Öz Aramızdı ve Türkiye’nin fanatik taraftar kitlesi
Akay Perker, 26 Ağustos 2008
Sedat Kapanoğlu Ekşi Sözlük fikrini hayata geçirdiği gün bu kadar tutacağını, bunca taklidinin çıkacağını tahmin etmiş miydi bilmiyorum. Gerçi 1999′daki internet kullanıcılarının sayısıyla bugünkü sayı, mantıklı bir tahmin yapmayı engelleyecektir ancak ssg mutlaka bir tahminde bulunmuştur.
Ekşi Sözlük’ün onlarca taklidi çıktı bugüne kadar. Bu sözlüklerden kimisi Ekşi Sözlük’ün reklam gelirlerinin verdiği gazla, kimisi Ekşi Sözlük’te tutunamayıp “ben de yaparım lan, ne var” gazıyla, kimisi de “bu site güzel bir site, biz de kendimiz için yapalım” düşüncesiyle kuruldu.
Bu sitelerden birçoğu kullanıcıya Ekşi’nin verdiği zevki veremediler. Görsel açıdan tek özelliği 13 butondan oluşan üst frame, başlıkların ve detaylı arama kutusunun yer aldığı sol frame ve yazıların yer aldığı orta frame olmasına rağmen, taklitler görselliği bir türlü oturtamadılar.
Toplumun Çin mallarına düşman kesilmesinin nedeni sadece Çinliler mi? Yoksa aynı fabrikanın ürettiği aynı ürünü farklı markalar altında Türkiye’ye getirip satmaya çalışanlar mı? Ayrıca siz değerli tüketiciler, bunca zaman “markası önemli değil, ucuz bi’şey olsun” diyerek yönlendirmediniz mi bu firmaları Çin üretimine? Türkiye’de üretilenden bile kalitesiz bir malı Çin’den getirmek sadece firmaların suçu değil, talebi başlatan sizdiniz! Hem ortalık birbirinin kopyası gudik ürünlerden geçilmiyor, hem de Türkiye’de istihdam sıkıntısı yaşanıyor, gidip Mao’nun küllerine mi tükürelim bunun için?
19 Aralık 2000 tarihinde arkadaşlarda gezmelerde tozmalarda sürttüğümüz bir günün ardından yeşil kafalı minibüslere doluşmuş evlerimize dağılıyorduk. Önünden her geçişimizde keder ve kesavetin bastırdığı Bayrampaşa Kapalı Cezaevi’nin önü hiç görülmemiş bir biçimde kalabalıktı. Askeri araçlar, itfaiyeler, basın araçları, hepsi oraya doluşmuş, askerlerin etrafını çevirdiği bir grup, genci yaşlısı, kadını erkeği dövünerek ağlıyorlardı. Eve vardığımda hemen televizyonu açtım; Hayata Dönüş Operasyonu başlamıştı. 20 cezaevinde 10.000′den fazla “güvenlik” görevlisinin yeraldığı bu operasyon, kısa zaman içerisinde Hürriyet Gazetesi’nin iç yüzünü, medyanın yavşaklığını, Adalet Bakanlığı’nın rezaletini ve ölen mahkumlar için kullanılan “patır patır indirildiler” tanımını öğrenecektik.
Harbiye?deki Muhsin Ertuğrul sahnesinin yıkılacağını biliyorsunuz. Sahne, 2008 senesinin Mart ayının son gününde perdesini son kez indirdi. Bir aksilik olmazsa yıkılacak ve yerine yenisi yapılacak. Eskisinden daha modern, kullanışlı bir tesis inşa edecekler. Muhsin Ertuğrul sahnesinin yıkımına karar verildiği günden itibaren inanılmaz tepkiler okuyoruz, duyuyoruz. Türkiye?de ya tiyatroyu sanattan saymıyorlar ya da tiyatroyu sevmiyorlar. Bu yüzden oyunlar boş koltuklara karşı sahneleniyor. Ülkemizde 3-5 tane profesyonel tiyatro izleyicisi vardır, bunlar da kendilerini ülkenin gelişmeye açık, çağdaş yüzü olarak görüyorlar. Çünkü onlar kimsenin yapmadığını yapıyor, tiyatro izliyorlar…