'Siyaset' Kategorisi Incileri

Caferi açılımı

caferi
Bu sabah televizyonda kanalları karıştırırken Halk TV’deki belgesele takıldım. Athena, Herakles, Zeus derken bir anda Canlı Yayın’a bağlandı. “Ne oldu lan yine?” derken, bir baktım haremlik selamlık bir kalabalığın ortasından Deniz Baykal geliyor. Bayanlar tarafı komple örtülü, piyasa jargonuyla “türbanlı”.


Devam

Tek eksiğimiz minareydi

cami
Geçtiğimiz günlerde İsviçre’de minare yasağı için referanduma gidildi. Çoğunluk minare yasağına “Evet” dedi. Minareler yasaklandı. Bu kararı, birçok müslüman epey şaşırtıcı buldu. Medyamız da her zamanki gibi verdi gazı: “Bu ne biçim iş, nerede din özgürlüğü? Minaremizi isteriz, heyt höyt…” Gâvur çok da düşünürdü senin özgürlüğünü. Sen daha kendi ülkende özgürlüğünü oturtamamışsın, gâvurdan özgürlük bekliyorsun. Bu ne perhiz, bu ne İsviçre çikolatası!

Devam

Siyasi mastürbasyon

Rahsan EcevitHer sektörün müzmin başarısızları olduğu gibi, siyaset dünyasında da siyasi otuzbirciler vardır. Bunlar ya parti kurarlar, ya bir yerlere aday olurlar, ya da o partiden bu partiye transfer olarak ömür doldururlar.

Bu tip adamların siyasi hayatları boyunca hiçbir başarısı olmaz. Bazen meclise girerler, bazen aday oldukları yere seçilirler ama hedefledikleri koltuğu kazanmaları da bir başarı sayılmaz; çünkü tutunamazlar, kayda değer bir iş başaramazlar.

Kurtlu baklanın kör alıcısı vardır misali, bunların da takipçisi eksik olmaz. O takipçilerle mutlu olurlar, birlikte toplantı, miting vs. düzenledikleri zaman büyük başarılar kazanacaklarına kendileri de inanırlar.

Kimseye bir faydası dokunmayacak olan parti bolluğuna da bu adamlar neden olur. Bugün belki 30 parti var Türkiye’de. Kendi partisinde biraz sivrilenler, televizyonda attıklarını herkesin dinlediğini düşünenler nefes almadan parti kurmaya çalışıyorlar.

İş Aş Haydar Baş vardı bir ara. Yaşar Nuri Öztürk de idamı geri getirme vaadiyle parti kurmuştu. Şimdi de kendisine belediye başkanlığı yapması için verilen mesaiyi kurduğu partiye harcayan Mustafa Sarıgül var. Daha bir dünya adam vardır, saymakla uğraşamayacağım.

Amaçları nedir bilmiyorum. Tamam, siyasi partilere devlet kasasından para yardımı yapılıyor, parasını nereye harcayacağını bilmeyen bazı sonradan görmeler de eğer partinin görüşlerini benimserse maddi destek veriyorlar ama nereye kadar…


Devam

Punk Art

pankart
Uzun zamandan beri haber takip etmiyordum, TV’yi açıp haber seyretmem, internette de haber sitelerinde pek gezinmem. Türkiye siyasi gündemini ne kadar az takip edersem o kadar huzurluyum. Ancak çayımı yudumlarken, gözüm masada duran gazetedeki habere ilişince huzur muzur kalmadı yine. Mecliste pankart krizi yaşanmış. Muhalefet ile iktidar arasında laf dalaşı olmuş. Koskoca adamlar kürsüyü basıp, küfretmişler. Aklıma ülkemin GS-FB maçlarındaki taraftar kavgaları geldi. Yüce meclisimizde takım elbiseli “punk”çılar türemiş. Acaba yakında bellerinden zincir sarkıtıp, Harley Davidson’la meclise gelirler mi?
Devam

Aşka engel mesafeler

mesafe

……..……
######:
didistik fenaaa
######: bi daha asla konusmucam nette
######: feci kapistik
……..……
######: ilgisiz ya
######: yüzügü takti beni unuttu
######: on flrln ekmek yemesi gerek benle evlenebilmesi icin
######: resmen yalvariyom ya nete gelsin diye adama
……..……

Geçenlerde ‘MSN’de nişanlı bir arkadaşımın yakınmalarını dinledim. İlgisizmiş nişanlısı, arayıp sormuyormuş, haftada bir kez olsun bile mesaj atmıyormuş, nişan olduktan sonra çok değişmiş, eskiden böyle değilmiş vs. Klasik kız söylemleri işte. Aralarındaki mesafe de epey uzak, arkadaş yurtdışında çalışmaya çalışıyor zor şartlar altında. İçimden dedim ben de: “madem seviyorsun, topla pılını pırtını, gel çocuğun yanına”. Sadece içimden demekle kaldım, çünkü bu sözü söylesem “deli” gözüyle bakacak bana (hoş deliyiz zaten, yoksa ne işimiz var burada). Ama işini bırakamaz ki, şimdiki kızlar kariyerini sevgilisine tercih ediyor. Ondan sonra ağlıyorlar, “arayıp sormuyor” diye.


Devam