<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Delinin Kuyusu &#187; Toplum</title>
	<atom:link href="http://www.delininkuyusu.com/index.php/category/toplum/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.delininkuyusu.com</link>
	<description>Bir deli, kuyuya bir akıllı atar ve olaylar gelişir!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 23:29:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Kahrolsun futbol!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kahrolsun-futbol.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kahrolsun-futbol.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 23:29:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[beşiktaş]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[kavga]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3961</guid>
		<description><![CDATA[Temmuz ayında başlayan şike muhabbetleri nedeniyle aşırı acayip bir şekilde soğumuştum Türk futbolundan. Kaldı ki çocukluğundan beri her gün top peşinde koşturan, ailesiyle bu yüzden arası açılan birisi olarak ben bu hale geldiysem gerisini düşünmek bile istemiyorum. Sezon sonu da Lig TV’yi iptal ederek huzura kavuşmuş insan olmanın planlarını yapıyorum. Futboldan bu kadar soğumuşken, mecbur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3962" title="holigan" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2012/02/cbe0f39a69eb6b60.jpg" alt="" width="420" height="253" />Temmuz ayında başlayan şike muhabbetleri nedeniyle aşırı acayip bir şekilde soğumuştum Türk futbolundan. Kaldı ki çocukluğundan beri her gün top peşinde koşturan, ailesiyle bu yüzden arası açılan birisi olarak ben bu hale geldiysem gerisini düşünmek bile istemiyorum. Sezon sonu da Lig TV’yi iptal ederek huzura kavuşmuş insan olmanın planlarını yapıyorum.</p>
<p>Futboldan bu kadar soğumuşken, mecbur kalmayınca herhangi bir maçı da takip etmiyorum artık. Zamanında İnönü Stadı’ndan çıkmazken şimdi derbi maçları izlemektense arkadaşlarımla görüşmeyi tercih ediyorum. Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan maçı bile izlemedim, düşünün artık. Halbuki zamanında Kadıköy’e giderdik maçı izlemeye. Şimdi sıcacık evde bile izlemiyoruz…<span id="more-3961"></span><br />
İki takım taraftarlarının maç öncesindeki dostluk gösterisine hiç inanmamış, gerçekçi de bulmamıştım. Nitekim bugün yanılmadığımı gördüm.</p>
<p>Bu ülkedeki derbilerin tansiyonunun yüksek olmasının sebebini hiçbir zaman anlamadım. Takımlar arasında ne sosyal sınıf farkı var, ne de herhangi bir din, mezhep çatışması. Renkleri hazmedememekten öteye gidemiyor bizim derbilerimiz. Ve farklı renklere saygısı olmayan insanlar futbol gibi basit bir oyun yüzünden başka bir insanın canına kastedebiliyor. Tıpkı Fenerbahçelilerin olduğu metrobüse meşale fırlatan Beşiktaşlılar gibi. Ya da döner bıçaklarıyla Sami Yen deplasmanına giden Fenerbahçeliler gibi. Ya da Kadıköy’e giderken dükkanlara bile saldıran Galatasaraylılar gibi. Takımın adının önemi yok aslında. Bizler liseler arası maçlara giderken bile okulda organize olan, tribünde rakip okul taraftarlarıyla kavga eden bir milletin evlatlarıyız.</p>
<p>Taraftarlar arasındaki rekabeti bir yere kadar anlayabilirim. Ama kendisine “Halkın Takımı” diyen bir topluluğun halkın kullandığı kamu mallarına zarar vermesini aklım almıyor. Metrobüse yapılan saldırı sonrasında 500 bin liralık zarar etmiş İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 55 sefer yapılamamış. Sefer yapılamadığı için muhtemelen bir sürü insan saatlerce beklemiştir metrobüs duraklarında. Hem de bu kışta, ayazda. Halkın takımı olup kamu mallarına zarar vermek, halkı mağdur etmek nasıl bir ironidir.</p>
<p>Dün metrobüse saldıran Beşiktaşlılardan kaç tanesi akşam başını yastığa koyduğu zaman huzurla uyumuştur çok merak ediyorum. İETT’ye molotofla saldıran, Serap’ı yakıp öldüren PKK sempatizanlarından farklı görüyorlar mı acaba kendilerini.</p>
<p>Yıllar önce Beşiktaş tribünlerinin beyaz saçlı ağır ağabeylerinden bir tanesini Beşiktaş’taki İDO İskeleleri’nden birisine sprey boyayla kocaman ÇARŞI yazarken görmüştüm. Yine bir Fenerbahçe maçı öncesi vapuru, vapur olduğuna pişman eden de bizdik. İşte yıllardır müptelası olduğum “halkın takımı” kavramını o zaman sorgulamıştım ilk olarak. Beşiktaşlı olduğum için çuvaldızı kendime batırıyorum şimdi. Yoksa az önce de bahsettiğim gibi renklerin önemi yok, taraftar gruplarının hepsi aynı bok.</p>
<p>Kaybetmeyi hazmedemeyen bir milletiz. Futbol da yarısı kaybetmek üzerine kurulu olan bir spor. Dolayısıyla bize göre değil bu aktivite. Başka bir şeyle avutabiliriz kendimizi. Bir şeyleri değiştirebilecek bir gücüm olsa ilk önce futbolu yok ederim bu ülkeden. Hiçbir kuvvet viski şişesiyle bir çocuğun kafasının yarılmasını haklı gösteremez bana.</p>
<p>Rakibe saygılı olmayı, kaybetmeyi öğrenmeliyiz. Okullarda saçma sapan dersler öğretileceğine bunun eğitimi verilmeli ilk önce. Bunları değiştiremedikten sonra Gençliğe Hitabe’yi kaldırsan ne olur, milletin eline tablet versen kaç yazar?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kahrolsun-futbol.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2012/02/cbe0f39a69eb6b60.jpg' length ='60652'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Ne pis adamlarmışsınız!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ne-pis-adamlarmissiniz.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ne-pis-adamlarmissiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Aug 2011 01:35:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[oruç kavgası]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3952</guid>
		<description><![CDATA[Oruç tutanlarla tutmayanların kavgaları bir Ramazan klasiğidir. Medya da bu tip olayları çok sever, süsleye süsleye, abarta abarta haber yapar. Medya haberini taraflı yapar, halk okuduğunu kendi istediği şekilde anlayarak okur ve ortaya her zaman, her konuda benzer tablolar çıkar. Voleybolcu Nurcan olayında da aynı şeyi yaşadık. Sosyal medyada Nurcan kavgası görmekten artık tiksinti geldi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3956 alignleft" title="Kavga gurultu" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/08/fight.jpg" alt="" width="421" height="364" />Oruç tutanlarla tutmayanların kavgaları bir Ramazan klasiğidir. Medya da bu tip olayları çok sever, süsleye süsleye, abarta abarta haber yapar. Medya haberini taraflı yapar, halk okuduğunu kendi istediği şekilde anlayarak okur ve ortaya her zaman, her konuda benzer tablolar çıkar.</p>
<p>Voleybolcu Nurcan olayında da aynı şeyi yaşadık. Sosyal medyada Nurcan kavgası görmekten artık tiksinti geldi. Eminim kendi de bunalmıştır bu durumdan.</p>
<p>Nurcan, ne onu savunanların, ne de yerenlerin umrunda değil aslında. Sağlam bir malzeme verdi insanlara ve bölünmeye, ötekileştirmeye, kavgaya pek meraklı milletimiz de ikiye ayrılıp kıyasıya laf dalaşı yapmaya başladı. Tartışmalarda söylenenlere bakarsanız iki taraf da demokrasiyi, özgürlüğü falan savunuyor da iş icraata gelince &#8220;benim gibi düşünmeyen ölsün&#8221;den öte gidemiyorlar.</p>
<p>İlk habere göre dallamanın biri bu kıza bacakları açık diye yumruk atmış, o da çok üzülmüş, kalbi kırılmış.</p>
<p>Sonradan gelen habere göre bu kızımız otobüste bacaklarını koridora uzatarak oturuyormuş, adam takılıp düşmüş, bacaklarını toplamasını söyleyince bu kızımız da ona bağırmış, tokat atmış.</p>
<p><span id="more-3952"></span>İlk haberin şahidi yok, ikinci haberin şahidi otobüs şoförü. Günlerdir atıp tutan köşe yazarları, halk parçacıkları ve milyonlarca insanın incir çekirdeği kadar bilgisi yok olay hakkında.</p>
<p>Olayın aslını astarını ben de bilmiyorum. Nurcan&#8217;a gerçekten bir dallama denk gelmiş olabilir, bacakları açık diye tokat atmış olabilir. Hayvanımız çok bizim. Laf da atar, tokat da atar.</p>
<p>Diğer türlü düşünürsek, Nurcan yorgundur, bacaklarını uzatmıştır, adam takılınca bacaklarını toplamasını söylemiştir, Nurcan da o yorgunlukla &#8220;öfff sanane be geç işte&#8221; gibisinden bir cümle söylemiştir, iş uzamıştır.</p>
<p>İkisi de olamaz mı? Olabilir. İki türlü insanı da her yerde görmüyor muyuz? Görüyoruz.</p>
<p>Olaya şahit olduk veya şahitlerden biriyle konuştuk mu? Hayır.</p>
<p>Olay hakkında medyanın verdiklerinden başka bilgimiz var mı? Yok.</p>
<p>Bu medyanın 10 söylediğinden dokuzu yalan, biri şüpheli mi? Evet.</p>
<p>E o zaman ne bok yemeye günlerdir kavga ediyorsunuz kardeşim?</p>
<p>Bir taraf bütün oruç tutanları maganda ilan etti, öteki taraf bütün şortlu kadınları orospulukla suçlamaya başladı. Zerre kadar bilgi sahibi olmadığı bir konuda bu kadar kutuplaşan, ağzından köpükler saça saça kavga eden bir toplum olabilir mi?</p>
<p>Siz daha şahit olmadığınız, aslını astarını bilmediğiniz bir kadınla erkeğin kavgasında bu kadar ahmakça kutuplaşıp birbirinizi yiyorsanız, daha büyük olaylarda, başkaları tarafından tezgahlanan daha geniş projelerde birbirinizi kesersiniz be.</p>
<p>Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak yanlıştı hani?</p>
<p>Sağcısı, solcusu yok, alayı aynı bu toplumun. Adalet duygusundan habersiz, olaylara objektif bakmanın ne olduğunu bilmeyecek kadar cahilsiniz.</p>
<p>Bu kafayla giderseniz de daha yüzyıllar boyu birbirinizi yer, yerinizde sayarsınız.</p>
<p>Devam edin. Aferin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ne-pis-adamlarmissiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/08/fight.jpg' length ='71444'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Yarış atları</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yaris-atlari.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yaris-atlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Apr 2011 12:04:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ömer Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenciler]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3901</guid>
		<description><![CDATA[Sene 2011. Mini mini birler okuma-yazma öğrenir öğrenmez kocaman çantalarını test kitaplarıyla doldurur olmuş. Benim zamanımdaki üniversite yarışı ilköğretim seviyesine inmiş. İlköğretim son sınıfta ben hiçbir sınava girmemiştim. Direk düz liseden devam ederek rahatça iyi bir üniversiteyi kazanabilmiştim. Ama şimdi iyi bir üniversite için iyi bir lise şart olmuş. Artık elemeler daha erken yapılıyor. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-3902" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/04/Horse-racing.jpeg" alt="" width="420" height="340" /><br />
Sene 2011. Mini mini birler okuma-yazma öğrenir öğrenmez kocaman çantalarını test kitaplarıyla doldurur olmuş. Benim zamanımdaki üniversite yarışı ilköğretim seviyesine inmiş. İlköğretim son sınıfta ben hiçbir sınava girmemiştim. Direk düz liseden devam ederek rahatça iyi bir üniversiteyi kazanabilmiştim. Ama şimdi iyi bir üniversite için iyi bir lise şart olmuş. Artık elemeler daha erken yapılıyor. Bu yüzden iyi bir liseye kapak atmak için canla başla yarışır olmuş çocuklar.<br />
<span id="more-3901"></span></p>
<p>Çocuklar, çocukluğunu yaşayamadan ezbere boğuluyorlar. Okul müfredatı çok gereksiz kuru bilgilerle dolu. Daha 1. sınıfa giden çocuğa İstiklal Marşı’nın 10 kıtasını ezberlettiriyorlar. Geçenlerde bir ilköğretim 7. sınıf öğrencisi bir matematik problemi getirdi önüme çöz diye. O zorluktaki soru 15 sene önce ÖYS’de (ÖSS’den sonraki 2. basamak sınavı) çıkıyordu. Çok yükleniyorlar çocuklara, zorluyorlar. Körpe beyinler, milli öğütümün ağır müfredatı altında eziliyor. Hafta sonları sokakta top oynaması gereken çocuk ya evde oturup test çözmek zorunda kalıyor ya da özel dershaneye gidiyor.</p>
<p>Çocuklar kendi doğalarına aykırı hareket ediyor. İnsan doğasına aykırı her hareket bir bozukluk olarak (bumerang misali) geri döner. Yaşanmayan çocukluk, geleceğin psikopat yetişkinlerini doğurur. Hele bir de bazı veliler var ki sidik yarıştırır gibi çocuklarını, başkalarının çocuklarıyla yarıştırır olmuş. Benim çocuğum senin çocuğundan daha başarılı diye hava atıyorlar. Çok test sorusu yapabilen robotlaşmış çocuk başarılı çocuk anlamına geliyor yani. Bu gidişle gelecekte her mahalleye bir tane psikolojik terapi merkezi şart olacak.</p>
<p>Milli öğütüm bu kadar çocukların üstüne binmişken, bir de siz binmeyin sayın veliler. İnsan çocuğuna biner mi yahu? Çocuğun kişiliği ve karakteri, başarıdan önce gelir. Bu ülkeye doktor, mühendisten önce dürüst adam lazım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yaris-atlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/04/Horse-racing.jpeg' length ='50861'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Ayça Engin Akmeşe</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ayca-engin-akmese.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ayca-engin-akmese.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Feb 2011 23:16:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[ayça engin akmeşe]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul aydın üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[ordinaryüs profesör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3885</guid>
		<description><![CDATA[Anlatılan her başarılı dolandırıcılık hikâyesine eklenen bir yorum vardır. Anlatıcı dolandırıcının yaptıklarını anlatır, sonra da yorumunu ekler: “Abi aslında çok zeki milletiz de kafamız üçkağıda çalışıyor. Kafayı doğru yere çalıştırsak çok başarılı oluruz.” Bugüne kadar kaç dolandırıcı hikâyesi dinlediysem, bir o kadar da bu yorumu duydum. Asla katılmıyorum. Hatta bu yorumu şu şekilde düzelteyim, aslında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3891 alignleft" title="Firsatlari degerlendir!" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/02/farekedi.jpg" alt="" width="421" height="358" />Anlatılan her başarılı dolandırıcılık hikâyesine eklenen bir yorum vardır. Anlatıcı dolandırıcının yaptıklarını anlatır, sonra da yorumunu ekler: “Abi aslında çok zeki milletiz de kafamız üçkağıda çalışıyor. Kafayı doğru yere çalıştırsak çok başarılı oluruz.” Bugüne kadar kaç dolandırıcı hikâyesi dinlediysem, bir o kadar da bu yorumu duydum.</p>
<p>Asla katılmıyorum. Hatta bu yorumu şu şekilde düzelteyim, aslında o kadar aptalız ki, normal zekada biri çıkıp da diğerlerinin aptallığından veya tembelliğinden yararlanarak bir dolap çevirdiğinde çok zekiymiş gibi görünüyor.</p>
<p>Jetonlu telefona jeton şeklinde buz kalıbı sarkıtmak gibi köylü kurnazlıkları değil benim kastettiğim, polis kılığında esnaftan milyonlar tokatlamak gibi başarılı eylemleri kastediyorum.</p>
<p>Toplum olarak fazlasıyla dikkatsiz, aceleci ve tembel olduğumuzdan, bu özellikleri kolaylıkla aleyhimize kullanabiliyorlar.</p>
<p>Bunun son örneği de Ayça Engin Akmeşe oldu. 39 yaşındaki bu ablamız, tam bir seneden beri İstanbul Aydın Üniversitesi’nde ordinaryüs profesör unvanıyla sanat tarihi dersleri veriyormuş. Unvanının sahte olduğu İstanbul Üniversitesi’ne başvurunca ortaya çıkmış ve hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan dava açılmış.</p>
<p><span id="more-3885"></span>Ayça Hanım ceza alır mı almaz mı bilmem ama bu olay başka bir benzer olayı anımsattı bana. ABD’de akıllının biri 150 dolarlık banknotlar basıp bir marketten alışveriş yapmıştı. Olay ertesi gün ortaya çıkmış ve arkadaşa kalpazanlık suçundan dava açılmıştı.<br />
Sonuç ne oldu peki? Dava düştü. Çünkü gerçekte 150 dolarlık banknot olmadığından sahtesi de yapılamazdı ve kimse sahtekarlıkla suçlanamazdı. Ancak 150 dolarlık banknotu alıp bir de para üstü veren kasiyerin aptallığıyla dalga geçilebilirdi, öyle de oldu.</p>
<p>Ayça Engin Akmeşe’nin nitelikli dolandırıcılıkla suçlanması da bu olaya benziyor. Çünkü kadın üniversiteye “ordinaryüs profesör” unvanıyla başvurmuş ve bu unvan 1980 darbesiyle çıkan yüksek öğrenim kanunuyla iptal edilmiş, zaten 1960’dan beri de kimseye verilmemiş. Yani ordinaryüs diye bir unvan olmadığı için sahtesi de olamaz.</p>
<p>CV’sine göre 1991’de lisansını, 1993’de yüksek lisansını, 1995’de doktorasını tamamlamış, 2000’de doçent, 2004’de profesör ve 2008’de ordinaryüs profesör unvanlarını almış. Alkışlanası bir CV! <em>(Bu <a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/02/ayca1.png" target="_blank">ilk sayfası</a>, şu da <a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/02/ayca2.png" target="_blank">ikinci sayfası</a>.)</em></p>
<p>Bu CV’yi sıradan bir lise öğrencisine gösterseniz hadi lan ordan diyerek kovar sizi başından. Ama İstanbul Aydın Üniversitesi kovmamış, baş tacı etmişler kadını. Bir sene boyunca derslere girmiş, kendisine toplamda 17.000 TL ödenmiş.</p>
<p>Helal olsun o para. Eğitim sistemiyle, üniversitelerin durumuyla göstere göstere taşak geçmek için daha iyi bir yol seçilemezdi.</p>
<p>Ben bu kadına dolandırıcı demem, diyemem. Dolandırıcı olsa profesör unvanıyla kalırdı, dikkat çekmeden parasını cukkalamaya bakardı. Kadın kendine ordinaryüs demiş. Bakalım ne kadar yedirebilirim, bu iş nerede patlar diye sınırları zorlamış resmen.</p>
<p>6 kitap çıkardığını, çeşitli makaleler değil de bildiriler yazdığını, 14 sergi açtığını, 2 ödül aldığını, Mimar Sinan Üniversitesi’nde, Kültür Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalıştığını iddia ediyor CV’sinde. Ve CV’deki imla hatalarından ödüllere, isimlere kadar her şey bunun dolandırıcılık değil, dalga geçmek maksadıyla yazıldığını gösteriyor.</p>
<p>Ulan basit bir personel alırken bile önceki şirketini ararsın, referans gösterdiği kişilere bir danışırsın. Üniversitene ordinaryüs profesör alıyorsun be, domates değil. O kadar makale, kitap yazdığını söylemiş kadın. Aç birini oku, daha önce çalıştığını iddia ettiği okulları bir ara, nasıl bir hocadır diye sor be. Üniversiteye hoca alırken hiç mi araştırma yapılmıyor, nedir anlamadım ki…</p>
<p>Sıradan bir kadın kendine biçtiği ordinaryüs profesör titriyle üniversitelerde öğretim görevlisi olarak çalışabiliyorsa, diğer eğitim görevlilerinin halini düşünmek bile istemiyorum. Bir sahte kimlikle, Photoshop’da editlenmiş bir diplomayla rektör bile olabiliriz demek ki.</p>
<p>Gelin üniversitelerin durumunu düşünün şimdi. Çocuklarınızı eğitim alsınlar diye gönderdiğiniz, tomarla para bayıldığınız özel üniversiteleri düşünün. Önüne gelenin üniversite açabildiği bir çağda gençlere üniversite bitirmenin önemini anlatalım haydi.</p>
<p>Ayça Engin Akmeşe’nin, nitelikli dolandırıcılık suçundan 20 yıl hapis yeme ihtimali var. Bu ülkede adalet sistemi doğru işleyecekse eğer, onun alacağı cezanın çok daha fazlası İstanbul Aydın Üniversitesi yöneticilerine verilmelidir. Ordinaryüs diye bir unvanın olmadığını bilmeyen, okula alacağı profesörün referanslarını incelemeyen, açıp bir satır yazısını okumayı düşünmeyen, buna rağmen ortalıkta üniversitede yöneticiyim diye gezinen adamlar almalıdır asıl cezayı.</p>
<p>Benim çocuğum bu üniversitede okusaydı Ayça Engin Akmeşe’ye gözümü açtığı için teşekkür eder, okula da ödediğim paralar ve çocuğuma kaybettirdiği zaman için dava açardım. Hem çocuğuma en iyi eğitimi vereceğini iddia edeceksin, hem de sokaktan geçen adamın dalga geçmek için gönderdiği CV’ye inanıp onun başına eğitimci diye dikeceksin.</p>
<p>Bu okulun eğitim öğretime devam etmesi bile yasaklanmalıdır.</p>
<p><em>*Hadi hiçbir makalesini, referansını incelemeyecek kadar tembelsiniz diyelim, hiç olmazsa düşünün. Ayça diye ordinaryüs mü olur lan?</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ayca-engin-akmese.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2011/02/ayca1-353x500.png' length ='10320'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Ebleh yabu</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ebleh-yabu.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ebleh-yabu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Oct 2010 09:34:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ebleh ya bu]]></category>
		<category><![CDATA[ebleh yabu]]></category>
		<category><![CDATA[edeb ya hu]]></category>
		<category><![CDATA[edeb yahu]]></category>
		<category><![CDATA[edeb yahu timi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3858</guid>
		<description><![CDATA[Edeb Ya Hû, hat sanatıyla ilgilenenlerin en sevdiği cümlelerden biri. Bazı hattatlar Edeb Ya Hû yazdıktan sonra altına bir de Laedri yazarlar ki bu not sözün Laedri diye birine ait olduğunu değil, anonim olduğunu gösterir. Bilinmeyen, anonim anlamında kullanılan bir ifadedir laedri. Edeb Ya Hû ise, birine edepli olmayı emretmek anlamına gelmez, &#8220;edepli olun yeaa&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3859 alignleft" title="Edeb Ya Hu" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/10/edebyahu.jpg" alt="" width="421" height="443" />Edeb Ya Hû, hat sanatıyla ilgilenenlerin en sevdiği cümlelerden biri. Bazı hattatlar <strong>Edeb Ya Hû</strong> yazdıktan sonra altına bir de <strong>Laedri</strong> yazarlar ki bu not sözün Laedri diye birine ait olduğunu değil, anonim olduğunu gösterir. <strong>Bilinmeyen, anonim anlamında kullanılan bir ifadedir laedri</strong>.</p>
<p><strong>Edeb Ya Hû ise, birine edepli olmayı emretmek anlamına gelmez</strong>, &#8220;edepli olun yeaa&#8221; cümlesinin karşılığı değildir. <strong>Bir duadır, &#8220;Edeb Ya Rab&#8221; cümlesiyle aynı anlamı taşır</strong>. Yani kişi edebi kendine ister, Rabbinden dileğidir bu.</p>
<p>Eskiden medreselerin, tekkelerin, dergahların kapısında yazarmış Edeb Ya Hû ifadesi. Edebin her şeyden önce geldiğini anlatmak için, Allah&#8217;tan edepli olmayı istemek için kullanılırmış.</p>
<p>Rabbe sesleniş olan &#8220;ya Hû&#8221; zamanla argo bir sözcük olan &#8220;yahu&#8221;ya dönüşünce, &#8220;edeb ya Hû&#8221; cümlesinin de anlamı kaymış, gerçek anlamını unutan insanlar birbirlerine akıl vermek için kullanır olmuşlar bu cümleyi.</p>
<p>Başlarda mütevazı, Allah&#8217;tan en büyük dileği edepli olmak olan insanların kullandığı cümle, bugün kendi hatasını görmeyip başkasına laf eden, kendi eksik aklınca onları doğru yola çağıran denyoların kullandığı bir cümle haline geldi.</p>
<p>Bir güruh türedi son zamanlarda, akıllarınca eylem yapıyorlar. Sağda solda gördükleri billboardlardaki, reklam afişlerindeki kadın resimlerine Edeb yahu yazan stickerlar yapıştırıyorlar, sprey boyalarla edeb yahu yazıyorlar. Reklam afişleriyle de kalmıyorlar, esnafın tabelasına, dükkanının camına sprey boyalarla edeb yahu yazanlar var.</p>
<p>Bu kafadaki adamlar, aslında bu duanın ortaya çıkmasına neden olan adamlar. Çünkü edepsizler, başkasının hakkına saygı göstermeyen, malına zarar veren, kul hakkına giren insanlar. Edepli bir insanın yapacağının tam tersini yapıyorlar.</p>
<p>Bu insanlar yüzünden fitne çıkıyor, Aydın Doğan&#8217;ın gazeteleri mal bulmuş mağrıbî gibi atlıyorlar bu tip haberlere. &#8220;İslamcılar azıttı, <a href="http://www.milliyet.com.tr/-edeb-yahu-timi-isbasinda/turkiye/sondakika/%7BDate%7D/1306290/default.htm" target="_blank">edeb yahu timi işbaşında</a>&#8221; gibi haberler yapıyorlar.</p>
<p>Sağa sola edeb yahu yazan dangalaklar bu haberleri okudukça nasıl hissediyorlar bilmiyorum ama edeb Ya Hû lafzının gerçek anlamını bilenlerin iyi hissetmediğine eminim.</p>
<p>Bu denyolar eylemciliğe soyunabilirler, anarşistlik hoşlarına gidebilir ama din adına anarşistlik yapmak diye bir şey yoktur. Amacı ne olursa olsun, kullandığı sözün anlamını bilmeden anarşistliğe soyunanların kapısına <strong>ebleh ya bu</strong> yazmak istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ebleh-yabu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/10/edebyahu.jpg' length ='75098'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Vuruş dizileri</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/vurus-dizileri.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/vurus-dizileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Oct 2010 07:24:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ömer Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[bizimkiler]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[diziler]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[lise]]></category>
		<category><![CDATA[nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[rtük]]></category>
		<category><![CDATA[şaban]]></category>
		<category><![CDATA[süper baba]]></category>
		<category><![CDATA[tecavüz]]></category>
		<category><![CDATA[televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[TV]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3840</guid>
		<description><![CDATA[Geçen haftalarda “Fatmagül’ün Suçu Ne?” adlı dizi izlenme rekoru kırmış. İlk önce ayarı verdiler tecavüz sahnesiyle, ondan sonra dizi tavan yaptı. Sıradışı vukuat olunca tutuyor diziler. Kimi haber, video siteleri de bu durumdan nemalanmaya çalışıp “tecavüz sahnesi için tıkla” gibisinden reklama girmeleri de ne garip. Eminim binlerce abazamız da ağzı sulana sulana tıklıyordur. Benim gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-3842" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/10/tecavuz.jpg" alt="" width="420" height="259" /><br />
Geçen haftalarda “Fatmagül’ün Suçu Ne?” adlı dizi izlenme rekoru kırmış. İlk önce ayarı verdiler tecavüz sahnesiyle, ondan sonra dizi tavan yaptı. Sıradışı vukuat olunca tutuyor diziler. Kimi haber, video siteleri de bu durumdan nemalanmaya çalışıp “tecavüz sahnesi için tıkla” gibisinden reklama girmeleri de ne garip. Eminim binlerce abazamız da ağzı sulana sulana tıklıyordur.</p>
<p>Benim gibi <em>80’lerin sonunda 90’ların başında çocuk</em> olanlar bilir: “Bizimkiler”, “Süper Baba”, “Mahallenin Muhtarları” gibi aile dizileri vardı. Mahallemiz gibiydi. Bizim günlük hayatımızı yansıtıyordu. Ortak yönümüz çoktu o dizilerle. İnsanlar oynuyordu o dizilerde. Şimdikiler hayvansı. Hayvanlık propagandası yapıyor resmen. Kiminde dul bir kadınla bir gece yatmak için binlerce dolar para veren zengin züppe, kiminde iki kızkardeşi sırayla götüren zibidi, kiminde yaşlı kocasını boynuzlayan genç kadın, aynı evde yaşayan kimin eli kimin şeyinde belli olmayan tipler… Ne ararsan var. Sanat toplum için değil sanat vuruş için.</p>
<p><span id="more-3840"></span>Bir de Şaban’ın “eşşoğlu eşşek”lerini dıtlayan, sigarayı blur efektiyle sansürleyen RTÜK bu dizilere niye yasak koymaz? Çoğu kurum gibi bu kurum da göstermelik iş yapan bir kurum belli.</p>
<p>Bir de liseli tiplerin oynadığı gençlik dizileri var ki sanırsın bu öğrencilere ev ödevi olarak “kız-erkek tavlama” veriliyor. Yakında çekilecek diziyi tahmin etmek güç değil: Sınıfın en güzel kızı numara sırasına göre sınıftaki tüm erkeklere verecek. Bu dizidekileri idol edinen sürüyle liseli bebe var.</p>
<p>Bu lise dizilerindeki tiplerin kıyafetleri de o biçim. Etekler dizüstünde, erkeklerin kravatları bir karış aşağıda, gömleklerin etekleri dışarıda, saçlar jöleli. Çılgın “Amerikan Pie” gençliğimizin gözleri fıldır fıldır ilim aşkıyla değil seks için dönüyor. Liseler öyle laçka bir hale geldi ki insan geçmişteki diktatör müdür yardımcılarını özlüyor neredeyse. Saçın biraz uzamışsa kendi makamlarında traş ederlerdi. O zamanlar çok sıkıydı, şimdi de çok salış. Orta yolu tutturamadık.</p>
<p>Kızlar henüz kendini tanıyamadan, lise sıralarındayken dizilerde izlediği aşkı aramaya başlıyor. Yaşadığı ucuz flörtlere aşk adını veriyor. Gerçek aşkı bulmak için daldan dala konuyor. Ama hiç aşkı bulamıyor, kullanılan hep kendisi oluyor, aşkı bulan ise erkek. Aşk kelimesi yukarıdaki satırlarda hangi manada kullanılmıştır? Bulunuz. Ne kadar çabalasa da dizilerdeki mutlu hayatı yakalayamıyor. Kendi dizisinin sonu hep hüsranla bitiyor.</p>
<p>İnsanlar, önüne ne konulursa izleyip, benimser oldu. Yavaş yavaş da pratiğe döker oldu. Bugün etrafımızda çok duyulur oldu aldatmalar, boşanmalar, tecavüzler. Bir de duyulmayanlar var. Aptal kutusu TV; insanların beynine ahlaksızlık pompalayıp, içlerindeki doyumsuz canavarı tetikliyor. Erkeklerin içindeki playboy’u, kızların içindeki sürtüğü uyandırıyor. Çaktırmadan hayatımızın içine giriyor. Entrikayı seviyor, yasak ilişkiyi alkışlıyoruz. Dizide sunulan hayatlar ne kadar absürd gelse de gün geliyor bir bakmışız aramızda bu tür olaylar patlak vermiş, kendimiz de dizi olmuşuz. Tecavüz sahnesini izlemek için “<strong>Oynat</strong>”a tıklar olmuşuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/vurus-dizileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/10/tecavuz.jpg' length ='21148'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Sinkaf Telekom</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sinkaf-telekom.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sinkaf-telekom.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 11:21:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[türk telekom]]></category>
		<category><![CDATA[türk telekom dolandırıcılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3809</guid>
		<description><![CDATA[Bundan tam bir yıl önce taşındım ve taşınırken Türk Telekom Kadıköy Müdürlüğü&#8217;ne giderek dilekçe verip, tüm borçlarını ödeyerek sabit telefon hattımı iptal ettirdim. O telefon numarasının artık benimle ilgisi olmayacaktı. Ancak iki hafta önce Çakır Hukuk Bürosu&#8217;ndan cep telefonuma gelen mesajda &#8220;Türk Telekom&#8217;a borcum olduğu, ödemezsem haciz yoluna gidileceği&#8221; söyleniyordu. Aradım, durumu sordum; bir senedir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3818 alignleft" title="Turk Telekom" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/08/turktelekom.jpg" alt="" width="421" height="218" />Bundan tam bir yıl önce taşındım ve taşınırken Türk Telekom Kadıköy Müdürlüğü&#8217;ne giderek dilekçe verip, tüm borçlarını ödeyerek sabit telefon hattımı iptal ettirdim. O telefon numarasının artık benimle ilgisi olmayacaktı.</p>
<p>Ancak iki hafta önce Çakır Hukuk Bürosu&#8217;ndan cep telefonuma gelen mesajda &#8220;Türk Telekom&#8217;a borcum olduğu, ödemezsem haciz yoluna gidileceği&#8221; söyleniyordu. Aradım, durumu sordum; bir senedir biriken borçlarımın XXX TL olduğu söylendi. Oysa o hattın iptal edilmiş olması gerekiyordu. &#8220;Neden iptal edilmemiş?&#8221; diye sordum, &#8220;geçen ay (Haziran) borcundan dolayı kapanmış&#8221; yanıtını aldım.</p>
<p>Yani Türk Telekom, iptal edilmesi için dilekçe verdiğim bu hattı iptal etmemiş. Cep telefonumu bilmelerine rağmen (bilmeseler icra bildirimi gönderemezler) bugüne kadar hiç ses de çıkarmamışlar.</p>
<p>Sadece beklemişler. Telefonun sabit kullanım bedeli olan 18 TL sürekli birikmiş, biriktikçe üzerine faiz binmiş, bunlar da &#8220;tahsil edilebilir yeterliliğe&#8221; geldiğine kanaat getirdikten sonra bana icra kağıdı göndermişler.</p>
<p><span id="more-3809"></span>Türk Telekom adlı şirket eğer <a href="http://mali.iem.gov.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=36" target="_blank">nitelikli dolandırıcılık</a> yapmıyorsa, benim merak ettiklerim var.</p>
<p>1. Telefonumun iptal edilmesine dair dilekçe vermeme rağmen hattım neden iptal edilmedi? İptal edilmediyse o gün bana neden &#8220;hattınız iptal edilmiştir&#8221; dendi?</p>
<p>2.Verdiğim dilekçe nereye gitti? Neden durumu anlattığımda benim verdiğim dilekçeyi bulmuyorlar da benden &#8220;hat kapatma makbuzu&#8221; istiyorlar? Türk Telekom kendisine verilen dilekçeleri, yazışmaları saklamıyor mu?</p>
<p>3. Bir telefonun borcu 3 ay ödenmeyince borcundan dolayı kapatılıp, hat sahibine bilgi verilmiyor mu? Bu telefon neden bir sene boyunca kapatılmadı? Borçların iyice birikmesi mi beklendi?</p>
<p>4. Geçen ay FriendFeed&#8217;de <a href="http://ff.im/oiwoK" target="_blank">bu konudan bahsettim</a>, orada da bazı kişiler başlarına benzeri olayların geldiğinden bahsettiler. Türk Telekom hat kapatma başvurularını kafasına göre mi uyguluyor?</p>
<p>5. Elimde &#8220;hat kapatma makbuzu&#8221; olmadığı sürece, Türk Telekom&#8217;a dilekçe vermiş olmama ve Türk Telekom&#8217;un bana &#8220;isteğiniz üzerine hattınızı kapattık&#8221; demesine rağmen aradan bir sene geçince haksız olarak borç tahakkuk ettiriliyor. Türk Telekom tarafından bu şekilde mağdur edilen birçok insan var. Türk adaletinin bu yapılanlardan neden haberi yok?</p>
<p>Eğer bu soruların mantıklı birer yanıtı yoksa, Türk Telekom&#8217;un kanunlardaki boşluklardan yararlanarak nitelikli dolandırıcılık yaptığına, müşterilerini mağdur ettiğine inanıyorum.</p>
<p>Borcum 40 TL de olsa, 40.000 TL de olsa önemli değil. Önemli olan, borcum olmadığı halde Türk Telekom&#8217;un verdiğim dilekçeyi kaybetmesi yüzünden borçluymuş gibi gösterilmem; icrayla, hacizle tehdit edilmem. Türk Telekom Deli Dumrul&#8217;u oynamaya karar verdiyse bunu bilelim, ona göre davranalım.</p>
<p>Bu yapılan ahlâksızlıktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sinkaf-telekom.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/08/turktelekom.jpg' length ='40226'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Gittim Gezdim Geldim / Bodrum</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/gittim-gezdim-geldim-bodrum.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/gittim-gezdim-geldim-bodrum.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Jul 2010 19:22:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[bodrum]]></category>
		<category><![CDATA[bodrum kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[dalgıç]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[gittim gezdim geldim]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[kum]]></category>
		<category><![CDATA[sain jean şövalyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3722</guid>
		<description><![CDATA[Geçen seneki tatilden döndükten sonra, “Hacı senin tatil çok güzelmiş ya, beraber böyle bir beraber yapalım” diyen eril ve dişilerin yan çizmesi sonucu kendimi bir anda Bodrum’un kızgın kumlarında, kulağımda Hande Yener’in “Bodrum’a da gittik beraber, Eestanbul’da da yaşadık” diye bağıran sesiyle buldum sepsevgili okur. Denizle kumun birleştiği tatillerden çok fazla hazzetmesem de insan mecbur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-3723" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="Bodrum (10)" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-101.jpg" alt="" width="410" height="278" />Geçen seneki tatilden döndükten sonra, “Hacı senin tatil çok güzelmiş ya, beraber böyle bir beraber yapalım” diyen eril ve dişilerin yan çizmesi sonucu kendimi bir anda Bodrum’un kızgın kumlarında, kulağımda Hande Yener’in “Bodrum’a da gittik beraber, Eestanbul’da da yaşadık” diye bağıran sesiyle buldum sepsevgili okur. Denizle kumun birleştiği tatillerden çok fazla hazzetmesem de insan mecbur kalınca uzanıyor şezlonga. “Ben dağ, bayır gezemem hacı” diyenlere sözüm yok ama “Abi seneye de Karadeniz turu yapalım yaa” deyip yan çizenleri huzurlarınızda bir kez daha en sinkaflı duygularımla anıyorum.</p>
<p>Bodrum’a giderken bir günün nasıl geçeceğini tahmin ediyordum. Kahvaltı, deniz, öğle yemeği, havuz, akşam yemeği, okey masası, bilumum aktivite ve yatış. İşte genel hatlarıyla tahminlerim bu şekildeydi, tahminlerimde de yanılmadım anasını satayım! Dört kişilik bir tatil ekibiyle İngiliz, İrlandalı ve Hollandalıların cirit attığı Bodrum&#8217;da aklımdan geçen programa son derece sadık kaldık.</p>
<p><span id="more-3722"></span>“Yemişim tarihini, kültürünü; ben dalıyorum hacı, geliyor musun” diyen bir ekibe dahil olduğum için Bodrum’un tarihi, turistik yerlerini son güne kadar göremedik bir türlü. Çünkü ekibin bir kısmı gün boyu plajda kalma taraftarıydı. Uzun süredir tatile çıkamadıklarını bildiğimiz için de vazgeçtik gezip tozma işinden. Bodrum’da gezilebilecek her şeyi merkezde toplamışlar zaten. Onun için hepsini son güne sakladık ve bir anda gezdik. Başka yerler varsa da kaçırdık artık; canımız sağolsun.</p>
<p>Bodrum’u fakir turistler doldurmuş. Gözlemlerimde ilk dikkatimi çeken bu oldu. Adamlar sabahtan akşama kadar otelde oturarak vakit geçiriyorlar. Turistin otelden dışarı çıkmaması, esnafın kasasına yansıyor. Esnaflar da dükkanlarına gelen giden olmayınca adres sormak için girenleri bile ayakta şey yapıyorlar. İstanbul’da 2 liraya bulabileceğiniz herhangi bir şeyin etiketine 5 lira yazıyorlar haliyle. “Hepsi dahil” uygulamasının ceremesini çekiyoruz millet olarak. Akşam üstü uyanıp yalandan havuza giren ve gece yarısını bekleyip barlara koşturanlar haricinde kimse bir şey kazandırmıyor esnafa. Onların kazandırdığı esnaf da belli; barlar, diskolar, eczaneler&#8230;</p>
<p>İşte bu sebepten Bodrum’a giderken yapmayı planladığım bir takım aktiviteleri gerçekleştiremedim. 10 dakikalık parasailing için anasının nikahı kadar ücret isteyen adamlar hevesimi kursağımda bıraktı.</p>
<p>İlk defa gittiğim Bodrum’un neden bu kadar popüler bir yer olduğunu çözemedim açıkçası. Denizi, plajları, koyları güzel ama sadece bu kriterleri dikkate alıp da tatile gidilmez. Ya da bu şekildeki tatiller ilgimi çekmediği için öyle geliyor bana. Adamların suyu bile tuzlu akıyor anasını satayım. Normal çeşmeden akan su, gazı kaçmış ve güneşte beklemiş sodayı andırıyor. O ne garip bir tat öyle, tarifi mümkün değil. İnsanoğlu tarih boyunca su kaynaklarına yakın yerlere yerleşmiş; savaşlar, göçler hep su yüzünden olmuş. Bodrumluların ataları da bula bula burayı bulmuş. Mantıksız herifler!</p>
<p>En başa dönersek; sıkıntılı bir yolculukla ulaştık Bodrum’a. Yollar uzadıkça uzadı, bitmedi bir türlü. Gece yarısı başlayan yolculukta kahvaltı yeri için Balıkesir yakınlarındaki kamyoncu lokantalarından birini tercih eden yol arkadaşlarım yüzünden yumurta yerine civciv yiyerek başlayacaktık yeni güne. Kapısından girerken anlamıştım ne menem bir yer olduğunu ama ikna edememiştim yanımdakileri. Yumurtadan çıkan civciv gagasıyla daha fazla vakit kaybetmeden kahvaltı için daha insani bir yer bulduk akabinde. Yorucu ama keyifli bir yolculuğun sonrasında ulaştığımız Bodrum’da güneş batmak üzereydi ve ilk günümüz uyuklayarak geçti. Sonraki günlerimiz de az önce bahsettiğim şekilde sona erdi; durmadan yüzdük. Sigaranın sağlığa zararlı bir madde olduğunu yüzerken daha iyi anladım aslında.</p>
<p>Bu arada aklıma gelmişken hemen belirteyim, yollarda hummalı çalışmalar var. Genellikle genişletiyorlar,  hatta bazı yerlere yeni yollar yapıyorlar. Bu devletin başında çalışan  birilerinin olduğunu görmek sevindiriyor insanı.</p>
<p>Plajlardan sıkılınca mavi turla koylarda yüzmeye karar verdik. Koylardan ziyade Avrupalı cıvırlar heyecanlandırıyordu bizi ama nasıl bir tekneyi tercih ettiysek o cıvırların dedeleri ve neneleri çıktı kısmetimize. Yolcularının yaş ortalaması 50 olan bir tekneyle gördük Bodrum’un güzelliklerini. Teknenin en çıtır hatunu kolları jiletli bir Ankaralıydı, varın gerisini siz düşünün&#8230;</p>
<p>Sirkeci’deki kalabalık haricinde başka kalabalıklardan hiç hazzetmem. Bodrum’un merkezindeki insan sürüsü bu fikrimi değiştirebilir diye düşünmüştüm ama olmadı. Bodrum’un cıvıl ve cıbıl insanları da etkilemedi fikrimi.</p>
<p>Bu tatilin en keyifli anlarını dönüş yolunda yaşadık. Mangalımızı, etimizi, soğanımızı, biberimizi alarak Bafa Gölü’nde mangal yapmaya karar vermiştik ama yolları şaşırınca Aydın’da çekebildik sağ tarafa. Ne kısmetli adamlarsak, sağdan girdiğimiz yol bizi Topbaşı Barajı’na çıkardı. Baraj kenarında kemirdik tavukları, kanatları.</p>
<p>Bodrum tatili keyifli geçmesine rağmen beklentilerimi karşılayamadı özetle. Zaten yazı da gayet gevrek olmuş, şimdi okuyunca farkettim. Geri kalanlarını da fotoğraflarla anlatayım en iyisi.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3724" title="Bodrum (5)" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-5.jpg" alt="" width="410" height="278" /> İlk olarak Silivri&#8217;de görmüştüm bu rüzgardan enerji üreten zımbırtıları. Sevindim başka bir yerde daha görünce. Güzel şeyler tabii ki bunlar.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3725" title="Bodrum (11)" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-11.jpg" alt="" width="410" height="547" /> Manisa&#8217;da Atamız için yine en güzel heykellerden birisini yapmışlar. Demirağlardan sonra Atatürk heykelleriyle örülmüş ana yurt dört baştan. Kemalizm sen nasıl bir şeysin ya.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3726" title="Bodrum (12)" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-12.jpg" alt="" width="410" height="308" />Bu tepe, Kemalizm&#8217;e hediyem olsun. Belki yanından defalarca gelip geçtiniz ama farketmemiş olabilirsiniz. Gördüğünüz tepede ufak tefek rötuşlar yaparsanız yansıyan gölgeyi Atatürk silüetine benzetebilirsiniz. Böylelikle gelecek nesiller Atamızın büyüklüğünü daha iyi anlarlar. Hem turizme de hareket gelir.<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-3727" title="Bodrum (3)" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-3.jpg" alt="" width="410" height="200" />Bodrum&#8217;da genel manzara bu şekilde. Çıplak tepeler beyaz badanalı yazlıklarla dolu.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3731" title="bodrum_kalesi" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/bodrum_kalesi.jpg" alt="" width="410" height="267" /><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bodrum_Kalesi" target="_blank">Bodrum Kalesi</a>, Bodrum&#8217;un en önemli sembollerinden olması hasebiyle görülmesi gereken birkaç yerden bir tanesi. Saint Jean Şövalyeleri&#8217;nin mirasıdır aynı zamanda.<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-3732" title="Bodrum (6)" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-6.jpg" alt="" width="410" height="547" /> Bodrum Kalesi&#8217;ndeki arkeoloji müzesinin eserleri bunlar. Birçoğu zeytinyağı için kullanılmış bu testilerin.<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-3733" title="Bodrum (13)" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-13.jpg" alt="" width="410" height="308" />Bodrum Kalesi&#8217;nde bir zamanlar kilise, Osmanlı&#8217;dayken cami olan bir yapının içinde Roma gemisi maketi yapmışlar. Yukarıda gördüğünüz testiler bu şekilde istifleniyormuş gemiye.<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-3734" title="Bodrum (14)" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-14.jpg" alt="" width="410" height="308" />&#8220;Bu çivi Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Sayın Süleyman DEMİREL tarafından çakılmıştır. 10 Eylül 1997&#8243; Geminin üzerinde böyle bir şey var. &#8220;Ne alaka?&#8221; diyorsun, ben de demiştim.<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-3736" title="Bodrum (9)" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-91.jpg" alt="" width="410" height="308" />Bodrum Kalesi&#8217;ndeki İngiliz Kulesi&#8217;nde böyle bir aslan kafası bulunuyor. Gayet orijinal, bildiğin aslan. Duvardayken gayet sevimli duruyor.<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-3737" title="Bodrum (8)" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-8.jpg" alt="" width="410" height="579" />Aslan Kafası vs Altay Kafası<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-3738" title="Bodrum (15)" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-15.jpg" alt="" width="410" height="272" /> Bi gün mavi tura çıktık işte böyle gidiyoruz&#8230;</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3739" title="Bodrum (2)" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-2.jpg" alt="" width="410" height="196" />Deniz, kum, güneş çok rererö desen de İstanbul&#8217;un nemli havasını yiyince özlemle anıyosun bu günleri.<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-3740" title="Bodrum (4)" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-4.jpg" alt="" width="410" height="212" />Eğer benim gibi kulakları arızalı bir insansanız dalanları böyle yukarıdan izlersiniz. Allem ettim, kallem ettim ama dalış hocalarını kulaklarıma rağmen dalabileceğime ikna edemedim. Nasip değilmiş. İyi bakın kulaklarınıza.</p>
<p><strong>Gittim Gezdim Geldim &#8211; 2009<br />
</strong><a href="../?p=2071" target="_blank">Gittim Gezdim Geldim</a><br />
<a href="../?p=2078" target="_blank">Gittim Gezdim Geldim / Ankara<br />
</a><a href="../?p=2098#" target="_blank">Gittim Gezdim Geldim / Kayseri-1</a><a href="../?p=2400"><br />
</a><a href="../?p=2400">Gittim Gezdim Geldim / Kayseri-2</a><br />
<a href="../?p=2464" target="_blank">Gittim Gezdim Geldim / Kayseri-3</a><br />
<a href="../index.php/gittim-gezdim-geldim-nevsehir.html" target="_blank">Gittim Gezdim Geldim / Nevşehir</a><br />
<a href="../index.php/gittim-gezdim-geldim-eskisehir.html" target="_blank">Gittim Gezdim Geldim / Eskişehir</a><br />
<a href="../index.php/gittim-gezdim-geldim-balikesir.html" target="_blank">Gittim Gezdim Geldim / Balıkesir</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/gittim-gezdim-geldim-bodrum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/07/Bodrum-101.jpg' length ='46117'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Buddha&#8217;nın altın tavsiyesi</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/buddhanin-altin-tavsiyesi.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/buddhanin-altin-tavsiyesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 08:46:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ömer Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ananda]]></category>
		<category><![CDATA[buddha]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[fesat]]></category>
		<category><![CDATA[fitne]]></category>
		<category><![CDATA[godoş]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[porno dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3616</guid>
		<description><![CDATA[Buddha ile müridi Ananda arasında geçen diyalog: -    Kadınlara nasıl davranmamız gerekir? -    Onları görmeyin Ananda. -    Ama eğer görmekten kaçamazsak ne yapalım? -    Konuşmayın Ananda. -    Ama eğer onlar bizimle konuşursa ne yapalım? -    Gözünüzü dört açın Ananda… Geçenlerde bir kitapta rastladım yukarıdaki Buddha’nın altın tavsiyesine. Tüm hayatım gözümün önünden geçti. Bizzat tecrübe ettiğim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-3617" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/05/ananda.jpeg" alt="" width="420" height="362" /><br />
Buddha ile müridi Ananda arasında geçen diyalog:</p>
<blockquote><p>-    Kadınlara nasıl davranmamız gerekir?<br />
-    Onları görmeyin Ananda.<br />
-    Ama eğer görmekten kaçamazsak ne yapalım?<br />
-    Konuşmayın Ananda.<br />
-    Ama eğer onlar bizimle konuşursa ne yapalım?<br />
-    Gözünüzü dört açın Ananda…</p></blockquote>
<p>Geçenlerde bir kitapta rastladım yukarıdaki Buddha’nın altın tavsiyesine. Tüm hayatım gözümün önünden geçti. Bizzat tecrübe ettiğim kadın fitnesini çok iyi ifade etmişti Buddha.<br />
<span id="more-3616"></span></p>
<p>Tecavüzcü erkekler çoğaldı. Yumuşak erkekler de çoğaldı. Hatun kölesi erkekler de çoğaldı. Bunlar zaten biliniyor. Ama bir de buzdağının görünmeyen yüzü var kocaman, pek gün yüzüne çıkarılmayan. O da kadınların şerri. Mülayim erkeklere sırnaşan kızlar dolu etrafta; resmen erkekleri baştan çıkarmaya, becermeye çalışıyorlar.</p>
<p>Öyle şıllıklar geziyor ki etrafımızda, genelev çalışanlarına saygı duymaya başladım. Entrika, alavere dalavere, kırıtma, kuyruk sallama, göz kırpma gibi şeylerle karşılarındaki erkekleri kolaylıkla parmaklarının ucunda oynatıyorlar. İsteğe göre yatağa atabiliyorlar. Kozmetik sektörünü de unutmamak lazım. Mesela, öyle parfümler var ki erkeğin anında ereksiyonunu sağlıyor.</p>
<p>Gerçi tüm bunlar erkeklerin işine geliyor. Kim bir kadına hayır diyebilir ki? Ne de güzeldir bir kadın tarafından avlanmak, becerilmek, sömürülmek. Peki hala bir kadına hayır diyebilen erkek kaldı mı? Sadece Allah’tan korkan günümüzün Yusuf’ları. Gömleğini yırttırmama mücadelesi veren namuslu erkekler az da olsa var hala. Zaten Buddha’nın tavsiyesini ancak onlar anlayabilir. Yoksa tabi ki &#8220;veren memnun, alan memnun.”</p>
<p>Buddha’nın yukarıdaki tavsiyesini 21. yüzyıla uyarlarsam aşağıdaki diyalog çıkıyor ortaya. Evet, birçokları “ahlakî” bulmayacak, “ayıp” diyecek. Ama kadınların şer dolu dünyaları o kadar tiksindirici ki aşağıdaki şekilde suratlarına kusmak istiyorum. Hem sanki gizli fahişelerin yaptıkları çok ahlakî idi. Gitsinler genelevde çalışsınlar ya da porno sektörüne girsinler. Ama işyerlerinde kırıtmasınlar. Altlarına giydikleri g-string’leri gözümüze sokmasınlar. Şu 3 günlük dünyada hala “Yusuf” olarak kalmaya çalışan erkeklerin huzurunu bozmasınlar.</p>
<p>Ömer ile müstakbel oğlu arasındaki diyalog:</p>
<p><em>-    Kadınlara nasıl davranmam gerekir?<br />
-    Onlara bakma evlat.<br />
-    Ama eğer görmekten kaçamazsam ne yapayım?<br />
-    Konuşma evlat.<br />
-    Ama eğer onlar benimle konuşursa ne yapayım?<br />
-    Onları aşağıla evlat.<br />
-    Ama eğer hala sırnaşmaya devam ederlerse ne yapayım?<br />
-    Onlara orta parmağını göster evladım.</em></p>
<p>Not: Yukarıda Buddha’nın tavsiyesini sadece “erkeklerin becerilmesi” açısından ele aldım. Ancak bu Buddha’ya büyük haksızlık olur. Bunun yanında; insanları birbirine düşürme, ara bozma, dedikodu, laf taşıma, fitne çıkarma vs. gibi birçok özelliklerinden dolayı bile kadınlardan kaçmak, kaçamasak da tetikte olmak gerek. Ha bir de unutmadan, daha önce <a href="../index.php/modern-kadin.html" target="_blank">Modern  Kadın</a> yazısında da söylediğim gibi kadınların bu denli yoldan çıkmasının mimarı da yumuşak godoş erkeklerdir. Erkek, <strong>erkek</strong> olmayınca kadın ne yapmaz ki?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/buddhanin-altin-tavsiyesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/05/ananda.jpeg' length ='56632'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Yerli malı yurdun malı</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yerli-mali-yurdun-mali.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yerli-mali-yurdun-mali.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Jun 2010 11:51:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Sanal Alem]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ara.com.tr]]></category>
		<category><![CDATA[binali yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[google engellendi]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[türk web girişimleri]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe arama motoru]]></category>
		<category><![CDATA[yerli arama motoru]]></category>
		<category><![CDATA[yerli malı yurdun malı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=3668</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde bir Google tartışmasıdır gidiyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım işi gücü bırakmış Google&#8217;a laf yetiştiriyor, Google sessiz kaldıkça ağzı olan herkes konuşmaya başlıyor. Konu özetle şu şekilde: Bildiğiniz gibi, YouTube Atatürk&#8217;e hakaret içeren videolar olduğu bahanesiyle engellenmişti. Fakat iş bilmemezlikten dolayı IP adresleri değil, sadece www.youtube.com alan adı engellendi. IP&#8217;ler serbest olduğundan, DNS değiştirerek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-3672 alignleft" title="Yerli mali yurdun MAL'i" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/06/yerlimali.jpg" alt="" width="421" height="217" />Son günlerde bir Google tartışmasıdır gidiyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım işi gücü bırakmış Google&#8217;a laf yetiştiriyor, Google sessiz kaldıkça ağzı olan herkes konuşmaya başlıyor. Konu özetle şu şekilde:</p>
<p>Bildiğiniz gibi, YouTube Atatürk&#8217;e hakaret içeren videolar olduğu bahanesiyle engellenmişti. Fakat iş bilmemezlikten dolayı IP adresleri değil, sadece www.youtube.com alan adı engellendi. IP&#8217;ler serbest olduğundan, DNS değiştirerek rahat rahat girip çıkmaya devam ettik. Hatta Tayyip Erdoğan bile &#8220;ben giriyorum, siz de girin&#8221; diyerek devlet kademeleri arasındaki koordinasyon bozukluğunu tasdikledi.</p>
<p>Fakat yasakların hiç umursanmadığını fark eden devlet baba, geçtiğimiz günlerde YouTube IP&#8217;lerine de engel koydu. İşi bilmeyenler zorlanmaya başladılar, YouTube&#8217;a giremez oldular.</p>
<p>Aynı tarihlerde, YouTube&#8217;un sahibi olan Google, YouTube IP&#8217;lerini değiştirerek Google hizmetlerinden bazılarıyla paylaşımlı hale getirdi. Devletin engellediği IP&#8217;ler atıl durumda kaldı ve YouTube IP bazında açıldı, DNS kullananlar eski rahatlıklarıyla YouTube&#8217;a girip çıkmaya başladılar. Bunun üzerine devlet, bu IP&#8217;leri de engelledi.</p>
<p>Fırtına da burada koptu. Çünkü bu kez engellenen IP numaraları sadece YouTube tarafından değil, Google hizmetleri tarafından da kullanılıyordu. Google Docs, Google Analytics, Google Maps gibi birçok Google servisi Türkiye&#8217;den erişime kapandı, bu servisleri kullanan onbinlerce site ve milyonlarca internet kullanıcısı mağdur duruma düşürüldü.</p>
<p><span id="more-3668"></span>Konuyla ilgilenen trenlerden ve internetten sorumlu bakan Binali Yıldırım, önce Google&#8217;ı suçlayarak şark kurnazlığı yaptıklarını, Türkiye&#8217;nin adını yasakçı ülkeye çıkarmak için Google&#8217;ın oyun oynadığını açıkladı. Tabi kimse inanmadı kendisine.</p>
<p>Daha sonra da ağzındaki baklayı çıkararak, Google önce vergisini ödesin gibisinden bir laf etti.</p>
<p>Devlet yetkilileri YouTube&#8217;u engellemeye çalışırken yanlışlıkla engelledikleri Google konusunda geri adım atacaklarına, bu kez tartışmayı vergi konusuna kaydırdılar. Gösterdikleri neden, Google&#8217;ın Türkiye&#8217;de para kazandığı halde Türkiye&#8217;ye vergi vermiyor olmasıydı.</p>
<p>Ne YouTube, ne DailyMotion, ne de Google&#8230; Bu sitelerin yasaklanmasının arkasındaki en büyük etkenin, internetin yerlileştirilmesi çalışmaları olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Nasıl mı?</p>
<p>Türkiye&#8217;de kanunların bir çoğu halkı değil, güçlü veya hükümet yandaşı şirketleri korumak için çıkarılır. Bu sadece AKP hükümetinin marifeti değil, önceki hükümetler döneminde de çeşitli şirketleri korumak için çıkarılan kanunlara sık sık şahit olduk. Otomotiv şirketlerinden porselen üreticilerine kadar birçok sektörde rakipler birbirleriyle devlet desteğini arkalarına almaya çalışarak mücadele ettiler. Gümrük vergileri, ithalat, ihracat ayarlamaları değiştirildi bu rekabetler yüzünden.</p>
<p>Türkiye&#8217;deki şirketler internetteki pazarı yeni görmeye başlıyorlar. Türkiye&#8217;de yıllardır internet kullanılıyor ve büyük projelerin hiçbiri güçlü sermayeler tarafından çıkarılmadı. Önce küçük girişimciler kurup büyüttüler sitelerini, sonra da onları gören büyük sermayeler ortaya dalarak küçük girişimcileri pastanın dışına itmeye çalıştılar. Ekşi Sözlük&#8217;ün başarısını gören Doğan Medya, futbol ve kadınlardan medet umarak sözlükler kurdu, başaramadı. Firma rehberlerinin kazandığı paraları görenler, bravo.com.tr gibi batacağı baştan belli projeler çıkardılar.</p>
<p>Büyük sermayeler internet pazarında kimi zaman başarılı olsalar da, bu işi sadece para olarak gördükleri için genellikle başarısız oldular.</p>
<p>Sadece büyük sermayeler değil, küçük ama hükümet yandaşı olan sermayeler de internet projeleri çıkarmaya başladılar. Ve burada, devlet desteği devreye girdi.</p>
<p>Diğer sektörlerden alışık olduğumuz bir karalama kampanyası, şu anda Google için yürütülüyor. Google&#8217;ın vergi vermediği, Türk sermayesinin dışarı aktığı söyleniyor, &#8220;tavuğu biz besliyoruz, başkasının kümesine yumurtluyor&#8221; gibisinden laflar ediliyor.</p>
<p>Bir yandan da, ara.com.tr adında bir sitenin tanıtım çalışmaları yapılıyor. Bir yandan bu sitenin yazılımcılarından biri olan Hasan Tezgel <a href="http://www.haber7.com/haber/20100612/Googlein-son-oyununu-bu-yazi-anlatiyor.php" target="_blank">Google&#8217;a verip veriştirirken</a>, diğer yandan başka çalışanları televizyonlarda yerli arama motorlarının <a href="http://vimeo.com/8573188" target="_blank">yararlarını anlatıyorlar</a>.</p>
<p>Maksat çok belli. Bir yandan Google&#8217;ı kötüle, halkın milliyetçilik duygularını gazla, bir yandan da kendi projenin devletin bölünmez bütünlüğünü ne kadar desteklediğini anlat.</p>
<p>Yerli arama motoru dedikleri sitede arama yaptığımda, adam gibi sonuç bile alamıyorum. Devletin işine gelmeyecek sonuçlar daha şimdiden sansürlenmişler. Hasan Tezgel&#8217;in yazısından da, ara.com.tr&#8217;nin Çinli arama motoru baidu.com tarzında bir site olduğu, sadece devlet yararına çalıştığı anlaşılıyor.</p>
<p>Yani özgürlük yok. Arama motoru devletle koordineli çalışacak, arananlar kayıt altına alınacak, devletin işine gelmeyen sonuçlar kullanıcılara gösterilmeyecek. Böylece dünyayla irtibatımız kopacak, devlet medya aracılığıyla bizi uyutmaya, yönetmeye devam edecek.</p>
<p>İstedikleri bu. Google tartışmaları biraz daha devam etsin, ara.com.tr&#8217;nin yakında gazetelerde de yer alacağından, yerli arama motorlarının yararlarından bahseden yazıların gazetelerde boy boy yer alacağından hiç şüpheniz olmasın.</p>
<p>Bilmeyenler inanacak, ulusalcılar, milliyetçiler, &#8220;kırmızı çizgi, bölünmez bütünlük, yüce Türk devleti&#8221; gibi anahtar kelimelere tapanlar gerçeklere yine gözlerini kapayacaklar, ara.com.tr&#8217;yi yere göğe sığdıramayacaklar.</p>
<p>&#8220;Vergi&#8221; dediğiniz anda gözleri açılır devletin. &#8220;Çok vergi vercem!&#8221;  derseniz, en sıkı bürokratik önlemleri bile kısa sürede aşıp, işinizi  kurarsınız. Hele ki rakibiniz vergi vermiyorsa, devlet sizin için her  şeyi yapar. Bedava reklamdan karşılıksız krediye kadar tüm destekleri  kaparsınız. Google&#8217;ı kötüleyip kendini ön plana çıkarmaya çalışan  ara.com.tr, şu anda bu stratejiyi kullanıyor.</p>
<p>Bu iş sadece ara.com.tr ile bitmeyecek. İnternetten para kazanılabileceğini geç de olsa anlayanlar, agresif girişimlerle pastaya dahil oluyorlar. Eğer ara.com.tr Google &amp; Ulaştırma Bakanlığı kavgasından yararlanırsa, aynı strateji diğer uluslar arası sitelere de uygulanacak.</p>
<p>Yarın Facebook, sonra Twitter kötülenmeye başlayacak, vergi vermedikleri iddia edilecek, Atatürk&#8217;e hakaret denecek, bölünmez bütünlük falan denecek, ardından da aynı işi yapmaya çalışan yerli bir site piyasaya sürülecek. Yani internet yerelleştirilecek. Bunun için gereken taban ve kamuoyu desteği, Türk toplumunun damarlarındaki milliyetçi kanda mevcut zaten.</p>
<p>Vergi konusuna değinecek olursak, devletin Google&#8217;dan vergi istemesi adil bir davranış olmuyor. İnternette Türkiye&#8217;ye de hizmet veren binlerce site var. Devletin sadece Google&#8217;ın peşine düşmesi, hem yerli arama motorunun önünü açmak, hem de Google&#8217;ın yüksek kazançlarından etkilenmek gibi geliyor bana.</p>
<p>Tutup da irili ufaklı binlerce siteden vergi istemesine imkân yok. Bugün basit bir internet kullanıcısı gerek ücretli üye olarak, gerek alışveriş yaparak para kazandırıyor yabancı sitelere. Türkiye&#8217;den kullanıcı kabul eden tüm siteleri vergiye bağlamaya kalkarsanız bu sitelerin hepsini kaybedersiniz.</p>
<p>Kendimden örnek vereyim. Uluslar arası çalışan, İngilizce ve İspanyolca yayın yapan, ücretli üyelikle üye kabul eden bir sitem var. Şirketi ABD&#8217;de kurduğum için vergilerimi de ABD&#8217;de ödüyorum. Türkçe yayın yapmıyor olsam da, siteye Türkiye&#8217;den üye olanlar da var.</p>
<p>Şimdi benim siteme Türkiye&#8217;den üye olanlar var diye Türkiye&#8217;de ofis açmak, vergi vermek zorunda mıyım? Aynı sitenin İspanya&#8217;dan, İtalya&#8217;dan, İngiltere&#8217;den, dünyanın dört bir yanından kullanıcıları var ve bu insanlar para vererek üye oluyor siteme. Türkiye&#8217;nin mantığında gidersek ben tüm bu ülkelerde ofis açmak ve hepsine ayrı ayrı vergi vermek zorunda kalırım. Her birinin vergi oranları ayrı, muhasebesi ayrı, ben nasıl gidip tüm bu ülkelerde şirket açayım da vergi ödeyeyim? Bu durumda para kazanabilmem için sitemin aylık üyelik bedeli 49 USD yerine 400 USD falan olmalı. Kim gelir de üye olur o zaman?</p>
<p>Türkiye beni &#8220;burada ofis aç, vergi öde, yoksa siteni engelleriz&#8221; diye tehdit ederse, Türkiye&#8217;den gelen kullanıcılara sitemi kapatırım. Türk IP&#8217;lerini blocklarım, Türk kredi kartlarını kabul etmem. Birçok site de benim yaptığımı yapar.</p>
<p>Yoksa Türkiye&#8217;nin istediği bu mu? Yabancı siteleri vergiyle tehdit et, vermezlerse erişimi engelle, onlar da siktiri çekip Türk piyasasından çekilsinler, ortalık Türkiye&#8217;den yayın yapan, vergisini veren, devlet tarafından daha kolay kontrol edilen yerli sitelere kalsın.</p>
<p>Dünyadan kop ama milliyetçilikle göz boya.</p>
<p>Google ve ara.com.tr kavgalarının ardından göreceğiz bu filmin devamını. YouTube engeli en çok Türkçe video sitelerine yaradı, Google engellenirse en büyük avantajı ara.com.tr yakalayacak. Bu durumda sonraki hamleleri de rahatlıkla tahmin edebiliriz.</p>
<p>İnternetin yerelleştirilmesi korkunç bir film olarak hayatımıza giriyor, bekleyelim ve devamını da görelim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/yerli-mali-yurdun-mali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2010/06/yerlimali.jpg' length ='28557'  type='image/jpg' />	</item>
	</channel>
</rss>

