Alexander the Gayreat!
Bir film düşünün. Oliver Stone çekmiş, Colin Farrell, Val Kilmer, Jared Leto gibi adamlar oynamış. Rosario Dawson bile var. Yetmez mi? Müziklerini de Vangelis yapmış!
Filmi açıyorsunuz, Vergilius’un Aeneid’den bir dizesi geliyor ekrana: Şans cesurun yanındadır. (Hastasıyım bu sözün)
Babil desenleriyle süslü intronun ardından, bir Babil sarayında ak sakallarıyla hikâye anlatan Anthony Hopkins çıkıyor karşınıza. Mekânlar güzel, kostümler harika. Sonra Angelina Jolie geliyor, elinde yılanlarla çocuğuna sarılıp hikâyeler anlatıyor.
Üstelik filmin adı Alexander!
Büyük İskender hakkında her bulduğunu okuyup az çok bir şeyler öğrenmiş biri olarak, “çok önyargılı davranmışım, harcamışım güzelim filmi,” diye düşünüp keyif moduna geçiyor ve izlemeye başlıyorum.

Birkaç ay önceydi, Santa Monica’da bir cafede Riley Steele ile oturmuş, rol aldığı Pirates 2: Stagnetti’s Revenge hakkında geyik çeviriyorduk. Konu birden Türkiye’ye geldi. Sektörde çok taze olduğu için bilmiyor bazı şeyleri, Türkiye’de bu filmlerin ithalatçısı olmadığını duyunca şaşırdı. İnternetten izlenemediğini söyleyince daha fazla şaşırdı.
Hürriyet Gazetesi yaşayan en seksi 100 Türk’ü seçmiş. 50 kadın 50 erkek var listede. Yarışmanın amacına bayıldım.
Bundan yıllar yıllar önce iş yerinde sıkıntıyla otururken aklıma bir fikir geldi. “Boş boş oturacağıma İngilizcemi geliştireyim” diye düşündüm. Biz lisedeyken mektup arkadaşlıkları vardı ve ben de bu sistemi geliştirebilirim deyü İngiliz menşeli bir arkadaşlık sitesine attım kendimi. Toplumda, sektörümüzde belli bir yerim olduğu için ve bir sürü arkadaşımızın varlığını bildiğimden kelli fake bir profil oluşturdum. Fotoğraf için de bir zamanların pek tanınmayan futbolcularından birisininin yakışıklı olmayan ama etkileyici fotoğrafını kullandım. Çekim de çok profesyonel olmadığından ilk bakışta fake olduğu anlaşılmıyordu. Neyse detaya girmeye gerek yok, önüme gelene “Hi, How are you” diye yazmaya başladım. Erkeklere de mesaj attım ama onların derdi farklı olduğu için (bütün erkekler mi sapık olur lan!? Dünyanın bütün erkekleri ‘sen çık hacı karı-kıza bakıyorum ben’ diyor!) sadece gaylerden cevap almayı başardım. Her ne kadar fake takılsak da gaylerle konuşmayı kendime yediredim ve elde kalan tek cinsle, bayanlarla sohbete başladık. Benim gayet masumane “Hi, How are you”larıma kızlar gayette sapıkça yaklaştılar sevgili okur. 3. mesajdan sonra “bu akşam buluşalım mı, çok seksisin, yirim seni” diyen kızlarla tanıştım ben. Batı’nın ilmini almaya çalışırken ahlaksızlığını vermeye çalıştılar bana. Almadım ama.
Çünkü onların zamanında yoksulluk vardı; açlık, kıtlık kol geziyordu. Ama bugün daha rahat bir hayatımız var. Evlerimiz, arabalarımız, arkadaşlarımız var. O yiğit insanlar başka kızlarla rahat rahat konuşamazlardı, kız arkadaşları bile olamazdı belki. Fakat bugün hepimizin düzinelerce dişi arkadaşları var. Düşünün, babalarımız gençliklerinin zirvelerini yaşarken mahalleden mini etek giymiş kız göremiyorlardı. Göğüs dekoltesi, kıç çatalı falan hak getire… Cinsel ihtiyaçlarını gidermek için üç kuruş parayı denkleştirip kerhaneye gitmeye çalışıyorlar, milli forma uğruna gerekirse boğazlarından fedakarlık yapıyorlardı. 



Son Yorumlar