Musalla taşından muafiyet

musalla
Diyanet İşleri Başkanı demiş: “Akşam yarım saat TV’yi kapatıp Kuran okuyun.” Ama bu tavsiye, ünlü gazetecinin epey zoruna gitmiş. Laik, demokratik ülke bütünlüğüne tehdit varmış bu tavsiyede.

Çiçek böcek orman sevgisi, öğretmenler günü, anneler günü, millî birlik beraberlik, 23 Nisan, 19 Mayıs konulu hutbelerle Müslümanları her daim barışçıl ve insancıl tutmaya çalışan bu güzide kurumumuz laikliğin sigortalarından biriyken; din ve devlet işlerinin birbirinden ayrıldığını ezberletip durdunuz. Halbuki ya din devleti kontrol eder, ya da devlet dini. Ayrılmaz ikili.

Dinin görevi adaleti tesis etmekti, hak hukuku gözetmekti, haksız kazancın önüne geçmekti, insanın insanı her türlü (can, akıl, mal) sömürmesini engellemekti. Ama bugün gelinen Pis Yeni Dünya’da; asgari ücretle çalışan köleler, işveren Firavunlar, parayla satın alınan adalet, kredi kartı kakalayan mini etekli modern tefecilik, mürit-sömürücüler, şeyh-tapıcılar boy gösteriyor.

Musa Firavun’un, İbrahim Nemrut’un sistemine neden çomak soktu? Peygamberler neden eziyet gördü? Onlara her şey teklif edilirken neden ellerinin tersiyle ittiler? Mevcut sistemle neden uzlaşmadılar? Onlar, Hakkı batıla üstün kılmaya çalıştılar; biz ise “batıl”ı incitmek istemiyoruz. Onlar, zulüm ile savaştı; biz ise zulümle kol kola geziyoruz.

Bu güzide kurum insanları uyku modunda tutarken iyi hoş, laf yok. Ama adam bir tavsiyede bulununca köpürüyorsunuz. Siz iyisi mi vasiyetinizi şöyle edin: Diyanet’in görevlendirdiği imamlar cenaze namazınızı kıldırmasın. Demokratik bedeniniz; anti-laik tabuta konmasın, ilkel musalla taşına uğramasın. Yaksınlar sizi, küllerinizi çağdaşlığa savursunlar. Bu vasiyeti edecek kadar cesaretiniz var mı?

Bookmark and Share

7 Yorum

katamaran  February 19th, 2010 tarihinde demis ki;

O delikanlılığı bir tek Aziz Nesin gösterebildi.

Pek coğu kendi inanmadıklarınada ininmıyarak nolur noolmaz zihniyeti ile musallada sıraya girdiler.

Seyfullah  February 21st, 2010 tarihinde demis ki;

Diyanet’in varlık sebebini Müslümanlardan daha çok o laikler biliyor. Müslümanları uyutması, çiçek böcekten bahsederken dünyada Müslümanların kanlarının aktığını gizlemesi gereken kurum nasıl olur da insanlara dini bir tavsiyede bulunabilir. Kur’an okumak batılı görmek ve Hakka teslim olmaktır ve bu o laikçilere göre tehlikeli bir durumdur.

bosbogaz  February 22nd, 2010 tarihinde demis ki;

Yani bu yazida diyorsunuz ki sozde degil ozde laiklik istiyoruz diyenler de sozde laik? Mesala boyle soyleyen bir asker uniformasiyla bir sehidin cenaze namazini hoca arkasinda kiliyorsa, bunu ya show isin yapmistir yada bu kisi sozde laikliktir.

hükümdar  February 22nd, 2010 tarihinde demis ki;

hep merak etmişimdir. acaba imam arkasında cenaze namazı kılan generallerin abdestleri var mıdır?

Aykut  February 23rd, 2010 tarihinde demis ki;

“Pis Yeni Dünya’da; asgari ücretle çalışan köleler, işveren Firavunlar, parayla satın alınan adalet, kredi kartı kakalayan mini etekli modern tefecilik, mürit-sömürücüler, şeyh-tapıcılar boy gösteriyor.”

Böyle diyorsunuz tamam haklısınız da bunun yerine önerebileceğiniz bir yönetim şekli var mıdır? Nüfus bu kadar çokken başka türlüsü nasıl olabilir? Gazeteciler, televizyoncular, ya da kendi deyimleriyle aydınların yaptığı gibi sürekli şikayet etmek yerine bir şeyler düşünmek lazım. Bu konuyu ele alan bir yazı yazmanızı isterdim.

hükümdar  February 24th, 2010 tarihinde demis ki;

aykut kardeş istediğin yazının böyle bir sitede yayımlanması imkansızdır. yeni bir sistemin ya da düzenin bütün kurumları, yönetim sistemi, seçme seçilme yöntemleri vb. belirtilmesi ve ayrıntılanması gerekir ki, takdir edeceğin üzere böyle bir çalışma ancak kitaplara sığabilir. ama kuyu yazarları ben yüzeysel de anlatırım kardeşim sana noluyo diyebilir o da onların takdiridir.

Ömer Yavuz  February 24th, 2010 tarihinde demis ki;

@aykut
benim burda yaptigim sadece ezber bozmak, kavramlari yerli yerine oturtmak. bugun sıkıntısını cektigimiz sey: kavram kargasasidir.

bize yillardir ezberlettikleri seylerin koca bir yalan ve uydurma oldugunu soylemektir tum meselem.
evet birileri bizi düdüklüyor yillardir

Simdi de sizi dinliyoruz