Etiket Arsivi: adalet

Çılgın Çocuk Turkey!

turkeybayragi-copySüper bir devletiz, harikayız. Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda çılgın atıyor. Seviyorum bu ülkeyi. Bizi Avrupa Birliği’ne alsınlar. Neşe katarız, adamları monotonluktan kurtarırız.

Yukarıdaki satırları anlamak için helikopter kazasına dönmek zorundayız. Olanlar malum; Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki isimler elim bir kaza sonucu Keş Dağları’nda hayata gözlerini yumdular. Kazayı, İHA Muhabiri İsmail Güneş’in 112′yi araması sonrasında öğrendi bütün Türkiye. Daha sonra devletin bütün kurumları yaralıları kurtarmak için harekete geçti. Toplamda 4 bin tekil şahıs arama-kurtarma çalışmalarına katıldı. Ambulanslar, kar araçları, helikopterler falan ne varsa seferber edildi. Ama enkaza ulaşanlar Türkiye Cumhuriyeti değil, 17 tane köylü oldu. Kahramanmaraş’ın Döngel köyünde ikamet eden köylüler. Devlet 47 saat uğraştı bulamadı, adamlar “hadi arayalım dediler” birkaç saat sonra buldular.
Devam

Yok olmak istemiyoruz!

“Dicle’nin kenarında bir kuzuyu kurt kapsa hesabı benden sorulur,” demiş Hz. Ömer.

Peki bu çocukların hesabı kimden sorulur?

Açılım açılım üstüne, gel açıl sandığın üstüne

Secim SandigiTürk siyasetinde açılım modası aldı başını gidiyor sevgili kuyu ahalisi. AKP ve CHP daha birkaç mühür fazla basılsın diye her şeyi yapacak duruma geldiler. Alevi açılımı, Kürt açılımı, çarşaflı açılımı derken son açılım Rusya’ya kadar uzandı.

Doğuyu DTP’nin elinden kapabilmek için Alevi ve Kürt açılımıyla iki gol atan AKP’ye, çarşaf açılımıyla yanıt verdi CHP. Biz CHP’den bir hamle daha beklerken AKP bu kez Ege’yi ve sosyalistleri hedefleyen yeni bir açılıma girişti.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in açıklamasına göre, Nazım Hikmet’e Türk vatandaşlığı iade edilecekmiş.


Devam

Şimdilik özür dilemiyorum

[Öncelikle uyaralım. "Ermeni soykırımı yoktur, kimsenin canı yanmamıştır, asıl onlar Türkleri öldürmüştür" diyerek ucuz milliyetçilik yapanlar hiç okumasınlar bu yazıyı. Evet, Ermenilere uygulanan işlem soykırım değil ama tehcirdi. 1915 yılında 900.000 Ermeni bu topraklardan sürülmeye çalışıldı ve onbinlercesi de yollarda öldü. Onlar da intikam olarak 1918 yılında Türklere vahşi bir katliam uyguladılar. Yani iki taraf da birbirinin canını yakmış olsa da, kavgayı başlatanlar Ermeni halkı değildi.]

Yurdum aydınlarından bir kısmı bir araya gelmişler ve internet üzerinden bir kampanya başlatmaya karar vermişler. Yılbaşında başlayacak olan kampanyanın adı; “Özür diliyorum.”

Metinde deniliyor ki, “1915′de, Osmanlı Ermenilerinin maruz kaldığı büyük felakete duyarsız kalınmasını, bunun inkar edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.”

Hmmm…

Özür dilemek bir erdemdir, büyüklüğün şanındandır. Haklı konumda olsa bile özür dilemesi kişinin büyüklüğünü gösterir.

Ancak…

Eğer halkların kardeşliğinden, Anadolu mozaiğinden bahsediliyorsa ve geçmişten özür dilenecekse, bunun belli bir sıralaması olmalı.
Devam

Dur ihtarına uymayan kadın hamile kaldı!

Ferhan Şensoy Tiyatrosu oyuncuları vakti zamanında bir deney yapmışlardı. Nazi subayı kılığındaki oyuncular İstiklal Caddesi’nde vatandaşlara kimlik kontrolü yapmışlar, çeşitli yasaklardan bahsetmişler; kimse onlara karşı çıkmamış, herkes boynunu eğip kaderine razı olmuştu.

Eminim ki bugün çıkıp yapsak aynı şeyi, kimse tutup da “n’apıyosun sen bilader!” demeyecek.

Polisten, güçten korkuyor bu millet. Belki de bu nedenle polisler gün geçtikçe kabalaşıyor, üzerindeki üniformanın kimin tarafından tahsis edildiğini unutacak kadar ileri gidebiliyorlar.
Devam