Sectiginiz Yazarin Tum Yazilari

Kahrolsun futbol!

Temmuz ayında başlayan şike muhabbetleri nedeniyle aşırı acayip bir şekilde soğumuştum Türk futbolundan. Kaldı ki çocukluğundan beri her gün top peşinde koşturan, ailesiyle bu yüzden arası açılan birisi olarak ben bu hale geldiysem gerisini düşünmek bile istemiyorum. Sezon sonu da Lig TV’yi iptal ederek huzura kavuşmuş insan olmanın planlarını yapıyorum.

Futboldan bu kadar soğumuşken, mecbur kalmayınca herhangi bir maçı da takip etmiyorum artık. Zamanında İnönü Stadı’ndan çıkmazken şimdi derbi maçları izlemektense arkadaşlarımla görüşmeyi tercih ediyorum. Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan maçı bile izlemedim, düşünün artık. Halbuki zamanında Kadıköy’e giderdik maçı izlemeye. Şimdi sıcacık evde bile izlemiyoruz…
Devam

Gidiyoruz biz!

Rota bu.

Bu hat üzerinde bulunan, ağırlamak isteyen, “Ben sizi gezdiririm” diyen varsa el etsin, biz dururuz zaten.

Nihat’ı kov başkan!

nihatkahveciSoyunma odası tartışmaları her kulüpte yaşanan bir hadisedir. Futbol topunun meşinden olması, futbolcuların soyunma odalarında anadan üryan dolaşması kadar normaldir hatta. İbrahim Üzülmez’le İbrahim Toraman arasındaki kavga da soyunma odasında yaşanan olaylardan birisiydi sadece. Fakat gözünün yaşına bakmadınız kaptanın. O kavgayla Beşiktaş tarihinde bir ilki gerçekleştirmedi İbrahim Üzülmez, sonuncusuna da imza atmadı. Aile içinde örtbas edilebilecek bir olaydı ama siz şov yapmayı tercih edip kapının önüne koydunuz Türk futbolunun Benjamin Button’ını.


Devam

Gittim Gezdim Geldim / Bodrum

Geçen seneki tatilden döndükten sonra, “Hacı senin tatil çok güzelmiş ya, beraber böyle bir beraber yapalım” diyen eril ve dişilerin yan çizmesi sonucu kendimi bir anda Bodrum’un kızgın kumlarında, kulağımda Hande Yener’in “Bodrum’a da gittik beraber, Eestanbul’da da yaşadık” diye bağıran sesiyle buldum sepsevgili okur. Denizle kumun birleştiği tatillerden çok fazla hazzetmesem de insan mecbur kalınca uzanıyor şezlonga. “Ben dağ, bayır gezemem hacı” diyenlere sözüm yok ama “Abi seneye de Karadeniz turu yapalım yaa” deyip yan çizenleri huzurlarınızda bir kez daha en sinkaflı duygularımla anıyorum.

Bodrum’a giderken bir günün nasıl geçeceğini tahmin ediyordum. Kahvaltı, deniz, öğle yemeği, havuz, akşam yemeği, okey masası, bilumum aktivite ve yatış. İşte genel hatlarıyla tahminlerim bu şekildeydi, tahminlerimde de yanılmadım anasını satayım! Dört kişilik bir tatil ekibiyle İngiliz, İrlandalı ve Hollandalıların cirit attığı Bodrum’da aklımdan geçen programa son derece sadık kaldık.


Devam

Atın intikamı

12 Temmuz İstanbul-Hatay, 17 Temmuz Hatay-İstanbul seferlerinde yaptığın rötarlarla ağzıma tükürdün Pegasus. İnle cinin tek kale maç yaptığı Hatay Havaalanı’nda saatlerce beklettin bizi. Adam gibi bir açıklama yapmayı bile çok gördün. Ucuz etin yahnisinden bahseden atalarıma bir kez daha hak verdim senin yüzünden.

Sen ne tırt bir firmasın Pegasus!


Devam