Gittim Gezdim Geldim / Kayseri-3

altayesirogluKayseri’de çok kişiyle sohbet ettik. Nerelere gidebileceğimizi, nereleri görmemiz gerektiğini yaklaşık olarak biliyorduk ama Kayserililer de anlattıklarıyla planlarımıza katkı yaptılar. Görmemiz gereken yerlere bir de Ali Dağı’nın eteklerinde kurulan ve Kayseri’nin beş merkez ilçesinden biri olan Talas Mahallesi eklendi. Kayseri, geçmişten beri Orta Anadolu’da hem ticaret açısından hem de siyasi açıdan önemli bir bölge. Büyük İskender’den tutun Osmanlılar’a kadar birçok medeniyeti görmüş yerlerimizden birisi. Talas’ı diğerlerinden ayıran en önemli özellik ise üç ırkın uzun süre kardeş kardeşe yaşadığı mahal olması. Türkler, Ermeniler ve Rumlar, Türk-Yunan nüfus mübadelesine kadar asırlarca kapı komşuluğu yapmışlar burada.

Talas Mahallesi’nde hala daha o ‘eski’nin kokusu alabiliyorsunuz. Birçoğu tarihi eser olan evlerin korunmasına büyük hassasiyet göstermişler. Şu anda bu evlerde hala daha yaşamını sürdüren aileler var. Modernizmin cazibesine kapılıp o cânım evleri apartmanlarla değiştiren ev sahipleri de yok değil tabii ki.talasmahallesi

Kayseri merkezinden otobüse binip yaklaşık 20 dakikalık bir yolculuktan sonra Talas Mahallesi’ne ulaştığımızda Emir’le birlikte kakalak gibi kaldık. Çünkü otobüsten indiğimiz yer, her ne kadar mahallenin ortası olsa da kimsecikler yoktu ortada. Aslına bakarsanız nereye gideceğimizi de bilmeden önümüzdeki bayırdan başladık yürümeye. Karşımıza ilk olarak mimari yapısı çok değişik bir cami çıktı. Sultan Abdülhamid Han döneminde yaptırılan Talas Han Camisi’ne girmeye çalıştık ama avluya açılan kapı kilitliydi. Caminin değişik yapısı ilgimizi çekince parmaklıklardan atlayarak daldık avluya. Aradık, taradık ama camiye nasıl girileceğini bir türlü bulamadık. Sonra Talas Mahallesi’nin yukarılarına doğru vurduk rampaya. Oradaki evler daha cazip gözüküyordu çünkü.

Talas Mahallesi, üst tarafı kayalıklardan oluşan bir yamaca kurulmuş. Neden öyle bir yere yerleştiklerini bir türlü anlamadım. Çünkü kayalıklar ciddi bir tehdit gibi duruyor. Nitekim uzunca bir süre önce toprak kaymasıyla birlikte evlerin üzerine yuvarlanmışlar. Böyle olunca da eski evlerin bir çoğu enkaz haline dönmüş.

cimg6337Mahallede evlerin yanı sıra ilgimi en çok çeken şey sessizliği ve kimselerin olmamasıydı. Şimdi düşünüyorum da yaptığımız iş büyük cesaretmiş aslında. Hiç tanımadığın bir yerde, inlerle cinlerin nefes nefese galibiyet için top koşturduğu bir bölgede nereye gittiğinizi bilmeden ‘bir yere’ gidiyorsunuz. Tamam olası bir durumda bileğimize güveniyoruz ama hadi çok sıkıştık nereye kaçarız nereden izimizi kaybettiririz belli değil.

snc11964Geyiğin dibine vurmuş  vaziyette dolaşırken susamaya başladık. Sularımız da suyunu çekmiş  bir durumdaydı ve çevrede bakkal, market namına hiçbir şey yoktu. O zaman “Hani, nerede bu misafirperver Anadolu insanı!”  diye yüksek sesle konuşa konuşa ilerliyorduk ki bir bahçe kapısı açıldı bir anda. Yaşlı bir amca kafasını kapıdan uzatarak “Gençler hayırdır, nereden gelip nereye gidersiniz” diye sorgulamaya başladı bizi. İlk olarak amcanın bize ayar vereceğini, “Dostum biz burada yabancıları sevmeyiz, tamam mı ha!?” diyeceğini düşünüyordum ama dedenin de nur yüzüne yakıştıramıyordum böyle bir tavrı. Az önce arkasından attıp tuttuğumuz Anadolu insanı karşımızdaydı. Sorgu sualden sonra Mevlüt adlı dede (80+), “Gelin dinlenin, erik yersiniz” diyerek bahçeye davet etti bizi. Bahçede eriğin envai çeşidi vardı, dalından koparıp atıştırmaya başladık. Ayıp olmasın diye yeter dedikçe Mevlüt dede daha da ısrarlı bir şekilde “Yiyin yiyin” diye teşvik ediyordu. Eriğe doyana kadar yedik, dedenin zorlamalarıyla ceplerimize de doldurduk. Mevlüt dede çok şeker bir insandı, ömrü uzun olsun. “Karnımız aç dede” desek neyi var neyi yok önümüze sererdi eminim.
cimg6359Mevlüt dededen ayrıldıktan sonra Talas Mahallesi’ndeki kiliseye ve Amerikan Koleji’ne doğru yola çıktık. Yol dediğim, alabildiğine bayır, git git bitmiyor. En sonunda bir kuytuda pitstopa girmeye karar verdik. Yaklaşık 40 metrelik bir yarın kenarıydı ve kayalıkların cazibesi beni uçurumun kenarında oturmaya mecbur bıraktı. Yüksekte olmak bambaşka bir şey be! Seviyorum tepeleri…
cimg6342Amerikalılar, Talas Mahallesi’nde yıllar önce bir kolej açmışlar. Eski bir şey olduğu için her gelene mutlaka orayı görmelerini tavsiye ediyorlar. Kayalıklarda otururken bir yapı dikkatimi çekti ve oranın Amerikan Koleji olduğunu iddia etmeye başladım. Emir’le birlikte kocaman binaya gitmeye karar verdik. Bahçe kapısına yaklaştığımızda gözlerimiz selam vereceğimiz birilerini aradı ama kimse yoktu ortalıkta. Danışma da boş boş duruyordu. Kapıdan içeri girip birkaç adım atmıştık ki bir anda bir polis memuru koştura koştura gelmeye başladı üzerimize doğru. Meğer Amerikan Koleji yerine Vali Konağı’na girmişiz elimizi kolumuzu sallaya sallaya.

Vakit öğleni geçmiş, Talas Mahallesi’nde de yapacak fazla bir şeyimiz kalmamıştı. Zaten güneşin altında beygir gibi tırmanmak da bir hayli yormuştu bizi. Ufaktan bir bıkkınlık hasıl olmaya başlamıştı. Geri dönmek için bulduğumuz ilk otobüs durağına serildik hemen. Gelen ilk otobüse atladık ve Kayseri’ye geri dönüşe başladık. Tam Talas Mahallesi’nin çıkışına yaklaştığımızda ise bir anda gaza geldim ve yakınımdaki ilk vatandaştan buralarda bir kilise olduğunu öğrendim. Hemen indik otobüsten.

snc11971Kiliseleri çok merak ediyorum; ne yaparlar, ritüelleri nasıldır görmek istiyorum. Şu yaşıma kadar bir kere bile kilise görmek için vakit ayıramadım. O yüzden bahsi geçen kiliseyle siftah yapmak düşüncesine tav oldum. Tarif edilen yoldan ulaştık kiliseye. Biraz sonra sadece filmlerde gördüğüm kiliselerden birisinin içine girecektim. Heyecanlıydım yani. Son köşeyi de dönünce gözüme bir tabela ilişti ki, üzerinde büyük harflerle “Talas Yeni Cami” yazıyordu. Artık hayal kırıklığımı dersiniz, şaşkınlık mı, size kalmış; biraz garip hissettim kendimi.
snc11996Talas Yeni Cami, mahallenin en kullanılmayan kısımlarında yapılmış bir kilise aslında. Bölgede yaşayan Rumlar için 1886 senesinde, Sultan İkinci Abdülhamid Han zamanında inşa edilmiş. İmam, mabedin mimari özelliklerini çok teknik bir şekilde anlattığı için size tam olarak nakledemeyeceğim. Ama aklımda kalanlar şunlar: Yapıda çok kıymetli bir cins olan kırmızı taş kullanılmış ve bu pek rastlanmayan bir durummuş. Kiliseyi yörenin Rumları kendi paralarıyla yaptırmışlar ve kubbedeki taşlara para verenlerin isimleri yazılmış. Kubbedeki dört camdan güneş ışığı girdiğinde ışık huzmesi, haç şeklini alıyormuş.
snc11978İmam, işi olduğu bize fazla vakit ayıramadı ve caminin tek cemaati, tek müezzini olan 14 yaşındaki Hasan’ı yanımıza rehber bırakıp vedalaştı. Hasan heyecanlı bir genç, dinleye dinleye caminin hikayesini yalamış yutmuş. Bizi de sevmiş olacak ki, daha önce hiçbir turiste göstermedikleri yerlerin kapısını açtı. Papazın ayin öncesi hazırlandığı odayı da gördük, kubbeye de çıktık.

snc119881Caminin en tepe noktasındaydık ve oraya daha önce giden de olmamıştı. Nüfus mübadelesinden sonra Müslümanlara hizmet etmeye başlayan ibadethane doğal olarak camiye uyarlanmış ve duvarlardaki freskler iptal edilmiş. Yapanın elleri kırılsın desem işe yarar mı bilmiyorum ama freskler korunmaktan ziyade yok edilmeye çalışılmış ve üzerlerinden alçıyla geçilmiş. Oysa ki bir şekilde kapatılsa adamların tarihine saygılı davranmış olurduk. Biz işin kolayını yapmış, yıkıp geçmişiz. Başkalarına saygı duymayız ama bize saygı gösterilsin diye de yırtınırız sonra; yok öyle bir şey!

Hasan’ın ısrarlarına dayanamayarak bir de çaya kaldık, daha sonra da ziyaretçi defterine aklımızdan geçenleri yazıp ayrıldık Talas’tan. Ali Dağı’na el sallaya sallaya döndük Kayseri’ye. Bu arada Ali Dağı’nda yamaç paraşütü yapılıyormuş ama biz oradayken kimse atlamıyordu. Eğer atlayan olsaydı Emir’i kandırıp atlardık ne güzel.

snc12036Kayseri’ye vardığımızda akşam olmak üzereydi. Birkaç saat gezer bitiririz dediğimiz Kayseri’yi bir koca güne sığdıramadık ve Hunat’ta bulduğumuz bir pansiyonda geceyi geçirdik. Kafayı yastığa koyduktan sonrasını da anlatmak isterdim ama hatırlamıyorum.

Bu da Mevlüt dedenin hatırına Talas Mahallesi’nin fotoğraf galerisi olsun. Talas Mahallesinin çıplak fotoğrafları için tıklayınız.

snc11993
snc11979
snc11977

cimg6357
cimg6341

snc11953

cimg63341

Gittim Gezdim Geldim
Gittim Gezdim Geldim / Ankara
Gittim Gezdim Geldim / Kayseri-1
Gittim Gezdim Geldim / Kayseri-2

Bookmark and Share

Sadece 1 Yorum

bosbogaz  October 7th, 2009 tarihinde demis ki;

Kaleminize saglik, Kayseri’ye gitmis kadar olduk.

Simdi de sizi dinliyoruz