Diyalog şart!


İspanya’nın başkenti Madrid’de yapılan ARCO Çağdaş Sanat Fuarında, İspanyol sanatçı Eugenio Merino’nun bir heykeli var ki dünyanın durumu bu kadar iyi anlatılabilir. Üst üste ibadet eden Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi’den oluşuyor. Secde eden Müslüman’ın hemen başucunda İncil, ortada papazın elinde Tevrat, en üstte hahamın elinde Kuran var. Heykelin yanında ise bir silahın namlusunun ucuna geçirilmiş Museviliğin sembollerinden olan yedi kollu şamdan bulunuyor.

İsviçre’deki minare krizinde olduğu gibi yine Müslümanlar ayağa kalkmış. Anca ayağa kalkma, yakınma, kınama zaten. Müslüman dünyası ne zaman objektif olmayı öğrenecek? Hani nerede kaldı idrak, tefekkür?

Bugünün dünyasını muhteşem özetlemişsin. Eline sağlık Merino. Kuran’ı da en tepeye yerleştirmesi takdire şayan. Hep derim zaten “Bunlar Kuran’ı bizden iyi biliyor” diye. Biz dinin edebiyatıyla uğraşırken; onlar, dünyaya hakim olmakla uğraşıyor. İncil edebiyatla doludur zaten. Paso hikaye. Tam bize göre. Merino da başucumuza koymuş. Kuran ise edebiyat yapmaz. Mesajını kesin bir dille aktarır. Bakmayın siz TV’de Kuran tartışanlara, okumaktan aciz milletimizi uyutma hareketi bunlar. Örneğin, Kuran Enfal 39’da diyor: “Fitne kalmayıp, yalnız Allah’ın dini kalana kadar onlarla savaşın.” İşte biz ilahi, şiir, mevlitle uğraşırken; onlar da bu ayeti hayata geçiriyor. E tabi Müslümanca değil, Yahudice ve Hıristiyanca.

Dünya siyasetini Adem’den beri din belirlediği gibi her zaman da din belirlemeye devam edecek. İsrail diye bir yer yoktu yeryüzünde, ilk önce az toprak satın almakla başladılar işe, şimdi ise Kudüs’e tamamıyla sahip olacaklar. Onlar bizim kadar ilerici değiller zaten, akılları hala kaç bin sene önceki kutsal topraklarda. Şeriatçı ve gerici düşünüyorlar. Çok yazık.

George Bush iğrenç bir adam diye bilinirdi. Adam kitabına göre davranıyor kardeşim. Niye bok atıyorsunuz adama. 2 şık vardır hep. Ya onlar yağmalayıp, demokrasi götürecek dünyaya. Ya da sen Adalet’i ulaştıracaksın dünyaya. Bu işin ortası olamaz. Örneğin, hayat bilgisi kitabındaki gerici monarşik Osmanlı, bir müddet 2. şıkkı başarıyla yaptı. Fatih’in ömrü yetseydi Roma’ya bile yardıracaktı. Ama kendisine ayrılan sürenin sonuna geldi, Hakkın rahmetine kavuştu. Zehirlendiği yönünde rivayetler de var. İlk şıkka örnek, kimsenin sevmediği (onun çok da umrundaydı) George Bush’u verebiliriz. Hani horoza sormuşlar: “Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?” diye. O da demiş: “Ben takar geçerim, gerisi beni ilgilendirmez.” Bush da aynı hikaye: “Ben işgal eder geçerim, millet ne derse desin.” Dünya Bush’a küsmüş, Bush’un haberi olmamış.

Herkes kendi rolünü oynuyor bu dünyada. Bush kötüyü oynuyor. Bush gider yerine Bob gelir. Bush’lar bitmeyecek. Ama biz Bush’un karşısına kimi çıkaracağız? İyiyi kim oynayacak? Bush’un karşısına çıkardığımız barış, hoşgörü, diyalog sözcükleri. Adamlar birlik olmuş, diyorlar: “Köpeğimiz olacaksınız.” Biz: “Abi önce çay içip iki diyalog etsek he?”. Eminim Bush bi’ tarafıyla gülüyodur bize.

İçimizdeki batı hayranı ilericiler yüzünden geri kaldık hep. Okulda namaz kılan öğrenciler, başörtülü kızlar devlet meselesi haline geldi. Bir arpa boyu yol alamadık. Yıllardır verilen iktidar kavgası; milletin inancının ilericilerin bi’ taraflarına batmasından kaynaklandı. Ulan sen inanmasan da ne karışıyorsun. Bırak takılsın istediği gibi herkes. Onlar muasır medeniyete örtüyle çıkmak istiyor belki. Kutsal MMS (Muasır Medeniyetler Seviyesi) şartnamesinde “Örtülü girilmez!” falan mı yazıyor? Rejim tehlikesiymiş. Ulan ne rejimi? Rejim dediğin ilerici ile gerici arasındaki sidik yarışı. Kazım Karabekir’in partisi kapatıldığından beri hep aynı taht kavgası. Şu sıra yaşananlar 28 Şubat’ın intikamını alma çabaları değil mi? O yıllarda Ordu’dan o kadar askeri aforoz ettiniz. O kadar insanı “İrticacı” diye damgaladınız. Şimdi de üst düzey emekli askerler intihar eder oldu. Etme-bulma dünyası işte.

Gâvurlar tepemize binme planları yaparken biz hala kendi içimizde birbirimizi parmaklamaya devam edelim. AR-GE, teknoloji, üretim bizim neyimize. Bizim kapı gibi Diyalog’umuz var. Asıl ayakkabı fırlatılması gereken Bush mu? Ayakkabıyı Bush’a fırlattıysak, kendimize koca bir postal fırlatmamız gerek. Hem de tam gafil kafamıza.

Bookmark and Share

16 Yorum

Albatros  March 3rd, 2010 tarihinde demis ki;

Kendi içinde çok çelişkili bir yaklaşım.

Kötü olan diyalog mu, yoksa diyalog yöntemi mi? Yöntemde hata varsa doğrusu nasıl olmalıdır?

Bush’u diyalog’a davet etmek mi kötü bir fikir yoksa onun bir yerleri ile gülmesi mi kötü?

Dünya siyasetinde “sen beni tanımıyorsan ben seni hiç tanımıyorum” mu demek lazım?

Sanki piyasadaki ezber yargılardan biri ile yazmışsın bu yazıyı: “diyalog kötü bir şeydir.”

Ayrıca “İçimizdeki batı hayranı ilericiler” ve “Rejim dediğin ilerici ile gerici arasındaki sidik yarışı.” cümlelerindeki etiketlerin sonuna parantez içi ünlem konulmamış olması büyük bir eksiklik. ilerici(!), gerici(!) şeklinde yazılması daha uygun olurdu.

İslamofobi’ye karşı siyasi ortamda çözüm aramanın neresi yanlış? Üstelik ehli kitap olma gibi ortak bir nokta varken neden kullanılmasın? Diyalog’a girenlerin imanlarını kaybedeceğinden mi korkuyorsunuz? Kendi imanınızın daha sağlam olduğuna eminmisiniz?

Bunları her ne kadar size söylüyor gibi görünsem de, aslında dinle imanla alakası olmadığı halde diyalogu dini gerekçelerle reddedenlere karşı söylüyorum. Muhabbetle…

Ömer Yavuz  March 3rd, 2010 tarihinde demis ki;

Kuyuda (!) isareti koyacak olsak, her cumleye koymamiz gerekirdi :)

bosbogaz  March 3rd, 2010 tarihinde demis ki;

“De ki: ‘Ey Kitap ehli! Ancak Allah’a kulluk etmek, O’na bir şeyi eş koşmamak, Allah’ı bırakıp birbirimizi rab olarak benimsememek üzere, bizimle sizin aranızda müşterek bir söze gelin’. Eğer yüz çevirirlerse: ‘Bizim müslüman olduğumuza şahid olun’ deyin.” (3,64) Diyanet meali.
Yani dialog sart ve isin aci tarafi elimizdeki en ise yarayabilecek silahta bu. Butun Hristiyanlari bir fircayla ayni renge boyamak mumkun, onlarinda ayni seyi bizler icin yapmasi mumkun. Ama bunda kaybeden insanlik olur. Biz bir baskasi bize kotuluk etti diye ayni kotulugu onlara edemeyiz. “Rabbin meleklere “Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim” demişti; melekler, “Orada bozgunculuk yapacak, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz Seni överek yüceltiyor ve Seni devamlı takdis ediyoruz” dediler; Allah “Ben şüphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim” dedi.” (2,30)
Meleklerin bilmedikleri insanlarin icinde sakli. Batinin dininden bu kadar kopmus olmasi bizim icin bir firsattir. Bu firsati degerlendirmek icin tanka topa ihtiyacimiz yok. Onlarda olsun ama tek silah olmasin. Nitekim bazi islam bilginleri Kiyametin alametlerinden olan gunesin batidan dogmasi olayini fiziksel degil ama mecazi anlamda islamin batida tekrar dogacagi olarak almislar ki bana gore cok dogru bir yaklasim. Iyimser olmak lazim biraz.

Ömer Yavuz  March 3rd, 2010 tarihinde demis ki;

Yazdigin mealin cevirisi pek iyi degil, ben de okurken anlamakta zorluk cektim, daha iyi bir ceviri:

“De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahit olun, biz müslümanlarız.””

Bu ayet cok acik. sinirlari cizen bir ayet. uzlasmanin ancak ve ancak onlarin da musluman olmasiyla saglanacagini soyluyor. Kisaca bu ayette islama davet var. gelin, Bir olana inanalim, kardes olalim mesaji var. Eger kabul etmiyorlarsa aramizda bir cizgi var demek.
~~~
Batinin dininden bu kadar kopmus olmasi bizim icin bir firsattir.
Bu sozune katilmam hic bir zaman mumkun olmayacak. Cunku bati dininden koptukca hakikate yaklasmistir. Nihayetinde dini din degildir. Din ayak bagiydi onlar icin. zalim kilisenin altinda (bizim egitim sistemindeki gibi) moronlasmislardi. Dusunmek yasakti. Dinden koptuklari anda terakki etmeye basladilar. Zaten ayni mantikla biz de laikligi ithal ettik ya onlardan.
hadi diyelim dinden kopmalari buyuk bir firsat. Biz ne kadar dinimize bagliyiz. Kitapsiz muslumaniz biz bunu da not duseyim. Onlar yasam pratikleriyle daha muslumanlar bizden. Kendi iclerinde daha adiller (gunes batidan doguyor hakkaten). nerde yavsaklik, yalakalik, şakşakcilik, karaktersizlik var, o da bizde.
~~~
diyalog derken halkla insanlarla diyalog anlamiyorsunuz umarim, o sekilde anlasilmalar var gibi, kastettigim dinlerarasi ve siyasi arenadaki diyalog, yoksa turklerden cok daha iyi diyalog kurabilirim gayri muslimlerle
~~~
gunesin batidan dogma hadisesine gelince -gercek anlami disinda- bunun hakkinda kimse kesin birsey soyleyemez. Hepsi bir varsayimdir. Tipki İsa’nin yeryuzune tekrar inisi gibi. Bunu da mecazi anlamlara ceken cok olmus. Gaybi yalniz Allah bilir.

Gercek anlamlari hallettik de mecazlari kalmisti. Daha ayetleri anlayamiyoruz. Hemen fantaziye kaciyoruz.
(Elfler inecek gokyuzunden saf saf. Mesihle birlikte tum kafirleri oldurecek. İyi be, Liv Tyler musluman olcak, ben de onla evlencem.)
~~~
Yaziyi daha ne kadar acik yazabilirdim bilmiyorum. anlasilmamisim yine. En deli ben miyim len :)
At sirtinda ordan oraya kosan ecdadin kemikleri sızlıyor eminim. Niye gelmisiz ki biz Orta Asya’dan? onca savasa ne gerek vardi? Ecdadimiz da tam deliymis :)

Hele Eyüp Sultani anlamak mumkun degil. Ula Mekke neresi İstanbul neresi. Ne GPS var ne google earth. Neresiyse Konstantiniye? almaya gelmis. biz annemiz icin bakkala ekmek almaya gitmeye üseniyoruz. ama diyaloga gelince dil pabuc kadar. “anne farmville’de patlican toplamam lazim.” “karnini mi doyurcak eşşoğlu”

Ecdad! gercek deliler onlardi. biz anca deli müsveddesiyiz.

Albatros  March 4th, 2010 tarihinde demis ki;

Dün ve bu gün arasında çok önemli farklar var. Batı artık ortaçağdaki gibi zalim değil. En azından kendi içinde adaletli, müslüman dünyaya karşı zalim.
Üstelik kendi içlerindeki adaletleri maalesef bizdekinden daha iyi.
Diyalog denilen hadiseyi hristiyanlık ve yahudilik’in hak din ilan edilmesiymiş gibi yapılan propagandaları öncelikle bir kenara bırakalım. Bu hareketin özetinin “senin dinin sana, benim dinim bana” olduğunu düşünüyorum. Sen kendi dininin ne kadar doğru ve insanların huzuru için elzem olduğunu düşünüyorsan ben de aynı şeyi düşünüyorum. Dinlerin ortak noktası insanların huzuru ise ve bizim de gücümüzün yeteceği bunun dünya tarafı ise gelin bu tarafı onaralım. Siz kendi içinizde adil olduğunuz kadar bize karşı da adil olun. Biz de, çektiği acıdan düşünme yeteneğini kaybederek (müslümana yakışmayan) sivil halka karşı eylemer yapanları rehabilite edelim. Biz huzur bulmadan dünya da huzur bulamaz. Bizim canımız yandıkça mutlaka bunun size de yansıması olacaktır. Biz öncelikle barışı ve selameti arzuluyoruz bütün çabamız bu yöndedir. Sizin menfaatiniz de bu yöndedir. vs vs

Ne bileyim bu konuda söylenebilecek bir sürü şey var işte.
Buna rağmen boşver barışı, gidip tepelerine çökelim bu küffarın derseniz, bunu size emreden Kur’an değil, kafanızdaki tedavisi imkansız düşmanlık mikrobudur.
İslam, Batıyı adil olmaya geçmişte de zorlamıştı, bu gün de zorlayacaktır.
Diyalog şart kardeşim. Huzur ortamına her zamankinden daha fazla muhtaç olduğumuz bu günlerde(!)…
Hakikaten, niye her zamankinden daha fazla muhtaç oluyoruz ki?
Ben diyalogu destekliyorum.

Ya bu heykeli yapan diyalogu anlayamamış, ya da ben.

Galiba temel problem farklı, herkes barış ve huzur istiyor olmalı. Ama bazıları diyaloga karşı çıkıyorsa; diyalog sonucunda dinin özünde değişiklik yapılıyor olmasından mı korkuyor? Veya bu yönde karineler mi var? Ben mi olan biteni göremiyorum, yoksa diğerleri mi halusinasyon görüyor?

Diyaloga karşı çıkanların daha anlaşılır ve kabul edilebilir gerekçeler getirmesi lazım.

Hz. Eyüb’ün seferi bu konuda yeterli delil değil. Çünkü, Necaşi müslüman olmadığı halde adildi ve biz onunla savaş halinde değildik.

Herhangi bir cemiyet-cemaat mensubiyetim olmadığından; diyalogu gördüğüm kadarıyla değerlendirip savunuyorum, körü körüne bir destek değil. O yüzden duvara konuşuyorum zehabına kapılmayın lütfen, kuvvetli gerekçeleriniz olursa mutlaka yankısı olacaktır.

bosbogaz  March 4th, 2010 tarihinde demis ki;

Bu ayet cok acik. sinirlari cizen bir ayet. uzlasmanin ancak ve ancak onlarin da musluman olmasiyla saglanacagini soyluyor.
Sen herhalde baska bir acidan bakiyorsun. Ben burada muslumanlik sarti gormuyorum. Eger bu sart olmus olsa orada acikca yazilirdi. Bu gun bir yahudiye gitsen ve Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin dersen. Her halde adamin soyleyecegi soz amenna olacaktir. Bunlara evet diyebilmek icin muslumanlik sarti gerekmiyor. Hristiyanlar icinde ayni sey gecerli. Her nekadar onlarin bir tanri inanci ucleme ile karistirilmissada.
Zaten butun bunlarin soylenebilmesi icinde bir dialog ortaminin olmasi gerekiyor. Yoksa kas goz isaretleriyle boyle bir teblig yapilamaz herhalde :)
Eger dersen ki bu ortak soze gidilirken muslumanlar inanclarindan taviz verecekler bu asla kabul edilemez. Burada amac onlari bizim seviyemize cekmek yoksa arada bulusmak degil.

Yorumunda bu dialogun dinler arasi veya siyasi duzeyde olamayacagini soylemissin. Dinler arasi dialog konusunda belki haklsiin ama siyasi anlamda olay insanlara bagli. Avrupada, Amerikada insanlar siyaseti belirliyor. Bizdeki gibi rejim insanlari belirlemeye calismiyor. Benim bahsettigim firsatta bu iste. Gerci sende yorumunun basinda katilmadigini soylesende “Din ayak bagiydi onlar icin. zalim kilisenin altinda (bizim egitim sistemindeki gibi) moronlasmislardi. Dusunmek yasakti. Dinden koptuklari anda terakki etmeye basladilar…Onlar yasam pratikleriyle daha muslumanlar bizden. Kendi iclerinde daha adiller (gunes batidan doguyor hakkaten)” sanki ayni dusuncede oldugumuzu gosteriyor. Bu insanlar kendilerini kilisenin yorungesinden cikardiklari vakit ellerini ilk tutacaklar ne budistler ne scientolojiciler ne born againler ne hindular olmali. Simdi bunlari okurken bakiyorumda benim dialog anlayisim misyonerlige de cok yakin. Neden olmasin? :)

hükümdar  March 5th, 2010 tarihinde demis ki;

boşver ömer kardeş uzun uzun yazmışsın ama kuyudakiler bile dialogcu çıkıyorsa, fazla da dialoga girmenin anlamı yok. seni de çok fena tersten anlamışlar bu arada.

Albatros  March 5th, 2010 tarihinde demis ki;

Kuyuda etiketçiler var, çok ilginç.

Keşke diyalog ile ilgili hüküm vermek yerine deliller ortaya konulsa da biz de yanlış veya tersten anladıklarımızı düzeltme şansına kavuşsak.

Ömer Yavuz  March 5th, 2010 tarihinde demis ki;


Buna rağmen boşver barışı, gidip tepelerine çökelim bu küffarın derseniz, bunu size emreden Kur’an değil, kafanızdaki tedavisi imkansız düşmanlık mikrobudur.

efendim siz benim dediklerimden bunu anlamissaniz ben ne diyem daha

bu arada hüküm vermek, delil getirmek ne haddime
benim demek istedigim özetle sunlardi:

1- bu adamlar bizi köpekleri etmek istiyolar. hatta cok degerli hocalarimizi bile kullaniyolar bu iste.

2- onlar Kuranli yahudi, biz incilli musluman

3- islam dünyasi yuzyillardir uykuda, tembel, miskin, ayrica musluman dunyasi paramparca, birlik beraberlik yok, ortadoguda her ulkenin baskani kukla olmus (en iyi ihtimalle ahmedinejad haric)

4- daha camide saf olusturmasini beceremeyen, okumayan cahil muslumanlardan bi bok olmaz

5- yukaridaki gerceklere gore; “diyalog” bizim icin sadece tecavuze ugrarken tadini cikartmak anlamina geliyor. kendimizi kandiriyoruz yani her zaman oldugu gibi

..
.
“diyalog sart” derken su acilardan bakabiliriz:
- Kuranla diyalog sart,
- diger islam (hala boyle bisey kaldiysa) ulkeleriyle sart (ulan diger islam ulkeleriyle dedim, biz islam ulkesi degiliz ki, hö)
- gavurlarla sart bu amcalardan Kuran dersleri alabiliriz.

Ben de bi sure şeyh Merinonun müridi olarak takilicam. yararli olacagina inaniyorum.

Albatros  March 5th, 2010 tarihinde demis ki;

Özetle söylemek istediğin 5 madde, diyalogun ne kadar kötü olduğu konusunda beni ikna edecek karine, delil, gözlem, bulgu içermiyor. Hemen hepsi de hüküm, karar, önyargıdan ibarettir.
Adamlar bizi köpekleri yapmak istiyorlarmış, doğru olabilir, muhtemelen sen de onlar için aynı şeyi istersin. Düşman taraflar için bu istek insan tabiatına uygun bir beklentidir. Maalesef söylediklerinizden hep bu şekilde anlamlar çıkarabiliyorum. Değerli hocalarımızı da bizi köpekleştirebilmek için kullanıyorlarmış. Umarım elinde sağlam delilleriniz vardır, yoksa mahşer gününde değerli hocalarımızın ifadesini bile almadan hüküm vermenin hesabını verirken zorlanırsınız. Eğer birazcık fıkıh bilginiz olsaydı, davacı ve davalıyı aynı mecliste dinlemeden karar vermezdiniz.
Kendi hesabıma incilli müslüman tanımını kabul etmiyorum. Yahudinin Kur’anlı olduğunu da hiç sanmıyorum.
Parçalanmışlık ve uyuşukluk fitne mikrobunun sonucudur. Bir çok insan fitne ateşine odun taşıdığının farkında değildir. Tıpkı hariciler gibi, kendilerinden başka herkesi ihanet ve küfürle suçlarlar. Hariciler Hz. Ali’nin bile dinden çıktığını, kafir olduğunu iddia ediyorlardı. Günümüzde de fitne ateşi olanca kuvvetiyle yanmaya devam ediyor. Allah hepimizi esirgesin.
Ve lütfen; daha yüksek sesle bağırdığında veya abarttığında haklılığının artacağını sanma. Saf oluşturamayanlardan bir bok olmaz, tecavüz gibi abartmalar yerine diyalog süreci ile ilgili abartmalar yerine daha somut deliller getirebilmelisin.

SELVAN  March 5th, 2010 tarihinde demis ki;

Merino kimdir ya da bilinçaltındaki gerçek niyeti nedir pek de önemli değil .. Sanat yönünü de anlamam. Ama çağımızdaki gerçeklik açısından ortadaki ile üstteki yer değiştirmeli bence. Yahudi her olayın merkezinde ve ‘vaatler’le dolu kitab(!)ını hiç bırakmadan varlığını sürdürüyor.
“İnsanlar içinde, müminlere en çok şefkat gösterenlerin ise ‘Biz Nasarayız’ diyenler olduğunu görürsün” (maide82)
Zamanlar döndükçe öyle bir hale geldik ki; algılayamaz ama bol bol yorum yapar olduk..
Azgın, küçücük bir toplulukta öyle bir yetim çıktı ki; taşıdığı güzellikler dünyaya tüm devirlerde ‘biricik’ mükemmeldi! Peki neydi O’nun ilk anından itibaren görünen (ve şimdi O’nun getirdiklerini kabul ettiğini iddia eden bizlerin pekçoğunda bulunmayan) ?
Eminlik ve Kibirsizlik… Peki yukarda bahsi geçen ‘Nasara’ların temel özelliği ne? : Kibirsizlik, duygulu olma (ayetin devamında Hakikati dinlerken ağladıklarından bahsediyor) ..
Evet bu durumda diyaloğa geçilecek olan elbette sistemler, ülkeler vs.. değil ki?! Ebu Cehil ya da Ömer ile bu dini kuvvetlendirmesi için Yaratıcı’ya yakarırken bir yanlış mı yaptı O?
Din kimin dini ki? Müslümanım diyenlerin mi? Hiç sanmıyorum.. Savaşılan insanlar değil fikirler olmalı.. Ve “Her İnsan’da” bizim bilemeyeceğimiz, Evvelde ‘said’ diye kodlanmış genler olabilir ve tabii daha kötüsü; mümin olduğunu iddia eden bizlerde de ‘şaki’ kodları!..
KASMAYA GEREK YOK; TEK PLAN KURUCU NE İSTEMİŞSE, O ZATEN OLACAK! Kimse kimseyi (ve kendini de) kategorize etmeden her nefeste, her adımda doğru bildiğini yapıyorsa; sözüyle,haliyle diyalogta ve YOL’un payına düşenini elbette tamamlamaktadır sanıyorum.

Albatros  March 5th, 2010 tarihinde demis ki;

Dinlerarası diyalog ile Medeniyetlerarası ittifak aynı şey mi?

Bu çalışmalar kapsamında kararlar alınıp açıklanıyor mu? Bu güne kadar ortaya çıkan somut sonuçları nelerdir?

Bilgisi olan biri varsa bir konuyu daha iyi aydınlatmaya yardımcı olmasını rica ediyorum.

bosbogaz  March 6th, 2010 tarihinde demis ki;

Omer yazinda bahsetmek istedigin bu 5 madde karsinda senin onerdigin cozum ne?
Allah’ın yardımı ve zaferi gelip de insanların bölük bölük Allah’ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit Rabbine hamdederek O’nu tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.” (110, 1-3) Ben bugun bunu goruyorum ve hicte umitsiz degilim…

http://www.youtube.com/watch?v=C3y-iBnLMdQ

Ömer Yavuz  March 6th, 2010 tarihinde demis ki;

@albatros
Ve lütfen; daha yüksek sesle bağırdığında veya abarttığında haklılığının artacağını sanma. Saf oluşturamayanlardan bir bok olmaz, tecavüz gibi abartmalar

“hakli olmak” gibi bir gayem yok, sadece gözlemlerimi soyluyorum. argo konusmami “yuksek sesle bagirmak” olarak algilamissiniz galiba,

icimde firtinalar koparken ve kendimi anlatamiyorken argoya yonelirim genelde

yukarida abartma dedigin seylerin hep arkasindayim ve olacagim, delil getir dersen getiremem. delil etrafimizda her yerde.
~~~
kafir munafik psikolojisini daha iyi anlamamiz acisindan Kuranla diyalog sart. kesin Sözler ve hakiki tahlil orada
~~~

@SELVAN
degerli yorumlarin icin eyvallah

@albatros
bu calismalar kapsaminda alinan kararlar ve bize aciklananlar (buz daginin gorunen tarafi ve gorunmeyen tarafi) her zaman farkli oldu ve farkli olacaktir. Bu kararlara güvenmek Bush gibilere guvenmek demektir.

Bir örnek: birlesmis milletler, dünya baris örgütü
barişi kimin adina sagliyorlar? kime calisiyorlar?

Kalplerin İcini Bilen hepimizi muteyakkiz kilsin.
~~~

@bosbogaz
Converted Kardeslere selam olsun, onlardan ogrenecek cok seyimiz var, günes batidan doguyor ;)
ve biz elimizdeki Kitabin kiymetini bilmiyoruz, bi convertion da bizim ihtiyacimiz var

cozumun baslangic asamasini yukarida soyledim:
- Kuranla diyalog
- cemaat-mezhep ayriliklarini sona erdirme
- Kabe etrafindaki hac kardesligini, devletler bazinda gerceklestirme (avrupa birligi gibi)

utopya biliyorum ama diyalog sart :)

herhangi biri  October 29th, 2010 tarihinde demis ki;

yukarıda kendisini müçtehid gören arkadaslara ve de ben’im dediğim, ben’im ayet yorumum, ben’im islam ve irşad anlayışım diye uzun uzadıya anlatabilirsiniz..ve de hak adına değil de nefsinizi haklı çıkarma adına da ayetleri sıralayabilir ve de onları istediğiniz şekilde yorumlayabilirsiniz..ama gerçek ve vaki olan şey güzel insanların hak için kavga etmeden gene o senin nefsin adına sıraladıığın ayetlere inansınlar diye sulh ortamı ve diyalog kuruyorlar..ve de inanın birileri sdc hak adına gidiyorsa dünyanın öte taraflarına onlar kadar sıcak ve rahat evlerinizden çıkmadan(olmadığını iddia edemem,tanımadığım insanlarsınız)oturup klavye başına kelime çatlatabilirsiniz itirazım yok ama ağızınızı yıkayın da islam davaları hakkında yazın..argoluk konuşabilecek irfana erebilmişseniz de yazmayın daha iyi…

bosbogaz  October 31st, 2010 tarihinde demis ki;

Muctehidlik kim biz kimiz…

Simdi de sizi dinliyoruz