Etiket Arsivi: demokrasi

Öyle tahmin ediyorum ki…

philippeAdemoğulları dünyada yaşamaya başladığında ilk olarak mağaralarda almış soluğu. İki göz mağarasında tenceresini tıngırdatan mağara adamları uzun bir süre avlanarak hayatlarını idame ettirmişler. Aradan yüzlerce, binlerce yıl geçince üç beş mağara birleşerek toplu yaşamanın işleri kolaylaştırdığını farketmişler. Bunun yanında, insan hayatını tehdit eden çevresel faktörlerin ciddiyetini anlayınca birbirilerine daha sıkı sarılmışlar. Kimse kimseyi yarı yolda bırakmamış. Yan mağarada pişen öbür mağaraya da düşmüş, işlerini birlikte halletmişler. Bir elin sesi yokmuş, iki el alkış tutuyormuş. Bunu farketmeleri bir dönüm noktası olmuş insanlık tarihinde. İnsanlık toplu yaşama geçiş yapmış.

Sonra kalabalıkların idare edilmesi sorunu ortaya çıkmış. Çünkü bir toplulukta her birey kendi kafasına göre hareket edince işler bir türlü istenildiği gibi gitmiyormuş. İnsan kalabalığı organizasyon sıkıntısı çekmeye başlamış ve bunu farkedip, erken davranan sesi gür bir amca “Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur” diyerek kalabalığın başına geçmiş. Kalabalıklar artık onun belirlediği kurallar çerçevesinde yaşamaya başlamış.
Devam

Şarabını kap gel okuyalım

idilbiretMilli virtüözümüz İdil Biret, Topkapı Sarayı’nda içkili konser verdi diye Alperen Ocakları’ndan büyük bir tepki gördü. BBP’li gençler konseri bastı, eşinin deyimiyle Cumhuriyetimizin simgesi İdil Hanım’ın posterlerini yaktı. Sonrasında Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın açıklamaları geldi. Türkiye’deki bütün kutuplar olayı kendilerince değerlendirdiler, herkes kendisine göre haklı çıktı.

Bu olayı çeşitli açılardan değerlendirmek lazım. Bana kalırsa Topkapı Sarayı’nda içkili bir konser vermek abesle iştigaldir. Çünkü İslami kesim için Topkapı Sarayı bir simgedir. Ayasofya’nın, Çankaya’nın, Ulus’taki ilk meclis binasının, Vatikan’ın, Fener Rum Patrikhanesi’nin, Bulgar Kilise’sinin simgesel gücü ne kadarsa Topkapı Sarayı’nınki de o kadardır, kimse kusura bakmasın. Bunların hepsi insan vücudundaki sinirler gibidir. Ufak bir dokunuş ani ve büyük tepkilere sebep olur. Dişinize dolgu yapmaya çalışan doktorun elinin ayarını kaçırması gelsin aklınıza. Sinirleriniz aşırı tahrip olursa felç olursunuz.
Devam

Medya ve politika toplumların kamburudur!

medya ve politikaToplumun temel dinamiklerinden biridir meslekler. Birçok sektör ve meslek de ihtiyaçtan ortaya çıkar. Binlerce yıllık bir gelişme/değişme sonucunda bugünkü mesleklere sahip oldu insanoğlu. İşi kapitalizmle, sosyalizmle veya diğer akımlarla tartışmak bir yana, mesleklere neden ihtiyaç duyduğumuz kafama takıldı bugün.

En gereksiz sektörlerin medya ve politika olduğunu fark ettim. Bunları insanoğlunun karaktersizlik oranına göre askerlik takip ediyor.
Devam

Cevaplayınız…

hukuk11980 yılında, şair Ahmet Muhib Dranas, vefatından birkaç ay önce, Yenişehir’de, bir ayak üstü sohbetimizde bana dert yanmıştı. Demişti ki: “Bir Fransız yazarının bizim hakkımızdaki hükmü şöyle:

* Türkler, İsviçre Medeni Kanununa göre doğarlar, büyürler, nişanlanır evlenirler, ayrılırlar, miras sahibi olurlar.

* Türkler, bir suç işledikleri zaman İtalyan Ceza Hukukuna göre hüküm giyerler veya beraat ederler.

* Ticarete atıldıklarında, Fransız Ticaret Hukukundan faydalanırlar.

* Öldükleri zaman da İslâm Hukukuna göre defnedilirler.”


Devam

Fazıl Say’a açık mektup

8d8_fazil-sayFazıl Say sen manyak mısın ne istiyorsun her seçim sonrası bizden?

Geçen “ülkeyi terk edeceğim” demiştin, şimdi de Deniz Baykal’a mektup yazmışsın. Hasta mısın?

Fazıl Say nerede eğitim aldığını çok merak ediyorum. Senin Türkçe derslerine giren öğretmenin manav mıydı, var mı bunun cevabı? Fazıl Say, Deniz Baykal’a yazdığın mektubun her satırında üç nokta kullanmışsın. Cümleye derin anlam katacak başka şeyler yok mu Fazıl Say? Bu mektubu bana bir başkası gösterseydi bir ilkokul çocuğu babasının gazıyla Deniz Baykal amcasına yazmıştır diye düşünürdüm. Fazıl Say hiç mi kitap okumuyorsun sen?

Fazıl Say seni “aydın” diye pazarladılar bize. Ülkesini çok seven bir insan ilk önce kendi dilini doğru kullanmaz mı? Kullanmazsa bunun adı çakma aydın olmaz mı Fazıl Say? Dostum, bir soru cümlesinde soru işareti bir kere kullanılır benim sana yazdığım bu mektupta olduğu gibi. Bunu da mı görmedin hiçbir yerde? Yazdığın diğer yazılardan da haberim var; hepsinde aynı hata! Farkında mısın Fazıl Say? Sen böyle hatalar yaparsan gazete sitelerindeki okuyucu yorumlarından ne farkı olur bunların? Millet onlarla taşak geçiyor Fazıl!
Devam