Bu sabah andını içtin mi yavrum?
Yiğit Özgür Andımız’la dalga geçmiş! Yiğit Özgür’e erişim engellenmeli! Bu karikatürü 23 kişiye gönderirseniz Patricia Teyze ve forward maillerle beslenen manyak torunları, Uykusuz’un kapısına “Bu yiğide erişim engellenmiştir,” yazan bir tabela asacaklarmış.
Garip garip bakmayın, ciddiye alanlar var bu tip şeyleri.
Yıllardır kafamı kurcalayan bir konu, çiçeği burnunda Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu sayesinde bu sıralar pek popüler olmuş.
Mini mini birler, çalışkan ikiler ve diğer bücürler derse girmeden önce, buram buram faşizm kokan Andımız’ı gırtlaklarını yırtarcasına içmeye devam etsinler mi, etmesinler mi?
Sözlerine bakalım mı andımızın?
Türküm, doğruyum, çalışkanım!
İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim!
Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!
Budur! Türk olmayana kafam girsin diye eklemeyi unutmuşlar, bence büyük eksiklik.
Andımız denen bu süper olay, 1930′lu yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı yapan ultra vatansever Reşit Galip tarafından eğitim sistemimize sokuldu ve o günden beri her sabah bu andı söylediğimiz için hepimiz Türk, doğru ve çalışkan olduk.
Biz bu andı içmeye başladıktan tam 12 yıl sonra kafasına atom bombası yiyen Japonya ise, Japon, hatalı ve tembel olduğu için hala teknoloji, android, uzay çalışmaları gibi boş işlerle uğraşıyor.
Andımız’ın hikayesine Afet İnan’ın Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler kitabında denk geldim. Kitaptaki hikaye ilginç. 1933 yılında 23 Nisan kutlanacak, ultra milliyetçi Reşit Galip evden çıkmadan önce kızlarıyla kutlamak istiyor bayramı. Sonra heyecanla Afet İnan’a gelip anlatıyor, “Sabah kızlarıma bir şeyler söylemek istediğim vakit, bir ant meydana çıktı. İşte cumhuriyetimizin 23 Nisan çocuklarına armağanı,” diyerek bir kağıda yazdığı andı gösteriyor.
Nasıl bir babadır, çocuk bayramını çocuklarına cumhuriyet andı içirerek kutlayan adam kurban bayramını nasıl kutlar, düşünmek bile istemiyorum. Reşit Galip’in devrimleri koruma konusunda Atatürk’le bile münakaşaya giriştiği zaten bilinen bir konu. Yani kraldan çok kralcı bir adam var ortada.
1972′de tadilata girmiş andımız, iyice bi’ yenilenip sivrilerek yoluna devam etmiş. Eski sözcükleri ayıklamışlar, “budun”, “millet” olmuş mesela.
Sonra 1997′de yeniden tadilata girmiş. İlkokulda yassaaaaamm diye kükrediğimiz sözcük, ilkeeeem olmuş. Yassa yoh! İlke var!
Andımız’ın varlığı bazen sessiz, bazen sesli tartışıldı. Hatta Erbakan “Sen ‘Türküm doğruyum’ dersen başkası da çıkar ‘Kürdüm doğruyum’ der,” dedi, partisi kapatılırken bu laf da kendisine iade edildi.
Çünkü sadece Türkler doğru olabilirdi. Kürtler hain, Ermeniler çıkarcı, Yahudiler kazıkçı, Lazlar aptal olmalıydı. İzmirli kızların güzel olmasında sorun yoktu, hala yok. Yirim.
GİZEM NERDESİN?
Hiç üşenmedim, Gizem’i buldum size. Bu Gizemcik, 2000 yılında Çanakkale’de şaşırtıcı bir atraksiyona imza atmıştı, hala hatırladıkça gülerim. Yukardaki karikatürdeki gibi arkadaşlarının karşısına çıkıp Andımız’ı içiren Gizem, “ülküm yükselmek ileri gitmektir,” kısmını “ülküm yükselmek, ananızı s..mektir,” şeklinde okuyunca ortalık karışmıştı.
Sonradan başına gelmeyen kalmamıştı kızın; okuldan uzaklaştırılmak, “gençlik nereye gidiyor mirim” tartışmalarına konu mankeni olmak Gizem’e uzun süre hayatı zindan etmişti. O zaman 11 yaşındaydı, şimdi 20 yaşında esprili bi’ genç kız olmuştur, Gizem buralardaysan ses ver!
Büyüklerin bu andı eleştirmesi suçtu. Küçüklerin de yeterince saygı göstermemesi suçtu.
Düşünün ki ilkokul 3. sınıf öğrencisi bir bücürsünüz. Sabah okula gittiğinizde en iyi kükreyen arkadaşlarınızdan biri kürsüye çıkıyor, siz de “sol sağ, uzat kolları, arkadaşının ensesine bak, dörtlü yap, sola dön, sağa dön, indir kolları, rahat, hazrol, dikkayyt!” komutlarını takriben kürsüdeki arkadaşınızın ciyak ciyak bağırarak söylediklerini tekrar ediyorsunuz.
Afrika’da savaşan çocuklardan farkınız, mavi önlüklü olmanız. Ah pardon, siz ayrıca Türk, doğru ve çalışkansınız. Onlar ise Afrikalı kara kara zenciler. Doğru ve çalışkan olmadıkları için açlıktan ölsünler orda, ko’ götüne.
Yeterince bağırmazsanız tokat gelir. Üşüyen ellerinizi cebinize sokarsanız, tokat gelir. Kürsüden başka yere bakarsanız, tokat gelir. Gülümserseniz de yersiniz tokadı; siz çocuk değil, devrimlerin bekçilerisiniz!
Bağıracak o çocuklar, avazları çıktığı kadar. Boyunlarındaki damarlar çıkana, gözleri pörtleyene, suratları kızarana kadar bağırarak varlıklarını Türk varlığına armağan edecekler!
Aralarında Türkiye’yi vatan bellemiş Ermeni, Kürt, Rum, Çerkes, İngiliz çocukları olması önemli değil. Bağırın lan! En çok bağıran en iyi okuyandır!
Bu kadar militarist ve faşist bir ant dünyanın hangi cumhuriyetinde içiriliyor bacak kadar çocuklara, hiç bilmiyorum. Çok farklı ülkelerde çok farklı okulların yanında uyandım, hiçbiri Türkiye’deki ilkokulların yanında uyanmak kadar korkunç değildi. Sabah 400 çocuğun bir arada attığı çığlıklarla uyanmak, yataktan kalkarken savaş baltası aramaya neden olabiliyor.
Ben, okulun tüccar bücürü olarak pek aptal bir öğrenci sayılmazdım. Ama beş yıl boyunca her sabah avazım çıktığı kadar bağırarak içtiğim bu andın sözlerini hiçbir zaman anlamadım. Sadece olması gereken bir ritüeli gerçekleştirmek için sürüye dahil olmak, benim gibi ne dediğini anlamayan yüzlerce öğrenciyle birlikte bağırmak zorundaydım.
“Ben senin gibi aptal değildim, ilkokul boyunca bu andı anlayarak, hissederek içtim,” diyebilecek bir delikanlı çıkarsa ödülü hazır.
Çocukları yetiştirip eğitmek olmadı amacımız hiçbir zaman, cumhuriyet bekçileri, devrimlerin yılmaz koruyucuları yetiştirdik, mini mini sivil subaylarımız oldu, büyüyünce de tek gurur kaynakları Türk olarak doğmak oldu.
Türk olmaktan başka bir gurur kaynağı olmayan bir ülkem, hepsi asker doğan 70 milyonluk bir ordum olduğu için çok mutluyum.
Hayır, ne münasebet, değiştirilmesini veya kaldırılmasını talep etmiyorum. Sonra kızıyorlar, inanmayan buraya baksın.
Ama yine de hatırlatmak isterim, her sabah ant içirmeye zorlamak yerine süt içirmeye zorlasaydınız çocukları, en azından daha sağlıklı nesiller yetiştirebilirdiniz.
27 Yorum
Umberto da silva Junior July 17th, 2009 tarihinde demis ki;
Gökhan;
sabah ezanının hoparlörden okunarak inanmayanların uyandırılmasına da karşıyım, andımızın her sabah okutulmasına da..
sizi anlayamıyorum, azınlıklarına bu kadar “saygısız” başka bir ülke yokken çıkıp azınlıklarımıza saygılı olduğumuzu nasıl söyleyebiliyorsunuz?
size göre onları öldürmemek, tecavüz etmemek saygı galiba? ki zamanında faili meçhullerle ortalığın anasını ağlatmış jitem denilen oluşum.
bu mu saygı?
sen hiçbir kürde “türküm” dedirtemezsin arkadaş!
ne dersen de bu faşistliğin kralıdır! bunu belki sen anlayamazsın ama senin torunların anlayacak. çünkü at gözlükleri gözünüzde. benim at gözlüklerini çıkarıp baktığımı, bu yazının başından anlayabilirisin.
şimdi nasıl sağcı-solcu-kominik “darbe” ye karşıysa, o zamanda herkes bütün olup bu tarz faşizan eylemlere karşı olacak.
“türkiyeliyim” dedirtebilirsin, ama “türk’üm” demek nedir?
Yalcin Bozok July 17th, 2009 tarihinde demis ki;
Yorumsuz…
Trabzonda Bekleriz.... July 17th, 2009 tarihinde demis ki;
http://www.gazeteport.com.tr/GUNCEL/NEWS/GP_502059
“Mazlum-Der Diyarbakır Şube Başkan Yardımcısı Abdurrahim Ay, ” Bey’efendiyi ve Dernek üyelerini topluca eylem yapmak için GÜzide Şehrimiz Olan Trabzona BEkleriz.. Trabzon Meydan PArkımız Yeterince Geniştir Tam Eylem Yapmak İÇin Biçilmiş KAftandır.. Duyurulur..
Ceyda Ryden July 17th, 2009 tarihinde demis ki;
Ilkokulu New Jersey’de okudum ve kimse bana Turk kimligimi unutmam icin baski yapmadi. Azinlik muamelesi gormedim. Turkiye’de herkesin esit oldugunu dusunmek istemiyorsunuz. Turkler cogunluk digerleri azinlik dedikce esitlik falan olmayacak.
Boş ver.. July 17th, 2009 tarihinde demis ki;
Kimse kimseye zorla bir şey yaptırmıyor..
….. sesi ile uyanmak istemiyorsan, ya kulaklarını tıka, yada …… uzak bi yerde yaşa, yada git başka ülkede yaşa bokmu var bu ülkede yaşıyorsun, hem saygı duymuyorsun hemde karşı çıkıyorsun.
Yaşadığımız ülkenin kanunlarına,geleneklerine vs. saygı duymalıyız . Yaşadığımız çevredeki insalara saygı duymalıyız her kez böyle yaşasaydı zaten burada bu konuları tartışıyor olmazdık.
Türkler farklı kültürlere kesinlike saygı duyan bir millet. Genel itibari ile ama bir kaç kendini bilmez piç ortalığı karıştırıp saptırıyor diye bunu bir millete bir ülkeye mal etmek doğru deil bu kadarını da artık anlıyabilmeli insan.
Eğer Türkiyede katı kurallar olsaydı katı kanunlar olsaydı sadece Türk milleti var başka milletleri yok saymış olsaydı, Türk milleti doğrudur başka milletler doğru olamaz diye düşünseydi, insanlar İstanbul,izmir,ankara ve benzeri şehirlerde ellerini kollarını sallaya sallaya gezemez, yiyip içemez, eğlenemez, evlenemez,sex yapamaz,taşlarla sopalarla bayrak yakamaz,çocukları ön safa koyup molotoflarla insanların ekmekleri ile oynayamaz, götümü sittiricem diye taksimde oturup eylem yapamazdı.
Buradan anlayın işte ..
Akay Perker July 17th, 2009 tarihinde demis ki;
@Gökhan:
Sanırım söylediklerine tek tek yanıt vermeliyim. Vatanseverlik ve milliyetçilik farklı olgular. Vatanını herkes kendi milliyetine göre severse ilerde karışıklık çıkar, bugün çıktığı gibi. Laz, Kürt, Çerkes bu ülkenin vatandaşı sayılıyor deniyor sürekli. Sanki vatandaş olmaları istenmiyormuş da, kırılmasınlar diye vatandaştan sayılıyorlarmış gibi. Bir Türk ne kadar hakka sahipse, bir Kürt, Ermeni, Rum, Laz da aynı haklara sahiptir. Vatandaştan sayılmaz, vatandaşın ta kendisidir. Ama onlara Türk denemez. Almanya’da okuyan Türk öğrencilerin Alman asimilasyonuna karşı çıkarken, Türkiye’deki azınlık asimilasyonuna neden kimsenin ses çıkarmadığını düşünün. Faşizm bir milli değerse ben kopmayı tercih ederim.
Bir insan bana yobaz diyecekse elinde sağlam argümanlar olmalı. Beklerim. Yobazın kelime anlamını öğrenmeden gelmesin ama.
Azınlıklara bu kadar saygı duyan başka bir ülke bilmiyorum. Çünkü gittiğim ülkelerin bir çoğunda azınlık diye bir kavram yok. Saygı duyulacak bir durum da yok haliyle. Misal ABD’de, herkes Amerikalı. Radikal faşistler haricinde kimse bir başkasını azınlık olarak nitelendirmiyor. Bu kafa Türkiye ve Fransa gibi milliyetiyle gurur duyan ilginç ülkelerde var. “Ülkenin sahibi Türkler, diğerleri azınlık ve misafir. Onları vatandaştan sayarız ama kendilerine Türk demeleri şartıyla!” Bunun adına adalet demiyor başkaları, faşistlik diyor.
Her millet kendini üstün ırk olarak görmez, görürse bu doğal değil, sıradışı ve trajikomik bir olaydır. Kazanılmış statüyle övünmenin bile ayıp sayıldığı bir dünyada verilmiş statüyle övünmek sadece acınası bir durumdur.
Her sabah ezan sesi duymaktan rahatsız olanlara bir sözüm yok. Ateş de püskürmüyorum, ezan sadece bir gelenektir İslam’da, mikrofonlarla, hoparlörlerle bangır bangır ezan okumak da ehli sünnet itikadına göre haramdır. Daha dikkatli okumanı tavsiye ederim.
Bu ülkede orduya kaka diyen vatandaşlar sadece Müslümanlar değil, daha geniş bir kesim. Ama “dininde olan vatandaşın” orduya kaka demesinin sebebi, ordunun o vatandaşın dinine gereken saygıyı göstermemesidir belki. Başındaki örtüye, namaz kılmasına izin verilmemesi olabilir mi?
Vatansever ordu yanlısı kavramını ilk kez duyuyorum. Ordu yanlısı olmak ne demektir bunu biraz açmanı rica ederim.
Empati diye yazıyor ve uyguluyorum. Buranın Türkiye Cumhuriyeti olduğunu da biliyorum. Uygulamadığımı düşündüren nedir?
İstiklal Marşı Kurtuluş Savaşı sonrasında yazıldı. Ve Kurtuluş Savaşı’nda insanları bütünleştiren öncelikle Müslümanlıktı. Bu cumhuriyetin temelleri de dualarla açılan bir mecliste atıldı. O nedenle İstiklal Marşı’nda Müslümanlığın sık vurgulanması çok normal.
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.
Kahraman ırktan kasıt Surmalar değil, Türk ırkıdır öyle değil mi?
Ayrıca İstiklal Marşı’nı eleştirmek yasak diye bildiğimden, bu konuya girmek istemiyorum. Yazının konusu sadece Andımız’dı, onun dışında kalan konuları yazmamış olmamız, savunduğumuz anlamına gelmez.
cumhur abi July 17th, 2009 tarihinde demis ki;
bos ver… kardeşim ilkokulu nerde okudun sen? kimse kimseye zorla bişey yaptırmıyor dediğine göre türkiye’de değilmiş gittiğin ilkokul!!!
bosbogaz July 17th, 2009 tarihinde demis ki;
Devletin temelleriyle insanlarin yapilari uyusmazsa olacagi bu. Milliyetcilik Ataturk ilkelerindendir, Ne mutlu Turkum diyene Ataturk’un sozudur. Devletin seklide buna gore tasarlanmistir. Egitim politiklari da buna gore duzenlenmistir. Yazip elestiremez misin? Elestirirsin elbette ama belirli cercevelerde. BU SISTEMI ilke edinmis devlet bu sinirlarin disina cikanlara musamaha gosteriyorsa o zaman BU SISTEMIN temeline dinamit koyulmustur. Camilerden yukselen ezan sesi de buna dahil. BU SISTEMDE bu tip seyler yanlistir.
Birileri cikip Amerikada boyleydi derse elmayla armutu karistirmis olur. Amarika’da devlet insanlarin haklarini genis tutmustur tutmasina ama gercekte herkes Amerika’liyim demek zorundadir. Demiyene okkali bir ya sev ya terket cekerler (kibar haliyle). Zaman zaman Turkiye’de dillendirilen mahalle baskisi boyle bir sey herhalde. Daha dun Obama NAACP’de yaptigi konusmada ABD’de zencilerle beyazlar arasindaki esitsizlige dikkat cekti. Kisaca irkcilik her yerde var kardesim. Bizde devlet modelinin icinde entegre edilmis, bunu ordan cikarmakta bu kuyu etrafinda toplanmis delilerin yapacagi is degil.
Ceyda Ryden July 18th, 2009 tarihinde demis ki;
–bosbogaz–
Haklisin burda herkes Amerikali’yim demek zorunda. Cunku ABD kanunlari kimseye bir irka dahil olmayi dayatmiyor. Irk ve vatan farkli seyler.
Ben Turkum, arkadaslarim Ingiliz, Ispanyol, Fransiz, Slav etc. Vatandas olarak hepimiz Amerikali’yiz. Bunu soylemek beni uzmez. Sen Turk degilsin derlerse SISTEMLE ayri duseriz.
Trabzonlu’yum diyebilirsin ama Lazim demek zorunda degilsin. Butun Trabzonlular laz degil cunku. Hangi irktan olurlarsa olsunlar, Trabzonlu sayarlar kendilerini. Umarim anlatabilmisimdir.
Akay Perker July 18th, 2009 tarihinde demis ki;
@Bos ver…
Eleştiren herkese “bok mu var git başka yerde yaşa” dedikten sonra AB’nin düşünce özgürlüğü baskılarına, AİHM’nin Türkiye’yi küçük düşüren kararlarına veya medyadaki “beyin göçü durdurulamıyor” haberlerine bozulmamak lazım.
Düşmanlar saldırır, dostlar eleştirir. Biz hatalarımızı kendi aramızda tartışıp irdelemezsek iş yabancılara kalır. Ben içine kapanmış, dünya gündeminden uzaklaşmış bir ülkede yaşamak istemiyorum.
Kimse zorla bir şey yaptırmıyor demişsin. Andımız’ı her sabah çok istediği için mi yoksa mecbur oldukları için mi okuyor çocuklar? Bu bir zorlama. Üniversiteye giden kızları başlarını açmaya zorlamak, 20 yaşına gelen herkesi askerlik yapmaya zorlamak gibi durumların hiçbiri devlete kâr getirmez.
Ayrıca son paragrafta saydığın şeylerin hepsini Türkler yapıyor zaten, sadece bir ırka ait herhangi bir eylem göremedim saydıkların arasında.
@bosbogaz
Bu sistemde doğru olan şeyleri bulup çıkarıp tek tek alkışlamak lazım. Öyle bir sistem kurulmuş ki herkes potansiyel suçlu, herkes mecburen yalancı.
Devrimle kurulan devlet vatandaşa tamamen yapancı, toplumun temel dinamikleriyle son derece uyumsuz.
Irkçılığın en iğrenç tanımını 1950′lere kadar yaşadı ABD. Zenciler insan yerine konmuyordu, hala yaşayan köleler var bugün.
Ancak ABD’de ve İtalya, Almanya gibi eski faşist ülkelerde ırkçılık önce devlet kademesinde yok edildi, zaman içinde de halk tarafından unutuldu. Radikaller her yerde var tabi, onları bitiremezsin. Los Angeles’da Inglewood gibi, New York’da Harlem gibi beyazların giremediği yerler var hala. Hem Obama’nın zenci – beyaz açıklamalarına takılma sen, tabanını desteklemek zorunda.
Eski faşist ülkeler devlet kademesinde nasıl kurtulduysa ırkçılıktan, Türkiye de bunu başarmalı. Olay bu.
Boş ver.. July 18th, 2009 tarihinde demis ki;
–Akay Perker–
” Kimse zorla bir şey yaptırmıyor demişsin. Andımız’ı her sabah çok istediği için mi yoksa mecbur oldukları için mi okuyor çocuklar? Bu bir zorlama. Üniversiteye giden kızları başlarını açmaya zorlamak, 20 yaşına gelen herkesi askerlik yapmaya zorlamak gibi durumların hiçbiri devlete kâr getirmez.”
ÜSlubumu cahilliğime ver biraz sert olabiliyor..
Fakat ben şunları söylemek istedim. Zorla derken
Askerlik yapmak istemeyen her zaman bir yol buldu ve yapmadı yakınlarımdan biliyorum.
OKula gitmek istemeyen veya oradaki düzeni sevmeyen insanalar imkanları doğrultusunda özel okullara gidebiliyorlar, veya özel ders alabiliyorlar olmadı yurt dışında eğitim alıp ülkemizde yaşayanlar var.
Yani demek istediğim beyenmeyen yapmıyor. HEm beyenmeyip hemde değiştirmek için uğraşmıyor ortalığı karıştırmıyor. Kötü niyetli olanlar için konuşuyorum.
Bende hayatımda bir çok şeyi beyenmeyerek yaptım, kendi isteğimin doğrultusunda hareket edemedim tamam ama karşı çıkıpta düzeni bozmaya kalkmadım. Bu düzeni ben kurmadımki ben bozayım.
”
Ayrıca son paragrafta saydığın şeylerin hepsini Türkler yapıyor zaten, sadece bir ırka ait herhangi bir eylem göremedim saydıkların arasında. ”
Son paragrafımı belli bir kesim için söylemedim ülkedeki bütün kendini insandan sayan mahluklar için geçerli..
ŞAhsen hiç bir zaman ayrımcılık yapmadım bir çok kültürden dinden arkadaşım oldu üzülerek söylüyorum ama bir çoğu Bozulmuş Türklerden çok değerli çok daha namuslu, sorgulamadan ölümüne gidecek insanlardı. BEn buna kızıyorum BEn TÜrküm deyipte çıkarları için dönek olanlara veya ben Kürdüm deyipte Çıkarları için TÜrk olanlara.Bunlar hepimize zarar veriyor.BEn bunlara karşıyım bunları istemiyorum.
Bu yüzden hep kurallara uyduk..Koyunmu Olduk şimdi.?
bosbogaz July 18th, 2009 tarihinde demis ki;
Ceyda,
Irk ve vatandas farkli seyler tabi. Fakat kavram olarak ikisinin de ozunde bir kisinin bir zumreye uye olmasi var. Bu ister genetik, ister kisinin kendi istemiyle olsun bana gore cok buyuk bir fark yaratmaz. Bir odanin icinde bes kisi olsa ve bu bes kisiden dordu Amerika’li olsa ve bu dort kisi kalan bir kisiye farkli davransa bunun adi yine irkciliktir.
Akay soylediklerine katiliyorum, yanliz Amerika ve Almanya’da halkin irkciligi unuttugunu dusunmek biraz saflik olur kanaatindeyim. Biz ona insanlarin biraz daha politik davraniyorlar diyelim.
Akay Perker July 19th, 2009 tarihinde demis ki;
@Bos ver..
Benim kafama takılan da senin son yorumunda söylediklerin işte. Askerlik konusunda olsun, türban konusunda olsun, vergi konusunda olsun vatandaş sürekli devleti kandırma peşinde. İnsanları buna zorlayan da devletin bize dayattığı düzen. Daha okul yıllarından itibaren sürekli devlete yalan söylediğimizin farkında mısın?
Vatandaş askerlik yapmak istemiyor, ama bu zorla dayatıldığı için üniversiteyi uzatarak, karakollara rüşvet yedirerek, bin takla atarak işi uzatmaya, devletin dayatmasından kaçmaya çalışıyor.
Başındaki örtüyü çıkarmak istemediği için okula gidemiyor, şansını Avrupa’da veya ABD’de denemek zorunda kalıyor. Ceyda bahsetmişti ABD’deki türbanlı arkadaşlarından, ondan bir örnek beklerim buraya.
Şirket açıyoruz, vergi vermemek için kırk takla atıyoruz. Yalan söylediğimizi devlet de biliyor ama üstümüze gelmiyor. Çünkü tüm vergilerini veren bir şirketin ayakta kalma şansı olmadığının farkında.
Peki devletin üzerimizdeki bu baskısı bizi neden yalancı yapsın? Düzen doğru bir düzen olsa, halk da öğrenciliğinden itibaren yalancılığa, devleti kandırmaya alışmasa daha iyi olmaz mı?
Kendi ağzınla söylüyorsun beğenmeyerek yaptım diye. Neden hepimiz yalancı olmak, devleti kandırmak zorunda kalalım ki?
Beğenmediğimiz şeyleri düzeltmek zorunda değiliz. Ancak beğenmediğimiz şeyler bize dayatılırsa orada işler karışıyor.
Ben TOFAŞ’ı sevmiyorum. Çok zorda kalmadıkça TOFAŞ veya FIAT marka ticari taksiye bile binmem. Ama onları değiştirmeye uğraşmam, herkes kendi yolunda mutludur.
Fakat tutup da birileri bana TOFAŞ araba kullanmam için dayatma yaparsa, “Honda’ya binmeyeceksin, TOFAŞ’a binmek zorundasın” derse o zaman bunu eleştiririm.
Honda Civic’e Doğan SLX kasası giydirip Doğan görünümlü Honda yaparak hem kanun koyanları hem kendimi kandırmaya çalışmam.
Son paragrafın için söylüyorum:
Kurallara uymadık. Uyar gibi yaptık. Devlet de inanır gibi yaptı.
Anlatabildim mi? Benim kanıma dokunan devletin bizi yalana zorlaması, hepsi bu.
Akay Perker July 19th, 2009 tarihinde demis ki;
@bosbogaz
Amerika, Almanya, İtalya veya İspanya… Bu devletlerin hepsinde çok yakın tarihlerde faşist yönetimler vardı. Zaman içinde doğruyu gördüler ve en azından devlet kademesinde yok ettiler faşizmi.
Halk unuttu demedim zaten, unutuyor dedim. Sokaklarda eylem yapan radikallerden daha fazla faşistin milliyetçilik kavramının arkasına sığınarak sessiz bir düşmanlık sergilediğinin farkındayım.
Herhangi bir provokasyon durumunda onlar da çıkabilir sokağa.
Ama azalıyor, eskisi gibi değil.
Diğer yorumlarından ABD’yi az çok bildiğin anlamını çıkardım. Harlem’e girdin mi?
Harlem ırkçı zencilerin elinde ve bence faşistlerin son kalelerinden biriydi. Eskiden hiçbir beyaz giremezdi Harlem’e. Ama bugün git dene, kimseye karışmadığın, markette sigara alırken “yow nigga” diye tribe girmediğin sürece kimse bir şey demez sana.
Ama L.A’de Inglewood’a giremezsin. Girsen de sağ çıkman nasip olmayabilir.
Gerçi Obama sayesinde hispaniclerin ve zencilerin fena halde götü kalktı bu sıralar, bu da acı bir gerçek.
Bak aynı şey çıktı. Devlet faşizmi halka dikte ederse halk da faşist olur. Ama devlet kademesinde yok edilirse bu, zaman için de halk da barış içinde yaşamanın yolunu bulur.
Osmanlı’da yüzlerce yıl barış içinde yaşayan bunca ırk neden durup dururken birbirine girdi? Dış güçlerin fışfışlaması doğru ancak en önemli neden, devlet yöneticilerinin aşırı milliyetçiliğe yeşil ışık yakmasıydı.
Balık baştan kokar. İmam osurursa cemaat sıçar gibi atasözlerimiz var ama nedense uygulamak işimize gelmiyor.
bosbogaz July 19th, 2009 tarihinde demis ki;
Konuyu biraz dagatip Amerika’ya geldik ama son bir yorum daha yapma ihtiyaci duydum. Akay soylediklerine katiliyorum. Yalniz Amerikada’ki irkciligi L.A’de Inglewood’la ve NY’de Harlem’le sinirli gormemek lazim. Ben aslinda, Bush vs. Kerry ve Bush vs. Gore secimlerinde kirmizi eyaletler icine giren bir cok yerde irciligin oldugunu dusunuyorum. Bizi birakin, basi kapali bir hanimin yada turbanli bir hintlinin Amerika’nin bu kesimlerinde cok zorluklarla karsilasacagina eminim. Adamlar hala evlerine konfedarasyon bayraklari asiyorlarsa, ciftenin ucu nereden gozukecek diye dusunmeden edemiyor insan.
Neyse kirmizi eyaletleri bir kenera birakip mavilerde yasarsaniz ise dunyanin cok yerinde gorulmeyen bir hurriyetiniz oluyor. Bu konuda onlarinda hakkini yememek lazim…
Ceyda Ryden July 19th, 2009 tarihinde demis ki;
-bosbogaz-
Demek ki ayni seyi farkli cumlelerle ifade etmisiz :)
Burda turbanli Turk kizlari tanidim. Hepsi ayni seyi soyler. Ailem zengin daha ii bi tahsil icin geldim fln der. Tugba ve Esra iki kardesti tanistigimizda onlar da benzer seyler soylemislerdi. Cok dinibutun kizlardi. Namaz kilarlardi. Erkek arkadaslari yoktu alkol kullanmiyolardi. ABD’den ve bizim yasayisimizdan hoslanmadiklarini anlamistim.
Arkadas olduk. Turkiyede turbanla okuyamadiklari icin ABD’ye geldiklerini soylediler. Istedigimiz tek sey Musluman gibi yasamak ve egitim almak dediler. Musluman gibi yasamak ve egitim almak icin Musluman bir ulkeden Hristiyan bir ulkeye gelmelerine sasirdim. Oh ben o zaman Turkiye’de boyle seyler oldugunu bilmiyodum. daha demokratik saniyodum.
Tugba ve Esra gibi cok kiz var burda. ABD’nin tamaminda kimbilir kac tane vardir. Bu kizlar saclarinin acilmasini gunah sayiyorlarsa birakin kapatarak gitsinler okula. Kime zarar verebilir ki. Burda insanlara anlatiyorlar yasadiklarini. Okuldaki diger ogrencilerde Turkiye’deki insan haklari icin onyargi olusuyor.
VATANDASLARININ UNIVERSITEYE GITMESINE IZIN VERMEYEN BIR ULKE diyolar Turkiye icin!!!!
Bos ver.. rumuzlu arkadasim sistem orada degismezse burdaki insanlar Turkiye’nin adini hep insan haklari ihlalleriyle duymaya devam edicek. ya sev ya terket demeyin. Begenmiyosan git dediginiz insanlar vatanlarini ozluyolar burda. Cekmeyen bilmez.
Akay Perker July 19th, 2009 tarihinde demis ki;
@bosbogaz
Inglewood ve Harlem sadece uç örneklerdi. Inglewood çok sıradışıdır aslında, mavi eyaletlerin en cicisi California’da kara bir leke gibi durur. Ve ironiktir ki ırkçılığı başlatan beyazlardı ama bu iki bölgede gaddarca bir ırkçılığa inatla devam edenler zenciler.
Kırmızı eyaletlere dikkat edersen redneck doludur, bunların da alayı cumhuriyetçi zaten. Bira içip NASCAR seyreden, zenciye Çinliye küfreden yetkisiz Bushlar dolu oralarda ama şükür ki yaşlandı hepsi. Sonraki jenerasyon ırkları o kadar da takmıyor kafasına. Önceki yorumda halkın unutması derken bunu kastetmiştim. İlkokulda ırkçılık öğrenenler yaşlandılar orada. Ama bizde hala devam ediyor, bugün dur desek kafadan 50 yıl daha sürecek ırk kavgaları.
Kırmızı ve mavi eyaletler arasında başka çıkarımlar da yapılabilir bence. Düşünsene; Texas, Kansas, Alabama gibi kırmızı eyaletler görece daha düşük eğitim durumuna sahipken, New York, New Jersey, California gibi mavi eyaletler daha daha yüksek eğitim ve yaşam standartlarına sahipler. Bunun da kesinlikle etkisi var.
Eğitim düzeyi yükseldikçe ırkçı mantalite aşağı inecek. ABD eyaletlerinden örnekledik ama bunun diğer ülkelerde çok farklı olduğunu zannetmiyorum.
Türkiye’nin tek farkı, bu ırkçı anlayışa devletin hala destek veriyor olması.
Sanırım bitti :)
Dayı July 19th, 2009 tarihinde demis ki;
Türkiyede ırkçılık nerde var anlamadım ben yahu. Laz, Çerkez, Ermeni, Kürt. “Irk: Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu”. Bu açıklamaya göre Türk, Laz, Kürt, Çerkez hepsi kalıtımsal ortak fiziksel ve fisyolojik özelliklere sahiptir. Hepside orta asyadan geliyor. Milliyetcilik dersen, bu kelimenin aslıda millettir oda şu demektir; “Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus”. Yani neymiş Laz milleti, Çerkez milleti, Kürt milleti, Ermeni milletiymiş. Türkiyede olan budur. Faşizm de zaten aşırı milliyetçiliktir. Bunu ırkçılığa çekmek cahilliğin daniskasıdır. Hiç mi tartışma programını izlemediniz bu konuların. O kadar prof dr araştırmacı bilmiyor siz gidip ırkçılığa çektiniz olayı. Bu ne müthiş bir bilgidir! yahu. Yoksa malummu oldu size!!!
Irkçılık mevcut düzende düzenlemelerle biter yokolur gider. Lakin milliyetçilik öyle bitmez bitemez. Osmanlı imparatorluğunun dağılması nedenlerinden biri olarak sayılır milliyetçilik. Yani neymiş milliyetçiliğin sonuçlarından biri parçalanmak dağılmakmış.
Bu bilgiler ışığında Türkiyede ırkı bir insanların birbirine düşürülmesinin istenmesinin araştırılması ayrı bir mevzû bahis olduğundan bu günlük yeter.
boş ver... July 20th, 2009 tarihinde demis ki;
Haklısın, aslında tekrar tekrar okuduğumda anlamaya başladım şimdi,yoska görmeyemi demeliydim.:)
Ceyhun July 25th, 2009 tarihinde demis ki;
Andımıza takılıp kalan ve onu faşistlik olarak görenler ya bu milletle sorunu olanlar ya da kendi milletini eleştirerek entel olduğunu ispatlamaya çalışanlardır. Burası Türk ülkesidir, devlet Türk devletidir. Bizimde kendi kendimizi andımız gibi bir metinle anlatmamız ve bağlılığımızı bildirmemiz gayet normaldir. Size ne be bizlerin andından.
bulamıyorum July 25th, 2009 tarihinde demis ki;
bu site çalışmıyor ki zaten diyodum ama aile koruma şifrem engelliyomuş.. tebrik ve teşekkürler. dolu site….emin olun herkesin aklındadır bu and içme olayı.. içmek istemiyorum. zorla mı kardeşim sorusuna hocalardan şöyle cevap alırdık. mecburii.. böyle eğitime kafam girsin.
Mehmet August 3rd, 2009 tarihinde demis ki;
siz? biz?
Akay Perker August 3rd, 2009 tarihinde demis ki;
@Dayı
Dayı, kendi içinde çelişmişsin. Laz, Çerkes, Ermeni Milleti şeklinde örnek vermişsin ki haklısın. Ancak Türkiye’de ırkçılık nerde var, diye sorarsan neden sadece Türk Milleti’nin varlığı kabul ediliyor derim. Yazıda da belirttiğim buydu. Bir Rum çocuğu neden varlığını Türk varlığına armağan etmek zorunda bırakılıyor? İnsanları buna zorlamak, onların ait olduğu ırkı yok saymaya çalışmak değil midir?
“Faşizmi ırkçılığa çekmek cahilliğin daniskasıdır,” demişsin. Faşistler ırkçı değildir anlamını çıkarıyorum bundan. Faşizm nedir peki? Aydınlat cahil ruhlarımızı.
@Ceyhun:
Bu milletle sorunum yok, entel olmaya da çalışmıyorum. Bu ülkenin Türk ülkesi olduğunu son 100 yıldır iddia ediyorlar sadece, onun öncesinde kimse bu ülke Türk ülkesidir diye inatlaşmıyordu. Mimar Sinanlar, Sokollu Mehmed Paşalar varlıklarını Türk Milletine değil, vatanlarına armağan ettiler. Vatanını sevmek ve sadece kendi milletini yüceltmek birbirinden çok farklı şeyler. Siz bu ülkede sadece Türkler yaşayacak derseniz işte o zaman başlar ayrımcılık.
Tıpkı son cümlende siz-biz ayrımı yapmaya başladığın gibi. Objektif düşünenleri bile dışlamaya kalkarsanız sonra çok ağlarsınız “Türk’ün Türk’ten başka dostu yok,” diye. Türk’ten başkasını dost kabul etmeyenle neden dost olsunlar ki?
dayı August 5th, 2009 tarihinde demis ki;
Sevgili akay,
Yazımdada belirttiğim gibi ırk ayrıdır millet ayrıdır. Irk fizyolojik olarak birbirinden çok farklı özellikleri vardır. Yani bir bakışta bu herif şu ırktan diyebilirsin. Misal bir zenciyi görünce bir çinliyi görünce tanımak gibi. Yeryüzünde 3 tip insan ırkı vardır. Siyah, Beyaz ve Sarı. Bunların birbirleriyle kavgasına ırkçılık denir. Türklük bir ırk değil milliyetciliktir. Milliyetçiliğin aşırılığına faşizm denir. Yani bir rumda türk milletinin mensubu olabilir bir laz da olabilir bir ermenide olabilir bir kürtte olabilir. Yani ne mutlu Türküm demek Türk milletinin bir neferi olmaktan mutluluk duyuyorum demektir. Burada Türk olmaktan mutluluk duymak istemeyen vatanın bütünlüğünü bozmaya çabalayanlar olarak göze çarpar ki bu hataya düşmenizi istemem.
Andımıza gelince. Herkesin ss kanunlarına göre kabul etmesi gereken bir geçeği her sabah kar kış ayaz demeden minicik garibanlara “okuyacaksınız ulan bunu” demek manasız ve yersiz bir şeydir. Kısaca abesle iştigaldir. Ss kanunlarına göre kabul etmek istemeyen gider istediği milletin içinde yaşar. O kadarı bizi bağlamaz.
saygılar.
bosbogaz August 6th, 2009 tarihinde demis ki;
Ilginctir bu gunlerde, yillar yili anlamina bakilmadan solenen “ne mutlu Türküm diyene” sozunun aslinda ne anlama geldigi anlatilmaya calisiliyor.
Cok yaratici bir yaklasim gercekten. Tecahul-i arif sanatinin sinirlarindaki arkadaslara Turkcenin yazildigi gibi okundugunu hatirlatmak lazim. Yani yazilis “ne mutlu Türküm diyene” ise okunusu “ne mutlu Türkiyeliyim diyene” olmuyor. Kelimelere cimnastik yaptirmanin alemi yok.
Benim acilimim su:
Ne mutlu bu vatanda yasiyorum diyene!! Itiraz eden varsa gidin baska yere deme hakki kendimde sakli :)
mckey November 22nd, 2009 tarihinde demis ki;
Fener Cim bom maçına gidince “En büyük Fener” diye bağırabiliyorsan, kendini fenerli hissettiğin içindir. Senin gibi hissedenlerle bir araya gelip kendini güçlü hissetmek içindir.
Topla tüfekle her türlü zorlukta elde edilen ve elde tutulmaya çalışılan ve her an dış güçlerin tehdidi altında olan ülkemiz topraklarını bir arada tutmak için; üzerinde yaşayan toplumu bir arada tutmak için; bu ülkenin adı ‘Türk’iye olduğu için; herkese “sen bu ülkedeki herkes gibi Türksün, dinin ne olursa olsun, kökenin ne olursa olsun kendine Türk de” deniliyor.
Amerika’ya karşı bir tehdit mi var? Avrupa’daki herhangi bir Hristiyan ülkesine tehdit mi var? Tabi ki yok çünkü dünyayı yönetenler onlar ve kendi içlerindeki Hristiyan birliğinde mutlu mesut yaşıyorlar. Avrupa’da Türk nüfusu birden bire çok mu arttı? Türklerin yaptığı öne sürülen bir terör eylemi gerçekleştir, birden bire bak bakalım “Sen Türk müsün? Iiyyyy” diyenleri sayısı nasıl artıyor…
Zor geliyorsa and içmeyin, zor geliyorsa ben Türk’ üm demeyin. Ama bir gün ekonomik olarak batının üzerimizde kurduğu sömürge hali yönetim olarak uygulamaya geçerse “Ben Hristiyan olmak istemiyorum, oruç tutucam ben” diyebilecek misiniz rahatlıkla????
Fikirlerini beyan eden herkese saygılar. Bunlar da benimkiler…





Gökhan July 17th, 2009 tarihinde demis ki;
Çok milli görüşe sahip bir insan olmasamda andımızı faşistlik olarak algılayan beyinlere zavallı gözüyle bakarım. TÜRKİYE CUMHURİYETİ ‘nde yaşadığınızı unutmayın. Laz, Kürt, Çerkez v.s. bu ülkenin vatandaşı olarak sayılıyor ve onlara Türk deniliyor. Her değerimizinden sizin gibiler yüzünden kopuyoruz. Milliyetçilik, vatan severlik sizin gözünüzde faşistlik anlamına geliyor.
Cumhuriyet rejimini eleştirirken, monaşriyi yüceltirken ve bir çok konuda zaten idelojinizi belli edıyorsunuz.
Sana nasıl ki yobaz denildiği vakit yerinden fırlıyor, aslında öyle değil ben.. diye devam ediyorsan her bokuda bu şekil yaftalamak saçma oluyor, ters ilişki oluyor.
Azınlıklara bu kadar saygı duyan, bu kadar söz sahibi eden başka bir ülke biliyor musun? Hani sayın apo diyenin bile meclise girebildiği başka bir memeleket var mıdır?
Her millet kendini üstün ırk görür bu çok doğaldır.
Kimide her sabah ezan sesi duymaktan rahtasız oluyor. Sen çıkıp ateş püskürürsün değil mi böyle diyen bir adama? Evet yazılarına bakılırsa yaparsın bunu. Vatan ve Din bu ikisini neden hep karıştırırız? Neden Dininde olan vatandaş orduya kaka der, Vatan sever ordu yanlısı dinciye kaka der?
Empati..empati diye yazmakla olmuyor uygulamaya geçirmek lazım. Yineliyorum TÜRKİYE CUMHURİYETİ burası akıldan çıkarmayın.
Peki Akay, İstiklal Marşımız da neden bir kere bile Türk kelimesi geçmiyor? Bu bir Türk marşı olmasına karşın daha çok dini temalar ağırlıklı, eee burada yaşayan bir Hristiyan dostumuzda Türk olabilir. Bu faşistlik değil midir?