Rektörler laikliğin teminatıdır

orducabukgoreveErgenekon 12. dalgasından herkese mutlu akşamlar değerli yurttaşlar!

Dünyada ilk 500 üniversite arasına geçen yıl sadece Hacettepe’yi sokabilen (Sabancı da olabilir), bir önceki yıl da ilk 500’e bile giremeyen çok kıymetli üniversitelerimizin pek değerli rektörleri gözaltına alınmaya başlandı. Savcı karşısına çıkma sebeplerini biliyorsunuz, tekrar anlatmaya gerek yok. Aklıma gelmişken belirteyim biz önceki yıl 500 listesine 1 üniversitemizi bile sokamazken bağımsızlığını birkaç yıl önce kazanan Ukrayna, bu listenin ilk 100 basamağına YÖK’ümüzün denklik vermeyip bizim kalitemize denk saymadığı 4 üniversite sokmuştu. Tükürüğümüzle boğabileceğimiz Yunanistan ise geçen yıl tek okulla girerek bütün dünyaya gövde gösterisi yaptığımız sene ilk 100’e 2 okuluyla girmişti.
Olayın detaylarını bilmiyorum. Belki de dünyaya posta koyup girmek istemedik o listeye. Çünkü biz o kadar kaliteliyiz ki öyle her listeye girmeyiz. Zaten bizim kalitemize göre bir listeleme yapılsa bütün okullarımız girer o listeye. Şampiyonlar Ligi’ndeki bir takımız biz UEFA’yla işimiz olmaz. 

Üniversite; ilim, irfan, bilim yuvasıdır. Yani sürekli insanlığın hayatını kolaylaştıracak işler yapmalı, vatanına-milletine faydalı olmalıdır. Bizimkiler de öyle yapıyorlar ve darbe planlarıyla vatandaşına, ülkesine yararlı kurumlar olmaya çalışıyorlar. Cahil ve geri zekalı halk ise bunun suç olduğunu düşünüyor. Cehaletlerindendir, boşverin!

Hep verdiğim bir örnek var tekrar etmekten utanmıyorum. Van 100. Yıl Üniversitesi’nin Ziraat Fakültesi Dekanı (ismini vermek istemiyorum) laiklikle ilgili açıklamalar yapmıştı birkaç sene önce. Laiklik, demokratiklik, çağdaşlık, kıl, tüy… Bildiğiniz teraneler (Ben dinlemekten sıkıldım bu adamlar konuşmaktan bıkmadı). Bu arkadaş Ziraat Fakültesi Dekanı olarak önündeki koca Muş Ovası’na bir tohum bile atmış değil. Ama mevzu laiklik falan olunca tutmayın küçük enişteyi. Kıç kadar Hollanda’nın tarımda ne büyük bir dev olduğunu zaten biliyorsunuzdur, tekrar anlatırsam utanırım. Adamlar öyle çalışmış öyle çalışmışlar ki aklınız durur. Şu küresel ısınma döneminde seralarını bu sistemle çok iyi kullanıyorlar. Sümüğümüz Norveç ise balıkçılıkta almış başını gitmiş. Hey benim üç tarafı denizlerle çevrili olan aziz vatanım! İsrail’den aldığımız domateslerin hikayesini de bildiğinizi düşünüyorum. Adamlar ürünlerinin genetik yapısıyla oynadıkları için tohumlayamıyoruz. Dolayısıyla tekrar onlardan almak zorunda kalıyoruz.

İşte durum bu halde iken bu rektörlerin vatan, millet sevgisi ile ilgili çok güzel ağzımı bozabilirim ama yapmayacağım (Belki ilerleyen satırlarda yaparım). Ama onlar da haklı be; belki de planları gerçekleşebilse çok güzel bir ülke olacaktı burası. Bak Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği de onların arasındaymış. Ulan savcılar anasını ağlattınız güzel geleceğimizin! Türkan Saylan’a acayip uyuz olan birisiyim. Bu siyasi görüşü ile ilgili değil. Onun tipini görünce minibüste, otobüste, her yerde ortalığı her an velveleye verecek cazgır kadınlar aklıma geliyor. Böylelerine de acayip kıl olurum. Şimdi hastalığın da vermiş olduğu bıkkınlık ve “Lan 3 gün sonra ölüp gideceğim zaten”in psikolojisiyle “Ne darbe ne şeriat” diyor ama yemezler! Gazetelere bakıyorum, “74 yaşındaki kadın, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Türkan Saylan nasıl gözaltına alınabilir” diye yaygara yapıyorlar. Aynısını Paşalar için de yapmışlardı. Bu adamların suç işleme ihtimali yüzde sıfır zaten anasını satayım. Kemalistler suç işlemez demeye getiriyorlar işi.

Rektörlere dönersek; şu ana kadar hiçbir önemli buluşa imza atamayan bu az değerli insanların işi milleti rahatlığa kavuşturmakken böyle şeylerle uğraşmaları ayıp kelimesinin sözlükteki tam karşılığıydı. Şu anda bu adamlardan beklentilerine kavuşamamış bir birey olarak hiçbirisinin durumuna üzülmüyor ve beter olsunlar diyorum. Ben üniversitedeyken de farkındaydım üniversitelerden bir bok olmayacağının ya, neyse!

Türk Milleti denilen topluluk kuyruğunu kovalayan kediden farksızdır. O yüzden bizden de bir bok olmaz!

Hem çağdaşlıktan bahsedip aynı satırda darbe yazabilmek ne kötü bir tezattır be!

Bookmark and Share

15 Yorum

mirakrep  April 14th, 2009 tarihinde demis ki;

yazının sonunda bu kadar gaza gelinmeseymiş keşke

Altay Esiroglu  April 14th, 2009 tarihinde demis ki;

@mirakrep

Yazının sonu bir gaza gelinme durumu değil, bir gerçektir. Ama tabii ki bana göredir. Eğer siz bu ülkeden (bu gidişatla) bir bok olacağını düşünüyorsanız ben de sizin gibi insanlara imrendiğimi belirtme ihtiyacı hissediyorum.

mirakrep  April 14th, 2009 tarihinde demis ki;

@Altay Esiroülu

Olursa benim gibi düşünenler sayesinde olacaktır. Umudum sizin gibi düşünenlere “rağmen” olmamasıdır. Ne yazık ki bu sorunun cevabını zamana bırakmak zorundayız.

Altay Esiroglu  April 14th, 2009 tarihinde demis ki;

@mirakrep

Bizim gibi düşünen insanlar, olaya biraz daha gerçekçi bakanların bulunduğu safta duruyorlar. Evet bu ülkeden bir şeyler olabilir. Belki hayalini bile kuramadığımız duruma gelebilir Türkiye Cumhuriyeti. İhtimal dahilindedir. Ama bunun için çok önemli başlıkların halledilmesi gerekmektedir.

Saat 23.28 itibariyle ilk aklıma gelen birkaç tanesini sayayım istersen.

Birlik, beraberlik, zıt düşüncelere tahammül, hedef vs.

Dediğim gibi kuyruğunu kovalayan bir kediden farkımız yok bizim. Eğer sizin gibi insanlar sayesinde bir şeyler olacaksa sizin gibi insanlarla tokalaşmak da bizim için şeref olacakdır. Yukarıda saydığım ve sayamadığım bu maddelerin hayata geçmesiyle alakalı bu durum. Geçerse aliyyülâla olur, tadından yenmez.

Bir şeyler olacağını farkettiğim an ben de elimi taşın altına sokmaktan çekinmem. Ama şu anda olmayacağını gördüğüm için de boşuna zahmete girmem.

mirakrep  April 14th, 2009 tarihinde demis ki;

@Altay Esiroğlu

Samimiyetinizden şüphe duymadığım için bir şeylerin değişeceğini gösteren dinamikleri görememenizi bulunduğunuz yere bağlıyorum. Umarım bir gün görebileceğiniz seviyeye getirmeyi başarırız.

Not:
Bir önceki yorumda isminizi yanlış yazdığım için özür dilerim.

Altay Esiroglu  April 14th, 2009 tarihinde demis ki;

@mirakrep

Bulunduğumuz yer olarak nereyi kastediyorsunuz. Hangi planlarla görebileceğimiz seviyeye getireceksiniz bu dinamikleri?

Planlarınız, hedefleriniz, çalışmalarınız nelerdir?

Çok gizli şeyler değilse meydan sizin. Bize o yorumu onaylamak düşer sadece.

mirakrep  April 14th, 2009 tarihinde demis ki;

Bulunduğunuz yeri muhakkak siz bilirsiniz. Planım da hedefim de çalışmalarım da gizlilikten uzak. Ben bu ülkenin insanlarının özüne dönmeye başladığı an bahsettiğiniz meseleleri halledecek yapıya sahip olacağını düşünüyorum. Adalet de, hoşgörü de, birlik de, hedef de bizim özümüzde saklı. Üzerindeki sermayedenden, bencillikten, cahillikten örtüyü kaldırırsak hepsi ortaya çıkacak.

Yalnız olmadığıma, tanımadığım; ismini bile bilmediğim kardeşlerimin varlığına inanıyorum zira benim gibi benlik sahibi biri bile bu yolda bir şeyler yapmayı amaçlıyor.

bosbogaz  April 15th, 2009 tarihinde demis ki;

mirakrep,
Peki bu ozune donme islemi nasil olacak?

ozkan  April 15th, 2009 tarihinde demis ki;

altay kardeşim yazın güzel söylediklerinde gerçekçilik dışı birşey yok eyvallah ama içindeki bıkkınlığı kabul edemiyorum. sen öyle olursan ben böyle olursam kim kıvılcımı ateşliyecek. herzman karşımızdaki insanlardan mı tepki bekliyeceğiz.Daha sosyal olmak lazım. birey olarak ülke sevgisini herkesin benimsemesi lazım.Sivil toplum örgütlerinin sadece yardım derneği değil insanları bilinçlendiren kuruluşlar olması lazım ve herkesin bu kuruluşlara üye olması gerekmekte. Gerekirse hükümete bile halk olarak tepki göstereceğin tek organize seçenek budur.ama bizim ülkemizde kurum olunca entrika da oluyor indiregandi de. en az bende senin kadar bizden bir bok olmaz diyorum yeri gelince. ama umudun olmadığı yerde olasılıkta yoktur. haksızmıyım ?

Altay Esiroglu  April 15th, 2009 tarihinde demis ki;

@Ozkan

İçimdeki bıkkınlığı ben kabul edebiliyorum. Eğer devletle henüz karşı karşıya gelmediyseniz devletiniz sevebilirsiniz. Ama geldiğinizde çok büyük bir ihtimalle düşüncelerinizde değişiklik olacaktır. Vatan, millet ve devlet ayrı kavramlardır. Bu üçlünün içinde vatanımı sevdiğimi söylerim ama ‘devlet’e aynı duygusallıkla yaklaşamıyorum. Ülkesini herkes sever ama devlet sevgisini herkes benimsemez.

Burada yazdığımız yazılarla -az ya da çok- elimizi taşın altına soktuğumuzu söyleyebiliriz. Maalesef okumayan ve okuduğunu anlamayan bir topluma hitap etmekle ne kadar etkil bir eylem içerisinde olduğumuz da tartışmaya açıktır.

STK’lar insanları bilinçlendiren kuruluşlardır. Kuruluş amaçları keşke tüzüklerinde yazdıklarıyla sınırlı kalsa. Eğer STK’lardan kastın sadece Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ise bunun saf bir STK olduğunu düşünmüyorum.

Umudun olmadığı yerde olasılık da yoktur, haklısın. Ben sadece şu an içerisinde, içinde bulunduğum toplumdan umudumu kestiğimi belirtiyorum. Ciddi bir kısır döngü içerisindeyiz zira.

Henüz umudumu yeşerten bir gelişme olmadı bu ülkede.

Bundan sonra olur mu?
İhtimali yüzde 50′dir.

ozkan  April 15th, 2009 tarihinde demis ki;

devletle karşı karşıya gelen birinin hakkını alabileceğine bu duruma düşmüş insanlardan biri olarak bende inanmıyorum. bu yüzdendirki çok sık karşı karşıya gelmemeye çalışıyorum. keza bu duruma düşecek insanın önceden sinirlerini cımbızla aldırarak hakkını araması gerektiği kanaatindeyim. STK lerden kastım zaten seninde dediğin gibi saf ve şeffaf kurumlar. eğer çağdaş yaşamı destekleme kurumu kendisini tek görüp bir işlere kalkışıyorsa, her nekadar öğrencilere burs verip okutup doğru bir iş yapıyormuş gibi dursada, amacının dışına çıkmış demektir.,

demokrasiyi çeteciliğe destek vererek koruduğunuzu sanıyorsanız ülkenizdeki hukukun ve yargının üstünlüğü sallamıyorsunuz demektir.
şimdi aynı yargı hukuku sallamıyor o ayrı.

zaten bizim kanımızda var. kanunlar çiğnenmek içindir. herkes hakkını kanunen değil kendi kendine arama yoluna gitmiştir. bu Türk toplumunun bir hastalığıdır. mahkemede hakkının korunacağını düşünmez. buna inancı yoktur. bunda haksız bile sayılmaz belki. çünkü hukukun ve yargının nasıl işlediği ortadadır ama yinede doğuştan bir kanunları sevememe durumu vardır. biz özgürüz. bunun en güzel örneği belki biraz saçma olcak ama haftasonu oynanan maçta çıktı. lugano emreye kafa attı emre naaptı?
avrupalı kafayı yediği zaman acıdan değil profesyonelliğinden kendini salar yere. sahadaki hakemin ona cezasını vereceğini bilir. ama emre gitti ısırdı. ah benim adaleti sağlayan Türk milletim.

Destur  May 9th, 2009 tarihinde demis ki;

@ozkan

adaleti insanların kendinin sağlamasının tek nedeni artık insanların adalete güvenmemesi değilmidir?

Türk adalet sistemi meşhur fransız peynirleri gibi delik deşik olmuştur.bu durumda madem mahkemede aklanacaklar bari cezalarını ben vereyim zihniyeti oluşmuştur.Cahil olsun olmasın büyük çoğunluk artık bu zihniyettedir.Altay Esiroğlu’na bu yönden katılmamak elde değil.Bu sistemde hiç bir şey olabileceğinide düşünmüyorum.Devletin halka taahhütleri vardır.Halkında devlete.Halk devlete vergi verir,devlette insanı korur ve rahat yaşaması için çalışır vb…

Eğer ki devlet beni koruyamıyor ise benim devlete olan güvenim yerinde kalırmı?

ozkan  May 10th, 2009 tarihinde demis ki;

@destur
Bahsi geçenn devlet kavramınızda bugünki hükümet dahil midir?
söz konusu olan Adalet ve Kalkınma partisi, adına yakışır ne yapmıştır tartışmaya açıktır.

anayasa değişikliği halkın ihtiyaçları doğrultusunda olur. bir gazetenin yazarını tecavüz suçundan kurtarmak yada birinr siyasi özgürlük tanımak için değil.

bakıyorsunuz sadece bununlada sınırlı değil olanlar. 3. sefer cumhurbaşkanlığı süresinin değişimi için anayasa değişikliği söz konusu.
neden halkın ihtiyacı için mi ?

bir yanda deniz feneri davası inanılmaz bir sessizlik ve gizlilikle yürütülürken ergenekon davasında dalgalar havada uçuşuyor baskınlar gözaltına almalar medyayla gerçekleşiyor.

bu iki davayı farklı hukuk ve yargı mı yürütmekte insanın sorası geliyor.

sonuç olarak baktığınızda Adalet ve kalkınma partiside aynı b.kun lacivertidir.

insanların hukuka inancı kalmamışşsa bunda akp hükümetininde katkısı var demek yanlış olmaz.

insanların artık bu bizden diğeri aman laik diyerek oy vermeyi bırakmaları ve uyanmaları gerekmektedir.
bilgiye önem veren insan gerçekleri savunmalıdır diye düşünüyorum.

excellence  June 2nd, 2009 tarihinde demis ki;

Hiç kimseyi bu kadar tebrik etmek istememiştim.

ZAFERS  July 14th, 2009 tarihinde demis ki;

ben istiyorum excellence… Ülkemizin durumunu gayet iyi özetlemiş zaten bulundugum ortamlarda universitede cafede bir sohbet ortamında benımde anlattıgım şeyleri dahada açıkça yazmış arkadaşımız Allah razı olsun senden ve senin gibilerden

Simdi de sizi dinliyoruz