'Sanal Alem' Kategorisi Incileri

Yerli malı yurdun malı

Son günlerde bir Google tartışmasıdır gidiyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım işi gücü bırakmış Google’a laf yetiştiriyor, Google sessiz kaldıkça ağzı olan herkes konuşmaya başlıyor. Konu özetle şu şekilde:

Bildiğiniz gibi, YouTube Atatürk’e hakaret içeren videolar olduğu bahanesiyle engellenmişti. Fakat iş bilmemezlikten dolayı IP adresleri değil, sadece www.youtube.com alan adı engellendi. IP’ler serbest olduğundan, DNS değiştirerek rahat rahat girip çıkmaya devam ettik. Hatta Tayyip Erdoğan bile “ben giriyorum, siz de girin” diyerek devlet kademeleri arasındaki koordinasyon bozukluğunu tasdikledi.

Fakat yasakların hiç umursanmadığını fark eden devlet baba, geçtiğimiz günlerde YouTube IP’lerine de engel koydu. İşi bilmeyenler zorlanmaya başladılar, YouTube’a giremez oldular.

Aynı tarihlerde, YouTube’un sahibi olan Google, YouTube IP’lerini değiştirerek Google hizmetlerinden bazılarıyla paylaşımlı hale getirdi. Devletin engellediği IP’ler atıl durumda kaldı ve YouTube IP bazında açıldı, DNS kullananlar eski rahatlıklarıyla YouTube’a girip çıkmaya başladılar. Bunun üzerine devlet, bu IP’leri de engelledi.

Fırtına da burada koptu. Çünkü bu kez engellenen IP numaraları sadece YouTube tarafından değil, Google hizmetleri tarafından da kullanılıyordu. Google Docs, Google Analytics, Google Maps gibi birçok Google servisi Türkiye’den erişime kapandı, bu servisleri kullanan onbinlerce site ve milyonlarca internet kullanıcısı mağdur duruma düşürüldü.


Devam

Bin Ali internette çocuklar gibi şendik

Bin Ali internette çocuklar gibi şendik
Bin Ali o gün dev gibi Google’ı yendik.

Ak Parti’li bakanımız haykırdı: engelle!
Bir yaz günü sansürledik interneti tümüyle.

Tren bakanından internet uzmanı olursa benden de şair olur.

F klavye candır, canandır

Kendimi bildim bileli F klavye kullanan bir insan olarak hükümetin F klavye açılımını şiddetle destekliyorum. Bir aksilik olmazsa hükümet, Türkiye’de satış yapan bilgisayar firmalarının F klavye üretmesini de zorunlu kılacak. Böylelikle benim gibi feseverler artık rahatlayacak, sıkıntılı ve zor zamanlar geçirmekten kurtulacaklar.

F klavye, daktilo öğretmeni İhsan Sıtkı Yener tarafından bulunup 1955’te Bakanlıklararası Standardizasyon Komitesi tarafından Standart Türk Klavyesi olarak kabul edilmiş. F klavyeyi en çok gazeteciler ve muhasebeciler kullanıyor. Ama dağdan gelip bağdakini kovan dış mihrak Q klavye neredeyse tüm bilgisayar kullanıcılarını zaptetti, tüm tersanelerimize girdi. F klavye kullanıcıları olarak yıllarca bu durumun zorluğunu yaşadık. Nereye elimizi atsak emperyalistlerin bir marifeti olan Q klavye karşıladı bizi. 10 dakikada yazabileceğimiz yazıları bitirmek saatler sürdü. F klavyeye tam anlamıyla hakim olup on parmak yazmaya başlayınca rahatlayacağız diye düşündük ancak bu sefer karşımıza emperyalistlerin iç destekçileri çıktı. Akay Perker gibi “Değiştirme olm şu klavyeyi” diyerek Q klavyeye mecbur bıraktılar bizi. Yani kendi bilgisayarlarımız haricinde çok sıkıntılı zamanlar yaşadık sevgili okur.


Devam

Yayın ahlakı ne lan?

Hürriyet MaxBugün arkadaşlardan biri bir link gönderdi. “Abi,” dedi “habercilik başarısı budur!”

Girdim baktım, gerçek bir habercilik başarısıydı. Elbette başkasından değil, her zamanki gibi Türkiye’nin en büyük gazetesi Hürriyet’ten. Bu gazetenin başarılı haberleri genelde herkesin bildiği sıfatsız mankenlerin seksi resimlerini bulmaktır ama bu seferki gerçek bir başarıydı. Hürriyet bile uygun başlık bulamamış ve “Bu kızlar bildiğinizden çok farklı” başlığıyla sunmuştu haberini.

Peki neydi haberin içeriği? Yaşları 16-17 civarındaki kız çocuklarının internetten derlenmiş fotoğrafları.

Sizce de bomba bir haber değil mi? Başka hangi gazete size bacak kadar çocukların çıplak resimlerini “bu kızlar çok farklı” diye sunabilir?

Hadi ama, çocuk pornosu demeyin, porno yok. Kızların göğüs uçlarını sansürlemişlerdi. Çıplak göğüslerinin uçları sansürlenen 17 yaşında bir kız çocuk pornosunun kurbanı sayılamaz ki.


Devam

Pit Cafe

Otomotiv ve motor sporları hakkında bir blog açmayı uzun zamandır düşünüyordum ama bir türlü harekete geçmemiştim. Birkaç gün önce bir arkadaşım, daha önce kendi projesi için aldığı domaini bana vermeyi teklif edince apar topar bir Wordpress tema atarak siteyi yayına açıverdim.

Pit Cafe’de otomotiv sektörü, Formula 1 başta olmak üzere motor sporları, transferler, sponsorluk ilişkileri hakkındaki düşüncelerimi yazıya dökmeyi düşünüyorum.

Pit Cafe’yi www.pitcafe.com adresinde ziyaret edebilirsiniz, bekleriz efendim :)