<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Delinin Kuyusu &#187; müzik</title>
	<atom:link href="http://www.delininkuyusu.com/index.php/category/muzik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.delininkuyusu.com</link>
	<description>Bir deli, kuyuya bir akıllı atar ve olaylar gelişir!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Aug 2011 01:36:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Opeth, Hüsnü ve Müslüm</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/opeth-husnu-ve-muslum.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/opeth-husnu-ve-muslum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 31 Mar 2010 16:21:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ömer Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[arabesk]]></category>
		<category><![CDATA[garip]]></category>
		<category><![CDATA[hüsnü şenlendirici]]></category>
		<category><![CDATA[martin mendez]]></category>
		<category><![CDATA[metal]]></category>
		<category><![CDATA[müslüm gürses]]></category>
		<category><![CDATA[opeth]]></category>
		<category><![CDATA[taksim trio]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3513</guid>
		<description><![CDATA[Geçen sene İsveçli metal grubu Opeth’in sitesini geziyordum. Basçıları Martin Mendez’in biyografisine göz atarken etkilendikleri isimler arasında bizim Hüsnü Şenlendirici ve Taksim Trio’yu gördüm. Hüsnü’nün klarnetine ölür biterim ben de. Alır götürür adamı. Taksim Trio; kanunda Aytaç Doğan, bağlamada İsmail Tunçbilek, klarnette Hüsnü Şenlendirici’den oluşan enstrümental bir proje. Üç virtüöz “Dünya müziği” icra ediyorlar. Birlikte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-3514" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/03/trio.jpg" alt="" width="420" height="341" /><br />
Geçen sene İsveçli metal grubu Opeth’in sitesini geziyordum. Basçıları Martin Mendez’in <a href="http://opeth.com/index.php/biography/show/tpl/bio-martin-mendez" target="_blank">biyografisine</a> göz atarken etkilendikleri isimler arasında bizim Hüsnü Şenlendirici ve Taksim Trio’yu gördüm. Hüsnü’nün klarnetine ölür biterim ben de. Alır götürür adamı. Taksim Trio; kanunda Aytaç Doğan, bağlamada İsmail Tunçbilek, klarnette Hüsnü Şenlendirici’den oluşan enstrümental bir proje. Üç virtüöz “Dünya müziği” icra ediyorlar. Birlikte yurtdışı turneleri oluyor. Yurtdışında epey fanları var. Hatta neredeyse Türk fan sayısı kadar yabancı fan sayısı vardır diyebiliriz. Eminim birçok vatandaşımız isimlerini bile duymamıştır. Ama gel gör ki ta İsveç’teki basçı Martin ismini duymakla kalmamış, bir de etkilenmiş, biyografisine koymuş bizim Türk müziği üstatlarını.</p>
<p><span id="more-3513"></span>Aslında çok şaşırmamak gerek. Çünkü Opeth’in müzik yelpazesi çok geniş. Zaten müzik türü de boşuna “extreme progressive metal” değil. Buradaki ‘extreme’ kelimesini ‘aşmış’ olarak çevirmekte sakınca görmüyorum. Çünkü Opeth’in müziğinde doom, black, death, psychedelic gibi metalin bana göre en baba türlerini görmek mümkün. Hatta hard rock ve jazz/blues esintileri bile var. Bu kadar türü bünyesinde barındırıyor, başarıyla harmanlıyor.</p>
<p>Opeth’in Blackwater Park albümünde yer alan “Bleak” adlı şarkısı vardır. Böyle hafif oynak, oryantal bir melodiye sahiptir. Hani dansöz oynatsan olur bu şarkıda. Düşünsenize: Bir yanda &#8216;brutal vokal&#8217; (sevmeyenlerin &#8216;böğürtü&#8217; dedikleri vokal çeşidi), o biçim &#8216;distortion&#8217;, yanda da dansöz kıvırtıyor. Ayrıca Ekşi Sözlük’te bu şarkı hakkındaki entry’lerden <a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=3347719" target="_blank">dokuzuncusu</a> şöyle:</p>
<p><em>“saçma gelecek belki ama, rock the nations festivaline gelen grup elemanları bu şarkıyı yazarken ibrahim tatlıses&#8217;ten etkilendiklerini söylemişlerdi. hayır sallamıyorum. özellikle davulcularının ibrahim tatlıses&#8217;in son albümü &#8220;yetiş ya muhammed&#8221;i sorması gerçek bir olaydır.”</em></p>
<p>Bu entry, geyik mi gerçek mi bilmem ama hakikaten şarkının oryantal bir havası var. Bu şarkıda Hüsnü Şenlendirici klarnetiyle Opeth’e eşlik etse çok iyi giderdi.</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-3517" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/03/opeth.jpg" alt="" width="420" height="291" /><br />
Gam, keder kimilerine uzun hava çektirirken, kimilerine de brutal vokal yaptırıyor. Ama ortak payda gam, keder. Dünyanın neresinde olursa olsun müziğin beslendiği yer acılar. Tabi ki müzik neşeden sevinçten de beslenir. Ama ben neşeli, eğlenceli çalışmaları sevmem. Müzik dediğin damar olacak, kalbe dokunacak. Hani diyor ya bir şarkıda “acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir.” Aynen öyle düşünüyorum.</p>
<p>Metal ile arabesk arasında yakın akrabalık var. Her ikisinde gam, keder üst seviyede; ikisi de depresif, iç karartıcı; ikisini de duyunca kulak tıkayan büyük bir çoğunluk var; ikisinin de fanları sapına kadar fanatik. Farkları ise müzikal alt yapıları. Kim bilir belki de Opeth bu topraklarda büyüse arabeskçi olurdu, Müslüm Baba da İsveç’te olsa metalci.</p>
<p>Kimileri müziği rahatlayıp kafa dinlemek için dinler, kimileri eğlenip kurtlarını dökmek için. Hatta eskiden ruh hastaları iyileşmek için bile musikî dinlemiş, belki hala dinleyenler vardır tedavi amaçlı, bilmiyorum. Kimileri de acılarını kusmak için dinler. Büyük çoğunluğa göre acılarını müzikle kusanlar, &#8216;kafadan hasta&#8217; olarak nitelendirilirken; bu hastalar açısından, müzikle kıvırtıp neşe saçanlar, &#8216;hasta&#8217; görünebilir. Herkesin dünyaya bakışı bir değil. Halet-i ruhiyeler farklı. Dünyada; kimi neşeden daha çok hüzün bulur, kimi de hüzünden çok neşe. Ama genelde dünyaya küsmüş garipler azınlıkta kaldığı için aşağılanıp, hor görülüyor.</p>
<p>Metalci ve arabeskçi arkadaşların acı ve nefretlerini anlamayıp, onlara &#8216;hasta&#8217; diyen büyük çoğunluğa diyeceğim tek şey var: Bu maskeli baloda, tüm çakma pozitif enerjinizle sahte mutluluklar içinde kıvırtmaya devam edin. Ama gariplere bulaşıp onların asabını bozmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/opeth-husnu-ve-muslum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/03/trio.jpg' length ='73517'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Dahiler ölmez!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/dahiler-olmez.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/dahiler-olmez.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 04:36:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ömer Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[10 kasim]]></category>
		<category><![CDATA[clint eastwood]]></category>
		<category><![CDATA[ennio morricone]]></category>
		<category><![CDATA[film müziği]]></category>
		<category><![CDATA[oscar]]></category>
		<category><![CDATA[the ecstasy of gold]]></category>
		<category><![CDATA[western]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=2907</guid>
		<description><![CDATA[Bugün bir yas tutma günü değil, bize bıraktığı eşsiz eserleriyle ebediyete kadar yaşayacak bir dahinin doğum günü. 20. yy’ın İtalyan müzik dehası 10 Kasım 1928’de Roma’da doğmuş, bestelediği sayısız film müziğiyle birçok ödül almıştır. Özellikle Western film müziği piyasasına ayrı bir emek vermiş, yaptığı besteler kovboyların karizmasına karizma katmıştır. Ne zaman üstadın ismini duysam aklıma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-2914 alignnone" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/11/ennio.jpg" alt="ennio" width="420" height="324" /></p>
<p>Bugün bir yas tutma günü değil, bize bıraktığı eşsiz eserleriyle ebediyete kadar yaşayacak bir dahinin doğum günü.<span id="more-2907"></span></p>
<p>20. yy’ın İtalyan müzik dehası 10 Kasım 1928’de Roma’da doğmuş, bestelediği sayısız film müziğiyle birçok ödül almıştır. Özellikle Western film müziği piyasasına ayrı bir emek vermiş, yaptığı besteler kovboyların karizmasına karizma katmıştır. Ne zaman üstadın ismini duysam aklıma &#8220;<strong>Clint Eastwood</strong>&#8221; gelir. O da ayrı bir efsane.</p>
<p>Üstadın ismini ilk defa, kült olmuş Western filmi “<strong>İyi, Kötü ve Çirkin</strong>”de duydum. Hatta bu filmin ana müziği (<em>main theme</em>), Kemal Sunal (<em>Şaban the Clint</em>) filmlerinde bile çıkmıştır karşımıza. Aynı filmde bir de “<strong>The Ecstasy of Gold</strong>” vardır ki ne zaman dinlesem parmaklarım çekecek tetik arar, gözlerim ise sahneye çıkacak olan <strong>Metallica</strong>’yı (konserlerinde intro olarak kullanırlar şarkıyı, milli maç öncesinde okunan milli marş misali)</p>
<p>Üstadın hakkında yazılacak çok şey olsa da size tavsiyem müziklerini bulup dinlemeniz. Ne demiş Aerosmith? &#8220;<strong>Let the music do the talking</strong>&#8220;. O yüzden ben susuyorum, müzik başlasın.</p>
<p>İyi ki doğdun Ennio Morricone.</p>
<div id="attachment_2918" class="wp-caption alignnone" style="width: 430px"><img class="size-full wp-image-2918" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/11/enniomorriconeclinteastwoodoscar.jpg" alt="Morricone &amp; Eastwood" width="420" height="319" /><p class="wp-caption-text">Üstad, Clint Eastwood ile ödül töreninde</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/dahiler-olmez.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/11/ennio-300x231.jpg' length ='10642'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Demir Bakire</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/demir-bakire.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/demir-bakire.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 16:46:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ömer Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[heavy metal]]></category>
		<category><![CDATA[iron maiden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=2425</guid>
		<description><![CDATA[Efsanevi İngiliz heavy metal grubu Iron Maiden’dan bahsetmek istiyorum. Liseye giderken tanıştım kendileriyle. Melodik gitar soloları, sıradışı bas sound’u, işlediği tarihi temalar, maskotu Eddie beni bir anda bağlamıştı gruba. Karşılaştığım İngilizce kelimelerin anlamlarını hemen öğrenme gibi bir hastalığım vardır. Iron Maiden ise &#8220;Demir Bakire&#8221; olarak çevriliyordu. Yıllar sonra öğrenecektim ortaçağda kullanılan bir işkence aletine verilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2426" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/10/iron_maiden.jpg" alt="iron_maiden" width="420" height="320" /></p>
<p class="MsoNormal">Efsanevi İngiliz heavy metal grubu Iron Maiden’dan bahsetmek istiyorum. Liseye giderken<span> </span>tanıştım kendileriyle. Melodik gitar soloları, sıradışı bas sound’u, işlediği tarihi temalar, maskotu Eddie beni bir anda bağlamıştı gruba. Karşılaştığım İngilizce kelimelerin anlamlarını hemen öğrenme gibi bir hastalığım vardır. Iron Maiden ise &#8220;Demir Bakire&#8221; olarak çevriliyordu. Yıllar sonra öğrenecektim ortaçağda kullanılan bir işkence aletine verilen isim olduğunu. Eksik ve yanlışları düzeltmek güzel şey.<span id="more-2425"></span></p>
<p class="MsoNormal">Şimdilerde bakıyorum da artık böyle gruplar yok. Her alanda yaşanan piyasalaşma, müzikte de kendini gösteriyor. Aşklar gibi müzik de yalama oldu. “Alternatif” denen zımbırtı şey kuşattı her yeri. “Pop” ile sulandırılmış,<span> </span>“elektronik” ile ayar verilmiş özenti bebelerin gürültüsü. İçinde iyi işler yapanlar var ama çoğu işe yaramaz. Özenti bebe demişken aklıma “Rock’n Coke” denen festival geldi. “Rock” geçmişine ihanet değil mi bu? Derhal “Pop’n Coke” diye değiştirilsin de John Lennon’ın kemikleri sızlamasın. Ayrıca bu festivale katılan baba gruplara da “etmeyin eylemeyin, sizin ne işiniz var orda be” diyorum. O masum, el değmemiş “heavy metal” bekaretini kaybetmiş durumda. Ama “Demir Bakire” arşivlerde bizim için yaşayacak.</p>
<p class="MsoNormal"><img class="alignnone size-full wp-image-2427" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/10/eddie.jpg" alt="eddie" width="420" height="315" /></p>
<p class="MsoNormal">Demir Bakire’nin şarkılarıyla İngilizcemi ilerlettim, tarihi bilgiler öğrendim, genel kültür edindim (okuldaki gereksiz birçok dersten daha faydalıydı), coştum, duygulandım. Dalgalandım da duruldum. Birçok grup dinledim de (sevdim de) onlara ayrı vuruldum. İlerlemiş yaşlarına rağmen halen daha sahnedeler kendileri. Rock sevip de dinlemeyenlere şiddetle tavsiye edilir. Özellikle özenti bebelere sesleniyorum: Dinlediğiniz zımbırtıları bırakın da hala nefes alabiliyorken gelin hidayete erin.</p>
<p>Şarkılardan bir demet:</p>
<p class="MsoNormal"><strong>&#8220;Charlotte The Harlot&#8221;</strong> ile kalbimizi kıran sürtükleri andık.<br />
<strong>&#8220;The Trooper&#8221;</strong> ile süvari eri olup cephede savaştık.<br />
<strong>&#8220;Run To The Hills&#8221;</strong> ile Kızılderili olup beyaz adamın zulmünden tepelere kaçtık.<br />
<strong>&#8220;Hallowed Be Thy Name&#8221;</strong> ile darağacına götürülmesine sayılı dakikaları kalan bir adamın son sözlerini dinledik.<br />
<strong>&#8220;Alexander The Great&#8221;</strong> ile Büyük İskender&#8217;in düşmanlarının kalbine nasıl korku saldığını öğrendik.<br />
<strong>&#8220;Wasted Years&#8221;</strong> ile yitirdiğimiz boşa geçen senelerimizi gözden geçirdik.<strong><br />
&#8220;Fear Of The Dark&#8221;</strong> ile karanlıktan tırstık.<br />
<strong>&#8220;The Nomad&#8221;</strong> ile çöllerde dolaşan göçebelerin gizemlerinden etkilendik.<br />
<strong>&#8220;The Thin Line Between Love &amp; Hate&#8221;</strong> ile zıt şeyler arasındaki ince çizgiyi tefekkür ettik.</p>
<p><a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=up+the+irons" target="_blank"><span style="font-size: 12pt; font-family: &quot;Times New Roman&quot;;">Up The Irons!<br />
</span></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/demir-bakire.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/10/iron_maiden-300x228.jpg' length ='22418'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Bazen meslekler de ölür</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/bazen-meslekler-de-olur.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/bazen-meslekler-de-olur.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 14:21:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal Alem]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[inovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[korsan müzik]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=2257</guid>
		<description><![CDATA[“Büyük marketler bizi bitirdi abi,” diyordu dükkânı kapatırken. 24 yıldır bakkallık yaptığı mahallenin hemen yakınına açılan hipermarkete sitem ediyordu. “Müşteri sadece ekmek, sigara, gazete almak için buraya uğrar oldu, bir de akşamları kapının önünde bira muhabbeti yapmak için. Kapı komşum bile her şeyi marketlerden alıyor, elinde market poşetleriyle geçiyor buradan. O da haklı, ucuza alıyor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-2266" title="korsan muzik zararli mi" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/09/korsanmuzik.jpg" alt="korsan muzik zararli mi" width="420" height="315" />“Büyük marketler bizi bitirdi abi,” diyordu dükkânı kapatırken. 24 yıldır bakkallık yaptığı mahallenin hemen yakınına açılan hipermarkete sitem ediyordu.</p>
<p>“Müşteri sadece ekmek, sigara, gazete almak için buraya uğrar oldu, bir de akşamları kapının önünde bira muhabbeti yapmak için. Kapı komşum bile her şeyi marketlerden alıyor, elinde market poşetleriyle geçiyor buradan. O da haklı, ucuza alıyor marketten. Ben ucuz satamam ki, market şu domatesi tarladan alıyor, ben halden bile alamıyorum.”</p>
<p>“Ne yapacaksın peki?” diye sordum. Mesleği tedavülden kalkıyordu <strong>Bakkal İhsan’</strong>ın.<span id="more-2257"></span></p>
<p>“Yıllarca bakkallık yaptım, başka iş gelmez elimden, memlekete giderim herhalde. Bu yaştan sonra emir altında çalışmak kolay olmaz bana, çoluk çocuk büyüdü hem, ekmek tutuyor elleri.”</p>
<p>Son konuşmamızdı bizim. Birkaç ay sonra Türkiye’ye yeniden uğradığımda CD dükkânı gördüm yerinde.</p>
<p>Bakkal İhsan’ın mesleği uzun ömürlüydü, açtığı dükkânda yıllarca para kazanmış, üç de çocuk büyütmüştü. Onun sattığı ekmeklerle büyüyen Emre’nin açtığı bilgisayar dükkânı o kadar uzun ömürlü olmadı.</p>
<p><strong>Emre,</strong> liseyi bitirince heveslenmişti bilgisayar işine. 90’ların sonunda patlayan bilgisayar ve teknik servis işi, bilgisayardan anlayan her gencin heves ettiği bir meslek dalı oluvermişti.</p>
<p>İhsan Bakkal’ın dört dükkân üstüne bir &#8220;bilgisayarcı&#8221; açtı Emre. Mahallelinin, esnafın, hatta birkaç büyük şirketin de bilgisayar teknik servis işlerine koşar, network kurar, sadece Windows ile ilgilenmez, az çok Linux’tan da anlardı. Yeni çıkan oyunlar, yeni müzik albümlerinin mp3 versiyonları hep Emre’den sorulurdu.</p>
<p>Bilgisayardan da iyi anlardı kerata, beceremediği şey yoktu. Birçok bilgisayar dergisine abone olmuş, kitaplar almıştı kendine. İşinin olmadığı vakitlerde yaşıtları gibi boş boş gezmek yerine kendini geliştirmiş, çevredeki esnafın, şirketlerin en sevdiği “bilgisayarcı” haline gelmişti.</p>
<p>Yeterince para kazandıktan sonra yan dükkânı da kiralayıp güzel bir vitrin yaptı, bilgisayar satmaya başladı. &#8220;Toplama bilgisayar&#8221; satar, marka bilgisayarların zararından, upgrade sorunlarından bahsederek esnafı bilgilendirirdi.</p>
<p>Birkaç yıl sonra mahallenin dışındaki büyük iş merkezinin altına Vatan Bilgisayar bir şube açtı. Emre başlarda pek ilgilenmedi Vatan Bilgisayar’la ama bir süre sonra müşterileri kesilmeye başladı. Onu en seven esnaf arkadaşları bile “dostum haklısın ama Vatan’da senin sattığının yarı fiyatına satılıyor bu bilgisayar. Sana söz, bozulursa teknik servisine sen geleceksin,” demeye başladılar. Tüm marka bilgisayar firmaları garantili teknik servis vermeye başlayınca onun için de aramaz oldular Emre’yi.</p>
<p>Üstelik zaman içinde internet yaygınlaşmış, her evde kullanılır olmuştu. Artık kimse mp3 almak için, oyun yüklemesi için bilgisayar getirmiyordu Emre’ye. Para kazandığı güzel günler geride kalmış, ağzının tadını kaybetmiş, tek başına oturduğu küçük dükkânında bilgisayarda oyun oynar hale gelmişti Bilgisayarcı Emre.<br />
Önce bilgisayar satmak için tuttuğu yan dükkânı bıraktı, ardından kendi dükkânını kapatarak bir firmada işe başladı.</p>
<p>Gülerek “internet bitirdi bizi be,” diyip anlatıyordu; “Ellerimle besledim bu puşt interneti, modem sattım herkese, sayemde bilgisayarı interneti tanıyınca beni unuttular,” diyordu. Bir yandan da büyük bilgisayar mağazalarına veryansın ediyordu, “küçük esnaftım abi ben, devlet korumalıydı bence!”</p>
<p>Devlet korumadı küçük esnafını, Bakkal İhsan’lar, Bilgisayarcı Emre’ler, Terzi Ali’ler dükkânları kapatmak zorunda kaldılar.</p>
<p>Steinbeck, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Cennetin_Do%C4%9Fusu_(roman)" target="_blank">Cennet’in Doğusu’</a>nda terzilik yapan <strong>Dessie Hamilton’</strong>dan bahsederken “bütün neşesi kaçmıştı Dessie’nin, dükkânına her gün gelen arkadaşları bile ondan alışveriş yapmaz olmuşlardı. Hazır giyinmek ayıp sayılmıyordu artık, üstelik daha ucuz ve pratikti,” diye anlatır. Dessie de dükkânını kapatıp kardeşinin çiftliğine yerleşmek zorunda kalmıştı.</p>
<p><strong>İnsanlar bazen devrin değiştiğine inanmıyorlar.</strong> Evrim sadece canlıların zaman içinde bulunduğu ortama ayak uydurmak için değişime uğraması değildir. Toplumlarda, meslek gruplarında sürekli bir yenilenme, güncellenme, değişim vardır. Zaten öyle olmasaydı hâlâ ateşin çevresinde oturup mızraklarımızı biliyor olurduk.</p>
<p>İnsanoğlu değiştikçe, geliştikçe yeni alanlar açıyor kendine. Yeni meslekler çıkarken eskileri yok ediyorlar. Bazı meslekler zirve noktasını yaşadıktan sonra az kazandırmaya başlıyor, bazıları da tarihten siliniyorlar.</p>
<p>Otomobiller nalbantları, fotoğraf çeken cep telefonları şipşak fotoğrafçıları, dijital fotoğraf makineleri film üreticilerini, marketler bakkalları, masaj salonları kaldırım orospularını, büyük mağazalar küçük esnafı bitirdi. Bu devinim devam edecek ve bugün gayet popüler olan ve iyi kazandıran birçok meslek 20 yıl sonra olmayacak. Bazen işsiz kalır insanlar, bazen ziyan olur tecrübeler, bazen boşa gider bazı ömürler. Ağlamak yok.</p>
<p>Anadolu’ya gittiğimizde veya Anadolu’yla ilgili televizyon programlarında denk geldiğimizde “vay be, neler varmış eskiden,” diyerek romantik gözlerle izlediğimiz <strong>süpürgeciler, nalbantlar, çömlekçiler, bakırcılar, kalaycılar</strong> artık yok. Mahallemizde dolaşıp <strong>elma şekeri, süt, yoğurt satanlar, bohçacı kadınlar</strong> işlerini bırakmak zorunda kaldılar.</p>
<p>Çünkü insanoğlu alternatifler buldu. Bu alternatifler hem daha kolay ulaşılabilir, hem de daha ucuz olunca <strong>eski mesleklere ihtiyaç kalmadı.</strong></p>
<p>Kimisi uzun ömürlü, kimisi kısa bir moda şeklinde devam eden ve zaman içinde yok olan mesleklere, müzik yapımcılığı da eklenecek yakında. Karşı çıkanlar sadece aşağılanarak, dalga geçilerek hatırlanacaklar gelecekte.</p>
<p>Milli Eğitim size matbaaya karşı çıkanların &#8220;gâvur icadı!&#8221; diyerek karşı çıktığını öğretir. Avrupa&#8217;da matbaanın yayılmasına karşı çıkan <strong>papazlar da mı gâvur icadı dediler matbaaya?</strong> Asıl mesele yüzlerce yıllık kâtiplik mesleğinin yok olması, el yazmacıların işsiz kalmasıydı. Babadan kalma mesleğin yok olmasına gönülleri razı gelmedi, önce romantikleştiler, sonra isyan ettiler.</p>
<p>El yazmacıları yazarlardan daha çok kazanırlardı. Yazar kitaptan bir kez kazanır, yazmacılar yıllarca kazanırdı. Müzik dünyası farklı mı sizce?</p>
<p>Günümüzde dijital müziğe karşı yaygara yapan müzik yapımcıları da onların yolunu takip ediyorlar.</p>
<p>Demiryollarına karşı çıkanlar, matbaaya karşı çıkanlar gibi gerici kafalar nasıl aşağılanıyorsa bugün, dijital film ve müziğe karşı çıkanlar da aynı şekilde hatırlanacaklar.</p>
<p><strong>Ancak müzik bitmeyecek.</strong> Kaliteli olan bir şey, ne kadar eski olursa olsun değerlidir. Kayıt cihazlarının bile olmadığı bir dönemde müzik yapan <strong>Pachelbel, Händel</strong> gibi sanatçıların eserlerini bugün nasıl dinleyebiliyorsak, günümüzde kaliteli müzik yapan sanatçıları da müzik yapımcıları olsa da olmasa da dinleyeceğiz gelecekte.</p>
<p>İnternet müziğe değil, yapımcıların verip medyanın kutsadığı sanatçı kimliğiyle ortalıkta dolaşan, gerçekte hiçbir değeri olmayanlara zarar verecek. <strong>Zaman kaliteli olanı koruyacak.</strong></p>
<p>Diğerleri ağlamaya devam edecekler. Bakkal İhsan, Terzi Dessie veya Bilgisayarcı Emre gibi “devlet bizi korumalıydı,” diyecekler köylerine geri dönerken.</p>
<p>Müzik binlerce yıldır insanoğlunun hayatında. 100 yıl önce birileri müziğin kaydedilebileceğini keşfetti ve yepyeni bir meslek dalı doğdu. Önce taş plaklar çıktı, sonra kasetler, CD’ler derken <strong>müziği kaydedip satarak para kazanmak</strong> büyük bir endüstri haline geldi.</p>
<p>Satılan albümlerden en büyük parayı da sanatçılar yerine yapımcılar, dağıtıcılar, avukatlar, telif hakkı uzmanları, menajerler kazandılar. Müziğin gerçek sahibi olan besteciler ve o müziği insanların dinlemesini sağlayan şarkıcılar, aranjörler, ne kazandıysa onunla yetinmeye çalıştılar.</p>
<p>Bu dönem, sanat ve ticareti birbirine karıştırarak, müzikle ilgilenen herkesin sanatçı olarak anılmasına neden oldu. <strong>Sanat yıllarca aşağılandı,</strong> zanaat ile karıştırıldı, bir albümle piyasaya çıkıp tek şarkıyla ünlü olan şarkıcıların yanında, gerçek sanatçıların esamisi okunmadı.</p>
<p>Gençliğinde tablolarını yakarak ısınan <strong>Picasso,</strong> bir beste için aylarını veren <strong>Händel,</strong> kitaplarını akıl hastanesinde yazacak kadar düşen <strong>Marquis de Sade</strong> gibi adamlar “hmm, büyük sanatçı” olarak anılıp bir kalemde geçilirken, 100 yıl sonra kimsenin hatırlamayacağı <strong>Ajda Pekkan, Hande Yener, Lady GaGa, Britney Spears</strong> gibi şarkıcılar <strong>Malibu’da, Brentwood’da, Nişantaşı&#8217;</strong>nda en rahat hayatları sürdüler.</p>
<p>Händel’in menajeri, yapımcısı, pazarlamacısı, reklâmcısı yoktu. <strong>Sanat için müzik yaptı,</strong> hepimiz kullandık bu müziği. Hatta utanmadık, <strong>Mozart’</strong>ın bestelerinden kapı zili, <strong>Pachelbel’</strong>in eserlerinden kamyon kornası yaptık. Gerçek müziği yapan o büyük besteciler ağlayıp zırlamadılar, hakaret etmediler hiçbirimize.</p>
<p>Fakat Hande Yener gibilerinin birkaç şarkısı <a href="http://www.youtube.com" target="_blank">YouTube’</a>da yayınlandı diye, Hande Yener’den önce MÜ-YAP ortama atlayarak sitenin kapanmasına yönelik dava açtı. Müziğin orada yayınlanması Hande’den çok ona zarar veriyordu çünkü. <strong>Ömrünün sonuna gelmiş bir meslek grubunun</strong> son temsilcilerinden biri olması, Bakkal İhsan’la aynı kaderi paylaşmaktan korkmasına sebep oluyordu.</p>
<p>Gazetelere çarşaf çarşaf haberler girmeye başladılar. “Korsan müzik yüzünden batıyoruz, sanatçılar albüm yapamaz hale geldi, bu gidişle müzik olmayacak!” dediler. Sanatçı diye savundukları, önce milyonlarca lira kazanıp ömrünün sonunda sefillik çeken, her fırsatta “devlet bize yardım etsin,” diye mızmızlanan ihtiyarların torunlarıydı.</p>
<p>Hande Yener albüm satışlarından gelecek parayla İstinye’de yeni bir ev alamayacağını anladı. Lady GaGa Santa Monica’nın kuzeyine çıkamayacağını, İbrahim Erkal yeni bir araba alamayacağını anladı.</p>
<p>Yapımcılar daha fazla kazanamayacaklarını, çok paraları olmadığı için televizyonlara çıkıp bilirkişi edalarıyla caka satamayacaklarını anladılar.</p>
<p>Ondan bu kavga. “İnternette müzik olmasın, aç kalırız” demekte haklılar. Yapım firmaları, dağıtıcılar aç kalacak, sanatçı adıyla ortalıkta dolaşan gereksizler temizlenecek, gerçek müzik ve gerçek sanatçı ise hiçbir zaman kaybolmayacak.</p>
<p>Çok sayıda arkadaşım var müzik ve sanat dünyasında çalışan, üzgünüm onlar için. Müzik, olması gerektiği gibi, sanat başlığında yer alacaksa, bir ressamın, bir heykeltıraşın standartlarında yaşayacak şarkıcılar da.</p>
<p>Müziğin kaydedilebildiğinin keşfi, müzisyenleri diğer sanatçılardan ayırarak zenginlik getirdi bir süreliğine. Ama <strong>artık o dönem bitti.</strong> Kim bilir, belki bir gün ressamlara da çok para kazandıracak bir meslek çıkabilir, bir süredir herkesin şarkıcılığa heveslenmiş olması gibi, o zaman da herkes ressamlığa heveslenir.</p>
<p>Kimse masal anlatmasın. Sanat naiftir. Bu kadar kaba bir toplumda bu kadar fazla sanatçı olmaz. Elimizi sallasak sanatçıya değen bir toplumda yaşıyoruz, bakalım gerçekten o kadar sanatçı ruhlu muyuz?</p>
<p>Günümüzde şarkıcıların bu kadar fazla olmasının sebebi insanoğlunun çok gelişip sanatın değerini yükseltmesi mi, yoksa müzik endüstrisinde iyi para olması mı?</p>
<p>Bir sanat dalı ne kadar çok para kazandırırsa o kadar popülerleşir, zanaata döner, bir o kadar da özelliğini yitirir. Çok para kazandırıyor diye ortalığı şarkı çöplüğüne çeviren şarkıcılar, üzerinden büyük kâr elde edebildiği için en dandik şarkıları bile çok büyük marifetmiş gibi pazarlayan yapımcılar, menajerler Bakkal İhsan’ın memleketine gidebilirler.</p>
<p>Şimdilik Facebook’da <strong>FarmVille</strong> oynayarak başlayın antrenman yapmaya, birkaç yıla kadar gidersiniz.</p>
<p>Bunu istemiyor musunuz?</p>
<p>O zaman kendinize yeni bir iş bulun.</p>
<p>Onu da mı istemiyorsunuz?</p>
<p><strong>O zaman sevgili müzik insanları, şapkanızı önünüze koyup düşünün.</strong> Hızla gelişen dijital dünyaya düşman olmak yerine ayak uydurmaya bakın. <strong>Müzik demek albüm satmak değildir,</strong> onu sizden bir önceki jenerasyon buldu ve uzun yıllar kaymağını yediniz. Artık, mesleğinizin bittiğini kabul edin, yeni bir yöntem bulun.</p>
<p>Dijital dünyayla iyi geçinmeye bakın. Site yasaklatmak hiçbir işinize yaramaz, bunu öğrenin. Taksim’in ortasında cep telefonumu açsam, binlerce insanın telefonuna onlarca şarkıyı transfer ederim, <strong>cep telefonlarını da mı yasaklayacaksınız?</strong></p>
<p>Bu teknolojiye düşman olmak yerine bu teknolojiden para kazanmayı öğrenemezseniz, birkaç yıl içinde Bakkal İhsan’la birlikte süt sağmaya başlayacaksınız, haberiniz olsun.</p>
<p>Haydi kalın sağlıcakla.</p>
<p><em>Not: Sevgili müzik dünyası, size bir tüyo vereyim. Orijinal albüm alırım ben. Ama herkesin albümünü değil. Tanımadığım sanatçıları keşfetme konusunda en büyük desteği de internetten alırım. İsmini ilk kez duyduğum bir şarkıcının albümüne müzik markette para verip almam, bunu kimse yapmaz.</em></p>
<p><em>Herhangi bir şarkısına internette denk geldiğim grubun/şarkıcının birkaç mp3&#8242;ünü indirip dinlerim, eğer beğenir ve dinlemeye karar verirsem bazen CD alırım, bazen iTunes&#8217;dan alırım. Çünkü beğendiğim müziği yapan kişinin para kazanmasını isterim. Şarkılarını beğenmediğim kişilerin albümlerini ne bedava, ne de para vererek dinlerim. (Yani beni Hande Yener mp3&#8242;ü indirdim diye suçlamayın, potansiyel müşteriniz değilim. O kadının albümünü internet olmasa da almayacaktım ki&#8230;)<br />
</em></p>
<p><em>İnternet, müziğin yayılması için en büyük etkendir. Eğer internet olmasaydı, kimse bu kadar fazla şarkıcıyı, müzik türünü tanıyamazdı. En büyük reklâmdır internet, korkmayın. Ama asıl korkunuz alternatif sanatçıları keşfeden internet kullanıcılarının sizin kakaladıklarınıza yüz vermemesiyse, o zaman yine Bakkal İhsan&#8217;a gitmek zorunda kalırsınız.<br />
</em></p>
<p><em>İnternette müziğin yasaklanması demek, benim ve benim gibi milyonlarca insanın farklı müziklere ulaşmasını ve beğenip satın almasını engeller. O zaman hiçbir şey satamazsınız. Korsanla gerçekten mücadele etmek istiyorsanız potansiyel müşterilerinizle dalaşarak değil, sokaktaki korsan müzik dükkânlarına dur diyerek başlayın. Engellediğiniz siteye her şekilde, her zaman girerim. Ama bir korsan müzik dükkânını kapattırdığınızda siz görmeden kimse girmez o dükkâna. Anlayın ulan artık, salak mısınız?</em></p>
<p><em>(Delikanlı gibi çıkıp &#8220;interneti savunan yok, o yüzden yasaklatıyoruz ama sokaktaki korsan müzik mafyasıyla dalaşmayı götümüz yemiyor,&#8221; derseniz dalga geçmeyeceğim, söz.)</em></p>
<p><span style="color: #666699;"><em>Düt: Çok fazla Hande Yener demişim. Hande kızımız burada sadece bir örnektir, siz o ismi keyfinize göre değiştirip Kendi, Lady GaGa, Ajda Pekkan, </em><em>İbrahim Erkal, Demet Akalın, hatta Metallica (oha!) falan koyabilirsiniz. Zevkler tartışılmaz. </em></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/bazen-meslekler-de-olur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/09/korsanmuzik-300x225.jpg' length ='18808'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Sansürcü zihniyetin MySpace ve Last.fm açılımı</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sansurcu-zihniyetin-myspace-ve-lastfm-acilimi.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sansurcu-zihniyetin-myspace-ve-lastfm-acilimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2009 09:32:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanal Alem]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[ashlynn brooke]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[dailymotion]]></category>
		<category><![CDATA[ekşi sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[geocities]]></category>
		<category><![CDATA[google pages]]></category>
		<category><![CDATA[harun yahya]]></category>
		<category><![CDATA[imdb]]></category>
		<category><![CDATA[itü sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[korsan]]></category>
		<category><![CDATA[korsan müzik]]></category>
		<category><![CDATA[ktunnel]]></category>
		<category><![CDATA[last fm]]></category>
		<category><![CDATA[mahsun kırmızıgül]]></category>
		<category><![CDATA[müyap]]></category>
		<category><![CDATA[myspace]]></category>
		<category><![CDATA[naughty america]]></category>
		<category><![CDATA[opendns]]></category>
		<category><![CDATA[pirates]]></category>
		<category><![CDATA[pirates 2 stagnetti's revenge]]></category>
		<category><![CDATA[porno dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[riley steele]]></category>
		<category><![CDATA[şahin k]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[sibel kekilli]]></category>
		<category><![CDATA[slide]]></category>
		<category><![CDATA[tagged]]></category>
		<category><![CDATA[vtunnel]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=2190</guid>
		<description><![CDATA[Birkaç ay önceydi, Santa Monica’da bir cafede Riley Steele ile oturmuş, rol aldığı Pirates 2: Stagnetti’s Revenge hakkında geyik çeviriyorduk. Konu birden Türkiye’ye geldi. Sektörde çok taze olduğu için bilmiyor bazı şeyleri, Türkiye’de bu filmlerin ithalatçısı olmadığını duyunca şaşırdı. İnternetten izlenemediğini söyleyince daha fazla şaşırdı. Dedim ki, “bebik biz süper adamlarız, devlet babamız bilişim teknolojilerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-2192" title="riley steele" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/09/rileysteele.jpg" alt="riley steele" width="419" height="274" />Birkaç ay önceydi, Santa Monica’da bir cafede <strong>Riley Steele</strong> ile oturmuş, rol aldığı <strong>Pirates 2: Stagnetti’s Revenge</strong> hakkında geyik çeviriyorduk. Konu birden Türkiye’ye geldi. Sektörde çok taze olduğu için bilmiyor bazı şeyleri, Türkiye’de bu filmlerin ithalatçısı olmadığını duyunca şaşırdı. İnternetten izlenemediğini söyleyince daha fazla şaşırdı.</p>
<p>Dedim ki, “bebik biz süper adamlarız, devlet babamız bilişim teknolojilerinde iyi yetişelim diye tüm siteleri yasaklayarak hepimizi proxy, DNS ustası yaptı, her zorluğu aşmayı öğrendik bu yasaklar sayesinde. Hem sen çok ahlaksız, pis bi’ karısın, filmlerin Türkiye’de satılırsa ahlakımız bozulur bizim.”</p>
<p><span id="more-2190"></span>Ahlaksız deyince hüzünlendi tabi biraz, mavi gözleri bulutlandı, çatıldı kaşları; “Sizin oralarda hiç yok mu böyle şeyler?” diye soruverdi.</p>
<p>Doğruları kısaca anlatıp aydınlattım kendisini; “Biz kameralara oynamayız. Profesyonel olarak sevişen tek oyuncumuz <strong>Sibel Kekilli’</strong>dir, diğer sevişgenlerimiz üst kimlik olarak manken, şarkıcı gibi sıfatlar kullanır ve kamera önünde değil, lüks otellerde, gözlerden ırak sevişirler. Üstelik iyi de kazanırlar ha, senin bir filmden aldığın parayı bir gecelik seksle kazanan mankenler tanırım ben.” <em>(<strong>Şahin K’</strong>dan bahsetmedim, dalga geçiyorlar.)</em></p>
<p>Şaşırdı bu, ne bilsin garip, henüz 22 yaşında, öğreneceği çok şey var daha.</p>
<p>Konu farklı aslında.</p>
<p>Porno sitelerin yasaklanmasını anlayışla karşılarım, çok müstesna bir toplum olduğumuz için Riley Steele, Ashlynn Brooke gibi pis kızların filmleri ahlakımızı bozabilir. Bir mantık var yani işin arkasında.</p>
<p>Fakat bir de diğer siteler var.</p>
<p>Yüce Türk adaleti, bizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için canla başla çalışıp müzik üreten sanatçılarımızı daha iyi koruyabilmek için önemli bir karar aldı bu sabah.</p>
<p><a href="http://www.myspace.com" target="_blank">MySpace</a> ve <a href="http://www.last.fm" target="_blank">Last.fm</a> adlı iki adet kaka siteye erişim engellendi.</p>
<p>Bu MySpace denen siteyi oldum olası sevmemiştim zaten. Berbat temaları olan, neyin nerede olduğu anlaşılmayan, fotoğraf, video galerileri saçma sapan tasarlanmış bir siteydi. Ben önce göz zevkimiz bozulmasın diye engellediler sandım. Değilmiş, <strong>müzisyenlerimizi korumakmış amaç.</strong> Yeni teknolojilere direnen gerici, yobaz kuruluş veya diğer adıyla Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği, kısa adıyla <strong>MÜ-YAP</strong> olarak bilinen kurum demiş ki, “MySpace çok rerörerö!”</p>
<p>Aynı saatlerde yurdumun bir başka mahkemesinde, <strong>Last.fm</strong> adlı fitne fesat yuvası siteyi de engellemişler. MySpace’i sevmem ama Last.fm’i severim bak. Benimle aynı müziği, sanatçıları dinleyen insanlarla tanışabildiğim, merak ettiğim farklı müzik türleri hakkında bilgi edinebildiğim, sanatçılar, albümler hakkında destan gibi yazılar okuyup yazabildiğim mükemmel bir sitedir Last.fm.</p>
<p>Türkiye’de siteler neden engellenir, bunu tam olarak anlayabilmiş değilim henüz.</p>
<p><a href="http://www.youtube.com" target="_blank">YouTube</a> yasağı için “Atatürk’e hakaret var, sanal mihraklar bunlar, o yüzden engelledik pffhh!” deniyordu, sonradan ortaya çıktı ki meğerse YouTube’dan vergi alabilmekmiş maksat. YouTube da “hadi len ordan, senin engelini takan mı var ülkende, en çok ziyaretçi aldığım beşinci ülke Türkiye zaten,” deyince, o yasağın kalkmasına imkân kalmadı tabi. MÜ-YAP’ın engelletme çabalarının olduğu da söylendi, falan oldu filan oldu. Yani ortada hala adam gibi bir gerekçe mevcut değil.</p>
<p><a href="http://www.googlepages.com" target="_blank">Google Pages</a>, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kafayı kuma gömme geleneği yüzünden engellendi. Milyonlarca insanın kullandığı sitede bir sivri çıkıp da “Atatürk gaymiş meğerseeem!” yazınca, pire için yorganın amına koydular.</p>
<p>Harun Yahya’nın maymundan gelmediğimize dair teorileri, başka engeller sayesinde çürütüldü. Maymundan gelmesek de hızla maymuna dönüştüğümüzü gördük. Ekşi, İTÜ gibi sözlükler engellendi, bir dünya yabancı bilimsel siteye giriş yasaklandı.</p>
<p>Efsane filmlere imza atmış olan sinemacılarımızı, büyük yönetmen Mahsun Kırmızıgül’ün emriyle korumaya aldılar, <a href="http://www.imdb.com" target="_blank">IMDB</a> denen fesat yuvasına erişimin engellenmesine karar verildi. Ama Mahsun’un avukatı o kadar zekiydi ki, IMDB yerine IMBD yazarak <a href="http://www.delininkuyusu.com/?p=233" target="_blank">boşta duran bir alan adını kapattırıverdi.</a> (Şimdi <a href="http://engelliweb.com" target="_blank">listeden</a> kontrol ettim de, <a href="http://www.imbd.com" target="_blank">www.imbd.com</a> üzerindeki yasak hala devam ediyormuş, komik)</p>
<p>Tagged.com, Slide.com, WordPress, Dailymotion, Geocities gibi dünyanın en büyük, en popüler siteleri çeşitli bahanelerle engellendi. Kimisi yeniden açıldı, kimisi hala engelli.</p>
<p>Porno siteler çok ayıplı şeyler olduğu için hepsini yasakladılar zaten. <strong>Naughty America’</strong>nın yönetici yapımcısı <strong>Laura</strong> hiç sevmemiş bu işi, “streaming videolarımızın en önemli müşterileri olan Türkler sitemizi eskisi kadar ziyaret etmiyorlar artık,” diye mızmızlanıyordu geçenlerde. “Ahlaksız karı,” diye geçirdim içimden, “batıracaz ulan hepinizi, dur sen daha!”</p>
<p>Dışımdan öyle demedim tabi, &#8220;filmleriniz dandik kızım, benim tavsiye ettiğim oyuncuları hala almadığınız için girmiyorlar siteye&#8221; dedim, geyiğe vurdum.</p>
<p>Son güncellemesi 11.09.2009’da yapılan <a href="http://engelliweb.com" target="_blank">listeye göre,</a> 3.711 siteye erişim engeli var Türkiye’de. İşin ironik yanı ise, engelli sitelere girmek için en yaygın ilaç olan vtunnel.com, ktunnel.com gibi siteler, proxy kuruluşları, DNS sağlayıcıları falan hep aktif, birinde bile engel yok.</p>
<p>Engelli web listesi, site keşfetmekte zorlanan yurdum otuzbircisinin sık kullanılanlar listesi haline geldi çoktan. Yasaklanan adresleri oradan öğrenip hepsini tek tek gezenler olduğuna adım gibi eminim.</p>
<p>Anlayamıyorum. Pire için yorgan yakan, aslını astarını bilmeden kesin karar vererek site engelleyen bir yargıya <strong>güvenemiyorum.</strong> İnternet sitelerine araştırıp incelemeden, peşin hükümle ceza kesen bir yargı sisteminin diğer konularda da aynı şekilde davranabileceğinden <strong>korkuyorum.</strong></p>
<p>Atatürk’e hakaret edildi diye binlerce blog barındıran Google Pages engellenirken orada site yayınlayan diğer kullanıcılara haksızlık yapıldığını düşünen yok mu?</p>
<p>YouTube videoları yayınlayarak para kazanmaya çalışanlar var Türkiye’de, YouTube’a engel koyulduğunda o çocukların da ekmeğiyle oynandığını düşünen yok mu?</p>
<p>MySpace’i engelleyerek sanatçıların haklarını koruduğunu sanan bir kafa yapısı olabilir mi?</p>
<p>MySpace üzerindeki sanatçı hesaplarının neredeyse tamamı o sanatçıların kendisine ait zaten. Bir sanatçı kendi şarkısını internete yüklüyorsa, bu onun sorunudur, başka kim karışabilir?</p>
<p>Üstelik o sitede MÜ-YAP üyesi, <strong>korunmaya muhtaç şarkıcılar</strong>dan çok, amatör şarkıcı ve gruplar kendilerini tanıtmaya çalışıyorlar, o siteye erişimin engellenmesi demek bu adamların emeğiyle/ekmeğiyle oynamak demektir.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-2197" title="muyap" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/09/muyapk.jpg" alt="muyap" width="420" height="279" />Sevgili MÜ-YAP, korsan müzikle savaşıyorsan, kesinlikle kaybedeceğin bu savaşta hiç olmazsa adam gibi cepheler aç da biraz vakit kazan. MySpace, Last.fm gibi siteleri “korsana destek veriyor” diye suçlamak yobazlık, teknoloji düşmanlığı, rezillik, cahillik, ………………. <em>(buraya istediğiniz sıfatları yerleştirin)</em> demektir.</p>
<p>Sansürle, kişisel haklara saldırmakla, insanların ekmeğiyle oynamakla hiçbir yere varılamaz.</p>
<p>Engellediğinizi düşündüğünüz sitelere belki yargıçlarınız, hakim ve avukatlarınız giremiyor ama o sitelerin kullanıcıları hiçbir zorluk çekmeden, ellerini kollarını sallayarak giriyorlar, girmeye devam edecekler. Sizin yaptığınız 31 çekmekten ve komik duruma düşmekten, düşmanlarınızı ve size duyulan nefreti artırmaktan başka hiçbir işe yaramıyor, yaramayacak.</p>
<p><em>Ayrıca MÜ-YAP, sitenizi inceledim, çok tırt buldum. Türkiye internet erişiminde Avrupa 7.si diye bir haber, hemen altında da dünya müzik sektörünün ne kadar zarar ettiği hakkında bir başka haber. İkisini üst üste vermek, müzik dünyası hakkında bilgi edinmek için sizin sitenizden başka yere girmeyi bilmeyen beceriksiz şarkıcıları (becerikli şarkıcıları tenzih ederim) yönlendirmek, internete düşman olmaları konusunda gaz vermek gibi geldi. Objektif değil!</em></p>
<p>Biz ne kadar konuşsak, yazsak da, siz bu sitede ve yüzlerce sitede size söylenenleri anlamayacaksınız, inatla sansür peşinde koşmaya devam edeceksiniz, bunu bildiğim için daha fazla uzatmayayım.</p>
<p><em>MÜ-YAP tabelasını <a href="http://friendfeed.com/meren" target="_blank">meren&#8217;</a>in FriendFeed adresinden arakladım. Emeğe saygı +rep falan. </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sansurcu-zihniyetin-myspace-ve-lastfm-acilimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/09/rileysteele-300x196.jpg' length ='15018'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Bırakıp gitmek zor olsa gerek</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/birakip-gitmek-zor-olsa-gerek.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/birakip-gitmek-zor-olsa-gerek.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 06:21:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[bel air]]></category>
		<category><![CDATA[beverly hills]]></category>
		<category><![CDATA[cadillac fletwood]]></category>
		<category><![CDATA[dabryan]]></category>
		<category><![CDATA[de tamble]]></category>
		<category><![CDATA[driving miss daisy]]></category>
		<category><![CDATA[ford econoline]]></category>
		<category><![CDATA[gmc]]></category>
		<category><![CDATA[gmc high sierra]]></category>
		<category><![CDATA[gmc jimmy high sera classic]]></category>
		<category><![CDATA[gumpert]]></category>
		<category><![CDATA[harley davidson]]></category>
		<category><![CDATA[harley davidson police]]></category>
		<category><![CDATA[holmby hills]]></category>
		<category><![CDATA[koenigsegg]]></category>
		<category><![CDATA[lamborghini]]></category>
		<category><![CDATA[lincoln towncar]]></category>
		<category><![CDATA[los angeles]]></category>
		<category><![CDATA[michael jackson]]></category>
		<category><![CDATA[michael jackson arabaları]]></category>
		<category><![CDATA[michael jackson evi malikanesi]]></category>
		<category><![CDATA[michael jackson serveti]]></category>
		<category><![CDATA[otomotiv]]></category>
		<category><![CDATA[rolls royce]]></category>
		<category><![CDATA[rolls royce silver seraph]]></category>
		<category><![CDATA[rolls royce silver spur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1767</guid>
		<description><![CDATA[Geçen hafta boyut değiştirerek bizi bulutların üstünden gülümseyerek izlemeye karar veren Michael Jackson, hepimizin bildiği gibi devasa bir servete sahipti. Holmby Hills &#8211; Los Angeles&#8217;daki malikanesine hiç girmiyorum ama, malikanede sağlam garaj varmış. Holmby Hills, Beverly Hills, Bel Air sokakları boydan boya egzotik araba kaynıyor ama Michael Jackson&#8217;ın otomobillerle bu kadar ilgili olduğunu bilmiyordum açıkçası. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1795" title="michael jackson" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/michaeljackson1.jpg" alt="michael jackson" width="420" height="420" />Geçen hafta boyut değiştirerek bizi bulutların üstünden gülümseyerek izlemeye karar veren Michael Jackson, hepimizin bildiği gibi devasa bir servete sahipti. Holmby Hills &#8211; Los Angeles&#8217;daki malikanesine hiç girmiyorum ama, malikanede sağlam garaj varmış.</p>
<p>Holmby Hills, Beverly Hills, Bel Air sokakları boydan boya egzotik araba kaynıyor ama Michael Jackson&#8217;ın otomobillerle bu kadar ilgili olduğunu bilmiyordum açıkçası. Gerçi koleksiyondaki arabalara bakınca çoğunluğunun ihtiyaç ve gösteriş amaçlı alınan, otomobilden anlayan adam seçimi olmadığını görüyoruz.<span id="more-1767"></span></p>
<p><a href="http://www.autotrader.co.uk/" target="_blank">Auto Trader&#8217;ın</a> yazdığına göre, çok sayıda klasik otomobil ve motosiklet varmış koleksiyonda. Yalnız gelir konusunda 2000&#8242;lerden sonra sıkıntıya girmeye başlayan Jacko, yeni araçlar eklememiş. O nedenle teknoloji biraz değil, çok çok geri kalmış.</p>
<p>Bu kadar geniş bir koleksiyonda en azından bir egzotik spor otomobil beklerdim. Ama ne bir Lamborghini, ne Koneigsegg ne de Gumpert var. Olayı müzik tabi adamın, arabaların tamamı turne amaçlı.</p>
<p><strong>De Tamble Model B (Replika)</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1772" title="detamble model b" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/detamblemodelb.jpg" alt="detamble model b" width="420" height="291" />Burada ayıp ettin Maykıl! Orijinali 1909&#8242;da üretilen De Tamble Model B&#8217;nin birebir kopyası bu. Replika derken maket değil, eski tip kollu marşla çalışan bir motoru var. Logo olarak MJ harfleri basmışlar. Zevkli bir seçim ama bunca servetle orijinal bir Model B bulamamak ilginç.</p>
<p><strong>Cadillac Fleetwood (1954)</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1773" title="cadillac fletwood" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/cadillacfletwood.jpg" alt="cadillac fletwood" width="420" height="166" />Harika seçim! Cadillac Fleetwood, John F. Kennedy&#8217;nin de seçimiymiş zamanında. <a href="http://www.imdb.com/title/tt0097239/" target="_blank">Driving Miss Daisy</a> diye bir film vardı, hatırladınız mı? Morgan Freeman&#8217;ın huysuz bakire Bayan Daisy&#8217;e katlanmak zorunda olduğu film hani&#8230; İşte o filmdeki Fletwood, doğruca Jacko&#8217;nun garajına girmiş. Diğerlerinden farkı var yani. Güzel!</p>
<p><strong>Lincoln Towncar Limousine (1988)</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1776" title="lincoln town car limuzin" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/lincolntowncarlimuzine.jpg" alt="lincoln town car limuzin" width="420" height="255" /><img class="alignleft size-full wp-image-1777" title="lincoln town car limuzin ic" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/lincolntowncarlimuzine2.jpg" alt="lincoln town car limuzin ic" width="420" height="281" />80&#8242;lerin modası beyaz Lincoln limuzinlerden biri bu da. Araç içi tasarım ve döşemeler, limuzin uzmanı <a href="http://www.dabryancoach.com/" target="_blank">DaBryan</a> tarafından hazırlanmış. 1988 model bir arabada Sony monitörler (LCD değil tabi ki) falan olması aracı o zamanlar çok sıradışı kılmış olmalı.</p>
<p><strong>Rolls Royce Silver Spur (1990)</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1779" title="rolls royce silver spur" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/rollsroycesilverspur1.jpg" alt="rolls royce silver spur" width="420" height="235" /><img class="alignleft size-full wp-image-1780" title="rolls royce silver spur" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/rollsroycesilverspur2.jpg" alt="rolls royce silver spur" width="420" height="258" />Michael Jackson, DaBryan eseri limuzinden çabuk sıkılmış olsa gerek ki, gitmiş Rolls Royce&#8217;dan bu el yapımı limuzini almış. 7 lt&#8217;lik v8 motorla yürüyen araç, Rolls Royce&#8217;un ABS kullanan ilk modeli.</p>
<p><strong>Rolls Royce Silver Seraph (1999)</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1782" title="rolls royce silver seraph" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/rollsroycesilverseraph1.jpg" alt="rolls royce silver seraph" width="420" height="244" /><img class="alignleft size-full wp-image-1783" title="rolls royce silver seraph ic" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/rollsroycesilverseraph2.jpg" alt="rolls royce silver seraph ic" width="420" height="281" />Rolls Royce el yapımı otomobiller üretir. Bu modelin iç dizaynıysa, Michael Jackson için özel olarak hazırlanmış. Ayrıca Michael Jackson tarafından tasarlanan 24 ayar altın kaplama iç mekan süslemeleri var. Koleksiyondaki en pahalı model bu olsa gerek.</p>
<p><strong>Ford Econoline E 150 (1993)</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1781" title="ford econoline" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/fordeconoline.jpg" alt="ford econoline" width="420" height="281" />Bak bu güzel işte. Yüksek tavan, geniş iç mekan&#8230; Büyük arabaya bineceksen böylesine bineceksin. 5.8 lt V8 motor gayet yeterli, Maykıl Abi içine Play Station falan da koydurmuş. Bunu beğendim.</p>
<p><strong>GMC Jimmy High Sera Classic (1988)</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1784" title="gmc jimmy high sierra classic" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/gmcjimmy.jpg" alt="gmc jimmy high sierra classic" width="420" height="281" />1988&#8242;de GMC tarafından sınırlı sayıda üretilen Jimmy&#8217;lerden biri de bu garajda yatıyor. Garajda diğerlerinin yanına çekince pek havalı görünmüyordur belki ama birkaç yıl sonra nadide koleksiyon parçalarından olacak bu seri. Tabi bu garajdaki Michael Jackson&#8217;ın olduğu için serinin en pahalı koleksiyon parçası olarak çıkacak artırmalara. Güzel.</p>
<p><strong>GMC High Sierra İtfaiye Aracı (1986)</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1788" title="gmc high sierra itfaiye" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/gmchighsierraitfaiye.jpg" alt="gmc high sierra itfaiye" width="420" height="334" />Eğer Holmby Hills&#8217;de devasa bir malikaneniz varsa, her şeyi devletten beklememeniz gerekir. Bir koleksiyon eseri gibi duran GMC High Sierra işte burada devreye giriyor ve 1986&#8242;dan beri çalışan motoruyla yangınlara karşı güvenliği sağlamak üzere nöbet tutuyor.</p>
<p><strong>Harley Davidson Police (2001)</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1789" title="harley davidson police" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/harleydavidson.jpg" alt="harley davidson police" width="420" height="281" />Bunu da sevdim. 2001 model Harley Davidson, tam donanımlı polis motosikleti olarak yeniden düzenlenmiş. Bunu da Neverland&#8217;in güvenlik görevlileri kullanıyorlardı herhalde.</p>
<p><strong>Neoplan Touring Coach (1<img class="alignleft size-full wp-image-1790" title="neoplan touring coach" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/neoplan.jpg" alt="neoplan touring coach" width="420" height="345" />997)</strong></p>
<p>İşte budur turne arabası. Limuzinler falan yanında halt etmiş. Banyosu, mutfağı, yemek odası ve takımlarıyla yürüyen bir kamp aracı. Böyle bir otobüs almak için Michael Jackson kadar ünlü olmaya gerek yok ama sağlam sermaye gerektiği kesin. Her eve lazım. Gerçi buna sahip olunca eve ne gerek var&#8230;</p>
<p><strong>Cenaze Filosu (Cadillac &amp; Range Rover &amp; Rolls Royce)</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1787" title="cenaze filosu" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/cenazefilosu.jpg" alt="cenaze filosu" width="420" height="188" />Cenaze için özel olarak hazırlanan filo, sadece Cadillac Escalade, Rolls Royce Phantom ve Range Rover Vogue&#8217;lardan meydana getirilmişti.</p>
<p><strong>Lincoln Town Car Funeral</strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1786" title="lincoln town car funeral" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/lincolntowncar.jpg" alt="lincoln town car funeral" width="420" height="187" />Son arabası bir Lincoln olmuş. Holmby Hills&#8217;deki devasa malikaneden 2 metrekarelik manzarasız malikaneye olan yolculuğunu, altın tabut içinde bu Lincoln Town Car ile tamamladı.</p>
<p>İmdiii&#8230;</p>
<p>Simsiyah ve fakir bir zenci olarak başladığı hayat yolculuğunu bembeyaz ve zengin bir şarkıcı olarak altın tabutta tamamladı Michael Jackson.</p>
<p>Milyonlarca dolarlık servet, otomobiller, malikaneler arkada kaldı. Zor oldu mu acaba yıllarca çabalayıp kazanılan her şeyi arkada bırakarak karanlık bir çukura gömülmek&#8230;</p>
<p>İçim ürperiyor düşündükçe. Neşeli de olsak üzgün de, zengin de olsak fakir de, en fazla 100 yıl sürüyor bütün maceramız. Sonra her şeyi bırakıp gidiyoruz, o zaman bu kadar çaba niye?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/birakip-gitmek-zor-olsa-gerek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/detamblemodelb-300x207.jpg' length ='17365'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Tarja Turunen İstanbul Konseri</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/tarja-turunen-istanbul-konseri.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/tarja-turunen-istanbul-konseri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 15:07:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[artı 3]]></category>
		<category><![CDATA[joe satriani]]></category>
		<category><![CDATA[my winter storm]]></category>
		<category><![CDATA[nightwish]]></category>
		<category><![CDATA[tarja turunen]]></category>
		<category><![CDATA[tarja turunen istanbul konseri]]></category>
		<category><![CDATA[tarja turunen turnesi]]></category>
		<category><![CDATA[yeni melek gösteri merkezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1453</guid>
		<description><![CDATA[Tarja Turunen İstanbul&#8217;a geliyor! Nightwish&#8217;in solisti olduğu dönemlerde Türkiye&#8217;de konser vermesi için yıllarca beklediğimiz Tarja Turunen, solo kariyerine başladıktan üç sene sonra, sonunda İstanbul&#8217;a gelmeye karar verdi. Finlandiya&#8217;nın dünyaya armağanı süper soprano ablamız My Winter Storm turnesine Winter Storm, Summer Storm isimleriyle devam etti, Final Storm adıyla 2009 sonunda turneyi tamamlayacak. Turnenin ardından da yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1454" style="margin-right: 10px;" title="Tarja Turunen" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/06/tarjaturunen_istanbulkonseri.jpg" alt="Tarja Turunen" width="420" height="560" />Tarja Turunen İstanbul&#8217;a geliyor!</p>
<p>Nightwish&#8217;in solisti olduğu dönemlerde Türkiye&#8217;de konser vermesi için yıllarca beklediğimiz<strong> </strong><a href="http://www.tarjaturunen.com" target="_blank">Tarja Turunen</a>, solo kariyerine başladıktan üç sene sonra, sonunda İstanbul&#8217;a gelmeye karar verdi.</p>
<p>Finlandiya&#8217;nın dünyaya armağanı süper soprano ablamız My Winter Storm turnesine Winter Storm, Summer Storm isimleriyle devam etti, Final Storm adıyla 2009 sonunda turneyi tamamlayacak. Turnenin ardından da yeni albüm gelir artık.</p>
<p>Final Storm kapsamında, 8 Ekim 2009&#8242;da Yeni Melek Gösteri Merkezi&#8217;nde bizimle olacakmış Tarjacığımız.</p>
<p>Bir <a href="http://www.arti3.com.tr/" target="_blank">Artı 3</a> organizasyonuymuş. İki sene önce düzenlenen orta halli Joe Satriani konserinden başka ele avuca gelir bir sanatçıyla duymamıştım Artı 3&#8242;ün ismini; umarım Tarja Turunen konseri 10 yıl beklememize değecek bir konser olur.</p>
<p>Fena heyecanlandım!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/tarja-turunen-istanbul-konseri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/06/tarjaturunen_istanbulkonseri-225x300.jpg' length ='16089'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>The Classical Conspiracy</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/the-classical-conspiracy.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/the-classical-conspiracy.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 May 2009 17:19:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[amanda somerville]]></category>
		<category><![CDATA[anthony vivaldi]]></category>
		<category><![CDATA[antonio vivaldi]]></category>
		<category><![CDATA[beyond belief]]></category>
		<category><![CDATA[black metal]]></category>
		<category><![CDATA[black symphony]]></category>
		<category><![CDATA[blank infinity]]></category>
		<category><![CDATA[canon in d minor]]></category>
		<category><![CDATA[carl orff]]></category>
		<category><![CDATA[carmina burana]]></category>
		<category><![CDATA[chasing the dragon]]></category>
		<category><![CDATA[cinema paradiso]]></category>
		<category><![CDATA[consign to oblivion]]></category>
		<category><![CDATA[cry for the moon]]></category>
		<category><![CDATA[epica]]></category>
		<category><![CDATA[feint]]></category>
		<category><![CDATA[foça]]></category>
		<category><![CDATA[four seasons]]></category>
		<category><![CDATA[georg friedrich handel]]></category>
		<category><![CDATA[giuseppe verdi]]></category>
		<category><![CDATA[gothic metal]]></category>
		<category><![CDATA[illusive consensus]]></category>
		<category><![CDATA[indigo]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[johann pachelbel]]></category>
		<category><![CDATA[katherine jenkins]]></category>
		<category><![CDATA[living a lie]]></category>
		<category><![CDATA[ludwig van beethoven]]></category>
		<category><![CDATA[montagues]]></category>
		<category><![CDATA[mozart]]></category>
		<category><![CDATA[never enough]]></category>
		<category><![CDATA[palladium]]></category>
		<category><![CDATA[peer gynth]]></category>
		<category><![CDATA[pirates of the caribbean]]></category>
		<category><![CDATA[quietus]]></category>
		<category><![CDATA[rejoice]]></category>
		<category><![CDATA[requiem]]></category>
		<category><![CDATA[safeguard to paradise]]></category>
		<category><![CDATA[sancta terra]]></category>
		<category><![CDATA[sensorium]]></category>
		<category><![CDATA[sergei prokofiev]]></category>
		<category><![CDATA[serse frondi]]></category>
		<category><![CDATA[simone simons]]></category>
		<category><![CDATA[spiderman]]></category>
		<category><![CDATA[stabat mater]]></category>
		<category><![CDATA[star wars]]></category>
		<category><![CDATA[symphonic metal]]></category>
		<category><![CDATA[symphony no 9]]></category>
		<category><![CDATA[the classical conspiracy]]></category>
		<category><![CDATA[the divine conspiracy]]></category>
		<category><![CDATA[the phantom agony]]></category>
		<category><![CDATA[unholy trinity]]></category>
		<category><![CDATA[within temptation]]></category>
		<category><![CDATA[zeytinli rock fest]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1364</guid>
		<description><![CDATA[Aylardır merakla beklediğim Epica albümü The Classical Conspiracy nihayet piyasaya çıkmış. 2007&#8242;de çıkardığı The Divine Conspiracy&#8216;den sonra yapımcılarla yaşanan sorunların üzerine bir de Simone Simons ölümden dönecek kadar hastalanınca 2008&#8242;de susmuştu Epica. Ama artık iyileşti ve neşesi yerinde. Stüdyoda birlikte şarkı söylediği arkadaşına bakarsanız anlarsınız neşesinin kaynağını. (İkinci video) Yeni albüm çalışmaları Epica&#8217;nın video blogunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1373" style="margin-left: 0px; margin-right: 10px;" title="simone simons" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/05/simone_simons.jpg" alt="simone simons" width="410" height="272" />Aylardır merakla beklediğim Epica albümü <strong>The Classical Conspiracy</strong> nihayet piyasaya çıkmış. 2007&#8242;de çıkardığı <strong>The Divine Conspiracy</strong>&#8216;den sonra yapımcılarla yaşanan sorunların üzerine bir de <strong>Simone Simons</strong> ölümden dönecek kadar hastalanınca 2008&#8242;de susmuştu Epica. Ama artık iyileşti ve neşesi yerinde. Stüdyoda birlikte şarkı söylediği arkadaşına <a href="http://www.royalartistclub.com/epica/2009/5/8/6503.aspx" target="_blank">bakarsanız anlarsınız</a> neşesinin kaynağını. (İkinci video)</p>
<p>Yeni albüm çalışmaları Epica&#8217;nın video blogunda sürekli yayınlandı ve 5 Mayıs&#8217;ta piyasaya çıktı. Hiç yeni şarkı içermeyen 2 CD&#8217;lik albüm, <strong>70 kişilik koro ve orkestrayla</strong> sahneye çıkarak klasik müzik ziyafeti verdikleri Macaristan konserinden oluşuyor. <strong>Verdi&#8217;den Händel&#8217;e, Vivaldi&#8217;den Beethoven&#8217;a kadar</strong> 8 klasik besteyi kendi tarzlarıyla yorumlamışlar ve gayet yeterli olmuş. <strong>Ombre mai fù</strong> Simone&#8217;nin sesiyle bir başka oluyor. Aşık mıyım neyim bu kıza?</p>
<p><span id="more-1364"></span>Bu tip senfonik konserlerin gedikli solisti <strong>Amanda Somerville</strong> de projenin merkezinde yer alıyor tabi. 40 kişilik koro, 30 kişilik orkestra, Simone Simons ve Amanda Somerville hep birlikte ors salutis, et virtutis, michi nunc contraria diye coşarken oturup DVD şeklinde izleyemiyoruz ya, ona yanarım ben. <strong>Metallica, Therion, Haggard</strong> falan hep DVD çıkardılar orkestra çalışmalarında. Yanılmıyorsam kervana en son katılan, <strong>Black Symphony</strong> DVD&#8217;siyle <strong>Within Temptation</strong> oldu. Tüm gruplar sadece kendi şarkılarını orkestrayla söyleyip DVD çıkarırken, Epica&#8217;nın bir dünya klasik besteyi yorumlamasına rağmen DVD yerine albüm çıkarması büyük eksiklik.</p>
<p>Albümün ilk CD&#8217;si tamamen klasik müzik bestelerinden ve film müziklerinden, ikinci CD de orkestrayla zenginleştirilmiş eski Epica şarkılarından oluşuyor.</p>
<p>İlk CD <strong>Palladium</strong> ile başlıyor. Ardından <strong>Carl Orff&#8217;un Carmina Burana&#8217;sı</strong> geliyor. Tabi herkes gibi onlar da Primo Vere&#8217;ye kadar gelip kesiyorlar.</p>
<p>3. parça, <strong>Verdi</strong> tarafından Rossini anısına bestelenen ancak Verdi yaşarken hiç sahnelenme şansı bulamayan <strong>Requiem</strong>. Süper olmuş.</p>
<p>4. parça, <strong>Händel</strong>&#8216;in mükemmel operası <strong>Xerxes</strong>&#8216;in ilk aryası, <strong>Ombre mai fù</strong>. Simone&#8217;nin gerçek bir soprano olmaya doğru ilerlediğini gösteren bir çalışma olmuş. Albümdeki diğer besteler çeşitli gruplar tarafından daha önce coverlandı ancak Ombre mai fù metal dünyasından sadece Simone Simons ile başarılabilecek bir beste. <strong>Nightwish</strong> eşek olmasaydı <strong>Tarja Turunen</strong> de başarırdı bunu ama kaçırdılar o fırsatı.</p>
<p>5. parça, <strong>Beethoven&#8217;ın 9. senfonisi</strong>. Bu eserin de daha önce bir metal grubu tarafından coverlandığına şahit olmamıştım. 9.45 dakikalık bir klasik ziyafeti olmuş.</p>
<p>6. parça, Spiderman &#8211; Medley.</p>
<p>7. parça, <strong>Vivaldi</strong>&#8216;nin mükemmel eseri The Four Seasons&#8217;ın (<strong>Le quattro stagioni</strong>) 2. konçertosu Summer (<strong>L&#8217;estate</strong>). Kemanlar biraz sönük kalsa da fena olmamış.</p>
<p>8. parça, Romeo ve Juliet&#8217;in 2. sahnesini aklımıza kazıyan <strong>Montagues and Capulets</strong>. <strong>Prokofiev</strong> bunu besteledikten sonra Sovyetler&#8217;in en ünlü marşlarından biri haline gelmişti. Metal dünyasında da <strong>Muse, Necrophagist ve Hollenthon</strong> tarafından coverlanarak kullanıldı. Orijinal haliyle ve sahneye çıkış müziği olarak kullanan sadece Muse oldu gerçi, diğer gruplar besteyi temel alarak kendi şarkılarında kullandılar. (Only Ash Remains &#8211; Necrophagist ve Lords of Bedlam &#8211; Hollenthon gibi)</p>
<p>9. parça, Star Wars&#8217;un ünlü soundtracki <strong>Imperial March</strong>.</p>
<p>10. parça, 13. yüzyıldan beri kullanılan katolik ilahisi <strong>Stabat Mater</strong>. Protestan bir sopranonun latince bir katolik ilahisini böylesine içten söylemesi ilginç olmuş.</p>
<p>11. parça, ilahiyle gelen skoru eşitlemek adına seçilmiş gibi duran <strong>Unholy Trinity</strong>. Epica&#8217;nın önceki albümlerinden bu albümün ilk CD&#8217;sine giren tek parça olarak dikkat çekiyor.</p>
<p>12. parça, <strong>Henrik Ibsen</strong>&#8216;in ünlü oyunu <strong>Peer Gynt</strong>&#8216;in binlerce kez coverlanan ve çeşitli yerlere uyarlanan giriş müziği <strong>In the Hall of the Mountain King</strong>. Bunu da çok başarılı yapmışlar.</p>
<p>13. ve son parça ise <strong>Pirates of Caribbean</strong> soundtracklerinden Medle.</p>
<p>Birçok parçanın bu CD&#8217;de yer almasını isterdim aslında. Soundtrack yapacaklarına <strong>Canon in D Minor</strong>, <strong>Rejoice</strong> ve <strong>Cinema Paradiso</strong> bu albümde mükemmel olurdu. Bunu yapabilecek sayılı grup var zaten, hadi Canon&#8217;ı 16 yaşındaki <strong>Funtwo</strong> da çaldı ama Rejoice ve Cinema Paradiso yeni bir aranjeyle tam Simone&#8217;nin sesine oturacak parçalar. Belki birgün Amanda Somerville daha iyi bir senfonik proje yapar diye bekliyorum hala.</p>
<p>İkinci CD, tamamen Epica&#8217;nın eski şarkılarının senfonik versiyonlarından oluşuyor. Sırasıyla Indigo (The Last Crusade), Sensorium, Quietus, Chasing the Dragon, Feint, Never Enough, Beyond Belief, Cry for the Moon, Safeguard to Paradise, Blank Infinity, Living a Lie, The Phantom Agony, Sancta Terra, Illusive Consensus ve Consign to Oblivion.</p>
<p>İlk CD&#8217;de Simone&#8217;nin sesini neredeyse hiç duyamıyoruz. Ombre mai fù ile hafiften okşayıp geçiyor. İkinci CD ise özlenen Simone&#8217;yi geri veriyor, orkestra eşliğinde gerçek bir soprano gibi dinlemiş oluyoruz cicimizi.</p>
<p>Sonuç olarak, Epica gayet başarılı bir live albüm çıkarmış. Ama beni kesmedi, en azından Black Symphony gibi bir DVD beklerdim.</p>
<p>Bu arada 13 Ağustos&#8217;ta Zeytinli Rock Festivali için Foça&#8217;ya geliyorlar, Simone&#8217;yi canlı canlı görmek isteyenler kaçırmasın. 70 kişiyle sahneye çıkıp senfoni konserlerini Hollanda&#8217;da, Macaristan&#8217;da verin, bize gelince anca üniversite konserlerine, rock festivallerine çıkın. Kırıldım şimdi :(</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-1375" style="margin-left: 0px; margin-right: 10px;" title="simone simons " src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/05/simone_simons_2.jpg" alt="simone simons " width="410" height="617" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/the-classical-conspiracy.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/05/simone_simons-300x199.jpg' length ='24238'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>N&#8217;aptınız lan Kızılordu&#8217;ya?</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/naptiniz-lan-kizilorduya.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/naptiniz-lan-kizilorduya.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 May 2009 13:42:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[all the things she said]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[eurovision]]></category>
		<category><![CDATA[eurovision 2009]]></category>
		<category><![CDATA[hadise]]></category>
		<category><![CDATA[hadisenin eurovision şarkısı]]></category>
		<category><![CDATA[julia volkova]]></category>
		<category><![CDATA[kalinka]]></category>
		<category><![CDATA[kızılordu korosu]]></category>
		<category><![CDATA[kumkapı meyhaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[lezbiyenlik]]></category>
		<category><![CDATA[loreena mckennitt]]></category>
		<category><![CDATA[loreena mckennitt istanbul konseri]]></category>
		<category><![CDATA[not gonna get us]]></category>
		<category><![CDATA[prince igor]]></category>
		<category><![CDATA[red army choir]]></category>
		<category><![CDATA[red light district]]></category>
		<category><![CDATA[tatu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1302</guid>
		<description><![CDATA[Eurovision&#8217;u seyretmedim. Çok meraklısı değilim bu tip dandirik aktivitelerin. Ama bugün neler olmuş Moskova ortamlarında diye YouTube&#8217;dan şöyle bir göz atasım geldi. Puanlar, Hadiseler, berbat şovlar ve kostümler neyse de, anlı şanlı Kızılordu Korosu&#8217;nun Eurovision çıkarmasına hayran kaldım. Rusya&#8217;nın çöküşünün, komünizmin popüler kültür karşısında pes edişinin acı bir belgesidir bu Eurovision gösterisi. t.A.T.u.&#8217;yu hatırlayan var [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object width="425" height="344" data="http://www.youtube.com/v/TypdkNG0Yvo&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/TypdkNG0Yvo&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;color1=0x3a3a3a&amp;color2=0x999999" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
<p>Eurovision&#8217;u seyretmedim. Çok meraklısı değilim bu tip dandirik aktivitelerin. Ama bugün neler olmuş Moskova ortamlarında diye YouTube&#8217;dan şöyle bir göz atasım geldi. Puanlar, Hadiseler, berbat şovlar ve kostümler neyse de, anlı şanlı Kızılordu Korosu&#8217;nun Eurovision çıkarmasına hayran kaldım. Rusya&#8217;nın çöküşünün, <strong>komünizmin popüler kültür karşısında pes edişinin</strong> acı bir belgesidir bu Eurovision gösterisi.</p>
<p><strong>t.A.T.u.&#8217;yu hatırlayan var mı?</strong> Hani şu Not Gonna Get Us diye çığlık çığlığa bağrışıp sahnede birbirini yalayan iki lezbiyen kız vardı. Hah! Kızılordu Korosu onlarla birlikte sahneye çıkmış ve Not Gonna Get Us diye koro halinde bağırmışlar. Kızları yaladılar mı göremedim, sanırım onu kışlada yapacaklar. (<strong>Julia Volkova</strong> süper olmuş ama, bizim top modellerde yok o kadar bacak. Aferin, geliştirmeli insan kendini&#8230;)</p>
<p><span id="more-1302"></span>Yılların Red Army Choir&#8217;i; The Birch Tree&#8217;yi, Kalinka&#8217;yı bile en ciddi pozlarda söyleyen korosu, <strong>çiçekli pembe tanklar, mavi uçaklardan oluşan bir dekorun içinde</strong>, iki lezbiyen kızla sahneye çıkıp şarkı söylemiş. N&#8217;aptınız baba siz? Yılların demir perdesi, oldu sana kadife perde!</p>
<p>Eh bizim Hadise&#8217;nin durumuna da baktım tabi. Yavyum benim! O sahne dekorunu yapan, o kocaman kalpleri oraya buraya yerleştiren, o koreografiyi hazırlayan adamların <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Red-light_district" target="_blank">Red Light District</a> ile bir alakaları yoksa acilen transfer olsunlar Hollanda&#8217;ya. Ben bu kadar kırmızıyı, bu kadar terli göbeği Amsterdam&#8217;da bile görmedim.</p>
<p>Nasıl bir mantık <strong>kırmızı arkaplan önünde kırmızı kostümlü dansçılar</strong> çıkarmayı düşünür ki? Kostümleri de Asena&#8217;dan ödünç almışlar sanırım, Kumkapı meyhanelerinde üç kuruşa dans eden çingene kızlarından farkı kalmamış Belçika&#8217;dan ithal sexy Hadise kızımızın. Sonra da &#8220;Avrupa&#8217;da herkes bizi Arap sanıyor, ühü&#8221; diye mızmızlanır bunlar.</p>
<p>Hadise seksi bir kadın. Ama Avrupai bir güzelliği çingene kıyafetleriyle sergilemek bu seksapeli yok etmek için yeterli olmuş. Şarkısını dinlediğimde <a href="http://www.delininkuyusu.com/?p=534" target="_blank">ilk beşe girer demiştim</a>. Eurovision saçmalığı için yeterli kalitede saçmalamıştı çünkü.</p>
<p>Eurovision performansını görünce YouTube&#8217;daki diğer videolarına baktım Hadise&#8217;nin. Canlı performansı hiç fena değil. Ama Eurovision&#8217;da başarısız olmak için çok çabalamışlar. Beni yalancı çıkarmak için el birliğiyle uğraşmışlar ama başaramamışlar.</p>
<p>Berbatsınız!</p>
<p><a href="http://www.biletix.com/yakinda.htm?id=58" target="_blank">Loreena McKennitt&#8217;e gidelim!</a> Abla 52 yasinda, Hadise kadar seksi değil ama en azından onu dinlemenin bir zevki var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/naptiniz-lan-kizilorduya.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye için büyük Hadise</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/turkiye-icin-buyuk-hadise.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/turkiye-icin-buyuk-hadise.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 May 2009 07:42:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[eurovision 2009]]></category>
		<category><![CDATA[hadise]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1265</guid>
		<description><![CDATA[Özlemle beklediğim o kutsal gün nihayet geldi çattı. Eurovision’da göğsümüzü kabartan milli kızımız Belçikalı Hadise, finale çıktı. Cumartesi günü al bayrağımızı Rusya’nın göbeğinde dalgalandırarak bütün düşmanlarımıza ders verecek. Herkes Türkiye’nin ne büyük bir devlet olduğunu anlayacak. Bu işi bizden başka ciddiye alan var mı çok merak ediyorum. İkinci sınıf Avrupalıların ilgiyle takip ettiği bir organizasyondur, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1266" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="hadise-eurovision-logo" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/05/hadise-eurovision-logo.jpg" alt="hadise-eurovision-logo" width="410" height="308" />Özlemle beklediğim o kutsal gün nihayet geldi çattı. Eurovision’da göğsümüzü kabartan milli kızımız Belçikalı Hadise, finale çıktı. Cumartesi günü al bayrağımızı Rusya’nın göbeğinde dalgalandırarak bütün düşmanlarımıza ders verecek. Herkes Türkiye’nin ne büyük bir devlet olduğunu anlayacak.</p>
<p>Bu işi bizden başka ciddiye alan var mı çok merak ediyorum. İkinci sınıf Avrupalıların ilgiyle takip ettiği bir organizasyondur, hepsi bu. Engin Ardıç, “UEFA Kupası ayarında bir şeydir” demiş, ki doğru söylemiş. Çok fazla ciddiye alınmayan ikinci sınıf bir organizasyonu milli bir hadise haline getiren bir ülkenin bireyi olmaktan utanç duyuyorum.<span id="more-1265"></span></p>
<p>ATV’de Hadise’nin yarışmada giyeceği kıyafetle ilgili bir haber vardı dün gece. Modacıların birisi çok hoş bulmuş, bir tanesi beğenmemiş. En sonunda da mikrofon vatandaşa, sokaktaki adama uzatılmış. Ben şaşkınlıkla izledim haberi. Hani bütün kuşlarla tanıştık tek eksiğimiz leylek kalmıştı da Hadise’nin kıyafetiydi en büyük sorunumuz. Teyzemizin birinin spikere verdiği cevap beni benden aldı. “Biz de arkadaşla tam onu konuşuyorduk” diye girdi güzel teyzem mevzuya. Biz, bizim için en büyük gurur kaynağı olan Eurovision’da Hadise’nin giyeceği kıyafeti düşünelim. Sonra da ağlayalım “kriz var, Amerika ne diyorsa onu yapıyoruz, dışa bağımlıyız vs.” diye. Daha beterlerini de hak ediyoruz da bakmayın siz, şükredin halinize.</p>
<p>Bırakın Eurovision’da kazanacağımız birinciliği, bize gelişmekte olan ülke demeleri bile büyük bir onurdur bizim için. En azından adamlar hala daha ümitvarlar bize karşı. Biz böyle devam edelim; İsviçreli bilimadamları da bizle taşak geçsin “sağlıklı bir insanda 89423 adet kıl vardır” diye.</p>
<p>Can you feel the rhythm in her heart!?<br />
Hell yeah!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/turkiye-icin-buyuk-hadise.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/05/hadise-eurovision-logo-300x225.jpg' length ='19531'  type='image/jpg' />	</item>
	</channel>
</rss>

