<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Delinin Kuyusu &#187; demokrasi</title>
	<atom:link href="http://www.delininkuyusu.com/index.php/tag/demokrasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.delininkuyusu.com</link>
	<description>Bir deli, kuyuya bir akıllı atar ve olaylar gelişir!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Aug 2011 01:36:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Öyle tahmin ediyorum ki&#8230;</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/oyle-tahmin-ediyorum-ki.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/oyle-tahmin-ediyorum-ki.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 14:37:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[fransız ihtilali]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul'un fethi]]></category>
		<category><![CDATA[kabile]]></category>
		<category><![CDATA[kraliyet]]></category>
		<category><![CDATA[mağara]]></category>
		<category><![CDATA[monarşi]]></category>
		<category><![CDATA[organizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[yönetici]]></category>
		<category><![CDATA[yöneticilik]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=2358</guid>
		<description><![CDATA[Ademoğulları dünyada yaşamaya başladığında ilk olarak mağaralarda almış soluğu. İki göz mağarasında tenceresini tıngırdatan mağara adamları uzun bir süre avlanarak hayatlarını idame ettirmişler. Aradan yüzlerce, binlerce yıl geçince üç beş mağara birleşerek toplu yaşamanın işleri kolaylaştırdığını farketmişler. Bunun yanında, insan hayatını tehdit eden çevresel faktörlerin ciddiyetini anlayınca birbirilerine daha sıkı sarılmışlar. Kimse kimseyi yarı yolda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-2359" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="philippe" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/09/philippe.jpg" alt="philippe" width="410" height="517" />Ademoğulları dünyada yaşamaya başladığında ilk olarak mağaralarda almış soluğu. İki göz mağarasında tenceresini tıngırdatan mağara adamları uzun bir süre <strong>avlanarak </strong>hayatlarını idame ettirmişler. Aradan yüzlerce, binlerce yıl geçince üç beş mağara birleşerek toplu yaşamanın işleri kolaylaştırdığını farketmişler. Bunun yanında, insan hayatını tehdit eden çevresel faktörlerin ciddiyetini anlayınca birbirilerine daha sıkı sarılmışlar. Kimse kimseyi yarı yolda bırakmamış. Yan mağarada pişen öbür mağaraya da düşmüş, işlerini birlikte halletmişler. Bir elin sesi yokmuş, iki el alkış tutuyormuş. Bunu farketmeleri bir <strong>dönüm </strong>noktası olmuş insanlık tarihinde. İnsanlık toplu yaşama geçiş yapmış.</p>
<p>Sonra kalabalıkların idare edilmesi sorunu ortaya çıkmış. Çünkü bir toplulukta her birey kendi kafasına göre hareket edince işler bir türlü istenildiği gibi gitmiyormuş. İnsan kalabalığı <strong>organizasyon </strong>sıkıntısı çekmeye başlamış ve bunu farkedip, erken davranan sesi gür bir amca “Ben sizin babanızım, ben ne dersem o olur” diyerek kalabalığın başına geçmiş. Kalabalıklar artık onun belirlediği kurallar çerçevesinde yaşamaya başlamış.<span id="more-2358"></span></p>
<p>Aradan yüzlerce, binlerce yıl daha geçmiş ve bu kalabalıklar yakın çevrelerindeki başka kalabalıklarla birleşerek daha da kalabalık olmuşlar. Tabii bu süre içinde bir sürü şey öğrenmiş insanoğlu. Yazıyı, barutu, en önemlisi <strong>tekerleği </strong>bulmuşlar. Yaşadıkları bölgenin yüzölçümü genişleyince daha fazlasını istemişler ve böylelikle insanlık tarihinin en iğrenç buluşuna, savaşlara imza atmışlar. Devletleşmenin ön sürecinde devletçiklerle, beyliklerle idare etmişler bir süre. Kabile reisleri daha kalbur üstü adamlar olmuş. Bazı bölgelerde yönetim, tahtında oturan <strong>tanrılar </strong>tarafından idare edilmiş. Ulu Manitular çıkmış ortaya, Firavunlar, kendilerini tanrı sananlar falan&#8230;  <strong>Derebeylikler </strong>peydah olmuş bir süre sonra. <strong>İstanbul’un Fethi</strong> derebeylikleri yok etmiş, sonra bir süre imparatorluklar idare etmiş dünyayı. Akabinde <strong>Fransız İhtilali</strong> ile milliyetçilik, eşitçilik, halkların yönetimde söz sahibi olmak istemesi sarmış cihanı. İmparatorluklar, Krallıklar, Sultanlıklar, hanedanlar yıkılmış. 1800’lü yıllarda <strong>demokrasi </strong>kavramı dönemin en popüler şarkısı olmuş. Sazı eline alan söze demokrasiden girip, halkın yönetiminden çıkıyormuş. Halk artık kendisini yönetecek isimleri kendisi seçmeye başlamış. Monarşik rejimler tarih olmuş&#8230;</p>
<p>İnsanlığın yönetim şeması sürekli olarak değişmiş aslında. Mağaralarda yaşanan dönemlerden düne kadar insanlar yönetilmeye muhtaç bir şekilde yaşamışlar. Arada sivrilen akıllı ve şanslı isimler ise <strong>yönetici </strong>olmuşlar. İnsanlık tarihi kadar eski bir kelime olan <strong>yöneticilik</strong>, barındırdığı efsun ve kendisini hevesleyenlerin içindeki tükenmek bilmeyen hırsla milyonlarca insanın canını yakmış. İnsanoğlu ilk günden beri bu kelimenin altında ezilmiş&#8230;</p>
<p>Her sistem kendi dönemi içinde en mantıklısı olarak düşünülmüş. Kavimler halinde yaşandığı dönemde en mantıklı yönetim biçimi nasıl ki küçük gruplar halinde yaşamaksa, imparatorlukların at koşturduğu yüzyıllarda da en akıllıcası için imparatorluk, krallık denilmiş. Aynen 200 yıl öncesinde bu topraklarda demokrasiye, meşrutiyete, cumhuriyete mantıklı dendiği gibi.</p>
<p>Şimdi bir sürecin içerisinde bir bilinmeyene doğru gidiyoruz. Şu anda çoğunluk için en mantıklı yönetim biçimi demokrasi, cumhuriyet, halkın kendi kendisini idare etmesi. Sadece Türkiye için değil, genel kanı bu şekilde. Sürekli olarak bir devinim içinde olan insanlık ve yönetim bundan sonraneye gebe acaba? Önümüzdeki yüzyıllarda torunlarımız nasıl bir sistemde yönetilecekler ya da yönetecekler? Günün birinde bu cumhuriyetler de yok olacak, hiçbir demokrasi ilelebet payidar kalmayacak bu aşikar da acaba ne olacak? Başa mı döneceğiz yoksa ileriye mi gideceğiz? Başımızda, milyarlarca insanın bağlı olduğu  tek bir yöneticiye tabi kalarak tek dünya devleti olarak yaşayabilir miyiz? N&#8217;olacak bundan sonra, son günlerde bu soru meşgul ediyor kafamı.</p>
<p>Bundan sonrası ne olacak acaba?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/oyle-tahmin-ediyorum-ki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/09/philippe-237x300.jpg' length ='20977'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Şarabını kap gel okuyalım</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sarabini-kap-gel-okuyalim.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sarabini-kap-gel-okuyalim.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 07:50:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[alperen ocakları]]></category>
		<category><![CDATA[bbp]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[faşizm]]></category>
		<category><![CDATA[idil biret]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1699</guid>
		<description><![CDATA[Milli virtüözümüz İdil Biret, Topkapı Sarayı’nda içkili konser verdi diye Alperen Ocakları’ndan büyük bir tepki gördü. BBP’li gençler konseri bastı, eşinin deyimiyle Cumhuriyetimizin simgesi İdil Hanım’ın posterlerini yaktı. Sonrasında Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın açıklamaları geldi. Türkiye’deki bütün kutuplar olayı kendilerince değerlendirdiler, herkes kendisine göre haklı çıktı. Bu olayı çeşitli açılardan değerlendirmek lazım. Bana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/idilbiret.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1700" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="idilbiret" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/idilbiret.jpg" alt="idilbiret" width="410" height="375" /></a>Milli virtüözümüz İdil Biret, Topkapı Sarayı’nda içkili konser verdi diye Alperen Ocakları’ndan büyük bir tepki gördü. BBP’li gençler konseri bastı, eşinin deyimiyle <strong>Cumhuriyetimizin simgesi İdil Hanım’ın</strong> posterlerini yaktı. Sonrasında Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın açıklamaları geldi. Türkiye’deki bütün kutuplar olayı kendilerince değerlendirdiler, herkes kendisine göre haklı çıktı.</p>
<p>Bu olayı çeşitli açılardan değerlendirmek lazım. Bana kalırsa Topkapı Sarayı’nda içkili bir konser vermek abesle iştigaldir. <strong>Çünkü İslami kesim için Topkapı Sarayı bir simgedir.</strong> Ayasofya’nın, Çankaya’nın, Ulus’taki ilk meclis binasının, Vatikan’ın, Fener Rum Patrikhanesi’nin, Bulgar Kilise’sinin simgesel gücü ne kadarsa Topkapı Sarayı’nınki de o kadardır, kimse kusura bakmasın. <strong>Bunların hepsi insan vücudundaki sinirler gibidir.</strong> Ufak bir dokunuş ani ve büyük tepkilere sebep olur. Dişinize dolgu yapmaya çalışan doktorun elinin ayarını kaçırması gelsin aklınıza. <strong>Sinirleriniz aşırı tahrip olursa felç olursunuz.</strong><span id="more-1699"></span></p>
<p>Topkapı Sarayı’nda içki içmenin çağdaş, laik, ilerici bir anlayışı yoktur ve olamaz. Bu tamamen sığ bir düşünceden ibarettir. Alperenlerin tepkisini ve konsere gelenlerin şaşkınlığını gayet iyi anlayabiliyorum. Her iki tarafa göre de iki tarafın yaptığı da saçmalıktır. Topkapı Sarayı, yüzyıllarca halifeliğin merkezi olmuş bir yer. İnançlı insanlar için evinden barkından daha önemli çünkü Kutsal Emanetler sergileniyor ve 24 saat Kur’an-ı Kerim okunuyor. İslamiyete göre ise içki içmek en büyük günahların başında geliyor. Yani o gün, siyahla beyaz yanyana getirilmeye çalışılmış. O renkler bir tek Beşiktaş formasında güzel duruyor, kusura bakmayın.</p>
<p>Konser için farklı bir yer seçilemez miydi? Seçilirdi tabii ki, bir sürü yer var. Peki cumhuriyetimizin simgesi olan İdil Hanım, yukarıdaki hususiyetleriyle bilinen Topkapı Sarayı’nda neden konser verdi. Büyük bir ihtimalle kendince yılların intikamını aldı ve kaleyi fethetti.</p>
<p>Yöneticilik başka bir iş. Kimse üzülmesin ama ben bu konsere izin veren herkese yazıklar olsun diyorum. Çünkü bile bile ülkeyi kaosa sürükleyecek hareketler bunlar.<strong> İkinci bir Madımak hadisesiyle karşılaşılabilirdi, direkten döndük.</strong> Çünkü harekete geçmiş bir kalabalığı olay esnasında provake etmek kadar kolay bir şey yok. Orada olsaydım sarayı bile yakardım bunu size ispatlayabilmek için. O kadar kolay yani. Ertuğrul Günay, millete “kendini bilmez densiz” diyeceğine kendisinin nasıl bir bakan olduğunu göz atsın. Emir’in <a href="http://www.delininkuyusu.com/?p=1622" target="_blank">En Süper Rejim</a> yazısında bahsettiği yönetici faciasıdır Ertuğrul Günay. Huzurlarınızda, Ertuğrul Günay’ın önünde eğilip kafam girsin diyorum.</p>
<p>Bir de tutmuşlar bu işi cumhuriyet’le laiklikle, ilericilikle süslüyorlar. Milleti tahrik etmenin neresi ilericilik olabilir. Medeniyet, toplumun bütün kesimlerine saygı göstermek, senden olmayana bile tahammül etmek değil midir? Hadi konseri basan adamlar gerici onlar hoşgörüden yoksun, kaldı ki zaten laik de değiller; senin hoşgörülü olman gerekmez mi? Ben Atatürk’ü çok sevdiğim için gidip Anıtkabir’de kendimce saygı gösterisi yapsam ve Atamın gıyabında cenaze namazı kılsam beni linç edersiniz. Nedeni basit, zira hassas duygulurınızla oynamış, Atatürk’e saygısızlık yapmış olurum sizin gözünüzde.</p>
<p>Şundan adım gibi eminim ki, yakında Topkapı Sarayı’nda orgy partisi bile düzenleyecek ve bunun adını da çağdaşlık koyacaksınız. Çünkü medeni insanlar istedikleri gibi sevişebilirler. Kişilerin özgürlüğü değil midir zaten mevzubahis.</p>
<p>Tekrar ediyorum; Topkapı Sarayı’ndaki tepki İdil Biret’in konserine değil, İslami çevre için büyük bir önem arzeden bir yerde içki içilmesidir. İnsanın gözünün içine baka baka saygısızlık yapılmasıdır. Ayrıca İdil Biret&#8217;in sanatına laf atana da çok pis şeyler söylerim, önce bir dinleyin kadını. Fazıl Say&#8217;la yanyana koyarsak Fazıl piyanisttir sadece.</p>
<p>Bir hatıramı anlatayım size ne durumda olduğumuzu oradan çıkartın.</p>
<p>Sultan Ahmet Camisi’ne gitmiştik bir gün. Kapıdaki görevliler, başı açık olan bayanlara başörtüsü veriyorlar. Çünkü cami bir ibadethane ve her ibadethanenin kendine göre kuralları var. Turistler seslerini çıkartmadan alıp takıyorlar. İşin açıkçası bu uygulamadan memnun oldum. Sonra sıra bir Türk aileye geldi. Kızcağız hamama gider gibi giyinmiş üzerinde askılı bir body ve altında mini mini şortuyla. Görevliler bu bayana da başörtüsünü uzattılar ama uzattıklarıyla kaldılar. Çünkü bu kızcağızın eşi olduğunu tahmin ettiğim arkadaş “Bunu takmak zorunda mıyız yaa!” diye konuşmaya başladı. Görevli istifini bozmadan elindeki başörtüsünü kadına fırlatınca olayın ciddiyetini anladılar.</p>
<p>Sonra aynı yere bizim Dominik Cumhuriyeti asıllı Amerikan vatandaşı arkadaşlarımızla gittik. Bizimkilere kimse başörtüsü falan uzatmadı, biz de “başınızı kapatın” demedik ama kendi şallarını çıkartıp başlarını örttüler. Teraziye koyun işte iki olayı.</p>
<p>Eğer askeriyede bile bazı kurallar varsa ve Başbakan’ın eşi, oğlunun yemin törenini izleyemiyorsa ibadethanelerin kurallarına uymak da boynumuzun borcu.</p>
<p>Millet olarak böyle bir noktadayız işte.</p>
<p>Gördüğüm kadarıyla çok laik, çağdaş ve aydın insanlarsınız ama empatiden yoksunsunuz. Siz kendinizi başkasının yerine koyamıyorsanız, ben zorla yapacağım bunu. 30 Şubat 2010 tarihinde Atatürk’ün Selanik’teki evinde, AKM’de, ilk mecliste, ilahi konseri tertip edeceğim. &#8220;Hepiniz davetlisiniz&#8221; demiyorum, zira siz de o konseri basmaya geleceksiniz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/sarabini-kap-gel-okuyalim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>47</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/07/idilbiret-300x274.jpg' length ='24667'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Medya ve politika toplumların kamburudur!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/medya-ve-politika-toplumlarin-kamburudur.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/medya-ve-politika-toplumlarin-kamburudur.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2009 00:39:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[fahişelik]]></category>
		<category><![CDATA[ferrari]]></category>
		<category><![CDATA[ferrari enzo]]></category>
		<category><![CDATA[hayat kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[lucifer]]></category>
		<category><![CDATA[meslekler]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[porno dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[satanizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1194</guid>
		<description><![CDATA[Toplumun temel dinamiklerinden biridir meslekler. Birçok sektör ve meslek de ihtiyaçtan ortaya çıkar. Binlerce yıllık bir gelişme/değişme sonucunda bugünkü mesleklere sahip oldu insanoğlu. İşi kapitalizmle, sosyalizmle veya diğer akımlarla tartışmak bir yana, mesleklere neden ihtiyaç duyduğumuz kafama takıldı bugün. En gereksiz sektörlerin medya ve politika olduğunu fark ettim. Bunları insanoğlunun karaktersizlik oranına göre askerlik takip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1195" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="medya ve politika" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/medya_ve_politika.jpg" alt="medya ve politika" width="410" height="309" />Toplumun temel dinamiklerinden biridir meslekler. Birçok sektör ve meslek de ihtiyaçtan ortaya çıkar. Binlerce yıllık bir gelişme/değişme sonucunda bugünkü mesleklere sahip oldu insanoğlu. İşi kapitalizmle, sosyalizmle veya diğer akımlarla tartışmak bir yana, mesleklere neden ihtiyaç duyduğumuz kafama takıldı bugün.</p>
<p>En gereksiz sektörlerin medya ve politika olduğunu fark ettim. Bunları insanoğlunun karaktersizlik oranına göre askerlik takip ediyor.<span id="more-1194"></span></p>
<p>Her meslek sahibi, işini para için yapmaz. Çeşitli etkenler de buna dahil. Çalışmaya ihtiyaç duymayacak kadar parası olanların mutlaka bir hobisi vardır ve zaman içinde bunu meslek edinirler. Eğer meslek edinecek bir hobileri yoksa, kısa süre sonra ciddi psikolojik sorunlarla karşılaşmaları da kaçınılmaz bir sonuç.</p>
<p>Yapacak işi kalmayanlar sıkıntıdan kendilerini çeşitli inanç ve akımlara teslim ediyorlar. Ve toplum da onları hemen sınıflandırıyor.</p>
<p>Toplumun &#8220;ruhsal doyuma ulaşma çabası&#8221; olarak kabullendiği uzak doğu felsefeleri iyiyken, Lucifer için çeşitli ayinler düzenleyen satanistler, &#8220;sapık kişiler&#8221; olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Toplumların inançları nasıl değerlendirdiği benim umrumda değil. Kimsenin inancına da karışmam, bir başkasının özgürlük sınırına girmediği müddetçe isteyen istediğini yaşasın, istediğine inansın. Hindu&#8217;nun taptığı ineği, Müslüman kurban olarak kesip afiyetle yiyebilir. Müslüman&#8217;ın haram diyerek uzak durduğu şarabı, Hristiyan &#8220;İsa&#8217;nın kanı&#8221; diyerek afiyetle içebilir. Semavi dinlerin haram kıldığı zinayı, masonluğun zirvelerini zorlayanlar ibadet niyetine grup seks olarak icra edebilirler. Beni yedirmeye, içirmeye, tapınmaya, grup sekse zorlamadıkları sürece kimseyle sorunum yok. Zaten konu da inançlar değil, meslekler.</p>
<p>Günümüzdeki çalışanların, bir mesleği icra edenlerin büyük çoğunluğu işlerini paraya ihtiyaç duydukları için yapıyorlar. Bu işleri öğrenmek için okullar okuyor, yıllar harcıyor, kariyerlerine ilk basamaktan başladıkları andan itibaren üstlerinin emrinde bir amaç uğruna bir çok şeye katlanıyorlar. Ve tüm mesleklerin de bir şekilde topluma faydası var. Meslek sahibinin işini sevip sevmemesi değil, icra ettiği mesleğin topluma olan katkısı benim dikkatimi çeken.</p>
<p>Doktorlar sağlık için çalışıyor, tekstilciler insanları giydirmek için. Bilgisayar teknolojileri iletişimi hızlandırırken, otomotiv teknolojileri ulaşımı hızlandırma peşinde. Bilgisayar oyunu hazırlayan firmalar bile insanların en azından stres atmasını, hatta Second Life gibi online sistemler insanların para kazanmasını sağlıyorlar.</p>
<p>Nefret ettiğim bir spor dalı olan futbol, en azından turizm, tekstil gibi sektörlere destek veriyor, piyasada para döngüsüne yardımcı oluyor.</p>
<p>Fahişelerin bile bir misyonu var şu dünyada. Kadınlardan yüz bulamayan, hayatta başarısız olmuş erkeklere zevk veriyorlar, iyi hissetmesini sağlıyorlar falan.</p>
<p>Peki politikacılar ne işe yarıyor? Ve geleneksel medya?</p>
<p>Bakın hangi sektör olursa olsun, varlığı ve yokluğu bir değil. Bugün futbol olmasa insanlar yine bir spor, bir eğlence aracı bulup vakit geçirmeyi başarırlardı. Yani yokluğunda az da olsa bir boşluk hissedilirdi.</p>
<p>Misketlerin, çelik çomakların, oyuncak arabaların yerini PES, Call of Duty, Need for Speed aldı çocukların dünyasında. Barbie&#8217;ler, lahana bebekler Sim City&#8217;e kurban gittiler. Bir değişim yaşandı ve gidenin boşluğunu doldurmak üzere bir başkası geldi. Veya yeninin ışıltısı eskinin sönmesine neden oldu.</p>
<p>Çocukların oyuncak dünyası bile yenilenirken, politikanın insan yaşamındaki varlığı neden binlerce yıldır değişmedi?</p>
<p>Yenilenmedi bile lan! 2400 yıl önce, Sokrates&#8217;ın dünyasında tartışılan politik kavramlarla bugün tartışılanlar arasında minnacık bir fark yok! Hala demokrasinin önemi, cumhuriyetin görevi, krallığın geçmişi, laikliğin durumu tartışılıp, dinler ve politika arasındaki bağların ne durumda olması gerektiği konuşuluyor.</p>
<p>Adamlar hiçbir işe yaramadan binlerce yıldır aynı şeyleri konuşuyorlar. Sağı, solu, sosyalisti, komünisti yok bu işin. Hepsi aynı bokun içinde. Politika düzgün bir ırmak olsaydı, binlerce yılda kendine akacak bir yatak bulurdu. Kendi varlığına bile hala karar verememiş bir mesleğin var olmakta ısrar etmesi kadar komik bir saçmalık olamaz.</p>
<p>Politikanın en büyük beslenme kaynağı medyayken, medyanın da en büyük beslenme kaynağı politika.</p>
<p>Medya, haber kaynaklarıyla yaşıyor. Ve haber kaynaklarının başında da politika geliyor. Politikacılar olmasa bu kadar fazla medya grubu da olmayacak piyasada.</p>
<p>Ve politika da medyanın halka verdiği gaz sayesinde bu kadar semiriyor. Medya olmasa politikacıların da götü bu kadar kalkmayacak.</p>
<p>Geri kalmış ülkelerde özgür yazarların veya bağımsız internet sitelerinin yasaklanması için sarf edilen büyük çaba da yine medya &amp; politika çiftinin birbirini yaşatma arzusundan kaynaklanıyor.</p>
<p>Emin olun ki, siz prim vermeyi keserseniz onlar da seslerini kısmak zorunda kalacaklar. Televizyon, gazete gibi belli gruplara bağlı olan, geleneksel medya kaynaklarını takip etmiyorum. Kendimde de bir eksiklik hissetmiyorum bunun için. &#8220;Gündemden haberdar olmak&#8221; zorunluluğunuz yok, medyanın attığı oltayı çıkarın artık boğazınızdan. Van&#8217;da gerçekleşen trafik kazası, İstanbul&#8217;da soyulan dükkan veya Ankara&#8217;da tecavüze uğrayan kadın umrumda değil. İşime yaramayacak bilginin bir faydası yok bana.</p>
<p>O nedenle tekrar ediyorum: Medya gereksizdir! Politika medyadan da gereksizdir. İnsanlığın kesinlikle ihtiyaç duymadığı halde en çok meşgul olduğu iki meslek, yer yüzünden silinsin istiyorum. Ferrari Enzo da istiyorum ama ne yazık ki Ferrari Enzo sahibi olma ihtimalim, bu denyoların yok olma ihtimalinden daha yüksek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/medya-ve-politika-toplumlarin-kamburudur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/medya_ve_politika-300x226.jpg' length ='33510'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Cevaplayınız&#8230;</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/alinti.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/alinti.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2009 08:22:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet muhib dranas]]></category>
		<category><![CDATA[batı hayranlığı]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[kanunlar]]></category>
		<category><![CDATA[politika]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[yavuz bülent bakiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1023</guid>
		<description><![CDATA[1980 yılında, şair Ahmet Muhib Dranas, vefatından birkaç ay önce, Yenişehir’de, bir ayak üstü sohbetimizde bana dert yanmıştı. Demişti ki: “Bir Fransız yazarının bizim hakkımızdaki hükmü şöyle: * Türkler, İsviçre Medeni Kanununa göre doğarlar, büyürler, nişanlanır evlenirler, ayrılırlar, miras sahibi olurlar. * Türkler, bir suç işledikleri zaman İtalyan Ceza Hukukuna göre hüküm giyerler veya beraat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1024" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="hukuk1" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/hukuk1.jpg" alt="hukuk1" width="410" height="307" />1980 yılında, şair Ahmet Muhib Dranas, vefatından birkaç ay önce, Yenişehir’de, bir ayak üstü sohbetimizde bana dert yanmıştı. Demişti ki: “Bir Fransız yazarının bizim hakkımızdaki hükmü şöyle:</p>
<p>* Türkler, İsviçre Medeni Kanununa göre doğarlar, büyürler, nişanlanır evlenirler, ayrılırlar, miras sahibi olurlar.</p>
<p>* Türkler, bir suç işledikleri zaman İtalyan Ceza Hukukuna göre hüküm giyerler veya beraat ederler.</p>
<p>* Ticarete atıldıklarında, Fransız Ticaret Hukukundan faydalanırlar.</p>
<p>* Öldükleri zaman da İslâm Hukukuna göre defnedilirler.”</p>
<p><span id="more-1023"></span><br />
Dranas demişti ki: “Bu tespit kanıma dokundu! Artık bizim cenaze merasimlerimize bile Batı gelenekleri bulaşmaya başladı. Bazı ünlülerimizin cenazelerini, Şopen’in ölüm marşıyla kaldırıyoruz. Batılılar gibi, cenaze başında nutuk söylüyoruz. Batılılar gibi saygı duruşunda bulunuyoruz. Siyahlara bürünüyoruz. Bir tek istavroz çıkarmamız noksan kaldı. Yakışır mı bunlar bize?“</p>
<p>Yakışmıyor elbette diye cevap vermiştim. Şimdi bir de ölülerimiz için saygı duruşuna geçerken, Batı dünyasından bize, borazan öttürme adeti bulaştı. Bin kere, milyon kere ayıptır. Bütün bunlar, bir aşağılık duygusunun saçmalıklarıdır. Batılıların geleneklerine hiçbir şey demiyorum. Adamları saygıyla karşılıyorum. Ama o geleneklerden bize ne? Hani Atatürk; “Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür!“ demişti? Bizim kültürümüzde var mı ölülerimizin ruhları önünde put gibi durmak, borazan üflemek?<br />
Bir delinin kuyuya attığı bir taşı, kırk akıllı çıkaramıyor. Şimdi bir takım kimseler, benim bu yazdıklarımı okuyunca “laiklik, ilericilik, devrimcilik, çağdaşlık&#8230;” tamtamları çalacaklar. Laikliği, ilericiliği, çağdaşlığı borazan öttürmede, Şopen’in ölüm marşını çalmada arayanlara söyleyecek sözümüz yoktur. Çünkü anlayamazlar. Onlar, çağımızın bin yıl gerisinde kalan ham kafalardır&#8230;</p>
<p>Yukarıdaki satırlar Yavuz Bülent Bakiler&#8217;in Türkiye Gazetesi&#8217;ndeki 5 Nisan 2009 tarihli yazısından alıntıdır. Benim dikkatimi bir başka şey çekti. 86 yıllık koca cumhuriyet&#8217;in (!) kendisine ait orijinal bir kanunu yok. Yani ilk harfinden son noktasına kadar bize ait bir kanun. Dranas&#8217;ın bahsettikleri, bu ülkedeki tüm insanların hayatını yüzde 100 kapsayan kanunlar. Bunların dışında hareket etmemize imkan yok. Sağdan soldan çalıp kendimize yamamaya çalışmışız.</p>
<p><strong>Soru 1:</strong> Olmuş mu bu kanunlar?</p>
<p><strong>Soru 2:</strong> Hala inanan var mı &#8220;Atatürk&#8217;ün bize hediye ettiği laik, demokratik, çağdaş, modern Türkiye Cumhuriyeti büyüktür!&#8221; söylemlerine?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/alinti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/hukuk1-300x224.jpg' length ='12363'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Fazıl Say’a açık mektup</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/fazil-saya-acik-mektup.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/fazil-saya-acik-mektup.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2009 23:05:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Altay Esiroglu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Havadan Sudan]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[2009 yerel seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal]]></category>
		<category><![CDATA[deniz baykal'a mektup]]></category>
		<category><![CDATA[fazıl say]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[mektup]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=1007</guid>
		<description><![CDATA[Fazıl Say sen manyak mısın ne istiyorsun her seçim sonrası bizden? Geçen “ülkeyi terk edeceğim” demiştin, şimdi de Deniz Baykal’a mektup yazmışsın. Hasta mısın? Fazıl Say nerede eğitim aldığını çok merak ediyorum. Senin Türkçe derslerine giren öğretmenin manav mıydı, var mı bunun cevabı? Fazıl Say, Deniz Baykal’a yazdığın mektubun her satırında üç nokta kullanmışsın. Cümleye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1008" style="margin-top: 10px; margin-bottom: 10px;" title="fazilsay" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/8d8_fazil-say.jpg" alt="8d8_fazil-say" width="410" height="284" />Fazıl Say sen manyak mısın ne istiyorsun her seçim sonrası bizden?</p>
<p>Geçen “ülkeyi terk edeceğim” demiştin, şimdi de Deniz Baykal’a mektup yazmışsın. Hasta mısın?</p>
<p>Fazıl Say nerede eğitim aldığını çok merak ediyorum. Senin Türkçe derslerine giren öğretmenin manav mıydı, var mı bunun cevabı? Fazıl Say, Deniz Baykal’a yazdığın mektubun her satırında üç nokta kullanmışsın. Cümleye derin anlam katacak başka şeyler yok mu Fazıl Say? Bu mektubu bana bir başkası gösterseydi bir ilkokul çocuğu babasının gazıyla Deniz Baykal amcasına yazmıştır diye düşünürdüm. Fazıl Say hiç mi kitap okumuyorsun sen?</p>
<p>Fazıl Say seni “aydın” diye pazarladılar bize. Ülkesini çok seven bir insan ilk önce kendi dilini doğru kullanmaz mı? Kullanmazsa bunun adı çakma aydın olmaz mı Fazıl Say? Dostum, bir soru cümlesinde soru işareti bir kere kullanılır benim sana yazdığım bu mektupta olduğu gibi. Bunu da mı görmedin hiçbir yerde? Yazdığın diğer yazılardan da haberim var; hepsinde aynı hata! Farkında mısın Fazıl Say? Sen böyle hatalar yaparsan gazete sitelerindeki okuyucu yorumlarından ne farkı olur bunların? Millet onlarla taşak geçiyor Fazıl!<span id="more-1007"></span></p>
<p>Fazıl Say, 30 milyon 16 tane Estonya ederse, 42 milyon kaç tane Estonya eder hiç mi hesaplamadın bunu? Ailende matematik dehaları var, onlardan bir şey kapmadın mı bu yaşına kadar? Fazıl Say insan dert ettiği ülkeyi çok seviyorsa o ülkenin ilerlemesi, demokratikleşmesi için diğer seslere de saygı göstermez mi? Ben ülke sevgisi konusunu tartışabilen birisiyken buna saygı gösteriyorsam senden bunu beklemem abes mi?</p>
<p>Fazıl Say gördüğüm kadarıyla ömrünün çoğunu ülke dışında geçirdin. Ne ara ülkesi için parçalanan birisi oldun? Baykal’a yazdığın mektupta CHP’ye oy veren yüzde 24’ün zekasının çok büyük olduğunu söylemişsin. Eğer yazdığın bu mektupla onları temsil ediyorsan geri kalanların zekasının durumu hakkında ne düşünmemi bekliyorsun Fazıl Say?</p>
<p>Fazıl Say, CHP partizanlarının içinde Deniz Baykal’a adam gibi mektup yazacak kimse yok muydu da bu işe sen el attın? Yoksa reklamını yapmak mıydı amacın? Yazdığım işbu mektupla reklamına tuz da ben kattığım için bana da bir konserine bilet ayarlar mısın?</p>
<p>“Varoşlara inelim, halkla bütünleşelim&#8230;” demenin hemen öncesinde Atatürk’ün “Ben halkı niye dinleyeyim, halk beni dinlesin” demesini örnek vermişsin. Diktatörlük mü istiyorsun Fazıl Say? Yok amacın demokrasi ise bu nedir Fazıl Say? Bu nasıl bir kafa karışıklığıdır toparlak müzisyen!</p>
<p>Fazıl Say sen nasıl oluyor da kendini çok önemli bir insan olarak görüyorsun? Kaç kişi senin kim olduğunu biliyor, 70 milyon içinde kaç kişi seninle avunuyor tombik? “100 konserimin 80’ini yurtdışında veriyorum” diyen sen misin yoksa bizim hacı amca mı? Vatan sevgisi yurtdışına kapağı atmak mıdır konçertolarını yediğim?</p>
<p>Fazıl Say akıllı adamsın! Bu ülkede popüler olmanın yolunu bulmuşsun, helal olsun. Eğer işin müzikse, oradan beslenmeyi düşünüyorsan bu yaptıklarının samimiyetine nasıl inanayım Fazıl Say? Sen eğer böyle yaparsan; önündeki Muş Ovası’na bir tohum bile atmamasına rağmen “laik düzeni korumalıyız” diyen Ziraat Fakültesi Dekanı’ndan ne farkın kalır Fazıl Say? Fazıl Say, Shakespeare’in “Dostum siz şemsiye yapınız, sadece şemsiye yapınız, yalnızca şemsiye yapınız,” diye biten hikayesini hiç mi duymadın? Duyduysan da hiç mi ibret almadın?</p>
<p>Siyasete bu kadar meraklıysan ne diye hala piyano başında kafanı sallıyorsun oynar başlı müzisyen?</p>
<p>Fazıl Say!<br />
Yeter lan sayma artık!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/fazil-saya-acik-mektup.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/04/8d8_fazil-say-300x207.jpg' length ='17746'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Gerici İran ve uzaydaki Ümit</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/gerici-iran-ve-uzaydaki-umit.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/gerici-iran-ve-uzaydaki-umit.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2009 15:46:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[fatih sultan mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[iranın uydusu]]></category>
		<category><![CDATA[iranın uzay çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[kürtçe]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[melek]]></category>
		<category><![CDATA[melekler dişi midir erkek midir]]></category>
		<category><![CDATA[papaz]]></category>
		<category><![CDATA[şeriat]]></category>
		<category><![CDATA[ümit]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=567</guid>
		<description><![CDATA[Fatih Sultan Mehmet İstanbul&#8217;u fethettiğinde Ayasofya&#8217;daki papazların hararetle tartıştığı konu neydi? &#8220;Melekler erkek midir, dişi midir?&#8221; Onların bilim anlayışıydı bu, sadece akıl yürüterek ve içi boş tartışmalar yaparak bulundukları çağda ilerlediklerini sanmak. Yani 31 çekmekti yaptıkları, kürelerini terk edemeden&#8230; Oysa İstanbul&#8217;un surları dışında farklı bir yaşam, o papazların kanından ve soyundan olan adamların da gelişiminde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-569 alignleft" style="margin: 10px 0px;" title="Iran Umit uydusu" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/02/iraninumituydusu.jpg" alt="Iran Umit uydusu" width="410" height="307" /></p>
<p>Fatih Sultan Mehmet İstanbul&#8217;u fethettiğinde Ayasofya&#8217;daki papazların hararetle tartıştığı konu neydi?</p>
<p><strong>&#8220;Melekler erkek midir, dişi midir?&#8221;</strong></p>
<p>Onların bilim anlayışıydı bu, sadece akıl yürüterek ve içi boş tartışmalar yaparak bulundukları çağda ilerlediklerini sanmak.</p>
<p>Yani 31 çekmekti yaptıkları, kürelerini terk edemeden&#8230;</p>
<p>Oysa İstanbul&#8217;un surları dışında farklı bir yaşam, o papazların kanından ve soyundan olan adamların da gelişiminde söz sahibi olduğu bir teknoloji yarışı vardı.<span id="more-567"></span></p>
<p>Surların yüksekliğinden miydi, yoksa kafalarının darlığından mı, göremediler dışardaki gelişmeleri.</p>
<p>Fatih Ayasofya&#8217;dan içeri girip &#8220;hepinizin canını bağışlıyorum&#8221; dediğinde &#8220;sen nerden çıktın lan!?&#8221; tepkisini vermişlerdi belki.</p>
<p>Onlar konuşarak bulundukları çağda ilerlediklerini düşünürken, Fatih&#8217;in adamları çalışarak <strong>çağı değiştirmişlerdi.</strong></p>
<p>Bugün Türkiye&#8217;nin çevresinde surlar yok, iletişim güvercinlerle veya atlı ulaklarla değil, olabilecek her türlü teknolojik imkanla yapılıyor.</p>
<p>Ama insanların kafasındaki darlık meleklerin cinsiyetini çözmeye çalışan papazlarla aynı boyutlarda.</p>
<p>Meleklerin dişi ve kanatlı olduğuna hangi papaz karar verdi bilmiyorum. Ama o tartışma bir şekilde sonuçlandı.</p>
<p>Bugün daha önemli olduğunu düşündüğümüz, ama temelde o tartışmadan hiç farkı olmayan salakça tartışmaların içindeyiz. Laiklik diyoruz, Kürtçe diyoruz, demokrasi diyoruz, asker diyoruz ve partiler oy kapmak için birbirinden iğrenç, midemin kaldırmadığı yarışlara giriyorlar.</p>
<p>Anlı şanlı holdingler, hergün milyonlarca ağacı bazı orospu çocuklarının cebini doldurmak için kesip gazete haline getiren medya ve hiçbir şeyden haberi olmadan yemek yarışmaları ve futbol maçları seyreden halk, gözle görülmeyen surların arkasında olan bitenden habersiz bir şekilde heyecanla tartışmaya devam ediyor Türkiye&#8217;de.</p>
<p>31 çekmeye devam ediyoruz.</p>
<p>İran olmayalım, öyle değil mi?</p>
<p>Adamlarda şeriat var, kadınların başı kapalı, oyyy çok iğrenç, pis gericiler.</p>
<p>Pis gericiler bir kaç ay önce araba yaptılar, yani bizim 85 yıldır yapamadığımız şeyden yaptılar ve bize de sattılar.</p>
<p>Pis gericiler İsrail&#8217;le silah, uçak anlaşması yapmak yerine posta koydular, Gazze&#8217;ye 1 milyar dolar yardım ettiler.</p>
<p><strong>Pis gericiler 3 gün önce uzaya uydu gönderdiler. Adı: Ümit!</strong></p>
<p>Atatürk ilke ve inkılaplarını ilkokul 1&#8242;den üniversite 4&#8242;e kadar okuyan, her eğitim öğretim yılını &#8220;cumhuriyetin yılmaz bekçilerini yetiştirmek üzere&#8221; açan güzel ülkem de karşılık olarak &#8220;İran olmayalım!&#8221; dedi.</p>
<p>İran&#8217;ın yaptıklarının onda birini yapamadan, &#8220;İran olmayalım&#8221; demek nasıl bir gerzekliktir, aklım almıyor bunu.</p>
<p>Adam üniversitede profesör, diyor ki; &#8220;Türkiye İran olacak, çok korkunç!&#8221; Ulan bugüne kadar profesörlük sıfatını hak edecek ne yaptın, seni İranlı profesörlerden daha aydın kılan ne?</p>
<p>Adam sanayici, &#8220;AKP&#8217;nin kadrolaşmasından memnun değiliz,&#8221; diyor. Otomobil mi ürettin, hologram mı çalıştırdın, bilgisayar mı ürettin? Senin kadron değişti mi be hıyar, AKP&#8217;den önce ne yaptın da şimdi ona bok atıyorsun?</p>
<p>Olmayalım İran. Gericiler uzaya çıksın, biz 31 çekmeye devam edelim.</p>
<p>İğreniyorum lan sizden.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/gerici-iran-ve-uzaydaki-umit.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.delininkuyusu.com/wp-content/uploads/2009/02/iraninumituydusu-300x224.jpg' length ='16831'  type='image/jpg' />	</item>
		<item>
		<title>Kâr Demokrasisi, Ergenekon, Türban, Ulan?!</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kar-demokrasisi-ergenekon-turban-ulan.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kar-demokrasisi-ergenekon-turban-ulan.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Apr 2008 13:15:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yigit Ezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[arzuhan doğan yalçındağ]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[tüsiad]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=259</guid>
		<description><![CDATA[AKP hükümetinin ekonomi programlarına farklı çevrelerden farklı tepkiler gelse de, çok değişik bir programmış gibi yansıtılmasını, devrim ve reform olarak lanse edilmesini hiç hazmedememişliğim vardır. Çünkü, zenginin zenginleşmesi, fakirin fakirleşmesi içerikli programları çok gördü ülkem insanı, yani ülke ekonomistleri programı öyle bir araştırıyor, öyle bir yorumluyor, öyle mükemmel ve karmaşıkmış gibi lanse ediyor ki, sanarsınız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/04/turtur.jpg" alt="" width="274" height="190" />AKP hükümetinin ekonomi programlarına farklı çevrelerden farklı tepkiler gelse de, çok değişik bir programmış gibi yansıtılmasını, devrim ve reform olarak lanse edilmesini hiç hazmedememişliğim vardır. Çünkü, zenginin zenginleşmesi, fakirin fakirleşmesi içerikli programları çok gördü ülkem insanı, yani ülke ekonomistleri programı öyle bir araştırıyor, öyle bir yorumluyor, öyle mükemmel ve karmaşıkmış gibi lanse ediyor ki, sanarsınız ekonomi ve kalkınma programı değil, uzay modülü icat etmişler.</p>
<p><span id="more-259"></span></p>
<p>Ekonomik program incelendiğinde, emperyalist sermayenin ülke içinde elleyip büzüştürmediği tek bir nokta kalmaması, IMF borçlarının tıkır tıkır ödenmesi, &#8220;yerli emperyalist&#8221; sermayenin kârının arttırılması gibi amaçlar göze çarpıyor. Hayır yani ekonomicileri de yormaya gerek yok, al bir önceki programı onu uygula değil mi? Program, özelleştirmeleri, emperyalist tekellerin ülkeye çekilmesini, IMF ile ilişkilerin, ülkemizin zenginliklerinin yok pahasına satılıp peşkeş çekilmesini, işsizliğe çare, istihdam ve yatırıma kaynak yaratma gibi palavralarla pazarlanıyor.</p>
<p>Demokrasi kavramı en çok AKP döneminde tartışıldı, demokratikleşme demogojisi en fazla bu dönemde gerçekleşti. Kurumsallaşmış faşizm her şeyi eline aldıkça, hukuksuzluk ayyuka çıktıkça demokrasi söylemleri sadece AKP&#8217;ye özgü değildir.</p>
<p>Hükümet programına bir tepki de TÜSİAD&#8217;dan geliyordu. Halka &#8220;TÜSİAD ekonomi programını beğenmedi&#8221; diye yansıtıldı bu tepki. Neydi TÜSİAD&#8217;ın beğenmediği ?</p>
<p>TÜSİAD başkanı Arzuhan Yalçındağ, hükümetin şeffaf olmadığından, programın &#8220;kendi beklentilerini&#8221; karşılamadığından dem vuruyor, ekonomik ve demokratik reformlardan söz ediyor, hatta AB ile ilişkileri iyi tutmak, ticari ilişkilere balta vurmamak açısından 301. maddenin değiştirilmesini bile istiyordu! Yani istedikleri demokrasi tamamiyle kâr demokrasisi!</p>
<p>İlk bakışta TÜSİAD&#8217;ın açıklamaları doğru değerlendirilmediğinde sanki hükümet lehine bir program ortaya koymuş, TÜSİAD programdan hiç memnun kalmamış gibi yansıtılıyor, bu ortam yaratılıyor.</p>
<p>Çok olmadı açıklanalı; &#8220;<em>Sabancılar&#8217;ın 6 aylık kârının yüzde 93 arttığı ve 616 milyon YTL olduğu</em>&#8220;, bunun yanında ülkemizde &#8220;<em>açlık sınırının 628 YTL olduğu, 26 milyon insanımızın açlık sınırı altında olduğu&#8230;</em>&#8221; Bunlar AKP döneminde oldu ve tekeller kârlarına kâr katarken, tarihlerinde hiç görmedikleri kâr oranlarına ulaşırken, halk açlığın ve sefaletin uçurumuna gidiyor. Ama patronlar yine de memnun değil. Daha vazla kâr diyorlar, yücelikleri güvence altına alınsın istiyorlar.</p>
<p>AKP&#8217;nin önümüze koyduğu ısıtılmış türban meselesi ise ayrı bir ticari kâr alanı. Cemil İpekçi bile işin içine girdiyse daha ne dolaplar dönüyordur hehe. Yani türban serbest bırakılmazsa moda sektörü büyük bir çıkmazın içine girecek, FHM dergisi &#8220;soyacak kimseyi bulamadık&#8221; diyerek çalışanlarını soymaya başlayacak, Cemil İpekçi kumaşlarla yatıp kalkmayacak, mankenlerimiz ekmek için dilenecek!</p>
<p>AKP demokrasisi hakkında öyle çok atılıp tutuldu ki iş parti kapatma davasına kadar geldi. Yakın zamanda DTP&#8217;nin kapatılmasına destek çıktığını unutan partiler bile &#8220;demokraside parti kapatma mı olur&#8221; diye ayaklandı. Zamanında AKP&#8217;ye karşıtlığı bilinen MHP bile türban konusunda AKP ile yan yana mücadele verip kendisini protesto eden emekli askerlere saldırdı!</p>
<p>AKP, kapatılma davasının paralelinde yürüttüğü Ergenekon operasyonu için Doğu Perinçek, İlhan Selçuk gibi isimleri göz altına aldı! Yani koskoca NATO&#8217;nun GLADIO&#8217;su altında bu küçük adamlar var! Ergenekon ve derin işlerin altındaki MİT isimlerini, askerleri deşifre etmeden bu operasyonu bu küçük adamlara yıkmak hiç de samimi bir hadise değil.</p>
<p>Gelecek dünden belliydi. Koltuklar lüks, dönüyor. Üstüne oturanı da!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/kar-demokrasisi-ergenekon-turban-ulan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özgürlükte Çileli Yollar</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ozgurlukte-cileli-yollar.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ozgurlukte-cileli-yollar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2008 09:10:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yigit Ezel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[türban]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=187</guid>
		<description><![CDATA[Din ve vicdan özgürlüğü, laik demokratik devletlerde vazgeçilmez bir kavramdır. Türkiye&#8217;de &#8220;din&#8221; kavramı cumhuriyet tarihi boyunca tartışılagelmiştir. Bu küçük genellemeden ve tümevarımdan &#8220;din, cumhuriyet rejimleri için vazgeçilmez bir gündem maddesidir.&#8221; sonucuna rahatlıkla varabiliriz. Uzunca bir süredir sessiz kalmamın sebebi gündemi sinsice takip ediyor oluşumdu (yok be, karı kız kovalıyordum bakmayın siz.). Gündemi meşgul ve abesle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/02/turban.jpg" alt="" width="200" height="266" />Din ve vicdan özgürlüğü, laik demokratik devletlerde vazgeçilmez bir kavramdır. Türkiye&#8217;de &#8220;din&#8221; kavramı cumhuriyet tarihi boyunca tartışılagelmiştir. Bu küçük genellemeden ve tümevarımdan &#8220;din, cumhuriyet rejimleri için vazgeçilmez bir gündem maddesidir.&#8221; sonucuna rahatlıkla varabiliriz.</p>
<p>Uzunca bir süredir sessiz kalmamın sebebi gündemi sinsice takip ediyor oluşumdu (yok be, karı kız kovalıyordum bakmayın siz.). Gündemi meşgul ve abesle iştigal eden türban olayı var mesela kişisel indeksimde. Her iktidar döneminde vuku bulan bu &#8220;gündem&#8221; hadisesi bu güne kadar hiç tedirgin olmadığımız ülke vazgeçilmezlerimize bir tehdit unsuru gibi yansıtılıp &#8220;laiklik bitiyor&#8221; çığlıkları &#8220;Malezya mı oluyoruz&#8221; serzenişleri peşisıra geliyor.</p>
<p><span id="more-187"></span></p>
<p>&#8220;Onlar..&#8221; yani &#8220;İslamcılar&#8221;, bu ülkede hiçbir zaman eziyet görmediler, hapisanelerde işkencelerden geçirilmediler, darbe zamanlarında solcular kadar ülkücüler de işkence çekti ama bunlara bir şey olmadı. Kimse bana çıkıp da &#8220;vay efendim Milli Görüşçüler vardı&#8221; falan demesin. O yılların kaymağını şimdi afiyetle yiyorlar. Yıllar geçti ve bu ülkede kendisine &#8220;ılımlı İslamcı&#8221; veya &#8220;ılımlı muhafazakar&#8221; diyen herkes istediğini aldı. Erbakan örneğinde olduğu gibi. Ve şimdi günümüzde, yıllarca çileli yollardan geçmişler gibi, elleri zincirli eylemler yapıyorlar.</p>
<p>Türbanı bu ülkenin kanayan yarası gibi göstermeye çalışan ister siyasi, ister kurumsal veya vakıf olsun her türlü kuruluş bu pisliğe elek tuttu. İlk başlarda muhafazakar bir moda olarak ortaya çıkan, Refah Partisi döneminde bir &#8220;problem&#8221; olarak addedilen bu terbiyesizlik öyle büyük bir &#8220;özgürlük savaşı&#8221;na gark etti ki, bu ülkede kanlarını vatanı uğruna döken insanlar bile hiçlendi!</p>
<p>Size laiklik nutukları atmayacağım. Hak, özgürlük, vatan, devlet, cumhuriyet, Atatürk hiç demeyeceğim.</p>
<p>Çünkü cumhuriyetçi değilim, Atatürkçü değilim. Laikliği savunmuyorum. Cumhuriyet tarihi boyunca bir türban meselesi varmış gibi empoze edilen bu salakça gündem maddeleri canımı sıkıyor sadece. Bu ülkeyi ne hale getirdiklerine baksınlar. Çok değil bir kaç sene önce türbanlarını çıkarıp kampüslere giren hanım kardeşlerimiz, AKP iktidarında ne oldu da özgürlük tutkunu oldular? Hayatları çileli mi geçti?.. Onların yardakçıları ve beyin eşleri değil miydi Gazi Üniversitesi&#8217;nde oruç tutmadığı için bir genci bıçaklayıp komalık eden? Bu mu özgürlük, hak, hukuk anlayışları?..</p>
<p>Ya iktidara ne demeli ?</p>
<p>Ben bir şey demiyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ozgurlukte-cileli-yollar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ah benim darbeder demokrasim</title>
		<link>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ah-benim-darbeder-demokrasim.html</link>
		<comments>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ah-benim-darbeder-demokrasim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Feb 2008 20:56:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akay Perker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[darbe]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.delininkuyusu.com/?p=197</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de hukuk dışına çıkılacak günler yakınmış. Çünkü AKP vatanı satmış. ADD başkanı kalkmış darbe çağrısı yapmış. Ulan delikanlı gibi çıkıp diyin ki, &#8220;Biz acıktık kardeşim. Bu halkla, bu ülkeyle eskiden beri barışamadık ama bir şekilde 70 milyonun yönetimini 3-5 bin kişiyle elimizde tuttuk. Köylü dediğimiz, gerici, yobaz dediğimiz insanlar yavaş yavaş uyanırken ve kadrolaşırken biz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de hukuk dışına çıkılacak günler yakınmış. Çünkü AKP vatanı satmış. ADD başkanı kalkmış darbe çağrısı yapmış.</p>
<p><img class="alignleft" style="margin: 10px; float: left;" title="Darbeder Sk." src="http://www.delininkuyusu.com/wp-content/2008/02/tank.jpg" alt="Darbeder Sk." hspace="5" vspace="5" width="150" height="150" align="left" />Ulan delikanlı gibi çıkıp diyin ki, &#8220;Biz acıktık kardeşim. Bu halkla, bu ülkeyle eskiden beri barışamadık ama bir şekilde 70 milyonun yönetimini 3-5 bin kişiyle elimizde tuttuk. Köylü dediğimiz, gerici, yobaz dediğimiz insanlar yavaş yavaş uyanırken ve kadrolaşırken biz kendi aramızda birlik beraberliği sağlayamadık. Ekonomiyi alt üst ettik, koskoca ülkeye ufacık bir faydamız olmadı. Atatürk dedik, anıtkabir dedik, asker dedik, sindirdik milleti. Bununla mutluyduk, çünkü cahil halk uyumaya devam ediyordu. Medya ve sermaye bizim elimizdeydi. Bastık narkozu, uyuttuk herkesi. Ancak uyuduğunu sandığımız bir milletin aslında kendini sessizce toparladığını fark etmedik. Bu adamlar kadrolaşmalarını yavaş yavaş tamamladılar, biz balolarda eğlenirken onlar çalıştılar. Çalışmalarının karşılığını da kendilerini temsil eden bir partiyi iktidara getirerek aldılar.</p>
<p><span id="more-197"></span>Bu parti iktidara geldikten sonra bizim çeşmemizin suyunu kesti. Ekonomi düzeldi, halkın karnı doymaya başladı ama biz, 3-5 bin aydın görünümlü karanlık temsilcisi, aç kaldık.</p>
<p>Sağda solda bombalar patlatıp suçu hükümete attık, kimse umursamadı. Miting düzenledik, kimse gelmedi. Atatürk?e şikayet ettik, kalkıp yardım etmedi. Çalışmak ve mantıklı olmak haricinde ne kadar Ali Cengiz oyunu varsa denedik, yine başarılı olamadık.</p>
<p>Bugün sermayeyi de onlara kaptırdık. Osmanlı?nın torunları olduğunu reddetmeyen bu memleketin insanları, çalışıp kazanmaya başladılar. Büyük şirketlere sahip oldular. Köylü, gerici dediğimiz kapalı kadınlar Cadillac SUV&#8217;lere bindiler, bugün üniversiteye girmeyi bile başardılar.</p>
<p>En tehlikelisi de, medya artık onların eline geçti. Kimsenin okumadığını düşündüğümüz Milli Gazete, Yeni Şafak, Türkiye, Zaman gibi gazetelerle birlikte, biz aydınların elindeki gazeteler önce Star, sonra Sabah ile onların eline geçti.</p>
<p>Onlara kaptırmadığımız tek kurum kaldı: Ordu! Cumhuriyetin ve devrimlerin yılmaz bekçisi ordumuz kaldı elimizde. Biz bu beceriksizlikle hiçbir bok yiyemeyiz. O nedenle sesleniyorum ey ordumuz, bize yardım et. Hukuk kurallarını, demokrasiyi, halkın sesini boş ver, hepsini yok et. Vur kır parçala, bu maçı kazan ordum! Bu ülkenin halkını evine kapat, güzel bir darbe patlat ordum. Gerekirse hepsini as, bizi aç bırakma ordum. Bu ülkenin kaynaklarını yiye yiye bitiremedik, kalanını onlar yemesinler, gel beraber yiyelim ordum!</p>
<p>Avrupa bizle dalga geçer, varsın geçsin ordum. Ekonomi bozulsa n&#8217;olur, sen bize bi&#8217; kıyak geçersin ordum. Kanıyla bayrak yapan çocuklar var oldukça bu halk bu darbeyi de koyun gibi izler ordum. Bu salaklar iki kalıp sabun, yarım kilo pirinç için kuyrukta beklemeye alışkın, biraz daha beklesinler ordum.</p>
<p>Sikmişim demokrasiyi, senin darben sağ olsun ordum!&#8221;</p>
<p>Çıkın söyleyin bunları, hepimiz rahat edelim. Hem kendinizi, hem de bizi kandırmaya çalışmamış olursunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.delininkuyusu.com/index.php/ah-benim-darbeder-demokrasim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

