'Devlet' Kategorisi Incileri

Diyalog şart!


İspanya’nın başkenti Madrid’de yapılan ARCO Çağdaş Sanat Fuarında, İspanyol sanatçı Eugenio Merino’nun bir heykeli var ki dünyanın durumu bu kadar iyi anlatılabilir. Üst üste ibadet eden Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi’den oluşuyor. Secde eden Müslüman’ın hemen başucunda İncil, ortada papazın elinde Tevrat, en üstte hahamın elinde Kuran var. Heykelin yanında ise bir silahın namlusunun ucuna geçirilmiş Museviliğin sembollerinden olan yedi kollu şamdan bulunuyor.

İsviçre’deki minare krizinde olduğu gibi yine Müslümanlar ayağa kalkmış. Anca ayağa kalkma, yakınma, kınama zaten. Müslüman dünyası ne zaman objektif olmayı öğrenecek? Hani nerede kaldı idrak, tefekkür?


Devam

Musalla taşından muafiyet

musalla
Diyanet İşleri Başkanı demiş: “Akşam yarım saat TV’yi kapatıp Kuran okuyun.” Ama bu tavsiye, ünlü gazetecinin epey zoruna gitmiş. Laik, demokratik ülke bütünlüğüne tehdit varmış bu tavsiyede.

Çiçek böcek orman sevgisi, öğretmenler günü, anneler günü, millî birlik beraberlik, 23 Nisan, 19 Mayıs konulu hutbelerle Müslümanları her daim barışçıl ve insancıl tutmaya çalışan bu güzide kurumumuz laikliğin sigortalarından biriyken; din ve devlet işlerinin birbirinden ayrıldığını ezberletip durdunuz. Halbuki ya din devleti kontrol eder, ya da devlet dini. Ayrılmaz ikili.


Devam

2010 Kış Olimpiyatları

2010 Kis OlimpiyatlariXXI Kış Olimpiyatları, 12 Şubat’ta Kanada’nın Vancouver kentinde başladı. Elbette böyle bir müsabaka zincirinde kar görmemiş Afrika ülkelerinden sporcular beklemek anlamsız. Türkiye de yaz kış oldukça sıcak bir ülke olduğundan, böyle gereksiz sporlarla vakit harcamıyor. Sonuçta biz en az 25 derece sıcaklıkta yaşayıp, kar yağacak olursa mağaralarımıza saklanan insanlarız.

Çok sıcak bir ülke olduğumuzdan dolayı sadece futbol oynayabiliriz. Onu da kendi içimizde başarırız, uluslar arası platformda kayda değer bir başarımızı bulmak zordur. 87 yaşındaki ülkemizden bir kez UEFA şampiyonluğunu kazanan bir takım çıktı, bir kez de milli takımımız dünya üçüncüsü oldu. Milli takımlar teknik direktörü diye bir unvan vardır mesela bizde, sadece futbolla ilgilenen bir adamdır bu unvanın sahibi de. Ayda 140.000 TL civarında maaş alırdı eskiden, şimdiki ne kadar alır bilmem.

Milli takımlar teknik direktörü denince aklınıza öyle garip garip şeyler gelmesin. Futbol kâfidir. Yüzmek zor, ülkemizde deniz yok bizim, nasıl öğrenelim öyle şeyleri? Boks çok kötü bir spor, yurtta sulh cihanda sulh diyen bir toplumuz, insanları döverek puan toplamayız, ayıp. Motor sporlarına yaklaşmayız, trafik canavarı değiliz. Nasıl olduysa çocuğun biri çıkıp dünya şampiyonu olmuş, terbiyesiz şey.

Haliyle ülkemizden öyle yaz olimpiyatı, kış olimpiyatı gibi gereksiz şeylere katılım beklemeyin.


Devam

Bi gün bi arkadaşla oturuyoruz…

medeniyetEmir’le birlikte Gittim Gezdim Geldim serisinin başlamasına vesile olan gezinin ilk gününde yorgunluktan bezmiş bir vaziyette Ankara’da bir parkta oturmuş konuşuyorduk. Mevzu nereden açıldı hatırlamıyorum ama sonunu Emir şöyle bağladı: “Olm şimdi bunu bir yarış olarak düşün. Adamlar bize tur bindirmiş defalarca. Tur bindirirken yanımızdan geçiyorlar ya, işte o zaman devletlüler meydana çıkıp (Gördüğünüz gibi muasır medeniyetlerle aynı seviyedeyiz) diyorlar. Bizim medeniyetimiz budur işte.”

Sonra bu güzel tesbiti için “Aferin lan keranacı” diyerek tebrik ettim Emir’i.

Tiyatroyu rahat bırakın

The Last CigaretteSimon Gray oyunu The Last Cigarette

Kadınların sahneye çıkmasının yasak olduğu Ortaçağ Avrupası’nda operalarda kadın sesi kullanabilmek için castrato kullanırlardı. Küçük çocuklar daha ergenliğe girmeden hadım edilir, sesleri hep ince kalır ve büyüdüklerinde muazzam sesli sopranolar olurlardı. Toplum da sahnede kadın görmediği için günaha girmez, kadınlar halka kötü örnek olmazlardı. Daha el kadar çocukken hadım edilerek cinsiyetini kaybeden sopranoların geçirdiği psikolojik travmalar kimsenin umrunda olmazdı.

Sonraları insanoğlu değişti, anlayışlar değişti. Kadınlar önce sahne hakkını, sonra seçme – seçilme hakkını kazanarak toplumda yer almaya başladıklarında tarihteki sopranolara methiyeler düzüldü, minik çocukların hadım edilmesinin doğru bir davranış olmadığı düşünülmeye başlandı.

Bir dönem sigara içmek güzel sayıldı, bir dönem eroin sağlığa yararlı zannedildi.

Bir süredir yapılan çalışmalar sonunda, artık sigara da kötü sayılıyor. Umuma açık kapalı alanlarda sigara içmek yasaklanıyor, televizyon filmlerinde sigara görüntüleri sansürleniyor. Bunlara gülüp geçiyorum da, bugün aldığım bir haber gülüp geçilecek gibi değildi.

Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken öyküsünü oyunlaştırmışlar. Oyuncular sahnede sigara içip topluma kötü örnek oluyorlar diye belediye gelip ceza kesmiş.


Devam