Etiket Arsivi: devrim

Devrim ve Torunları

Devrim ArabalarıGeçen yıl bahsetmiştim Devrim’den. Taze cumhuriyetin makus talihini kırmak için başladığı ve tamamladığı, ama birileri tarafından yok edilen şanssız girişimlerden sadece biriydi Devrim. Yıllar boyu kimse bilmedi, kimse yüzüne bakmadı. Çevremdeki otomobil meraklıları sayesinde henüz yaşım çok küçükken tanımış ve bir gazeteci abimin sayesinde TÜLOMSAŞ tesislerindeki yuvasında ziyaret etmiştim onu. Daha sonra büyüdük, yıllar boyu adını duymadık. Birkaç kez daha gidip ziyaret ettim, her ziyaretimden sonra medyaya lanet ettim yeniden. Anlı şanlı sanayicilerimize kızdım ama onlar tavşanın küstüğü dağ rolünde gayet mutluydular.

Türkiye’de bazı tabular yıkılıyor. Sessiz olması gerekenler konuşuyor, söylenmemiş gerçekler söyleniyor bu sıralar. Sessiz ve derinden bir devrim yaşıyoruz. Ne şeriat, ne de komünizm bağıra bağıra gelmez, korkmayın. Tüm değişimler gibi sessiz olur, sessiz ve uzun süreli devrimlerdir başarıya ulaşanlar.


Devam

Devrim

Devrim bir yemekli toplantı, bir edebi olay, bir karakalem eskizi ya da dantel işlemesi değildir; zarafet ve incelikle yapılamaz. Devrim, bir şiddet eylemidir. (Mao Tze Tung)

Kitap “okuyan” insanlar, kitap “okumayan” insanlara giderler. Fakir insanlara “artık değişim vakti geldi” derler. Böylece fakir insanlar savaşır ve değişikliği yapar. Sonra kitap okuyan insanlar büyük, cilalı masalarda oturur, konuşur, konuşurlar. Yemek yiyip dururlar. Peki fakir insanlara ne olur? Onlar devrimde ölmüştür. İşte sizin devriminiz bu! O yüzden sakın bana devrimden söz etme!

Juan / Giu’ la Testa, Sergio Leone

Araba Yapın Bana!

1961 yılı… Darbetör General Cemal Gürsel darbesini yapmış, Adnan Menderes ve diğer Ordu Gorevehainleri ipin ucunda sallandırarak vatanı kurtarmıştır. Darbe sonrası ilk cumhuriyet bayramını özgür ve demokratik ülkesinde, %100 Türk Malı bir arabayla turlayarak kutlamak ister. Bilindiği gibi, cumhuriyet rejimi çoğunlukla generaller tarafından yönetilir ve onlar emir verirse akan sular durur.

Cuntacılar hemen çalışmalara başlar; Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli yerlerinde görev yapmakta olan 23 Türk mühendis, “mühim bir konuyu istişare etmek üzere” Ulaştırma Bakanlığı’na davet edilirler. Davete icabet sünnettir, diyen mühendislerimiz, 16 Haziran 1961 günü Ulaştırma Bakanlığı’na toplanır ve “Çok Gizli” damgasıyla Cemal Gürsel’den gönderilen mektubu okurlar:


Devam