Devlet Kategorisinden Inciler

YouTube neden açıldı?

Akay Perker, 27 Ağustos 2008

Aylardır alışmıştık YouTube‘un kapalı olmasına. Kimisi Vtunnel kullanarak, kimisi Ktunnel kullanarak, kimisi farklı proxy programları kullanarak sitede gezebiliyordu zaten. En güzeli de hosts.bak dosyasını editleyip Ringofon’un salak reklamlarını görmek zorunda kalmadan hiç yasak yokmuş gibi girmekti. İşi olmayan da zaten unutmuştu.

Yeniden erişime açılalı birkaç gün olmuş sanırım, ben bugün duydum. Çok kızdık bugüne kadar. Sansür olmasın dendi, sansüre karşı kampanyalar yapıldı falan. YouTube’un engellenmesine neden olan videoları biz görmezsek de görecek başkaları, sansür çözüm değil dendi.

Oysa YouTube’un kapatılma nedeni Atatürk’e hakaret içeren videolardan ziyade, YouTube’un T.C. Hükümeti’ne vergi vermemesiydi. Arka planda dönen asıl kavga paraydı yani. Tıpkı ülkedeki diğer kavgaların temelinde de ideolojilerin değil para kavgasının yer alması gibi.

(more…)

Sigarayı yasakladık!

Akay Perker, 14 Ağustos 2008

kim kesiyor bunun cezasiniUluslararası ticari gemilerde kaptanlık yapan bir arkadaşımla görüştük dün. “Türkiye’de sigara yasağı başlamış, işyerinde, vapurda falan yasakmış, doğru mu?” diye sordu. Doğrudur, dedim. “Ben boğazdan geçerken güvertede sigaramı içip Üsküdar sahiline özlemle el sallıyorum, suç mu işlemiş oluyorum?” diye sorup devam etti, “gemi benim işyerim, Türkiye vatandaşıyım, işyerimde sigara içiyorum diye polisin gemiye tırmanıp bana para cezası kesmeye çalıştığını düşünmek istiyorum abi ben” falan dedi. Dayakladım gönderdim.

Ama kafam da karışmadı değil…

Ofiste sigara içiyorum, diğer çalışanlar da içiyor dersem kendimi ihbar etmiş olur muyum? Sonra polis amcalar bana kızar mı? Hayır canım ne münasebet, sigara falan içtiğim yok benim. Sevmem de zaten. Ofiste yasakladım sigara içmeyi, kocaman uyarı afişleri astım duvara, hani şu çirkin mi çirkin, altına “bu afişi asmayanları da ayrıca cezalandıracağız” diye not düşülmüş olanlardan.

(more…)

Babalar gibi satalım!

Akay Perker, 13 Ağustos 2008

Sayın bakanım,

Biliyorum ve takdir ediyorum; satmayı çok seviyorsunuz. Uzman bir pazarlamacı, usta bir özelleştirmeci, cömert bir paylaşımcısınız. Size bir anımı anlatmak istiyorum!

Birkaç gün önce yanımda bir arkadaşımla 2 ayda bozulan Samsung marka DVD sürücümü değiştirmek üzere Kadıköy’deki Yazıcıoğlu’na gittik. (Bu arada monitörde mükemmel olan Samsung, DVD konusunda çok başarısız. Bence Samsun’u bunlara satalım, fabrika kursunlar ama adam gibi DVD sürücü üretsinler.)

Neyse, konuya dönelim. Kartvizit ve el ilanı dağıtan gençleri bilirsiniz. Hani şu İngilizce kursu ilanları dağıtan ve “I know English, you motherfucker!” dediğinizde yolunuzdan çekilenler gibi. Buna benzer bir genç önümüzü kesti ve birer kartvizit tutuşturdu elimize. Melissa mıdır, Maria mıdır, ismini hatırlamadığım bir masaj salonunun kartviziti. “Nedir bu dostum?” dedim. “Masaj salonu abi, bekleriz” dedi. “Hizmet nasıl?” dedim. Göz kırparak “%100 hizmet var abi” dedi. “Ulan ben sivil polis olsam n’apardın?” dedim. “İndirim yapardım hahaha” dedi. Sonra detayları konuştuk. Detayları burda anlatmak olmaz şimdi ama kızlardan birini özellikle tavsiye etti, sanırım kartvizitleri dağıtması için ödeme olarak o kızı vermişler.

(more…)

Filler tepişirken olan çimenlere olur

Akay Perker, 28 Temmuz 2008

“Bir kişiyi öldürürseniz katil olursunuz, on kişiyi öldürürseniz seri katil olursunuz, bir milyon insanı öldürürseniz sizi barış konferansına konuşmacı olarak çağırırlar.”

Kahramansınızdır çünkü, zafer kazanmışsınızdır bir yerlerde, bir şekilde…

Metallica konserine gidemesem de tembel ve keyifli geçen bir günün sonunda aldım haberi. İki bomba birden patladı Güngören’de. Üstelik patlatan şerefsizler de Türk toplumunu ne kadar iyi tanıdıklarını ispat etmek istercesine önce dikkat çekecek bir ses bombası, herkes merakla patlama alanına koştuktan sonra da daha güçlü bir bomba patlatarak 15 kişiyi öldürdüler, 154 kişiyi yaraladılar. Aferin! Çünkü onların bir ideolojileri var ve davaları uğruna savaşıyorlar. 4 yaşında bir kız çocuğunu bile paramparça ederek öldürecek kadar bağlılar davalarına.

(more…)

Adalet buysa mülkün temelini seveyim

Akay Perker, 8 Mayıs 2008

İzmir’de lise öğrencisi üç kız, sınıf arkadaşlarından ikisini tehdit ederek birer liralarını almışlar. Bu kızlar da kalkıp okul müdürüne şikayete gitmişler… Bundan sonrası sizce nasıl olmalı?

Sert bir okul müdürü bu kızları disipline verir, daha sert ve kötü kalpli bir okul müdürü de mutlaka ceza almaları için disiplin kuruluna baskı yapardı. Peki bu ne yapmış?

Kendisine emanet edilen gençliği en iyi şekilde korumak isteyen bu okul müdürü polis çağırmış. Gelen polisler müdürün çayını içerken “hocam işin gücün mü yok, uğraşıyorsun bacak kadar çocuklarla?” dedikten sonra bu iki kıza fırça atıp karakola dönmek yerine savcılığa haber vermişler.

Devletimin her işe eşit mesafede yaklaşan adil savcısı da “benim daha önemli işlerim var” dememiş, olayla ilgilenmiş, bu iki kıza hakettikleri cezayı vermiş:

(more…)

TOZLU RAFLAR

Deli Ara

MAZIDE KALANLAR

Eylül 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  

GEZELIM GORELIM

ABONELIK