Seçim sonrasının kısa başlıkları…

secim1

Efendim selamlar! Nasılsınız?

Beni soracak olursanız yine yorgunum. Yorgunluk hastalığı diye birşey varsa eğer, işte ben ondan oldum sanırım.

Seçim bitti ama pislikleri ve sonrası geyikleri bitmedi. Sonrasında çıkan geyiklere geleceğiz. Pislikleri ufak ufak toplanıyor işte. Merkez ilçelerde toplanmış olsa bile, bizim mahalle gibi yerlerde daha yeni yeni toplanıyor parti bayrakları. Gövde gösterisi iyidir, güzeldir ama “uff amma çok bayrak astılar, hemen oyumu bunlara vermeliyim!!!” diye düşünen bir insan evladı yoktur bence. Tunceli’ye falan sevimli görünmek adına dağa taşa yolladığınız oy yardımlarının onlarca katına mal olmuştur bu bayraklar sanırım. Altay Esiroğlu bunu gözümüze sokan bir yazı yazmıştı zaten zamanında. (bkz: Dürüst Seçimler ve Bir O Kadar Dürüst Adaylar) Evet, seçimler bitti ve flamalarınız, bir belediye çöplüğüne, sandıklardan çalınan oyların yanına gidiyor.

Tatillerinde Dubai’ye gitmek isteyip de, bir türlü fırsat bulamayanların umudu olan AKP’nin Çeşme adayı Mustafa Cenger kazanamamış. Oysa adam, isteyip de bulamadığınızı, hayal edip de göremediğinizi ayağınıza getirecekti, Çeşme’yi Dubai’ye çevirecekti. Kısmet değilmiş. 5.155 Dubai sevdalısı umutlarını bir beş yıl daha taze tutsun. Belki bir dönem sonra…

Bugün hiç gülesim yoktu aslında ama AKP’nin türban itirazıyla ilgili haberini görünce çok güldüm. “Tutturabildiğine göre” siyasetini benimseyen AKP’nin bu gibi mevzuları pek fazla aslında. Doğu’da “boşverin kimliği” diyor, Anadolu’da “kimlik savaşları” veriyor, Ege’de “biz aslında liberaliz” diyor; her kalıba göre bir şekil buluyor kendisine yani. Bu sefer de Gaziantep’in Islahiye Belediye başkanının başı türbanlı diye bir şikayette bulunmuşlar. Olay pek fantastik aslında. Gaziantep – Islahiye’nin eski belediye başkanı AKP’den Mehmet Uludağ imiş. AKP, Mehmet Uludağ’ı tekrar aday göstermeyince, Uludağ, DP’den aday olmak istemiş. Ancak daha önceden AKP’den temayül yoklamalarına katıldığı için bu mümkün olmamış. Bu sefer Sayın Uludağ, eşini ortaya atmış ve kendisi yerine DP’den eşini aday göstermiş. Hiç bir siyaset bilgisi olmayan hanım ablamız oyların %37′sini toplayarak başkanlığa seçilmiş. Buraya kadar zaten büyük bir komedi dönüyor. Nerede kaldı rejim, nerede kaldı ideoloji. Bunun üzerine harekete geçen AKP, Bayan Uludağ’ın başının kapalı olduğunu söyleyerek itiraz etmiş. Ancak başvurusunu başı açık bir fotoğrafla yaptığı için AKP’nin itirazı reddedilmiş. Bunun yanı sıra, bayan Uludağ, aday olmadan önce AKP üyesiymiş. ahaha Tam dallas yemin ediyorum.

Bizim 10 bin kişiye miting veren Zeki abimiz de boş yere yırtınmış Bingöl’de. Zeki Börükoçin, Bingöl’de bağımsız belediye başkan adayı olmuş ve tam 10 bin kişiye miting vermişti. Herkes arkasında görünüyordu ama sandıklar açıldığında aldığı oy, mahalle muhtarlarının aldığının yarısı kadar çıkmış ve sadece 76 oy almış. Zeki abim sinirlenmiş, vermiş veriştirmiş. Bu memlekette hep böyle değil midir Zeki abi? Konuşursun, herkes arkanda olacağını söyler ama iş icraata geldiğinde, en yakın rakibine 10 boy fark atmış bir yarış atı gibi yalnız kalırsın böyle. Senin fark biraz tersten olmuş ama olsun. En azından “denedim” dersin be Zeki abi. Üzüldüm valla. 10 bin kişiyle miting yapsam çok pis g.tüm kalkardı şerefsizim.

Aslında en ilginç mevzulardan biri Isparta’da olmuş. AKP’li eski belediye başkanı Hasan Balaban’ın seçimi kaybetmesiyle birlikte, birkaç iş adamı toplanıp, 6 bin liraya deve almışlar. Önce deveye şehir turu attırıp, sonra belediyenin et kesim merkezinde kestirmişler ve ücretsiz olarak halka dağıtmışlar. Ayrıca, Hasan Balaban’dan “zulüm” gördüklerini iddia eden birkaç esnaf, iki gündür halka helva dağıtıyormuş. Adam gitti ama izi kalmış baya. Burada tabi olaya ters bir açıdan bakmak da gerekebilir. Belki de adam çok iyi çalışıp, bu ismini açıklamak istemeyen iş adamlarının kuyruğuna bastı. Adamların ya da eski başkanın ne yaptığını bilemem ama, iş adamları her türlüsünden bir “kurtulduk lan!” partisi vermişler gibi görünüyor. Kutuplaşma fena azizim.

obamaÇakma Obama olayı varmış bir de… CHP, Denizli’nin Acıpayam ilçesine bağlı Akalan Beldesinde, sanırım sırf ABD başkanı Obama’ya benzediği için “Akalan’ın Obaması” şeklinde bir kampanya yaparak girdiği seçimde sadece 17 oy alarak çok pis patlamış. Bu haber de beni gayet kişnetti. Siz de gönül rahatlığıyla gülebilirsiniz. Lan millet zaten sevmiyor Amerika’yı, sen üstüne gidip Obama’ya benziyor diye garibin tekini aday gösteriyorsun. Çok komik parti bu CHP…

ÇORUM’un Mecitözü İlçesi’nde, izne gelen 3 erin oy kullandığı belirlenince, seçim iptal oldu. Malum, askere gittiğinizde devletin sadece bir MALI oluyorsunuz. Seçme, seçilme, izinsiz işeme, izinsiz sigara içme ve bunun gibi “insan” olma özelliğini taşıyan düşünebilen organizmaların yaptığı hiç bir şeyi yapamıyorsunuz asker olduğunuz zaman. Orada yapacağınız şey, mutlak suretle emre itaat etmek, astlarını sevmek, üstlerinden tırsmak, güneşin ya da karın altında esas duruşta durmak, sürünmek ve berbat yemeklerden yemektir. Ne işiniz var oy kullanıyorsunuz?! Bak sizin yüzünüzden seçim iptal edildi, tekrar oy kullanacak insanlar. Tekrar sıraya gir, tekrar yandan kaynak yapanlara küfret, tekrar oy çal, tekrar çaldığın oyları yakarken genzine duman kaçsın… Bu asker milletinde zerre akıl yok arkadaş. Ne işin var oy veriyorsun. Zaten akıllı olsan devlet seçme ve seçilme hakkını elinden alır mı hiç senin?!

Büyükçekmece’de AKP seçim sonuçlarına itiraz etmiş. 100 küsur oy farkla kaybettiklerini görünce, bir umutla, belki yanlış saymışlardır diye düşündüler muhtemelen. İtirazı olumlu değerlendirilmiş ve oylar tekrar sayılmış. Ve AKP’nin itirazının yersiz olmadığı görülmüş. Fark 100 değil 500 küsurmuş. Bu sefer profesyonel sandık başkanları yoktu sanırım sayımda. İlk sayımda nasıl da kaçmış o kadar oy gözden, hay Allah!mış resmen…

Önceden var mıydı bu kadar itiraz, bu kadar tantana? Oy çalınmasını hep yaşıyoruz zaten. Oy çalınmalarının, Müslümanlıklarıyla övünen partilerin etrafında toplanması beni şaşırtmıyor. Çünkü ben, zaten onların dini kullandığını biliyorum. Ama bilmeyenler için bir şey ifade ediyor mu, burası merak konusu. Bu seçim neler değiştirir, neler getirir, neler götürür bilemem. Çok garip bir ülkeyiz çünkü. Her şey olabilir bu ülkede. Bir günde tüm rüzgarlar terse dönebilir. O yüzden tahmin yürütmek güç. Ancak tahmin yürütülmeyecek kadar açık olan tek bir nokta var; hangi parti gelirse gelsin, hangi belediye seçilirse seçilsin; bir düzen var ve yeni gelen kim olursa olsun bu düzenin dişlisi olacaktır. Emperyalist ülkelerin pençelerinden kurtul-a-madığımız sürece, bu böyle devam edecek. Siyasetin bir düzen olduğunu düşünürsek, kimsenin düzeni bozmaya niyetinin olmayacağını zaten görebiliriz. Birileri çakma Obama’lardan medet umar, birisi başkan olabilmek için partisini satıp, eşini kullanır, birisi din istismarıyla bir yerlere gelip, başörtüsüne itiraz eder… Düzen devam eder… Cem de artık yatar…

Sevgiler, saygılar.

Bookmark and Share

4 Yorum

Altay Esiroglu  April 2nd, 2009 tarihinde demis ki;

Düzen değişir düzülen değişmez.
Kolpa Obama’yı ilk kez burada öğrendim. Süpermiş lan :)
CHP değil miydi “Amerika’nın esiri olduk” diye oraya buraya salça olan. Aynı CHP, Şişli’de Mustafa Sarıgül’ün karşısına Muharrem Sarıgül’ü aday gösterip “M. Sarıgül” kısaltmasından medet ummamış mıydı? Bir parti, tabanına alenen “GERİZEKALI” der mi anasını satayım!
Ne garip bi ülke lan burası. Her sabah gülmek zorunda mıyım lan ben. Belki arasıra hüzünlenmek istiyorum. Bu ne alo!?
Lan biz halk olarak ne diye bizimle taşak geçen bu adamlarla -en azından- dalga geçmiyoruz.
Dünyanın gerizekalı görülen tüm bireyleri birleşin!
Zeki Börükoçin’in durumuna çok üzüldüm lan :(

Darkohl  April 3rd, 2009 tarihinde demis ki;

Aslında olay CHP, AKP, DSP, MHP değil bence olay zihniyetin ta kendisinde. Partililerin etrafında yaşayan insan görünümlü garip yaratıklar partililerin bu raddeye ulaşmasını sağlıyor diye düşünüyorum.
Her kafadan çıkan sesin tek bir kafadan dile geldiğini göz ardı etmezsek eğer bu tarz sonuçlarla karşılaşacağımızı sanmıyorum ben.
Herkesin birbirini satıp ötekinin g.tünü yalaması birlik beraberlik olamamaktan kaynaklanıyor.
Biz Türk milleti olarak bir şeylere sahip çıkmasını beceremediğimiz gibi, sahip çıkmak istediğimiz değerleri de elde edemeden yok ediyoruz.
Bu ülkede pek çok şey vur ensesine al ekmeğinden çok, ver parasını al onurunu, kişiliğini, gururunu, şerefini ve al alabildiğini durumuna döndü.
Görünen şu oluyor ki parasını veren borazanını öttürüyor. Hem de kulaklarımızı sağır edercesine.
Hayatımda ilk kez oy kullandım, kullandığım gibi de çöpe gitti. Bundan sonrası artık Tayyipkerim. Önümüzdeki maçlara bakacağız.
Üzüldüğüm tek nokta yeri gelince insan yerine konulmamız. Ya hep hayvan yap hep insan. Ben hayvanlığı tercih etmekteyim.
Zaten horse power for the people.

ozkan  April 5th, 2009 tarihinde demis ki;

bu ülkeye radikal adamlar lazım

zeki müren bile olurdu…özledim lan

zafer SAFRAN  July 13th, 2009 tarihinde demis ki;

pfff bayıldım bu siteye ben ya. Elinize kolunuza klavyeneze kaleminize aklınıza beyninize sağlık..
çakma obamaya çok güldüm :)

Simdi de sizi dinliyoruz