Euro 2016 ve Türkiye

Euro 2016 Turkiye logosuFutbolu zerre kadar sevmem. Ama gerek medyanın, gerekse çevremdekilerin 24 saat futbol tartışması yüzünden az çok haberdar oluyorum olaylardan. Euro 2016 konusunu duyunca da biraz bakınma ihtiyacı hissettim.

Türkiye Futbol Federasyonu, Euro 2016 tanıtım kampanyası için bir site açmış. Sadece Türkiye’ye değil, bütün Avrupa’ya hitap eden site sadece İngilizce ve Türkçe yayın yapıyor. Yani futbol delisi İspanyollar, İtalyanlar, Almanlar, siteye girdiklerinde hiçbir şey anlamayacaklar. Hoş, Türkçe bilen ama futbolla pek ilgisi olmayan bir kişiye de hitap etmiyor site.

Sadece Türkiye’nin neden seçilmesi gerektiği anlatılıyor, aday şehirler hakkında bilgi veriliyor. Ankara’nın güzelliğinden, Eskişehir’in kültüründen bahsediliyor. Kayseri’nin pastırmasını, Konya’nın Tuz Gölü’nü anlatmışlar.

Evet, zannedersiniz ki siteyi Turizm Bakanlığı açmış. Stadlar hakkında hiçbir bilgi yok. Hangi şehirde hangi stad yapılacak, projesi nedir, kapasitesi nedir, hiçbir şey yok.

Tanıtım konusunda eksi puanı verip, konuyu başka kaynaklardan araştırdım biraz. Federasyonun kendi tanıtım sitesinde olmadığı gibi, medyada da stadlar hakkında hiçbir bilgi verilmemiş. Sadece isimleri anılıp geçilerek bu şampiyonanın ülkemiz için ne kadar önemli olduğu anlatılmış.

Türkiye, sokaktaki simitçiden gökdelenin tepesindeki holding patronuna kadar futbol delisi bir ülke. Türk medyası futboldan başka hiçbir sporu haber yapmaya bile gerek görmez, Türk insanı spor dendiğinde futbol anlar.

Bir sokak röportajı yaparak insanlardan bildikleri 5 spor dalını saymalarını isteseniz onu bile sayamazlar.

Yüzme, atletizm, motor sporları, buz pateni falan yoktur bu ülkede. Ne adam gibi bir paten pisti, ne de güvenliğinizden emin olarak yarışabileceğiniz bir yarış pisti vardır.

Bununla birlikte her mahalle arasında birkaç halı saha, küçüklü büyüklü her şehirde Süper Lig maçlarının oynandığı stadyumlar bulunur. Türkiye o kadar futbol meraklısıdır ki, bir sarayın bahçesini bile stadyuma çevirerek futbola olan bağlılığını ispatlamıştır.

Euro 2016 adaylığı, futbolu bu kadar seven bir ülke için gurur verici bir proje sayılabilir.

Kafama takılan sorular ise şunlar:

Aday gösterilen sekiz stadyumluk listedeki stadların beş tanesinin henüz temeli bile atılmamış, biri inşaat halinde.

Akşam sabah futbol muhabbeti yaparken adam gibi stad yapmayı mı unuttunuz? Mevcut stadlarınız arasında Euro 2016 için gururla aday gösterebileceğiniz bir tanecik bile stad yok mu?

Bildiğiniz tek spor olan futbolda geldiğiniz nokta bu mu?

Yoksa siz futbolda ilerlediğinizi zannederken sadece futbolcu ticareti mi yaptınız? Türk futbolu gelişiyor diye sevinirken olan biten sadece futbolculara pazar olmak mıydı?

Ben de şikayet edip dururdum, halime şükretmeliymişim. Yıkık dökük de olsa, birileri didiştikçe mühürlense de Körfez pistimiz var. Yılda üç gün görebilsek de uluslar arası standartlara uyan, dünyanın en prestijli sporlarından Formula 1′a ev sahipliği yapabilen İstanbul Park’ımız var.

Futbol sevdalılarının hiçbir şeyi yokmuş meğer.

Futbolseverlere acıdım şimdi.

Bookmark and Share

Sadece 1 Yorum

Altair  December 29th, 2009 tarihinde demis ki;

“Türk insanı spor dendiğinde futbol anlar.” Dogru bir tespit. Futbolda A milli takima teknik direktor olan bir kisinin unvani milli takimlar teknik direktoru olarak geciyor. Futboldan baska milli takim yok herhalde.

Simdi de sizi dinliyoruz