızsın olabilir. ama unutmamak lazım eğerki bundan rahatsızlık duyuyorsan osmanlının arapcayı benimsemesindende rahatsız olman ve bunuda tartışman gerekir.
fillandiyalıların kullandıkları ve 2.resmi dili olan fince Türkçe kökeni bir dil olduğu uralların ötesinden göçen insanların kullandığı söylenilir.
oysa fincede osmanlıların kullandığı arap yazım şekli yok.
diller etrafındaki medeniyetlerden etkilenir ama zamanla kendiliğinden ama ülkeyi yöneten tarafından bunu tartışmak bu yüzden yersiz.
eleştirine bu şekide cevap verdim ama bildiğini düşünmeye devam edebilirsin
peki övdüğünü ve başarılarınıda anlattığını söylemişsin
nasıl ?
“Ataturk insanlari cok iyi suzen bir insandi. Bir hedefe yururken hangi insanlari hangi sekillerde kullanacagini iyi biliyordu.”
nasıl kullanmak bunu arkadaşına söylesen konuşmaz seninle
bunu nasıl bir başarı olarak görüyorsun
bu aynı cem uzan halkı kullandı %10 barajına dayandı bu büyük başarıdır. gibi birşey
hiç yakıştıramadım.
bunu anlatamak istediğini iyi açıklayamamış olmana bağlamak istiyorum yoksa gerçekten yazık.
bosbogaz April 15th, 2009 tarihinde demis ki;
“Şunu unutmamalısın savaştan çıkan bir ülke krallık gibi kurulur biraz diktatörlük gerekir.
bir düzen kurana kadar halk bocalar”. Peki bu duzen nezaman saglanacak? 80 kusur yildir halk bocaliyor. Bunun sebebi senin tabirinle diktatorlukle yola cikmamiz olabilir mi?
Judex April 15th, 2009 tarihinde demis ki;
Okadar paragrafa cevap verme şeklin başka bi soru sormak mı?
Bütün paragrafları bütün yazılanları okuyormusun?
Yada okuduğundan birşey anluyormusun.
Fikrettim Abi April 15th, 2009 tarihinde demis ki;
uzun zamandır bu siteyi takip eden birisiyim. son zamanlarda bu yazı altında yaşanan yorumları da kaçırmadan okuyorum. siteyi yöneetenler iyi çalışıyor belliki. dikkatimi çeken şeyler var sizlerle paylaşmak istediğim. öncelikle bu kadar yorum altında kimse yazıyla ilgili bişey sölyememiş. bu çok ilglinç.
burası güzel bir site. okuyanlarda aklı başında insanlar. milliyetin hürriyetin haberlerine yorum yapan belediye memuru tipli insanlar yok burada.
bu yorumlarda şunu gördümki insanlar bilmedikleri konu hakkında çok rahat konuşabiliyorlar. bilgili olmadan çene çalmak derler buna.
dostum, kübalılar fidel’i ne kadar seviyorlar bunu biliyorusun? hic kübalı arkadaşın oldumu senin. kübalıların bir kısmı fideli sevmezler ama sevmediklerin de söyleyemezler. çünkü onlar da insan ve insan gibi şartlarda yaşamak istiyorlar. bunu oralarda yaşayan çok kişiden duydum.
arkadaşlar atatürke söz kondurmamak konusunda birleşmişler. sonra fikirleri açık konuşmaktan bahsediyorlar. olmaz öyle. atatürkün her yaptığını kabul edip hiç yanlışlarını görmezseniz medeni falan olamazsınız. hele bu sevgiyi başkalarına dikte ederseniz bunun adı da faşistliktir.
ayrıca arapların müslüman olduğunu söyleyen insanları görünce resmen kanım dondu. vehhabilik nedir hiçmi duymadınız. bütün mahlukata gönderilen bir peygamberi ırkçılıkla suçlamak ne kadar ayıp.
insanları süzmek ve onları hedefleri doğrultusnda kullanmak büyük bir başarıdır. bunu cem uzan yapsa da başarıdır atatürk yapsada. ayrıca harf inkilabı medeni olmamız için değil laikliği seve seve kabullenmemiz için yapılmıştır. diğer devrimlerde oldğu gibi. hepsinin ortak hedefi laiklikti. bazı şeyleri biraz araştırın bari.
Judex April 16th, 2009 tarihinde demis ki;
Tırnak içinde yazalımda yanlış anlaşılmasın kendi sözlerimizmiş sanmasın millet.
“Arapları sevmek demek iman sahibi olmak demektir; onlardan nefret etmek imansız olmak demektir. Arapları seven beni seviyor demektir. Kim ki Arap’tan nefret eder benden nefret ediyor demektir.”
“Araplara hakaret eden, Arap hakkında kötü konuşan, Arap’ı aşağılatan kişi müşrik sayılır; zira Arapları küçümsemek İslam’ı küçümsemek demektir.”
“Arapları sevin ve onların yeryüzündeki varlığına destek olun, çünkü onların yaşamı ve varlığı demek İslamiyet bakımından ışık demektir; onların yok olması demek İslam’ın karanlığa dalması demektir.”
“Arap’lar Araplar’ın eşitidir; mevali* de mevalinin. Ey mevali, içinizde Araplarla evlenenler şuç işlemiş olurlar. Ve ey Arap’lar, içinizde mevali ile evlenenler kötü davranmış olurlar.”
Mevali: Arap olmayan müslümanlar.
“Ey Arap. Kendinden olanla ve kendi denginle evlen; ve yapacağın çocukların safiyeti bakımından dikkatli ol ve asla zenci ile evlenme. Çünkü zenciler bozuk/çarpık yaratık olduklarından onlarla evlenenlerin çocukları sakat ve çarpık doğar.”
Faşistlikten bahseden arkadaşlar belki birde bu Hadisleri yorumlamak isterler.
ozkan April 16th, 2009 tarihinde demis ki;
sevgili fikrettim abi arkadaş
sitede yazılan yazıyla ilgili kimsenin yorum yapmamasına kendinide katıyor olmalısın ki sende konuya değil yorumlara bir yorum yapmışsın.bu belki de kendini haklı çıkarma pisikolojisidir.
neyse
küba ile ilgili birşey söylemem için ordan birini arkadaş edinmem gerektiği konusu gerçekten ilginç oldu.
senin arkadaşların halkın nabzını tutan insanlar olmalıki sen onların düşüncelerini burda anlatıyorsun. bu bilginin kaynağı kitaplara bir saygının göstergesi.ne demişler çok okuyanmı çok gezenmi… gezersen tabi.
ayırca ben zaten genel olarak konuştum. sen ise bir kısım kübalıdan bahsediyorsun. sakın onlar şeriatı getirmeye çalışanlar olmasın.
şaka bir yana ne anlatmak istediğimi anladığını varsayıyorum.
bu bağlamda yaptığım yorum kübalılar konusunda yanıldığımı yada bilgisiz olduğumu göstermiyor malesef.
Ben Atatürke eleştiri yapmayın demedim hiçbir zaman.
ama herşeyin bir zamanı olduğu konusu gerçek. başarılı birine gereken saygıyı gösterin sonra eleştirecekseniz gerçekten, o konuda bilgi toplayın
90 yıl size birinin açıklama yapmasını beklemeyin .hala bir çözüm bulamıyorsanız anlatın bizde araştıralım. üç kuruşluk aklımızla büyük insanların devrimlerini gereksiz olduğunu anlatarak yanlış yönlere sapmayalım.
bu siteyi sadece 18 yaş üstü çocukların okuduğunu sanmıyorum.
ayrıca bunu düşünmenin neresi medeniyetsizlik ?
medeniyetsizlik;
Atatürk sevgisini başkalarına aşılamak istemenin dikte etmek olduğunu düşünüp bununla ilgili bir cümle kurmak
ve
bu cümlenin içine öğretmenimizin tembihlediği bilmediğin kelimeyi cümle içinde kullan kuralını uygulayıp FAŞİZM’i sokmaktır.
peygamberler hakkında yorum yapamam ama bir çok hadisin yalan olduğu konusunda zaten kitaplar mevcut. bu bağlamda arapların ırkçılık yaptığı bir gerçek.
etrafınızda dürüst insan kalmadığı için, ülkeyi yöneten şerefli insan kalmadığı içindir ki siz adam kullanmayı başarı olarak görüyorsunuz.
bu bağlamda ;
sayın erdoğanın din üzerinden insanları kullanıp amerikan emperyalizminin köpeği yapmasınıda bir başarı olarak görüyor olmalısınız.
sizede yazık.
laikliği seve seve kabul etmiş olmak neden bukadar zor geliyor.
bugün hükümet memleketini satıyor hayır diyebiliyormusun ?
yada çıkardığı herhangi bir sosyal güvenlik yasasında ,anayasada yaptığı değişikliğe hayır diyebiliyormusun ?
e neden bunları konuşmuyorsun ?
imf ye seve seve domalmıyormusun ?
seve seve yaptığımız herşeyi çözdük 90 yıl öncesi mi kaldı.
birde ağızlarda bir sakız.
kemalist bunlar
değil kardeşim değil
aynaya bak
nato mermer nato kafa.
ozkan April 16th, 2009 tarihinde demis ki;
ayrıca boşboğaz arkadaş
hakkatten fikrine saygı duymak istiyorum ama fikir bulamıyorum.
dünyanın en diktatör lideri kimdir ?
hitler Doğrumu ?
hangi ülkenin lideridir ?
Almanya Doğrumu ?
Almanya için bocalama konusunda ne diyebilirsin ?
Senin ülkendeki yolsuzluğun uzantısını bulup hakkını koruyamadığın vatandaşını koruyan Alman hukukundan yargısından bahsediyorum ?
senin hukukun yargın ne yapmış ?
sosyal hakkın vatandaşı için gerçekten bir hak olan Alman vatandaşından bahsediyorum ?
senin hükümetin neyapmış ?
Senin ülkeni sömürü haline getirmiş çiftçini öldürmüş bunu yaparken oğluna gemi almış başbakanından bahsediyorum
sense kalkmış 90 yıl önce kurulan meclisin yapılan devrimlerin buna neden olduğunu söylüyorsun.
sende bir kasıt arıyorum bunun başka bir açıklaması varmı ?
Fikrettim Abi April 16th, 2009 tarihinde demis ki;
Sevgili arkadaşım ozkan
Sizi yazıyla ilgilenememissiniz diye elestirip kendim yazıyla ilgili bişey yazmamışım. doğru diyorsun. o zaman bi acıklalma yapmam lazım yazıyla ilgili. bence gayet güzel bir calişma olmuş. esprili bir uslup kullanılmış. ki atatürk ile ilgili espri yapmak bu ülkede suç gibi bişey. umarım kimsenin canı yanmaz. ben keyif alarak okudum yazıyı. atatürk, atatürkçü oldğunu idda eden ergenekonculara iyi cevap vermiş.
gelelim bize.
bir yer hakkında fikir sahibi olacaksan ya orada yaşaacaksın yada ya oralarda yaşayanlarla dostluk kuracaksın. senin aile içinde yaşadıklarını dinleyen yan komşunun dedikodusumu daha doğrudur yoksa senin anlattıklarınmı? aynı şey…
burada oturup küba ve devrimleriyle ilgili yazılan kitapları okursan orada kübadaki herkesin çok mutlu olduğunu, bu fikri benimsediğini düşünürsün. bu çok doğal bişey zaten. peki bu devrim aynı yoksulluğu çeken bolivyada niye tutmadı? kübalılar ilk başta bu devrimi benimsedi ancak daha sonra aç kaldıklarında keşke olmasaydı demeye başladılar. evet o bölgelerde yaşayan çok arkadaşım var ve bunlar che ve fidel’in yaptığı devrimlere burun kıvırıyorlar. bunu biz de burada yapıyoruz. en basit örneğini vereyim sana. amerikadan nefret ediyoruz ama amerikan ürünleriyle aramıza mesafe koyamıyoruz. istemiyoruz çünkü böyle bir şeyi. tayyip’in davos’ta yaptıklarından sonra herkes korktu. neden, çünkü amerika gizli ya da açık ambargo uygularsa diye. o zaman marlbora içemeyecektik çünkü. hem amerikaya posta koyalım istiyoruz hem amerikan ürünleriyle aramıza mesafe girecek diye korkuyoruz. enteresan bişey.
atatürke bu ülkede bütün iyi sıfatlar verildi farkındaysan. gizli bir peygamber olduğunu söyleyenler bile çıktı. biz eleştirilerimizi saygı sevgi çerçevesi içinde gösteriyoruz. üç kuruşluk aklımızla bunu yaptığımız için kızma bana. çünkü bazılarının gözünde atatürkü eleştiren herkes 3 kuruşluk akla sahip.
sen sanmıyorsun ama bu siteye 18 yaşının altında insanların girdiğini düşünmüyorum. çünkü onları sıkar bu tür yazılar. genel olarak baktığımda da belli seviyedeki insanlar yorum yapıyor burada.
atatürk sevgisini başkalarına aşılamak bir misyondur. dikte değildir. ama “seveceksin ulan” dersen bunun adı diktedir. ki bizim ülkemizde ikincisi yapılıyor. bir yazı vardı burada atatürkün sigara içtiğini söylediği için öğretmeni çocuğu dövmüş. bu nasıl bir sevgi aşılama anlayışı? internette bu konuda çok tartışmalar dönüyor takip edersen bazılarını görürsün. atatürkü sevmiyorum diyen bir insanın ne türk düşmanlığı kalıyor ne başka şeyi. sevmek sevmemek bir hak değil mi?
şu insanları kanalize etme meselesine gelelim. basit bir örnek vereceğim. fatih terim milil takımı bir şeyler için hazırlıyor değil mi. avrupa şampiyonasında olduğu gibi. ben zannetmiyorumki her futbolcu böyle bir başarı kazanacağını bilsin. ama adam tuttu o kadroyu üçüncü olacağına inandırdı. hatta az kalsın finale çıkıyorduk. insanları kendi belirlediğin hedeflere inandırmak başarıdır. kızsanda söylesende böyledir bu.
bizim toplum olarak bazı şeylere karşı çıkmamamızın sebebi bunlar değil. başka şeyler. çünkü halk devletinden korkuyor. o yüzden de sesini çıkartamıyor. bu da tek parti döneminden ve darbelerden kalan bir alışkanlık diye düşünüyorum.
laikliği herkes istemedi bu ülkede değilmi? belli bir kesim istedi ve güçlü oldukları için bunu başardılar. bizler zaten laik sistemin içinde doğduğumuz için bir sorunumuz yok onla. zaten şu ülkede çok az bir kesim laikliğin olmamasını istiyor. eğer bizler de o dönemde yaşasaydık belki istemeyecektik bu sistemi. bellimi olur.
ben devrimlerin hepsinin amacanın laikliğin güçlendirilmesi için oldğunu söyledim. bu abes birşey deilki zaten.
bosbogaz April 16th, 2009 tarihinde demis ki;
Ozkan ve Judex biri sizi durdursun canim :)
Almanya’dan Kuba’dan bana ne? Almanya ornegi veriyorsun, ama Almanya’nin kurulus hikayesini bilmiyorsun. Nurmberg’te yargilananlar kimlerdi? Hitler karsitlari mi?
Turk insaninin genelleme yapma hastaligina hayranim. Kuba’nin hepsi sever kastroyu, savaslardan sonra diktatorluk olur ama hersey yoluna girer. Amerika ozgurlugunu aldiginda diktatorluk olmadi ana yasalari hala ayni anayasa.
Ayet Hadis arasindaki farki bilmeyen arkadaslar bu farki ogrendilerse, simdi sahih hadis ne demek onu ogrensinler.
Kullanma konusuna gelince, Ata’nin mili mucadele yillarinda kominist rusyaya goz kirpip silah ve para yardimi aldigini savas sonunda da adamlara tekmeyi bastigini inklap derslerinde gormussunuzdur herhalde. Ha buna kullanma demezsinde zekilik dersin, kurnazlik dersin, motivasyon dersin (hani demistin ya Ataturk aptal oldugunu bildigi halde halka zekisin caliskansin demis), gaza getirmek dersin. Ne demek istersen de. Adini sen koy. Fikrettin abi’ye de bu konuda katiliyorum bir liderde olmasi gereken seyler bunlar.
ozkan April 16th, 2009 tarihinde demis ki;
küba ile ilgili yazıma bakarsan küba castro ile gurur duyuyor dedim ama gençliğinde yaptıklarınıda anlattım ve kim ister toprağını vermek diye bitirdim. zaten anlaşılıyor castroyu herkesin sevemiyeceği sözlerimde diye düşünüyorum
tekrar ediyorum ben bu konuda genelleme yapma ihtiyacı hissettim.
tabir doğru olurmu bilmem ama ağızıyla kuş tutan bir lider dahi gelse onuda sevmeyen olacaktır.
Ayrıca illaki ordan birini tanımam gerekitği fikrinede katılamıyacağım.kitaplar belgeseller haberler dahil herşey sosyal yaşam hakkında bilgi verebilir.
mesela kübanın yanına birde ırak örneği vereyim saddamın kellesi için amerika çok uğraşmıştır. halk saddam gidince heykellerini yıktı. ama gördükki heykelleri yıkan halk daha sonraları ceza evlerinde çıplak kafasında çuvalla bayan askerler tarafından işgencelere maruz kaldı.
bu küba içinde ,amerikaya karşı çıkan her liderin halkı içinde geçerlidir.
bu arada ıraktan bahsederken orda da arkadaşım olmadığını belirtmeliyim.
şu bir gercek panama kanalı panamalılarındır diyen bir liderin uçağını düşürdüler. öldü gitti adam.
bu bağlamda doğru fikirleri benimsemiş olmak,sadece halkını düşünmek ve bunun için ambargoları göze almak ,bu ambargolardan dolayı halkın aç kalacağını bilmek ,bunun sonucunda halkının seni yalnız bırakacağını biliyor olmak da yetmiyor.
bukadar olaya ve suikast girişimine rağmen hala ayakta duran bir castro yu “genel” olarak halk bağrına basıyor. anlatmak istediğim bu yoksa gerçekten halk onu istemese zaten hemen indirilir bir gün beklemezler.
fason bir milliyetçi değilim.ağızımda vatan millet sakarya .ötümde dolce gabbana don olmadı. bu konuda elimden geldiğince etrafımdakilere de milliyetçiliği değil vatanseverliği aşılama gayretindeyim.
sözlerinizi üzerime alıyor gibi durabilirim. birey olarak yazdıklarınıza kendimden yola çıkarak cevap veriyorum.
eğer amerikayla işler bozulur diye üzülenler varsa gerçekten vay halimize.
öğretmenin öğrencisini dövmesi olayını sizden duydum. konunun tartışmaya açık olduğunu düşünüyorum.
nedeni ise öğrenci sizde içiyosunuz dese yine dayak yiyebileceği ihtimal dahilinde.
illaki kemalist olmak gerekemez.
burda öğretmenin neye tepki verdiği önemli Atatürkü karalamasınamı ki içiyor olması bir karalama olamaz
yoksa anlatış şeklinemi
simdiki öğrencilerde uyanık savunmasını bu şekildede yapmış olabilir. araştırmak lazım.
insanları kanalize etmek veya kullanmak farklı iki terim gibi geliyor bana
kullanmak sanki içinde menfaat içeriyor.
kanalize etmek bir duruşa bir tavra bir yola başkoymak birlikte hareket etmeyi amaçlıyor.
yanılıyormuyum ?
birde şunu anlamıyorum ;
bakkala gidiyorum traş bıçağı alıcam gillette veriyor neden diyorum avrupa abi diyor.
arabam bozuluyor parça alıcam avrupası daha kaliteli bundan al diyorlar.
sebze ihraç ediyoruz. geri geliyor hormon var diye sonra bize dayıyorlar.
hastanelerine gidiyorsun sıra yok ilacını eczaneden alırken süpriz muayne ücreti yok.
aile doktorun var. kanuna bakıyorsun hukuka bakıyorsun elin gavuru senden benden adaletli.
vs.vs.vs.
bize bakıyorum yüzümüzü avrupaya mı dönelim kıçımızı şurayamı dönelim. bir kargaşa bir kutuplaşma.laiklik ve devrimlerin tartışmaları.
ya birkere tabiki ozamanlar insanların laikliğe alışması zor
adamın dedesinin dedesi bile halifelerle yönetilmiş duraksamış gerilemiş.ne bekliyoruz?
oysa biz birini yaşıyor diğerini kitaplardan okuyabiliyoruz.
buna rağmen hala insanlar acayip yollarda acayip çözümler aramakta. gerçekten anlamıyorum.
Judex April 16th, 2009 tarihinde demis ki;
Ören dicene anlatta örenelim niçin 2 kelimeyle konuyu geçiştirmeye sonrada üstünü kapatmaya çalışıyorsun. Baktım ve sahin hadis die bi tabir bulamadım ne olduğunu sen açıklarsan sevinirim.
Ha yalan dicek isen bunlar sonradan uydurmadır diceksen senin için yapacak bieşy yoktur. İşine gelene inanıyorsun işine gelmeyenide yalanlıyorsun demektir. Kazan’ın doğurduğunu kabul edipte öldüğünü kabul etmeyip nerde lan benim kazanım demek kolay olsa gerek. Eğer bu hadislerin varlığını kanıtlarmısın diceksen belgeleri sunabilirim yine ama gidip okurmusun okumazmısın bilmiyorum.
Şunuda söylemeden geçmeyeyim. Ben Atarürkçüyüm demedim hiçbir yazımda. Ve toz kondurmamak şöyle durdun, kendim de eleştirdim. Tekrarlıyorum yazılanları adam gibi okumadan yorum yapmayalım.
ozkan April 16th, 2009 tarihinde demis ki;
boşboğaz arkadaş
1 bende türk insanın işine gelmeyen konularda banane demesine hastayım.
2 Nurmberg’te yargılananlar hitlerin sağ kolu ve yandaşları vardı bu seni haklımı çıkardı ?
3 amerika kimle savaştı özgürlüğünü kazandı ve amerika kuruldu ? kızılderililerlemi ? hala aynı anayasa kullanılıyor ise neden kızılderililer amerika amerika olduktan çok sonra anayasal haklara kavuştu?
4 hadis,sahih hadis ikisinde de kendimce abartı olduğuna ve günümüze dejenarasyona urayarak geldiğine inandığım noktalar var. buda bir boş boğaz öedevi sanırım.
5 Atatürk bekir sami beyi lenin yönetimine göndererek görüşmeler yapmasını istedi ve 16 Mart 1921 tarihli Moskova Anlaşması uyarınca ruslardan yardım aldı. bunda en büyük etken rusyada yeni kurulan düzenin anti emperyalist duruşuydu. yoksa ABD dende yardım alabilirdi. şimdi moskovayı imzaladığı bir anlaşma uyarınca kullanmış mı oluyor yoksa savaş boyunca emperyalistere karşı birlikte kanalizemi olmuş oluyorlar?
6 Zeitgeist i hala izlemediğin için yeni ödev vermiyorum
7 istediğin sorudan başlıyabilirsin.
bosbogaz April 16th, 2009 tarihinde demis ki;
1) Hasta oluyorsan banane
2) Evet
3) Hayir, Amerika’lilar Kizilderililerle bir oldu Eskimolardan ozgurlugunu aldi
4) Olabilir. Rivayet edilen hadislerin yuzde yuz gercek oldugnu zaten kimse soylemez. O yuzden sahih hadis nedir ogreniniz demistim zaten.
5) Ben kullanmis deyim sen kanalize etmis de.
6) tesekkurler
ozkan April 16th, 2009 tarihinde demis ki;
1 “banane” sende bir hastalık mı ?
2 ozaman sende tayybi ve takımı yargıla ve as
3 “Amerika’da ilk kızılderili yerleşim bölgeleri, 1840′lı yıllarda oluşturuldu. O yıllarda, Avrupa kökenli Amerikalılar, ülkenin batı bölgelerine yerleşmek için kızılderili kabilelerini de önlerine katarak ilerliyordu. Kızılderililer, doğup büyüdükleri toprakları terk etmek ve “rezervasyon” adı verilen, anavatanlarından çok daha küçük bölgelere yerleşmek zorunda bırakıldı”.
eskimo cumhuriyetinden , amerika kızılderili ortak yapımı bir ülke yapıldı sonra nedense amerikalılar kızılderilileri anayasal bir hakla rezervasyon adı verilen bölgelere sürdü sonra yine aynı anayasayla onlara özgürlük verdi. bunu yaparkende anayasa hiç değişmedi. gerçekten iddaların ilginç hal almaya başladı. merakla okuyorum.
4 hadiste olsa sahih hadiste olsa % 100 gerçek olacağını kitaplar bile idda etmiyor bence sende bu inadından vazgeç.
5 kafana göre kurduğun cümlelerde yanlış kelimeler seçersen benim gibi biri gelir bıkmadan seninle tartışabilir. ama osmanlıca türkçesi merakın olduğundan bu eksikliğini hoş göredebilir.
6 Zeitgeist in osmanlıca versiyonuda var merak edersen. gavur şakır şakır konuşuyor.
Cem Gezmis April 17th, 2009 tarihinde demis ki;
Yazmıyım diyordum ama Küba olayını görünce dayanamadım yine bak :) Malum okuduğunu anlayamayanların yoğun olduğundan bahsediliyor çevrede. Ancak gerçekten “okuyan” var mı bilemiyorum.
Küba ile ilgili, Amerika’lı bir yazarın yazdığı “Dinle Yankee!” isimli kitabı okudum. Yazar, Küba’da devrim sonrası uzun yıllar kalarak, devrimcilerden köylülere kadar halkın tüm katmanlarıyla konuşarak bir fikre ulaşmaya çalışıyordu. Ve vardığı fikir neticesinde yazacaklarını kendisininde belirttiği gibi “kendi fikirlerini katmadan, sırf insanların ağzından” anlatıyordu. Kitabı okurken yazardan değil, Küba’lı bir vatandaşın ağzından okuyordunuz yani.
Kitabın en sonunda bir bilim adamının Küba’nın 10 yılını değerlendirdiği yazıyı okuyorsunuz. Yapılan devrimler ve yararları orada da gayet açık bir biçimde anlatılmış.
Bunu Küba’lı insanların ağzından dinlemek önemli. Oraya gidip, çalışan yada tatil yapan insanların ağzından dinlemek benim için pek birşey ifade etmiyor. Bunun nedenini yazımın ileriki bölümlerinde daha açık anlayacaksınız.
Sonuç olarak kitaptan gördüklerim açısından söyleyebilirim ki; hepsi (*) Amerika’dan nefret ediyor ve bulundukları sistemden memnunlar.
Fidel’den önceki Küba’yı bilmek ve anlamak lazım önce. Fidel’den önce, paraya endeksli diktatör Batista yönetimi vardı. Genel olarak Latin Amerika ülkelerinde olduğu gibi Amerikan sömürgesinde yönetiliyorlardı. Batista askeri bir dikta yönetimiydi ve Batista askerleri, amerikan askerleri tarafından eğitiliyor, silahlar Amerika’dan geliyordu. Düzene karşı ses çıkartan öldürülüyor ve hapse atılıyordu. (Bu konuda daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenler Fidel Castro’nun “Tarih Beni Beraat Ettirecektir!” isimli savunmasını okumasını tavsiye ederim…)
Köylü sadece sezonluk şeker üretiminden para kazanabiliyordu. Geriye kalan 8 ay boyunca açtı. Ülkenin tek geçim kaynağı şekerdi ve tek ihraç ettikleri ülke Amerika idi. Ve onu da Amerika kendi koşullarına göre alıyordu.
Toprak bölgeler halinde parsel parsel kişilere aitti. Bir nevi toprak ağalığı vardı ve işletilmiyordu.
Ve Fidel’den sonra sosyalist rejim geldi. Sosyalizmin nasıl bir rejim olduğunu bilmeyenler çok burada. Yada yalan yanlış biliyorlar, bariz bir şekilde belli. Öğrenmek için objektif bakmak lazım tabi önce; ki burada gördüğüm kadarıyla objektiflik bir hayal gibi. Neyse, kimseye burada sosyalizm öğretecek değiliz tabi. Ama genel olarak sosyalizmin eşitlik anlamına geldiği şeklinde ipucu verebilirim. (koca yazıdan tek cümleye takılanlara bu örneklemeyle gün doğsun diye özellikle belirtiyorum. Çünkü yazacak şeyleri çok az, ufak noktalara değinip, konuyu bambaşka yerlerden örnekler vererek uzatabiliyorlar.)
Fidel geldi. Batista, kocasına yani Amerika’ya kaçtı. Fidel ilk olarak Küba’nın kanını emen yabancı Amerikan şirketlerine el koydu. Hepsini devletin ve halkın malı yaptı. Devletinin tek geçim kaynağının şeker üretimini bildiği ve tek ihracatı Amerika’ya yaptığı halde, büyük bir kota yeme riskini göze alarak yaptı bunu. Bol keseden sallamadı, elini taşın altına soktu.
Ve sonra toprak sahiplerinin topraklarının üretilmeyen ve boş yere duran topraklarının büyük bölümüne el koydu. 20 yılda geri ödemeli olarak el koydu tabi…
O alanlara tavuk çiftlikleri, büyük ve küçük baş hayvan çiftlikleri kurdu. Mısır ve şeker tarlalarını büyüttü, ihracatı kota yediği Amerika yerine Sosyalist Rusya ve Çin’e kaydırdı. Eğitim için kocaman bir gönüllü eğitim ordusu kurdu. Her haneye kadar gönüllü öğretmenleri yolladı ve her vatandaşının en azından okuma yazma bilmesini sağlamaya çalıştı. Her köye sağlık ocağı kurdu. Sanayi atılımları için Sosyalist Rusya ve Çin’le irtibata geçip traktör, iş makinası gibi aletler getirdi.
Ve bunları el koyduğu halkının parasıyla yaptı…
Sosyalizm sizin alıştığınız düzenler gibi değildir. Kapitalizmi ve emperyalizmi reddeder. Eğer “zengin” diye bir kavram olacaksa, bu kişilerle anılan değil, devletin bütünüyle anılan bir kavram olmalıdır.
Küba gibi 8-10 milyon nüfusu olan bir devletin, Amerika gibi bir süper güçten her anlamda kota yemesinin güçlüklerini tahmin edebilirsiniz sanırım. Biz 70 milyonumuzla Ecevit döneminde dayanamamışız, 10 milyonluk Küba’nın sınırlı (daha doğrusu emperyalistler tarafından bilerek sınırlandırılmış) sanayisinin dayanabilmesi muhteşem bir olaydır. Bunu örnek almak gerekir herşeyden önce. Düzen elbette birilerinin hoşuna gitmeyecektir. Neden gitmez peki düşündünüz mü? Veba gibi benliğimize işleyen yeşil dolarların ışığı altında kalmış zihinleriniz bunun nedeni olabilir mi? Elbette Küba’da da olacaktır paraya tapanlar, elbet orada da düzenden memnun olmayanlar olacaktır. Çünkü sosyalist düzende zengin olmak yoktur. Bir doktorla bir köylü aynı gelir düzeyinde olamaz belki, evet, ama ikiside yaptığı işin karşılığını alır. Para hırsı işin içine girdiği zaman, Amerika’dan yani dünyadan kota yemiş bir ülkede, Amerika’ya yani tüm dünyaya rest çekmesi bile sümen altına atılabiliyor işte. Tekrar altını çizmek istiyorum. Amerika Küba üzerinde her zaman baskı oluşturmuştur. Domuzlar Körfezi çıkarması ve uygulanan kota bunun en bilindik örneğidir. Sınırlı ülkeyle ihracat yapabilen bir ülkeden bahsediyorsunuz, bunun bilincinde olarak eleştirin bu ülkeyi. Siz taşın altına elinizi sokamıyorsunuz ama bari sokabilenleri rahat bırakın…
Sosyalizm zenginlere göre değil. Zengin olmak isteyenlere göre de değil. Sosyalizm ezilmekten bıkmış, usanmış, bıçağın kemiğe kadar dayandığı ezilen halklara göredir! Sizin bunu anlamanıza biraz daha var. Çok kalmadı sanıyorum ama sonunuz kaçınılmaz.
Eşitlik… Bu okyanuslar kadar büyük ağacın gölgesinden nasip almayanların vaay insanlığına vaay…
(*) Tekrar Amerikanın kucağına oturup, zengin olmak isteyen karşı-devrimci şahıslar hariç.
bosbogaz April 17th, 2009 tarihinde demis ki;
http://uk.reuters.com/article/worldFootballNews/idUKN1141997220081011
Siginma rekoru bir seferde 6 futbolcu bir teknik direktor diye biliyorum.
Ulkelerin demografisini kitaplardan ogrenmeye bir sey demiyorum. Ama diger goruslerdeki kitaplarida okumanin faydali olacagi kanaatindeyim. Nitekim kuba icinde sen sakrak yasayan insanlar oldugu gibi, her firsatta adadan kacmaya calisan insanlar da var. Filika ve botlarda kubadan kacarken telef olanlarin dramlarini okumak ufkumuzu biraz daha genisletecektir.
http://news.bbc.co.uk/1/hi/world/americas/1669542.stm
ozkan April 17th, 2009 tarihinde demis ki;
:) kişilerin anlattıklarını anlatılmamış varsaymak, anlatmadıklarınıda bilgisizliğinden kaynaklandığını düşünmek?
sağ olasınki bu linkleri bizimle paylaştın yoksa biz kübadan kaçıp amerikaya sığınan insanların var olduğunu bilemiyecektik.
sahi topraklarından kaçmak isteyen bir vatandaşı bile olmayan ülkeler hangisi ?
yada şöyle sorayım
amerikanın burnunu sokmaya cesaret edemediği kaç ülke var?
bu iki sorunun cevabında birbirine BENZER sonuçları bulamak mümkün.
ülkemizde şuan kübadaki gibi bir düzen olmamasına rağmen niye hala bizde beyin göçü denen dalga var ?
kübanın durumu castrodan kaynaklanıyorsa bizdeki kimden kaynaklanıyor? 90 yıl önce yaşamış Atatürkten mi :)
ne enteresan bir lidermişki etkisi hala devam ediyor desene…
bak şimdi bir tesbit daha geldi aklıma
Atatürkle castroyu birbiri ile karşılaştırma
olasılığını düşünmeye çalışırsak…
zor olabilir ama deneyin.
ikisinde de sistemine uymayan ona karşı duran herkes onların zaferleri karşısında ülkeyi terketmek zorunda kalmış.
yani kaçmış.
sonra…
Türkiye de cumhuriyete karşı çıkıp isyan çıkaran insanların torumlarının yurda dönüp aynı cumhuriyetin meclisinde millet vekili oldumuşlar vay be
bunları görünce aklıma castro ölünce olabilecekler geldi
sahi ispanyada ölmeyip yaşasaydı Fulgencio Batista
tekrar başa gelirmiydi ?
kısmet torunlarınaymış :)
artık onlar amerika için Küba’yı içki, kumar ve fuhuş merkezi haline tekrar getirirler.
he futbolcular mı ?
torun Batista larla arayı sıkı tutsunlar bakarsınız spordan sorumlu devlet bakanı olurlar.
birde Fulgencio Batista nın hayatı ne çok tayyibe benziyor ya paralar pullar yeni keşfettim.
Floridada bir gemisi olamamış tüh.
kısmet işte..
bu değirmenin suyu fakir kübadan mı gelmiş ?
cık.
birazcıkta halkına gösterseymiş çamaşır makinesi filan devrilmezmiş:)
evet yozlaşma konusu var bide Fulgencio Batista zamanında halk yozlaşmış der kitaplar.
bizdeki yozlaşma neden peki ?
80 yıl önceki meclis , iç dinamikler vesaire canımmmmm. :)
bosbogaz April 18th, 2009 tarihinde demis ki;
Tarafsizim diyerek baslayan yazilariniz bir militan huvviyetine burundu. Bende bunu bekliyordum ve hic sasirmadim. Tipik kemiklesmis militan mantigi. Elestiri yapabilirsiniz diyen ama elestiri yapildiginda zerre tahamulu olmayan, humanistligi agzindan dusurmeyip, Kuba’nin abi’den kardese gecen hurriyetleri hice sayan zulm duzenine sapka cikaran, entel pozlarina girip bilmediklerini biliyormus edasiyla pazarlayan, iktidar olmaktan umudu kesilince darbelerden medet uman militan mantigi.
Bazi soylediklerim o kadar batti ki bir taraflariniza, taklit etmeye calisip size soylediklerimi amatorce bana yakistirmaya calistiniz ve bunu yaparken bile yuzunuze gozunuze bulastirdiniz. Benim tarih hocam bedenci degildi ama sizin Ahlak hocaniz oymus kuskusuz. (Judex’i bundan muaf tutuyorum, cunku yaptigi yanlislari gosterdigimde, dogruya ulasmak arzusunu gordum sorularinda. Ama benim burda Islam 101 dersi verecek halimde yok. Judex sana onerim kaynaklarini cogaltip konular hakkinda biraz daha fikir yurutmen.)
Sizin gorusunuzde olmayanlarin hepsi akpci, hepsi dinci, hepsi kapitalist, hepsi Ataturk dusmani, hepsi vs vs. Siz kimsiniz be? Ait oldugu dusuncenin ustune on cesit maske gecirmis, matriyoska fikirli elemanlar. Aha sizin ozgurluk anlayisiniz “Sizin bunu anlamanıza biraz daha var. Çok kalmadı sanıyorum ama sonunuz kaçınılmaz”.
Insanlarin dusuncelerinin hic bir onemi yok herkes bir dusunmeli, bir hareket etmeli, bir yemeli, bir sicmali. Farkli dusunenlerin yeri Sibirya. Farki savunanlarin yeri havanadaki hapisaneler. Sinir tanimayan gazeteciler organizasyonu Kuba’yi gazeteciler icin dunyanin Cin’den sonra en buyuk hapishanesi olarak tanimlarken (http://www.rsf.org/rubrique.php3?id_rubrique=367), Insan haklari gozetleme (human rights watch) organizasyonlari diyorlar ki Kubalilarin sistematik bir sekilde en dogal haklari olan ifade ozgurlugu, toplanma, toplanti yapma, hareket kabiliyeti yasalar tarafindan kisitlaniyor. (Human Rights Watch. 2006)
Bizimkiler icin onemli degil boyle ozgurlukler bizlere luks boyle seyler. Herkes ustune che tisortu giyip, iki kitap okusun. Ahkam kesmek bedava.
Size ne desem bos, cunku ne kulaginiz duyuyor ne gozunuz goruyor. Bu sefer gercekten size iyi eglenceler…
Judex April 18th, 2009 tarihinde demis ki;
Bakmakla görmek aynı şey değildir diye boşuna dememişler. Halen daha cevabını beklediğim sorular var ama bi şekilde geçiştirilmeye devam ediliyor. Pek önemli de değil nede olsa mantıklı bir cevap verilemiyeceği ortada.
Sorduğum sorular ilk olarak kendime sorduğum zorulardı vakti zamanında. Ben doğru olanı bulduğuma inanıyorum. Sana açıkladığım da elbette kabul etmek zorunda değilsin. Zaten sana bişey kabul ettirme arzusu içersinde değilim. Ama buraya yazanlar dışında okuyanlar da var. Belki o insanlara bir faydamız dokunur laf dalaşına girmek için burda bu konuları tartışıyor değilim. Bir konu tartışılıyorsa ortada bi amaç olmalı, yoksa bu boş bonuşmadan başka birşey olmaz.
Cem Gezmis April 18th, 2009 tarihinde demis ki;
Arkadaş, beynine giden damarlarda bir problem olmadığına emin misin?
Küba dünyanın süper gücü Amerika’dan boykot yemiş ve her alanda sıkıştırılmış bir ülke diyorum. Bunu illa açmak mı gerekiyor?
Amerika istediği düzeni, istediği ideolojiyi, istediği rejimi istediği ülkeye koyabilecek bir güç. İsterse sınırsız düşünen gazetecileri bağlar, isterse dünya ekonomi bankasını bağlar. Ve bunları kendi çıkarları doğrultusunda kullanır, istediği kitleye, istediği fikirleri empoze eder. Siz empoze edilmiş beyinler olduğunuzu kabul ediyorsanız, bundan bize ne?
Biz, hala süper cumhuriyet, bağımsızlıklar ve hoşgörüler ülkesi olduğunu savunan insanlar arasında yaşıyoruz. Biz, hala ülkenin %99′unun müslüman olduğunu ve ona göre yaşadığını sanan insanlar arasında yaşıyoruz. Biz, bizi sistematik bir şekilde içe döndürmeye çalışıp, avrupa ve amerika’nın kucağına oturtan insanların arasında yaşıyoruz. Bunların nedeni nedir? Bunlara nasıl cevap veriyor “sevgili peygamberim” kitabın?…
Biz inan eğleniyoruz. Yani gerçekten bir insanın gözü bu kadar mı bağlanır diye uzun uzun düşünüyoruz, beyninizin her nöronuna işlemiş emperyalizme bakıp gerçekten eğleniyoruz. Fettullah hocalarınız size yanlış bir yol tarif ediyor. Tayyibiniz size Dünya bankasında çalışan oğlu kanalı ile yanlış bir yol tarif ediyor. Siz herkesin eşit olması gerektiğini savunan bir rejime öcü diye bakarsınız ancak. Bunun gerçekleşmesi insanlık için gerekli diyoruz biz. Kimseye birşey empoze etmeye çalıştığımız yada dayattığımız yok. Aklı selim olan her insanın geleceği noktadır bu. Tabii sizin gibi kucağa alışmışları bu bağlamda bir tutmak saçma olacak…
Küba’dan kaçan futbolcular, vatandaşlar… Hey hey…
Senin ülkenden yılda kaç kişi başvuruyor Yeşil Kart için Amerika’ya? Kaç kişi avrupaya gitmek için hayal kuruyor. Emin ol yüzdeye vurursan Küba’nın binde biri etmez. Sen sırf sosyalist olduğu için en ufak bir şeyde Amerika tarafından “hehe bakın solculara, devrimcilere nasılda sürünüyorlar! Nasılda ezikler hehe Yuuh, ne hale gördüler gördünüz mü hehe” şeklinde yapılan propagandalara inanıyorsan bu senin şahsın adına üzülmen gereken bir nokta. Sen git konsolosluklara yılda kaç vatandaşımız yurtdışına gidiyor onu hesapla. Üstelik düşün; bir sosyalist ülkede yaşamamamıza rağmen!.. Vay bee.. Neden Amerika’da bunlar hiç haber olmuyor acaba? Çok ilginç lan? Dimi? Durun yoksa beynim örümceklenmiş mi ki göremiyorum?
emre April 18th, 2009 tarihinde demis ki;
yazılan birçok şeye yorum yapmak niyetinde değilim. fakat özkanın şu lafını duyduktan sonra hiçbir tarih bilgisi olmadığı açık ve net biçimde belli oldu.
“bana gidip foto çek diye akıl vereceğine bunları araştır ve çok sevdiğin birzamanlar bizansa ait olan osmanlı sarayına git kendin bak azizim bulabiliyorsan..” Bu ana kadar herkesin yorumlarını tarafsızca okuyordum. Hernekadar fikir ayrılıklarını sezsemde benim için bilgi kıymetinde yorumlardı fakat şu saatten sonrada özkan’nın tek bir yorumunu bile okumamaya karar verdim. Özkan kardeşim git konuşmadan önce tarih bilgilerini tazele.. hiç olmadı gir topkapı sarayının sitesine oradan oku. o bizans’a ait dediğin saray 1478 yılında Fatih Sultah Mehmed Han tarafından yaptırılmıştır. Cehaletini bu kadar açığa vurma..bilmiyorsan sus! haa bilmediğin bir konu daha..araştır belki bilgi edinirsin. Kuran-ı Kerim’in süryanice yazıldığı şeklinde ilginç ve bir o kadarda saçma bir iddian var. Kuran-ı Kerim’in geldiği dönemlerde arap edebiyatı tavan yapmıştı..Arapça çok gelişmiş idi. Emekleme dediğin dönemi çoktan s.kip atmışlardı..Kuran-ı Kerim’i okuyan usta Arap edebiyatçıları, arab yarımadasında edebiyatın, şiirin bu kadar gelişmiş olmasına rağmen Kuran-ı Kerim’in bir insan kaleminden çıkmış olabileceğine dahi inanmamışlardı. O kadar nüktedan ve o kadar güzeldir. Çünkü Kuran-ı Kerim inanın yada inanmayın Allah-u Tealanın sözüdür. O edebiyatçılar bile o zamanlar putlara tapıyorlardı. Ayrıca arap milleyetçiliği gibi aptal ötesi iddialar gördüm arada..Judex ve özkan;arkadaşlar saçmalamakta üzerinize yokmuş. bende sizi adam diye okuyup durmuşum bunca zamandır..Kuran ve İslam hakkında cehaletiniz açık ve net. biri çıkmış akl-ı sıra ayet yazmış üstüne yorum yapmış. o ayetin öncesinde ve sonrasında neler yazıyor bir gram dahi bilgisi yok ama yorum yapma kudretini kendide buluyor. biri çıkmış kuran hakkında yorum yapmaktan çekinmiyor ama domuz eti yiyebileceğin en güzel et diyor..ulan cahil bilmediğin şey hakkında ne yorum yapıyon..iki kelime okudun diye alim mi oldun? bu cehalet adamı anca güldürür.. Lütfen bilgi sahibi olmadığınız konularda fikir sahibi olmayınız. Boş adamlık yapmayın…!
Judex April 18th, 2009 tarihinde demis ki;
Ömer Hayyam’ın çok sevdiğim bir dörtlüğü vardır sizlerle paylaşmak isterim.
Kör cehalet çirkefleştirir insanı,
Suskunluğum asaletimdendir.
Her lafa verecek bir cevabım vardır elbet,
Lakin bir lafa bakarım lafmı die, birde söyleyene bakarım adammı die.
Akay Perker April 18th, 2009 tarihinde demis ki;
Arkadaşlar;
Bu sitede yorum yapan her kullanıcı belli bir eğitim ve kültür seviyesinin üzerindedir. Bu bir gerçek.
Ancak tartışmalar fazla ateşli olduğu zaman insanlar artık birbirlerine hakaret edebilecek kadar ileri gidebiliyorlarmış, bunu görmek beni incitti açıkçası.
Türkiye’nin neden bir türlü birleşemediğini de bu yorumlardan rahatlıkla örneklendirebiliriz. Farklı fikirlere tahammülümüz yok.
İleri sürdüğümüz bir fikre veya argümana karşı çıkanları hemen aptal veya cahil ilan ediyoruz, bu çok yanlış.
Bazı konularda fikir ayrılığına düşen herkes, ayrılığa düştükleri konulardan çok daha fazla noktada birleşebilir aslında. Ama o ufacık fikir ayrılıkları yüzünden karşı taraf düşman ilan edilirse işin sonu nereye varır hiç düşündünüz mü?
Sağcı – solcu, dinsiz – dinci, alevi – sünni, türk – kürt, fenerli – cimbomlu, zengin – fakir diyerek dünya kadar ayrılık çıkarmamıza rağmen, bunca ayrılığın içinde insanların buluştuğu önemli bir nokta var, o da devlet sisteminin bu ülkede yanlış çalıştığı.
Eleştirilmesi gereken, düzeltmek için çabaya ihtiyaç duyan nokta bu, emin olun diğer fikir ayrılıkları bir şekilde ortak noktada buluşacak kadar küçük şeyler.
Attila İlhan zamanında şuna benzer bir şey söylemişti: “Türkiye önce belli bir kültür ve refah seviyesine ulaşsın, sonra tartışırız ayrı düştüğümüz noktaları.”
Önce bunu yapalım. Gerisini bir şekilde hallederiz.
Judex April 18th, 2009 tarihinde demis ki;
Akay yaptığın yoruma kesinlikle katılıyorum ve istediğim şeyde saygı çerçevesi içersinde bir tartışma.
Ama farklı bir görüş ileri sürdüğümde bu görüş yalanlanıyor vede “sen bilgisizsin bundan sonra yazdıklarını okumam, seni ciddiye almam nekadar da aptalmışsın sus” gibi benzeri laflar ediliyorsa ortada bir çirkeflik var demektir.
Buraya yazdığım ilk yorumdan beri savunduğum şeyi tekrar yazıyorum.
Bir görüşü sizin benimsememeniz o görüşün yanlış olduğunu göstermez.
Tekrar bana veya benimle aynı görüşü paylaşan arkadaşlara hakaret edenler olabilir, olacaktırda. Farklı düşüncedeki insanlara saygı duymayan insanlardan da farklı birşey beklenmez. Söylediğim bütün lafların arkasındayım ve yaptığım alıntılar için belge sunabilirim ama daha öncede dediğim gibi kazanın doğurduğuna inanıp öldüğüne inanmamak daha kolay olsa gerek.
Burda kimseye hakaret etmek niyetinde değilim. Kimse benim gibi düşünmek zorunda değil, farklı düşünen insanlar hep var oldu, elbette olacaktır da. Düşüncelerimizi elbette özgürce dile getireceğiz, tartışacağız ama mümkünse Akay’ın da dediği gibi bunu saygı çerçevesi içinde yapalım.
ozkan April 19th, 2009 tarihinde demis ki;
emre kardeşim seni kulağından tutup gel bu yazdıklarımızı oku diye bir dayatma yaptığımızı hatırlamıyorum.
bundan sonra okuma ma nedenin karaktersizce şahıslara yaptığın karalamadan ötürü karşılığını alırım korkusumu ?
o konuda bir korkun olmasın :)
okudum artık okumam diyorsun eyvallah
lakin benim o yaptığım yorum sayfaya bakarsan arşa çıkmış durumda kuzum
yeni mi aklına geldi ?
sondan gelip başa mı çıkıyorsun enteresan.
gerçi senin haklı olmanı değiştirmez bu.
osmanlı yapmış ne cahilim len.
ben kurulu olan medeniyetin üzerine kurulan bir medeniyette atıfta bulunmak istedimde siktir et bir kerede siz haklı çıkın.
ki konu zaten ne osmanlının tarihi nede saraya topraktan giren osmanlıydı neeyse.
bu yaptığın yorumda iki kişinin adı geçmesi olayı vardır ki birde tarafsızım diyorsun.
baştan sona okumuş biri olarak sadece iki konuda beni haksız bulmana üzüldüm .genelde ben ve benim gibiler topyekün cahil ve susturulması gereken varlıklardır.
öyleki benim yazımı okuma kardeşim
ama şu linke bak lütfen!
http://www.nethaber.com/Yasam/81365/YENI-BIR-KESIF-Islamin-en-eski-yaziti
sonra bu konuda adı geçen kim varsa onlarıda okuma tamammı:)
böylece okuyacak karşıt görüşlü insan kalmaz hayatında
sen de basmayan kafanı fazla zorlamazsın!
bana cehaletletimden ötürü sus diyen zihniyet
Mehmet Nuri Yılmaz (Eski Diyanet İşleri Başkanı) da susturmayı unutma bak o linkte nediyor öğren.
“Kuran-ı Kerim’in geldiği dönemlerde arap edebiyatı tavan yapmıştı..Arapça çok gelişmiş idi. Emekleme dediğin dönemi çoktan s.kip atmışlardı..”
vaybe s.kip atmışlar he abisi bunları kahve muhabbetinde öğrenmediysen bir zahmet elde tutulur bir link gönderde okuyalım cehaletimizi azaltalım ,susalım ,nedersin:)
yoksa sittir et arapların emekleme dönemini ,s.kip atmalarını.
sen bu konuyu skip et gitsin. :)
ozkan April 19th, 2009 tarihinde demis ki;
Birde!
“biri çıkmış kuran hakkında yorum yapmaktan çekinmiyor ama domuz eti yiyebileceğin en güzel et diyor..ulan cahil bilmediğin şey hakkında ne yorum yapıyon”
yorum yaparken yediğim eti sanamı sorcam hergele
Namazda kılarım domuzda yerim göbek bağıyla bağlı değiliz ya beraber yanmayız.
günahkar olmam bilmediğim anlamına gelmez.
bu bağlamda iki konuda da fikir sahibiyim ikisi içinde yorum yaparım
ve siz sayın ulan
“Lütfen bilgi sahibi olmadığınız konularda fikir sahibi olmayınız. Boş adamlık yapmayınız…!”
domuz eti konusuna bukadar takılmayınız :)
bosbogaz April 27th, 2009 tarihinde demis ki;
Gazeteleri karistirirken bir reportaj gozume carpti.
“Atatürkçülük içi doldurulmuş, tutarlı olan bir şey değil. Birisi çıkar Atatürk’ün dinle ilgili sözlerini toplar, bunlar birbirinden çok farklıdır. Değişik zamanlarda değişik amaçlarla söylenmiştir. 20′lerde söylenenlerle 30′larda söylenenler birbirini hiç tutmaz. Hangisi doğrudur derseniz ikisi de doğrudur. Belirli politik amaçlarla söylenmiştir. Artık sizin işinize hangisi yarayacaksa siz oradan bir Atatürkçülük yaratırsınız. Meclisi Atatürk besmeleyle cuma günü açtı, niye şimdi açmıyorsunuz diyebilirsiniz.”
Bu sozler
Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cemil Koçak’a ait. Benim elestirdigim noktayi aynen dile getirmis. Aradaki tek fark onun tarih doktorasi var benim yok (http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=839148)
canxsel April 29th, 2009 tarihinde demis ki;
ben tam okumADIM AMA GÜZELE BENZİYOR BAZI CÜMLELERİNDE ACAYİP UÇMUŞ
itouch April 30th, 2009 tarihinde demis ki;
Atatürk eminim bu yazıyı ve buraya yorum yazanlardan daha zeki, akıllı ve dönemine göre bilgiliydi. Ben çok severim ve saygı duyarım. Ancak hala niye Atatürk ile uğraşıyoruz onu anlamış değilim. Gerektiği yerde sözleri ve yaptıklarını hatırlarız, ders çıkarırız, unutmayız tabi ki. Ama hala Atatürk tartışmaları gündemi neden bu kadar meşgul ediyor anlayamıyorum.
Yazı güzel ve eğlenceli olmuş. Uyumlu olmuş. Ama bence bunu yapmanın bir gereği yoktu. Şimdi, hala Atatürk üzerinden tartışarak kutuplaşma yaratan, rant sağlayanlardan ne farkımız kaldı?
barisari July 6th, 2009 tarihinde demis ki;
İslamiyet söylediklerinize uymuyor mu?
Türk milleti dindar olmalıdır yani, bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum. Bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum… Din şuura muhalif, ilerlemeye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor.
bunu bana biri açıklasın. sorunun cevabı değil. Ayrıca boşboğaz arakadaşa katılıyorum.
Ve biz Şuanda Atatürk kadar zeki insanlarız.
future35 August 11th, 2009 tarihinde demis ki;
röportaj gzl ancak içeriğinde hoşuma gtmeyenler var.çok kısaca şunu söylemeliyimki ATATÜRK sadece anadolu türklüğünü hatta tüm türk dünyasını değil doğu milletlerini ve hatta tüm ezilenleri sömürülenleri kurtarmıştır.yabancılar atatürke sahip çıkmakta ancak biz hala kendisini eleştrmeteyiz.ve hatta atatürk değilde ingilizler olsaydı diyen anlamsız satılmış insanlar olayları bu noktaya getiriyor.herkez hattini bilsin dedesinin kemklerini sızlatmasın.ne mutlu türküm diyene türkçe konuşana…
bosbogaz August 16th, 2009 tarihinde demis ki;
“ATATÜRK sadece anadolu türklüğünü hatta tüm türk dünyasını değil doğu milletlerini ve hatta tüm ezilenleri sömürülenleri kurtarmıştır”
Bu soyledigine gercekten inaniyor musun? Hayal aleminden siyrilip dunyayi biraz daha arastirici gozlerle gormenin zamani gelmedi mi? Butun Turk elleri gostermelik bagimsizliga yakin tarihlerde kavusmusken, ve hala bu ulkeler Rus sempatizani elemanlar tarafindan yonetilirken sen kimin neyi kurtardigini idda ediyorsun?
ZAFERS August 17th, 2009 tarihinde demis ki;
bosbogaz 10 puan verdim sana…
yazıyı ele alan arkadasın elıne koluna saglık ..
merak ettıgım bır konu daha var ..Kuran-ı Kerim
‘in yeniden yazma girişimleri ve ezanın turkce okunması olayı bu mevzulara kulak aşinalığı olan veya araştırmış (doğrusunu ) olanlar tarafından bilgilendirilmek üzre burada online olarak bekliyorum tşkler.
bosbogaz August 18th, 2009 tarihinde demis ki;
ZaferS,
Yillar once “Baska bir acidan Kemalizm” adinda bir kitap okumustum. Bir Dilipak kitabi. Fena degildi ve senin bahsettigin konulara da deginiliyordu. Kitabin basindaki aciklamada Dilipak kitapta hemen hemen hic yorum olmadigini kitabin arsivlerden, tekzip edilmemis gazete haberlerinden, genel kurmayin tavsiye ettigi yayinlardan alintilarin bir araya getirilmesinden olustugunu soyluyordu ki bu hosuma gitti dogrusu. Yorumlar cenneti Turkiye’de yorumsuz bir kitap.
future35 August 22nd, 2009 tarihinde demis ki;
bosbogaz bu sekilde dvm et gelecktekı nesıl anasının kım oldugunu bılemesn sna tek bunusöyleyeblırım cnku senn gbılern beyınlerı yüzyıllardır degısmedı.bnce sen bıraz arastırma yapta konustuklarının nekadar amerıkancı nekadar fethullahcı oldugunu gor.NOT:bır ınsan neslı yuzyıllardır aynı hatayı nasıl tekrarlar anlamıyorum.ya salaktır yada satılmış bndn bukdrr umarım bunları beynınle analız edersn başka tarafnla değl
bosbogaz August 24th, 2009 tarihinde demis ki;
future35,
Kendini ifade tarzin ilginc. Bazi yazdiklarini biraz acmis olsaydin keski. Yinede ogudunu “umarım bunları beynınle analız edersn başka tarafnla değl” dinleyip soylediklerini bir analiz edelim bakalim.
“bosbogaz bu sekilde dvm et gelecktekı nesıl anasının kım oldugunu bılemesn”
Boyle bir acilima nereden ulastin? Ataturk’un dusuncelerini entellektuel bir acidan elestirmek gelecek nesilin anasinin kim oldugunu bilmemesine nasil yol aciyor? Yaptigin acilimi ispatlayabilir misin?
“sna tek bunusöyleyeblırım cnku senn gbılern beyınlerı yüzyıllardır degısmedı”
Goreceli bir durum. Analiz yapilacak bir sey yok.
“bnce sen bıraz arastırma yapta konustuklarının nekadar amerıkancı nekadar fethullahcı oldugunu gor.”
Konustuklarimizin Amerikan’ci ve ya Fethullahci olup olmamasi onemli degil. Dogru olup olmamasi onemli. Senin canini sIkan soylediklerimiz mi yoksa bunlarin dogru olmasi mi? Niye cikip ha bu soyledigin yanlis bak bu da kaniti diyemiyorsun? Arastirma yapmasi gereken sen misin ben mi?
“bır ınsan neslı yuzyıllardır aynı hatayı nasıl tekrarlar anlamıyorum.ya salaktır yada satılmış bndn bukdrr
Bir yazi yazarken yaziyi kime yazdigini bilmek cok onemli. Yaziyi baskasina yaziyorsan uslubun biraz degismeli. Karsindaki insanlarin senin beynini okuma gibi bir ozelligi yok. Anlatmak istedigini yazdigin yazinin iceriginden anlayacaksak, zikrettigin cumlelerin biraz daha aciklayici olmasi gerekiyor. Insanlarin tekrar ede geldigi “ayni hata” neymis? Elma yemeleri mi? Terliyken su icmeleri mi? Etek giymisken amuda kalkmalari mi?
Yazdiklarinin analizini yaptik. Yaptik ama ortaya cikan bir fikir gormedik. Belkide bu yazismalardan alinmasi gereken dersler sunlar olmali:
1) Iddan varsa bunu dogru durust kaynaklarla kanitlamalisin… Eger “ATATÜRK sadece anadolu türklüğünü hatta tüm türk dünyasını değil doğu milletlerini ve hatta tüm ezilenleri sömürülenleri kurtarmıştır.” gibi bir iddan varsa bunun kanitinida sunabilmelisin.
2) Aciklma yapmak, cok guzel bir hikaye anlatmak veya bir seyin nasil calistigini anlatmak ispat degildir.
emredici January 9th, 2010 tarihinde demis ki;
İlginç bir çalışma olmuş. Ancak çok farklı düşüncedeki başka bir insan bu röportajı tam zıt bir mesaj veren şekilde sunabilirdi.
Çünkü Atatürk’ün farklı dönemlerde söylediği, birbiriyle çelişen o kadar çok ifadesi var ki…
Aykut February 23rd, 2010 tarihinde demis ki;
Sırf dindar olmadığı için belki de hiçbir dine mensup olmadığı için Atatürk’e düşman oluyorsunuz (yok düşman olmadım sadece sevmiyorum arkadaş gibi saçma laflarla savunmayın TV programında değiliz ve karşımızda aptal bir halk yok) sonra da Nurcu değiliz Fetocu değiliz diyorsunuz. İnsanlar size Feto’ya taptığınız için Fetocu demiyor, işte bunun için Fetocu diyorlar.
Bir insan isterse ateist olabilir, siz buna karışamazsınız. Ama bir insan size tecavüz etmeye kalkarsa karışırsınız, ceza almasını istersiniz. Malınızı çalarsa karışırsınız, öldürmeye kalkarsa karışırsınız.
Yani sizin için bir insanı değerlendirme kriteri, onun iyi bir insan olup olmadığı olur ancak. Siz inançlarıyla kimseyi yargılayamazsınız, inançları ile yargılayacak olan Allah’tır, size düşmez böyle bir iş.
Sırf din hakkındaki görüşlerini açıkça söylediği için de Atatürk’ün bütün icraatlarını, iyiliklerini görmezlikten gelemezsiniz. İsteseydi çok beğendiğiniz padişahlar gibi zevk ve sefa içinde yaşayabilirdi (yoh öyle bir şey padişah şöyleydi böyleydi demeyin bana, biraz araştırın, Osmanlı’nın çöküş devrini ve o zamanki padişahları inceleyin, ekberi erşad kanunudan sonraki padişahları inceleyin, saraydaki yaşamı inceleyin, kadıların, valilerin halini inceleyin, yabancı tarih kitaplarını da okuyun, yerlileri de) ancak o bunu tercih etmedi, iyilik yapmayı tercih etti.
Belki küçükken yaşadığı bir olay nedeniyle, belki çevresinin etkisiyle dinsiz bir insan olmuş bile olabilir ancak bu nedenle hiçbir insan bir başka insanı yargılayamaz. Haddinizi bilin.
Haddinizi bilin sözü Atatürk’ü eleştirdiğiniz için değil, haddinizi bilemeyip de insanları dini inançları yüzünden eleştiriyor olduğunuz için. Tekrar söyleyeyim;
Haddinizi bilin.
bosbogaz February 24th, 2010 tarihinde demis ki;
Ataturk dinsiz miymis? Ataturk’un yazida gecen Türk milleti dindar olmalıdır yani, bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum. Bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum… Din şuura muhalif, ilerlemeye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor.” sozune bakilirsa pek dinsiz gibi gelmedi bana. Sen dinsiz diyorsun, ben dinli diyorum bir baskasi baska bir sey soyluyor. Ataturk din hakkinda pekte acik konusmamis anlasilan.
Ataturk’u tanimayan insanlarin Ataturk’u ilkokul kitaplarindan cikma argumanlarla savunmasi cok ilginc geliyor bana. Ataturk padisahlar gibi yasayabilirdi. Ama yasamadi mi? Padisahtan neyi eksikti? Yati mi? sarayi mi? mutlak hakimiyeti mi? Yabancilar zamaninda buna diktatorluk demis biz cumhurbaskani…
http://www.time.com/time/magazine/article/0,9171,741712,00.html
Ataturk’u seviniz ve savununuz ama bunu mantik ve tarihi gercekler cercevesinde yapiniz.
Aykut February 25th, 2010 tarihinde demis ki;
@bosbogaz Şubat 24th, 2010
Ben buna hakikaten boşboğazlık derim.
Ben Atatürk dinsizdi demedim, dindardı da demedim. Zaten yazıdaki sözlerin hepsi doğruysa Atatürk de kesin bir şey dememiş ve hatta nabza göre şerbet vermiş. Peki bunu kimin için yapmış?
Muhalefeti baskılamış. Peki bunu kimin için yapmış?
Yatı katı varmış ama oralara gelmeden önce yıllarca savaş meydanlarında yatmış. Peki bunu kimin için yapmış?
Biraz düşünebilirsen anlayacaktın ki insanlığın iyiliği için yapmış, Türkiye topraklarında yaşayan milletin köleleşmemesi için yapmış. O zamanlar da mutlaka senin gibi insanlar da varmış, onlara da gereğini yapmış, nankörlük affedilemez.
Her insan zengin olmak ister ama kefenin cebi olmadığını da bilir, nadiren bazı insanlar yer içer dünyayı gezer ancak birçoğu parasını çocuklarına bırakmak için kazanır, Atatürk kime ne bırakmış? Vasiyetindeki mirası neymiş? Bundan da mı haberin yok Allah’tan kork kime bırakmış parasını kim için bırakmış hangi kurumlara bırakmış, kimin için bırakmış. Allah hesabını sorar, Atatürk ateist olsa bile yine de bu iftiralarının hesabı sorulacaktır. Allah sana verdiği aklın hesabını soracaktır ama belki de akıl vermemiştir, ki öyle görünüyor, o zaman hesap da sormaz heralde. Neyse…
—————————————–
Bana böyle bir kaynağı göndermeden önce TIME dergisinin kaç sayısını okudun onu söyle. Avrupa tarihiyle ilgili kaç kitap okudun onu söyle. Avrupa’nın daha bundan 30 sene öncesine kadar Dünya üzerinde neler yaptığını biliyor musun onu söyle. Avrupa’nın daha 30 yıl önce yaptığı kötülükleri, bugün yaptığı kötülükleri hiç yapmamış gibi gelip bize verdiği derslerin farkında mısın onu söyle.
Avrupa çok diktatör görmüş ama Atatürk’ü tanıyamamış, belki de özellikle tanımamış.
SANA EN ÖNEMLİ TAVSİYEM DE ŞU Kİ;
Avrupa Devletleri’nin bugün ortaokul ve liselerinde okuttuğu ders kitaplarında Türk Milleti, Osmanlı ve Türkiye hakkında yazdıklarını oku.
————————————
Gerçekten büyük bir cehalet içindesin ve şu an için elimden sana acımaktan başka bir şey gelmiyor. Bir de ister istemez sinirleniyorum, bu yüzden yazıdaki üslubum da sert olmuş olabilir ancak bir insanın bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olması ve bunu şiddetle savunması her insanı sinirlendirir haliyle.
bosbogaz February 25th, 2010 tarihinde demis ki;
Soylediklerime katilip ustunede hakaret etmissin. Ilginc…
“Sırf din hakkındaki görüşlerini açıkça söylediği için de Atatürk’ün bütün icraatlarını, iyiliklerini görmezlikten gelemezsiniz” demissin ardindan “Zaten yazıdaki sözlerin hepsi doğruysa Atatürk de kesin bir şey dememiş ve hatta nabza göre şerbet vermiş.” demissin.
Bana kac kitap okudun diye soracagina sen yorum yazdigin yaziyi okusaydin keske.
“Atatürk kime ne bırakmış? Vasiyetindeki mirası neymiş? “ Ilginc… Acaba erdem zevk icinde yasayip oldukten sonra mal bagislamak midir? Insanlarin giyecek ayakkabi bulamadigi bir donemde dunyanin en luks yatini en luks trenlerini alip oldukten sonra mal bagislamis olsan ne yazar? Ben beyinsiz oldugum icin bilmiyorumda. Belki sen verirsin cevabini…
Ekberi erşad kanunudan sonraki padişahları yabanci ve yerli kaynaklardan arastirmak lazim ama Ataturk’u yabanci kaynaklardan arastirmak iyi degildir cunku onlar tu kakadir ah bu avrupalilar yok mu? Bu arada Time dergisi Avrupa’nin dergisi degil. Yazik, adamlari o kadar yerden yere vurma. Yani cok diktator goren ve Ataturk’u anlamayan bu aptal Amerikalilar. Ha bu arada sen kac tane Time dergisi okudun? :)
Neyse benim senin fikrini degisterecek halim yok. Seninde bu konuda iyi bir performans sergiledigin soylenemez. Sen yoluna ben yoluma…
Aykut February 25th, 2010 tarihinde demis ki;
Hala zevk içinde yaşamış diyorsun. Allah’tan kork bilip bilmeden konuşma. Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı’ndan önceki ekonomik halini öğren bir de Türkiye’nin Atatürk ölmeden birkaç ay önceki halini öğren. Kalkınmanın hızını öğren, bugün dünyanın en hızlı gelişen ülkesi Çin’de bile böyle bir kalkınma yok, bundan 100 yıl önce dünyanın durumunu incelersen o zaman da bu kadar hızlı kalkınmayı nadiren görürsün.
O kadar yazdığım yazıdan Time dergisi Avrupalıların dediğimi fark etmişsin aferim takıl kal orda yanlış yazmışım ya sürekli onu söyle.
Amerika’daki Kızılderilileri katledenler Amerikalılar mıydı? Avrupalılardı. ABD halkı da Avrupalıdır. Belki bugün için bunu söyleyemeyiz ancak 100 yıl önceki halleri için söylemek yanlış olmaz. Zaten başka türlü Kızılderilileri kimlerin öldürdüğünü nasıl açıklayacağız? Amerikalılar öldürdü mü diyeceğiz? Yine aynı Avrupalılar. Hindistan’da Avustralya’da Afrika’da Arabistan’da zulmeden Avrupalılar.
——————————
Söylediklerine falan da katılmadım. Atatürk dinin tamamen yalandan ibaret olduğunu düşünmüş bile olabilir dedim. Muhammed’in yalancı olduğunu düşünmüş de olabilir. Bu kimseyi ırgalamaz ve Atatürk’ü kötü bir insan da yapmaz. Bunun hesabını sadece Allah sorar. Eğer ki Çin’li diktatörler gibi insanları zorla ateist yapsaydı, dindar insanlara hakaret etseydi, o zaman karşı çıkma hakkımız olurdu.
Aykut February 25th, 2010 tarihinde demis ki;
Ayrıca sırf Atatürk’ü kötülemek için çocuk gibi konuşuyorsun. Halkın giyecek ayakkabısı yokmuş da Atatürk lüks ayakkabı giymiş.
Koskoca bir devletin lideri lastik çarık mı giyip yabancı devlet adamlarının karşısına çıksın? Bir gerizekalı bile şu dediğini demez. Tabi ki devletin başındaki kişi halkın içindeki en fakir kişi gibi yaşamayacaktır. Koskoca devletin bütçesinin yanında bunlara harcanan para para değildir. Devletin önderi vatandaşlarının gururudur. Ancak tabi ki nankör vatandaşların yobaz vatandaşların değil…
İngilizler kraliçelerine, hiçbir işe yaramayan bir kadına neden bu kadar bağlı olurlardı hiç düşündün mü? Onların bağlı olduğu kraliçeleri değil devletleriydi. Saygın devletlerine bağlıydılar. Kraliçe sadece bir semboldü, devletin somut göstergesiydi ve olabildiğince ihtişamlıydı.
Padişahların yaptırdığı sarayları giydiği ipekleri hiç düşündün mü? Halk değil giyecek ayakkabı, yiyecek ekmek içecek su bulamazken, valilerin altında ezilirken, o padişahlar vergi toplama hakkını zalimlere nakit para karşılığında devretmiş o paralarla saraylarda yaşamışlardır. Ayrıca saray için harcanan paralar gerçekten devletin bütçesine göre büyük rakamlardı, saray harcamalarının kısılması gerçekten devleti güçlendirebilirdi.
———————————————
Kendi çıkarları için devlet kuran adam neden kendisi cumhurbaşkanlığı gibi pasif bir görevde kalıyor? Birkaç ayakkabı takım elbise giymek, şişe şişe rakı içmek için yıllarca savaştı bu adam? Kendisi için devlet kuran adam krallık kurar neden cumhuriyet kursun?
Cumhuriyet yönetimi standart bir yönetim değildir, örneğin ABD’de farklı bir cumhuriyet şekli vardır, İran’da farklıdır. Atatürk de isteseydi pek âlâ kendisini krallık gibi bir göreve getirebilirdi.
bosbogaz February 26th, 2010 tarihinde demis ki;
Aykut,
Keskin sirke kupune zarar. Biraz sakinles bence sen. Heyecan ve duygu seline kapilip okumadigin yazilara yorumlar yaziyorsun. Sakinlestigin zaman konusuruz senle bunlari tekrar.
Aykut February 27th, 2010 tarihinde demis ki;
Sakinim ben zaten. Yukarıda sen Atatürk, halkı fakirken lüks içinde yaşıyordu demişsin ben de ona sinirlenip birkaç şey yazmışım ama geri kalanı her zamanki düşüncelerim. Ama her zamanki düşünce demek bundan sonrakileri de kapsamak zorunda demek değildir, dikkatini çekerim. Herkes için böyle olmalıdır.
firdevs April 8th, 2010 tarihinde demis ki;
yaa çok güzeldi çok işime yaradı tteşekkürlerrr
bosbogaz April 23rd, 2010 tarihinde demis ki;
Zamaninda Ataturk, zamana ve damara gore serbet vermis dedigimde atip tutanlara kapak olsun… Atatürk’ün kaleme aldığı kurtuluşa davet mektubu:
“21 Nisan 1920
Gayet aceledir.
Kolordulara,
Bütün Vilayetlere, Bağımsız Livalara, Müdafaa-i Hukuk Heyeti Merkeziyelerine, Belediye Riyasetlerine,
1. Allah’ın yardımıyla Nisan’ın 23’üncü Cuma günü, cuma namazını müteakip Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılacaktır.
2. Vatanın bağımsızlığı, yüce Hilâfet ve Saltanat makamının kurtarılması gibi en mühim ve hayati vazifeleri yapacak olan bu Büyük Millet Meclisi’nin açılış gününü Cuma’ya tesadüf ettirmekle, anılan günün mübarekliğinden istifade ve bütün değerli mebusların hazır bulunmaları ile Hacıbayram Veli Camii Şerifi’nde Cuma namazı kılınarak Kur’an ve namazın nurlarından da feyz alınacaktır. Namazdan sonra, Sakal-ı Şerif ve Sancak-ı Şerif taşınarak Daire-i Mahsusa’ya (ilk Meclis binasına) gidilecektir. Daire-i Mahsusa’ya dahil olmazdan evvel, bir dua okunarak kurbanlar kesilecektir. İşbu merasimde Camii Şerif’ten başlayarak, Daire-i Mahsusa’ya kadar Kolordu Kumandanlığı’nca askeri kıtalar ile özel tertibat alınacaktır.
3. Anılan günün kutsiyetinin teyidi için, bugünden itibaren vilâyet merkezinde, Vali Beyefendi Hazretleri’nin tertibiyle, hatim ve BuharÓ-i Şerif okunmaya başlanacak ve Hatimi Şerif’in son aksamı, teberrüken Cuma günü namazdan sonra Daire-i Mahsusa önünde tamamlanacaktır.
Mukaddes ve yaralı vatan
4. Mukaddes ve yaralı vatanımızın her köşesinde aynı suretle bugünden itibaren BuharÓ ve Hatimi Şerif okunmasına başlanarak, Cuma günü ezandan evvel minarelerde Salavat-ı Şerife okunacak ve hutbe esnasında Hilafetmaabımız Padişahımız Efendimiz Hazretleri’nin namı namii hümayunu zikredilirken, Zatı Şevketsimatı Padişahileri’nin ve Memalik-i Şahaneleriyle bütün teba-ı mülûkânelerinin (uyruklarının) bir an evvel kurtuluşa ve saadete nail olmaları duası ilaveten okunacak ve Cuma namazının kılınmasından sonra da hatim tamamlanarak, yüce Hilafet ve Saltanat makamının ve bütün vatan kısımlarının kurtuluşu maksadıyla vuku bulan milli mesainin ehemmiyet ve kutsiyeti ve her millet ferdinin kendi vekillerinden meydana gelen bu Büyük Millet Meclisi’nin vereceği vatani vazifeleri yapmaya mecburiyeti hakkında vaazlar verilecektir. Ondan sonra Halife ve Padişah’ımızın, din ve devletimizin, vatan ve milletimizin kurtuluşu, selameti ve bağımsızlığı için dua edilecektir.
Meclis’in açılışı her yerde kutlanacak
Bu vatani ve dini merasim yapılmasından ve camilerden çıkıldıktan sonra, Osmanlı beldelerinin her tarafında, hükümet makamına (vilayet konağına) gelinerek Meclis’in açılmasından dolayı resmen tebrikler icra edilecektir. Her tarafta Cuma namazından evvel münasip şekilde Mevlid-i Şerif okunacaktır.
5. İşbu tebliğin hemen yayımlanması ve tamimi için her vasıtaya müracaat olunacak ve sür’atle en ücra köylere, en küçük askeri kıtalara, memleketin bütün teşkilat ve müesseselerine ulaştırılması temin edilecektir. Ayrıca büyük levhalar halinde her tarafa asılacak ve mümkün olan mahallerde basılacak ve çoğaltılacak ve ücretsiz dağıtılacaktır.
6. Cenabı Hak’tan tam muvaffakiyet niyaz olunur.
Heyet-i Temsiliye Adına Mustafa Kemal”
ETI_PROBIS May 13th, 2010 tarihinde demis ki;
Cok kisa… Ataturk’u elestirmek adi altinda yapilan hersey esasinda asagidaki maddelerden birine dusuyor.
1- Yedigi boku hakli cikarip bir butunu altust etmek
2- Sidik yaristirmada basa gecmek
3- Entellektuel acidan tavan yapma kayigisi
4- Kurulu duzen ve otorite ile kavgali olma hali
5- Bende yaptim oldu
Goremedigimiz esas elestirilecek o kadar cok sey var ki hepsini biraktik ve olu adami mezarindan cikarip iki yuzlu diyip tokatlayip yerine geri koyacagiz. Kazancimiz ne olacak? Kaybimiz ne olacak? Kar – Zarar analizi?? Sahsen ben cok severim bu ulkede yasayipta sevmeyenide pek aklim almaz. Kemalizm o bu su altinda goruslerini benimseyenlere kapak olsun edasinda yapilan yorumlari ve elestirileri de samimi ve gerekli bulmuyorum. Ister bana sovun ister sovmeyin belgelememe gerek bile olmayacak cok basit bir gercek vardir ki bu topraklar uzerinde ozgur [su an sozde] olmamizin tek sebebidir. Aksini iddia eden varsa lutfen gerekli kaynaklari buraya eklesin bende ogreneyim gercegi …
rojda November 24th, 2011 tarihinde demis ki;
ALLAH ONUN MEKANINI CENNET ETTSİN
Muhammet December 2nd, 2011 tarihinde demis ki;
Teşekkürler Arkadaşlar :D
MerveSeval December 19th, 2011 tarihinde demis ki;
Ben daha küçüğüm.Benimde hatalarım olabilir.ben hepinizden küçük olmama rağmen bu röportaj çok işime yaradı.Emeği ğeçen herkese teşekkür ediyorum.Ayrıca böyle yazılar Atatürk’ün dediği gibi Türk milletini bilgilerndirecek ve refah seviyesineyükseltecektir.Unutmayınki Atatürk gibi bir lider bir daha dünyaya gelmez . Devletimizin değerini bilip başka medeniyetlere maşa olmazyalım.
Elizabete December 27th, 2011 tarihinde demis ki;
çok güzel bir röpörtaj atatürk te çok akıllı bir insan.çok beğendim TEŞEKÜRLER….:):)
fatih şahin January 14th, 2012 tarihinde demis ki;
çok işime yaradı





Yusuf April 7th, 2009 tarihinde demis ki;
Altay beyin röportajını çok beğendiğimi söylemeliyim. Teşekkürler bir kere daha kendimize geldik. ALLAH (cc) razı olsun…. İyi çalışmalar.