Etiket Arsivi: 2009 yerel seçimleri

Fazıl Say’a açık mektup

8d8_fazil-sayFazıl Say sen manyak mısın ne istiyorsun her seçim sonrası bizden?

Geçen “ülkeyi terk edeceğim” demiştin, şimdi de Deniz Baykal’a mektup yazmışsın. Hasta mısın?

Fazıl Say nerede eğitim aldığını çok merak ediyorum. Senin Türkçe derslerine giren öğretmenin manav mıydı, var mı bunun cevabı? Fazıl Say, Deniz Baykal’a yazdığın mektubun her satırında üç nokta kullanmışsın. Cümleye derin anlam katacak başka şeyler yok mu Fazıl Say? Bu mektubu bana bir başkası gösterseydi bir ilkokul çocuğu babasının gazıyla Deniz Baykal amcasına yazmıştır diye düşünürdüm. Fazıl Say hiç mi kitap okumuyorsun sen?

Fazıl Say seni “aydın” diye pazarladılar bize. Ülkesini çok seven bir insan ilk önce kendi dilini doğru kullanmaz mı? Kullanmazsa bunun adı çakma aydın olmaz mı Fazıl Say? Dostum, bir soru cümlesinde soru işareti bir kere kullanılır benim sana yazdığım bu mektupta olduğu gibi. Bunu da mı görmedin hiçbir yerde? Yazdığın diğer yazılardan da haberim var; hepsinde aynı hata! Farkında mısın Fazıl Say? Sen böyle hatalar yaparsan gazete sitelerindeki okuyucu yorumlarından ne farkı olur bunların? Millet onlarla taşak geçiyor Fazıl!
Devam

Seçim sonrasının kısa başlıkları…

secim1

Efendim selamlar! Nasılsınız?

Beni soracak olursanız yine yorgunum. Yorgunluk hastalığı diye birşey varsa eğer, işte ben ondan oldum sanırım.

Seçim bitti ama pislikleri ve sonrası geyikleri bitmedi. Sonrasında çıkan geyiklere geleceğiz. Pislikleri ufak ufak toplanıyor işte. Merkez ilçelerde toplanmış olsa bile, bizim mahalle gibi yerlerde daha yeni yeni toplanıyor parti bayrakları. Gövde gösterisi iyidir, güzeldir ama “uff amma çok bayrak astılar, hemen oyumu bunlara vermeliyim!!!” diye düşünen bir insan evladı yoktur bence. Tunceli’ye falan sevimli görünmek adına dağa taşa yolladığınız oy yardımlarının onlarca katına mal olmuştur bu bayraklar sanırım. Altay Esiroğlu bunu gözümüze sokan bir yazı yazmıştı zaten zamanında. (bkz: Dürüst Seçimler ve Bir O Kadar Dürüst Adaylar) Evet, seçimler bitti ve flamalarınız, bir belediye çöplüğüne, sandıklardan çalınan oyların yanına gidiyor.
Devam

2009 Yerel Seçimleri

secim-haritasiVe bir seçimin daha sonuna geldik kıymetli okurlar. Tahminlerimin çok büyük bir bölümünü tutturdum. Birkaç kişinin gaz vermesi durumunda A&G’ye ve Tarhan Erdem’e ciddi rakip olmayı düşünüyorum. Üstelik bu işi halka inmeden, kimseyi anket sorularımla bunaltmadan yapabilirim. Oylarınızı bana verin!

İlginç sonuçlar ortaya çıktı seçimlerde. Muhsin Yazıcıoğlu’nun başına gelen vahim hadise, Sivaslılar’da büyük bir üzüntüye yol açmış olacak ki, Sivas’ı kazanan BBP oldu. Ak Parti ya da AKP, Ege ve Akdeniz sahillerinde istenmedi. Bu da demektir ki bu bölgelerimiz laikliğin kalesi. Yani olası bir düzen değiştirme operasyonunda kara güçleriyle değil, deniz kuvvetleriyle bu iş başlayacak. Yani bir çıkartma söz konusu…
Devam

Seçim pankartları

pankartSeçimlere 1 hafta kala heyecan, üst seviyedeki yerini koruyor değerli partizanlar!
Uzun zamandan beri inceliyorum seçim pankartlarını. Çok komik bir şey görmedim ama ilginç şeyler görebiliyorum.
Şunu farkettim: Partilerimizin birçoğunda yazı yazmayı bilen adam yok. Noktayı, virgülü nereye koyacaklarını bilmiyorlar. Dahi anlamındaki “de” ve soru eki “mi”yi doğru yerde kullanana vereceğim oyumu…
Devam

Dürüst seçimler ve bir o kadar dürüst adaylar

partilerBir araç giydirmenin maliyeti nereden baksanız ortalama olarak 1 milyar eski Türk lirası. Yenisiyle 1000  TL. Metrekaresi 20 liradan fiyat verenler de var. Otobüse, minibüse göre değişiyor ücretler. Seçim zamanı olduğundan kelli bir sürü parti arabası görüyoruz yollarda. Hepsi bangır bangır, cızırtılı cızırtılı seçim şarkıları yayınlayan radyo istasyonu anasını satayım. Propagandanın dibine dibine, gözüne gözüne vuruyorlar.

Belediye başkanlığına aday olanların harcadığı paranın bir kısmı parti tarafından karşılanıyor, bir bölümünü de adaylar ceplerinden veriyorlar. Partinin ve kişinin maddi durumuna göre propagandaları da farklı oluyor haliyle. Kimi 3-5 araçla dolanıp duruyor, kimi de lüks araçlara parayı basıyor. Seçilmek için ellerinden geleni yapıyor mübarekler. Seçim zamanı, para harcamak demek bu insanlar için. Araçlara veriyorlar, bilboard ilanlarına veriyorlar, pankartlara, el ilanlarına, kendileri için koşturanlara, araçların mazotuna, şoförüne, afişlere, matbaaya, davulcuya, zurnacıya hep para veriyorlar. Çünkü öpücükle olmuyor bu işler.
Propaganda mevsimi, kasanın anahtarla tanışması demek bunlar için.
Devam