Neden DRV kullanmıyoruz?

Bir yarış takımınız, biri as biri yedek olmak üzere iki adet otomobiliniz var ve ulusal bir şampiyonada şampiyon olmayı hedefliyorsunuz. Tüm rakipleriniz ve arkadaşlarınız gibi siz de takım sponsoru buluyor, sponsorunuzun maddi desteğiyle yarışıyorsunuz. Sponsorunuz sadece size destek olarak, babalık mı yapmış oluyor?

Hayır! Hem size verdiği parayı gelir vergisinden düşüyor, hem de bu sporla ilgilenen on binlerce sporsevere reklam yapmış oluyor. Yani bir taşla iki kuş vuruyor. Sponsor olmasa, gelir vergisini tam gelir üzerinden ödeyecek ve size verdiğinden çok daha fazlasını vergi olarak kutsamış olacak. Üstelik reklam da yapamayacak.

Yani bu anlaşma hem takımınız, hem de sponsorunuz için gayet kazançlı oluyor.

Sezon sonuna kadar her yarışa farklı sponsorla çıkıyorsunuz, ancak sezonun bitmesine 3 yarış kala patlayan ekonomik kriz, sponsor bulmakta zorlanmanıza neden oluyor.

Ümidinizi kestiğiniz, son üç yarışa girmemeye karar verdiğiniz anda, tanıdığınız bir ajans aracılığıyla bir sponsor buluyorsunuz. Yarışa 4 gün kala sponsor olmaya karar veren bu firma, size nakit para veremeyeceğini, ancak çek verebileceğini söylüyor.

Denize düşen yılana sarılır, diyorsunuz ve firma ajans adına çek kesiyor. Ancak firma yıllık gelir vergisinde fazlası olmadığını, aylık KDV ödemesi için faturaya ihtiyacı olduğunu söylüyor. Sponsorluk sözleşmesi yapmaya da yanaşmıyor. Vakit o kadar kısıtlı ki karşılıklı güvene dayanarak sponsorluk sözleşmesi imzalamıyorsunuz ve firmaya çek bedeli kadar fatura kesiyorsunuz.

Ardından bu çeke güvenerek çevrenizden borç buluyorsunuz, aracınızın modifiyesini, geliştirmesini tamamlıyorsunuz, firmanın logolarıyla her yerini giydiriyorsunuz. Tam üç gün iki gece boyunca garajda sabahlıyorsunuz, yedi kişilik ekip kan ter içinde yarış sabahına yetiştiriyor arabayı. Ancak yarış öncesi yaptığınız test sürüşünde araç yatak sarıyor ve yürümez hale geliyor.

Günler boyunca verilen emekler, harcanan paralar ziyan oluyor, moraller sıfıra iniyor. Ancak pes etmiyorsunuz ve birinci arabanız Honda yerine yedek arabanız BMW’yi kalan dar vakitte yarış için hazırlıyorsunuz ve sponsorunuzun logolarıyla yarışa girmeyi başarıyorsunuz.

Fakat bu kez sponsorunuz aracın bozulmasının canını sıktığını, sponsorluktan çekildiğini açıklıyor. Bozulanın ilk araç olduğunu, yarışa ikinci aracın girdiğini, ortada sponsor açısından bir sorun olmadığını anlatıyorsunuz ama nafile. Hatta firma yetkilisi, sponsorluk sözleşmesini istediği zaman vazgeçebilmek için imzalamadığını da ima ediyor.

O güne kadar web sitenizde, dergilerde yaptığınız reklamların ödemesi de aynı çek içine dahil olmasına rağmen, firma çeki ödememekte kararlı olduğunu söylüyor.

Bu kez siz, sponsor olmasa yarışa girmeyeceğinizi, firmanın verdiği sözlere ve çeke güvenerek masraf yaptığınızı, yazılı anlaşma olmamasına güvenerek bu şekilde davranmanın ticari ahlaka uymadığını söylüyorsunuz ama firma yetkilileri işi küfür ve hakarete götürüyor.

“Firma mağdur olmadı ama biz onlara mahcup olduk” diyorsunuz ve son iki yarışta bir takıma daha ödeme yapmadan sponsor olmasını, web sitelerinizdeki reklamın süresinin yıl sonuna kadar uzatmayı, konuyla ilgili dergilerde ücretsiz olarak reklam yayınlamayı teklif ediyorsunuz ama firma Nuh diyor peygamber demiyor.

Yani firmanın mağduriyeti olmamasına rağmen, tek hedefi sizi mağdur etmek ve zarara uğratmak oluyor.

Çeki geri vermeyeceğinizi, firma için yaptığınız masrafa mahsuben tahsil etmeniz gerektiğini, zaten çeke güvenerek borç alıp yine firma için harcadığınızı söylediğinizde, firma sizi yeni moda çek kanunu 711 ile tehdit ediyor.

Önce çalıntı olduğu iddiasıyla çeki savcılığa verdiğini söylüyor. Yani iftira atıyor! Çek karşılığında fatura kestiğinizi hatırlatmanız üzerine bu kez yeniden kıvırıyor ve iş dünyasını batırmaya and içmiş olan 711 ile (çekim isteğim dışında elimden çıktı) bankaya bildirimde bulunduğunu söylüyor.

Avukatınızla görüşüyorsunuz, karşı tarafın tamamen haksız olduğunu, bankaya gidip tahsil talebinde bulunmanızı ve tahsil edemezseniz çeki yazdırmanızı tavsiye ediyor.

Bunu bildirmek için firmayı aradığınızda işin rengi değişiyor. Yasal yollardan sizi kazıklayamayacağını anlayan firma yetkilisi, telefonda ağız dolusu küfürle birlikte sizi tehdit ederek, ajansı da garajı da başınıza yıkacağını, göndereceği 3-5 çapulcunun (kendi tabiri bu) dizlerinize sıkacağını, çek bedelinin 10 katını da harcasa o çeki geri alacağını, gerekirse sizi öldürteceğini söylüyor.

Siz olsanız ne yapardınız?

Bu talihsiz olayın şahidi olan arkadaşım, DRV Mobile Genel Koordinatörü’nün naçizane tehditlerinin de yer aldığı telefon konuşmasını, DRV Mobile marka telefonunun handsfree özelliğini ve bilgisayarının mikrofonunu kullanarak Sony Soundforge adlı programla kaydetmiş, bugün ofisini ziyaret ettiğimde dinletti. Güzel bir MP3 olmuş, hangi paylaşım sitesinde yayınlayacağını düşünüyor şimdi.

İşte bu nedenlerle bundan sonra DRV Mobile marka telefonlardan ve Dervişoğlu Elektronik adlı firmadan uzak durmanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. Mazallah bayiliğini falan alsanız “neden satış yok,” diyerek tepenize binebilirler. Adam olmak işadamı olmaktan çok daha önemli.

Bookmark and Share

Yorum Yok

Ahmet  December 6th, 2008 tarihinde demis ki;

Ver misketlerimi ben oynamıyorum gibi olmuş, kaç yaşındaki bu şirketin sahipleri?

nilay  December 6th, 2008 tarihinde demis ki;

bu nasıl bi terbiyesizliktir ya! dağbaşı mı burası :( arkadaşınız çeki geri verdi mi peki?

Akay Perker  December 6th, 2008 tarihinde demis ki;

@Ahmet: Valla onu sormadım :)) Ama marka kurmak, ithalat ihracatçılık falan var adamlarda, nerden baksan 40-45 vardır herhalde yaşı :))

@Nilay: Bunca tehditle karşınıza çıkan birisine ne diyebilirsiniz ki? Çeki geri vermemesini çok söyledim ama geri verip elindeki ses kaydıyla suç duyurusunda bulunacağını söyledi. Sanırım iade etmiştir.

SmOKeR  December 6th, 2008 tarihinde demis ki;

hayatimda ilk kez bole bisi duyuyorm :/ canim sikildi diye sponsorluktan kacilirmi ya ehueh fenerbahce denizliye yenilse avea sponsorluktan cekilir o zaman :)) arkadasiniza yazik olmus keske ceki daha onceden factoringe fln verseydi yuzde on az alirdi ama factoring o ceki her sekilde tahsil ederdi bu sirketten

Reis  December 6th, 2008 tarihinde demis ki;

Delikanlılık masum insanları tehdit etmek değil sözünde durmaktır. Sözünden dönen adama delikanlı denmez. Çok ayıp etmişler!!!

drv ne lan  December 6th, 2008 tarihinde demis ki;

google da drv mobile diye aratınca cep telefonu şirketi çıkıyo. alışveriş sitelerinde drv modellerini arattım 200 milyona televizyonlu cep telefonu sattıklarını gördüm. maliyeti taş çatlasın 60-70 milyon olmalı ki para kazansınlar. 60 milyonluk telefona kendi logosunu basmaktan utanmayan bir şirketin kalitesi ortadadır zaten:)) çin in bedava işgücü sayesinde herkes işadamı oldu anasını satim cebine yüzbin dolar koyan kendi markasını çıkarıyo. böyle firmalarla alışveriş yapmamak lazım.

STELLA  December 6th, 2008 tarihinde demis ki;

ÜSTTEKİ ARKADAŞA KATILIYORUM.BÖYLE MARKALAR ÇİFT SİM KARTLI TELEFONLARDAN PARA KAZANIYOLAR.BENDE ÇİFT HATLI TELEFON KULLANIORUM AMA NE OLDUĞUNU BİLMEDİĞİM Bİ MARKANIN TELEVİZYONLU TELEFONUNA 200 MİLYON VERMEM ASLA.SAMSUNG GENERAL MOBILE GİBİ BİSÜRÜ KALİTELİ MARKA VAR.ÇİN MALI TELEFON KULLANMAK AKILLICA DİİL.

Akay Perker  December 6th, 2008 tarihinde demis ki;

@Smoker: Factoring bir çeki tahsil edemezse çekin son sahibine gider dostum. Ve çeki cirolayan da arkadaşım olduğuna göre bu kez factoring firmasıyla başı belaya girerdi :(

@drv ne lan: DRV’nin ithal ettiği modellerin aynısını bir marka daha ithal ediyor, markayı hatırlayınca yazarım buraya. Haklısınız söylediklerinizde.

@Stella: Ucuz mal alacak kadar zengin değilim :)

Okuyan Okur  December 7th, 2008 tarihinde demis ki;

İnsan ruhuna hitap etmeyen ürünler üreten bir şirket daha.

DRV değil de “D N M” olmalıydı bence bu marka! (De Ne Me)

rusen  December 13th, 2008 tarihinde demis ki;

DRV sağlam reklam kaçırmış… Yarışlarda hem KDV den düşüyor hem bunun yanı sıra sağlam bir seyirci kitlesine reklam veriyor…Arkadaş ses kaydını kullansın ses kaydı birinci derecenden delil olarak sunuluyor hakime.Bide zarardan dolayı tazminat açsın arkadaş:)))

Simdi de sizi dinliyoruz