Dahiler ölmez!

Bugün bir yas tutma günü değil, bize bıraktığı eşsiz eserleriyle ebediyete kadar yaşayacak bir dahinin doğum günü.
Devam

Bugün bir yas tutma günü değil, bize bıraktığı eşsiz eserleriyle ebediyete kadar yaşayacak bir dahinin doğum günü.
Devam

Efsanevi İngiliz heavy metal grubu Iron Maiden’dan bahsetmek istiyorum. Liseye giderken tanıştım kendileriyle. Melodik gitar soloları, sıradışı bas sound’u, işlediği tarihi temalar, maskotu Eddie beni bir anda bağlamıştı gruba. Karşılaştığım İngilizce kelimelerin anlamlarını hemen öğrenme gibi bir hastalığım vardır. Iron Maiden ise “Demir Bakire” olarak çevriliyordu. Yıllar sonra öğrenecektim ortaçağda kullanılan bir işkence aletine verilen isim olduğunu. Eksik ve yanlışları düzeltmek güzel şey.
Devam
“Büyük marketler bizi bitirdi abi,” diyordu dükkânı kapatırken. 24 yıldır bakkallık yaptığı mahallenin hemen yakınına açılan hipermarkete sitem ediyordu.
“Müşteri sadece ekmek, sigara, gazete almak için buraya uğrar oldu, bir de akşamları kapının önünde bira muhabbeti yapmak için. Kapı komşum bile her şeyi marketlerden alıyor, elinde market poşetleriyle geçiyor buradan. O da haklı, ucuza alıyor marketten. Ben ucuz satamam ki, market şu domatesi tarladan alıyor, ben halden bile alamıyorum.”
“Ne yapacaksın peki?” diye sordum. Mesleği tedavülden kalkıyordu Bakkal İhsan’ın.
Devam
Birkaç ay önceydi, Santa Monica’da bir cafede Riley Steele ile oturmuş, rol aldığı Pirates 2: Stagnetti’s Revenge hakkında geyik çeviriyorduk. Konu birden Türkiye’ye geldi. Sektörde çok taze olduğu için bilmiyor bazı şeyleri, Türkiye’de bu filmlerin ithalatçısı olmadığını duyunca şaşırdı. İnternetten izlenemediğini söyleyince daha fazla şaşırdı.
Dedim ki, “bebik biz süper adamlarız, devlet babamız bilişim teknolojilerinde iyi yetişelim diye tüm siteleri yasaklayarak hepimizi proxy, DNS ustası yaptı, her zorluğu aşmayı öğrendik bu yasaklar sayesinde. Hem sen çok ahlaksız, pis bi’ karısın, filmlerin Türkiye’de satılırsa ahlakımız bozulur bizim.”
Geçen hafta boyut değiştirerek bizi bulutların üstünden gülümseyerek izlemeye karar veren Michael Jackson, hepimizin bildiği gibi devasa bir servete sahipti. Holmby Hills – Los Angeles’daki malikanesine hiç girmiyorum ama, malikanede sağlam garaj varmış.
Holmby Hills, Beverly Hills, Bel Air sokakları boydan boya egzotik araba kaynıyor ama Michael Jackson’ın otomobillerle bu kadar ilgili olduğunu bilmiyordum açıkçası. Gerçi koleksiyondaki arabalara bakınca çoğunluğunun ihtiyaç ve gösteriş amaçlı alınan, otomobilden anlayan adam seçimi olmadığını görüyoruz.
Devam
Son Yorumlar