Medya ve politika toplumların kamburudur!
Toplumun temel dinamiklerinden biridir meslekler. Birçok sektör ve meslek de ihtiyaçtan ortaya çıkar. Binlerce yıllık bir gelişme/değişme sonucunda bugünkü mesleklere sahip oldu insanoğlu. İşi kapitalizmle, sosyalizmle veya diğer akımlarla tartışmak bir yana, mesleklere neden ihtiyaç duyduğumuz kafama takıldı bugün.
En gereksiz sektörlerin medya ve politika olduğunu fark ettim. Bunları insanoğlunun karaktersizlik oranına göre askerlik takip ediyor.
Her meslek sahibi, işini para için yapmaz. Çeşitli etkenler de buna dahil. Çalışmaya ihtiyaç duymayacak kadar parası olanların mutlaka bir hobisi vardır ve zaman içinde bunu meslek edinirler. Eğer meslek edinecek bir hobileri yoksa, kısa süre sonra ciddi psikolojik sorunlarla karşılaşmaları da kaçınılmaz bir sonuç.
Yapacak işi kalmayanlar sıkıntıdan kendilerini çeşitli inanç ve akımlara teslim ediyorlar. Ve toplum da onları hemen sınıflandırıyor.
Toplumun “ruhsal doyuma ulaşma çabası” olarak kabullendiği uzak doğu felsefeleri iyiyken, Lucifer için çeşitli ayinler düzenleyen satanistler, “sapık kişiler” olarak değerlendiriliyor.
Toplumların inançları nasıl değerlendirdiği benim umrumda değil. Kimsenin inancına da karışmam, bir başkasının özgürlük sınırına girmediği müddetçe isteyen istediğini yaşasın, istediğine inansın. Hindu’nun taptığı ineği, Müslüman kurban olarak kesip afiyetle yiyebilir. Müslüman’ın haram diyerek uzak durduğu şarabı, Hristiyan “İsa’nın kanı” diyerek afiyetle içebilir. Semavi dinlerin haram kıldığı zinayı, masonluğun zirvelerini zorlayanlar ibadet niyetine grup seks olarak icra edebilirler. Beni yedirmeye, içirmeye, tapınmaya, grup sekse zorlamadıkları sürece kimseyle sorunum yok. Zaten konu da inançlar değil, meslekler.
Günümüzdeki çalışanların, bir mesleği icra edenlerin büyük çoğunluğu işlerini paraya ihtiyaç duydukları için yapıyorlar. Bu işleri öğrenmek için okullar okuyor, yıllar harcıyor, kariyerlerine ilk basamaktan başladıkları andan itibaren üstlerinin emrinde bir amaç uğruna bir çok şeye katlanıyorlar. Ve tüm mesleklerin de bir şekilde topluma faydası var. Meslek sahibinin işini sevip sevmemesi değil, icra ettiği mesleğin topluma olan katkısı benim dikkatimi çeken.
Doktorlar sağlık için çalışıyor, tekstilciler insanları giydirmek için. Bilgisayar teknolojileri iletişimi hızlandırırken, otomotiv teknolojileri ulaşımı hızlandırma peşinde. Bilgisayar oyunu hazırlayan firmalar bile insanların en azından stres atmasını, hatta Second Life gibi online sistemler insanların para kazanmasını sağlıyorlar.
Nefret ettiğim bir spor dalı olan futbol, en azından turizm, tekstil gibi sektörlere destek veriyor, piyasada para döngüsüne yardımcı oluyor.
Fahişelerin bile bir misyonu var şu dünyada. Kadınlardan yüz bulamayan, hayatta başarısız olmuş erkeklere zevk veriyorlar, iyi hissetmesini sağlıyorlar falan.
Peki politikacılar ne işe yarıyor? Ve geleneksel medya?
Bakın hangi sektör olursa olsun, varlığı ve yokluğu bir değil. Bugün futbol olmasa insanlar yine bir spor, bir eğlence aracı bulup vakit geçirmeyi başarırlardı. Yani yokluğunda az da olsa bir boşluk hissedilirdi.
Misketlerin, çelik çomakların, oyuncak arabaların yerini PES, Call of Duty, Need for Speed aldı çocukların dünyasında. Barbie’ler, lahana bebekler Sim City’e kurban gittiler. Bir değişim yaşandı ve gidenin boşluğunu doldurmak üzere bir başkası geldi. Veya yeninin ışıltısı eskinin sönmesine neden oldu.
Çocukların oyuncak dünyası bile yenilenirken, politikanın insan yaşamındaki varlığı neden binlerce yıldır değişmedi?
Yenilenmedi bile lan! 2400 yıl önce, Sokrates’ın dünyasında tartışılan politik kavramlarla bugün tartışılanlar arasında minnacık bir fark yok! Hala demokrasinin önemi, cumhuriyetin görevi, krallığın geçmişi, laikliğin durumu tartışılıp, dinler ve politika arasındaki bağların ne durumda olması gerektiği konuşuluyor.
Adamlar hiçbir işe yaramadan binlerce yıldır aynı şeyleri konuşuyorlar. Sağı, solu, sosyalisti, komünisti yok bu işin. Hepsi aynı bokun içinde. Politika düzgün bir ırmak olsaydı, binlerce yılda kendine akacak bir yatak bulurdu. Kendi varlığına bile hala karar verememiş bir mesleğin var olmakta ısrar etmesi kadar komik bir saçmalık olamaz.
Politikanın en büyük beslenme kaynağı medyayken, medyanın da en büyük beslenme kaynağı politika.
Medya, haber kaynaklarıyla yaşıyor. Ve haber kaynaklarının başında da politika geliyor. Politikacılar olmasa bu kadar fazla medya grubu da olmayacak piyasada.
Ve politika da medyanın halka verdiği gaz sayesinde bu kadar semiriyor. Medya olmasa politikacıların da götü bu kadar kalkmayacak.
Geri kalmış ülkelerde özgür yazarların veya bağımsız internet sitelerinin yasaklanması için sarf edilen büyük çaba da yine medya & politika çiftinin birbirini yaşatma arzusundan kaynaklanıyor.
Emin olun ki, siz prim vermeyi keserseniz onlar da seslerini kısmak zorunda kalacaklar. Televizyon, gazete gibi belli gruplara bağlı olan, geleneksel medya kaynaklarını takip etmiyorum. Kendimde de bir eksiklik hissetmiyorum bunun için. “Gündemden haberdar olmak” zorunluluğunuz yok, medyanın attığı oltayı çıkarın artık boğazınızdan. Van’da gerçekleşen trafik kazası, İstanbul’da soyulan dükkan veya Ankara’da tecavüze uğrayan kadın umrumda değil. İşime yaramayacak bilginin bir faydası yok bana.
O nedenle tekrar ediyorum: Medya gereksizdir! Politika medyadan da gereksizdir. İnsanlığın kesinlikle ihtiyaç duymadığı halde en çok meşgul olduğu iki meslek, yer yüzünden silinsin istiyorum. Ferrari Enzo da istiyorum ama ne yazık ki Ferrari Enzo sahibi olma ihtimalim, bu denyoların yok olma ihtimalinden daha yüksek.





itouch April 30th, 2009 tarihinde demis ki;
Van’da gerçekleşen trafik kazası, İstanbul’da soyulan dükkan veya Ankara’da tecavüze uğrayan kadın umrumda tabi. Umrumda değil demek, bu olaylara sebep olanların varlığından haberdar olmamak, ya da suçsuz yere kurban gidenleri yoksaymak gibi oluyor.
Onun haricinde, bir yerlere yamanmaya çalışan, gerçek anlamada millete haber vermek yerine yazdığı yorumları haber diye satan medyalara üniversite 1. sınıftan beri ilgi duymuyorum, gittikçe uzaklaşıyorum. bazen okuyorum bir yerde bulursam ya da görürsem. Sadece neler diyor bu denyolar demek için. kendilerine para kazandırarak geçimlerini sağlayanları aptal yerine koyuyorlar ama millet de farkıdna değil ki! sen bana haber ver, yorumu ben yapabilirim. dikkat edin, hiçbir yerde haber kalmadı neredeyse. hep bir açıdan bakılarak yapılmış yorumlar dolaşıyor.