İki Mümin çıktı meydane…
Balkanların güreş sevdasından söz etmiştik. Oralarda iki çocuğun kendi arasındaki güreşin sonucu bile kısa sürede bütün köye yayılır da Kırkpınar’ın galibi duyulmaz mı? Elbet duyulur. Zaten er meydanıyla haşır neşir olanlar, güreş haberlerini Osmanlı’nın dört bir yanına Hızır aleyhisselam ulaştırır diye inanırlar. Yusuf artık Aliço’yu yenen pehlivan diye bilinir, başını sokacak kadar efsane haline gelir. Şumnulu Yusuf’un vücudu, oyunları, hileleri, el enseleri, acı kuvveti, boyundurukları bir masal gibi anlatılır. Anneler çocuklarına Yusuf’lu ninniler söylemeye başlarlar. Yusuf, Kırkpınar’da bir sonraki sene de şampiyon olur, ondan sonraki seneleri de kazanır. Başpehlivanlığı tam dokuz sene (1885-1894) kimselere bırakmaz.
Seneler 1894’ü gösterdiğinde Yusuf’un yolu İstanbul’a düşer. O sıralar Kavala’dan esip dinmeyen bir fırtına vardır, adına Mümin Pehlivan derler. Mümin Pehlivan, medrese tahsillidir, Molla diye anılır, sol kolundaki arızasından dolayı diğer lakabı Çolak’tır. Mümin Pehlivan sert güreşir, rakiplerine aman vermez. Bileğindeki çolaklık onun en büyük silahıdır, rakibini sıkıştırınca nefesini keser. Mecazen neyse de bileği hakikaten bükülmez. Dolayısıyla da o mengeneden kimse çıkamaz. Sakat kolunu manivela gibi kullanınca rakiplerini kaldırıp atması da kolay olur. Karşısına çıkanlar aşılmaz kuvvetinden, bükülmez bileğinden bahseder, meydanı paşa paşa terk ederler. Çolak Molla karşısına çıkanı pişman eder, Şumnulu Kuru Rüstem’i, Arap Said’i, Kurtdereli Mehmet’i, Mihalıçlı Araboğlu İbrahim’i er meydanında defalarca yener. Bizim Yusuf’un en zorlandığı Adalı Halil’i birkaç kere mağlup eder. Hatta, Adalı’yla Mümin Pehlivan arasındaki güreşlerden birinde hakemler itiraz edince güreş yeniden başlar; Molla, Adalı’yı tuttuğu gibi hakem heyetinin önüne getirip “oldu mu ağalar” diye yere çalar. Mümin Pehlivan da Yusuf kadar efsaneleşmiştir artık…
Mümin Pehlivan’ın namı Yusuf’un kulağına kadar gelmiştir, Mümin Pehlivan da rüyalarında Başpehlivan Yusuf’la güreşir. Aradan günler geçer iki pehlivanın yolu İstanbul’da kesişir. Rami’deki güreş meydanı iki şampiyonu ağırlamanın onurunu yaşar, İstanbullular akın akın iki efsanenin güreşini izlemek için yollara koyulurlar…
İki pehlivan usulünce yağlanır, kıspetlerini tokatlaya tokatlaya peşrev çıkarırlar. Kıbleye doğru el bağlayıp ense enseye gelirler ve güreş başlar. Yusuf, Mümin Pehlivan’ın oyununu çözmek için işi ağırdan almaya başlar, el enselerle vakit geçirir. Ama Mümin Pehlivan çevik adamdır, vücut oyunlarıyla Yusuf’un oyununa gelmez. Yusuf çapraza girer, paçalara dalmaya çalışır fakat bir türlü başaramaz. Bir Mümin Pehlivan alta girer, bir Yusuf pehlivan üste çıkar. İki pehlivanın arasında kıran kırana bir güreş yaşanır. Yusuf hiç bu kadar zorlandığını hatırlamaz. Mümin Pehlivan diğerleri gibi değildir, yaman güreşir, Yusuf’a nefes aldırmaz. Güreş git gide kızışmaya başlar, pehlivanlar “Hayda bre!” diyerek birbirilerini teşvik ederler. Yusuf’un hamlelerine rakibi cevap vermekte güçlük çekmez, ibre yavaş yavaş Mümin Pehlivan’a göz kırpar. Bu arada davullar cenk havasını daha hızlı vurur, zurnalar daha bir nağmeli ötmeye başlar. Güreş hızlanmıştır artık. Mümin Pehlivan rakibini iyi kollar hatalarını değerlendirmeye başlar. Yusuf birkaç kere yenilme tehlikesi atlatır ama son anda kurtulmayı başarır. Kimsenin beklemediği bir anda Mümin Pehlivan, Yusuf’u kavradığı gibi kündeye alarak havaya doğru kaldırır. Görünürde Mümin Pehlivan gibi ufak tefek birisinin Yusuf gibi bir dağı yerinden sökmesine imkan yoktur fakat Yusuf’un eli ayağı yerden kesilmiştir. İzleyenler hayretten küçük dillerini yutacak gibi olurlar. Koca dedikleri Yusuf ha yenildi ha yenilecektir. Çolak Pehlivan kucağındaki rakibini iyice bir tartar ve son hamleyle yere doğru savurur. Yusuf yere düşerken son anda toparlanır, göbeğini yıldızlardan saklar. Yusuf’un düşmesiyle davullar kesilir, zurnalardan ses gelmez olur. Bu, güreşin bittiğine işarettir. Yusuf pehlivan şaşkınlıkla “Be Mümin yenildim mi, niye susar bu davullar” diye sorar. Mümin’in yerinde şimdiki sporcular olsa çoktan “Koydum çocuğu hacı!” diyerek tribünlere koşmaya başlamıştır lakin Mümin Pehlivan “Yok be ağam çeviremedimki seni. Sen de döndün zaten. Omzunun üstüne düştün diye gördüm ben” şeklinde cevap verir.
Ama üçüncü bir ses, iki pehlivanın muhabbetine limon sıkar. Başhakem Kel Aliço, iki pehlivanın yanına gelir ve Mümin Pehlivan’ı galip ilan eder. Yusuf şaşkındır, Mümin Pehlivan ne olduğunu anlayamaz. İlk toparlanan Çolak Molla olur ve Aliço’ya, “Ustam, Yusuf yenilmedi. Ben gördüm. Biz devam edelim güreşimize” diye itiraz eder. Kararının kabul edilmediğini gören Aliço’da kayış atar, “Daha dünkü pelvansınız bre! İşimi bana mı öğreteceksiniz. Güleş bitti. Elimden bi’ kaza çıkmadan varın gidin yolunuza” diye bağırarak postayı koyar. Cazgır seyircilere durumu ilan eder, Mümin Pehlivan’ın Yusuf’u kündeyle yendiğini duyurur. Her ne kadar rakibi itiraz etse de Yusuf resmen yenilmiştir. Artık mağlup bir pehlivandır…
Yusuf şok olmuş bir şekilde olan biteni izler. Böyle bir galibiyet Mümin Pehlivan’ın da içine sinmez. Zira pehlivan dediğin adam, rakibinin göbeğiyle yıldızları tanıştırmazsa “yendim” diye ortalıkta dolaşamaz. Mümin Pehlivan, Yusuf’u yerden kaldırır ve “Ustam” der, “ben böyle bir galibiyeti kabul edemem. İstanbul’da nerede kalıyorsan bana haber gönder, kaldığımız yerden devam edelim…” Yusuf ikinci bir şaşkınlık yaşar, Mümin Pehlivan’ın bu mertliğiyle tarifi zor duygulara gark olur. “Molla biraderim, bir daha karşılaşamazsak da hiç mühim değil. Senin gibi bir pelvana yenilmek benim için şereftir. Hakkını helal edesin, duadan eksik etmeyesin” der ve döner yoluna gider.
İkinci fotoğraftaki 1 numaralı şahıs, Mümin Pehlivan’dır.
3 Yorum
SELVAN December 26th, 2009 tarihinde demis ki;
1. bölüme ‘yorum’ yaptım, ‘uyarı’ geldi :)
Fransa macerası, Amerika.. Ee bu yazının devamı ne zaman ??
okayoksoy izmir November 28th, 2011 tarihinde demis ki;
bu adam benim dedem bireee





Ömer Yavuz December 21st, 2009 tarihinde demis ki;
guresi izlemis kadar oldum,
bi de karakterimiz de nerden nereye gelmis onu da ogrenmis oldum
simdilerde boyle harbi adam bulmak cok zor