Etiket Arsivi: faşizm

Darbeci baro eylemi

Darbeci baroİstanbul Barosu üyeleri dün “yargıya ve ülkene sahip çık” yürüyüşü yapmışlar. Yapsınlar, haklarıdır. Eylem yapmaya, sokaklarda yürüyüp yaygara çıkarmaya hiçbir zaman olumlu gözle bakmasam da, özgür ve demokratik bir ülkede böyle bir hakka sahip olduğumuzu biliyorum.

Çıkarsın, eylemini yaparsın, yandaşlarınla birlikte bol bol bağırıp ne kadar kalabalık ve güçlü olduğunuzu düşünürsün. O sürüye dahil olmak, kişiye kendini çok güçlü hissettirir, buna eminim. O eylemlerde yeni partilerin temelleri atılabilir, rejim bile değiştirilebilir. Hayal kurmak bedavadır çünkü. Çevresindeki herkes o kişiyle aynı fikirdeyse bu, dünyayı ele geçirmeye sadece bir adım kalmış gibi hissettirebilir. Konu o değil.

Baro üyeleri yürüyüş yaparken, en doğal hakkını kullanan Genç Siviller de Taksim Square Otel’in bir penceresine, üzerinde “DARBECİ BARO” yazan pankart astılar. Cübbeli avukatların yürümesi, eylem yapıp slogan atması ne kadar yasalsa, Genç Siviller’in otele astığı pankart da o kadar yasaldı.

Fakat “bağımsız yargıdan, faşizme karşı omuz omuza olmaktan” bahseden avukat kalabalığı, bir anda kendi eylemini unutup Genç Siviller’in pankart astığı oteli basmaya kalkıştı. Bana tuhaf gelen de bu oldu.


Devam

Bu sabah andını içtin mi yavrum?

andimizi bilelim sevelimYiğit Özgür Andımız’la dalga geçmiş! Yiğit Özgür’e erişim engellenmeli! Bu karikatürü 23 kişiye gönderirseniz Patricia Teyze ve forward maillerle beslenen manyak torunları, Uykusuz’un kapısına “Bu yiğide erişim engellenmiştir,” yazan bir tabela asacaklarmış.

Garip garip bakmayın, ciddiye alanlar var bu tip şeyleri.

Yıllardır kafamı kurcalayan bir konu, çiçeği burnunda Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu sayesinde bu sıralar pek popüler olmuş.

Mini mini birler, çalışkan ikiler ve diğer bücürler derse girmeden önce, buram buram faşizm kokan Andımız’ı gırtlaklarını yırtarcasına içmeye devam etsinler mi, etmesinler mi?
Devam

Şarabını kap gel okuyalım

idilbiretMilli virtüözümüz İdil Biret, Topkapı Sarayı’nda içkili konser verdi diye Alperen Ocakları’ndan büyük bir tepki gördü. BBP’li gençler konseri bastı, eşinin deyimiyle Cumhuriyetimizin simgesi İdil Hanım’ın posterlerini yaktı. Sonrasında Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın açıklamaları geldi. Türkiye’deki bütün kutuplar olayı kendilerince değerlendirdiler, herkes kendisine göre haklı çıktı.

Bu olayı çeşitli açılardan değerlendirmek lazım. Bana kalırsa Topkapı Sarayı’nda içkili bir konser vermek abesle iştigaldir. Çünkü İslami kesim için Topkapı Sarayı bir simgedir. Ayasofya’nın, Çankaya’nın, Ulus’taki ilk meclis binasının, Vatikan’ın, Fener Rum Patrikhanesi’nin, Bulgar Kilise’sinin simgesel gücü ne kadarsa Topkapı Sarayı’nınki de o kadardır, kimse kusura bakmasın. Bunların hepsi insan vücudundaki sinirler gibidir. Ufak bir dokunuş ani ve büyük tepkilere sebep olur. Dişinize dolgu yapmaya çalışan doktorun elinin ayarını kaçırması gelsin aklınıza. Sinirleriniz aşırı tahrip olursa felç olursunuz.
Devam

Xin Jiang değil, Doğu Türkistan!

gok bayrakŞu anda İsveç’te yaşayan Doğu Türkistanlı bir arkadaşım var. 1997′de, ilk göç dalgalarından biriyle gelmişti Türkiye’ye. Çalıştığım şirkette işe başlaması tanışmamıza ve Doğu Türkistan’da olan biteni öğrenmeme vesile olmuştu.

Urumçi’de yaşıyormuş Türkiye’ye gelene kadar. Urumçi dediği yer, Doğu Türkistan’ın başkenti. Varlığından haberdar mısınız Doğu Türkistan’ın?

Uygurların “kardeş” diye hitap ettiği Türkiye Türkleri, bugün Doğu Türkistan’a Şincan diyorlar. Bu da orayı ne kadar umursadığımızın, yaşanan katliama nasıl seyirci kaldığımızın en önemli ispatıdır.
Devam

Sümeyye keman çalıyormuş!

asil_sana_fuckŞu ülkenin medyasından zerre hazetmiyorum. Gazeteleri paçavraya, gazeteciliği çapulculuğa çevirdiler. Haberlere göz atarken bir şey dikkatimi çekti, merak edip okudum.

Özetleyelim hemen.

CNN Turk’te Kürşat Başar’la programına konuk olan piyanist Süher Pekinel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye’nin keman dersleri aldığını, şan derslerine devam ettiğini, şarkı söylediğini açıklamış.

Ölse kılımı kıpırdatmayacağım, belki de zil takıp oynayacağım Mehmet Ali Birand ise şaşkınlıktan küçük dilini yutmuş!
Devam