Dur ihtarına uymayan kadın hamile kaldı!

Ferhan Şensoy Tiyatrosu oyuncuları vakti zamanında bir deney yapmışlardı. Nazi subayı kılığındaki oyuncular İstiklal Caddesi’nde vatandaşlara kimlik kontrolü yapmışlar, çeşitli yasaklardan bahsetmişler; kimse onlara karşı çıkmamış, herkes boynunu eğip kaderine razı olmuştu.

Eminim ki bugün çıkıp yapsak aynı şeyi, kimse tutup da “n’apıyosun sen bilader!” demeyecek.

Polisten, güçten korkuyor bu millet. Belki de bu nedenle polisler gün geçtikçe kabalaşıyor, üzerindeki üniformanın kimin tarafından tahsis edildiğini unutacak kadar ileri gidebiliyorlar.

Polis kabalaştıkça, halk daha çok çekiniyor. “Aman bana bir şey yapmasın” diyor ve aptallık döngüsü devam ediyor. Biz yasakların arkasındaki nedenleri araştırmayız. Ses çıkarmamayı tercih ederiz. Karşımızdaki Nazi subayı bile olsa…

Belki de bu nedenledir ki, haydutluk, eşkıyalık yapacak olanlar polis kılığına giriyor, dolandırıcılık yapacak olanlar komiser olduklarını iddia ediyorlar. Halk kendi polisinden, kendi askerinden korkuyor çünkü, saygıyla alakası yok bunun.

Geçen Ağustos ayında 5 tane orospu çocuğu Avcılar’da bir restoranda çalışan bir kıza kafayı takmışlar. Kız bunlara pas vermeyince planlarını devreye sokmuşlar. Polis ceketleri, şapkaları, coplar, tabancalar ve kullandıkları araca taktıkları tepe lambasıyla tam bir polis ekibi görüntüsüne bürünmüşler.

Sonra kızın çalıştığı restorana gidip ellerinde coplarla içeri dalarak hem görevlileri dövmüşler, hem de kızı saçlarından sürüye sürüye alıp götürmüşler.

Bir kişi de kalkıp “n’oluyor kardeşim, polissen polisliğini bil” bile dememiş. Onlarca müşterinin gözü önünde arabaya kadar saçlarından sürükledikleri kızı alıp götürerek altı saat boyunca tecavüz etmişler.

Ulan yemin ederim içim sızladı. Bu insan senin düşmanın bile olsa bu kadarını yapamazsın be. İki farklı kameradan olayın görüntülerine baktım Hürriyet’in sitesinde, restoranın içinden arabaya kadar, merdivenlerden, kaldırımdan, insanların, şehrin ortasında saçlarından tutup sürüklüyorsun bir genç kızı, o acıyla bağırıp kurtarılmak için çığlıklar atıyor ve bir kişi de kalkıp yardım etmiyor, edemiyor. Korkuyor çünkü polisten. Hatta belki de kızın üzerindeki mini eteğe bakıp işin aslını bilmeden “pis orospu, oh olsun!” diyenler bile vardır olayı görenler arasında.

24 Ağustos’ta gerçekleşen olay neden 1 Aralık’ta haber oluyor, o ayrı bir konu. Belki de “gerçek” polisler konu açıklığa kavuşana kadar işin medyaya yansımasını istememişlerdir. Şimdi zanlılar yakalandığı için haber olmakta bir sakınca yok.

Bu kişiler 1 Aralık 2008 tarihinde Büyükçekmece Adliyesi’ne sevk edildiler. Nasıl bir ceza alacaklarını çok merak ediyorum. Bir kıza tecavüz etmek için polis kılığında restoran basacak kadar pervasızca davranışlar sergileyebilen bir sapık, cezaevinde kaç yıl kalırsa “ıslah edilmiş, topluma kazandırılmış” sayılır, yakında göreceğiz.

Yazının başlığını takmayın kafanıza, henüz gerçekleşmiş bir olay değil ama yakında gerçekleşir o da.

Bookmark and Share

Simdi de sizi dinliyoruz