Darbeci baro eylemi
İstanbul Barosu üyeleri dün “yargıya ve ülkene sahip çık” yürüyüşü yapmışlar. Yapsınlar, haklarıdır. Eylem yapmaya, sokaklarda yürüyüp yaygara çıkarmaya hiçbir zaman olumlu gözle bakmasam da, özgür ve demokratik bir ülkede böyle bir hakka sahip olduğumuzu biliyorum.
Çıkarsın, eylemini yaparsın, yandaşlarınla birlikte bol bol bağırıp ne kadar kalabalık ve güçlü olduğunuzu düşünürsün. O sürüye dahil olmak, kişiye kendini çok güçlü hissettirir, buna eminim. O eylemlerde yeni partilerin temelleri atılabilir, rejim bile değiştirilebilir. Hayal kurmak bedavadır çünkü. Çevresindeki herkes o kişiyle aynı fikirdeyse bu, dünyayı ele geçirmeye sadece bir adım kalmış gibi hissettirebilir. Konu o değil.
Baro üyeleri yürüyüş yaparken, en doğal hakkını kullanan Genç Siviller de Taksim Square Otel’in bir penceresine, üzerinde “DARBECİ BARO” yazan pankart astılar. Cübbeli avukatların yürümesi, eylem yapıp slogan atması ne kadar yasalsa, Genç Siviller’in otele astığı pankart da o kadar yasaldı.
Fakat “bağımsız yargıdan, faşizme karşı omuz omuza olmaktan” bahseden avukat kalabalığı, bir anda kendi eylemini unutup Genç Siviller’in pankart astığı oteli basmaya kalkıştı. Bana tuhaf gelen de bu oldu.

Bildiğiniz gibi Türkiye’de sansür işleri
Yüce Türk Adaleti bizleri internetin pisliğinden, çirkefliğinden, çirkinliğinden koruyabilmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Geçen yüzyıldan kalma amcaların baktığı davalarda tüm popüler siteler çeşitli bahanelerle tek tek engelleniyor ve bu yasaklar fark edilene kadar kimseye bildirilmiyor bile.
Birkaç ay önceydi, Santa Monica’da bir cafede Riley Steele ile oturmuş, rol aldığı Pirates 2: Stagnetti’s Revenge hakkında geyik çeviriyorduk. Konu birden Türkiye’ye geldi. Sektörde çok taze olduğu için bilmiyor bazı şeyleri, Türkiye’de bu filmlerin ithalatçısı olmadığını duyunca şaşırdı. İnternetten izlenemediğini söyleyince daha fazla şaşırdı.
Türk halkının sosyal imkânlarının gelişmesi, haklarını öğrenmesi ve medenileşmesine katkıda bulunmuştur 19 Temmuz’da yürülüğe giren bu yasa. Her ne kadar sıkı bir içici olsam da, bugün iş yerimdeki merdivenlerden inerken izmarit kokusu yerine parfüm kokusu duymak beni çok mutlu etti.



Son Yorumlar