<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Delinin Kuyusu &#187; akp</title>
	<atom:link href="http://www.delininkuyusu.com/index.php/tag/akp/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.delininkuyusu.com</link>
	<description>Bir deli, kuyuya bir akıllı atar ve olaylar gelişir!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Aug 2011 01:36:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Punk Art</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/punk-art.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/punk-art.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 22:53:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ömer Yavuz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[baş örtüsü]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[pankart]]></category>
		<category><![CDATA[pankart krizi]]></category>
		<category><![CDATA[türban]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=2998</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandan beri haber takip etmiyordum, TV’yi açıp haber seyretmem, internette de haber sitelerinde pek gezinmem. Türkiye siyasi gündemini ne kadar az takip edersem o kadar huzurluyum. Ancak çayımı yudumlarken, gözüm masada duran gazetedeki habere ilişince huzur muzur kalmadı yine. Mecliste pankart krizi yaşanmış. Muhalefet ile iktidar arasında laf dalaşı olmuş. Koskoca adamlar kürsüyü basıp, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-2999 alignnone" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/11/pankart.jpg" alt="pankart" width="420" height="294" /><br />
Uzun zamandan beri haber takip etmiyordum, TV’yi açıp haber seyretmem, internette de haber sitelerinde pek gezinmem. Türkiye siyasi gündemini ne kadar az takip edersem o kadar huzurluyum. Ancak çayımı yudumlarken, gözüm masada duran gazetedeki habere ilişince huzur muzur kalmadı yine. Mecliste pankart krizi yaşanmış. Muhalefet ile iktidar arasında laf dalaşı olmuş. Koskoca adamlar kürsüyü basıp, küfretmişler. Aklıma ülkemin GS-FB maçlarındaki taraftar kavgaları geldi. Yüce meclisimizde takım elbiseli “punk”çılar türemiş. Acaba yakında bellerinden zincir sarkıtıp, <strong>Harley Davidson</strong>’la meclise gelirler mi?<span id="more-2998"></span></p>
<p>İşte pankartlardan bazıları: <em>“Atam İzindeyiz”, “Atam Eserlerine Sahip Çıkacağız”, “Cumhuriyeti Sen Kurdun Onu Yaşatacak Olan Bizleriz”</em></p>
<p>Hayır, CHP! Ata’nın eserlerine sahip çıkamayacaksın. Sen bu kafayla gittikçe anca pankart açar, bağırıp çağırır, sızlanıp ağlarsın. Ama eserlere sahip çıkamazsın. Neden mi? İktidarı buralara taşıyan sensin çünkü. İcat ettiğin &#8220;<strong>kamusal alan</strong>&#8220;la, düşman olduğun &#8220;<strong>bez parçası</strong>&#8220;yla, başörtüsüne &#8220;<strong>türban</strong>&#8221; nick’ini yamamanla; yıkamadağın bir iktidar meydana getirdin ve onu ellerinle besliyorsun. Ellerinle büyütüp, solar iken diriltiyorsun. Sula, bakımını yap, sonra da mahsul topla. Al sana “<strong>MeclisVille</strong>”.</p>
<p>Bu iktidarın buralara gelmesinin en büyük nedeni başörtüsüdür, kim ne derse desin. İlk önce bez parçasına <strong>türban</strong> adı verildi, sonra <em>&#8220;Onu kafana takamazsın!&#8221;</em> dendi. Fakat, <em>“Biz türban taktıracağız!”</em> diyen bir kurtarıcı çıktı. Halk da kurtarıcıyı başının tacı etti. Kurtarıcı kurtaramadı belki ama muhalefet sayesinde gücüne güç kattı ve büyümesine devam etti.</p>
<p>Küçükken hep bir ağızdan söylediğimiz <em>“Doktor doktor kalksana, lambaları yaksana”</em> şiiri <strong>dua</strong> hükmüne mi geçti yoksa? Lamba bir yandı halen sönmedi.</p>
<p>Evet, CHP! Ezber bozma zamanı çoktan geldi geçmekte. Halkın inanışına karışmaktan vazgeç. Destekçisi olduğun Cumhuriyet için asıl tehlike sensin. Bu ne biçim bir paradokstur!</p>
<p>“CHP CHP kalksana, Lamba’yı kapatsana.<br />
Atam elden gidiyor, çaresine baksana.”</p>
<p><strong>NOT: </strong><em>Vekilleri kendilerine benzettiğim için tüm “punk”çılardan özür diliyorum. İtiraf ediyorum sırf yazının başlığına uysun diye sizin isminizi kullandım. </em><em>Tıpkı AKP’nin zirveye oturmak için türbanı kullanması gibi. </em><em>Siz bu şekilde rezil değilsiniz yoksa!<br />
</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/punk-art.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/11/pankart-300x210.jpg' length ='29378'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Kadir Topbaş uyuma!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kadir-topbas-uyuma.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kadir-topbas-uyuma.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2009 11:24:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kadir topbaş]]></category>
		<category><![CDATA[kanuni sultan süleyman]]></category>
		<category><![CDATA[mimar sinan]]></category>
		<category><![CDATA[süleymaniye]]></category>
		<category><![CDATA[süleymaniye cami]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1956</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi Haber Ajansı&#8217;ndan Nurten Erdoğan&#8217;ın haberi. 26 Mayıs&#8217;ta yazılmış, biraz geç farkettim. Atlas Dergisi sayfalarına taşımış, ben de elimi taşın altına sokayım da bakarsınız bir şey olur. Mimar Sinan&#8217;ın Süleymaniye Külliyesi çöp deposu oldu İstanbul, 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklerine yoğun bir şekilde hazırlanırken, Mimar Sinan&#8217;ın kalfalık dönemi eseri 452 yıllık muhteşem Süleymaniye Camisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1957" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="suleymaniye" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/suleymaniye.jpg" alt="suleymaniye" width="420" height="315" />İstanbul Üniversitesi Haber Ajansı&#8217;ndan Nurten Erdoğan&#8217;ın haberi. 26 Mayıs&#8217;ta yazılmış, biraz geç farkettim. Atlas Dergisi sayfalarına taşımış, ben de elimi taşın altına sokayım da bakarsınız bir şey olur. <span id="more-1956"></span></p>
<p><strong>Mimar Sinan&#8217;ın Süleymaniye Külliyesi çöp deposu oldu</strong></p>
<p>İstanbul, 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklerine yoğun bir şekilde hazırlanırken, Mimar Sinan&#8217;ın kalfalık dönemi eseri 452 yıllık muhteşem Süleymaniye Camisi Külliyesi&#8217;nin zemin odaları çöp deposu olarak kullanılıyor.</p>
<p>Osmanlı İmparatoru Kanuni Sultan Süleyman&#8217;ın adına dünya sanat tarihinin en önemli isimlerinden Mimar Sinan&#8217;ın yaptığı, imparatorluğun en ihtişamlı dönemini simgeleyen mimari tasarıma sahip <strong>Süleymaniye Camisi,</strong> büyük mimara saygısızlığın son örneğini yaşıyor.</p>
<p>Her gün birlerce turistin gezdiği 452 yıllık caminin külliye odalarını atık kağıt toplayıcıları <strong>depo</strong> olarak kullanıyor. Zamanının tıp, matematik, doğa ve din bilimleri eğitiminde önemli bir yere sahip olan külliyenin kiralık zemin odaları, bugün bölgenin kağıt çöplerine ev sahipliği yapıyor.</p>
<p>Yanından geçen turistlerin çöp kokusundan irkildiği külliye odaları, çağdaş ülkelerde birer müze ya da kültür merkezi olarak değerlendirilirken, 21&#8242;inci yüzyılda İstanbul&#8217;un gözbebeği tarihi eseri çöp odalarına dönüştüren anlayışın kaderine terk edilmiş durumda.</p>
<p>Hoca Gıyaseddin Mahallesi Süleymaniye İmareti Sokak&#8217;ta bulunan külliyenin Şifahane kısmının zemin odaları, günümüzde atık kağıt ve tekstil işiyle uğraşan kişilere kiralanıyor.</p>
<p><strong>Restorasyon külliyeye hiç uğramadı</strong></p>
<p>Süleymaniye esnafı, külliyenin yıllardır bu şekilde kullanıldığını belirterek, &#8216;Kimi zaman işgalci, kimi zaman kiracılar kullanıyor, camide başlayan restorasyon ise külliyeye hiç uğramadı, restore edilse hem biz faydalanacağız, hem halkımız ve turistler faydalanacak&#8217; dedi.<br />
Dünyanın, 2010 Avrupa Kültür Başkenti olarak mercek altına aldığı İstanbul&#8217;un 7 tepesinden en yükseğinde yükselen ihtişamlı cami ve külliyesi, yetkililerin bir an önce önlem almasını bekliyor.</p>
<p>1960 yılından bu yana restorasyon çalışmaları planlanan Süleymaniye Camisi, 2009&#8242;da Süleymaniye Projesi kapsamında kentsel dönüşüm planıyla restorasyon çalışmalarının kısmen başladığını gördü. Ancak şimdilik cami bölümünün restore edildiği külliye odaları, buralarda kiracı olan kişilerle düşülen uzlaşmazlık, yetki devri gibi nedenlerle ihmalden kurtulamadı.<br />
Süleymaniye Külliyesi zemin odalarını atık kağıt deposu olarak kullanan şahıslar ise &#8216;Kiramızı ödüyoruz, usulsüzlük yok&#8217; diyerek depolarını terk etmek istemediklerini söylediler.</p>
<p><strong>İstanbul kültür başkenti olamaz</strong></p>
<p>Süleymaniye&#8217; nin durumuyla ilgili görüşlerini belirten ünlü sanat Prof. Dr. Semavi Eyice, &#8216;Artık her şey göz önünde yapılıyor, bu durumda İstanbul&#8217;un değil kültür başkenti olmasına İstanbul olduğuna bile inancımı kaybettim, yıllardır Süleymaniye görmezden geliniyor, bir çok Avrupa ülkesi Mimar Sinan eserleriyle kendi eseriymiş gibi övünürken, bu halde bırakmak utanç verici. Yıllar evvel Süleymaniye, İstanbul&#8217;un kalbur üstü kesiminin muhitiydi. Şimdi bu durumda olmayı hak etmiyor&#8217; dedi.</p>
<p><strong>Usulsüzlük olmaz, gülünçlük olur</strong></p>
<p>İstanbul&#8217;un kültür tarihini yazan önemli isim Profesör Eyice, İstanbul&#8217;da artık İstanbulluların bile yaşamadığını belirterek, &#8216;İnsanlar memleketinden kaçıyor, Beyoğlu&#8217;nda saat 22.00&#8242;den sonra yürünemiyorsa kültür başkenti olmak hikaye olur. Tarihi eserlerinin korunması ve kiralanmasının da bir usulü var; her şey kılıfına uydurulduktan sonra usulsüzlük olmaz tabi, bu ancak gülünçlük olur&#8217; diye tepki gösterdi.</p>
<p>Süleymaniye Camisi&#8217;nin hemen arkasında kalan İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü&#8217;ndeki öğrenciler ise &#8216;Türklerin İstanbul&#8217;da yarattığı en büyük ve en değerli eser olarak görünen Süleymaniye uyutulan bir dev. Tac Mahal&#8217;in ya da Notre Dame Katedrali&#8217;nin böyle bir hal ve çöp içinde olduğunu hayal bile edemiyoruz, oysa Süleymaniye, yüzlerce tarihi eserlerin yanında sade fakat görkemli mimarisiyle fark ediliyor. Elimizden gelse külliyeyi biz restore ederiz, utanç duyulacak bir olay&#8217; görüşünü dile getirdiler.</p>
<p>Öğrenciler, gözleriyle gördükleri tablo karşısında &#8216;Tarihi eserlerin kiralanmasında kriterler olduğunu sanıyorduk. Bu durumda kirayı veren herkes, her türlü amaç için kullanabilir&#8217; diye konuştular.</p>
<p><a title="suleymaniyekulliyesi" href="http://www.kesfetmekicinbak.com/gundem/08667/" target="_blank">Atlas Dergisi</a></p>
<p><em>Yazarın notu: Kafam girsin böyle devlete! </em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kadir-topbas-uyuma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/suleymaniye-300x225.jpg' length ='25593'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Sigara sinirleri yıpratır</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sigara-sinirleri-yipratir.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sigara-sinirleri-yipratir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 10:42:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara yasağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1727</guid>
		<description><![CDATA[Bundan sonra sabahları uyandığımızda ağzımızın içi çamur deryası gibi olmayacak. Genzimiz temiz, ciğerlerimiz pürü pâk olacak. Çünkü bizi bizden fazla düşünen, sigaradan kurtulup eski sağlıklı günlerimize dönmemiz için varını yoğunu ortaya koyan devletimiz sayesinde sigaradan kurtulacağız. Sigara içmeyenler için gayet güzel bir uygulama ama biz tiryakiler için kara günlerin başlangıcı gibi bir şey. Neyse, mesele [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1728" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="sigara" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/285808.jpg" alt="sigara" width="420" height="254" />Bundan sonra sabahları uyandığımızda ağzımızın içi çamur deryası gibi olmayacak. Genzimiz temiz, ciğerlerimiz pürü pâk olacak. Çünkü bizi bizden fazla düşünen, sigaradan kurtulup eski sağlıklı günlerimize dönmemiz için varını yoğunu ortaya koyan devletimiz sayesinde sigaradan kurtulacağız. Sigara içmeyenler için gayet güzel bir uygulama ama biz tiryakiler için kara günlerin başlangıcı gibi bir şey.</p>
<p>Neyse, mesele içen ben ya da içmeyen sen değil. Mevzubahis olan devletimizin büyüklüğü. Masaya yumruğunu vuran yöneticilerimiz, içimize korku salan değerli devlet adamlarımız&#8230;<span id="more-1727"></span></p>
<p>19 Temmuz 2009 tarihi itibariyle yüce ve asil Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl madara olacağına hep birlikte şahit olacağız. Büyük devletimiz yine uygulaması zor bir yasayla karşımıza çıkacak. Bundan böyle <a href="http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/875.html" target="_blank">tütün mamüllerinin zararlarının önlenmesine dair kanun</a> mucibince kapalı ortamlarda, kahvehanelerde, kafelerde, barlarda, restaurantlarda vs. yerlerde sigara içilmeyecek. Aziz devletimiz içenin ensesine çökecek ve emdiği sütü burnundan getirecek.</p>
<p>19 Mayıs 2008 tarihinde aynı kanun gereğince iş yerlerinde, vapurlarda, duraklarda sigara içilmesi yasaklanmıştı. Biz de sigaralarımızı yazın sonuna kadar dışarıda içmiştik. Çünkü devletimizden çok korkuyorduk ve ne derse yapmak boynumuzun borcuydu.</p>
<p>Ta ki, kış gelip götümüzü dondurana kadar. Soğuklar başlayınca bulunduğum ofiste içmeye başladım. Kimse de “niye içiyorsun” demedi. Bugüne kadar da devletimin hiçbir kurumuna sigaradan dolayı ceza ödemedim. Cezai yaptırımı uygulayacak görevli bizim muhasebeci Mehmetmiş çünkü. Devlet atamış kendisini, “Sigara içeni görürsen gözünün yaşına bakma kes cezayı!” diye tembihlemiş bir de. Mehmet, kültablası gibi adamdır bu arada. Ceza kesmeye gelirse rüşvet olarak sigara ikram eder, bir de çay söylerim fitleşiriz. </p>
<p>Temmuz’daki uygulamanın nasıl olacağını çok merak ediyorum. Bir sürü eksiği gediği var. Şimdi kendinizi bir işletmeci olarak düşünün. Dükkanınızın hiçbir yerinde sigara içilmesine izin vermiyorsunuz. Müşteri gelir mi? Gelmez. Hadi geldi diyelim, adam oturdu masaya yaktı sigarayı, siz de gittiniz usulünce sigara içmenin yasak olduğunu söylediniz. Adam sizi umursamayan bir bakış fırlattı ve tekrar önüne döndü. Hatta abartalım; silahını masanın üzerine koyarak siktir çekti. Döndünüz tekrar yerinize. ¬Tam bu arada içeriye polis, zabıta falan girdi ve müşteriyi sigara içerken gördü. Cezayı kime kesecek, size mi, müşteriye mi? Siz tutup adamı uyardığınıza dair nasıl bir ispatla görevlileri ikna edeceksiniz?</p>
<p>Kanun maddesinde herhangi bir kıstas yok. Yani “dükkanınızın metrekaresi şu kadarsa bu kadarlık bir alanı sigara içene ayırmalısınız” falan demiyor hiçbir yerde. “Sadece kapalı yerlerde sigara içilmeyecek!” diye yazıyor o kadar.</p>
<p>Kahvehanelerde sigara içilmediğini düşünebiliyor musunuz? Kahveye giden adam kitap okumaya gitmiyor en nihayetinde. Alkolikler kadehin yanında dumanı çekmezlerse içtiklerini anlamıyorlar. Nasıl olacak benim güzel devletim? Ne yapacak şimdi bar sahibilye kahveci? Bu yaşlarından sonra yeni bir iş mi bulacaklar? (Belki de var ya; devlet baba halkını bar, kahve gibi kötü alışkanlıklardan kurtarmak için yapıyordur bunu)</p>
<p>AKP hükümeti işsizliği önlemesi gerekirken işsizlik oranını tavana çıkartmaya çalışıyor anladığım kadarıyla. Bu kanun, müşterisinin yüzde 95’i sigara tiryakisi olan küçük işletmeyi öldürür. Düşünsenize dükkanınıza gelen giden olmayacak. 3-5 tane sağlıklı insana hizmet vereceksiniz. İş yoğunluğu ve para akışı kaybolacağı  için de ister istemez personel maaşlarında sıkıntı yaşayacak bir kısmıyla yollar ayrılmak zorunda kalacak.</p>
<p>Bu kanunu çıkartanların nasıl bir ruh haline sahip olduğunu düşünüyorum. Bir tatbikat alanı yok, pilot uygulama yok, fizibilite çalışması yapılmamış. Böyle kanun mu çıkar lan! Çocukken yeni bir oyun bulduğumuzda biz bile iciğini biciğini düşünürdük oyunun kurallarını koyarken. Hadi oyun oynayalım diye oyun mu oynanır hacı!?</p>
<p>Hiçbir alternatif sunmadan kanun çıkartmak nasıl bir işgüzarlıktır. Ne gibi planları vardır acayip merak ediyorum. Bu yasağın defalarca delineceğini, kimsenin devletini siklemeyeceğini bilmiyorlar mı? Türkiye’de değilde uzayda mı doğdu bu insanlar. Ülkesini rezil eden bir devlet adamının işi nedir orada? Başbakan böyle ufak tefek şeylerle uğraşmaz ama kaba hatlarıyla da mı duymadı bu kanunun ne şekilde olacağını? </p>
<p>Bu yasak, küçük esnafa ebesininkini tersten gösterir. İşletmeciler bundan böyle müşteri kaybetmeyi değil, risk almayı tercih edeceklerdir. Memurunu rüşvete alıştıran bir devletiz lan biz. Sigara yasağının peşinde koşan görevlilere yeni bir rüşvet kapısı açıldı artık. “Cezayı keserim haa!” diyen memura işletmeci duruma göre ellilik, yüzlük bir şeyler atacaktır, emin olun. Sigara yasağı rüşveti tetikleyecek adım gibi biliyorum bunu.</p>
<p>Bir atölyede beden gücüyle çalıştığınızı düşünün şimdi. Şu sıcaklarda canınız burnunuza gelmiş, cinleriniz tepenizde bir haldeyken içeriye görevli memur gelecek ve size “sigara içmeniz yasak, içerken yakaladım sizi, bu da cezanız” diyecek. Ağzıyla gözünün yerini değiştirirler o memurun. Bunu farkeden memurda kapıdan “kolay gelsin” deyip gider zaten.</p>
<p>İşin daha da ilginç kısmı 15 Temmuz 2009 tarihi itibariyle cezayı kimin keseceğini de henüz netleştiremedik. Emniyet, “Bizle alakası yok, belediye bakıyor” diyor, Belediye de “Emniyet bakıyor o işlere” diyor. Belediye neyse de emniyetin bakması süper komik bir şey. Düşünün şimdi İstanbul’un herhangi bir semtinde 1000 tane işletme olsun ve bunların 500 tanesi gün içinde müşterilerinin sigara içtiğini ve engelleyemediklerini ihbar etsin, polislerin baskın mı yapacağını bekliyorsunuz? Velev ki işi ciddiye aldılar ve ihbarınızı değerlendirdiler. Ulan bu adamlar sigara tiryakilerinin peşinde mi koşacak yoksa hırsız uğursuz mu kovalayacak?</p>
<p>Ben bu kadarını düşündüm bu yasakla ilgili ama eminimki sabaha kadar elle tutulmayan taraflarını yazabilirim. Ele avuca gelen kısmı ise tek satırlık bir şey. Şöyle ki, bu yasak sonrasında sigara içenlerin oranı azalacak. Bitti işte!</p>
<p>“Avrupalı yapıyor ama” diyenlere de acayip öfkeleniyorum. Ulan heriflerin yaşadığı hayat standartıyla benimki bir mi? Yaptıklarıyla, fakirliğiyle, işsizliğiyle beni sigaraya teşvik eden de benim devletim değil mi anasını satayım!?</p>
<p>“Bu devletten bir bok olmaz” derken ne kadar doğru düşündüğümü gördüm yine. Ortada sadece kanun var, uygulamanın nasıl olacağı, yasağın olumsuz sonuçları kimsenin umurunda değil. Bir devletin böylesine gerizekalıca bir kanun çıkartmasını aklım almıyor. Togo’daki yetkililere söyleseler onlar bile daha mantıklı hareket ederdi bu konuda. Asker bir millet olmanın sonuçları olabilir mi acaba bu durum?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sigara-sinirleri-yipratir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/285808-300x181.jpg' length ='20503'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Sümeyye keman çalıyormuş!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sumeyye-keman-caliyormus.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sumeyye-keman-caliyormus.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2009 12:26:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[aydın doğan]]></category>
		<category><![CDATA[faşizm]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet ali birand]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayyip erdogan]]></category>
		<category><![CDATA[sümeyye erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[türban]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1213</guid>
		<description><![CDATA[Şu ülkenin medyasından zerre hazetmiyorum. Gazeteleri paçavraya, gazeteciliği çapulculuğa çevirdiler. Haberlere göz atarken bir şey dikkatimi çekti, merak edip okudum. Özetleyelim hemen. CNN Turk&#8217;te Kürşat Başar&#8217;la programına konuk olan piyanist Süher Pekinel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın kızı Sümeyye&#8217;nin keman dersleri aldığını, şan derslerine devam ettiğini, şarkı söylediğini açıklamış. Ölse kılımı kıpırdatmayacağım, belki de zil takıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1214" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="asil_sana_fuck" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/147453090h.jpg" alt="asil_sana_fuck" width="410" height="301" />Şu ülkenin medyasından zerre hazetmiyorum. Gazeteleri paçavraya, gazeteciliği çapulculuğa çevirdiler. Haberlere göz atarken bir şey dikkatimi çekti, merak edip okudum.</p>
<p>Özetleyelim hemen.</p>
<p>CNN Turk&#8217;te Kürşat Başar&#8217;la programına konuk olan piyanist Süher Pekinel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın kızı Sümeyye&#8217;nin keman dersleri aldığını, şan derslerine devam ettiğini, şarkı söylediğini açıklamış.</p>
<p>Ölse kılımı kıpırdatmayacağım, belki de zil takıp oynayacağım Mehmet Ali Birand ise şaşkınlıktan küçük dilini yutmuş!<span id="more-1213"></span></p>
<p>Sümeyye&#8217;nin keman dersi alması, şarkı söylemesi aklını başından almış Birand&#8217;ın. Götü başı sallanan dengesiz anchorman ellerini semaya açıp önünde kavuşturarak, oynar başını sağa sola sallayıp gözleriyle selektör yapıp <strong>&#8220;Ne diyorsun? Allah Allah ben hiç bilmiyordum. Gözümde birden bire değişiverdi kız. Yani bizim gözümüzdeki imajı hani muhafazakar, hiç şey yapmayan böyle işlerle uğraşmayan, hanım hanımcık falan. Bizde öyle bir izlenim var&#8221; dedi.</strong></p>
<p>İşte adamların dünyaları bu kadar. Birand zihniyetindeki diğer insan evlatlarına göre; kapalı olan bir kız evinde oturmalı, çekirdek yiyerek kadın programlarını seyretmeli, ara sıra gidip geldiği arkadaşıyla buluşunca dedikodu yapmalı, komşuyu çekiştirmeli, temizliğe gitmeli, hizmetçilik yapmalı&#8230; Çünkü şarkı söylemek, müzik dinlemek, kitap okumak, tiyatroya gitmek, film izlemek, yabancı dil konuşmak, resim yapmak, sanatla ilgilenmek, yazmak, çizmek; açık, modern, çağ dışı odaklardan uzak, laik insanların yapacağı şeylerdir. Bunları kapalılar yapamaz!</p>
<p>Böyle şartlamışlar zihinlerini, kendileri dışında başka insanlar bunlarla uğraşınca panikliyorlar hemen. &#8220;Ben açığım, bu kapalı. Bu da kitap okuyor, ben de kitap okuyorum. O zaman ben kapalı mıyım!&#8221; diye düşünüp kafalarını yokluyorlar.</p>
<p>İşte size kendisine modern, çağdaş sıfatları yakıştırılan adamların halipür melali. Bu adamlar aydınsa, ben de at arabasıyım!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sumeyye-keman-caliyormus.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/147453090h-300x220.jpg' length ='18065'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Ne diyorduk?</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ne-diyorduk.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ne-diyorduk.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 13:14:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cem Gezmis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[23 nisan]]></category>
		<category><![CDATA[ağda]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[çuval]]></category>
		<category><![CDATA[çuval yarışı]]></category>
		<category><![CDATA[death metal]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahçe]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[heavy metal]]></category>
		<category><![CDATA[hümanizm]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim tatlıses]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal marşı]]></category>
		<category><![CDATA[kpss]]></category>
		<category><![CDATA[kpss soruları]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[macun]]></category>
		<category><![CDATA[müsamere]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[oyun]]></category>
		<category><![CDATA[pamuk helva]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[suffocation]]></category>
		<category><![CDATA[tayyibin gemileri]]></category>
		<category><![CDATA[teğet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1190</guid>
		<description><![CDATA[Efendim selamlar! Nasılsınız? Beni soracak olursanız, acaip bir gün bugün. 23 Nisan kutlu olsun, mutlu olsun falan diyoruz ama kafamı ne tarafa çevirsem gergin bir suratla karşılaşıyorum. Tek mutlu olanlar annesini kandırıp, okul bahçesinde satılan pamuk şekerden alabilen çocuklar sanırım. Ama eminim onların mutlulukları da salak saçma oyunlara kadar sürecektir. Hiç unutmam, ilkokul birinci sınıftayken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Efendim selamlar! Nasılsınız?</p>
<p>Beni soracak olursanız, acaip bir gün bugün. 23 Nisan kutlu olsun, mutlu olsun falan diyoruz ama kafamı ne tarafa çevirsem gergin bir suratla karşılaşıyorum. Tek mutlu olanlar annesini kandırıp, okul bahçesinde satılan pamuk şekerden alabilen çocuklar sanırım. Ama eminim onların mutlulukları da salak saçma oyunlara kadar sürecektir. Hiç unutmam, ilkokul birinci sınıftayken takmışlardı bana papyonu, salmışlardı beni insanların önüne. Bir kızla dans ede ede bitirmiştim o kabus dakikalarını. Sahne korkum o zamanlardan kalma. Tabi o zamanlar pamuk helva yoktu, bildiğin macun vardı. Şimdi o macunculardan kalmadı. O yaşta minicik olup macunları yiyen kızlar şimdi büyüdü, o macunları tüylerini yolmak için kullanıyorlar. Zaman ne değişmiş lan?!<span id="more-1190"></span></p>
<p>Hiç çıkıp şiir yada İstiklal marşı falan okuduğumu anımsamıyorum okul zamanlarımda. Andımız denen bir numaralı faşistlik göstergesini okumaktan o yıllarda da fellik fellik kaçardım. Çünkü Türk&#8217;üm, doğruyum ve çalışkanım. Ayrıca Türk milleti zekidir! Diğerleri gerizekalı, koy g.tüne! O yüzden hep kaçtım, hiç okumadım. Ama sanki böyle konuşunca bir kez, yine ilkokul birinci sınıfta olabilir, şiir okumuşum gibime geldi. Herhalde o talihsiz anıyı silmeye çalışıyor beynim. Neyse. Bir kez gösterdim kendimi mikrofon arkasında. Çuval yarışını kazanmış ve bosbogaz&#8217;ın bize layık gördüğü çuvala o günlerden aşinalık kazanmıştım. Ödül falan vermediler. Herkes alkışladı beni ama. Hiç bir forsu olmadığı için çuvaldan ve yarışlardan vazgeçtim. Artık çuvala girenleri izliyorum. Böylesi daha keyifli.</p>
<p>Nostalji rüzgarı estirmek gibi bir derdim yok, hemen dalmayın hayallere! Aslında benim amacım şirketim ve onun güzel insanlarından bahsetmek olabilirdi. Misal bugün, her ne kadar &#8220;gereksiz&#8221; bir tatil olduğunu düşünsem bile, resmi tatildi ve bizi çalıştırmak istediler yine. Hemen kabardı sosyalist damarlarım tabiki. İşe yeni girdiğim için öne çıkmak ve sivrilmek istemiyordum. Zaten her anlamda onlardan farklı, konuşan, düşünen ve en kötüsü agresif bir yapıya sahip olduğum gerçeği görülüyordu.  Ve ben, vardiya sistemini önererek, konuşmanın ve birbirini anlamaya çalışmanın bu tür işlerde ne kadar önemli olduğunu göstererek istediğimi aldım. Çalışanları yarıya böldüm, bir kısmını bu gün izine çıkarttım, diğerlerini cumartesi gününe. Herkes bir şekilde mutlu oldu. Patrona sunduk, o da kabul etti. Mis.</p>
<p>Şirkette inanılmaz bir İbrahim Tatlıses&#8217;çilik var. İnanılmaz derecede arabesk içinde yüzüyorum. Lanet olsun içimdeki insan sevgisine! Gerçekten bu kadar hümanist bir insan olmasam kesin bir kavga yaşardım -alayını döverdim- şirkette. Onlar dinliyorlar, saygı duyuyorum. Çoğunluk bunu istiyorsa kendi zevklerimizden ödün vermeliyiz elbette. Ama insan biraz insaf eder lan. Adeta boğuluyorum. Ha bire arabesk dinlenir mi olm? Arada bir Ayna grubu falan açıyorlar, &#8220;ne güzel lan bu Ayna grubu!&#8221; diyorum&#8230; O derece&#8230; İnsan arada bir Suffocation falan dinlemek istiyor, gitar ve baterinin eşsiz ahenginde kaybolmak istiyor.</p>
<p>Şu konuda gerçekten iddialıyım ki; müzik, insanların cehalet ölçüsünü gösteren en etkili ölçüttür. Metal müzik dinlemeyenler cahildir demiyorum. Çok kral mallar var metal müzik dinleyen. Bunun metal müzikle alakası yok. Sadece arabeskle de alakası yok. Müzik, insanın beynine çektiği çerçeveleri yıkmaya yarayan müthiş bir balyozdur. İnsanın zihnini açar, görülemeyen yerleri gösterir, yeni hikayeler, yeni yaşamlar, yeni fikirler öğretir size. Tek bir türe bağımlı kalmak bu yüzden çok sakıncalı. Ömrünü arabesk dinleyerek geçiren bir insanın ben kendisini fazla geliştirebileceğine inanmıyorum. Ki bunu gündelik yaşamımda, beraber saatlerimi geçirdiğim şirket insanlarında görüyorum. Ortaya attığım fikirlerin yada en basitinden kullandığım kelimelerin gözlerinde ne büyük hayretle karşılandığını görmeniz gerekir. Bence çerçeveyi çok geniş tutmak gerekir. Dinlenebilecek her türlü müzik türünü dinlemiş bir insanın samimi tavsiyesi olsun bu&#8230;</p>
<p>Adam Fawer&#8217;ın Empati kitabını da okudum. Bir hafta içinde bitirdim. İlk başlarda çok daha iyi gidiyordu ama sonraları beklediğim gibi çıkmadığını hissettim. Biraz Stephen King&#8217;sel olmuş tema. İlk kitabının daha iyi olduğunu söylemeliyim. Eğer ki bu kitabı okumak isteyecek olanlar varsa ilk önce yazarın OlasılıkSız kitabını okumalarını tavsiye ederim. Hem OlasılıkSız daha iyi. Bazı karakterler ilk kitaptan kalma diyelim ama ipucu isteyenlere çaktırmadan nah yapıp, olay yerinden uzaklaşalım.</p>
<p>Takvim gazetesinde çıkan haber çok güldürdü beni. KPSS hazırlık testinde çıkan muazzam soruya bakın hele:</p>
<p>Galatasaraylı futbolcuların Fenerbahçe maçından önce daha önceki maçlarda aldıkları sonuçlar akıllarına gelmekte‚ (6-0‚ 4-0‚ 3-2‚ 4-3) ve Galatasaraylı futbolcular &#8220;Ne yaparsak yapalım yine kazanamayacağız&#8221; dyerek daha az çalışmakta ve yine başarısız olmaktadırlar. Bu durum öğrenme teorilerindeki hangi kavrama örnek olabilir?</p>
<p>A) Habercilik<br />
B) Tepkisel koşullanma<br />
C) Kendini gerçekleştiren kehanet<br />
D) Öğrenilmiş çaresizlik<br />
E) Sistematik duyarsızlaştırma</p>
<p>Cevap D, Öğrenilmiş Çaresizlik&#8230;</p>
<p>Bu kadar üstüne gitmeyin şu adamların!</p>
<p>Neyse efendim, sevgiler.</p>
<p>Bir de, krizin AKP&#8217;lileri teğet, vatandaşı ezip geçtiği şu günlerde başbakanlığa 60 milyon dolarlık jet alan sapsayın, mupmuhterem başbakanınızı tebrik eder, yeni oyuncağının hayırlara vesile olmasını temenni eder, üçüncü gemiyi ne zaman alacağını merak ederek, testis kanseri raporu alarak askerden çürük alan oğlunun kaç çocuk sahibi olacağını düşünerek uzarım buralardan. Anamı da alıp gitsem Yeni Zelanda&#8217;ya ÖFF, ne güzel olurdu lan.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ne-diyorduk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>68</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fazıl Say’a açık mektup</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/fazil-saya-acik-mektup.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/fazil-saya-acik-mektup.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2009 23:05:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[2009 yerel seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal'a mektup]]></category>
		<category><![CDATA[fazıl say]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1007</guid>
		<description><![CDATA[Fazıl Say sen manyak mısın ne istiyorsun her seçim sonrası bizden? Geçen “ülkeyi terk edeceğim” demiştin, şimdi de Deniz Baykal’a mektup yazmışsın. Hasta mısın? Fazıl Say nerede eğitim aldığını çok merak ediyorum. Senin Türkçe derslerine giren öğretmenin manav mıydı, var mı bunun cevabı? Fazıl Say, Deniz Baykal’a yazdığın mektubun her satırında üç nokta kullanmışsın. Cümleye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1008" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="fazilsay" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/8d8_fazil-say.jpg" alt="8d8_fazil-say" width="410" height="284" />Fazıl Say sen manyak mısın ne istiyorsun her seçim sonrası bizden?</p>
<p>Geçen “ülkeyi terk edeceğim” demiştin, şimdi de Deniz Baykal’a mektup yazmışsın. Hasta mısın?</p>
<p>Fazıl Say nerede eğitim aldığını çok merak ediyorum. Senin Türkçe derslerine giren öğretmenin manav mıydı, var mı bunun cevabı? Fazıl Say, Deniz Baykal’a yazdığın mektubun her satırında üç nokta kullanmışsın. Cümleye derin anlam katacak başka şeyler yok mu Fazıl Say? Bu mektubu bana bir başkası gösterseydi bir ilkokul çocuğu babasının gazıyla Deniz Baykal amcasına yazmıştır diye düşünürdüm. Fazıl Say hiç mi kitap okumuyorsun sen?</p>
<p>Fazıl Say seni “aydın” diye pazarladılar bize. Ülkesini çok seven bir insan ilk önce kendi dilini doğru kullanmaz mı? Kullanmazsa bunun adı çakma aydın olmaz mı Fazıl Say? Dostum, bir soru cümlesinde soru işareti bir kere kullanılır benim sana yazdığım bu mektupta olduğu gibi. Bunu da mı görmedin hiçbir yerde? Yazdığın diğer yazılardan da haberim var; hepsinde aynı hata! Farkında mısın Fazıl Say? Sen böyle hatalar yaparsan gazete sitelerindeki okuyucu yorumlarından ne farkı olur bunların? Millet onlarla taşak geçiyor Fazıl!<span id="more-1007"></span></p>
<p>Fazıl Say, 30 milyon 16 tane Estonya ederse, 42 milyon kaç tane Estonya eder hiç mi hesaplamadın bunu? Ailende matematik dehaları var, onlardan bir şey kapmadın mı bu yaşına kadar? Fazıl Say insan dert ettiği ülkeyi çok seviyorsa o ülkenin ilerlemesi, demokratikleşmesi için diğer seslere de saygı göstermez mi? Ben ülke sevgisi konusunu tartışabilen birisiyken buna saygı gösteriyorsam senden bunu beklemem abes mi?</p>
<p>Fazıl Say gördüğüm kadarıyla ömrünün çoğunu ülke dışında geçirdin. Ne ara ülkesi için parçalanan birisi oldun? Baykal’a yazdığın mektupta CHP’ye oy veren yüzde 24’ün zekasının çok büyük olduğunu söylemişsin. Eğer yazdığın bu mektupla onları temsil ediyorsan geri kalanların zekasının durumu hakkında ne düşünmemi bekliyorsun Fazıl Say?</p>
<p>Fazıl Say, CHP partizanlarının içinde Deniz Baykal’a adam gibi mektup yazacak kimse yok muydu da bu işe sen el attın? Yoksa reklamını yapmak mıydı amacın? Yazdığım işbu mektupla reklamına tuz da ben kattığım için bana da bir konserine bilet ayarlar mısın?</p>
<p>“Varoşlara inelim, halkla bütünleşelim&#8230;” demenin hemen öncesinde Atatürk’ün “Ben halkı niye dinleyeyim, halk beni dinlesin” demesini örnek vermişsin. Diktatörlük mü istiyorsun Fazıl Say? Yok amacın demokrasi ise bu nedir Fazıl Say? Bu nasıl bir kafa karışıklığıdır toparlak müzisyen!</p>
<p>Fazıl Say sen nasıl oluyor da kendini çok önemli bir insan olarak görüyorsun? Kaç kişi senin kim olduğunu biliyor, 70 milyon içinde kaç kişi seninle avunuyor tombik? “100 konserimin 80’ini yurtdışında veriyorum” diyen sen misin yoksa bizim hacı amca mı? Vatan sevgisi yurtdışına kapağı atmak mıdır konçertolarını yediğim?</p>
<p>Fazıl Say akıllı adamsın! Bu ülkede popüler olmanın yolunu bulmuşsun, helal olsun. Eğer işin müzikse, oradan beslenmeyi düşünüyorsan bu yaptıklarının samimiyetine nasıl inanayım Fazıl Say? Sen eğer böyle yaparsan; önündeki Muş Ovası’na bir tohum bile atmamasına rağmen “laik düzeni korumalıyız” diyen Ziraat Fakültesi Dekanı’ndan ne farkın kalır Fazıl Say? Fazıl Say, Shakespeare’in “Dostum siz şemsiye yapınız, sadece şemsiye yapınız, yalnızca şemsiye yapınız,” diye biten hikayesini hiç mi duymadın? Duyduysan da hiç mi ibret almadın?</p>
<p>Siyasete bu kadar meraklıysan ne diye hala piyano başında kafanı sallıyorsun oynar başlı müzisyen?</p>
<p>Fazıl Say!<br />
Yeter lan sayma artık!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/fazil-saya-acik-mektup.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/8d8_fazil-say-300x207.jpg' length ='17746'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Seçim sonrasının kısa başlıkları&#8230;</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/secim-sonrasinin-kisa-basliklari.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/secim-sonrasinin-kisa-basliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2009 21:47:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cem Gezmis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[2009 yerel seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[belediye başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[yerel secimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=992</guid>
		<description><![CDATA[Efendim selamlar! Nasılsınız? Beni soracak olursanız yine yorgunum. Yorgunluk hastalığı diye birşey varsa eğer, işte ben ondan oldum sanırım. Seçim bitti ama pislikleri ve sonrası geyikleri bitmedi. Sonrasında çıkan geyiklere geleceğiz. Pislikleri ufak ufak toplanıyor işte. Merkez ilçelerde toplanmış olsa bile, bizim mahalle gibi yerlerde daha yeni yeni toplanıyor parti bayrakları. Gövde gösterisi iyidir, güzeldir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-996 alignleft" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/secim1.jpg" alt="secim1" width="410" height="650" /></p>
<p>Efendim selamlar! Nasılsınız?</p>
<p>Beni soracak olursanız yine yorgunum. Yorgunluk hastalığı diye birşey varsa eğer, işte ben ondan oldum sanırım.</p>
<p>Seçim bitti ama pislikleri ve sonrası geyikleri bitmedi. Sonrasında çıkan geyiklere geleceğiz. Pislikleri ufak ufak toplanıyor işte. Merkez ilçelerde toplanmış olsa bile, bizim mahalle gibi yerlerde daha yeni yeni toplanıyor parti bayrakları. Gövde gösterisi iyidir, güzeldir ama &#8220;uff amma çok bayrak astılar, hemen oyumu bunlara vermeliyim!!!&#8221; diye düşünen bir insan evladı yoktur bence. Tunceli&#8217;ye falan sevimli görünmek adına dağa taşa yolladığınız oy yardımlarının onlarca katına mal olmuştur bu bayraklar sanırım. Altay Esiroğlu bunu gözümüze sokan bir yazı yazmıştı zaten zamanında. (bkz: <a href="http://www.delininkuyusu.com/?p=859">Dürüst Seçimler ve Bir O Kadar Dürüst Adaylar</a>) Evet, seçimler bitti ve flamalarınız, bir belediye çöplüğüne, sandıklardan çalınan oyların yanına gidiyor. <span id="more-992"></span></p>
<p>Tatillerinde Dubai&#8217;ye gitmek isteyip de, bir türlü fırsat bulamayanların umudu olan AKP&#8217;nin Çeşme adayı Mustafa Cenger kazanamamış. Oysa adam, isteyip de bulamadığınızı, hayal edip de göremediğinizi ayağınıza getirecekti, Çeşme&#8217;yi Dubai&#8217;ye çevirecekti. Kısmet değilmiş. 5.155 Dubai sevdalısı umutlarını bir beş yıl daha taze tutsun. Belki bir dönem sonra&#8230;</p>
<p>Bugün hiç gülesim yoktu aslında ama AKP&#8217;nin türban itirazıyla ilgili haberini görünce çok güldüm. &#8220;Tutturabildiğine göre&#8221; siyasetini benimseyen AKP&#8217;nin bu gibi mevzuları pek fazla aslında. Doğu&#8217;da &#8220;boşverin kimliği&#8221; diyor, Anadolu&#8217;da &#8220;kimlik savaşları&#8221; veriyor, Ege&#8217;de &#8220;biz aslında liberaliz&#8221; diyor; her kalıba göre bir şekil buluyor kendisine yani. Bu sefer de Gaziantep&#8217;in Islahiye Belediye başkanının başı türbanlı diye bir şikayette bulunmuşlar. Olay pek fantastik aslında. Gaziantep &#8211; Islahiye&#8217;nin eski belediye başkanı AKP&#8217;den Mehmet Uludağ imiş. AKP, Mehmet Uludağ&#8217;ı tekrar aday göstermeyince, Uludağ, DP&#8217;den aday olmak istemiş. Ancak daha önceden AKP&#8217;den temayül yoklamalarına katıldığı için bu mümkün olmamış. Bu sefer Sayın Uludağ, eşini ortaya atmış ve kendisi yerine DP&#8217;den eşini aday göstermiş. Hiç bir siyaset bilgisi olmayan hanım ablamız oyların %37&#8242;sini toplayarak başkanlığa seçilmiş. Buraya kadar zaten büyük bir komedi dönüyor. Nerede kaldı rejim, nerede kaldı ideoloji. Bunun üzerine harekete geçen AKP, Bayan Uludağ&#8217;ın başının kapalı olduğunu söyleyerek itiraz etmiş. Ancak başvurusunu başı açık bir fotoğrafla yaptığı için AKP&#8217;nin itirazı reddedilmiş. Bunun yanı sıra, bayan Uludağ, aday olmadan önce AKP üyesiymiş. ahaha Tam dallas yemin ediyorum.</p>
<p>Bizim 10 bin kişiye miting veren Zeki abimiz de boş yere yırtınmış Bingöl&#8217;de. Zeki Börükoçin, Bingöl&#8217;de bağımsız belediye başkan adayı olmuş ve tam 10 bin kişiye miting vermişti. Herkes arkasında görünüyordu ama sandıklar açıldığında aldığı oy, mahalle muhtarlarının aldığının yarısı kadar çıkmış ve sadece 76 oy almış. Zeki abim sinirlenmiş, vermiş veriştirmiş. Bu memlekette hep böyle değil midir Zeki abi? Konuşursun, herkes arkanda olacağını söyler ama iş icraata geldiğinde, en yakın rakibine 10 boy fark atmış bir yarış atı gibi yalnız kalırsın böyle. Senin fark biraz tersten olmuş ama olsun. En azından &#8220;denedim&#8221; dersin be Zeki abi. Üzüldüm valla. 10 bin kişiyle miting yapsam çok pis g.tüm kalkardı şerefsizim.</p>
<p>Aslında en ilginç mevzulardan biri Isparta&#8217;da olmuş. AKP&#8217;li eski belediye başkanı Hasan Balaban&#8217;ın seçimi kaybetmesiyle birlikte, birkaç iş adamı toplanıp, 6 bin liraya deve almışlar. Önce deveye şehir turu attırıp, sonra belediyenin et kesim merkezinde kestirmişler ve ücretsiz olarak halka dağıtmışlar. Ayrıca, Hasan Balaban&#8217;dan &#8220;zulüm&#8221; gördüklerini iddia eden birkaç esnaf, iki gündür halka helva dağıtıyormuş. Adam gitti ama izi kalmış baya. Burada tabi olaya ters bir açıdan bakmak da gerekebilir. Belki de adam çok iyi çalışıp, bu ismini açıklamak istemeyen iş adamlarının kuyruğuna bastı. Adamların ya da eski başkanın ne yaptığını bilemem ama, iş adamları her türlüsünden bir &#8220;kurtulduk lan!&#8221; partisi vermişler gibi görünüyor. Kutuplaşma fena azizim.</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-993" style="margin: 10px;" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/obama.jpeg" alt="obama" width="207" height="164" />Çakma Obama olayı varmış bir de&#8230; CHP, Denizli&#8217;nin Acıpayam ilçesine bağlı Akalan Beldesinde, sanırım sırf ABD başkanı Obama&#8217;ya benzediği için &#8220;Akalan&#8217;ın Obaması&#8221; şeklinde bir kampanya yaparak girdiği seçimde sadece 17 oy alarak çok pis patlamış. Bu haber de beni gayet kişnetti. Siz de gönül rahatlığıyla gülebilirsiniz. Lan millet zaten sevmiyor Amerika&#8217;yı, sen üstüne gidip Obama&#8217;ya benziyor diye garibin tekini aday gösteriyorsun. Çok komik parti bu CHP&#8230;</p>
<p>ÇORUM’un Mecitözü İlçesi’nde, izne gelen 3 erin oy kullandığı belirlenince, seçim iptal oldu. Malum, askere gittiğinizde devletin sadece bir MALI oluyorsunuz. Seçme, seçilme, izinsiz işeme, izinsiz sigara içme ve bunun gibi &#8220;insan&#8221; olma özelliğini taşıyan düşünebilen organizmaların yaptığı hiç bir şeyi yapamıyorsunuz asker olduğunuz zaman. Orada yapacağınız şey, mutlak suretle emre itaat etmek, astlarını sevmek, üstlerinden tırsmak, güneşin ya da karın altında esas duruşta durmak, sürünmek ve berbat yemeklerden yemektir. Ne işiniz var oy kullanıyorsunuz?! Bak sizin yüzünüzden seçim iptal edildi, tekrar oy kullanacak insanlar. Tekrar sıraya gir, tekrar yandan kaynak yapanlara küfret, tekrar oy çal, tekrar çaldığın oyları yakarken genzine duman kaçsın&#8230; Bu asker milletinde zerre akıl yok arkadaş. Ne işin var oy veriyorsun. Zaten akıllı olsan devlet seçme ve seçilme hakkını elinden alır mı hiç senin?!</p>
<p>Büyükçekmece&#8217;de AKP seçim sonuçlarına itiraz etmiş. 100 küsur oy farkla kaybettiklerini görünce, bir umutla, belki yanlış saymışlardır diye düşündüler muhtemelen. İtirazı olumlu değerlendirilmiş ve oylar tekrar sayılmış. Ve AKP&#8217;nin itirazının yersiz olmadığı görülmüş. Fark 100 değil 500 küsurmuş. Bu sefer profesyonel sandık başkanları yoktu sanırım sayımda. İlk sayımda nasıl da kaçmış o kadar oy gözden, hay Allah!mış resmen&#8230;</p>
<p>Önceden var mıydı bu kadar itiraz, bu kadar tantana? Oy çalınmasını hep yaşıyoruz zaten. Oy çalınmalarının, Müslümanlıklarıyla övünen partilerin etrafında toplanması beni şaşırtmıyor. Çünkü ben, zaten onların dini kullandığını biliyorum. Ama bilmeyenler için bir şey ifade ediyor mu, burası merak konusu. Bu seçim neler değiştirir, neler getirir, neler götürür bilemem. Çok garip bir ülkeyiz çünkü. Her şey olabilir bu ülkede. Bir günde tüm rüzgarlar terse dönebilir. O yüzden tahmin yürütmek güç. Ancak tahmin yürütülmeyecek kadar açık olan tek bir nokta var; hangi parti gelirse gelsin, hangi belediye seçilirse seçilsin; bir düzen var ve yeni gelen kim olursa olsun bu düzenin dişlisi olacaktır. Emperyalist ülkelerin pençelerinden kurtul-a-madığımız sürece, bu böyle devam edecek. Siyasetin bir düzen olduğunu düşünürsek, kimsenin düzeni bozmaya niyetinin olmayacağını zaten görebiliriz. Birileri çakma Obama&#8217;lardan medet umar, birisi başkan olabilmek için partisini satıp, eşini kullanır, birisi din istismarıyla bir yerlere gelip, başörtüsüne itiraz eder&#8230; Düzen devam eder&#8230; Cem de artık yatar&#8230;</p>
<p>Sevgiler, saygılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/secim-sonrasinin-kisa-basliklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/obama.jpeg' length ='17953'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>2009 Yerel Seçimleri</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/2009-yerel-secimleri.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/2009-yerel-secimleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 07:24:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[2009 yerel seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[a&g]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[bbp]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[dsp]]></category>
		<category><![CDATA[kadir topbaş]]></category>
		<category><![CDATA[kemal kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[melih gökçek]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[murat karayalçın]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayyip erdogan]]></category>
		<category><![CDATA[tarhan erdem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=948</guid>
		<description><![CDATA[Ve bir seçimin daha sonuna geldik kıymetli okurlar. Tahminlerimin çok büyük bir bölümünü tutturdum. Birkaç kişinin gaz vermesi durumunda A&#38;G&#8217;ye ve Tarhan Erdem&#8217;e ciddi rakip olmayı düşünüyorum. Üstelik bu işi halka inmeden, kimseyi anket sorularımla bunaltmadan yapabilirim. Oylarınızı bana verin! İlginç sonuçlar ortaya çıktı seçimlerde. Muhsin Yazıcıoğlu&#8217;nun başına gelen vahim hadise, Sivaslılar&#8217;da büyük bir üzüntüye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-949" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="secim-haritasi" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/03/secim-haritasi.jpg" alt="secim-haritasi" width="410" height="167" />Ve bir seçimin daha sonuna geldik kıymetli okurlar. Tahminlerimin çok büyük bir bölümünü tutturdum. Birkaç kişinin gaz vermesi durumunda A&amp;G&#8217;ye ve Tarhan Erdem&#8217;e ciddi rakip olmayı düşünüyorum. Üstelik bu işi halka inmeden, kimseyi anket sorularımla bunaltmadan yapabilirim. Oylarınızı bana verin!</p>
<p>İlginç sonuçlar ortaya çıktı seçimlerde. Muhsin Yazıcıoğlu&#8217;nun başına gelen vahim hadise, Sivaslılar&#8217;da büyük bir üzüntüye yol açmış olacak ki, Sivas&#8217;ı kazanan BBP oldu. Ak Parti ya da AKP, Ege ve Akdeniz sahillerinde istenmedi. Bu da demektir ki bu bölgelerimiz laikliğin kalesi. Yani olası bir düzen değiştirme operasyonunda kara güçleriyle değil, deniz kuvvetleriyle bu iş başlayacak. Yani bir çıkartma söz konusu&#8230;<span id="more-948"></span></p>
<p>En büyük hayal kırıklığını Üsküdar&#8217;da yaşadım büyük okur. Yılmaz Bayat siler süpürür diyordum lakin AKP aldı götürdü. Levent Kırca&#8217;yı Cem Gezmiş bile kurtaramadı. (Zaten o aptal sloganlarla da kazanamazdı). Beykoz, Ak Parti&#8217;nin kalesi olma yolunda ilerliyor. Bu bölgede beni en çok şaşırtan Saadet Partisi oldu, ilk üçe bile giremedi. Şenel Ustabaşı (bu adamın tipini, mümkünse seçim afişlerini görünüz) üçüncülüğü kazandı ki ben başka bir şey demiyorum&#8230;</p>
<p>İstanbul ve Ankara&#8217;daki yarışta kimse böyle bir sonuç beklemiyordu ama tahmin ettiğim gibi AKP aldı buraları da. Anlayamadığım bir nokta da memur zihniyetli organizmaların yaşam alanı olan Ankara&#8217;nın CHP&#8217;ye bir türlü yâr olmaması. Murat Karayalçın, Fenerbahçe karşısındaki Galatasaray&#8217;a döndü; Melih Gökçek&#8217;e karşı 3. kez kaybetti. Gerçekten komik bir şey. Torunlara anlatılacak vahim bir hikaye. Ben dede olsam anlatmazdım. DTP hedefindeki yerleri aldı işi bitirdi, fazlasını zaten istemiyor ve beklemiyorlardı. Tek bağımsız Şanlıurfa&#8217;dan çıktı, helal olsun diyorum. Aşiret reisi falandır büyük ihtimalle, saygı duyuyorum.</p>
<p>Aslına bakarsanız yukarıdaki harita AKP ile CHP arasındaki şu farkı ortaya koyuyor: Ak Parti, halka inmeyi başardı. Adı &#8220;halk&#8221; olan bir partinin halkla arasındaki fark muazzam. MHP hiç beklemediğim bir atak yaptı. Bu seçimler gösteriyor ki, DSP artık mazide kalmış bir efsanedir. Cemciğim geçmiş olsun&#8230;</p>
<p>ANAP ve DP (DYP) de artık siyaset sahnesine çıkamayacak partilerdir. Bundan sonra ülke AKP, CHP, MHP ve DTP tarafından idare edilecektir. Zaten meclis de bu şekilde. Uzun bir süredir de böyle gider&#8230;</p>
<p>Gelelim Başbakan&#8217;ın da belirttiği seçmenin mesajına. Seçmen dedi ki, &#8220;Tayyip akıllı ol. Aklını başına topla. Padişah tavırlarını bir tarafa bırak. Ben yaptım oldumcu olma. Akıllı ol uleyn!&#8221; Karşıtları, Ak Parti oy kaybetti diye seviniyor. Ama benim gördüğüm kadarıyla Tayyip çok akıllı bir adam. Bu mesajı son noktasına kadar alıp değerlendirebilecek bir kadrosu da var. Bunu eğer iyi kullanırsa bir sonraki seçimlerde siler süpürür, bu laiklik neferlerini çok büyük hezimete uğratır. Seçmen, Tayyip Efendi&#8217;nin rehavete kapılmasını engelledi aslında, kimse farkında değil. Herkes göbek atıyor.</p>
<p>Tatilcilerin partisi CHP hayatında bu kadar oyu bir de tek parti döneminde görmüştür. Bir daha bu kadar alabilir mi bilmem. İstanbul&#8217;da Topbaş-Kılıçdaroğlu çekişmesinin bu kadar olacağını hiç tahmin etmemiştim. Açık söylüyorum Kılıçdaroğlu beni korkuttu. Yaşadığım ilin başında bürokrat tipli bir adam görmektense mimar birisini görmeyi tercih ederdim. Nitekim tercih ettiğim oldu, sevindim. Açıkçasını ifade etmek gerekirse ben bir yırtık ayakkabının bu kadar etkili olacağını tahmin etmemiştim. Bu arada İstanbul&#8217;da ilçelerin birleştirilmesi en çok CHP&#8217;nin işine yaradı gibi, Tayyip Erdoğan bu sefer baltayı taşa vurdu.</p>
<p>Bu milletin biraz gerizekalı olduğunu tekrar hatırlattı bu seçim bana. Takım tutar gibi parti tutuyoruz. Lan vatandaş, yerel seçimlerde partiye değil adaya oy verilir anasını satayım. Hala tutturmuşuz partilere oy veriyoruz. Ayırın artık şunu. Genel seçimlerde partiye, yerel seçimlerde adaya verilir oylar.</p>
<p>Hadi hayırlı olsun yeni başkanlarınızla yeni hayatınız&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/2009-yerel-secimleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/03/secim-haritasi-300x122.jpg' length ='11958'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Seçim pankartları</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/secim-pankartlari.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/secim-pankartlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2009 14:43:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[2009 yerel seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[ak parti]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[dsp]]></category>
		<category><![CDATA[ismail ünal]]></category>
		<category><![CDATA[levent kırca]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[tkp]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdar]]></category>
		<category><![CDATA[yücel çelikbilek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=882</guid>
		<description><![CDATA[Seçimlere 1 hafta kala heyecan, üst seviyedeki yerini koruyor değerli partizanlar! Uzun zamandan beri inceliyorum seçim pankartlarını. Çok komik bir şey görmedim ama ilginç şeyler görebiliyorum. Şunu farkettim: Partilerimizin birçoğunda yazı yazmayı bilen adam yok. Noktayı, virgülü nereye koyacaklarını bilmiyorlar. Dahi anlamındaki &#8220;de&#8221; ve soru eki &#8220;mi&#8221;yi doğru yerde kullanana vereceğim oyumu&#8230; Pankartına &#8220;Farkettiniz&#8217;mi xxx [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/03/baslik1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-887" title="pankart" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/03/baslik1.jpg" alt="pankart" width="410" height="204" /></a>Seçimlere 1 hafta kala heyecan, üst seviyedeki yerini koruyor değerli partizanlar!<br />
Uzun zamandan beri inceliyorum seçim pankartlarını. Çok komik bir şey görmedim ama ilginç şeyler görebiliyorum.<br />
Şunu farkettim: Partilerimizin birçoğunda yazı yazmayı bilen adam yok. Noktayı, virgülü nereye koyacaklarını bilmiyorlar. Dahi anlamındaki &#8220;de&#8221; ve soru eki &#8220;mi&#8221;yi doğru yerde kullanana vereceğim oyumu&#8230;<span id="more-882"></span></p>
<p>Pankartına &#8220;Farkettiniz&#8217;mi xxx geliyor&#8221; diye yazar bir partiye oy vermeyi bırak, günahımı çok görürüm.</p>
<p>Şu ana kadar dikkatimi çeken en esprili ve zeka ürünü kokan pankart, Üsküdar&#8217;a aday olan MHP&#8217;ye ait. Siyasilerin acayip dar mizah anlayışlarının üretebileceği en zekice pankartı yapmış adamlar, helal olsun. Ak Parti Üsküdar Belediye Başkan Adayı Mustafa Kara ve kendimi bildim bileli başkan olan eski Belediye Başkanı Saadetli Yılmaz Bayat&#8217;a sallamışlar (Bayat, geçen dönem hariç 2 dönem Üsküdar&#8217;da Belediye Başkanlığı yapmıştı).</p>
<p>İşte MHP&#8217;nin pankartı:<br />
<strong>&#8220;Bayat</strong> geçmişe ve <strong>Kara</strong> geleceğe hayır!&#8221;</p>
<p>Çok komik, acayip zekice falan değil ama gördüklerim arasında en iyisi bu oldu. Aynı MHP&#8217;nin bir de Beykoz&#8217;a talip olan adayı var ki evlerden ırak diyorum. Yolunuz düşerse verdiği pozlara bi&#8217; bakın da gülmekten sıçmak ne demektir tecrübe edin.  </p>
<p>DSP&#8217;nin sloganlarını hazırlayan elemanlar sanırım bugüne kadar ne bir komedi filmi izlemişler, ne de mizah dergilerine göz atmışlar. Belli ki bu arkadaşların yanında kimse espri falan da yapmamış.<br />
Pankartları soğuk duş etkisi yapıyor, Üsküdar&#8217;daki adayları Levent Kırca için yaptıkları ince esprileri (!)  okudukça &#8220;böööö!&#8221; diye tepki veriyorum.</p>
<p>&#8220;Üsküdar benimle gülecek!&#8221;<br />
 &#8221;Trafikte sorunu olmayanlar gülerler!&#8221;<br />
&#8220;Karnı tok olan güler!&#8221;<br />
Her pankartta, afişte Levent Kırca&#8217;nın güldüren tarafına göndermeler var. Çok zeki adamlar çok&#8230; (Cem kızma lan!) Nasıl basit mizah anlayışı lan bu? Ben şimdi size tutup Mine&#8217;nin selamı var, seni görünce gözlerim dolar kulaklarım euro diye espri yapsam hoşunuza gider mi? Gitmez, siz bana niye yapıyorsunuz bütün bunları.</p>
<p>Üsküdar&#8217;dan devam edelim. Saadet Partisi, Ak Parti&#8217;nin <strong>&#8220;Sen XX&#8217;sin büyük düşün!&#8221;</strong> pankartına ince bir ayar verip Yılmaz Bayat afişlerine <strong>&#8220;Üsküdarlı büyük düşünür 5 sene daha kaybetmez!&#8221;</strong> diye yazmış.</p>
<p>Dikkatimi çeken bir nokta daha var. Bazı belediye başkan adayları kendilerini iktidara gelecek zannediyor. Eşitlik-adalet, insan hakları, dünya barışı diye konuşan da var, kimse aç kalmayacak diye yaygara yapan da. Kanalizasyondan, çevre düzenlemesinden, temiz havadan, trafikten falan bahsetmiyorlar. Birileri bu arkadaşlara sadece belediye başkanı olacaklarını hatırlatsın.</p>
<p>TKP, Ak Parti&#8217;nin kocaman bilboardlara yapıştırdığı ilanlarının üstüne küçük de olsa (standart bir atkı boyutunda)  &#8221;Durdurun!&#8221; yazan kağıtlar yapıştırmış bir gece vakti. Çok cince bir fikir ama &#8220;emeğe saygı n&#8217;oldu beyler&#8221; diye sorarlar adama.</p>
<p>CHP Beşiktaş Belediye Başkan Adayı İsmail Ünal&#8217;ın pankartları herkesinkinden daha farklı. Halihazırda da başkanlık görevini yürüten Ünal, ilanlarına &#8220;CHP Beşiktaş Belediye Başkan Adayı&#8221; diye yazmaktansa &#8220;Beşiktaş&#8217;ın Başkanı&#8221; demeyi tercih etmiş. Böyle değişik tipleri alkışlarım ben, aferin İsmail Ünal&#8217;a.</p>
<p><strong>Beni en çok güldüren afiş ise işte bu oldu koca 1.5 ay boyunca. Bakın bu da değişik bir şey he :)</p>
<p></strong><a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/03/152040285d1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-885" title="152040285d1" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/03/152040285d1.jpg" alt="152040285d1" width="340" height="474" /></a></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Büyük düşün derken?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/secim-pankartlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/03/152040285d-215x300.jpg' length ='21752'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Metrobüs&#8217;ün 7 günü&#8230;</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/metrobusun-7-gunu.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/metrobusun-7-gunu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2009 19:50:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cem Gezmis</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[kadir topbaş]]></category>
		<category><![CDATA[metrobus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=845</guid>
		<description><![CDATA[Efendim selamlar! Nasılsınız? Beni soracak olursanız, bugün geçmek bilmedi okuyucu. Yani saatler geçmedi, gün bitmedi, sıkıntıdan öldüm. İşler hep sarpa sardı. Akşam olsa, metrobüsüme binsem, evime ulaşsam, bir bira açıp, arkadan da güzel bir müzik açsam diye hayaller kurdum, durdum. Kabus gibi bir gündü gerçekten. Bugün size metrobüsten bahsedeceğim. Malumunuz, metrobüs anadolu yakası ile avrupa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-846 alignleft" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/03/metrobus41.jpg" alt="metrobus41" width="410" height="272" /></p>
<p>Efendim selamlar! Nasılsınız?</p>
<p>Beni soracak olursanız, bugün geçmek bilmedi okuyucu. Yani saatler geçmedi, gün bitmedi, sıkıntıdan öldüm. İşler hep sarpa sardı. Akşam olsa, metrobüsüme binsem, evime ulaşsam, bir bira açıp, arkadan da güzel bir müzik açsam diye hayaller kurdum, durdum. Kabus gibi bir gündü gerçekten. Bugün size metrobüsten bahsedeceğim. Malumunuz, metrobüs anadolu yakası ile avrupa yakasını birleştirdi. Şimdi ne bekliyorduk; ne bulduk, neler çok iyi, neler çok kötü gibi durumları, saçma sapan takıntılı zihniyetimizin, bize vermiş olduğu yetkiye dayanarak size aktaracağım. Bir, &#8220;Akp ve onun ideolojisi&#8221; karşıtı olduğumu tüm dürüstlüğümle en başta söyleyeyim. Ve, şu an yapacağım tesbitleri, önyargı denen illetten ayrıştırıp, işe gidip gelen bir vatandaş sadeliğinde aktarmaya çalışacağım. Katılıp katılmadığınız bölümleri yorumlarla aktarabilir, insanların bilgilenmesine biraz da siz yardımcı olabilirsiniz.</p>
<p>Başlayalım efendim&#8230;<span id="more-845"></span>Öncelikle işe gidiş güzergahımı açıklamalıyım sizlere. Çamlıca&#8217;dan, Beylerbeyi&#8217;ne iniyorum, köprüye yürüyorum, herhangi bir otobüse binip Zincirlikuyu&#8217;da iniyorum ve metrobüsle Merter&#8217;e geçiyorum. Eve ekmek götürüp, faturalarımı ödemem için kat etmem gereken yol bu. Söğütlüçeşme &#8211; Avcılar metrobüs hattı kurulmadan 1 hafta önce işe girdim ve bu zaman zarfında heyecanla bu hattın açılmasını bekledik. Köprüden bir kez otobüse binecek ve Merter&#8217;e kadar bacakları uzata uzata gidecektim minik beynimle yaptığım hesaplamalara göre. Evet;</p>
<p><strong>Birinci Gün</strong></p>
<p>Metrobüsün birinci günü heyecanla metrobüs durağına çıktım. Bekleyen insanlar vardı ama görünürlerde pek metrobüs yoktu. Geçmiş ya da gelecekmiş gibi bir izlenimde vermediği için, ben alıştığım yoldan devam edip, herhangi bir otobüse bindim ve Zincirlikuyu&#8217;ya geçtim. Sonradan öğrendiğime göre, sayın başbakanın açılış şovu nedeniyle görememişiz metrobüsü.</p>
<p>Birinci günün akşamı, Merter&#8217;de normal metrobüsler geliyordu ama karşıya gidecekmiş gibi görünen bir metrobüs yoktu. Tabelalarında sadece Zincirlikuyu yazıyordu ve biz de normal olarak Zincirlikuyu&#8217;ya gittik. Karşıya geçecek metrobüsler, Zincirlikuyu&#8217;dan aktarmalı olarak tasarlanmış. Köprüden sonraki ilk durakta ineceğim için, benim açımdan Zincirlikuyu&#8217;dan aktarma metrobüsü bir şey ifade etmiyor aslında. Ama bilgilenmek ve bilgilendirmek amacıyla kendimi feda ediyor ve durağa dalıyorum. Patron, ben ve teknik servisten bir arkadaş olmak üzere Zincirlikuyu&#8217;da metrobüsten inip, bizi karşıya geçirecek olan metrobüsün olduğu durağa yöneldik. Ortalık tam anlamıyla karmaşa içersindeydi. Sırf şov amaçlı bir yetiştirme çalışması olduğunu düşündüğüm için ve tabii ki ilk gün olduğu için pek şaşırmadım bu kargaşaya. Genel olarak herkeste &#8220;ilk gün&#8230; Olur böyle&#8230;&#8221; bakışı vardı. Köprüde, o gün normalde de pek trafik olmadığı için bana pek bir şey kazandırmadı ilk günün metrobüs olayı.</p>
<p><strong>İkinci Gün</strong></p>
<p>İkinci<strong> </strong>gün sabah durağa çıktım ve ağzına kadar dolu bir metrobüsün hiç durmadan geçtiğini gördüm. Durakta yüzlerce insan vardı ve normal hat otobüslerine binip rahatça vardım şirkete. Teknik servisteki diğer arkadaş, 8 tane full dolu geçen metrobüsten sonra, gözünü karartıp bir tanesine daldığını ve aceleye getirilmiş bir şov olduğu için akbil turnikeleri bile olmadığından Merter&#8217;e kadar tek bir akbil bile basmadan geldiğini söyledi. Şov kısmını söylemedi tabi, orası benim eklemem.</p>
<p>Akşam Merter&#8217;den metrobüse bindim ve Mecidiyeköy&#8217;den Zincirlikuyu&#8217;ya kadar olan metrobüs yolunun tamamiyle tıkalı olduğunu gördüm. Zincirlikuyu&#8217;da otobüsler boşalmış, insanlar ortalıkta binebilecekleri bir Söğütlüçeşme metrobüsü arıyorlardı. Tam anlamıyla bir kaos hakimdi ortama ikinci günün akşamında. Akbil turnikeleri vardı ama 100 kişiden 98 tanesi turnikelerin yanından basmadan geçip gidiyordu. Bende öyle yaptım. Kimse birşey demedi. Bir süre metrobüsün gelmesini bekledikten sonra yine hınca hınç doluştuk ve ben köprü durağında kendimi dışarı zor attım.</p>
<p><strong>Üçüncü Gün</strong></p>
<p>Üçüncü gün sabahı, teknik servisteki diğer arkadaşın söyledikleri aklıma geldi. Ağzına kadar dolu geçen metrobüslere sinirim dayanmaz diye düşünüp, normal hat otobüslerine yöneldim ama bu sefer büyük bir sürpriz vardı. Söğütlüçeşme &#8211; Zincirlikuyu hattı mutasyona uğrayarak Söğütlüçeşme &#8211; Edirnekapı hattı olmuştu. &#8220;Söğütlüçeşme &#8211; Avcılar 63 dakika&#8221; şeklindeki afişlere tam olarak uyum sağlamasa bile, Avcılar&#8217;a biraz daha yaklaşmıştık. Ben normal hattı kullanarak şirkete gittim.</p>
<p>Akşam dönüşte deneme yapmak amacıyla metrobüsten Edirnekapı&#8217;da indim. Yaklaşık 15 dakika boyunca Söğütlüçeşme&#8217;ye gidebilecek bir metrobüsün gelmesini bekledim. Bi ara gelmeyeceğinden şüphelendim gerçekten ama diğer taraftan 34A olarak belirlenmiş Söğütlüçeşme &#8211; Edirnekapı otobüsleri gelmeye devam ediyordu. Elbet bir tanesi döner diye düşünüp bekledim ve 15 dakika sonra geldi. İlk kez beni karşıya kadar götürebilecek bir metrobüse binmenin heyecanı içersindeydim. Yeni ithal edilen metrobüslerdendi. Bu otobüslere yazının sonunda değineceğim. Gayet normal bir şekilde doluydu ama ilk durakta bindiğimden dolayı, oturarak gittiğim için rahat bir yolculuktan sonra köprü durağında indim metrobüsten. Ayakta olsam bu kadar rahat olmazdı tabi.</p>
<p><strong>Dördüncü Gün</strong></p>
<p>Kabus gibiydi dördüncü gün sabahı. Bu sefer inat etmiş ve karşıya metrobüsle geçmeye kesin kararlıydım. Akbil turnikeleri yoktu. Daha yapılmamıştı. Durak yine doluydu, hava yağmurluydu ve hiç durmadan geçip giden metrobüslerin, asfalttan havaya kaldırdığı su taneleri kalıyordu bize sadece&#8230; İstanbul&#8217;un muhterem halkının otobüse binme kültürü de bu duruma eklenince, duran metrobüslere binmek bile neredeyse imkansız bir hale geliyordu. Ama inançlıydım ve durmak gibi bir hataya düşen bir metrobüse gözümü karartıp daldım. Arka kapılardan birinden bindiğim için akbil basamadım. Yeni tip metrobüslerdendi. Tek bir havalandırma deliği olmadığı için ve kalabalıktan dolayı içerisi inanılmaz havasız ve bunaltıcıydı. Köprüyü rutin bir yavaşlıkta geçtikten sonra, metrobüsler için ayrılmış yola girdik ama trafik bizden daha hızlı akıyordu. Önümüzde metrobüslerden bir trafik oluştuğunu falan düşündüm ama yanımızdan hızla geçen iki metrobüsü görünce, bu yeni metrobüslerin ne kadar tırt olduklarını anladım. Zincirlikuyu&#8217;ya varamadan yolda kaldık. Yeni metrobüs bozuldu ve bir süre yürüyerek yolumuza devam ettik. Zincirlikuyu&#8217;dan tekrar bir metrobüse binip, işimize geç de olsa ulaştık. Şirkete gittiğimizde metrobüsün bozulduğunu anlattık ve teknik servisteki arkadaş, yeni metrobüslere binmediğini söyledi. O metrobüslerin hepsi öyle sorunluymuş. Yokuşlardan çıkarken inanılmaz zorlanıyorlarmış. Görünüşü tank gibi ama bir Bis 126 kadar narin bir araç olduğunu anlayıp, biz de uzak durmaya başladık kendisinden.</p>
<p>Akşam yine Edirnekapı&#8217;dan bindim ve yine rahat geldim. Zincirlikuyu&#8217;dan geçerken baktım ve aynı hengame devam ediyordu.</p>
<p><strong>Beşinci Gün</strong></p>
<p>Beşinci gün cumartesi gününe denk geldiği için her türlü çok rahattık. Mecidiyeköy&#8217;den normal İETT hattı olan 85A &#8216;ya binsem bile rahat rahat giderdim yani. O yüzden beşinci günü ve altıncı gün olan pazarı geçiyorum!</p>
<p><strong>Yedinci Gün</strong></p>
<p>En önemlisi bu gündü aslında. Tam bir hafta olmuş ve en önemlisi haftanın ilk iş günü. Köprü üzerinde bulunan metrobüs durağına çıktım. Hala akbil turnikesi yoktu. Yine dolu geçen metrobüsler sonrasında bir metrobüse yine arka kapıdan binebildik. Yine akbil basamadım. Mecidiyeköy&#8217;de indim ve Zincirlikuyu &#8211; Avcılar hattından bir metrobüse bindim. Yine akbil basmadım. Merter&#8217;e giderken metrobüsü kullandığım cumartesi günü hariç, şirkete gidene kadar hiç akbile basmamıştım. Hayır, dert değil, paradan kaçmıyorum. Zaten aylık var bende, dert değil ama, öyle sikko bir sistem ki, tek bir akbil bile basmadan Avcılar&#8217;a kadar gidebilirsiniz ve hatta geri bile dönebilirsiniz.</p>
<p>Genel olarak metrobüs gerçekten çok yararlı bir sistem. Bunu yadırgamıyor ve küçümsemiyorum. Ancak yaklaşan seçim nedeniyle, bu işi hizmet vermek mantığıyla değil de, şov yapmak mantığıyla yaptıkları için, tam oturmamış bir sistemle insanların karşısına çıktılar ve yararlarından daha çok zahmetleri oldu. Üçüncü günden sonra hattı uzattılar, kullanılabilirliğini yükselttiler. Bu gerçekten güzel ve yararlı bir hamleydi. Ancak turnikeler yok, görevli yok, otobüs sayısı oldukça eksik, yeni otobüsler inanılmaz yavaş ve problemli. Son durakları kullanacaksanız sizin için mükemmel bir olay ama ara duraklardan binecekseniz ölümcül bir günah&#8230;</p>
<p>İstanbul&#8217;un nüfusu daha fazlasını gerektiriyor. Daha iyisi gerekiyor. En önemlisi daha cazibi gerekiyor. Normal vatandaşın trafik sorununu, belli bir hat için çözdünüz ama arabası olan vatandaş için bu sorun hala devam ediyor. Bu metrobüs hatlarının araçları daha fazlalaştırılır, aktarma olayı kaldırılır ve fiyatı düşürülürse insanlar kendi araçları yerine, metrobüsleri tercih edebilirler ve trafik problemi yavaş yavaş kendiliğinden çözülür. Ama arabası ve maddi durumu iyi olan bir vatandaş, normal olarak, o kadar uzun yolu, tıkış tıkış otobüsler içinde gitmek istemez.</p>
<p>Yeni metrobüsleri ilk gördüğümde &#8220;vaaay! tank gibi lan!&#8221; diye geçirmiştim içinden. İlk kez bindiğimde şöyle bir süzdüm etrafı. Genel olarak yapılış amacının,  insanları daha rahat yolcukluk ettirmek değil, daha fazla insan taşımak olduğunu anlamak için kahin ya da komünist olmaya gerek yok. Ticaret mantığıyla hareket edilmiş malesef. &#8220;Ne kadar insan sıkıştırabilirsek o kadar çok para kazanırız. Daha çok havai fişek patlatıp, eşe dosta o kadar daha fazla para kazandırırız..  Oldukça havasız bir otobüs. Muhtemelen yaz için kliması vardır ama kışın o kadar yoğun kalabalık olunca, dışarıda kar yağsa bile insan vıcık vıcık terliyor. Oturma yerleri çok az. Yokuş çıkarken inanılmaz zorlanıyor ve zaten yukarıda da bahsettiğim gibi bir kere yolda kaldım bile. Ne kadara alındığını bilmiyorum ama belediye ihaleleri her zaman şüpheli görünmüştür bana. Hollanda&#8217;dan gelen bu metrobüslerle ilgili yakında bir araştırma yapıp karşınıza çıkmayı hedefliyorum. Gerçi bunu Altay Esiroğlu daha iyi yapar (iş paslamaca style)</p>
<p>Metrobüsün trafiği azalttığını söyleyenler var ve bence bu kesinlikle doğru değil. Şöyle söyleyebilirim ki; metrobüs hattı inşaatı zaten İstanbul için yeterince büyük bir trafik sorunu oluşturdu. Şimdi bu yol çalışmaları bitip, normal yollar düzene girdikleri için, trafik de normal seyrine girdi. Aşırı bir yoğunluk olmuyor eğer yağmur falan yağmazsa. Ki bugün gördük trafiğin halini, rezaletti. Yine kilometrelerce kuyruk vardı köprüde. Yani metrobüsün hayata geçmesi trafiği kesinlikle etkilemedi. Bunu söylemek partizanlıktan başka bir şey değildir.</p>
<p>Naçizane düşüncelerim ve duygularım bunlardır efendim. Metrobüsün, gerçekten yararlı bir ulaşım aracı olduğunu belirtmeliyim. Hala aksaklıkları yoğun olsa bile işimizi görüyor. Ama biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak, ne zaman şovmenlikten uzak, TAM bir hizmet alacağız? Evet, işimi görüyor, işe 45 dakika gibi bir zamanda gidebiliyorum <strong>ama bunu neden ŞOV olarak alıp, neden TAM olarak ALAMIYORUM? </strong></p>
<p>Ben gerçek bir hizmet istiyorum! Bunca yıldır &#8220;idare et ey halkım&#8221; zihniyetiyle büyütülmüş nesillerin çocuğuyuz biz. Ve hala aynı marşlarla uyutuyorlar bizleri. Hala yarım hizmetlerle gözlerimizi boyamaya çalışıyorlar. Hala BENİ salak sanıyorlar. Ben salak değilim. <strong>Salak olanlar düşünsün</strong>. Ben, şovdan uzak gerçek hizmet istiyorum! Samimiyetiniz, tek bir hizmetinizle ortaya çıkabilecek bir olgu değildir. Samimiyetinizi, genele bakarak değerlendiririm. Lale festivalleriyle soyup soğana çevirdiğiniz İstanbul&#8217;umu, bana metrobüsle sevimli gösteremezsiniz. Ben gerçekçiyim! Yeküne bakar, ona göre değerlendiririm. Türk milletinin anlık tepkilerinin esiri olduğunu ve ne çektiyse bu GAZ hallerinden çektiğini gördüm, düşündüm ve kendime bu çeşit düşünce tarzını seçtim.</p>
<p>Hala söylenecek çok şey var ama; şimdi sizi dinleyebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/metrobusun-7-gunu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/03/metrobus41-300x199.jpg' length ='18060'  type='image/jpg' />	</item>
	</channel>
</rss>

