'Devlet' Kategorisi Incileri

Hint füzesi, Türk fakiri

Hindistan, Rusya ile ortak proje ile geliştirdiği süpersonik hızda manevra yapabilen nükleer kapasiteli Brahmos füzesinin başarı test atışını yaptığını duyurdu.

Projeyi üstlenen BrahMos Aerospace şirketi Genel Başkanı ve Brahmos projesi sorumlusu Sivathanu Pillai pazar günü (21.03.2010) Bengal Körfezinde yapılan deneme atışında saniyede 928 metre hızla hareket eden 290 kilometre menzilli Brahmos füzesinin Bengal körfezindeki INS Meen adlı eski bir gemiyi başarı ile vurduğunu duyurdu. Orissa eyaleti açıklarındaki INS Ranvir savaş gemisinden dikey olarak fırlatılan Brahmos füzesi, 200-300 kiloluk nükleer savaş başlığı taşıyabiliyor.

Kaynak: AktüelDeniz


Devam

Diyalog şart!


İspanya’nın başkenti Madrid’de yapılan ARCO Çağdaş Sanat Fuarında, İspanyol sanatçı Eugenio Merino’nun bir heykeli var ki dünyanın durumu bu kadar iyi anlatılabilir. Üst üste ibadet eden Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi’den oluşuyor. Secde eden Müslüman’ın hemen başucunda İncil, ortada papazın elinde Tevrat, en üstte hahamın elinde Kuran var. Heykelin yanında ise bir silahın namlusunun ucuna geçirilmiş Museviliğin sembollerinden olan yedi kollu şamdan bulunuyor.

İsviçre’deki minare krizinde olduğu gibi yine Müslümanlar ayağa kalkmış. Anca ayağa kalkma, yakınma, kınama zaten. Müslüman dünyası ne zaman objektif olmayı öğrenecek? Hani nerede kaldı idrak, tefekkür?


Devam

Musalla taşından muafiyet

musalla
Diyanet İşleri Başkanı demiş: “Akşam yarım saat TV’yi kapatıp Kuran okuyun.” Ama bu tavsiye, ünlü gazetecinin epey zoruna gitmiş. Laik, demokratik ülke bütünlüğüne tehdit varmış bu tavsiyede.

Çiçek böcek orman sevgisi, öğretmenler günü, anneler günü, millî birlik beraberlik, 23 Nisan, 19 Mayıs konulu hutbelerle Müslümanları her daim barışçıl ve insancıl tutmaya çalışan bu güzide kurumumuz laikliğin sigortalarından biriyken; din ve devlet işlerinin birbirinden ayrıldığını ezberletip durdunuz. Halbuki ya din devleti kontrol eder, ya da devlet dini. Ayrılmaz ikili.


Devam

2010 Kış Olimpiyatları

2010 Kis OlimpiyatlariXXI Kış Olimpiyatları, 12 Şubat’ta Kanada’nın Vancouver kentinde başladı. Elbette böyle bir müsabaka zincirinde kar görmemiş Afrika ülkelerinden sporcular beklemek anlamsız. Türkiye de yaz kış oldukça sıcak bir ülke olduğundan, böyle gereksiz sporlarla vakit harcamıyor. Sonuçta biz en az 25 derece sıcaklıkta yaşayıp, kar yağacak olursa mağaralarımıza saklanan insanlarız.

Çok sıcak bir ülke olduğumuzdan dolayı sadece futbol oynayabiliriz. Onu da kendi içimizde başarırız, uluslar arası platformda kayda değer bir başarımızı bulmak zordur. 87 yaşındaki ülkemizden bir kez UEFA şampiyonluğunu kazanan bir takım çıktı, bir kez de milli takımımız dünya üçüncüsü oldu. Milli takımlar teknik direktörü diye bir unvan vardır mesela bizde, sadece futbolla ilgilenen bir adamdır bu unvanın sahibi de. Ayda 140.000 TL civarında maaş alırdı eskiden, şimdiki ne kadar alır bilmem.

Milli takımlar teknik direktörü denince aklınıza öyle garip garip şeyler gelmesin. Futbol kâfidir. Yüzmek zor, ülkemizde deniz yok bizim, nasıl öğrenelim öyle şeyleri? Boks çok kötü bir spor, yurtta sulh cihanda sulh diyen bir toplumuz, insanları döverek puan toplamayız, ayıp. Motor sporlarına yaklaşmayız, trafik canavarı değiliz. Nasıl olduysa çocuğun biri çıkıp dünya şampiyonu olmuş, terbiyesiz şey.

Haliyle ülkemizden öyle yaz olimpiyatı, kış olimpiyatı gibi gereksiz şeylere katılım beklemeyin.


Devam

Bi gün bi arkadaşla oturuyoruz…

medeniyetEmir’le birlikte Gittim Gezdim Geldim serisinin başlamasına vesile olan gezinin ilk gününde yorgunluktan bezmiş bir vaziyette Ankara’da bir parkta oturmuş konuşuyorduk. Mevzu nereden açıldı hatırlamıyorum ama sonunu Emir şöyle bağladı: “Olm şimdi bunu bir yarış olarak düşün. Adamlar bize tur bindirmiş defalarca. Tur bindirirken yanımızdan geçiyorlar ya, işte o zaman devletlüler meydana çıkıp (Gördüğünüz gibi muasır medeniyetlerle aynı seviyedeyiz) diyorlar. Bizim medeniyetimiz budur işte.”

Sonra bu güzel tesbiti için “Aferin lan keranacı” diyerek tebrik ettim Emir’i.