Sectiginiz Yazarin Tum Yazilari

Sinkaf Telekom

Bundan tam bir yıl önce taşındım ve taşınırken Türk Telekom Kadıköy Müdürlüğü’ne giderek dilekçe verip, tüm borçlarını ödeyerek sabit telefon hattımı iptal ettirdim. O telefon numarasının artık benimle ilgisi olmayacaktı.

Ancak iki hafta önce Çakır Hukuk Bürosu’ndan cep telefonuma gelen mesajda “Türk Telekom’a borcum olduğu, ödemezsem haciz yoluna gidileceği” söyleniyordu. Aradım, durumu sordum; bir senedir biriken borçlarımın XXX TL olduğu söylendi. Oysa o hattın iptal edilmiş olması gerekiyordu. “Neden iptal edilmemiş?” diye sordum, “geçen ay (Haziran) borcundan dolayı kapanmış” yanıtını aldım.

Yani Türk Telekom, iptal edilmesi için dilekçe verdiğim bu hattı iptal etmemiş. Cep telefonumu bilmelerine rağmen (bilmeseler icra bildirimi gönderemezler) bugüne kadar hiç ses de çıkarmamışlar.

Sadece beklemişler. Telefonun sabit kullanım bedeli olan 18 TL sürekli birikmiş, biriktikçe üzerine faiz binmiş, bunlar da “tahsil edilebilir yeterliliğe” geldiğine kanaat getirdikten sonra bana icra kağıdı göndermişler.


Devam

Süper teknoloji: Sedasyon

Dişçi koltuğundan benim kadar korkan birini daha tanımadım. Öyle ahım şahım olmasa da sağlığına dikkat eden biriyim, hasta olmayı beklemeden arada bir servis bakıma sokarım bünyeyi ama konu diş olunca köşe bucak kaçarım. Allah’a şükür, dişlerimde rahatsız eden sorunlar olmadığı için de pek fazla ihtiyacım olmuyor dişçi koltuğuna oturmaya.

Bundan 6-7 sene önce iki dolgu yaptırmıştım. Hani şu arkadaki, en kocaman dişlere. Biri sağ alt, diğeri sol üst olarak çapraz ateşe aldılar beni. İki dolgu da tam dört sene önce düştü. Diğer dişlere rahatsızlık vermediler, kendileri de arıza çıkarmadılar. Buna benim dişçi korkusu da eklenince uzun süre iyi geçindim bu iki arızalı kardeşle. Bu konuda yaptığım eşekliğin diz boyu olduğunu kabul etmem gerekiyor.


Devam

Yerli malı yurdun malı

Son günlerde bir Google tartışmasıdır gidiyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım işi gücü bırakmış Google’a laf yetiştiriyor, Google sessiz kaldıkça ağzı olan herkes konuşmaya başlıyor. Konu özetle şu şekilde:

Bildiğiniz gibi, YouTube Atatürk’e hakaret içeren videolar olduğu bahanesiyle engellenmişti. Fakat iş bilmemezlikten dolayı IP adresleri değil, sadece www.youtube.com alan adı engellendi. IP’ler serbest olduğundan, DNS değiştirerek rahat rahat girip çıkmaya devam ettik. Hatta Tayyip Erdoğan bile “ben giriyorum, siz de girin” diyerek devlet kademeleri arasındaki koordinasyon bozukluğunu tasdikledi.

Fakat yasakların hiç umursanmadığını fark eden devlet baba, geçtiğimiz günlerde YouTube IP’lerine de engel koydu. İşi bilmeyenler zorlanmaya başladılar, YouTube’a giremez oldular.

Aynı tarihlerde, YouTube’un sahibi olan Google, YouTube IP’lerini değiştirerek Google hizmetlerinden bazılarıyla paylaşımlı hale getirdi. Devletin engellediği IP’ler atıl durumda kaldı ve YouTube IP bazında açıldı, DNS kullananlar eski rahatlıklarıyla YouTube’a girip çıkmaya başladılar. Bunun üzerine devlet, bu IP’leri de engelledi.

Fırtına da burada koptu. Çünkü bu kez engellenen IP numaraları sadece YouTube tarafından değil, Google hizmetleri tarafından da kullanılıyordu. Google Docs, Google Analytics, Google Maps gibi birçok Google servisi Türkiye’den erişime kapandı, bu servisleri kullanan onbinlerce site ve milyonlarca internet kullanıcısı mağdur duruma düşürüldü.


Devam

Bin Ali internette çocuklar gibi şendik

Bin Ali internette çocuklar gibi şendik
Bin Ali o gün dev gibi Google’ı yendik.

Ak Parti’li bakanımız haykırdı: engelle!
Bir yaz günü sansürledik interneti tümüyle.

Tren bakanından internet uzmanı olursa benden de şair olur.

Gundi Kemal

Yeni bir döneme giriyor CHP. Partinin içindeki memur zihniyeti hiçbir zaman değişmeyecek olsa da, yeni başkanları Kemal Kılıçdaroğlu sayesinde biraz nefes alacaklar artık. En azından 2011 seçimlerinde meclisten düşmemeyi garantilediler. Önemli bir başarı CHP için.

Bilirsiniz, bizde partiler yaptıkları ve yapacakları için değil, aile büyükleri de o partiyi tuttuğu için tutulur, ataerkil toplum yapımızı burada da gösteririz. Gerçek CHP’liler genellikle özel sektöre pek bulaşmamış memur kesiminden çıkarlar. Özel sektörü biraz kurcalayıp paranın tadını alınca AKP saflarında milletvekili olanlar da görülmüştür. Hatta sadece alışveriş merkezlerinde eczane açabilmek için AKP’den milletvekili olan komünist eczacılarımız da mevcuttur.

O nedenle CHP’de aktif rol alanlar reel ekonomiden pek anlamazlar. Teorik olarak elbette anlatırlar, atıp tutarlar ancak piyasada gerçekten iş yapan, iş kurup büyüten, sanayiciliğe, ihracata soyunan CHP’li pek bulunmaz. Partilerinin yeni başkanı da bu zihniyeti aynen savunan, her ev hanımına 100 TL dağıtmaktan bahseden, halktan biri olduğunu göstermek için delik ayakkabılarla dolaşan garip bir adamdır.


Devam