'sinema' Kategorisi Incileri

Bugün 5 Kasım


“Hatırla, 5 Kasım’ı hatırla
Barut ihanetini ve komplosunu
Zaten aklım almaz barut ihanetinin neden unutulacağını
Ama ya adam?
Biliyorum, adı Guy Fawkes idi…
ve biliyorum; 1605′de Parlamento Binası’nı patlatmaya çalıştı.
Ama kimdi gerçekte? Neye benziyordu?
Bize fikirleri hatırlayın dendi, adamı değil.
Çünkü bir adam başarısız olabilir.
Yakalanabilir, öldürülebilir ve unutulabilir.
Ama 400 yıl sonra bir fikir hâlâ dünyayı değiştirebilir.”

“Bir zamanlar itiraz etme hakkınız vardı, düşünmek ve inandığınız şekilde ifade etmek; şimdiyse düzene uymaya, boyun eğmeye mecbur eden bir sansür ve gözetim altındasınız.”

“Toplumlar, kendi devletlerinden korkmamalı.
Devletler, kendi toplumlarından korkmalı.”

Yahşi Batı ve Cem Wayne

Yahsi BatiÖyle bayıla bayıla komedi filmi izleyen bir adam değilim. Lisede okuldan kaçıp gittiklerimiz hariç, herhangi bir komedi filmi için sinemaya gittiğimi de hatırlamam.

Görevi espri yapmak olduğu için espri yapanları izlemek yerine, gayet ciddi bir işin, filmin ortasında ince espriler yapanları izlemeyi tercih ederim. Komedi filmi izleyip “hadi bi espri olsa da gülsek” diye beklemek yerine, Anatomy of a Murder’ı izlerken avukatın diğer avukata inceden dokundurmasını, kelime oyunları yapmasını izlemek daha hoş.

Haliyle, Cem Yılmaz’ın filmlerini de bayıla bayıla izlemiyorum. Ama komedi filmi yaptığını iddia ederek ortaya çıkanların arasında, en azından işine önem, filmlerine emek verdiğini görüyorum.

Cem Yılmaz aslında hayallerini gerçekleştiriyor. Bir nesil western filmlerini, uzay filmlerini izleyerek büyüdü, buna Cem Yılmaz da dahil. Ve hepimiz küçükken o ortamlarda bulunmanın hayalini kurduk. Kovboy çizmeleriyle, şapkalarıyla dolaştık, mantar tabancalarıyla düellolar yaptık.

Cem Yılmaz bizden şanslıydı. Çocukluğunu etkileyen, sevdiği şeylerle uğraşmayı kendine meslek edindi. Kara Şimşek temalı Opet reklamlarından tutun da, biraz önce izlediğim Yahşi Batı’ya kadar tüm işleri sevdiği o güzel filmlerin etkisiyle oldu. (O talihsiz kaza olmasa çekilmiş olan diğer reklamlar da yayınlanacak, belki bir yol filmi bile gelecekti arkasından, kim bilir.)


Devam

Recep İvedik

idiocracySinemaya giriyorsunuz ve film başlıyor. Ekranda kocaman bir göt var. Bazen osuran, bazen sahibinin eli tarafından kaşınan bu götü 90 dakika boyunca kahkahalar atarak seyrediyorsunuz. Film bittiğinde mutlu mesut ayrılıyorsunuz sinemadan.

Saçma mı geldi? Bu filmin geçtiği sahneyi Idiocracy’de gördüm ve insanların birkaç yıl sonra böyle filmler izleyip güleceğine eminim.

Recep İvedik 3, yakında vizyona girecekmiş. Yine milyonlarca insan gidip gülecek, eğlenecek, filmi çok beğendiklerini anlatacaklar.

Türkiye’de sinema filmi olarak piyasaya sürülen ıvır zıvır, ABD yapımı televizyon dizilerinin bile kalitesini yakalayabilmiş değil, velev ki sinemasıyla karşılaştırılsın.


Devam

Yaramaz haydut John Dillinger

dillinger11930’da yaşanan Büyük Buhran, Amerikalının hayatını kabusa çevirir. Vatandaşın cebi para görmediği için kimse evine ekmek götüremez, aç kalanlar birbirlerini yerler. O dönemin büyük vurguncuları bankacılardır, hortumlamazlar ama cukkayı usulüne uygun olarak indirirler. Amerikalılar bir tas sıcak çorbanın hayalini kurarken hamuduyla götüren bankacıların başına bir isim musallat olur. Yakın arkadaşları John der, mesafeli duranlar Bay Dillinger diye bahsederler.

John Dillinger, Amerika’nın gördüğü en azılı haydutlardandır; Al Capone’a, Doc Barker’a, Bonnie ve Clyde ikilisine rahmet okutur. Koca Birleşik Devletleri peşine takar, polislere uykusuz geceler yaşatır. Zeki adamdır, gözünü budaktan sakınmaz. Kafasına koyduğunu yapmadan başını yastığa koymaz. Bay Dillinger, ihtisasını soygun ve çetecilik üzerine yapmıştır. Hapishaneden kaçmayı da yan dal olarak almıştır.
Devam

29 Ekim kutlu olsun!

fireworksBugün 29 Ekim. Sıradan bir gün değil.

Bugünü bizimle birlikte kutlayan o muhteşem kişinin ismi bile başka hiç kimse tarafından kullanılmadı.

Kısacık güzel saçlar, bakışları insanın içine işleyen yeşil gözler başka hiç kimsede bu kadar etkileyici duramazdı.

Başarılarını küçümsemek isteyenler 163 cm olan boyuyla dalga geçtiler. O’nun işlevi boyundan büyüktü!

Küçük bir kasabada doğmuştu. Çocukluğunu geçirdiği çiftlikte elektrik bile yoktu. O, bu fakirliği umursamadan hedefine yürüdü.


Devam