Başlıksız…

Efendim selamlar! Nasılsınız?
Beni soracak olursanız, kırgınlıklar içersindeyim. Sanırsınız karadenizde gemilerim batmış. Okkadar mayhoş ve bitap bir haldeyim. Şimdi efendim bunun çeşitli nedenleri var tabi. Öncelikle şirketimin 20′li yaşlara yeni erişmiş iki ergeni ve onların bir numaralı sanatçısı “imparator” kod adlı İbrahim Tatlıses’i dinlemekten gına geldiğini belirtmeliyim. Adamlar sabah başlıyor İbo, akşam oluyor İbo. Zaten sevmem İbo’yu, iyice nefret ettim. Askere gidecekler falan diye ses etmiyorum ama harbiden cozutucam, az kaldı.
Bir insan neden arabesk müzik dinler diye düşündüm durdum. Arabesk müziğin genel yapısına baktığımız zaman görüyoruz ki, aşk meşkten ziyade, ayrılık ve keder hakim sözlerine. Çocukluk çağlarımızda arkadaş çevremin Cengiz Kurtoğlu hastalığı olduğundan dolayı, benimde ister istemez bir arabesk kültürüm oldu, inkar etmiyorum. Tüm Cengiz şarkılarını söylerim şimdi burada, şaşar kalırsınız! Arkadaş hatrına çiğ tavuk yenir hesabı, ses etmedik, dinledik. Hala öyle yapıyorum. Neyse. Cengiz Kurtoğlu’nun sözlerini ele aldığımızda görüyoruz ki, gelin olup giden eski sevgili, canını alan canım dedikleri, küsen sevgili, ayrılan sevgili gibi bunaltıcı ve insanı hayata küstüren türden konseptler görüyoruz. İnsanların dertli oldukları için bu tarz müzikleri dinlediğini tecrübe ettim. Ama hangi sapık ruhlu mazoşist insan, dertli olduğu halde bu tarz sözlerden oluşmuş parçaları dinleyerek kendine eziyet etmeyi sever ki? Ben bunu anlamlandıramıyorum. Bir yaşam tarzı olabilmesi imkansız bir müzik türü. Bunu yaşam tarzı olarak seçebilecek bir halkın, Küçük Emrah ve onun fantastik Türk filmleriyle dalga geçmesine izin veremem! Hayata bakış açınızla sözleri gerçekten güzel bulmanıza bir yere kadar bir şey diyemem ama müzikal olarak tamamen rezalet bence. Fikirlerimi açıkça söylemem, bu müziğin severleri tarafından hakaret olarak algılanmasın ama bence öyle. Siz de içinizden geldiği gibi metal müzik dinleyenlere “özenti, ne s.kim anlıyosun bu gürültüden” tarzında söylemlerde bulunabilirsiniz. Yadırgamam.
Bir de fantazi denen bir tür var ki düşman başına. Nasıl kasıcı, nasıl dertlendirici, nasıl isyan ettirici, nasıl nasıl nasıl. Şirketteki çocuklar Güllü bile dinliyor. Derin azaplar içersinde olmamın nedenlerinden bir kısmı bu. İnsanın bir yerden sonra ne kafası ne de midesi kaldırabiliyor.
Benim en büyük zevkimdir otobüste giderkene diskmani takıp car car müziğimi dinlemek ve kitabımı açıp, keyifle okumak. Bugün her ikisi birden terk eyledi beni. Gözümde kurumuş bir damla yaş ile bakakaldım uzaklara. Yanımda oturan teyze sordu, ne oldu evladım, neden ağlıyorsun, dedi, ağlamıyorum, gözüme birşey kaçtı, dedim. O derece kötü hissettim kendimi. 3-4 saatlik yolu ne kitap, ne müzikle geçirdim. Sadece insan sesi, motor ve korna sesiyle geçirdim. Görebileceğin en kötü kabustan daha kötüsü bu. Kitabımın bitmesi zaten büyük bir handikap oldu benim için. Öyle hevesle okuyordum, öyle mutluydum ki.. Bitmez sandım ama bitti. Bence her insan evladının Fidel Castro’nun Tarih Beni Beraat Ettirecektir! isimli tarihi savunmasını okuması gerekir. Kitabın bir bölümünde o savunma vardı. Okudum. Hayran oldum.
Eminönü – Üsküdar vapur iskelesine Hazerfan Ahmet Çelebi ismini vermişler. Zamanında Ahmet Çelebi’nin g.t korkusuyla Galata Kulesinden, Üsküdar’a kadar, el yapımı kanatlarıyla uçmasının nedeni olan zihniyetle aynı değil mi yani oraya o ismi veren zihniyet? Osmanlı ile övünüyorsunuz, tamam, anladım. Osmanlı’nın tırstığı için sürdüğü adam ile neden övünüp, sağa sola adamın adını veriyorsunuz ki? Bence saçma.
Bu arada beni heyecanlandıran bir haber aldım dün. Sizinle paylaşayım, belki ilgisini çeken olur. Kanada’lı teknik death/thrash metal grubu olan QUO VADIS memleketime gelip, İstanbul, Ankara ve İzmir’de arka arkaya konserler vererek Avrupa turuna başlıyor. İstanbul konseri 3 Nisan’da Kemancı’da. Bekleriz efendim. Azıcık şenlensin ortam. Çok pis heyecanlandım terbiyesizim. Zamanım ve param olsa 3 konsere birden giderdim valla haha. Gazör metalci.
Dar bir yolda yürürkene, karşından gelipte, aynı anda omuzları kırmak suretiyle birbirine yol veren insan; sen benim kardeşimsin, seviyorum seni. Ama aksi şekilde, omuzunu çekmemeyi bir erkeklik gösterisi, bir güç gösterisi, bir ego tatmini sıfatına sokan ve karşısından geleni omuzuyla dürten, sonra bir de çok matah bir bok yapmış gibi arkasını dönüp, “birşey dese de ağzını yüzünü kırsam” diye düşünen insan; sen var ya gorilin önde gidenisin. Terbiyesiz ve karaktersizin en hasısın. Bak Tayyip o kadar bağırdı Darwin teorisi saçmalıktır falan diye ama sen bariz bir şekilde ispatlıyorsun bu teoriyi. Maymundan gelmişsin, insana gidemiyorsun. Hala permatik epilasyonuyla kendini gizlemeye çalışıyorsun ama içindeki hayvani dürtüler elbet seni bir yerde ele veriyor. Kimisi bu şekilde, kimisi yere tükürürken, kimisi otobüste fortçuluk yaparken. Elbet kendinizi belli ediyorsunuz ve başbakanınızı haksız çıkartıyorsunuz evrimini tamamlayamamış insanlar. Ayıptır, adam olun iki dakika.
Bi’de şu yukarıda saydıklarım haricinde şunu eklemeliyim. Bir halkın geçmişini ve geleceğini görmek için, o halkın, eğitim düzeyine, kişi başına düşen yıllık gelirine, sosyallik ölçüsüne falan bakmaya gerek yok. Tamamen alakasız bence. Toplumun, görgü kurallarına olan bağlılığı ve uygulayıcılığına bakıp, o toplumun, hayatın neresinde olduğunu kolayca görüp, anlayabilirsiniz. Görgü ve hoşgörü gibi temel gerçekleri uygulayamayan toplumların nüfusunun %99′u üniversite mezunu olsa bile, o toplum için, ilerisi aydınlık diyemeyiz. Fikirleri “ben” değil, “biz” olan halklar her daim daha ileride olacaklardır. Başımızdaki yönetici partiler ister demokrat, ister milliyetçi, ister kominist, ister dinci olsun, önemli olan “biz”… Tabi sözde değil, özde bir “biz”den bahsediyorum. Gerisi hikaye.
Sevgiler efendim.
4 Yorum
ozkan March 24th, 2009 tarihinde demis ki;
sevgili emre arkadaşım
“Medeni insanların birlik olabileceğini düşünüyorum.” demişsin güzel. yukarıdada komunizim dışında ? bana biraz tezat geldi açıkcası.medeni saymıyor muyuz kendimizi .bu ülkede ateistler bile birlik olmanın içine dincileri katıyorken ? kimseye haksızlık etmeyelim kominist dediğin insanda vatanseverdir.
emre March 25th, 2009 tarihinde demis ki;
Özkan kardeşim. Kendime ters düşmek istemem elbette. Her iki paragrafta farklı düşünceleri savunan insan görüntüsü kimseye hoş gelmez tabi ki. Ama oldum olası sıcak gözle bakamadım komunizme yada ateistliğe.
Peki medenilik inançlarlamıdır? Hiç sanmıyorum. Daha önceki yorumlarımdan birinde yazmıştım. Kişiler inanç özgürlüklerini sonuna kadar savunmalıdır. (Arada not olarak arada belirtmek isterim ki sizin dinci olarak bahsettiğiniz bir kısım insanın -ben buna Müslüman demek istiyorum.- inandığı bir şey var. Emr-i maruf -dini yaymak- farz-ı kifayedir!)
Peki birlikten kastımız ne? Bir araya gelip Hu! çekmekmi? Yoksa barışarock da pago yapmak veya konserlerde headbang yapmakmı? Yoksa kızıl bayrağı ele alıp Taksim meydanında 1 Mayıs’ı kutlamakmı? Vatanseverlik bir birlik olabileme nişânı mıdır? Bence önce birlikten kastı anlamak önemli…
Osmanlıda Ermenisi, Rumu, Türkü veya Müslümanı, Yahudisi ve Hristiyanı bir arada, birlik ve beraberlik içinde yaşıyorlardı her ne kadar inançları ayrı da olsa…Mutlu ve mesutlardı!
Komunizm haricinde yazmamın amacı; Komunizm’in savunduklarını, yönetim biçimini, getirilerini, götürülerini, ideolojisini vs. oldum olası sevmedim. Tarihte de gördük zaten Komunizmle yönetilen ülkelerin sefaletini…Belkide ondandır!
Ama sevmesemde ideolojilere ve inançlara saygılıyım! Herhangi bir aşağılama olarak görmeyiniz lütfen!
Saygılar…
Darkohl April 4th, 2009 tarihinde demis ki;
Kominizmle yönetilen ülkeler ne kadar fakir olsalar da, bugün sınırlarından içeri Amerikan dolarını sokmayı reddedecek kadar tok, sokaklarında hergün müzikle dans ederek yaşıyorlar.
Oysa ki Osmanlı döneminde yaşanılanları tarih kitaplarından -günümüzde gördüklerimizden- biliyoruz ki herkes için bir huzur yok ortada. Sadece Osmanlı’nın boyunduruklarına eğilenlere huzur var. Günümüzde de olduğu gibi.
Osmanlıların zamanında sadece kendi topraklarında kendi dinlerinden olan insanlara istedikleri gibi yönetmeyi seven padişahlarla doluydu.Günümüzde olduğu gibi.
Kusura bakmayın Emre ama ‘Osmanlı’ görüşünüze katılamayacağım.





emre March 17th, 2009 tarihinde demis ki;
Yazının son paragrafında meseleyi oldukça güzel tasvir etmişsin. Tasvip ettim… =) (Komunizm haricinde)
Ama biz olabilmek o kadarda kolay değil işte. Hele son paragrafın bir öncesindeki paragrafta bahsettiğin insanlarla hiçte kolay değil. Önce toplum olarak kültür seviyemizi artırmamız daha sonra detaylarını vermiş olduğun insan kostümlülere gerçek insanlığı öğretmemiz lazım ki “biz” olabilelim. Medeni insanların birlik olabileceğini düşünüyorum. Yoksa her kafadan bir ses çıkarsa olmaz o iş! Nerde çokluk orda b.kluk mottosuna döner o zaman…
Saygılar…