<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Delinin Kuyusu &#187; Hamza Kacca</title>
	<atom:link href="http://www.delininkuyusu.com/index.php/author/hamza-kacca/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.delininkuyusu.com</link>
	<description>Bir deli, kuyuya bir akıllı atar ve olaylar gelişir!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 23:29:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Yeni Türkçe Sözlüğü</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yeni-turkce-sozlugu.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yeni-turkce-sozlugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 08:50:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hamza Kacca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[kelime]]></category>
		<category><![CDATA[sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[tdk]]></category>
		<category><![CDATA[türk dil kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[yeni nesil]]></category>
		<category><![CDATA[yeni türkçe sözlük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3091</guid>
		<description><![CDATA[Birçok şey anlamını yitirerek yeni kalıplara bürünüyor. Anlam erozyonuna uğramış bazı kelimelerin yeni halini hazırlayarak Türk Dil Kurumu’na yardımcı olmak için bazılarının bugünkü anlamlarını çıkarttım. &#8220;Çok oturgaçlı götürgeç&#8221;lerden daha mantıklı sonuçlar elde ettim bence. Adalet: Bireyin maddi gücü veya ense kalınlığına göre değişen hak, hukuk sistemi. Adam: Giyimi düzgün, şık, içinin doluluğu pek de önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/12/kitapp.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-3092" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="sozluk" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/12/kitapp.jpg" alt="kitapp" width="420" height="508" /></a>Birçok şey anlamını yitirerek yeni kalıplara bürünüyor. Anlam erozyonuna uğramış bazı kelimelerin yeni halini hazırlayarak Türk Dil Kurumu’na yardımcı olmak için bazılarının bugünkü anlamlarını çıkarttım. &#8220;Çok oturgaçlı götürgeç&#8221;lerden daha mantıklı sonuçlar elde ettim bence.</p>
<p><span id="more-3091"></span></p>
<p><strong>Adalet: </strong>Bireyin maddi gücü veya ense kalınlığına göre değişen hak, hukuk sistemi.<br />
<strong>Adam:</strong> Giyimi düzgün, şık, içinin doluluğu pek de önemli olmayan erkek kişi.<br />
<strong>Akıllı:</strong> Kurnaz, her an için tehlike arz eden kişi.<br />
<strong>Beyefendi:</strong> Bir erkeğe söylenecek en son sözlerden birisi. Hakaret kelimesi.<br />
<strong>Çocuk: </strong>Aileler için bir yük çeşidi. Bazen hayvanların daha fazla değer verdiği küçük yaştaki erkek ya da kız.<br />
<strong>Dolandırıcı:</strong> Kazancı çok ise aklını kullanan kişi.<br />
<strong>Eğlenmek: </strong>Etrafa rahatsızlık vererek hoşça vakit geçirmek.<br />
<strong>Gülümsemek:</strong> Erkek yaptığında “çapkın”, bayan yaptığında “zilli” sıfatlarını kazandıran fiil.<br />
<strong>İnanç:</strong> İnsanoğluna bir doğumda bir de ölümde lazım olan maneviyat alemi.<br />
<strong>İç çamaşırı:</strong> Aslında kıyafetlerin içine giyilen, günümüzde ise dışarıdan rahatlıkla görebileceğimiz bez parçası.<br />
<strong>Hırsız: </strong>Cirosu az ise salak, çok ise “işini bilen” diye adlandırılan kişi.<br />
<strong>Hoşgörü:</strong> Yedi harften oluşan anlamsız bir kelime.<br />
<strong>Huzur: </strong>Paranın durumuna göre oluşan ferahlık. (bkz. para var huzur var)<br />
<strong>Hanımefendi: </strong>Bir bayana söylenecek en soz söz.<br />
<strong>Müdür:</strong> Arkasında görünmez güçleri olan ve bir şeyden anlamayan yönetici.<br />
<strong>Manken:</strong> Gösterip vermeyen bayanlar.<br />
<strong>Meclis: </strong>Bir konuyu görüşmek için toplanan büyük büyük adamların kavga ettiği arena.<br />
<strong>Misafir:</strong> İnsanı televizyon ve internetten uzaklaştıran zamansız ziyaretçi.<br />
<strong>Para:</strong> Uğruna her şeyi gözden çıkarabileceğimiz 1. sınıf hamur kağıt.<br />
<strong>Pezevenk: </strong>İş adamı.<br />
<strong>Siyaset:</strong> Adam olmanın kısa yolu.<br />
<strong>Siyasetçi:</strong> Gürültüsü çok, icraatı az olan kişi.<br />
<strong>Sanat:</strong> Adına soyunulan bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı.<br />
<strong>Saygı: </strong>Karşımızdakinin makamından gelecek menfaatlerimiz doğrultusunda gösterdiğimiz hürmet.<br />
<strong>Serseri:</strong> Sevimli yetişkin.<br />
<strong>Şarkıcı:</strong> Mikrofon tutabilen kişi.<br />
<strong>Ticaret:</strong> Bir malın ya da hizmetin para kazanmak için her türlü defosuna rağmen alım satımı.<br />
<strong>Televizyon:</strong> İnsan hayatının en önemli aygıtı.<br />
<strong>Üniversite:</strong> Akademik çalışmalardan çok alkol partileriyle nesil yetiştiren kurumlar.<br />
<strong>Vatan: </strong>Erkeklerin askerlik zamanında çok sık telaffuz ettikleri terim. Bolca çıplak kadın fotoğrafları kullanarak tiraj yükseltmeye çalışan bir yayın grubuna ait gazete.<br />
<strong>Yardımlaşma:</strong> Uzun ya da kısa vadede karşılığı beklenen destek.</p>
<p>Terimlerin, kelimelerin, kavramların anlamları TDK’nın belirlediği anlamlardan çıkıp bu tarafa doğru hızla ilerliyor. Yeni neslin çok ihtiyacı olacak bu sözlüğe çok&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yeni-turkce-sozlugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/12/kitapp-248x300.jpg' length ='20042'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Sigara yasağı?</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sigara-yasagi.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sigara-yasagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 07:51:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hamza Kacca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[bronşit]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[cigara]]></category>
		<category><![CDATA[duman]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[nezle]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sigara yasağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=2752</guid>
		<description><![CDATA[Hükümetin gelmiş geçmiş en büyük başarısızlığı olan sigara yasağına bir göz atalım. İlk etapta şunu belirleyelim; toplumsal bir problem olan sigara mereti bir hastalık mıdır, değil midir? Bana kalırsa bunu sorgulamak bile abesle iştigaldir. Çünkü bence sigara tiryakiliği bir hastalıktır. Tıpla alakalı tüm merciler böyle telaffuz etmektedir. Hükümet önümüzdeki günlerde bir kanun çıkarıp nezle, grip, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-2753" title="nosmoke" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/10/nosmoke.jpg" alt="nosmoke" width="420" height="352" />Hükümetin gelmiş geçmiş en büyük başarısızlığı olan sigara yasağına bir göz atalım. İlk etapta şunu belirleyelim; toplumsal bir problem olan sigara mereti bir hastalık mıdır, değil midir? Bana kalırsa bunu sorgulamak bile abesle iştigaldir. Çünkü bence <strong>sigara tiryakiliği bir hastalıktır.</strong> Tıpla alakalı tüm merciler böyle telaffuz etmektedir.</p>
<p>Hükümet önümüzdeki günlerde bir kanun çıkarıp <strong>nezle, grip, astım vs. hastalıklar yasaktır, yakalanana şu kadar ceza kesilir</strong> falan derse nasıl karşılarsınız? İşte ben sigara yasağını bu örnekteki gibi karşıladım. Eğer karşınızda bir hastalık varsa bunu zamanla ilaçla<strong> tedavi edersiniz. </strong>Hastaysanız doktora gidersiniz, o da hastalığınızı teşhis eder, ilaç yazar, üç-beş gün kullanırsınız ve iyileşirsiniz. Sonra tekrar kontrole gidersiniz. Hastalık ve iyi olma süreci böyledir. Bu demektir ki, her hastalığın <strong>bir teşhisi ve tedavisi vardır fakat yasağı yoktur.</strong><span id="more-2752"></span></p>
<p>Bunları söylerken, her şeye karşı olan tipler gibi “Kardeşim ben bu yasağa karşıyım!” demiyorum. Gönlüm ister ki bu memlekette bir tane vatandaş sigara içmesin. Ama böyle de “Yasak hemşerim!” diyerek olmaz bu iş.</p>
<p>Sigarayı toplum hayatından tamamen uzaklaştırmak için<strong> ilkokul müfredatına </strong>ciddi olarak sokarsınız ilk önce. Televizyonlarda sigaranın zararlarını gösteren, sigaranın kayıplarını gözler önüne seren <strong>kısa metrajlı filmler, reklamlar hazırlarsınız.</strong> Bunların yayınlanmasını da kanallara <strong>zorunlu </strong>kılarsınız ve herkesin televizyon başında olduğu saatlerde (yatakta olduğu değil) yayınlatırsınız. Yani dandik reklamlarla uğraşacağınıza bunları gözüne sokarsınız milletin. Devlet olarak “On sene sonra sigarasız sağlıklı bir nesil yetiştireceğim” diye <strong>hedef koymakla</strong> yapılır bu. Kademeli olarak yani. Küt diye değil. Şu anki hükümette bulunan yöneticilerin yaptığı gibi tabansız, altyapısız, <strong>güç bizde, biz yaparsak olur</strong> diyerek olmaz bu iş.</p>
<p>Güç demişken; madem güç sizde tecavüzcüleri, hırsızlık, arsızlık yapanları da temizleyin. Ben sigara içip suça bulaşanları duymadım ama “Sarhoştum hakim bey, bilincim yerinde değildi” diyenlerini çok gördüm. Eğer güçlüyseniz trafikte sönen hayatların, yaşlarını söylemekten imtina ettiğimiz yavrularımıza tecavüz eden manyakların, milletin malına, namusuna göz diken şerefsizlerin cezaları neden ağır <strong>hapis veya idam değil?</strong> Bunlara da aynı hassasiyeti gösterin! Yoksa güçlülerin işine mi geliyor bu suçlular?</p>
<p>Sigarayı yasağını böyle tabansız bir şekilde uygulamakla olmuyor bu işler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sigara-yasagi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/10/nosmoke-300x251.jpg' length ='18899'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Devlet düzeni</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/devlet-duzeni.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/devlet-duzeni.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Oct 2009 09:10:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hamza Kacca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[2010 kültür başkenti]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[boğaziçi]]></category>
		<category><![CDATA[bürokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[çevre kontrol müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[il çevre ve orman müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul büyükşehir belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[kıyı emniyet müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[polis imdat]]></category>
		<category><![CDATA[sahil güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[sahil güvenlik komutanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=2612</guid>
		<description><![CDATA[Birkaç aylık aranın ardından merhaba diyerek bu yaz başımdan geçen bir olayı aktaracağım. Gece saat 00.00 civarı denizden insanı çileden çıkartacak bir şekilde müzik sesi geliyordu. Uyumaya çalışıyorum ama müziğin verdiği rahatsızlıktan dolayı uykuya dalmak mümkün değil. Dayanamayarak ne olduğunu anlamak için balkona çıktığımda evin birkaç yüz metre önünde bir gezi teknesinin bas ağırlıklı ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-2611" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="tekne" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/10/tekne.jpg" alt="tekne" width="420" height="280" /> Birkaç aylık aranın ardından merhaba diyerek bu yaz başımdan geçen bir olayı aktaracağım.</p>
<p>Gece saat 00.00 civarı denizden insanı çileden çıkartacak bir şekilde müzik sesi geliyordu. Uyumaya çalışıyorum ama müziğin verdiği rahatsızlıktan dolayı uykuya dalmak mümkün değil. Dayanamayarak ne olduğunu anlamak için balkona çıktığımda evin birkaç yüz metre önünde bir gezi teknesinin bas ağırlıklı ve yüksek sesle müzik yayını yaptığını gördüm. Bunun üzerine <strong>sorumlu bir vatandaş </strong>olarak “Biz artık Avrupa Birliği’ne girmek üzere olan bir ülkeyiz” diyerek sarıldım telefona.<span id="more-2612"></span></p>
<p>Saat 00.20 civarında ilk olarak <strong>155 Polis İmdat’ı</strong> aradım.</p>
<p>-Memur bey iyi geceler, şu anda gördüğünüz gibi saat gece yarısını geçti ve denizdeki bir teknede insanı uyutmayacak kadar yüksek bir sesle müzik çalınıyor. Kim bakar bu işe?</p>
<p><em>-Beyefendi bu işle <strong>Sahil Güvenlik Komutanlığı</strong> ilgileniyor. </em></p>
<p>-Anladım, telefonunu alabilir miyim?</p>
<p><em>-Tabii ki&#8230;</em></p>
<p>Polis’ten telefonu aldıktan sonra hemen Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın numarasını çevirdim. Aynı şikayeti Sahil Güvenlik’teki görevliye de yaptım, sonrasında şöyle gelişti olaylar:</p>
<p><em>-Hamza bey, bu denetimleri geçen yıla kadar biz yapıyorduk.  Fakat bu sene bu işi <strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Kontrol Müdürlüğü’ne devrettik.</strong> Onlar ilgileniyorlar ama bizim şu anda boğazda devriyede olan arkadaşlara bildiririm durumu. </em></p>
<p>Sahil Güvenlik’le kısa sürdü konuşma. Ama ben işin peşini bırakmaya niyetli değildim. Dolayısıyla gecenin bir yarısı uykuyu bir kenara bırakıp şikayet merciine ulaşmaya çalıştım. Saat 01.00’e yaklaşırken Büyükşehir Belediyesi’nin Çevre Kontrol Müdürlüğü’nü aradım.</p>
<p>-İyi geceler beyefendi. Şu anda boğazdaki bir tekne çok yüksek seste müzik yayını yapıyor ve ben uyuyamıyorum. Sanırım bu işlerle siz ilgileniyormuşsunuz.</p>
<p><em>-Evet Hamza bey, bu işle 6 ay öncesine kadar biz ilgileniyorduk. Ama sizin belediyeniz de dahil olmak üzere İstanbul’daki on belediye, ses denetimlerini kendileri yapmak istedi ve yetkiyi bizden aldı.</em></p>
<p>-Pardon bir dakika, ben doğru mu anladım; bizim ilçenin belediyesi mi denizdeki <strong>tekneleri </strong>uyaracak.</p>
<p><em>-Evet Hamza bey.</em></p>
<p>-Ya tamam da ben doğdum doğalı burada oturuyorum. Belediyeyle aramda 500 metre mesafe var. Eh belediyenin durumundan da iyi-kötü haberim var fakat boğaz kenarında olmasına rağmen bizim belediyenin kendisine ait bir teknesi yok ki, bu açıklıktaki tekneyi nasıl denetleyecek?</p>
<p><em>-Siz de haklısınız beyefendi ama maalesef durum böyle. Fakat bu işe bir ara <strong>İl Çevre ve Orman Müdürlüğü</strong> bakıyordu, isterseniz bir de onlarla konuşun. </em></p>
<p>-Peki arkadaşım teşekkür ederim.</p>
<p>Telefonu kapattıktan sonra şaşkınlığı ve kızğınlığı aynı anda yaşamaya başlamıştım. İş iyice inada bindi artık, bürokrasiyle kavga etmeye karar vermiştim o gece. Bu sefer telefonun ucunda İl Çevre ve Orman Müdürülüğü vardı.</p>
<p>-İl Çevre ve Orman Müdürlüğü mü?</p>
<p><em>-Evet buyrun</em></p>
<p>-Bir şikayetim var. Deniz kenarında bir yerde oturuyorum ve şu saatte teknenin birinden gelen yüksek sesli müzik nedeniyle uyuyamıyorum. Bununla siz ilgileniyormuşsunuz galiba.</p>
<p><em>-Eee beyefendi bizim arkadaşlar bu işe bakıyorlar fakat ben binada güvenlik görevlisiyim. Şu anda burada benden başka kimse yok. Siz sabah 08.00’den sonra ararsanız arkadaşlar yardımcı olurlar. </em></p>
<p>-Kamera şakası mı bu! Pardon, ben anlayamadım galiba. Şimdi <strong>gece </strong>beni uyutmayan bu tekneyi yarın <strong>sabah </strong>mı şikayet edeceğim. Birincisi yarın bu tekne burada olacak mı, ikincisi velev ki burada diyelim arkadaşlarınız teknedekileri neyle suçlayacaklar. “Kardeşim dün gece milleti uyutmamışsınız” mı diyecekler. Nasıl bir <strong>mantık </strong>bu!?</p>
<p><em>-Haklısınız beyefendi ama burada benden başka kimse yok şu anda.</em></p>
<p>-Peki kardeşim iyi geceler.</p>
<p>Sinirden kendimden geçmiştim artık. Saatler bu arada 02.40’ı gösteriyordu. Evin en arka odasına gidip sakinleşmeye çalışırken uyumuşum. Müzik yayını kaçta bitti bilmiyorum ama ertesi gün inat ve ısrarla takibimi sürdürdüm.</p>
<p>Bu sefer ilk olarak kendi belediyemizi aradım. Olayı tekrar anlattım yetkililere.</p>
<p><em>-Evet denetimi biz aldık ama aynı zamanda İBB Çevre Kontrol Müdürlüğü ve İl Çevre ve Orman Müdürlüğü de denetim yapıyor. </em></p>
<p>-Peki tekrar arıyorum onları. Teşekkürler, kolay gelsin.</p>
<p>Hemen İl Çevre ve  Orman Müdürlüğü’nü aradım bu sefer.</p>
<p><em>-Hamza bey, bizim arkadaşlar gece de denetim yapıyorlar ama kendimize ait bir teknemiz yok.<strong> Kıyı Emniyet Müdürlüğü’nün</strong> teknelerini kullanıyoruz. Onlar da sürekli olarak boğazda gezerek yüksek sesle yayın yapanları uyarıyorlar. </em></p>
<p>-O zaman dün akşam arkadaşlarınız uyuyor muydu? Burada saat 02.30’a kadar bekledik, kimse yoktu. Bize bir telefon verin, biz de arayacağımız zaman direkt o numarayı arayalım.</p>
<p><em>-<strong>Öyle bir telefon yok Hamza bey</strong>, arkadaşlarımız gezerek denetim yapıyorlar. </em></p>
<p>-İyi de kardeşim, adamlar Harem’deyken Anadolu Kavağı’ndaki teknenin sesini nereden duyacaklar. Vatandaş söylemezse nereden haberi olacak bu arkadaşların?</p>
<p><em>-Beyefendi dediğim gibi arkadaşlarımız gezerek denetliyorlar, yani verebileceğim bir telefon yok. </em></p>
<p>Peki kardeşim diyerek sinirle kapattım telefonu. Boğaz’da gürültü yapan teknelerin şikayet edileceği bir mercii olmadığını gezi teknesi sahibi olan bir yakınımdan öğrendim daha sonra. Bu yazıyı da olayın vehametini gözler önüne sermek için yazdım.</p>
<p>Şu anda <strong>İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti </strong>diye yazan pankartlar uçuşuyor gözlerimin önünde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/devlet-duzeni.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/10/tekne-300x200.jpg' length ='16964'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Kaçak Avrupa Başkenti</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kacak-avrupa-baskenti.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kacak-avrupa-baskenti.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2009 08:11:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hamza Kacca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[2010 kültür başkenti]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kaçak yapılaşma]]></category>
		<category><![CDATA[seyrantepe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=677</guid>
		<description><![CDATA[          Geçen gün üzücü bir olay yaşanmıştı Seyrantepe’de. Toprak kayması sonucunda bir gecekondu kullanılamaz bir hale geldi ve o evden bir cenaze çıktı. İstanbul&#8217;daki yapılaşmaya ve garip sisteme bir bakalım. Dünyanın gözbebeği İstanbul’da 12-13 milyon insan yaşamakta. Bu insanların ikamet ettiği yerlerin, işyerlerinin yaklaşık yüzde 70’inin kaydı yok. Örneğin, vatandaşın 4 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-678" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/02/6.jpg" alt="istanbul2010" width="410" height="178" /></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Geçen gün üzücü bir olay yaşanmıştı Seyrantepe’de. Toprak kayması sonucunda bir gecekondu kullanılamaz bir hale geldi ve o evden bir cenaze çıktı.</p>
<p>İstanbul&#8217;daki yapılaşmaya ve garip sisteme bir bakalım.</p>
<p>Dünyanın gözbebeği İstanbul’da 12-13 milyon insan yaşamakta. Bu insanların ikamet ettiği yerlerin, işyerlerinin yaklaşık yüzde 70’inin kaydı yok. Örneğin, vatandaşın 4 katlı bir binası var, tapuda ya da belediye o bina 1 yada 2 katlı olarak kayıtlı. Kat mülkiyeti eksikliği var yani. <span id="more-677"></span></p>
<p>Kendimden örnek verecek olursam; babam tarafından 1970’lerde satın alınan, 15 hisseli bir arsanın 1 hissesi bana ait. Üzerinde 4 daire, 2 de iş yeri bulunuyor. Arsa tapusuyla bana ait. Belediyede ve emlak vergisinde kayıtlar bu şekilde. Ama yarın öbür gün mahkemeye çıksak yani resmi makamlara gitsek karşımızdaki memur pişkin pişkin “orası arsa” diyecek. İkametimi sürdürdüğüm alan sadece belediyede 4 daire, 2 iş yeri olarak gözüküyor. Onun dışında kendime ait hisse sadece arsa olarak kayıtlı diğer resmi kurumlarda.</p>
<p>Gelelim meselenin ikinci boyutuna. Hiç tapusu olmayan ve üzerinde evler bulunan yerler var (aynı Seyrantepe’deki gibi). Devlet onlara elektrik, su, telefon, doğalgaz hatta hizmet binaları getiriyor. Fakat resmi makama gittiğinizde pişkin memur “orada ev yok ki” diyor. Hatta seçimler öncesinde insanlara 3-5 oy karşılığında binaları yenilendiriliyor, kat attırılıyor. Aklıma şöyle bir soru geliyor dolayısıyla: bu memlekette belediye ve seçilenler ayrı bir devlet, diğer resmi makamlar ayrı bir devlet mi?</p>
<p>Bu dünyaya yüzyıllarca başkentlik yapmış bu muhteşem şehre yakışan bu mudur? İstanbul’da yaşayan 10 kişinin 5’inin kesinlikle ev ya da işyeri problemi vardır. İstanbul’da kaç bina var, bu binalar kaç katlı, kayıtlı mı kayıtsız mı, tapulu mu tapusuz mu, imar durumu nedir, apayrı bir konu olan depreme dayanıklılık durumu ne alemdedir gibi sorulara kesin rakamlarla cevap verecek bir mercii yok.</p>
<p>Şimdi şunu soralım; bu kadar sorunun muhattabı olan bu şehir, bu serkeşlikte, bu darmadağınıklıkta nasıl 2010 Avrupa Kültür Başkenti olacak? Ben bunu çok merak ediyorum.</p>
<p>“Nasıl olmaz efendim” derseniz aklıma başka bir şey geliyor; Avrupa Kıtası’nda Avrupa Başkentliği yapabilecek diğer şehirlerde de durum bundan farksız diye düşünüyorum. Ya da Avrupa, “Dingo’nun Ahırı” diye düşünüyorum. Yok öyle değil, İstanbul’un tarihi Avrupa Kültür Başkentliği için yeter diyorsanız bir soru daha.!</p>
<p>Peki ecdadımızın bize bıraktığı eserlerin Eminönü’ndeki, Fatih’teki halleri nedir?</p>
<p>İstanbul’u değil de Suriçi’ni Avrupa Kültür Başkenti yapsaydınız keşke. O eşsiz hanlara, hamamlara eklenen sıvasız, derme çatma eklemeleri kaldırarak eski siluetine kavuştursaydınız. Hanlardaki dükkanlara yakışan, Müslüman-Türk kimliğini kaybetmemiş esnaflar yetiştirseydiniz. Önce neyi niye yaptığınıza karar verin, sonra Surdışı’nı toparlamaya başlarsınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kacak-avrupa-baskenti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/02/6-300x130.jpg' length ='16128'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>İnanç yasağı ve bayanların seçilme hakkı</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/inanc-yasagi-ve-bayanlarin-secilme-hakki.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/inanc-yasagi-ve-bayanlarin-secilme-hakki.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2009 09:09:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hamza Kacca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[bayan]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınların seçilme hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[tesettür]]></category>
		<category><![CDATA[türban]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=608</guid>
		<description><![CDATA[                Şu yaklaşan yerel seçimler öncesi siyaseti biraz sorgulamak gerektiğine inanıyorum. Bir iki hafta sonra listeler netleşince “bu ülkede kadın-erkek eşitliği yok mu kardeşim. Filanca parti kadın adayları listesine az koymuş. Falanca parti kadın adayları daha az koymuş” diye vızıldanmalar başlar. Bu memlekette bildiğim kadarıyla bayanların yüzde 75’i [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-609" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/02/1.jpg" alt="secenkadinlar" width="410" height="287" /></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Şu yaklaşan yerel seçimler öncesi siyaseti biraz sorgulamak gerektiğine inanıyorum. Bir iki hafta sonra listeler netleşince <strong>“bu ülkede kadın-erkek eşitliği yok mu kardeşim. Filanca parti kadın adayları listesine az koymuş. Falanca parti kadın adayları daha az koymuş”</strong> diye vızıldanmalar başlar.<span id="more-608"></span></p>
<p>Bu memlekette bildiğim kadarıyla bayanların yüzde 75’i tesettürlü, yüzde 30’u da tesettürsüz. Hepsi bizim vatandaşımız. Yüzde 70’inin yalnız seçme hakkı var, seçilme hakkı yok. Yanlış biliyorsam uyarın lütfen. Yahu benim gibi sıradan bir vatandaş bunu bilirken. Bu konunun yaygarasını yapan siyasiler, sivil toplum kuruluşları, çeşitli aydın takımı bunun farkında değil mi? Başı açık olarak görev yapan seçilmiş birçok hanım varken, bu memlekette tesettürlü hanımların sadece seçme hakkı olduğunu bilmiyorlar mı? Bilmiyorlar demekki!</p>
<p>Memleketteki oranları yüzde 30 olan açık bayanları tüm erkeklerle aynı kefeye atsak, 3 erkeğe 1 bayan tekabül ediyor. Oran bu&#8230;</p>
<p>Bazen, “her mecliste yüzde 50 kadın-erkek olmalı” derler malumunuz, “yahu biz bu tesettürlü bayanları hiç adam yerine koymadık” diye düşünen yok mu peki bunların arasında? Yoksa bu milletle ciddi ciddi dalga mı geçiyorlar?</p>
<p>Neden olmasın kardeşim?</p>
<p>Benim mahallemde Ayşe Teyze, Fatma Abla –eğer yapabileceklerse- mahalle muhtarı, meclis üyesi, belediye başkanı niye olmasın!</p>
<p>Şimdi diyeceksiniz ki “biz bunları Merve Kavakçı’nın milletvekilliğinde tartıştık.”</p>
<p>O zaman bu televizyonlarda, gazetelerde bu konuyu yazıp çizenler bizimle dalga geçiyor, bizi aptal yerine koyuyorlar. Ama ben tekrar hatırlatayım. Bu memlekette, hatta ailelerimizde bile başı açık olan, kapalı olan, birbirilerine kardeş-akraba olmuş canlarımız, ablalarımız, teyzelerimiz, akrabalarımız var. Ve bunların yüzde 70’inin başı kapalı, yüzde 30’unun başı açık. Bunu dikkate alın ve “inanç yasağı”na çözüm bulmadan bu salakça geyiği, tartışmayı yapmayın!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/inanc-yasagi-ve-bayanlarin-secilme-hakki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/02/1-300x210.jpg' length ='19548'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Sorgulayalım ki kazanalım</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sorgulayalimki-kazanalim.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sorgulayalimki-kazanalim.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2009 08:14:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hamza Kacca</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[davos]]></category>
		<category><![CDATA[davos zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayyip erdogan]]></category>
		<category><![CDATA[yerel secimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=584</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan’ın Davos Zirvesi’nde yapmış olduğu konuşma ve tavır konusunda toplumun her kesimindeki insanlar olumlu ya da olumsuz bir sürü yorum yaptı. Kimisine göre Erdoğan dik durdu, kimisine göre ise eğildi. Şunu hiç düşünmeyiz; “Toplumlar layık olduğu şekilde yönetilir.” Biz kendimize baktığımız zaman yöneticilerimize karşı ne kadar dik duruş sergiliyoruz. En basitinden, mahallemizin muhtarı hakkında bile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-583 alignleft" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/02/856190.jpg" alt="secim" width="410" height="281" /></p>
<p>Başbakan’ın Davos Zirvesi’nde yapmış olduğu konuşma ve tavır konusunda toplumun her kesimindeki insanlar olumlu ya da olumsuz bir sürü yorum yaptı. Kimisine göre Erdoğan dik durdu, kimisine göre ise eğildi.</p>
<p><span id="more-584"></span></p>
<p>Şunu hiç düşünmeyiz; “Toplumlar layık olduğu şekilde yönetilir.” Biz kendimize baktığımız zaman yöneticilerimize karşı ne kadar dik duruş sergiliyoruz. En basitinden, mahallemizin muhtarı hakkında bile olumlu ya da olumsuz yorumlar yapar, atar tutarız. Mangalda kül bırakmazken bir süre sonra muhtarla karşılaştığımızda karşısında iki büklüm oluruz. Bir milletvekili veya belediye başkanı ile karşılaşınca önümüzü ilikleyerek “haklısınız sayın vekilim, öyledir sayın başkanım” demekten başka bir söz edemeyen fakat arkalarından ne adamlıklarını, ne kişiliklerini bırakan bir yapıya sahibiz.</p>
<p>Özetle ben derim ki; önce biz dik duralım. Şahsi menfaatlerimizi, toplumsal çıkarlarımızın önüne sürerek, nokta kadar menfaat karşısında virgül kadar eğilmeyi, hatta salyangoz olmayı şiar edinmemek gerekir.</p>
<p>Biz, yöneticilerimize yaptıkları yanlışları işin üslubuyla ileterek, onların yöneticiliğini sorgulayarak “Bu milletin gözü üzerimizde” dedirtmemiz lazım. Bunu yapamazsak –kusura bakmayın- dik duramayız. Karşınızdakinden de dik duruş bekleyemezsiniz, yöneticilerinizin yanlışlarına ortak olursunuz.</p>
<p>Bu, düşünmeksizin yapılacak bir otokontrol sistemi olmalı. Biz ise zihniyetimizin adamını yanlışına ve doğrusuna bakmaksızın sorgusuz, sualsiz alkışlayan bir milletiz.</p>
<p>Ben bir fikri, kişiyi desteklerim. Doğrularını yanlışlarını eleştirir ve fırsatını bulduğumda kendisine bunları iletirim. Çünkü birey olarak bununla mükellefim. Başbakan, Davos’ta dik durdu diye takdir ederim ama önümüzdeki seçimler ve ondan sonrakiler için oyumu ipotek edemem. Göstereceği belediye başkan adayları, meclis üyeleri ve diğer adaylara bakar ona göre oyumu kullanırım. Bunu da tüm siyasilere hissettiririm. Özetle, sorgularım!</p>
<p>Sorgulayalım ki karşımızdaki yöneticiler “Filanca yere ceketimi koysam kazanırım” mantığını kafalarından silip, “Bu millet, doğru adayları ve hak edenleri hak ettiği yere koyduğumuz zaman bize oy verir” diye düşünmeye başlasın. Bunun sonucunda hak etmeyenlere 3-5 günlük menfaatimiz için hak etmiş muamelesi yapmayız. Böylelikle biz de dik durmuş oluruz. Hem her şey daha güzel olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sorgulayalimki-kazanalim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/02/856190-300x205.jpg' length ='27305'  type='image/jpg' />	</item>
	</channel>
</rss>

