<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Delinin Kuyusu &#187; Teknoloji</title>
	<atom:link href="http://www.delininkuyusu.com/index.php/category/teknoloji/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.delininkuyusu.com</link>
	<description>Bir deli, kuyuya bir akıllı atar ve olaylar gelişir!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Sep 2010 18:49:34 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sinkaf Telekom</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sinkaf-telekom.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sinkaf-telekom.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 11:21:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[türk telekom]]></category>
		<category><![CDATA[türk telekom dolandırıcılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3809</guid>
		<description><![CDATA[Bundan tam bir yıl önce taşındım ve taşınırken Türk Telekom Kadıköy Müdürlüğü&#8217;ne giderek dilekçe verip, tüm borçlarını ödeyerek sabit telefon hattımı iptal ettirdim. O telefon numarasının artık benimle ilgisi olmayacaktı.
Ancak iki hafta önce Çakır Hukuk Bürosu&#8217;ndan cep telefonuma gelen mesajda &#8220;Türk Telekom&#8217;a borcum olduğu, ödemezsem haciz yoluna gidileceği&#8221; söyleniyordu. Aradım, durumu sordum; bir senedir biriken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3818 alignleft" title="Turk Telekom" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/08/turktelekom.jpg" alt="" width="421" height="218" />Bundan tam bir yıl önce taşındım ve taşınırken Türk Telekom Kadıköy Müdürlüğü&#8217;ne giderek dilekçe verip, tüm borçlarını ödeyerek sabit telefon hattımı iptal ettirdim. O telefon numarasının artık benimle ilgisi olmayacaktı.</p>
<p>Ancak iki hafta önce Çakır Hukuk Bürosu&#8217;ndan cep telefonuma gelen mesajda &#8220;Türk Telekom&#8217;a borcum olduğu, ödemezsem haciz yoluna gidileceği&#8221; söyleniyordu. Aradım, durumu sordum; bir senedir biriken borçlarımın XXX TL olduğu söylendi. Oysa o hattın iptal edilmiş olması gerekiyordu. &#8220;Neden iptal edilmemiş?&#8221; diye sordum, &#8220;geçen ay (Haziran) borcundan dolayı kapanmış&#8221; yanıtını aldım.</p>
<p>Yani Türk Telekom, iptal edilmesi için dilekçe verdiğim bu hattı iptal etmemiş. Cep telefonumu bilmelerine rağmen (bilmeseler icra bildirimi gönderemezler) bugüne kadar hiç ses de çıkarmamışlar.</p>
<p>Sadece beklemişler. Telefonun sabit kullanım bedeli olan 18 TL sürekli birikmiş, biriktikçe üzerine faiz binmiş, bunlar da &#8220;tahsil edilebilir yeterliliğe&#8221; geldiğine kanaat getirdikten sonra bana icra kağıdı göndermişler.</p>
<p><span id="more-3809"></span>Türk Telekom adlı şirket eğer <a href="http://mali.iem.gov.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=36" target="_blank">nitelikli dolandırıcılık</a> yapmıyorsa, benim merak ettiklerim var.</p>
<p>1. Telefonumun iptal edilmesine dair dilekçe vermeme rağmen hattım neden iptal edilmedi? İptal edilmediyse o gün bana neden &#8220;hattınız iptal edilmiştir&#8221; dendi?</p>
<p>2.Verdiğim dilekçe nereye gitti? Neden durumu anlattığımda benim verdiğim dilekçeyi bulmuyorlar da benden &#8220;hat kapatma makbuzu&#8221; istiyorlar? Türk Telekom kendisine verilen dilekçeleri, yazışmaları saklamıyor mu?</p>
<p>3. Bir telefonun borcu 3 ay ödenmeyince borcundan dolayı kapatılıp, hat sahibine bilgi verilmiyor mu? Bu telefon neden bir sene boyunca kapatılmadı? Borçların iyice birikmesi mi beklendi?</p>
<p>4. Geçen ay FriendFeed&#8217;de <a href="http://ff.im/oiwoK" target="_blank">bu konudan bahsettim</a>, orada da bazı kişiler başlarına benzeri olayların geldiğinden bahsettiler. Türk Telekom hat kapatma başvurularını kafasına göre mi uyguluyor?</p>
<p>5. Elimde &#8220;hat kapatma makbuzu&#8221; olmadığı sürece, Türk Telekom&#8217;a dilekçe vermiş olmama ve Türk Telekom&#8217;un bana &#8220;isteğiniz üzerine hattınızı kapattık&#8221; demesine rağmen aradan bir sene geçince haksız olarak borç tahakkuk ettiriliyor. Türk Telekom tarafından bu şekilde mağdur edilen birçok insan var. Türk adaletinin bu yapılanlardan neden haberi yok?</p>
<p>Eğer bu soruların mantıklı birer yanıtı yoksa, Türk Telekom&#8217;un kanunlardaki boşluklardan yararlanarak nitelikli dolandırıcılık yaptığına, müşterilerini mağdur ettiğine inanıyorum.</p>
<p>Borcum 40 TL de olsa, 40.000 TL de olsa önemli değil. Önemli olan, borcum olmadığı halde Türk Telekom&#8217;un verdiğim dilekçeyi kaybetmesi yüzünden borçluymuş gibi gösterilmem; icrayla, hacizle tehdit edilmem. Türk Telekom Deli Dumrul&#8217;u oynamaya karar verdiyse bunu bilelim, ona göre davranalım.</p>
<p>Bu yapılan ahlâksızlıktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sinkaf-telekom.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/08/turktelekom.jpg' length ='40226'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Süper teknoloji: Sedasyon</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/super-teknoloji-sedasyon.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/super-teknoloji-sedasyon.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 15:03:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[ali cenk erdem]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyatla diş çektirmek]]></category>
		<category><![CDATA[apseli diş çektirmek]]></category>
		<category><![CDATA[diş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[diş apsesi]]></category>
		<category><![CDATA[diş çektirmek]]></category>
		<category><![CDATA[öncü diş kliniği]]></category>
		<category><![CDATA[sedasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sedasyonla diş tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3683</guid>
		<description><![CDATA[Dişçi koltuğundan benim kadar korkan birini daha tanımadım. Öyle ahım şahım olmasa da sağlığına dikkat eden biriyim, hasta olmayı beklemeden arada bir servis bakıma sokarım bünyeyi ama konu diş olunca köşe bucak kaçarım. Allah&#8217;a şükür, dişlerimde rahatsız eden sorunlar olmadığı için de pek fazla ihtiyacım olmuyor dişçi koltuğuna oturmaya.
Bundan 6-7 sene önce iki dolgu yaptırmıştım. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3684 alignleft" title="dislerim sarki soylemeye basladi ahaha" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/dis.jpg" alt="" width="421" height="285" />Dişçi koltuğundan benim kadar korkan birini daha tanımadım. Öyle ahım şahım olmasa da sağlığına dikkat eden biriyim, hasta olmayı beklemeden arada bir servis bakıma sokarım bünyeyi ama konu diş olunca köşe bucak kaçarım. Allah&#8217;a şükür, dişlerimde rahatsız eden sorunlar olmadığı için de pek fazla ihtiyacım olmuyor dişçi koltuğuna oturmaya.</p>
<p>Bundan 6-7 sene önce iki dolgu yaptırmıştım. Hani şu arkadaki, en kocaman dişlere. Biri sağ alt, diğeri sol üst olarak çapraz ateşe aldılar beni. İki dolgu da tam dört sene önce düştü. Diğer dişlere rahatsızlık vermediler, kendileri de arıza çıkarmadılar. Buna benim dişçi korkusu da eklenince uzun süre iyi geçindim bu iki arızalı kardeşle. Bu konuda yaptığım eşekliğin diz boyu olduğunu kabul etmem gerekiyor.</p>
<p><span id="more-3683"></span>Çünkü içindeki boşluktan sıkılan dişler zaman içinde tahriş olmaya ve kırılmaya başladılar. Ve sağ alttaki kerata iki sene önce öyle bir ağrıyla uykumdan uyandırdı ki, biri yanağıma yumruk attı sandım. Dişçi korkusunu falan unutarak ilk gördüğüm hastaneden içeri daldım, doktor hanım apse yapan dişe dokunamayacağını söyleyerek Amoklavin 1000 mg ve Appranax yazarak dehledi beni.</p>
<p>Apse indiğinde gittim aynı doktora, oturup inceledi dişimi. Dedi ki, &#8220;dişlerinizin sağlık durumu harika, hepsi çok sağlam. Ancak bu sorunlu dişiniz tehlikeli boyuta ulaşmış. Onu hemen çekip yerine implant yapalım.&#8221;</p>
<p>Nasıl çekeceğini tarif etmeye kalkmasa tüm korkuyu bir kenara bırakıp o koltuğa oturacaktım. Ama doktor hanım dişin iptal olduğunu, kerpetenle çekemeyeceğini, damağı keserek köke ulaşacağını anlatınca &#8220;bunu yapmak için beni öldürmen gerek dostum,&#8221; diyerek kaçtım oradan.</p>
<p>Korkunun ecele faydası yok tabi. O günden beri sessiz sakin duran diş, geçtiğimiz pazar günü kendini öyle bir hatırlattı ki, ağrıdan duvarları tırmalamaya başladım. Ne Majezik, ne Appranax kâr etmedi, güvenebileceğim bir dişçi bulana kadar günlerimi her akşam ağrı kesici iğne yaptırarak geçirdim.</p>
<p>Sonra, sedasyon diye bir yöntemin varlığını, Türkiye&#8217;de bu yöntemi diş operasyonlarında kullanan ilk doktorun sitesinde öğrendim: <a href="http://www.alicenkerdem.com" target="_blank">Ali Cenk Erdem</a>.</p>
<p>Ağrıdan kısılan gözlerim ve ensemden akan terle sitedeki yazıları okumaya başladım. Okudukça akan ter azaldı, ağrı bile hafiflemeye başladı. Çünkü sedasyon dedikleri yöntemde lokal anestezinin verdiği ızrıdabın zerresi bile görünmüyordu.</p>
<p>Sitede anlatılanlara göre sedasyon yöntemi normal insanlardan ziyade doktor koltuğunda rahat durmayan özürlülere, otistiklere diş tedavisi yapmak için kullanılırmış. Dişçi fobisi olanlara da uygun olduğunu okuyunca hemen Ali Cenk Erdem&#8217;in ofisine koşmaya karar verdim.</p>
<p>Pazardan beri çektiğim acıdan, şişen apseden o kadar bıkmıştım ki, Cuma sabahı arayıp birkaç saat sonrasına randevu alarak, yeni bir İstanbul &#8211; Ankara rekoruyla Kadıköy&#8217;den Kavaklıdere&#8217;ye yetiştim. Normalde dişçiye giderken ayaklarım geri geri gider resmen, ama bu kez -en azından Bestekar Sokak&#8217;a varana kadar- keyfim gayet yerindeydi. Kapının önüne geldiğimde heyecan başlasa da bacaklarımın titremesine aldırmadan, &#8220;dişçi de neymiş ulan&#8221; ifadesiyle çıktım ofisin kapısına.</p>
<p>Her şeyden önce, Ali Bey&#8217;in ofisi diş hekimi muayenehanesine benzemiyor. Gayet şık, otomobil ve uçak maketleriyle dekore edilmiş bir ofisi var. En önemlisi de, hani o diş muayenehanelerinin olduğu apartmanlara bile yayılan tuhaf bir ilacımsı koku olur ya, o kokudan eser yok.</p>
<p>Misafirperverlik mükemmel. Eski bir dostumu ofisinde ziyaret ediyormuş gibi rahatım. Çay kahve ikramından sonra heyecanlı bölüm başlıyor, gözüme engizisyon işkence aletlerinin günümüze uyarlanmışı gibi görünen koltuğun bulunduğu odaya geçiyoruz.</p>
<p>Koltuğa oturduğumda Uzakdoğulu bilimadamlarına benzeyen çok kibar bir beyfendi gelip bana neler yapacaklarını anlatıyor. Cemalettin Bey, kliniğin anestezi uzmanı. Önce biraz ilaç vereceklerini, vücudumun tepkisine göre o ilacı kullanıp kullanmayacaklarına karar vereceklerini söylüyor.</p>
<p>Sol elimden bir damla ilaç girdiğinde, değişmeye başlıyorum. Bir şişe votka içmiş gibiyim. Başım dönüyor, büyük bir keyif yayılıyor bedenime. Uçuyorum, bu ilaçtan başka zaman da bulmam lazım.</p>
<p>O kafayla bir süre muhabbet ediyoruz, o esnada testler tamamlanıyor, Cemalettin Bey minik bir şırıngayı elime enjekte ederken &#8220;ilaç vücudunuza uygun, birazdan bayı&#8230;.&#8221;</p>
<p>Derin bir uykudan uyanır gibiyim, sorduğum ilk soru &#8220;ne zaman bayılacağım?&#8221; oluyor.</p>
<p>Ali Bey&#8217;in yanıtı ilginç: &#8220;Geçmiş olsun, 2.5 saat oldu.&#8221;</p>
<p>Yavaş yavaş hatırlamaya başlıyorum. Her şey rüya gibi. Burnum kaşınıyor, kaşımaya çalışırken birisi &#8220;ben kaşırım&#8221; diyor, kaşıyor. Ağzımın içinde bir şeyler oluyor, derinden gelen gürültüler var. Bir makinenin sesini duyuyorum uzaklardan, hafiften çıtırtılar duyuyorum. Bacaklarımı istemsizce sallıyorum, yattığım yerde tekmeler atıyorum ama neden yaptığımı bilmiyorum. Birileri bir şeyler söylüyor, yanıt vermeye çalışınca rüya bitiyor. Çok değişik.</p>
<p>Beni bir damlasıyla uçuran bir ilaçla uyumuş olmama rağmen uyandığımda hiç rahatsız değilim. Konforlu bir uykudan uyanmış gibiyim.</p>
<p>Çekilen dişlerin yerindeki sargı bezleri ve hissetmediğim dudaklarım haricinde bir sorun yok. Geçirdiğim operasyona ve kış uykusu gibi derin uyumama rağmen 15 dakika sonra arabama binip klinikten ayrılıyorum.</p>
<p>Bu kadar uzun sürmesinin nedenini operasyon boyunca yanımda olan Ozan anlatıyor. &#8220;Yanık kokusu üç metre ileri geliyordu. Doktor öyle bir asılıyordu ki çenen yerinden çıkacak sandım!&#8221; Attığım tekmeleri de açıklıyor, &#8220;sen farkında değildin ama çok acı çekiyordun, çırpınıyordun. O yüzden ayaklarını bağladılar.&#8221; Evet, uyandığımda ayaklarımdan ve belimden yatağa bağlı olduğumu fark etmiştim.</p>
<p>İlacın nasıl bir etkisi varsa artık, vücudun çektiği acıyı beyin algılamıyor ama refleksler çalışıyor. Zaten o nedenle diş operasyonlarında genel anestezi uygulanamazken sedasyon başarılı oluyor.</p>
<p>Sonuç itibariyle keyifle uyuyup, yaşadıklarımı bir rüya gibi görürken artık çene kemiğine etki etmeye başlamış iki dişten kurtuluşum ve komple diş temizliği, sedasyon sayesinde oldu.</p>
<p>Fatura sıradan diş operasyonlarına göre biraz yüksek olsa da, sedasyonla diş tedavisi öylesine keyifli ki, daha fazlasını bile hak ediyor.</p>
<p>Hem çocukluğumdan beri kurtulamadığım dişçi korkusundan, hem de ne yapacağıma bir türlü karar veremediğim iki arızalı dişten beni konforumdan ödün vermeden kurtaran Öncü Diş Kliniği&#8217;ne, Dt. Dr. Ali Cenk Erdem&#8217;e, anestezi uzmanı Cemalettin Bey&#8217;e ve güleryüzüyle kliniğin neşesi olan Hülya Hanım&#8217;a çok çok teşekkür ediyorum.</p>
<p>O ilaçtan birazcık vermediler ama olsun, bulurum bir şekilde.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/super-teknoloji-sedasyon.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/dis.jpg' length ='22124'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Yerli malı yurdun malı</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yerli-mali-yurdun-mali.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yerli-mali-yurdun-mali.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 11:51:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal Alem]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ara.com.tr]]></category>
		<category><![CDATA[binali yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[google engellendi]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[türk web girişimleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe arama motoru]]></category>
		<category><![CDATA[yerli arama motoru]]></category>
		<category><![CDATA[yerli malı yurdun malı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3668</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde bir Google tartışmasıdır gidiyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım işi gücü bırakmış Google&#8217;a laf yetiştiriyor, Google sessiz kaldıkça ağzı olan herkes konuşmaya başlıyor. Konu özetle şu şekilde:
Bildiğiniz gibi, YouTube Atatürk&#8217;e hakaret içeren videolar olduğu bahanesiyle engellenmişti. Fakat iş bilmemezlikten dolayı IP adresleri değil, sadece www.youtube.com alan adı engellendi. IP&#8217;ler serbest olduğundan, DNS değiştirerek rahat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3672 alignleft" title="Yerli mali yurdun MAL'i" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/06/yerlimali.jpg" alt="" width="421" height="217" />Son günlerde bir Google tartışmasıdır gidiyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım işi gücü bırakmış Google&#8217;a laf yetiştiriyor, Google sessiz kaldıkça ağzı olan herkes konuşmaya başlıyor. Konu özetle şu şekilde:</p>
<p>Bildiğiniz gibi, YouTube Atatürk&#8217;e hakaret içeren videolar olduğu bahanesiyle engellenmişti. Fakat iş bilmemezlikten dolayı IP adresleri değil, sadece www.youtube.com alan adı engellendi. IP&#8217;ler serbest olduğundan, DNS değiştirerek rahat rahat girip çıkmaya devam ettik. Hatta Tayyip Erdoğan bile &#8220;ben giriyorum, siz de girin&#8221; diyerek devlet kademeleri arasındaki koordinasyon bozukluğunu tasdikledi.</p>
<p>Fakat yasakların hiç umursanmadığını fark eden devlet baba, geçtiğimiz günlerde YouTube IP&#8217;lerine de engel koydu. İşi bilmeyenler zorlanmaya başladılar, YouTube&#8217;a giremez oldular.</p>
<p>Aynı tarihlerde, YouTube&#8217;un sahibi olan Google, YouTube IP&#8217;lerini değiştirerek Google hizmetlerinden bazılarıyla paylaşımlı hale getirdi. Devletin engellediği IP&#8217;ler atıl durumda kaldı ve YouTube IP bazında açıldı, DNS kullananlar eski rahatlıklarıyla YouTube&#8217;a girip çıkmaya başladılar. Bunun üzerine devlet, bu IP&#8217;leri de engelledi.</p>
<p>Fırtına da burada koptu. Çünkü bu kez engellenen IP numaraları sadece YouTube tarafından değil, Google hizmetleri tarafından da kullanılıyordu. Google Docs, Google Analytics, Google Maps gibi birçok Google servisi Türkiye&#8217;den erişime kapandı, bu servisleri kullanan onbinlerce site ve milyonlarca internet kullanıcısı mağdur duruma düşürüldü.</p>
<p><span id="more-3668"></span>Konuyla ilgilenen trenlerden ve internetten sorumlu bakan Binali Yıldırım, önce Google&#8217;ı suçlayarak şark kurnazlığı yaptıklarını, Türkiye&#8217;nin adını yasakçı ülkeye çıkarmak için Google&#8217;ın oyun oynadığını açıkladı. Tabi kimse inanmadı kendisine.</p>
<p>Daha sonra da ağzındaki baklayı çıkararak, Google önce vergisini ödesin gibisinden bir laf etti.</p>
<p>Devlet yetkilileri YouTube&#8217;u engellemeye çalışırken yanlışlıkla engelledikleri Google konusunda geri adım atacaklarına, bu kez tartışmayı vergi konusuna kaydırdılar. Gösterdikleri neden, Google&#8217;ın Türkiye&#8217;de para kazandığı halde Türkiye&#8217;ye vergi vermiyor olmasıydı.</p>
<p>Ne YouTube, ne DailyMotion, ne de Google&#8230; Bu sitelerin yasaklanmasının arkasındaki en büyük etkenin, internetin yerlileştirilmesi çalışmaları olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Nasıl mı?</p>
<p>Türkiye&#8217;de kanunların bir çoğu halkı değil, güçlü veya hükümet yandaşı şirketleri korumak için çıkarılır. Bu sadece AKP hükümetinin marifeti değil, önceki hükümetler döneminde de çeşitli şirketleri korumak için çıkarılan kanunlara sık sık şahit olduk. Otomotiv şirketlerinden porselen üreticilerine kadar birçok sektörde rakipler birbirleriyle devlet desteğini arkalarına almaya çalışarak mücadele ettiler. Gümrük vergileri, ithalat, ihracat ayarlamaları değiştirildi bu rekabetler yüzünden.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki şirketler internetteki pazarı yeni görmeye başlıyorlar. Türkiye&#8217;de yıllardır internet kullanılıyor ve büyük projelerin hiçbiri güçlü sermayeler tarafından çıkarılmadı. Önce küçük girişimciler kurup büyüttüler sitelerini, sonra da onları gören büyük sermayeler ortaya dalarak küçük girişimcileri pastanın dışına itmeye çalıştılar. Ekşi Sözlük&#8217;ün başarısını gören Doğan Medya, futbol ve kadınlardan medet umarak sözlükler kurdu, başaramadı. Firma rehberlerinin kazandığı paraları görenler, bravo.com.tr gibi batacağı baştan belli projeler çıkardılar.</p>
<p>Büyük sermayeler internet pazarında kimi zaman başarılı olsalar da, bu işi sadece para olarak gördükleri için genellikle başarısız oldular.</p>
<p>Sadece büyük sermayeler değil, küçük ama hükümet yandaşı olan sermayeler de internet projeleri çıkarmaya başladılar. Ve burada, devlet desteği devreye girdi.</p>
<p>Diğer sektörlerden alışık olduğumuz bir karalama kampanyası, şu anda Google için yürütülüyor. Google&#8217;ın vergi vermediği, Türk sermayesinin dışarı aktığı söyleniyor, &#8220;tavuğu biz besliyoruz, başkasının kümesine yumurtluyor&#8221; gibisinden laflar ediliyor.</p>
<p>Bir yandan da, ara.com.tr adında bir sitenin tanıtım çalışmaları yapılıyor. Bir yandan bu sitenin yazılımcılarından biri olan Hasan Tezgel <a href="http://www.haber7.com/haber/20100612/Googlein-son-oyununu-bu-yazi-anlatiyor.php" target="_blank">Google&#8217;a verip veriştirirken</a>, diğer yandan başka çalışanları televizyonlarda yerli arama motorlarının <a href="http://vimeo.com/8573188" target="_blank">yararlarını anlatıyorlar</a>.</p>
<p>Maksat çok belli. Bir yandan Google&#8217;ı kötüle, halkın milliyetçilik duygularını gazla, bir yandan da kendi projenin devletin bölünmez bütünlüğünü ne kadar desteklediğini anlat.</p>
<p>Yerli arama motoru dedikleri sitede arama yaptığımda, adam gibi sonuç bile alamıyorum. Devletin işine gelmeyecek sonuçlar daha şimdiden sansürlenmişler. Hasan Tezgel&#8217;in yazısından da, ara.com.tr&#8217;nin Çinli arama motoru baidu.com tarzında bir site olduğu, sadece devlet yararına çalıştığı anlaşılıyor.</p>
<p>Yani özgürlük yok. Arama motoru devletle koordineli çalışacak, arananlar kayıt altına alınacak, devletin işine gelmeyen sonuçlar kullanıcılara gösterilmeyecek. Böylece dünyayla irtibatımız kopacak, devlet medya aracılığıyla bizi uyutmaya, yönetmeye devam edecek.</p>
<p>İstedikleri bu. Google tartışmaları biraz daha devam etsin, ara.com.tr&#8217;nin yakında gazetelerde de yer alacağından, yerli arama motorlarının yararlarından bahseden yazıların gazetelerde boy boy yer alacağından hiç şüpheniz olmasın.</p>
<p>Bilmeyenler inanacak, ulusalcılar, milliyetçiler, &#8220;kırmızı çizgi, bölünmez bütünlük, yüce Türk devleti&#8221; gibi anahtar kelimelere tapanlar gerçeklere yine gözlerini kapayacaklar, ara.com.tr&#8217;yi yere göğe sığdıramayacaklar.</p>
<p>&#8220;Vergi&#8221; dediğiniz anda gözleri açılır devletin. &#8220;Çok vergi vercem!&#8221;  derseniz, en sıkı bürokratik önlemleri bile kısa sürede aşıp, işinizi  kurarsınız. Hele ki rakibiniz vergi vermiyorsa, devlet sizin için her  şeyi yapar. Bedava reklamdan karşılıksız krediye kadar tüm destekleri  kaparsınız. Google&#8217;ı kötüleyip kendini ön plana çıkarmaya çalışan  ara.com.tr, şu anda bu stratejiyi kullanıyor.</p>
<p>Bu iş sadece ara.com.tr ile bitmeyecek. İnternetten para kazanılabileceğini geç de olsa anlayanlar, agresif girişimlerle pastaya dahil oluyorlar. Eğer ara.com.tr Google &amp; Ulaştırma Bakanlığı kavgasından yararlanırsa, aynı strateji diğer uluslar arası sitelere de uygulanacak.</p>
<p>Yarın Facebook, sonra Twitter kötülenmeye başlayacak, vergi vermedikleri iddia edilecek, Atatürk&#8217;e hakaret denecek, bölünmez bütünlük falan denecek, ardından da aynı işi yapmaya çalışan yerli bir site piyasaya sürülecek. Yani internet yerelleştirilecek. Bunun için gereken taban ve kamuoyu desteği, Türk toplumunun damarlarındaki milliyetçi kanda mevcut zaten.</p>
<p>Vergi konusuna değinecek olursak, devletin Google&#8217;dan vergi istemesi adil bir davranış olmuyor. İnternette Türkiye&#8217;ye de hizmet veren binlerce site var. Devletin sadece Google&#8217;ın peşine düşmesi, hem yerli arama motorunun önünü açmak, hem de Google&#8217;ın yüksek kazançlarından etkilenmek gibi geliyor bana.</p>
<p>Tutup da irili ufaklı binlerce siteden vergi istemesine imkân yok. Bugün basit bir internet kullanıcısı gerek ücretli üye olarak, gerek alışveriş yaparak para kazandırıyor yabancı sitelere. Türkiye&#8217;den kullanıcı kabul eden tüm siteleri vergiye bağlamaya kalkarsanız bu sitelerin hepsini kaybedersiniz.</p>
<p>Kendimden örnek vereyim. Uluslar arası çalışan, İngilizce ve İspanyolca yayın yapan, ücretli üyelikle üye kabul eden bir sitem var. Şirketi ABD&#8217;de kurduğum için vergilerimi de ABD&#8217;de ödüyorum. Türkçe yayın yapmıyor olsam da, siteye Türkiye&#8217;den üye olanlar da var.</p>
<p>Şimdi benim siteme Türkiye&#8217;den üye olanlar var diye Türkiye&#8217;de ofis açmak, vergi vermek zorunda mıyım? Aynı sitenin İspanya&#8217;dan, İtalya&#8217;dan, İngiltere&#8217;den, dünyanın dört bir yanından kullanıcıları var ve bu insanlar para vererek üye oluyor siteme. Türkiye&#8217;nin mantığında gidersek ben tüm bu ülkelerde ofis açmak ve hepsine ayrı ayrı vergi vermek zorunda kalırım. Her birinin vergi oranları ayrı, muhasebesi ayrı, ben nasıl gidip tüm bu ülkelerde şirket açayım da vergi ödeyeyim? Bu durumda para kazanabilmem için sitemin aylık üyelik bedeli 49 USD yerine 400 USD falan olmalı. Kim gelir de üye olur o zaman?</p>
<p>Türkiye beni &#8220;burada ofis aç, vergi öde, yoksa siteni engelleriz&#8221; diye tehdit ederse, Türkiye&#8217;den gelen kullanıcılara sitemi kapatırım. Türk IP&#8217;lerini blocklarım, Türk kredi kartlarını kabul etmem. Birçok site de benim yaptığımı yapar.</p>
<p>Yoksa Türkiye&#8217;nin istediği bu mu? Yabancı siteleri vergiyle tehdit et, vermezlerse erişimi engelle, onlar da siktiri çekip Türk piyasasından çekilsinler, ortalık Türkiye&#8217;den yayın yapan, vergisini veren, devlet tarafından daha kolay kontrol edilen yerli sitelere kalsın.</p>
<p>Dünyadan kop ama milliyetçilikle göz boya.</p>
<p>Google ve ara.com.tr kavgalarının ardından göreceğiz bu filmin devamını. YouTube engeli en çok Türkçe video sitelerine yaradı, Google engellenirse en büyük avantajı ara.com.tr yakalayacak. Bu durumda sonraki hamleleri de rahatlıkla tahmin edebiliriz.</p>
<p>İnternetin yerelleştirilmesi korkunç bir film olarak hayatımıza giriyor, bekleyelim ve devamını da görelim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yerli-mali-yurdun-mali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/06/yerlimali.jpg' length ='28557'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Bin Ali internette çocuklar gibi şendik</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/bin-ali-internette-cocuklar-gibi-sendik.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/bin-ali-internette-cocuklar-gibi-sendik.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Jun 2010 15:43:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal Alem]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3658</guid>
		<description><![CDATA[Bin Ali internette çocuklar gibi şendik
Bin Ali o gün dev gibi Google&#8217;ı yendik.
Ak Parti&#8217;li bakanımız haykırdı: engelle!
Bir yaz günü sansürledik interneti tümüyle.
Tren bakanından internet uzmanı olursa benden de şair olur.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Sansur" src="../wp-content/uploads/2010/06/sansur.jpg" alt="" width="421" height="316" />Bin Ali internette çocuklar gibi şendik<br />
Bin Ali o gün dev gibi Google&#8217;ı yendik.</p>
<p>Ak Parti&#8217;li bakanımız haykırdı: engelle!<br />
Bir yaz günü sansürledik interneti tümüyle.</p>
<p>Tren bakanından internet uzmanı olursa benden de şair olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/bin-ali-internette-cocuklar-gibi-sendik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/06/sansur.jpg' length ='14618'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Hint füzesi, Türk fakiri</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/hint-fuzesi-turk-fakiri.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/hint-fuzesi-turk-fakiri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 19:59:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ömer Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[asya]]></category>
		<category><![CDATA[füze]]></category>
		<category><![CDATA[hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[kırtasiye]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer]]></category>
		<category><![CDATA[outsourcing]]></category>
		<category><![CDATA[türban]]></category>
		<category><![CDATA[türküm]]></category>
		<category><![CDATA[yapboz]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3483</guid>
		<description><![CDATA[
Hindistan, Rusya ile ortak proje ile geliştirdiği süpersonik hızda manevra yapabilen nükleer kapasiteli Brahmos füzesinin başarı test atışını yaptığını duyurdu.
Projeyi üstlenen BrahMos Aerospace şirketi Genel Başkanı ve Brahmos projesi sorumlusu Sivathanu Pillai pazar günü (21.03.2010) Bengal Körfezinde yapılan deneme atışında saniyede 928 metre hızla hareket eden 290 kilometre menzilli Brahmos füzesinin Bengal körfezindeki INS Meen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-3482" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/03/turbanli-fuze.jpg" alt="" width="420" height="221" /></p>
<blockquote><p>Hindistan, Rusya ile ortak proje ile geliştirdiği süpersonik hızda manevra yapabilen nükleer kapasiteli Brahmos füzesinin başarı test atışını yaptığını duyurdu.</p>
<p>Projeyi üstlenen BrahMos Aerospace şirketi Genel Başkanı ve Brahmos projesi sorumlusu Sivathanu Pillai pazar günü (21.03.2010) Bengal Körfezinde yapılan deneme atışında saniyede 928 metre hızla hareket eden 290 kilometre menzilli Brahmos füzesinin Bengal körfezindeki INS Meen adlı eski bir gemiyi başarı ile vurduğunu duyurdu. Orissa eyaleti açıklarındaki INS Ranvir savaş gemisinden dikey olarak fırlatılan Brahmos füzesi, 200-300 kiloluk nükleer savaş başlığı taşıyabiliyor.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.aktueldeniz.com/?news,890599989112399" target="_blank">AktüelDeniz</a></p></blockquote>
<p><span id="more-3483"></span>Türbanlı erkekleriyle, kırmızı noktalı hatunlarıyla, yoksul görüntüsüyle itici gelmiştir gözümüze hep Hindistan. Batılılar kadar seksi görünümlü değiller ne de olsa. Amma ve lakin beğenmediğimiz bu kara kuru Asyalılar, 10 sene öncesinde yazılım endüstrisinde dünyada başı çekiyordu. Batı dünyası, yazılımlarını Hindistan’a yaptırıyordu. &#8220;Outsourcing&#8221; dedikleri olay. Yazılımda bir numaraydılar. Halen daha öyledir muhtemelen. Son durumu bilmediğim için 10 sene öncesinden bahsettim. Eskisi kadar zirvede olmayabilirler şu anda. Sonra &#8220;yanlış konuşuyorsun&#8221; diye atlamayın.</p>
<p>Nükleer çalışmalarıyla da bilinen Hint fakirleri, süpersonik kruz füzeleri konusunda dünyada ilk ve tek. Başka ülkede yokmuş böyle füze. Biz “şu yasa bu yasa, şu gitsin bu kalsın” derken; onlar sürekli rekor denemesi yapıyorlar. Bizim mühendislik fakültesi mezunlarımız polis olmaya çalışıyor bu arada. Çünkü mühendislikte para falan yok.</p>
<p>Hintli çalışırken biz de boş durmuyoruz tabi. Anayasa çalışmaları son sürat devam ediyor. Belgeler, zarflar, mavi dosyalar konusunda devrim yapıyoruz. Kağıt kalem işlerinde üstümüze ülke yok. Kırtasiye endüstrisinde dünya birincisiyiz. Patentli ürünlerimiz bile var: Kendinden silgili yasa defteri, darbelere dayanıksız elastik yasa kitabı, 550 parçalı anayasa yapbozu vs.</p>
<p>Türküm, doğruyum, çalışkanım!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/hint-fuzesi-turk-fakiri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/03/turbanli-fuze.jpg' length ='30822'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Ensemdeki zımbırtı</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ensemdeki-zimbirti.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ensemdeki-zimbirti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 18:06:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ömer Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[çip]]></category>
		<category><![CDATA[dijital]]></category>
		<category><![CDATA[ense]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3470</guid>
		<description><![CDATA[
Ensesindeki titreşimle uyandı sabah, kalkma vakti gelmişti. Yüzünü yıkadıktan sonra kahvaltısını yapmaya başladı. Yapay meyve suyunu yudumlarken gözü yerdeki elbiseye takıldı. Dün gece barda tanıştığı yavrunun elbisesi. Hala uyuyor olmalıydı. Acaba bu ilişkisi ne kadar sürecekti.
Kahvaltısını bitirip giyindikten sonra çalıştığı inşaat şirketine doğru yola koyuldu. Tam DYDD’nin köşesini dönerken bir kızla çarpıştı ve kızın elindeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-3469" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/03/gelecek.jpg" alt="" width="420" height="285" /><br />
Ensesindeki titreşimle uyandı sabah, kalkma vakti gelmişti. Yüzünü yıkadıktan sonra kahvaltısını yapmaya başladı. Yapay meyve suyunu yudumlarken gözü yerdeki elbiseye takıldı. Dün gece barda tanıştığı yavrunun elbisesi. Hala uyuyor olmalıydı. Acaba bu ilişkisi ne kadar sürecekti.</p>
<p>Kahvaltısını bitirip giyindikten sonra çalıştığı inşaat şirketine doğru yola koyuldu. Tam DYDD’nin köşesini dönerken bir kızla çarpıştı ve kızın elindeki kitaplar yere düştü. Düşen kitapları toplayıp kızdan özür diledikten sonra yoluna devam etti. O anda dedesi aklına geldi. Dedesinin ninesiyle tanışması da böyle bir çarpışma sayesinde olmuştu. Sonra kaynaşıp evlenmişlerdi.</p>
<p><span id="more-3470"></span>Eskiden evlilik denen kutsal bir anlaşma varmış. Babası, ilk iki evliliği çok kısa süren dedesinin üçüncü evliliğinin meyvesiydi. Ta o zamanlardan başlamıştı aile kurumu yok olmaya. Gün geçtikçe ilerleyen anlayışsızlık, çekilmezlik, sadakatsizlik, itaatsizlik, kaybolmuş fedakarlık, maymun iştahlılık gibi birçok sapma aile kurumunun çökmesine neden olmuştu.</p>
<p>Dedesinin, kendisine küçükken anlattığına göre damat ve gelin birbirlerine söz veriyormuş: <em>“İyi günde ve kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta, zenginlikte ve yoksullukta, ölüm bizi ayırana dek, seveceğime ve sayacağıma&#8230;”</em> diye. Ne kadar saçma diye geçirdi içinden. Ömrünü bir kişiyle geçirmek. Kendisini bir kişiye adamak. Kurban edilmek gibi. En fazla ne kadar katlanabilir ki insan? Hem birçok kişiyle beraber olmak varken neden bir kişi? Kızların önüne gelene verdiği bir zamanda bir kişiye söz verip ömrünü heba etmek mi? Bu durum, eskilerin “aşk” adını verdikleri saçmalıkla açıklanabilirdi. Ayrıca geçimsizlikler, boşanmalar, kalp kırıklıkları, duygusal çöküntüler artık tarihe karışmıştı.</p>
<p>Evliliğin ortadan kalkmasıyla birlikte çocuk yetiştirmek de sorun olmaktan çıkmıştı. Genlerinden hala çocuk sevgisini atamamış geri kafalılar için hizmet veren bir kurum vardı: Yapay Döllenme Merkezi. Kadın/erkek istediği tarzda sperm/yumurta hücresi seçerek kendi hücresiyle döllendirip embriyoyu fırına verebiliyordu. 9 ay 10 gün sonrasına pizza sipariş etmek gibi. Ataların anısına bekleme süresine sadık kalınmıştı. Yoksa ileri tekniklerle süreyi kısaltmak mümkündü.</p>
<p>Çocuk sevgisinin yerini, evcil hayvan sevgisi almıştı. Çoğu insan, kedi köpek beslemeyi tercih ediyordu. Hem çocuk bir sürü sorunu beraberinde getiriyordu. En iyisi hiç bulaşmamaktı. “Ciks bir çocuğum olacağına uysal bir köpeğim olsun” düşüncesi hakimdi.</p>
<p>Odasına girip çalışma masasına yeni oturmuştu ki birden ensesi titreşti, müdürü odasına çağırıyordu. Yerinden doğrulurken Dijital Yaşam Bakanlığı’na küfrediyordu bir yandan. Ensesindeki çip hala kaşıntı yapıyordu. Hala alışamamıştı zımbırtıya. Tüm kişisel bilgileri enseye gömmüşlerdi. Kimlik, kredi kartı, otobüs bileti ne varsa tarih olacaktı. Dünya hapishanesinde herkes ensesinden prangalı dijital bir mahkum olacaktı. Kabak gibi izlenebilecekti. “Robot olmaktansa toprak olurum” diye geçirdi içinden. Evdeki matkapla ensesinden altın vuruş yapmaya karar verdi. Müdürün odasına gitmekten vazgeçip, evin yolunu tuttu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ensemdeki-zimbirti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/03/gelecek.jpg' length ='36428'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>F klavye candır, canandır</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/f-klavye-candir-canandir.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/f-klavye-candir-canandir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 12:15:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal Alem]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[emo]]></category>
		<category><![CDATA[f klavye]]></category>
		<category><![CDATA[f klavye üretim zorunluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[ihsan sıtkı yener]]></category>
		<category><![CDATA[klavye]]></category>
		<category><![CDATA[q klavye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3462</guid>
		<description><![CDATA[Kendimi bildim bileli F klavye kullanan bir insan olarak hükümetin F klavye açılımını şiddetle destekliyorum. Bir aksilik olmazsa hükümet, Türkiye’de satış yapan bilgisayar firmalarının F klavye üretmesini de zorunlu kılacak. Böylelikle benim gibi feseverler artık rahatlayacak, sıkıntılı ve zor zamanlar geçirmekten kurtulacaklar.
F klavye, daktilo öğretmeni İhsan Sıtkı Yener tarafından bulunup 1955’te Bakanlıklararası Standardizasyon Komitesi tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3463" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="klavye" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/03/klavye.jpg" alt="" width="420" height="291" />Kendimi bildim bileli F klavye kullanan bir insan olarak hükümetin F klavye açılımını şiddetle destekliyorum. Bir aksilik olmazsa hükümet, Türkiye’de satış yapan bilgisayar firmalarının F klavye üretmesini de zorunlu kılacak. Böylelikle benim gibi feseverler artık rahatlayacak, sıkıntılı ve zor zamanlar geçirmekten kurtulacaklar.</p>
<p>F klavye, daktilo öğretmeni İhsan Sıtkı Yener tarafından bulunup 1955’te Bakanlıklararası Standardizasyon Komitesi tarafından Standart Türk Klavyesi olarak kabul edilmiş. F klavyeyi en çok gazeteciler ve muhasebeciler kullanıyor. Ama dağdan gelip bağdakini kovan dış mihrak Q klavye neredeyse tüm bilgisayar kullanıcılarını zaptetti, tüm tersanelerimize girdi. F klavye kullanıcıları olarak yıllarca bu durumun zorluğunu yaşadık. Nereye elimizi atsak emperyalistlerin bir marifeti olan Q klavye karşıladı bizi. 10 dakikada yazabileceğimiz yazıları bitirmek saatler sürdü. F klavyeye tam anlamıyla hakim olup on parmak yazmaya başlayınca rahatlayacağız diye düşündük ancak bu sefer karşımıza emperyalistlerin iç destekçileri çıktı. Akay Perker gibi “Değiştirme olm şu klavyeyi” diyerek Q klavyeye mecbur bıraktılar bizi. Yani kendi bilgisayarlarımız haricinde çok sıkıntılı zamanlar yaşadık sevgili okur.</p>
<p><span id="more-3462"></span>Türkçeye en uygun klavye çeşidi olan F klavyede harflerin dizilişi o kadar yerli yerinde ki tuşlara kafanıza göre bastığınızda bile anlamlı kelimeler yazabiliyorsunuz. Ama Q klavyede durum böyle değil. Harfler saçma sapan yerlerde. Zaten ne zaman Q klavyede bir şeyler yazmaya kalksam kendimi piyanosunun üzerine eğilip tuşlarla kavga eden piyanist gibi hissediyorum. Çünkü yazacağınız kelimedeki harfler hep bir köşede toplanmış oluyor. Mesela popülizm yazacaksınız, klavyenin sağ tarafına yükleniyorsunuz. Esaret yazacaksınız, bütün harfler sol tarafta toplandığı için solcu oluyorsunuz bu sefer. Ama benim cânım F klavyemde öyle değil. Bir kelime için iki ele de birer harf düşüyor. Bi sağ elinizdeki parmaklarla basıyorsunuz, bi sol elinizdekilerle&#8230;</p>
<p>Şu anda on parmak Q klavye kullanan bir sürü insan var. Onlar artık iflah olmazlar. İçlerine kaçan şeytanın onların yakalarını bırakmayacak ve kanlarını emmeye devam edecek. Kurtuluşları imkansız&#8230;</p>
<p>Ama gelecek nesli Q klavyenin sömürüsünden kurtarabiliriz!</p>
<p>Ayrıca F klavyeyi öğrenmesi daha kolay. Misal, Q klavyeyi altı ayda öğrenebilen bir insan F klavyeyi 2 ayda söker. Hatta bir akşam oturup otuz sayfa yazı yazsa ertesi sabah kalktığında F klavyeyi yalamış, yutmuş olur. Çünkü kullandığımız kelimelere en yakın kombinasyon F klavyede olduğu için daha az çabayla net sonuç elde edebiliriz.</p>
<p>Bu arada F klavye dildeki yozlaşmanın ve emoculuk sektörünün önüne geçebilecek kapasitede. Yurtdışından ithal ettiğimiz emoculuk, bildiğiniz gibi garip garip şekillere bürünen duygusal ve isyankar gençleri bünyesinde barındıran bir akım. Her ne kadar ucube ve gudubet de olsalar kendi aralarında iletişimlerini sağlayan bir dil var. Konuşurken Türkçeye benzeyen ancak yazarken neye benzediğini bilemediğimiz bu dil, Türkiye’ye tabii ki muzun içindeki böcekle gelmedi. Q klavye ile geldi. Çünkü F klavye <strong>“SéniN HaFanıN oLduqu yHéRDé ßéN!m rüsqaRıM YéTéR Sén!N cıRqıNıq FaR oLmaYa caLı$TıqıN yéRDé ßéNiM $éqLim yéTéR.!!!”</strong> diye bir cümle yazabilmenize asla imkan vermez. Zira yıllardır F klavye kullanmama rağmen accent aigu, F klavyenin neresinde saklanmıştır, hangi tuşlara beraber basılırsa elde edilir bilmiyorum. Yok galiba. E hadi ona var diyelim, <strong>“¹º§uz olmªz”</strong> diye bir şeyi sittin sene yazamazsınız bizim klavyelerimizde.</p>
<p>Dolayısıyla F klavyede emo olmaya çalışan bir genç bütün çabalarının boşa çıktığını görüp vazgeçebilir. Zira bizim klavyemiz bu harfimsi karakterlere izin vermiyor (Belki vardır ama ben yıllardır bulamadım). Bundan ötürü F klavyenin yaygınlaşması emoculuğun önüne geçecek ve aşılması güç bir set olacaktır.</p>
<p>Ey anneler ve babalar çocuğunuzun normal bir insanoğlu gibi yetişmesini istiyorsanız onları F klavye ile yetiştirin!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/f-klavye-candir-canandir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/03/klavye.jpg' length ='154142'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Şanslı nesil</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sansli-nesil.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sansli-nesil.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 17:23:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ömer Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[mastürbasyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3276</guid>
		<description><![CDATA[
Annem hep der ki: “Siz çok şanslısınız, biz hiçbir şey görmeden yaşadık.” Bunu derken kastettiği teknolojinin nimetleri. Bizim erken görüp onun geç gördüğü şeyler: TV, elektronik aletler, internet vs. Ama ben annem gibi şanslı olduğumuzu düşünmüyorum. Keşke geceleri mum ışığında otursaydım da zamanın pisliklerini görmeseydim. Neler mesela? Birbirlerini parmaklayan liseli gençler, onların yanında her türlü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-3277" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/01/teknolojik-bebek.jpg" alt="teknolojik-bebek" width="420" height="223" /><br />
Annem hep der ki: “Siz çok şanslısınız, biz hiçbir şey görmeden yaşadık.” Bunu derken kastettiği teknolojinin nimetleri. Bizim erken görüp onun geç gördüğü şeyler: TV, elektronik aletler, internet vs. Ama ben annem gibi şanslı olduğumuzu düşünmüyorum. Keşke geceleri mum ışığında otursaydım da zamanın pisliklerini görmeseydim. Neler mesela? Birbirlerini parmaklayan liseli gençler, onların yanında her türlü küfür bilen “erkek fatma”lar, TV programında donunu indiren arsız showman’i alkışlayan insanlar…</p>
<p><span id="more-3276"></span>İlkokulu zor bitiren ninelerimizin hikmet dolu sözlerini söyleyebilir mi yüksek lisansını yapmış, 2 dil bilen hanım kızlarımız? Kızlar 1 dakika, cinsel ayrımcılık yapmıyorum, aynı şey bizim için de geçerli, dedelerimizin tırnağı olamayız.</p>
<p>Keşke buzdolabı görmeseydim, Google’da kendimi şanslı hissetmeseydim, Facebook nedir bilmeseydim, adım attığım her mekanda; yüzüme gülen, arkamdan söven, yapmacık insanlara rastlamasaydım. Diplomalı okumuş (yoksa okumamış mı?) cahillere laf anlatmaya çalışmasaydım.</p>
<p>Kimyada doktorasını yapan bir arkadaşım üniversitede “bilimsel mastürbasyon” yaptıklarını söyledi. Akay da “Siyasi mastürbasyon” başlıklı bir yazı yazmıştı. Milyonlarca kişi FarmVille denen oyunda toprak kokusu duymadan “çiftçilik mastürbasyonu”nun tadını çıkarıyor. Bazı İlahiyatçı bozuntuları çağdaş düzene yaranmak için “dinsel mastürbasyon” yapıyor. Yani iliklerimize kadar <strong>fason </strong>olmuşuz. Bu ortamda mutlu olmaya çalışıyoruz, çoğu zaman mutluymuşuz gibi davranıyoruz.</p>
<p>Bütün bu bozulmanın sebebi teknoloji değil elbette. Fakat, “hiç etkisi yok” diyemeyiz. Teknolojinin insanları tembelleştirmesinin mutlaka negatif etkileri vardır diye düşünüyorum. Galiba boş zaman batıyor bize. Her şeye kolay ulaşıyoruz. Bugün en temel ihtiyacımız su musluktan akıyorken, eskiden uzaktan taşınırmış evlere. Şimdi ise kapıdan dışarı çıkmadan alışveriş yapabiliyoruz. Bunun sonucunda hızlı yaşıyoruz. Tüketilecek o kadar çok şey var ki hepsine yetişebilmek için daha hızlı olmalıyız, daha hızlı. Bu hızlılıkta, durup da düşünmeye vaktimiz yok. Düşünme, hızlı yaşa ve anlamadan öl! Zaten düşünmemeyi de okulda öğretiyorlar: “Rahat, hazır ol, rahat, kollar arkadaşının omzuna, düzgün sıra ol, gülme, gülme lan it!”</p>
<p>Teknolojiyi suçlamıyorum. Asıl konu benim şanslı olup olmadığım. Neyleyim teknolojiyi, interneti; bana yalansız dünya gerek. Hayır, ben şanslı değilim anne! Sen benden daha şanslıydın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sansli-nesil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/01/teknolojik-bebek.jpg' length ='44084'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Suç ve Cezası</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/suc-ve-cezasi.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/suc-ve-cezasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 08:10:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ömer Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[al pacino]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[hatıra]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kadın kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[Kancık]]></category>
		<category><![CDATA[msn messenger]]></category>
		<category><![CDATA[Suç ve Ceza]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=2286</guid>
		<description><![CDATA[Bir okuldaki bilgisayar sınıfında geçti hikayem. Ana bilgisayarı benden başka pek kullanan olmadığından dolayı &#8220;MSN Messenger&#8221; programında ileti geçmişini kaydetme özelliği aktif durumdaydı. Fakat nadiren de olsa o sınıfı kullanan öğretmenler vardı. Bir gün oturdum bilgisayarın başına &#8220;Son Kullanılan Belgeler&#8221;de gözüme MSN ileti geçmişi dosyaları çarptı. Oha dedim hem de tüm kişilerim vardı alt alta. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir okuldaki bilgisayar sınıfında geçti hikayem. Ana bilgisayarı benden başka pek kullanan olmadığından dolayı &#8220;<em>MSN Messenger</em>&#8221; programında ileti geçmişini kaydetme özelliği aktif durumdaydı. Fakat nadiren de olsa o sınıfı kullanan öğretmenler vardı. Bir gün oturdum bilgisayarın başına &#8220;Son Kullanılan Belgeler&#8221;de gözüme MSN ileti geçmişi dosyaları çarptı. Oha dedim hem de tüm kişilerim vardı alt alta. (Bilmeyenlere not: MSN, kişilere ait ileti geçmişlerini ayrı dosyalar halinde kaydeder.) Benden biraz önce o bilgisayarı kullanan bayan bir öğretmen vardı. Belli ki açmış okumuştu. Bu dosyalara ulaşılması zor değildi elbette. Ama nereden aklıma gelirdi birinin okuyabileceği. Gaflet işte. Neyse olan olmuştu. &#8220;<em>Belgelerim -&gt; Alınan Dosyalarım -&gt; $Kullanıcı Adı</em>&#8221; altındaki &#8220;<em>Geçmiş</em>&#8221; klasörüne bilinçli olarak ulaşmış, özel yazışmalarımı heyecanla bir çırpıda okumuştu. En fazla 5 kişi vardı hatırladığım, o günlerde en çok dertleştiğim, en çok konuştuğum kişilerdi. Gittim açtım ben de okudum ne konuşmuşum geçmişte. O yaza ait tatil planları, bazı özel fantaziler, başka da pek dişe dokunur şey yoktu. Zaten yeni silmiştim geçmişi, çok fazla kayıt yoktu hani. Ama ne kadar önemsiz de olsa insanın özeline tecavüz vardı. Ben içeride üstümü değişirken kapı deliğinden içeriyi dikizlemekle ne farkı vardı bunun. Küfredip rahatladım. Bunu yanına bırakmamalıydım. İntikamda kararlıydım. Ama nasıl olacaktı? Düşünmeliydim. O gün okuldan eve dönerken beynimde şimşekler çaktı. Evreka!</p>
<p><span id="more-2286"></span>Bilgisayar biliminin nimetlerinden faydalanarak kendisine bir sürpriz hazırlamaya karar verdim. Bir hafta sonra tekrar o bilgisayara oturacaktı. Bilgisayarı kullanacağı gün ve saat belliydi. Plan çok basitti: O bilgisayara oturduğunda ben de onu oturtacaktım. Benim için basit olan güzeldir her zaman. Çalımsız, ayağa paslarla gole gidecektim. Özelime yapılan tecavüz bir anda zevkli bir intikam ateşine dönüşmüştü. Çok şeytansı bir plandı. 666!</p>
<p>Onun dersinin ortasında ekran simsiyah olacaktı. Dev puntolu, kan kırmızısı rengiyle mesajımız ortada çıkacaktı: <em>&#8220;geçen hafta özel yazışmalarımı okuyan KANCIK, bu densizliğin sonuçlarına katlanacak!!!&#8221;</em>. Yazının biraz altında da &#8220;Kapat&#8221; butonu, tıklandığında küçük bir mesaj penceresi daha: <em>&#8220;Kendini bi bok zannetme! Bi daha ne haddini aş, ne benimle uğraş!&#8221;</em>. Ona da &#8220;OK&#8221; dediğinde, tekrar  kırmızı dev puntolu siyah ekran karşısında, yani bir kısır döngü. Öğrenmede tekrarın faydası vardır. Hiçbir zaman o ekrandan çıkamayacaktı. &#8220;Görev yöneticisi&#8221; de etkisiz hale gelecekti. Mesajdan kurtulmak için bilgisayarı kapatması gerekecekti. &#8220;<em>Ay çıkılmıyo ki burdaaansss!&#8221;</em></p>
<p><img class="size-full wp-image-2287 alignnone" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/09/screenshot.jpg" alt="screenshot" width="420" height="315" /></p>
<p>Eve gider gitmez hemen bu küçük programcığı hazırlamaya koyuldum. Çoktan beri de kod yazmıyordum, özlemişim be. Her şey hazırdı. Şimdi geriye kalmıştı sabretmek. Koca bir hafta vardı önümde. Vuslat ateşi her yanımı sarmıştı. Dakikalar saatleri, saatler günleri kovaladı, büyük gün geldi çattı. O sabah, ilk iş gittim programı kurdum, gerekli ayarlamaları yaptım ve beklemeye koyuldum. Artık saatler kalmıştı. Sonra bir baktım dakikalar. Başka bir odadaki bilgisayara oturmuş ağ bağlantılarından bilgisayarım açık mı değil mi diye kontrol etmeye başlamıştım. Bombamın patlayacağı andan 1 dakika sonrasıydı ama hala açıktı bilgisayar. Tabi bilgisayarlar arasındaki kısa zaman farkını da hesaba katmak gerek. Telaş yapmadım. Bir daha baktığımda bilgisayarım yanıt vermiyordu, kapalıydı. Kapatılmıştı desek daha doğru. Mesaj alınmıştı. &#8220;Mesaj gönderildi&#8221; raporu telefonuma gelse fena olmazdı hani. Tam bir bilişim fantazisi!</p>
<p>Gelelim bu olaydan çıkaracağımız derse; siz siz olun kimseye güvenmeyin, bilgilerinizi açıkta bırakmayın. Bu yazı; merak ekip, farklı şeyler biçmiş dişilere adanmıştır. Her erkekle oyun olmaz. Merakınızın geri dönüşümü tahmin ettiğinizden ürkütücü olabilir. &#8220;Kadın Kokusu&#8221; filminde Al Pacino abinin dediği gibi: &#8220;<a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=don+t+fuck+with+me" target="_blank">Don&#8217;t fuck with me!</a>&#8220;.  Sıradışı bıyığıyla Nietzsche son sözü söylesin: <em>&#8220;Kadınlara mı gidiyorsun, kırbacını unutma!&#8221;</em> Oh yeah!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/suc-ve-cezasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/09/screenshot-300x225.jpg' length ='10250'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Tiz vakitte kellesi vurula!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/tiz-vakitte-kellesi-vurula.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/tiz-vakitte-kellesi-vurula.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 01:35:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal Alem]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[add]]></category>
		<category><![CDATA[adnan oktar]]></category>
		<category><![CDATA[atatürkçü düşünce derneği]]></category>
		<category><![CDATA[avea]]></category>
		<category><![CDATA[avn awards]]></category>
		<category><![CDATA[bedava video siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[best buy]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi teknolojileri ve iletişim kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[blackberry]]></category>
		<category><![CDATA[blogcu]]></category>
		<category><![CDATA[blogger]]></category>
		<category><![CDATA[blogspot]]></category>
		<category><![CDATA[btk]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonunda skype kullanmak]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[friendfeed]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[google groups]]></category>
		<category><![CDATA[google news]]></category>
		<category><![CDATA[google pages]]></category>
		<category><![CDATA[iphone]]></category>
		<category><![CDATA[jessica drake]]></category>
		<category><![CDATA[milla jovovich]]></category>
		<category><![CDATA[müyap]]></category>
		<category><![CDATA[patricia teyze]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[sasha grey]]></category>
		<category><![CDATA[skype]]></category>
		<category><![CDATA[strawnerrynet]]></category>
		<category><![CDATA[ttnet]]></category>
		<category><![CDATA[türk telekom]]></category>
		<category><![CDATA[turkcell]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<category><![CDATA[vodafone]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=2272</guid>
		<description><![CDATA[Bildiğiniz gibi Türkiye’de sansür işleri Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) eliyle yönlendirilmekte. Devletin en çalışkan kurumu olan ve yemeyip içmeyip site engelleyerek bizleri zararlı, pis işlerden koruyan bu yüce kurumla işbirliği yapmaya karar verdim ben. Çünkü saygım var. Türkiye’de bu kadar çalışkan, internet gündemini bu kadar yakından takip eden bir devlet kurumu göremedim desem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-2278" title="yikim asamasinda" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/09/yikimasamasinda.jpg" alt="yikim asamasinda" width="420" height="593" />Bildiğiniz gibi Türkiye’de sansür işleri <a href="http://www.btk.gov.tr/" target="_blank">Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu</a> (BTK) eliyle yönlendirilmekte. Devletin en çalışkan kurumu olan ve yemeyip içmeyip site engelleyerek bizleri zararlı, pis işlerden koruyan bu yüce kurumla işbirliği yapmaya karar verdim ben. Çünkü saygım var. Türkiye’de bu kadar çalışkan, internet gündemini bu kadar yakından takip eden bir devlet kurumu göremedim desem yeridir.</p>
<p>Ayrıca Yüce Türk Adaleti’ne güveniyor, Adnan Oktar, Atatürkçü Düşünce Derneği gibi aydın kişi ve kuruluşlara yardımcı olmamız gerektiğini düşünüyorum.<span id="more-2272"></span></p>
<p>İşbu nedenlerle, Türkiye’den erişimi acilen yasaklanması gereken sitelerin bir kısmını aşağıya yazıyor, gereğinin yapılmasını kendilerine arz ediyorum.</p>
<p><a href="http://www.strawberrynet.com" target="_blank">1. strawberrynet.com</a></p>
<p>E-ticaret sitesi. Hong Kong merkezli bu site, bütün dünyaya bazen %60’lara varan indirimlerle kozmetik ürünleri satıyor. Şahsen hem ABD hem Türkiye’de sık sık kullandığım bu sitenin sattığı ürünler sahte veya taklit değil, %100 orijinal! Ucuz olmasının nedeniyse, fazla vergi ödemiyor olmaları. Bu siteden alışveriş yapan Türk vatandaşları yüzünden, Türkiye’deki kozmetik firmaları zarar ediyorlar. Tez elden yasaklanmalı!</p>
<p><a href="http://www.bestbuy.com" target="_blank">2. bestbuy.com</a></p>
<p>ABD’nin önemli mağaza zincirlerinden birinin sitesi olan bestbuy.com, özellikle bilgisayar, cep telefonu gibi elektronik ürünlerde Türkiye ile %50’lere varan fiyat farkları sunuyor. ABD’de tanıdığı olan tüm Türk vatandaşları buradan sipariş ettikleri ürünleri hediye faturasıyla, hiç vergi ödemeden Türkiye’ye sokabiliyorlar. Vergiler yerine ulaşmıyor, elektronikçiler zarar ediyor. Türk ekonomisinin kurtuluşu için acilen yasaklanması gerekir.</p>
<p><a href="http://www.skype.com" target="_blank">3. Skype</a></p>
<p>Bu sadece bir web sitesi değil, ancak acilen yasaklanması gereken en önemli hizmet. Skype sadece bilgisayarda değil, iPhone ve Blackberry gibi 3. parti yazılım yüklenebilen tüm cep telefonlarında kullanılabiliyor. Skype kullanarak Türkiye ile dakikasına<strong> 0.039 USD</strong> ödeyerek görüşebiliyorum. Türkiye’den ise ABD’yi dakikasına <strong>0.042 TL,</strong> cep telefonlarını <strong>0.318 TL</strong> ödeyerek arayabiliyorum. Ödenen fiyatlara tüm vergiler dahil olduğundan, ay sonunda faturama ÖİV, KDV gibi ekstra abukluklar yüklenmiyor.</p>
<p>Bu programı internet üzerinden, bilgisayardan bilgisayarı aramak amacıyla kullanmak ise tamamen ücretsiz. Cep telefonuma programı kuruyorum, internet olan her yerde -ki artık İstanbul’da bile birçok yerde kablosuz internet hizmeti mevcut- hiç para ödemeden diğer arkadaşlarımı arayabiliyorum.</p>
<p>ABD’de <strong>AT&amp;T,</strong> İngiltere’de <strong>Vodafone</strong>, bu programın cep telefonlarına yüklenmemesi için çeşitli girişimlerde bulunsalar da başarılı olamadılar. Çünkü buralarda adalet sistemi hakkıyla çalışmıyor. Ben Yüce Türk Adaleti’ne güveniyor ve AT&amp;T’nin burada başaramadığını <strong>Turkcell’</strong>in orada başaracağına inanıyorum.</p>
<p>Eğer bugünden önlem alınmazsa, iPhone ve Blackberry gibi telefonlar kullanan her Türk vatandaşı, Turkcell, Vodafone, Avea gibi şirketlere veda edecek. Skype sitesinde satılan telefonları evinde, ofisinde kullanan herkes, Türk Telekom gibi mübarek bir kuruluşa para vermekten vazgeçecek. Durdurun bu adamları!</p>
<p><a href="http://www.google.com" target="_blank">4. Google</a></p>
<p>En tehlikeli arama motoru. Bu siteden yapılan aramalarla Atatürk’e hakaret eden sitelerden tutun, MÜ-YAP ve MESAM’ın kutsal kanatları altına sığınmış büyük sanatçılarımızın el emeği göz nuru mp3’lerine kadar her şey bulunabiliyor.</p>
<p>Google’ın yediği haltlar sadece aramalarla da bitmiyor. <a href="http://news.google.com" target="_blank">Google News</a> ile madde 12’de değineceğimiz suçları işliyor. <a href="http://pages.google.com" target="_blank">Google Pages</a> madde 10’daki suçları işliyor. <a href="http://groups.google.com/" target="_blank">Google Groups</a> herkesin bir ileti grubu oluşturarak istediği her şeyi yazıp çizmesine, tartışmasına olanak sağlıyor. <a href="http://talk.google.com" target="_blank">Google Talk</a> ile Skype gibi bedava konuşma imkânı veriyor, Türk Telekom&#8217;un ekmeğine engel oluyor.</p>
<p>Google hiç utanmadan oyuncaklarla süslediği, elemanların işe şortla gittiği ofisinin fotoğraflarını internette yayınlayıp, üniformalar giydirerek yetiştirdiğimiz halkımızı disiplinsiz yaşamaya özendiriyor.</p>
<p>Ayrıca ismini tersten okuyunca ne çıktığına dikkat edin. Elgoog! Antik İspanyol kültüründe derin anlamlar taşıyan <strong>El-Goog</strong>, şeriat yanlısı bir kelime. “¿zınısım adnıkraf ninekilhet¿”</p>
<p><a href="http://www.delininkuyusu.com" target="_blank">5. Delinin Kuyusu</a></p>
<p>Mütemadiyen saçmalıyorlar. Kimin tarafını tuttukları, renkleri belli değil. Yazarların kimisi Türkiye’den, kimi ABD’den, kimi İspanya’dan siteye girerek ahkâm kesiyor. Bazen Atatürkçü, bazen nurcu, bazen Kürt kılığına giriyorlar. Bir gün pornoyu övüyor, ertesi gün Topkapı sarayında laik konserler verilmesini eleştiriyorlar. Siteye giren gençleri yazdıklarıyla zehirlememeleri ve devletimizin istediği gibi tek tip vatandaşlar olmalarını sağlamak için engellenmesi şart!</p>
<p><a href="http://www.friendfeed.com" target="_blank">6. FriendFeed</a></p>
<p>Herkesin önüne geleni yazdığı, cumhuriyetin bölünmez bütünlüğüyle, devrimlerle dalga geçen hainlerin cirit attığı çok tehlikeli bir site. Her kafadan bir ses çıkıyor. Özgürlüğün sınırlarının bu kadar geniş olması site üyelerinin sorumsuzca muhabbet ederek, birlik ve beraberliğe her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde tehlikenin artmasına olanak veriyor.</p>
<p><a href="http://www.twitter.com" target="_blank">7. Twitter</a></p>
<p>Üyelerin her dakika bir şeyler karalayarak dar alanda kısa paslaşmalar yaptığı acayip bir site. Mesaj yazarken en fazla 140 karakter kullanılabildiğinden, üyeler mesajlarını yazarken Türkçeye yeterli özeni göstermeyerek <em>“dün akşm arklarla pınarın evde parti yaptk çk gzldi. Sni seviorm pınar resmlern tatlı çkmş bbgim”</em> gibi cümleler kurup, dilimizin yozlaşmasına neden oluyorlar.</p>
<p>Bu site, dilimizi yok etmek için dış mihraklar tarafından kurulmuştur! İsminin twitter olması, kuşların <strong>twit twit</strong> diye ötmesinden gelir. Oysa kuş dediğin <strong>cik cik</strong> diye öter. Güzel Türkçemizin temeline yerleştirilen dış mihrak işi bir bomba olduğunu buradan anlayabilirsiniz.</p>
<p>Yan komşum <strong>Patricia Teyze’</strong>nin anlattığına göre, mavi kuşların nesli yüzyıllar önce tükenmiş ve logosunun mavi kuş olması Türkçenin de neslinin tüketileceği anlamına geliyormuş. TDK göreve!</p>
<p><a href="http://www.millaj.com" target="_blank">8. millaj.com</a></p>
<p>Milla Jovovich’in resmi web sitesi. Baktığım zaman fena oluyorum.</p>
<p><a href="http://www.facebook.com" target="_blank">9. Facebook</a></p>
<p>Bu kadarı da fazla! İlkokul arkadaşını bulup zina yapanı mı ararsın, sitede oluşturduğu gruplarda Fuck Turkey yazan düzenbazları mı! Fuck Turkey grubunu önce hindilere tecavüz edilen hayvanlı porno grubu sandım, sonra bir de baktım ki <strong>meğersem</strong> Türklere küfür ediyorlarmış.</p>
<p>Sitede kendini pazarlayan hayat kadınlarından tutun, yolladığı videolarda laiklikle dalga geçenlere kadar her çeşit haşarı genç mevcut. Türkiye’den 3.2 milyon, toplamda 300 milyondan fazla üyesi olan bu site tam bir nifak yuvası. Yasaklamakla kalmayıp, tüm üyelerini esir kamplarına yığmak gerekir.</p>
<p><a href="http://www.avnawards.com" target="_blank">10. avnawards.com</a></p>
<p>Porno sitelerin birçoğu yasaklı olmasına rağmen, pornografik görüntüler içermediği için hala engellenmemiş olan porno sitesi. Bu Amerikalılar çok pis adamlar. Porno filmler çektikten sonra hiç utanmadan Oscar gibi şatafatlı törenler düzenleyip en iyi çiftleşenlere ödül veriyorlar. AVN Awards (AVN Ödülleri) diye isimlendirdikleri bu törenler her yıl Ocak ayında Las Vegas’ta düzenleniyor.</p>
<p>Tüm dünyadan davetlilerin koşup geldiği ödül törenleri çıplaklık, pislik dolu. Üstelik bu sene en iyi kadın oyuncu ödülünü <strong>Sasha Grey’</strong>in alması gerekirken <strong>Jessica Drake</strong> aldı. Adil değil.</p>
<p>Hem bize ne kimin nasıl seviştiğinden! İnsanlarımız bu ödülleri gördükçe ödüllü sahnelerdeki gibi sevişmeye çalışıp sakatlanma tehlikesi geçiriyorlar. Büyük seks bilimci Haydar Dümen’in anlattıkları yeter bize, bu sitenin de acilen yasaklanması şart!</p>
<p><strong>11. Blog servisleri</strong></p>
<p><a href="http://wordpress.org" target="_blank">Wordpress</a> başta olmak üzere <a href="http://www.blogspot.com" target="_blank">blogspot.com</a>, <a href="http://www.blogcu.com" target="_blank">blogcu.com</a> gibi ücretsiz blog hizmeti veren tüm siteler acilen engellenmeli. Bu sitelerin beleş hizmetleri sayesinde iyice zıvanadan çıkan Türk Gençliği, milli eğitim ve medyanın yıllar süren emeklerinin boşa gitmesine neden oluyorlar.</p>
<p>Kimisi yediğini içtiğini anlatıyor, kimisi bilgisayar dersi veriyor, kimisi kalkıp devleti eleştiriyor. Yıllar boyunca onlara doğru diye öğretilen yanlışlar ücretsiz bloglar yüzünden her geçen gün daha fazla su yüzüne çıkıyor, gençler medyanın tekelinden kurtulmaya başlıyorlar, tehlike günden güne büyüyor.</p>
<p><strong>12. Video siteleri</strong></p>
<p>Video siteleri medya için tehlikeli. Büyük Türk medyası çeşitli video sitelerinden topladıkları yıllanmış görüntüleri haber yaparak izleyici toplamaya ve alnının teriyle para kazanmaya çalışırken, video sitelerinin herkese açık olması yüzünden potansiyel televizyon izleyicileri “ayıp lan internetten video toplayıp bize kakalamaya çalışıyorlar, mal bu herifler!” diyerek Türk medyasını küçük düşürüyorlar.</p>
<p>Türk medyasının küçük düşmemesi ve video sitelerini haber ajansı gibi kullandıklarını insanların anlamaması için video sitelerinin tümü yasaklanmalı! Eğer suç unsuru bulunamazsa suç ortamı oluşturma konusunda yardımcı olmaya hazırım. Her video sitesine Yunan nickiyle üye olur, Büyük Atatürk’le dalga geçen birkaç video ekleyip Atatürkçü Düşünce Derneği’ni ararım, onlar da hemen suç duyurusunda bulunarak sitenin kapatılmasını sağlarlar.</p>
<p>Böylece hem Türkçe müzik yapan sanatçılarımız, hem medyamız kurtulur. Müzik ve video peşindeki internet kullanıcıları Doğan Grubu’nun açtığı pikniktube.com ve Türk Telekom’un MÜ-YAP ile başlattığı TTNET Müzik gibi sitelere yönelirler, elin gavuru yerine Türk ekonomisi kazanır.</p>
<p><a href="http://www.tumgazeteler.com" target="_blank">13. tumgazeteler.com</a></p>
<p>Sadece tumgazeteler.com değil, <a href="http://news.google.com" target="_blank">news.google.com</a> ve <a href="http://www.yazarx.com" target="_blank">yazarx.com</a> gibi siteler de acilen engellenmeli. Bu siteler, günlük gazetelerin sitelerindeki bilgileri RSS+XML sistemiyle çekerek yayınlıyor ve ziyaretçilerin günlük gazetelerin sitelerine gitmelerine gerek kalmıyor. Bağımsız, özgür ve tarafsız Türk medyasının hak ettiği geliri elde etmesine engel oluyorlar. Ömrü vatana hizmet etmekle geçmiş <strong>Aydın Doğan</strong> gibi saygıdeğer şahıslara yanlışlıkla birazcık vergi kaçırdı diye ceza vermek yerine, onun ekmeğine engel olan bu siteler acilen durdurulmalı.</p>
<p><a href="http://www.makat.org" target="_blank">14. makat.org</a></p>
<p>“Mahkeme kararıyla erişimi engellenmiş sitelere makattan girme” mantığı güden ve tüm internet kullanıcılarına engelli sitelere girmeyi sağlayan bir programcık sunan bu siteye dur demek şart! Bu siteyle aynı paralelde yayın yapan <a href="http://www.vtunnel.com" target="_blank">vtunnel.com</a>, <a href="http://www.ktunnel.com" target="_blank">ktunnel.com</a>, <a href="http://www.antisansur.com" target="_blank">antisansur.com</a> gibi siteler de acilen yasaklanmalı.</p>
<p>Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Yeni hainleri yakaladıkça vakit geçirmeden bildireceğimi hatırlatır, Türkiye’nin Atatürk’ün gösterdiği yolda sapmadan ilerlemesi, demokrasi ve hukukun üstünlüğü, düşünce özgürlüğü için yılmadan çalışacağımı bilgilerinize arz ederim.</p>
<p><em>Bu internet kullanıcıları, bloggerlar falan acayip adamlar. Dünyaya açılmak, iletişimde özgürlük falan diye boş boş şeyler peşinde koşuyorlar. Oysa 20 yıl önce ne güzeldi, buğday satıp buzdolabı ithal eder, sobamızın yanında kıvrılan kedimizi izlerdik. İnternet yoktu, kavga gürültü yoktu. Milli eğitim sistemi ne anlatıyorsa, politikacılar mitinglerinde ne vaat ediyorsa, doğru oydu.</em></p>
<p><em>Dış dünyadan sadece &#8220;Alamancı&#8221; akrabalarımız, komşularımız gelince haber alırdık. <strong>Toblerone</strong> çikolata o zaman tatlıydı, <strong>Marlboro sigarası</strong>nın o zaman vardı tadı. Az bulunurdu çünkü. Şimdi her yerde her şey var, bu da insanların gözünün açılmasına neden oluyor. <strong>Zaytgayst</strong> falan diyenler türedi, <strong>big bıradır</strong> diye birinden bahsediyorlar, böyle olmaz. Özgürlüğün fazlası zarar. Vatanın bölünmez bütünlüğünü korumak için gerekirse demokrasiyi birazcık çiğneyebilir, vatandaşı 20-30 yıl daha eve kapatabiliriz.</em></p>
<p><em>Mevzu bahis vatansa, gerisi teferruattır! Plan yapmayın plan! Behey dürzü! Vesaire.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/tiz-vakitte-kellesi-vurula.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/09/yikimasamasinda-212x300.jpg' length ='12262'  type='image/jpg' />	</item>
	</channel>
</rss>
