<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Delinin Kuyusu &#187; Akay Perker</title>
	<atom:link href="http://www.delininkuyusu.com/index.php/author/akay-perker/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.delininkuyusu.com</link>
	<description>Bir deli, kuyuya bir akıllı atar ve olaylar gelişir!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 23:29:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Ne pis adamlarmışsınız!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ne-pis-adamlarmissiniz.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ne-pis-adamlarmissiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Aug 2011 01:35:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[oruç kavgası]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3952</guid>
		<description><![CDATA[Oruç tutanlarla tutmayanların kavgaları bir Ramazan klasiğidir. Medya da bu tip olayları çok sever, süsleye süsleye, abarta abarta haber yapar. Medya haberini taraflı yapar, halk okuduğunu kendi istediği şekilde anlayarak okur ve ortaya her zaman, her konuda benzer tablolar çıkar. Voleybolcu Nurcan olayında da aynı şeyi yaşadık. Sosyal medyada Nurcan kavgası görmekten artık tiksinti geldi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3956 alignleft" title="Kavga gurultu" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/08/fight.jpg" alt="" width="421" height="364" />Oruç tutanlarla tutmayanların kavgaları bir Ramazan klasiğidir. Medya da bu tip olayları çok sever, süsleye süsleye, abarta abarta haber yapar. Medya haberini taraflı yapar, halk okuduğunu kendi istediği şekilde anlayarak okur ve ortaya her zaman, her konuda benzer tablolar çıkar.</p>
<p>Voleybolcu Nurcan olayında da aynı şeyi yaşadık. Sosyal medyada Nurcan kavgası görmekten artık tiksinti geldi. Eminim kendi de bunalmıştır bu durumdan.</p>
<p>Nurcan, ne onu savunanların, ne de yerenlerin umrunda değil aslında. Sağlam bir malzeme verdi insanlara ve bölünmeye, ötekileştirmeye, kavgaya pek meraklı milletimiz de ikiye ayrılıp kıyasıya laf dalaşı yapmaya başladı. Tartışmalarda söylenenlere bakarsanız iki taraf da demokrasiyi, özgürlüğü falan savunuyor da iş icraata gelince &#8220;benim gibi düşünmeyen ölsün&#8221;den öte gidemiyorlar.</p>
<p>İlk habere göre dallamanın biri bu kıza bacakları açık diye yumruk atmış, o da çok üzülmüş, kalbi kırılmış.</p>
<p>Sonradan gelen habere göre bu kızımız otobüste bacaklarını koridora uzatarak oturuyormuş, adam takılıp düşmüş, bacaklarını toplamasını söyleyince bu kızımız da ona bağırmış, tokat atmış.</p>
<p><span id="more-3952"></span>İlk haberin şahidi yok, ikinci haberin şahidi otobüs şoförü. Günlerdir atıp tutan köşe yazarları, halk parçacıkları ve milyonlarca insanın incir çekirdeği kadar bilgisi yok olay hakkında.</p>
<p>Olayın aslını astarını ben de bilmiyorum. Nurcan&#8217;a gerçekten bir dallama denk gelmiş olabilir, bacakları açık diye tokat atmış olabilir. Hayvanımız çok bizim. Laf da atar, tokat da atar.</p>
<p>Diğer türlü düşünürsek, Nurcan yorgundur, bacaklarını uzatmıştır, adam takılınca bacaklarını toplamasını söylemiştir, Nurcan da o yorgunlukla &#8220;öfff sanane be geç işte&#8221; gibisinden bir cümle söylemiştir, iş uzamıştır.</p>
<p>İkisi de olamaz mı? Olabilir. İki türlü insanı da her yerde görmüyor muyuz? Görüyoruz.</p>
<p>Olaya şahit olduk veya şahitlerden biriyle konuştuk mu? Hayır.</p>
<p>Olay hakkında medyanın verdiklerinden başka bilgimiz var mı? Yok.</p>
<p>Bu medyanın 10 söylediğinden dokuzu yalan, biri şüpheli mi? Evet.</p>
<p>E o zaman ne bok yemeye günlerdir kavga ediyorsunuz kardeşim?</p>
<p>Bir taraf bütün oruç tutanları maganda ilan etti, öteki taraf bütün şortlu kadınları orospulukla suçlamaya başladı. Zerre kadar bilgi sahibi olmadığı bir konuda bu kadar kutuplaşan, ağzından köpükler saça saça kavga eden bir toplum olabilir mi?</p>
<p>Siz daha şahit olmadığınız, aslını astarını bilmediğiniz bir kadınla erkeğin kavgasında bu kadar ahmakça kutuplaşıp birbirinizi yiyorsanız, daha büyük olaylarda, başkaları tarafından tezgahlanan daha geniş projelerde birbirinizi kesersiniz be.</p>
<p>Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak yanlıştı hani?</p>
<p>Sağcısı, solcusu yok, alayı aynı bu toplumun. Adalet duygusundan habersiz, olaylara objektif bakmanın ne olduğunu bilmeyecek kadar cahilsiniz.</p>
<p>Bu kafayla giderseniz de daha yüzyıllar boyu birbirinizi yer, yerinizde sayarsınız.</p>
<p>Devam edin. Aferin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ne-pis-adamlarmissiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/08/fight.jpg' length ='71444'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Ayça Engin Akmeşe</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ayca-engin-akmese.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ayca-engin-akmese.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Feb 2011 23:16:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[ayça engin akmeşe]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul aydın üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ordinaryüs profesör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3885</guid>
		<description><![CDATA[Anlatılan her başarılı dolandırıcılık hikâyesine eklenen bir yorum vardır. Anlatıcı dolandırıcının yaptıklarını anlatır, sonra da yorumunu ekler: “Abi aslında çok zeki milletiz de kafamız üçkağıda çalışıyor. Kafayı doğru yere çalıştırsak çok başarılı oluruz.” Bugüne kadar kaç dolandırıcı hikâyesi dinlediysem, bir o kadar da bu yorumu duydum. Asla katılmıyorum. Hatta bu yorumu şu şekilde düzelteyim, aslında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3891 alignleft" title="Firsatlari degerlendir!" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/02/farekedi.jpg" alt="" width="421" height="358" />Anlatılan her başarılı dolandırıcılık hikâyesine eklenen bir yorum vardır. Anlatıcı dolandırıcının yaptıklarını anlatır, sonra da yorumunu ekler: “Abi aslında çok zeki milletiz de kafamız üçkağıda çalışıyor. Kafayı doğru yere çalıştırsak çok başarılı oluruz.” Bugüne kadar kaç dolandırıcı hikâyesi dinlediysem, bir o kadar da bu yorumu duydum.</p>
<p>Asla katılmıyorum. Hatta bu yorumu şu şekilde düzelteyim, aslında o kadar aptalız ki, normal zekada biri çıkıp da diğerlerinin aptallığından veya tembelliğinden yararlanarak bir dolap çevirdiğinde çok zekiymiş gibi görünüyor.</p>
<p>Jetonlu telefona jeton şeklinde buz kalıbı sarkıtmak gibi köylü kurnazlıkları değil benim kastettiğim, polis kılığında esnaftan milyonlar tokatlamak gibi başarılı eylemleri kastediyorum.</p>
<p>Toplum olarak fazlasıyla dikkatsiz, aceleci ve tembel olduğumuzdan, bu özellikleri kolaylıkla aleyhimize kullanabiliyorlar.</p>
<p>Bunun son örneği de Ayça Engin Akmeşe oldu. 39 yaşındaki bu ablamız, tam bir seneden beri İstanbul Aydın Üniversitesi’nde ordinaryüs profesör unvanıyla sanat tarihi dersleri veriyormuş. Unvanının sahte olduğu İstanbul Üniversitesi’ne başvurunca ortaya çıkmış ve hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan dava açılmış.</p>
<p><span id="more-3885"></span>Ayça Hanım ceza alır mı almaz mı bilmem ama bu olay başka bir benzer olayı anımsattı bana. ABD’de akıllının biri 150 dolarlık banknotlar basıp bir marketten alışveriş yapmıştı. Olay ertesi gün ortaya çıkmış ve arkadaşa kalpazanlık suçundan dava açılmıştı.<br />
Sonuç ne oldu peki? Dava düştü. Çünkü gerçekte 150 dolarlık banknot olmadığından sahtesi de yapılamazdı ve kimse sahtekarlıkla suçlanamazdı. Ancak 150 dolarlık banknotu alıp bir de para üstü veren kasiyerin aptallığıyla dalga geçilebilirdi, öyle de oldu.</p>
<p>Ayça Engin Akmeşe’nin nitelikli dolandırıcılıkla suçlanması da bu olaya benziyor. Çünkü kadın üniversiteye “ordinaryüs profesör” unvanıyla başvurmuş ve bu unvan 1980 darbesiyle çıkan yüksek öğrenim kanunuyla iptal edilmiş, zaten 1960’dan beri de kimseye verilmemiş. Yani ordinaryüs diye bir unvan olmadığı için sahtesi de olamaz.</p>
<p>CV’sine göre 1991’de lisansını, 1993’de yüksek lisansını, 1995’de doktorasını tamamlamış, 2000’de doçent, 2004’de profesör ve 2008’de ordinaryüs profesör unvanlarını almış. Alkışlanası bir CV! <em>(Bu <a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/02/ayca1.png" target="_blank">ilk sayfası</a>, şu da <a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/02/ayca2.png" target="_blank">ikinci sayfası</a>.)</em></p>
<p>Bu CV’yi sıradan bir lise öğrencisine gösterseniz hadi lan ordan diyerek kovar sizi başından. Ama İstanbul Aydın Üniversitesi kovmamış, baş tacı etmişler kadını. Bir sene boyunca derslere girmiş, kendisine toplamda 17.000 TL ödenmiş.</p>
<p>Helal olsun o para. Eğitim sistemiyle, üniversitelerin durumuyla göstere göstere taşak geçmek için daha iyi bir yol seçilemezdi.</p>
<p>Ben bu kadına dolandırıcı demem, diyemem. Dolandırıcı olsa profesör unvanıyla kalırdı, dikkat çekmeden parasını cukkalamaya bakardı. Kadın kendine ordinaryüs demiş. Bakalım ne kadar yedirebilirim, bu iş nerede patlar diye sınırları zorlamış resmen.</p>
<p>6 kitap çıkardığını, çeşitli makaleler değil de bildiriler yazdığını, 14 sergi açtığını, 2 ödül aldığını, Mimar Sinan Üniversitesi’nde, Kültür Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştığını iddia ediyor CV’sinde. Ve CV’deki imla hatalarından ödüllere, isimlere kadar her şey bunun dolandırıcılık değil, dalga geçmek maksadıyla yazıldığını gösteriyor.</p>
<p>Ulan basit bir personel alırken bile önceki şirketini ararsın, referans gösterdiği kişilere bir danışırsın. Üniversitene ordinaryüs profesör alıyorsun be, domates değil. O kadar makale, kitap yazdığını söylemiş kadın. Aç birini oku, daha önce çalıştığını iddia ettiği okulları bir ara, nasıl bir hocadır diye sor be. Üniversiteye hoca alırken hiç mi araştırma yapılmıyor, nedir anlamadım ki…</p>
<p>Sıradan bir kadın kendine biçtiği ordinaryüs profesör titriyle üniversitelerde öğretim görevlisi olarak çalışabiliyorsa, diğer eğitim görevlilerinin halini düşünmek bile istemiyorum. Bir sahte kimlikle, Photoshop’da editlenmiş bir diplomayla rektör bile olabiliriz demek ki.</p>
<p>Gelin üniversitelerin durumunu düşünün şimdi. Çocuklarınızı eğitim alsınlar diye gönderdiğiniz, tomarla para bayıldığınız özel üniversiteleri düşünün. Önüne gelenin üniversite açabildiği bir çağda gençlere üniversite bitirmenin önemini anlatalım haydi.</p>
<p>Ayça Engin Akmeşe’nin, nitelikli dolandırıcılık suçundan 20 yıl hapis yeme ihtimali var. Bu ülkede adalet sistemi doğru işleyecekse eğer, onun alacağı cezanın çok daha fazlası İstanbul Aydın Üniversitesi yöneticilerine verilmelidir. Ordinaryüs diye bir unvanın olmadığını bilmeyen, okula alacağı profesörün referanslarını incelemeyen, açıp bir satır yazısını okumayı düşünmeyen, buna rağmen ortalıkta üniversitede yöneticiyim diye gezinen adamlar almalıdır asıl cezayı.</p>
<p>Benim çocuğum bu üniversitede okusaydı Ayça Engin Akmeşe’ye gözümü açtığı için teşekkür eder, okula da ödediğim paralar ve çocuğuma kaybettirdiği zaman için dava açardım. Hem çocuğuma en iyi eğitimi vereceğini iddia edeceksin, hem de sokaktan geçen adamın dalga geçmek için gönderdiği CV’ye inanıp onun başına eğitimci diye dikeceksin.</p>
<p>Bu okulun eğitim öğretime devam etmesi bile yasaklanmalıdır.</p>
<p><em>*Hadi hiçbir makalesini, referansını incelemeyecek kadar tembelsiniz diyelim, hiç olmazsa düşünün. Ayça diye ordinaryüs mü olur lan?</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ayca-engin-akmese.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/02/ayca1-353x500.png' length ='10320'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Ebleh yabu</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ebleh-yabu.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ebleh-yabu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Oct 2010 09:34:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ebleh ya bu]]></category>
		<category><![CDATA[ebleh yabu]]></category>
		<category><![CDATA[edeb ya hu]]></category>
		<category><![CDATA[edeb yahu]]></category>
		<category><![CDATA[edeb yahu timi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3858</guid>
		<description><![CDATA[Edeb Ya Hû, hat sanatıyla ilgilenenlerin en sevdiği cümlelerden biri. Bazı hattatlar Edeb Ya Hû yazdıktan sonra altına bir de Laedri yazarlar ki bu not sözün Laedri diye birine ait olduğunu değil, anonim olduğunu gösterir. Bilinmeyen, anonim anlamında kullanılan bir ifadedir laedri. Edeb Ya Hû ise, birine edepli olmayı emretmek anlamına gelmez, &#8220;edepli olun yeaa&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3859 alignleft" title="Edeb Ya Hu" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/10/edebyahu.jpg" alt="" width="421" height="443" />Edeb Ya Hû, hat sanatıyla ilgilenenlerin en sevdiği cümlelerden biri. Bazı hattatlar <strong>Edeb Ya Hû</strong> yazdıktan sonra altına bir de <strong>Laedri</strong> yazarlar ki bu not sözün Laedri diye birine ait olduğunu değil, anonim olduğunu gösterir. <strong>Bilinmeyen, anonim anlamında kullanılan bir ifadedir laedri</strong>.</p>
<p><strong>Edeb Ya Hû ise, birine edepli olmayı emretmek anlamına gelmez</strong>, &#8220;edepli olun yeaa&#8221; cümlesinin karşılığı değildir. <strong>Bir duadır, &#8220;Edeb Ya Rab&#8221; cümlesiyle aynı anlamı taşır</strong>. Yani kişi edebi kendine ister, Rabbinden dileğidir bu.</p>
<p>Eskiden medreselerin, tekkelerin, dergahların kapısında yazarmış Edeb Ya Hû ifadesi. Edebin her şeyden önce geldiğini anlatmak için, Allah&#8217;tan edepli olmayı istemek için kullanılırmış.</p>
<p>Rabbe sesleniş olan &#8220;ya Hû&#8221; zamanla argo bir sözcük olan &#8220;yahu&#8221;ya dönüşünce, &#8220;edeb ya Hû&#8221; cümlesinin de anlamı kaymış, gerçek anlamını unutan insanlar birbirlerine akıl vermek için kullanır olmuşlar bu cümleyi.</p>
<p>Başlarda mütevazı, Allah&#8217;tan en büyük dileği edepli olmak olan insanların kullandığı cümle, bugün kendi hatasını görmeyip başkasına laf eden, kendi eksik aklınca onları doğru yola çağıran denyoların kullandığı bir cümle haline geldi.</p>
<p>Bir güruh türedi son zamanlarda, akıllarınca eylem yapıyorlar. Sağda solda gördükleri billboardlardaki, reklam afişlerindeki kadın resimlerine Edeb yahu yazan stickerlar yapıştırıyorlar, sprey boyalarla edeb yahu yazıyorlar. Reklam afişleriyle de kalmıyorlar, esnafın tabelasına, dükkanının camına sprey boyalarla edeb yahu yazanlar var.</p>
<p>Bu kafadaki adamlar, aslında bu duanın ortaya çıkmasına neden olan adamlar. Çünkü edepsizler, başkasının hakkına saygı göstermeyen, malına zarar veren, kul hakkına giren insanlar. Edepli bir insanın yapacağının tam tersini yapıyorlar.</p>
<p>Bu insanlar yüzünden fitne çıkıyor, Aydın Doğan&#8217;ın gazeteleri mal bulmuş mağrıbî gibi atlıyorlar bu tip haberlere. &#8220;İslamcılar azıttı, <a href="http://www.milliyet.com.tr/-edeb-yahu-timi-isbasinda/turkiye/sondakika/%7BDate%7D/1306290/default.htm" target="_blank">edeb yahu timi işbaşında</a>&#8221; gibi haberler yapıyorlar.</p>
<p>Sağa sola edeb yahu yazan dangalaklar bu haberleri okudukça nasıl hissediyorlar bilmiyorum ama edeb Ya Hû lafzının gerçek anlamını bilenlerin iyi hissetmediğine eminim.</p>
<p>Bu denyolar eylemciliğe soyunabilirler, anarşistlik hoşlarına gidebilir ama din adına anarşistlik yapmak diye bir şey yoktur. Amacı ne olursa olsun, kullandığı sözün anlamını bilmeden anarşistliğe soyunanların kapısına <strong>ebleh ya bu</strong> yazmak istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ebleh-yabu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/10/edebyahu.jpg' length ='75098'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Sinkaf Telekom</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sinkaf-telekom.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sinkaf-telekom.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 11:21:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[türk telekom]]></category>
		<category><![CDATA[türk telekom dolandırıcılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3809</guid>
		<description><![CDATA[Bundan tam bir yıl önce taşındım ve taşınırken Türk Telekom Kadıköy Müdürlüğü&#8217;ne giderek dilekçe verip, tüm borçlarını ödeyerek sabit telefon hattımı iptal ettirdim. O telefon numarasının artık benimle ilgisi olmayacaktı. Ancak iki hafta önce Çakır Hukuk Bürosu&#8217;ndan cep telefonuma gelen mesajda &#8220;Türk Telekom&#8217;a borcum olduğu, ödemezsem haciz yoluna gidileceği&#8221; söyleniyordu. Aradım, durumu sordum; bir senedir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3818 alignleft" title="Turk Telekom" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/08/turktelekom.jpg" alt="" width="421" height="218" />Bundan tam bir yıl önce taşındım ve taşınırken Türk Telekom Kadıköy Müdürlüğü&#8217;ne giderek dilekçe verip, tüm borçlarını ödeyerek sabit telefon hattımı iptal ettirdim. O telefon numarasının artık benimle ilgisi olmayacaktı.</p>
<p>Ancak iki hafta önce Çakır Hukuk Bürosu&#8217;ndan cep telefonuma gelen mesajda &#8220;Türk Telekom&#8217;a borcum olduğu, ödemezsem haciz yoluna gidileceği&#8221; söyleniyordu. Aradım, durumu sordum; bir senedir biriken borçlarımın XXX TL olduğu söylendi. Oysa o hattın iptal edilmiş olması gerekiyordu. &#8220;Neden iptal edilmemiş?&#8221; diye sordum, &#8220;geçen ay (Haziran) borcundan dolayı kapanmış&#8221; yanıtını aldım.</p>
<p>Yani Türk Telekom, iptal edilmesi için dilekçe verdiğim bu hattı iptal etmemiş. Cep telefonumu bilmelerine rağmen (bilmeseler icra bildirimi gönderemezler) bugüne kadar hiç ses de çıkarmamışlar.</p>
<p>Sadece beklemişler. Telefonun sabit kullanım bedeli olan 18 TL sürekli birikmiş, biriktikçe üzerine faiz binmiş, bunlar da &#8220;tahsil edilebilir yeterliliğe&#8221; geldiğine kanaat getirdikten sonra bana icra kağıdı göndermişler.</p>
<p><span id="more-3809"></span>Türk Telekom adlı şirket eğer <a href="http://mali.iem.gov.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=36" target="_blank">nitelikli dolandırıcılık</a> yapmıyorsa, benim merak ettiklerim var.</p>
<p>1. Telefonumun iptal edilmesine dair dilekçe vermeme rağmen hattım neden iptal edilmedi? İptal edilmediyse o gün bana neden &#8220;hattınız iptal edilmiştir&#8221; dendi?</p>
<p>2.Verdiğim dilekçe nereye gitti? Neden durumu anlattığımda benim verdiğim dilekçeyi bulmuyorlar da benden &#8220;hat kapatma makbuzu&#8221; istiyorlar? Türk Telekom kendisine verilen dilekçeleri, yazışmaları saklamıyor mu?</p>
<p>3. Bir telefonun borcu 3 ay ödenmeyince borcundan dolayı kapatılıp, hat sahibine bilgi verilmiyor mu? Bu telefon neden bir sene boyunca kapatılmadı? Borçların iyice birikmesi mi beklendi?</p>
<p>4. Geçen ay FriendFeed&#8217;de <a href="http://ff.im/oiwoK" target="_blank">bu konudan bahsettim</a>, orada da bazı kişiler başlarına benzeri olayların geldiğinden bahsettiler. Türk Telekom hat kapatma başvurularını kafasına göre mi uyguluyor?</p>
<p>5. Elimde &#8220;hat kapatma makbuzu&#8221; olmadığı sürece, Türk Telekom&#8217;a dilekçe vermiş olmama ve Türk Telekom&#8217;un bana &#8220;isteğiniz üzerine hattınızı kapattık&#8221; demesine rağmen aradan bir sene geçince haksız olarak borç tahakkuk ettiriliyor. Türk Telekom tarafından bu şekilde mağdur edilen birçok insan var. Türk adaletinin bu yapılanlardan neden haberi yok?</p>
<p>Eğer bu soruların mantıklı birer yanıtı yoksa, Türk Telekom&#8217;un kanunlardaki boşluklardan yararlanarak nitelikli dolandırıcılık yaptığına, müşterilerini mağdur ettiğine inanıyorum.</p>
<p>Borcum 40 TL de olsa, 40.000 TL de olsa önemli değil. Önemli olan, borcum olmadığı halde Türk Telekom&#8217;un verdiğim dilekçeyi kaybetmesi yüzünden borçluymuş gibi gösterilmem; icrayla, hacizle tehdit edilmem. Türk Telekom Deli Dumrul&#8217;u oynamaya karar verdiyse bunu bilelim, ona göre davranalım.</p>
<p>Bu yapılan ahlâksızlıktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sinkaf-telekom.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/08/turktelekom.jpg' length ='40226'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Süper teknoloji: Sedasyon</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/super-teknoloji-sedasyon.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/super-teknoloji-sedasyon.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 15:03:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[ali cenk erdem]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatla diş çektirmek]]></category>
		<category><![CDATA[apseli diş çektirmek]]></category>
		<category><![CDATA[diş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[diş apsesi]]></category>
		<category><![CDATA[diş çektirmek]]></category>
		<category><![CDATA[öncü diş kliniği]]></category>
		<category><![CDATA[sedasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sedasyonla diş tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3683</guid>
		<description><![CDATA[Dişçi koltuğundan benim kadar korkan birini daha tanımadım. Öyle ahım şahım olmasa da sağlığına dikkat eden biriyim, hasta olmayı beklemeden arada bir servis bakıma sokarım bünyeyi ama konu diş olunca köşe bucak kaçarım. Allah&#8217;a şükür, dişlerimde rahatsız eden sorunlar olmadığı için de pek fazla ihtiyacım olmuyor dişçi koltuğuna oturmaya. Bundan 6-7 sene önce iki dolgu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3684 alignleft" title="dislerim sarki soylemeye basladi ahaha" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/dis.jpg" alt="" width="421" height="285" />Dişçi koltuğundan benim kadar korkan birini daha tanımadım. Öyle ahım şahım olmasa da sağlığına dikkat eden biriyim, hasta olmayı beklemeden arada bir servis bakıma sokarım bünyeyi ama konu diş olunca köşe bucak kaçarım. Allah&#8217;a şükür, dişlerimde rahatsız eden sorunlar olmadığı için de pek fazla ihtiyacım olmuyor dişçi koltuğuna oturmaya.</p>
<p>Bundan 6-7 sene önce iki dolgu yaptırmıştım. Hani şu arkadaki, en kocaman dişlere. Biri sağ alt, diğeri sol üst olarak çapraz ateşe aldılar beni. İki dolgu da tam dört sene önce düştü. Diğer dişlere rahatsızlık vermediler, kendileri de arıza çıkarmadılar. Buna benim dişçi korkusu da eklenince uzun süre iyi geçindim bu iki arızalı kardeşle. Bu konuda yaptığım eşekliğin diz boyu olduğunu kabul etmem gerekiyor.</p>
<p><span id="more-3683"></span>Çünkü içindeki boşluktan sıkılan dişler zaman içinde tahriş olmaya ve kırılmaya başladılar. Ve sağ alttaki kerata iki sene önce öyle bir ağrıyla uykumdan uyandırdı ki, biri yanağıma yumruk attı sandım. Dişçi korkusunu falan unutarak ilk gördüğüm hastaneden içeri daldım, doktor hanım apse yapan dişe dokunamayacağını söyleyerek Amoklavin 1000 mg ve Appranax yazarak dehledi beni.</p>
<p>Apse indiğinde gittim aynı doktora, oturup inceledi dişimi. Dedi ki, &#8220;dişlerinizin sağlık durumu harika, hepsi çok sağlam. Ancak bu sorunlu dişiniz tehlikeli boyuta ulaşmış. Onu hemen çekip yerine implant yapalım.&#8221;</p>
<p>Nasıl çekeceğini tarif etmeye kalkmasa tüm korkuyu bir kenara bırakıp o koltuğa oturacaktım. Ama doktor hanım dişin iptal olduğunu, kerpetenle çekemeyeceğini, damağı keserek köke ulaşacağını anlatınca &#8220;bunu yapmak için beni öldürmen gerek dostum,&#8221; diyerek kaçtım oradan.</p>
<p>Korkunun ecele faydası yok tabi. O günden beri sessiz sakin duran diş, geçtiğimiz pazar günü kendini öyle bir hatırlattı ki, ağrıdan duvarları tırmalamaya başladım. Ne Majezik, ne Appranax kâr etmedi, güvenebileceğim bir dişçi bulana kadar günlerimi her akşam ağrı kesici iğne yaptırarak geçirdim.</p>
<p>Sonra, sedasyon diye bir yöntemin varlığını, Türkiye&#8217;de bu yöntemi diş operasyonlarında kullanan ilk doktorun sitesinde öğrendim: <a href="http://www.alicenkerdem.com" target="_blank">Ali Cenk Erdem</a>.</p>
<p>Ağrıdan kısılan gözlerim ve ensemden akan terle sitedeki yazıları okumaya başladım. Okudukça akan ter azaldı, ağrı bile hafiflemeye başladı. Çünkü sedasyon dedikleri yöntemde lokal anestezinin verdiği ızrıdabın zerresi bile görünmüyordu.</p>
<p>Sitede anlatılanlara göre sedasyon yöntemi normal insanlardan ziyade doktor koltuğunda rahat durmayan özürlülere, otistiklere diş tedavisi yapmak için kullanılırmış. Dişçi fobisi olanlara da uygun olduğunu okuyunca hemen Ali Cenk Erdem&#8217;in ofisine koşmaya karar verdim.</p>
<p>Pazardan beri çektiğim acıdan, şişen apseden o kadar bıkmıştım ki, Cuma sabahı arayıp birkaç saat sonrasına randevu alarak, yeni bir İstanbul &#8211; Ankara rekoruyla Kadıköy&#8217;den Kavaklıdere&#8217;ye yetiştim. Normalde dişçiye giderken ayaklarım geri geri gider resmen, ama bu kez -en azından Bestekar Sokak&#8217;a varana kadar- keyfim gayet yerindeydi. Kapının önüne geldiğimde heyecan başlasa da bacaklarımın titremesine aldırmadan, &#8220;dişçi de neymiş ulan&#8221; ifadesiyle çıktım ofisin kapısına.</p>
<p>Her şeyden önce, Ali Bey&#8217;in ofisi diş hekimi muayenehanesine benzemiyor. Gayet şık, otomobil ve uçak maketleriyle dekore edilmiş bir ofisi var. En önemlisi de, hani o diş muayenehanelerinin olduğu apartmanlara bile yayılan tuhaf bir ilacımsı koku olur ya, o kokudan eser yok.</p>
<p>Misafirperverlik mükemmel. Eski bir dostumu ofisinde ziyaret ediyormuş gibi rahatım. Çay kahve ikramından sonra heyecanlı bölüm başlıyor, gözüme engizisyon işkence aletlerinin günümüze uyarlanmışı gibi görünen koltuğun bulunduğu odaya geçiyoruz.</p>
<p>Koltuğa oturduğumda Uzakdoğulu bilimadamlarına benzeyen çok kibar bir beyfendi gelip bana neler yapacaklarını anlatıyor. Cemalettin Bey, kliniğin anestezi uzmanı. Önce biraz ilaç vereceklerini, vücudumun tepkisine göre o ilacı kullanıp kullanmayacaklarına karar vereceklerini söylüyor.</p>
<p>Sol elimden bir damla ilaç girdiğinde, değişmeye başlıyorum. Bir şişe votka içmiş gibiyim. Başım dönüyor, büyük bir keyif yayılıyor bedenime. Uçuyorum, bu ilaçtan başka zaman da bulmam lazım.</p>
<p>O kafayla bir süre muhabbet ediyoruz, o esnada testler tamamlanıyor, Cemalettin Bey minik bir şırıngayı elime enjekte ederken &#8220;ilaç vücudunuza uygun, birazdan bayı&#8230;.&#8221;</p>
<p>Derin bir uykudan uyanır gibiyim, sorduğum ilk soru &#8220;ne zaman bayılacağım?&#8221; oluyor.</p>
<p>Ali Bey&#8217;in yanıtı ilginç: &#8220;Geçmiş olsun, 2.5 saat oldu.&#8221;</p>
<p>Yavaş yavaş hatırlamaya başlıyorum. Her şey rüya gibi. Burnum kaşınıyor, kaşımaya çalışırken birisi &#8220;ben kaşırım&#8221; diyor, kaşıyor. Ağzımın içinde bir şeyler oluyor, derinden gelen gürültüler var. Bir makinenin sesini duyuyorum uzaklardan, hafiften çıtırtılar duyuyorum. Bacaklarımı istemsizce sallıyorum, yattığım yerde tekmeler atıyorum ama neden yaptığımı bilmiyorum. Birileri bir şeyler söylüyor, yanıt vermeye çalışınca rüya bitiyor. Çok değişik.</p>
<p>Beni bir damlasıyla uçuran bir ilaçla uyumuş olmama rağmen uyandığımda hiç rahatsız değilim. Konforlu bir uykudan uyanmış gibiyim.</p>
<p>Çekilen dişlerin yerindeki sargı bezleri ve hissetmediğim dudaklarım haricinde bir sorun yok. Geçirdiğim operasyona ve kış uykusu gibi derin uyumama rağmen 15 dakika sonra arabama binip klinikten ayrılıyorum.</p>
<p>Bu kadar uzun sürmesinin nedenini operasyon boyunca yanımda olan Ozan anlatıyor. &#8220;Yanık kokusu üç metre ileri geliyordu. Doktor öyle bir asılıyordu ki çenen yerinden çıkacak sandım!&#8221; Attığım tekmeleri de açıklıyor, &#8220;sen farkında değildin ama çok acı çekiyordun, çırpınıyordun. O yüzden ayaklarını bağladılar.&#8221; Evet, uyandığımda ayaklarımdan ve belimden yatağa bağlı olduğumu fark etmiştim.</p>
<p>İlacın nasıl bir etkisi varsa artık, vücudun çektiği acıyı beyin algılamıyor ama refleksler çalışıyor. Zaten o nedenle diş operasyonlarında genel anestezi uygulanamazken sedasyon başarılı oluyor.</p>
<p>Sonuç itibariyle keyifle uyuyup, yaşadıklarımı bir rüya gibi görürken artık çene kemiğine etki etmeye başlamış iki dişten kurtuluşum ve komple diş temizliği, sedasyon sayesinde oldu.</p>
<p>Fatura sıradan diş operasyonlarına göre biraz yüksek olsa da, sedasyonla diş tedavisi öylesine keyifli ki, daha fazlasını bile hak ediyor.</p>
<p>Hem çocukluğumdan beri kurtulamadığım dişçi korkusundan, hem de ne yapacağıma bir türlü karar veremediğim iki arızalı dişten beni konforumdan ödün vermeden kurtaran Öncü Diş Kliniği&#8217;ne, Dt. Dr. Ali Cenk Erdem&#8217;e, anestezi uzmanı Cemalettin Bey&#8217;e ve güleryüzüyle kliniğin neşesi olan Hülya Hanım&#8217;a çok çok teşekkür ediyorum.</p>
<p>O ilaçtan birazcık vermediler ama olsun, bulurum bir şekilde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/super-teknoloji-sedasyon.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/dis.jpg' length ='22124'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Yerli malı yurdun malı</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yerli-mali-yurdun-mali.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yerli-mali-yurdun-mali.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 11:51:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal Alem]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ara.com.tr]]></category>
		<category><![CDATA[binali yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[google engellendi]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[türk web girişimleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe arama motoru]]></category>
		<category><![CDATA[yerli arama motoru]]></category>
		<category><![CDATA[yerli malı yurdun malı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3668</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde bir Google tartışmasıdır gidiyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım işi gücü bırakmış Google&#8217;a laf yetiştiriyor, Google sessiz kaldıkça ağzı olan herkes konuşmaya başlıyor. Konu özetle şu şekilde: Bildiğiniz gibi, YouTube Atatürk&#8217;e hakaret içeren videolar olduğu bahanesiyle engellenmişti. Fakat iş bilmemezlikten dolayı IP adresleri değil, sadece www.youtube.com alan adı engellendi. IP&#8217;ler serbest olduğundan, DNS değiştirerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3672 alignleft" title="Yerli mali yurdun MAL'i" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/06/yerlimali.jpg" alt="" width="421" height="217" />Son günlerde bir Google tartışmasıdır gidiyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım işi gücü bırakmış Google&#8217;a laf yetiştiriyor, Google sessiz kaldıkça ağzı olan herkes konuşmaya başlıyor. Konu özetle şu şekilde:</p>
<p>Bildiğiniz gibi, YouTube Atatürk&#8217;e hakaret içeren videolar olduğu bahanesiyle engellenmişti. Fakat iş bilmemezlikten dolayı IP adresleri değil, sadece www.youtube.com alan adı engellendi. IP&#8217;ler serbest olduğundan, DNS değiştirerek rahat rahat girip çıkmaya devam ettik. Hatta Tayyip Erdoğan bile &#8220;ben giriyorum, siz de girin&#8221; diyerek devlet kademeleri arasındaki koordinasyon bozukluğunu tasdikledi.</p>
<p>Fakat yasakların hiç umursanmadığını fark eden devlet baba, geçtiğimiz günlerde YouTube IP&#8217;lerine de engel koydu. İşi bilmeyenler zorlanmaya başladılar, YouTube&#8217;a giremez oldular.</p>
<p>Aynı tarihlerde, YouTube&#8217;un sahibi olan Google, YouTube IP&#8217;lerini değiştirerek Google hizmetlerinden bazılarıyla paylaşımlı hale getirdi. Devletin engellediği IP&#8217;ler atıl durumda kaldı ve YouTube IP bazında açıldı, DNS kullananlar eski rahatlıklarıyla YouTube&#8217;a girip çıkmaya başladılar. Bunun üzerine devlet, bu IP&#8217;leri de engelledi.</p>
<p>Fırtına da burada koptu. Çünkü bu kez engellenen IP numaraları sadece YouTube tarafından değil, Google hizmetleri tarafından da kullanılıyordu. Google Docs, Google Analytics, Google Maps gibi birçok Google servisi Türkiye&#8217;den erişime kapandı, bu servisleri kullanan onbinlerce site ve milyonlarca internet kullanıcısı mağdur duruma düşürüldü.</p>
<p><span id="more-3668"></span>Konuyla ilgilenen trenlerden ve internetten sorumlu bakan Binali Yıldırım, önce Google&#8217;ı suçlayarak şark kurnazlığı yaptıklarını, Türkiye&#8217;nin adını yasakçı ülkeye çıkarmak için Google&#8217;ın oyun oynadığını açıkladı. Tabi kimse inanmadı kendisine.</p>
<p>Daha sonra da ağzındaki baklayı çıkararak, Google önce vergisini ödesin gibisinden bir laf etti.</p>
<p>Devlet yetkilileri YouTube&#8217;u engellemeye çalışırken yanlışlıkla engelledikleri Google konusunda geri adım atacaklarına, bu kez tartışmayı vergi konusuna kaydırdılar. Gösterdikleri neden, Google&#8217;ın Türkiye&#8217;de para kazandığı halde Türkiye&#8217;ye vergi vermiyor olmasıydı.</p>
<p>Ne YouTube, ne DailyMotion, ne de Google&#8230; Bu sitelerin yasaklanmasının arkasındaki en büyük etkenin, internetin yerlileştirilmesi çalışmaları olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Nasıl mı?</p>
<p>Türkiye&#8217;de kanunların bir çoğu halkı değil, güçlü veya hükümet yandaşı şirketleri korumak için çıkarılır. Bu sadece AKP hükümetinin marifeti değil, önceki hükümetler döneminde de çeşitli şirketleri korumak için çıkarılan kanunlara sık sık şahit olduk. Otomotiv şirketlerinden porselen üreticilerine kadar birçok sektörde rakipler birbirleriyle devlet desteğini arkalarına almaya çalışarak mücadele ettiler. Gümrük vergileri, ithalat, ihracat ayarlamaları değiştirildi bu rekabetler yüzünden.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki şirketler internetteki pazarı yeni görmeye başlıyorlar. Türkiye&#8217;de yıllardır internet kullanılıyor ve büyük projelerin hiçbiri güçlü sermayeler tarafından çıkarılmadı. Önce küçük girişimciler kurup büyüttüler sitelerini, sonra da onları gören büyük sermayeler ortaya dalarak küçük girişimcileri pastanın dışına itmeye çalıştılar. Ekşi Sözlük&#8217;ün başarısını gören Doğan Medya, futbol ve kadınlardan medet umarak sözlükler kurdu, başaramadı. Firma rehberlerinin kazandığı paraları görenler, bravo.com.tr gibi batacağı baştan belli projeler çıkardılar.</p>
<p>Büyük sermayeler internet pazarında kimi zaman başarılı olsalar da, bu işi sadece para olarak gördükleri için genellikle başarısız oldular.</p>
<p>Sadece büyük sermayeler değil, küçük ama hükümet yandaşı olan sermayeler de internet projeleri çıkarmaya başladılar. Ve burada, devlet desteği devreye girdi.</p>
<p>Diğer sektörlerden alışık olduğumuz bir karalama kampanyası, şu anda Google için yürütülüyor. Google&#8217;ın vergi vermediği, Türk sermayesinin dışarı aktığı söyleniyor, &#8220;tavuğu biz besliyoruz, başkasının kümesine yumurtluyor&#8221; gibisinden laflar ediliyor.</p>
<p>Bir yandan da, ara.com.tr adında bir sitenin tanıtım çalışmaları yapılıyor. Bir yandan bu sitenin yazılımcılarından biri olan Hasan Tezgel <a href="http://www.haber7.com/haber/20100612/Googlein-son-oyununu-bu-yazi-anlatiyor.php" target="_blank">Google&#8217;a verip veriştirirken</a>, diğer yandan başka çalışanları televizyonlarda yerli arama motorlarının <a href="http://vimeo.com/8573188" target="_blank">yararlarını anlatıyorlar</a>.</p>
<p>Maksat çok belli. Bir yandan Google&#8217;ı kötüle, halkın milliyetçilik duygularını gazla, bir yandan da kendi projenin devletin bölünmez bütünlüğünü ne kadar desteklediğini anlat.</p>
<p>Yerli arama motoru dedikleri sitede arama yaptığımda, adam gibi sonuç bile alamıyorum. Devletin işine gelmeyecek sonuçlar daha şimdiden sansürlenmişler. Hasan Tezgel&#8217;in yazısından da, ara.com.tr&#8217;nin Çinli arama motoru baidu.com tarzında bir site olduğu, sadece devlet yararına çalıştığı anlaşılıyor.</p>
<p>Yani özgürlük yok. Arama motoru devletle koordineli çalışacak, arananlar kayıt altına alınacak, devletin işine gelmeyen sonuçlar kullanıcılara gösterilmeyecek. Böylece dünyayla irtibatımız kopacak, devlet medya aracılığıyla bizi uyutmaya, yönetmeye devam edecek.</p>
<p>İstedikleri bu. Google tartışmaları biraz daha devam etsin, ara.com.tr&#8217;nin yakında gazetelerde de yer alacağından, yerli arama motorlarının yararlarından bahseden yazıların gazetelerde boy boy yer alacağından hiç şüpheniz olmasın.</p>
<p>Bilmeyenler inanacak, ulusalcılar, milliyetçiler, &#8220;kırmızı çizgi, bölünmez bütünlük, yüce Türk devleti&#8221; gibi anahtar kelimelere tapanlar gerçeklere yine gözlerini kapayacaklar, ara.com.tr&#8217;yi yere göğe sığdıramayacaklar.</p>
<p>&#8220;Vergi&#8221; dediğiniz anda gözleri açılır devletin. &#8220;Çok vergi vercem!&#8221;  derseniz, en sıkı bürokratik önlemleri bile kısa sürede aşıp, işinizi  kurarsınız. Hele ki rakibiniz vergi vermiyorsa, devlet sizin için her  şeyi yapar. Bedava reklamdan karşılıksız krediye kadar tüm destekleri  kaparsınız. Google&#8217;ı kötüleyip kendini ön plana çıkarmaya çalışan  ara.com.tr, şu anda bu stratejiyi kullanıyor.</p>
<p>Bu iş sadece ara.com.tr ile bitmeyecek. İnternetten para kazanılabileceğini geç de olsa anlayanlar, agresif girişimlerle pastaya dahil oluyorlar. Eğer ara.com.tr Google &amp; Ulaştırma Bakanlığı kavgasından yararlanırsa, aynı strateji diğer uluslar arası sitelere de uygulanacak.</p>
<p>Yarın Facebook, sonra Twitter kötülenmeye başlayacak, vergi vermedikleri iddia edilecek, Atatürk&#8217;e hakaret denecek, bölünmez bütünlük falan denecek, ardından da aynı işi yapmaya çalışan yerli bir site piyasaya sürülecek. Yani internet yerelleştirilecek. Bunun için gereken taban ve kamuoyu desteği, Türk toplumunun damarlarındaki milliyetçi kanda mevcut zaten.</p>
<p>Vergi konusuna değinecek olursak, devletin Google&#8217;dan vergi istemesi adil bir davranış olmuyor. İnternette Türkiye&#8217;ye de hizmet veren binlerce site var. Devletin sadece Google&#8217;ın peşine düşmesi, hem yerli arama motorunun önünü açmak, hem de Google&#8217;ın yüksek kazançlarından etkilenmek gibi geliyor bana.</p>
<p>Tutup da irili ufaklı binlerce siteden vergi istemesine imkân yok. Bugün basit bir internet kullanıcısı gerek ücretli üye olarak, gerek alışveriş yaparak para kazandırıyor yabancı sitelere. Türkiye&#8217;den kullanıcı kabul eden tüm siteleri vergiye bağlamaya kalkarsanız bu sitelerin hepsini kaybedersiniz.</p>
<p>Kendimden örnek vereyim. Uluslar arası çalışan, İngilizce ve İspanyolca yayın yapan, ücretli üyelikle üye kabul eden bir sitem var. Şirketi ABD&#8217;de kurduğum için vergilerimi de ABD&#8217;de ödüyorum. Türkçe yayın yapmıyor olsam da, siteye Türkiye&#8217;den üye olanlar da var.</p>
<p>Şimdi benim siteme Türkiye&#8217;den üye olanlar var diye Türkiye&#8217;de ofis açmak, vergi vermek zorunda mıyım? Aynı sitenin İspanya&#8217;dan, İtalya&#8217;dan, İngiltere&#8217;den, dünyanın dört bir yanından kullanıcıları var ve bu insanlar para vererek üye oluyor siteme. Türkiye&#8217;nin mantığında gidersek ben tüm bu ülkelerde ofis açmak ve hepsine ayrı ayrı vergi vermek zorunda kalırım. Her birinin vergi oranları ayrı, muhasebesi ayrı, ben nasıl gidip tüm bu ülkelerde şirket açayım da vergi ödeyeyim? Bu durumda para kazanabilmem için sitemin aylık üyelik bedeli 49 USD yerine 400 USD falan olmalı. Kim gelir de üye olur o zaman?</p>
<p>Türkiye beni &#8220;burada ofis aç, vergi öde, yoksa siteni engelleriz&#8221; diye tehdit ederse, Türkiye&#8217;den gelen kullanıcılara sitemi kapatırım. Türk IP&#8217;lerini blocklarım, Türk kredi kartlarını kabul etmem. Birçok site de benim yaptığımı yapar.</p>
<p>Yoksa Türkiye&#8217;nin istediği bu mu? Yabancı siteleri vergiyle tehdit et, vermezlerse erişimi engelle, onlar da siktiri çekip Türk piyasasından çekilsinler, ortalık Türkiye&#8217;den yayın yapan, vergisini veren, devlet tarafından daha kolay kontrol edilen yerli sitelere kalsın.</p>
<p>Dünyadan kop ama milliyetçilikle göz boya.</p>
<p>Google ve ara.com.tr kavgalarının ardından göreceğiz bu filmin devamını. YouTube engeli en çok Türkçe video sitelerine yaradı, Google engellenirse en büyük avantajı ara.com.tr yakalayacak. Bu durumda sonraki hamleleri de rahatlıkla tahmin edebiliriz.</p>
<p>İnternetin yerelleştirilmesi korkunç bir film olarak hayatımıza giriyor, bekleyelim ve devamını da görelim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yerli-mali-yurdun-mali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/06/yerlimali.jpg' length ='28557'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Bin Ali internette çocuklar gibi şendik</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/bin-ali-internette-cocuklar-gibi-sendik.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/bin-ali-internette-cocuklar-gibi-sendik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Jun 2010 15:43:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal Alem]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3658</guid>
		<description><![CDATA[Bin Ali internette çocuklar gibi şendik Bin Ali o gün dev gibi Google&#8217;ı yendik. Ak Parti&#8217;li bakanımız haykırdı: engelle! Bir yaz günü sansürledik interneti tümüyle. Tren bakanından internet uzmanı olursa benden de şair olur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Sansur" src="../wp-content/uploads/2010/06/sansur.jpg" alt="" width="421" height="316" />Bin Ali internette çocuklar gibi şendik<br />
Bin Ali o gün dev gibi Google&#8217;ı yendik.</p>
<p>Ak Parti&#8217;li bakanımız haykırdı: engelle!<br />
Bir yaz günü sansürledik interneti tümüyle.</p>
<p>Tren bakanından internet uzmanı olursa benden de şair olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/bin-ali-internette-cocuklar-gibi-sendik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/06/sansur.jpg' length ='14618'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Gundi Kemal</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/gundi-kemal.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/gundi-kemal.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 May 2010 21:26:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[gandi kemal]]></category>
		<category><![CDATA[kemal kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[mahatma gandhi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3623</guid>
		<description><![CDATA[Yeni bir döneme giriyor CHP. Partinin içindeki memur zihniyeti hiçbir zaman değişmeyecek olsa da, yeni başkanları Kemal Kılıçdaroğlu sayesinde biraz nefes alacaklar artık. En azından 2011 seçimlerinde meclisten düşmemeyi garantilediler. Önemli bir başarı CHP için. Bilirsiniz, bizde partiler yaptıkları ve yapacakları için değil, aile büyükleri de o partiyi tuttuğu için tutulur, ataerkil toplum yapımızı burada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3624 alignleft" title="Mahatma Gandhi" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/05/mahatma_gandhi.jpg" alt="" width="421" height="470" />Yeni bir döneme giriyor CHP. Partinin içindeki memur zihniyeti hiçbir zaman değişmeyecek olsa da, yeni başkanları Kemal Kılıçdaroğlu sayesinde biraz nefes alacaklar artık. En azından 2011 seçimlerinde meclisten düşmemeyi garantilediler. Önemli bir başarı CHP için.</p>
<p>Bilirsiniz, bizde partiler yaptıkları ve yapacakları için değil, aile büyükleri de o partiyi tuttuğu için tutulur, ataerkil toplum yapımızı burada da gösteririz. Gerçek CHP&#8217;liler genellikle özel sektöre pek bulaşmamış memur kesiminden çıkarlar. Özel sektörü biraz kurcalayıp paranın tadını alınca AKP saflarında milletvekili olanlar da görülmüştür. Hatta sadece alışveriş merkezlerinde eczane açabilmek için AKP&#8217;den milletvekili olan komünist eczacılarımız da mevcuttur.</p>
<p>O nedenle CHP&#8217;de aktif rol alanlar reel ekonomiden pek anlamazlar. Teorik olarak elbette anlatırlar, atıp tutarlar ancak piyasada gerçekten iş yapan, iş kurup büyüten, sanayiciliğe, ihracata soyunan CHP&#8217;li pek bulunmaz. Partilerinin yeni başkanı da bu zihniyeti aynen savunan, her ev hanımına 100 TL dağıtmaktan bahseden, halktan biri olduğunu göstermek için delik ayakkabılarla dolaşan garip bir adamdır.</p>
<p><span id="more-3623"></span>Ekonomiden anlamadığı için parayı bir türlü bulamayan bu zihniyet, zenginliğe ve refaha karşı bir tutum sergiler. Yeniliklere açık oldukları pek söylenemez. Zamanında &#8220;köprüye hayır!&#8221; yaygarasıyla alıştıkları muhalefet işinde, Çarşı grubundan daha azimli bir şekilde her şeye karşı çıkarlar. Bildikleri bir şey varsa, o da rejimin elden gitme ve İran olma tehlikesidir.</p>
<p>O nedenle lüks makam otomobillerine binen veya çeşitli yurtdışı gezilerine giden devlet görevlilerini hiç sevmezler. Ahmet Necdet Sezer&#8217;i severler çünkü kırmızı ışıkta durmuştur. Kırmızı ışıkta durmak, markette kuyruğa girmek gibi kendilerinin de yaptığı şeyleri yapan adamlara bayılırlar.</p>
<p>Şimdi de zihniyetlerini tam olarak yansıtan yeni bir başkan seçtiler kendilerine: Kemal Kılıçdaroğlu. Bu amca belgelerle konuşur, dürüsttür, hırsızlık yapmaz, yolsuzlukları açığa çıkarır. Sadece AKP&#8217;nin yolsuzluklarını bulmaya çalışır ama olsun, yolsuzluk yolsuzluktur. Yolsuzluk tespit ederek yolunu bulmak da bir başarı sayılmalıdır.</p>
<p>Delik ayakkabılarla gezip memur gibi giyinen ince bıyıklı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP camiasını tam olarak temsil edebilir. Bu nedenle boş durmamışlar, Gandi lakabını takmışlar kendisine.</p>
<p>Burada duralım.</p>
<p><a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14801427.asp?yazarid=174&amp;gid=61&amp;hid=14802143" target="_blank">Fatih Çekirge&#8217;nin yazdığına göre,</a> 2009 belediye başkanlığı seçimleri  öncesi İstiklal Caddesi&#8217;nde yürürken esnaftan biri söylemiş bunu ilk  kez. &#8220;Helâl süt emmiş adam, Gandhi gibi mübarek!&#8221; diye seslenmiş biri ve  Fatih Çekirge de hemen Kılıçdaroğlu&#8217;nun Gandhi karakteri hakkında bir  yazı yazmış. Geçtiğimiz günlerde başkanlığa adaylığını koymasıyla birlikte, Hürriyet&#8217;in de verdiği gazla bütün CHP taraftarları yapışıverdiler Gandhi lakabına.</p>
<p>Mahatma Gandhi, yaşamını ve politikalarını kimi zaman hayranlıkla, kimi zaman gülümseyerek incelediğim siyasi ve ruhani bir liderdi Hindistan için. Kılıçdaroğlu&#8217;nu Gandhi ile bağdaştırmalarının nedeni, fakir fukara dolanmaktan gurur duyması ve dürüstlük iddiası.</p>
<p>Ancak Gandhi dendiğinde ilk akla gelen dürüstlük değildir. Dünya malına sırtını dönmesine tamam desek de, Gandhi hümanizmi, pasif direnişi, pasifizmi temsil ediyor. Kılıçdaroğlu&#8217;nun kişisel politikalarının bu yönde olduğunu gösteren bir bulguya denk gelmedim henüz.</p>
<p>Gandhi&#8217;nin en büyük hatası, basit yaşama sevdasıydı. 1930&#8242;ların Hindistanı&#8217;nda bile giriştiği politik savaşı kaybetmesinin nedenlerinden biri olan basit yaşama sevdası, 2000&#8242;lerin kapitalist dünyasında hiç tutmaz. Elbette ekonomik özgürlükten en azından birey olarak ümidini kesmiş olanların gözünü boyayabilirsiniz ancak ülke çapında başarılı olmanıza imkân yoktur. Hele ki uluslar arası platformda delik ayakkabıyla gezen adamı kimse sallamaz.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün her şeyine tapan Kemalistler bilirler ki, o dönem Türkiye&#8217;nin en şık giyinen adamı Atatürk&#8217;tür, hatta aç gezen Türkiye&#8217;ye rağmen milyonlarca dolarlık bir yat satın alarak ağırlamıştır yabancı misafirlerini. Hindistan gibi mistik imajlı bir ülkede Gandhi karakteri belki işe yarar ancak &#8220;Avrupa ile Asya arasındaki köprü&#8221; olan Türkiye&#8217;de aç adamı oynamak akıllıca bir iş değildir.</p>
<p>Eğer göz önünde bir liderseniz, önce imajınızı düzelteceksiniz.</p>
<p>Sonra da anlatacaksınız projelerinizi. Neyin yanlış gittiğini anlatmak önemli değil, onu Şen Kardeşler Kıraathanesi&#8217;nde her gün yapıyorlar. Neyi nasıl düzelteceğinizi anlatacaksınız. &#8220;Türkiye üreten ve ihraç eden bir ülke olacak,&#8221; demekle kalmayacak, hangi vergileri kaldıracağınızı, KOBİ&#8217;leri nasıl destekleyeceğinizi, ihracatı nasıl geliştireceğinizi anlatacaksınız.</p>
<p>AB ile ilişkiler nasıl olacak, komşu ülkelere nasıl davranacaksınız, sağlık sistemi ne olacak, banka sistemi ne olacak, askerin siyasetteki yeri hakkında ne düşünüyorsunuz, selefiniz gibi Ergenekon avukatı mısınız, ekibinizde kimler ne iş yapacak, bunları anlatacaksınız.</p>
<p>Grizu patlamalarının, tren kazalarının suçunu hükümete yüklemek yerine, kömür madenlerinin ne olacağını, hızlı tren projelerinin kazasız belasız nasıl işleyeceğini anlatacaksınız.</p>
<p>&#8220;Her şey süper olacak,&#8221; iddialarıyla hükümete talip olursanız, hak edeceğiniz oy <a href="http://www.youtube.com/watch?v=_N0RUD-tEZY" target="_blank">Hayri Gülle&#8217;nin</a> hak ettiği oy kadardır.</p>
<p>Ortada henüz fol yok, yumurta yok. Fakat Doğan medyasında yazıp çizilenlere bakınca, CHP&#8217;nin oy oranlarının %50&#8242;lere vurduğunu görüyorum. Açık oy gizli tasnif kolpalığını kaybedip 1965 seçimleriyle birlikte kendilerini vidaladıkları koltuktan kaldırıldıktan sonra kaç kez %50 oy almış CHP? Bu oranları görmeye görmeye sayı saymayı unutmuş adamlar.</p>
<p>Evet, fakir memur çocuğu imajı, fakir memur çocuklarının oylarını almakta işe yarayabilir de, ekonomiyi elinde tutan, alıp satan, uluslar arası ticaret yapan adamlara pek gelmez böylesi bir imaj. Gelmeyince de, sabah tıraşını olup Cumhuriyet okuyan, akşam rakısını içip etiketine çentik atan adamlardan başkası sallamaz Gandhi&#8217;liği.</p>
<p>Fakir adam gereksiz adamdır dostum Gandhi Kemal. Ülkeyi yönetmeye talip olan bir adamın tek özelliği dürüstlüğü ise, o adamın başarısı Ecevit kadar olur ve nur topu gibi ekonomik krizlerle başbaşa kalırız. Gelişen dünyayı kapalı pencereler ardından seyreden, fakirliğine rağmen laikliğiyle mutlu olan bir ülkede yaşamayı isteyebilecek zekâ seviyesinde adamların vereceği oylar, CHP&#8217;nin meclisten düşmesini engeller sadece.</p>
<p>Belki %30 ve kolisyon ihtimali? O da mümkün bak. <a href="http://www.youtube.com/watch?v=wxaA4bVzbRw&amp;feature=related" target="_blank">Kaldı mı dohhuz</a> diye hesap yaparsınız artık. Milliyetçi bir partiyle nasyonal sosyalist bir partinin koalisyonu da şu memleketin içine sıçar.</p>
<p>O değil de, Sarıgül&#8217;e yazık oldu be. Medya iyi gaz vermişti, iktidara geleceğine kendi bile inanmıştı adam. Kemal Kılıçdaroğlu yüzünden medya bir anda sırtını dönüverdi adama, bütün hayalleri suya düştü. Şimdi tıpış tıpış döner CHP&#8217;ye.</p>
<p>Son olarak, <a href="http://www.kilicdaroglu.com" target="_blank">www.kilicdaroglu.com</a> sitesinde çok önemli bilgiler var, mutlaka incelenmesi gereken bir site. Melih Gökçek yine yolsuzluk peşindeymiş, valla komik adam bu adam.</p>
<p><em>*Gundi: Askerde birçok Kürt arkadaşım vardı. Kemal ve Yakup sürekli Gundi diye hitap ederlerdi birbirlerine. Gundi sözcüğünün &#8220;köylü&#8221; anlamına geldiğini o zaman öğrenmiştim. Gandi Kemal lakabını duyunca, askerdeki Gundi Kemal geldi aklıma, efendi çocuktu, kimbilir nerelerdedir şimdi.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/gundi-kemal.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/05/mahatma_gandhi.jpg' length ='74217'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Wag the dog</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/wag-the-dog.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/wag-the-dog.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 15:32:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal sex]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal'ın seks videosu]]></category>
		<category><![CDATA[nesrin baytok]]></category>
		<category><![CDATA[vakit gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3593</guid>
		<description><![CDATA[İyi sıvamak için malanı düzgün seçeceksin. Normal zekâ seviyesinde bir insan utanacağı bir iş yaptığında susar, erdemli bir insan özür diler. Ancak politikacı olmak farklı özellikler de istediğinden, politikacıların özür dilemesi veya susması beklenemez. Deniz Baykal ve Nesrin Baytok&#8217;un seks videosu olduğu iddia edilen düşük kaliteli bir video iki gündür internette dolaşıyor. Deniz Baykal ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3603 alignleft" title="Siva malasi" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/05/mala.jpg" alt="" width="421" height="421" /><em>İyi sıvamak için malanı düzgün seçeceksin.</em></p>
<p>Normal zekâ seviyesinde bir insan utanacağı bir iş yaptığında susar, erdemli bir insan özür diler. Ancak politikacı olmak farklı özellikler de istediğinden, politikacıların özür dilemesi veya susması beklenemez.</p>
<p>Deniz Baykal ve Nesrin Baytok&#8217;un seks videosu olduğu iddia edilen düşük kaliteli bir video iki gündür internette dolaşıyor. Deniz Baykal ve Nesrin Baytok videonun gerçekliğini yalanlamazken, kraldan çok kralcı Baykal hayranları videonun montaj olduğunu iddia ediyorlar.</p>
<p>Videoyu ilk yayınlayan site, habervaktim.com. Sonradan o siteden silinmiş olsa bile, onlarca siteye çoktan kopyalandı görüntüler. Hatta videonun yayınlandığı sitelerden biri olan metacafe.com mahkeme kararıyla engellenerek sansürlü siteler zincirine eklendi.</p>
<p><span id="more-3593"></span>İnternete bir kez düşen data ışık hızıyla yayılır ve ortadan kaldırılması imkânsızlaşır. Bu video da öyle oldu, onbinlerce bilgisayara çoktan kaydedildiğine eminim.</p>
<p>Baykal&#8217;dan çok Baykalcı olanlar, ateşli bir şekilde savunuyorlar Baykal&#8217;ı. Videonun sahte olduğundan, 40 yerinde yapıştırma tespit edildiğinden, Baykal&#8217;ın böyle bir şey yapmadığından dem vuruyorlar. Utanmasalar Baykal&#8217;ın erkeklik yetilerine kadar uzatacaklar konuyu.</p>
<p>Ancak Nesrin Baytok&#8217;u savunan yok. Eşinin yanında bir başka erkekle yatacak kadar hafif bir kadın olmadığını, videodaki kadının bir başkası olduğunu söyleyene denk gelmedim. Bu, Nesrin Baytok&#8217;un böyle bir olaya karışmasını CHP taraftarlarının normal karşıladıklarını değil, böylesi olaylarda kadınları umursamadıklarını gösteriyor aslında. Onlar için önemli olan namuslu bir kadına iftira atılması değil, tacını kaybetme tehlikesiyle karşılaşan kralları.</p>
<p>Vakit Gazetesi yediği bir halt nedeniyle kısa süre önce epey yüklü bir tazminat ödemiş. Videonun olaydan birkaç gün sonrasına denk gelmesi manidar. Fakat dünyanın en aptal adamı tarafından yönetilse de, bir gazetenin ceza yedikten birkaç gün sonra böylesine korkunç bir iftirayla ortalığı karıştırabileceği, bana pek inandırıcı gelmiyor.</p>
<p>Eğer video sahteyse, Vakit Gazetesi gelmiş geçmiş en iğrenç medya  iftirasını atan gazete olarak tarihe geçecek. Okurlarının gözünde güvenilirliği ne durumdadır bilmem ama, en ağırından cezayı hak ettiği kesindir.</p>
<p>Gerçekse, ortada şaşıracak bir durum yok. Eşi salonda beklerken yatak  odasında aynı anda iki erkekle birlikte olan kadınları da, ünlü  olabilmek için tipsizliğin zirvesini zorlayan adamlarla yatan genç  kızları da gördük. Herhangi bir kadının milletvekili olmak için parti başkanıyla yatabileceği düşüncesi şaşırtıcı değil.</p>
<p>Videonun bol bol kırpılmış ve sesi kısılmış olması, ham halinin Baykal açısından çok daha tehlikeli olduğunu düşündürüyor. Böylesi durumlarda şantajcı, suçlanan kişinin inkâr etmesini bekler. İnkâr gerçekleştikten sonra da, elindeki kanıtları kesinlikle yalanlanamayacak şekilde sürer piyasaya. Bu sayede hem suçlanan kişinin o işi yapabileceği, hem de kurtulmak için yalan söyleyebileceğini ispatlayarak, bir taşla iki kuş vurmuş olur.</p>
<p>Gerçek mi sahte mi olduğu birkaç güne kadar çıkar ortaya. Şimdilik sadece taraftar kavgalarını izliyoruz. Bir tarafta Baykalcılar, diğer tarafta Baykal düşmanları cepheleri hazırlamışlar, konu hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadan birbirlerine saydırıyorlar. Ellerinden gelen tek şey &#8220;yapmaz&#8221; ve &#8220;yapar&#8221; sözcüklerinin çevresine cümleler kurarak haklı çıkmaya çalışmak.</p>
<p>Aslına bakarsanız, böylesi olaylarla zerre kadar ilgilenmiyor ve medyada yayınlanmasını saçma buluyorum. Herkesin özel yaşamında gerçekleştirdiği çeşitli fanteziler olabilir. İsteyen istediği kişiyle yatar kalkar, bu sadece o kişilerin ahlâk seviyesiyle ve hayal gücüyle ilgilidir. İş yerinde despot bir müdür olan adam, evde kendisini karısına kırbaçlatabilir, sessiz sakin bir hizmetçi kız yatakta üç kişinin iliğini kurutabilir. Bunu ofiste, parti binasında, gelip benim salonumda yapmadığı sürece &#8220;acaba bu kişi özel yaşamında nasıl fanteziler kovalar?&#8221; diye düşünüp, kurcalamam. O kişinin evine kamera koyup &#8220;aha bakın çok sevdiğiniz adam ne boklar yiyo aslında&#8221; diye yayınlayan adama da küfrederim. Çünkü alanın verenin razı olduğu bir seks alışverişinde, üçüncü şahıslara bok yemek düşer. Kadının kocası bile &#8220;benim karım öyle şey yapmaz,&#8221; demezken, &#8220;o videodaki senin anandır&#8221; diyerek başkan savunmak da işin komik tarafı tabi.</p>
<p>Ancak&#8230;</p>
<p>Özel yaşamında karıştırdığı fanteziler o kişinin iş yaşamını da etkiliyorsa, o zaman işler değişebilir. Bir kadının manken olmak için ajans başkanıyla yattığının duyulması, o ajanstaki bütün mankenleri töhmet altında bırakır. Başkanın mankenleri başarılarına veya yeteneklerine göre değil, kelimenin tam anlamıyla sikinin keyfine göre seçtiğini düşündürür. Bu iş mankenlikte de, herhangi şirkette de, partide de böyledir.</p>
<p>Baykal ve Baytok&#8217;a ait olduğu iddia edilen video, bu nedenle tehlikelidir. Bir parti başkanının, partiyi adil bir başkan gibi değil, keyfine düşkün bir kral gibi yönettiğini düşünmek, mide bulandırır.</p>
<p>Deniz Baykal&#8217;ı da Vakit gazetesini de zerre kadar sevmem, Nesrin Baytok&#8217;u hiç tanımam. İsmini bile bu olayla duydum. Buna rağmen, Baykal&#8217;ın bu videoyu yalanlamasını, aksini ispat etmesini isterdim. Zaten yalan dolandan geçilmeyen bir siyasi ortamda bir de makam karşılığı seks iddialarının dönmesinin iğrençliğini ifade edecek sözcük bulamıyorum.</p>
<p>Ancak Baykal videoyu inkâr etmek ve aksini ispatlamak yerine, 15 Nisan&#8217;da yapılmış suikast iddiasını gündeme taşıdı. Bugün 8 Mayıs, yani aradan tam 23 gün geçmiş. Suikast ihbarı yapılıyor, kimseden ses çıkmıyor, aradan 23 gün geçiyor, bir gazete seks videosundan bahsediyor ve Önder Sav diyor ki, &#8220;başkanımızı vuracaklardı!!!&#8221;</p>
<p>Çocuk evde yaramazlık yapıp bir vazoyu kırar, annesi gelip &#8220;niye kırdın vazoyu?&#8221; diye sorunca, &#8220;Ahmet beni geçen hafta dövmüştü yaaaa&#8221; diye ağlarsa o çocuğa hem salak denir, hem de vazo yüzünden affedilecek olsa bile anneyi salak yerine koymaya çalışması yüzünden iki tokat çakılır.</p>
<p>Sıçtın bari sıvama derler adama.</p>
<p><em>*Wag the dog: Köpeğin kuyruk sallaması yerine kuyruğun köpeği sallamasını anlatan, 3-5 zibidinin 70 milyonu sahte gündemlerle yıllarca oyalamasını en iyi şekilde açıkladığını düşündüğüm İngilizce bir terim.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/wag-the-dog.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/05/mala.jpg' length ='17686'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Senin için şöyle böyle diyorlar</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/senin-icin-soyle-boyle-diyorlar.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/senin-icin-soyle-boyle-diyorlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Apr 2010 11:52:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3549</guid>
		<description><![CDATA[Küçükken mahallenin abileri bizi birbirimize karşı gazlar, sonra da tüm çocukların birbirine girip mahalle kavgası çıkarmasını ellerinde sigaralarıyla, sırıtarak seyrederlerdi. Yaşımız ve tecrübemiz gereği yeterince düşünecek yeteneğimiz olmadığı için, &#8220;Akay, Altay senin için &#8216;ben onu döverim&#8217; dedi&#8221; cümlesine inanır, o esnada &#8220;bence sen Akay&#8217;ı döversin&#8221; cümlesiyle gazını almış olan Altay&#8217;a dalardık. Kavga fazla büyüyüp abilerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3559 alignleft" title="iran" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/04/iranordusu.jpg" alt="" width="421" height="280" />Küçükken mahallenin abileri bizi birbirimize karşı gazlar, sonra da tüm çocukların birbirine girip mahalle kavgası çıkarmasını ellerinde sigaralarıyla, sırıtarak seyrederlerdi.</p>
<p>Yaşımız ve tecrübemiz gereği yeterince düşünecek yeteneğimiz olmadığı için, &#8220;Akay, Altay senin için &#8216;ben onu döverim&#8217; dedi&#8221; cümlesine inanır, o esnada &#8220;bence sen Akay&#8217;ı döversin&#8221; cümlesiyle gazını almış olan Altay&#8217;a dalardık. Kavga fazla büyüyüp abilerin büyüklerden fırça yeme tehlikesini doğuracak olursa, yine onların sakinleştirmesiyle barışırdık.</p>
<p>Bugün <a href="http://www.milliyet.com.tr/-iran-ordusu-tsk-ile-basa-cikamaz-/siyaset/sondakika/22.04.2010/1228320/default.htm" target="_blank">Milliyet&#8217;in haberini okuyunca</a> o günler geldi aklıma. Milliyet&#8217;in aktardığına göre, DIA &#8220;İran ordusu TSK ile başa çıkamaz,&#8221; şeklinde bir rapor hazırlamış ve rapor İsrail&#8217;de yayınlanan Yedioth Ahronoth gazetesine sızmış. Milliyet de o gazeteden aldığı haberi allayıp pullayıp, gaz milliyetçilerin okur okumaz &#8220;döveriz İran&#8217;ı hocu!&#8221; diyeceği şekilde düzenleyerek sitesine yerleştirmiş.</p>
<p><span id="more-3549"></span>DIA&#8217;in durup dururken İran&#8217;ın Türkiye&#8217;ye kafa tutamayacağını anlatan bir rapor hazırlayıp senatoya sunması bana epey saçma geldiğinden biraz araştırdım haberi. Rapor Yedioth Ahronoth&#8217;a sızmış falan değil, buradaki birçok haber sitesi gayet olağan bir şekilde bahsediyor konudan. Ancak hiçbiri &#8220;İran Türkiye&#8217;yi yenemez&#8221; şeklinde haber yapmamış. Raporun orijinalini <a href="http://www.politico.com/static/PPM145_link_042010.html" target="_blank">Politicio&#8217;dan okuyabilirsiniz.</a></p>
<p>İşi gücü bırakıp okudum, adamların yaptığı tek iş olası bir saldırı için İran ordusunun profilini çıkarmak. Türkiye&#8217;nin adı sadece bir cümlede, örnekleme için geçiyor. &#8220;İran&#8217;ın askeri durumu çevresindeki Irak, Azerbaycan, Afganistan ve Arap ülkelerinden iyi, ancak İsrail ve Türkiye gibi ülkelerden özellikle hava gücü ve lojistik açısından düşük, o nedenle İran ABD veya müttefik ülkeler karşısında ümitsiz&#8221; deniyor.</p>
<p>İran ordusunun profilini anlatan 12 sayfalık bir rapordan, &#8220;DIA raporuna göre Türkiye İran&#8217;ı dövermiş!&#8221; şeklinde anlam çıkarmak için ya aptal ya da art niyetli olmak lazım.</p>
<p>Bu haberi yapanların arzuladığı şeyin, Türk halkını gaza getirip &#8220;İran&#8217;ı döveriz ki biz&#8221; düşüncesine sevkederek düşmanlığı alevlendirmek olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Bu numaraları daha önce yiyen Türkiye&#8217;nin bugün de yiyeceğine emin çünkü adamlar.</p>
<p>ABD&#8217;nin yakın gelecekte İran&#8217;a saldırma ihtimali yüksek ve böyle bir durumda Türkiye bir taraf tutmak zorunda. Uzun süredir pompalanan İran düşmanlığına medyanın ve askeriyenin &#8220;İran&#8217;ı döveriz&#8221; temalı açıklamaları da eklenince Türkiye&#8217;yi savaşta aktif olarak kullanmanın yolu hepten açılıyor. Türkiye böyle bir durumda zaten ABD tarafında olacak, her türlü lojistik desteği sağlayacak, kaçış yok bundan. Ancak Türk milleti her ne kadar gazla çalışan bir millet olsa da, bu işbirliğine karşı çıkacak olanlar da var. Eh, bu tip haberler o tepkileri mümkün olduğunca azaltacaktır.</p>
<p>Öyle bir dille yazmışlar ki haberi, iş medyaya kalsa ABD&#8217;yi beklemeden dalacaklar İran&#8217;a. 350 yıldır savaşmadığımız İran&#8217;la savaşa girmek için yanıp tutuşan, içten içe halka gaz veren medya, kraldan çok kralcı bile değil, bambaşka bir şey. Türkiye o gazla savaşa girişince, küçükken bizi gaza getiren abilerin yaptığı gibi sırıtarak oturup savaşı izleyecekler sanırım. Sonra da mahallenin büyük abisi ABD gelip yeter diyecek, herkes köşesine çekilecek.</p>
<p>Bravo.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/senin-icin-soyle-boyle-diyorlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/04/iranordusu.jpg' length ='47244'  type='image/jpg' />	</item>
	</channel>
</rss>

