Buddha’nın altın tavsiyesi

Buddha ile müridi Ananda arasında geçen diyalog:
- Kadınlara nasıl davranmamız gerekir?
- Onları görmeyin Ananda.
- Ama eğer görmekten kaçamazsak ne yapalım?
- Konuşmayın Ananda.
- Ama eğer onlar bizimle konuşursa ne yapalım?
- Gözünüzü dört açın Ananda…
Geçenlerde bir kitapta rastladım yukarıdaki Buddha’nın altın tavsiyesine. Tüm hayatım gözümün önünden geçti. Bizzat tecrübe ettiğim kadın fitnesini çok iyi ifade etmişti Buddha.
Tecavüzcü erkekler çoğaldı. Yumuşak erkekler de çoğaldı. Hatun kölesi erkekler de çoğaldı. Bunlar zaten biliniyor. Ama bir de buzdağının görünmeyen yüzü var kocaman, pek gün yüzüne çıkarılmayan. O da kadınların şerri. Mülayim erkeklere sırnaşan kızlar dolu etrafta; resmen erkekleri baştan çıkarmaya, becermeye çalışıyorlar.
Öyle şıllıklar geziyor ki etrafımızda, genelev çalışanlarına saygı duymaya başladım. Entrika, alavere dalavere, kırıtma, kuyruk sallama, göz kırpma gibi şeylerle karşılarındaki erkekleri kolaylıkla parmaklarının ucunda oynatıyorlar. İsteğe göre yatağa atabiliyorlar. Kozmetik sektörünü de unutmamak lazım. Mesela, öyle parfümler var ki erkeğin anında ereksiyonunu sağlıyor.
Gerçi tüm bunlar erkeklerin işine geliyor. Kim bir kadına hayır diyebilir ki? Ne de güzeldir bir kadın tarafından avlanmak, becerilmek, sömürülmek. Peki hala bir kadına hayır diyebilen erkek kaldı mı? Sadece Allah’tan korkan günümüzün Yusuf’ları. Gömleğini yırttırmama mücadelesi veren namuslu erkekler az da olsa var hala. Zaten Buddha’nın tavsiyesini ancak onlar anlayabilir. Yoksa tabi ki “veren memnun, alan memnun.”
Buddha’nın yukarıdaki tavsiyesini 21. yüzyıla uyarlarsam aşağıdaki diyalog çıkıyor ortaya. Evet, birçokları “ahlakî” bulmayacak, “ayıp” diyecek. Ama kadınların şer dolu dünyaları o kadar tiksindirici ki aşağıdaki şekilde suratlarına kusmak istiyorum. Hem sanki gizli fahişelerin yaptıkları çok ahlakî idi. Gitsinler genelevde çalışsınlar ya da porno sektörüne girsinler. Ama işyerlerinde kırıtmasınlar. Altlarına giydikleri g-string’leri gözümüze sokmasınlar. Şu 3 günlük dünyada hala “Yusuf” olarak kalmaya çalışan erkeklerin huzurunu bozmasınlar.
Ömer ile müstakbel oğlu arasındaki diyalog:
- Kadınlara nasıl davranmam gerekir?
- Onlara bakma evlat.
- Ama eğer görmekten kaçamazsam ne yapayım?
- Konuşma evlat.
- Ama eğer onlar benimle konuşursa ne yapayım?
- Onları aşağıla evlat.
- Ama eğer hala sırnaşmaya devam ederlerse ne yapayım?
- Onlara orta parmağını göster evladım.
Not: Yukarıda Buddha’nın tavsiyesini sadece “erkeklerin becerilmesi” açısından ele aldım. Ancak bu Buddha’ya büyük haksızlık olur. Bunun yanında; insanları birbirine düşürme, ara bozma, dedikodu, laf taşıma, fitne çıkarma vs. gibi birçok özelliklerinden dolayı bile kadınlardan kaçmak, kaçamasak da tetikte olmak gerek. Ha bir de unutmadan, daha önce Modern Kadın yazısında da söylediğim gibi kadınların bu denli yoldan çıkmasının mimarı da yumuşak godoş erkeklerdir. Erkek, erkek olmayınca kadın ne yapmaz ki?
2 Yorum
Ceyhun C June 24th, 2010 tarihinde demis ki;
yek yeaa.
görme! konuşma! çıkar yolu yok da konuşmaya mecbursan gözünü dört aç!!!
kadın, erkeğe nispeten aptallığa daha meyillidir. şahsen böyle düşünürüm, tecrübelerime binaen. maksadım kadına hakaret etmek değil. kendi adıma hal böyleyken, bi’ kadının olası bir fitne fesadından, şirretinden korunmak için gözümü dört açmayı özbenliğime saygısızlık addederim.
yav kadını neden görmeyeyim?
çok güzeller! -hepsi değil tabi- hislendirirler!
bir kadınla neden konuşmayayım?
kadın sesi, kahkahası müthiş haz verir. -dırdır hariç-
bir kadınla konuşurken neden gözlerimi dört açayım?
velev ki bana bir zarar verecek, versin. bunu gözlerimi dört açmadan farkedemeyeceksem, zaten haketmişimdir.
hamiş: kadın; hain pusu kurar, kalleşlik yaparsa o ayrı.
ps: haddizatında, kadınları aşağılamayı severim, bayağılığa kaçmadan ama. ve fakat, kendilerine değer de veririm, yeri geldiğinde. aptal olmadığı müddetçe, kadın dünyanın en güzel mahlukudur.
altın tavsiyeymiş. hah.





bosbogaz June 22nd, 2010 tarihinde demis ki;
Lise’yi Izmir’in guzide liselerinden birinde okudum. Burada kizlar iyice zivanadan cikmisti. Komik gelecek belki ama bir telefon sapigim bile vardi bu donemde. Bunu okuyan hanimlar kizacak belki ama kadinlar isteseler seytana pabucunu ters giydirebilirler, Buddha’da kim oliyi?