Etiket Arsivi: eğitim

Fakirin Eşeği

­Bin do­kuz yüz kırk­lar­da,
Bir tek bu par­ti var­dı?
Mem­le­ket kıt­lık­lar­da,
Ken­di­le­ri lord­lar­dı!

Tek zevk­le­ri in­let­mek,
Zor­la ver­gi al­mak­tı?
Fa­kir­de gör­se eşek,
Ahı­rı­na dal­mak­tı!

Yi­ne nük­set­ti ko­nu;
Bo­dos­la­ma dal­dı­lar?
Ço­cuk­la­rın bur­su­nu,
El­le­rin­den al­dı­lar!

(Sefa Koyuncu)

“Bil­gin­le­rin ay­dın­la­ta­ma­dı­ğı top­lum­la­rı şar­la­tan­lar al­da­tır”
(Marquis de Con­dor­cet)

Yalarım cumhuriyetin eğitim sistemini

Cumhuriyet_egitimi

Cumhuriyetin eğitim sistemi, Osmanlı’nın eğitim sisteminin yanında bok yemiş. Nasıldı Osmanlı’daki sistem? Hadi ilkokul yıllarına dönüp hatırlayalım. Açın hafızanızın bir köşesindeki Hayat Bilgisi kitabının sayfalarını. Hatırlayın o resmi. Sol tarafta sarıklı, cübbeli, ağzından tükürükler saçarak konuşan ve talebesini falakaya yatıran çirkin Osmanlı hocası, diğer tarafta ise kibar, iyi giyimli, beyefendi (duruma göre hanımefendi), öğrencisine ilgi ve sevgiyle eğitim veren cumhuriyet öğretmeni…


Devam

Mustafa ve sigarası

İlkokul süresince iki kez tokat yedim ben. İkisini de aynı manyak öğretmenden yedim…

Tokat 1:

İlkokula yeni başlamıştım.

Okul bahçelerindeki Atatürk büstlerini bilirsiniz. Hani Atatürk’ün cemalinin son derece yakışıklı bir şekilde yontulduğu, saçlarının alnından enseye kadar dümdüz bir şekilde tarandığı büstler. Tenefüs bitip de elimdeki simidin son lokmalarını mideye indirmeye çalışırken dikkatimi çekti detaylar. Yanımdaki arkadaşıma “Atatürk’ün saçlarına bak ne kadar güzel olmuş, yol gibi” dedim. Daha onun yanıt vermesine fırsat kalmadan, ensemde biten öğretmenden yedim okul yaşamımın ilk tokadını. “Ne biçim konuşuyorsun Atatürk hakkında, sen kimsin de onun saçlarını başka şeylere benzetiyorsun!” Sonra da kulağıma asılıp bahçeden okul binasına kadar sürükledi beni.


Devam

Kafada türbanla laiklik bekçisi olunmaz.

Dünyanın en iyi eğitim sistemine sahibiz. Çocuklarımıza ve gençlerimize o kadar değer veririz ki, kız-erkek farkı gözetmeden, devlet zoruyla ilköğretime başlatırız hepsini. Elbette ki öncelik kızlarımızadır, çünkü okuması ve gelişmesi lazımdır kızlarımızın. Bilimdedir öncelik, inancını sadece evinde yaşamalıdır minik kızımız.

Sekiz yıllık ilköğretimin ardından dört yıl da lisede eğitmeye çalışırız kızımızı. Toplamda 12 yıl süren bu eğitim & öğretim aşamasından geçen kızımız, üniversite çağına geldiğinde hâlâ başını örtmeye devam ediyorsa, artık ümit kesilmiştir kendisinden. O nedenle üniversitede işi yoktur onun. Neden?


Devam

Çocuk Askerler

Afrika’da uzun yıllardır süregelen iç savaşlar boyunca, gazetelerimizin ve dergilerimizin romantizm ve dünya gündemi hakkında haberler barındıran sayfalarında görürdük fotoğraflarını. Hüzüne veda etmiş yüzleri, ağırlıkları kadar otomatik silahların gölgesinde insan öldürürler. Hadi gazete kitap okumuyorsanız bile içinizde Blood Diamond filmini izleyenleriniz vardır. Film boyunca elinde silah tutup acımasızca insanları öldüren bu çocukların ne manaya geldiğini anlayamadığınız veya çocukları çok küçük görmenizden olmalıdır ki herhangi bir şey hissetmezsiniz o an. Ancak filmin sonunda beliren “Afrika’da hala 200.000 kadar çocuk asker var” yazısı içinizi burkar.

Bu yazıda Afrika’daki açlıktan, yoksulluktan, emperyalizmden, sömürgecilikten ve çıkan iç savaşlardan bahsetmeyeceğim, konu, tamamiyle Türkiye.


Devam