Siyah beyaz hatıralar

Eskiden fanatik Beşiktaşlı biri olarak yıllardır futbolu takip etmem. Eskiden dediğim ilkokul yıllarında kaldı. Gordon Milne ve talebeleri muhteşem üçlü Metin, Ali, Feyyaz zamanları yani. Öyle bir bağlıydım ki takım yenilince ağlardım o derece. Çocukluk işte. Sonra donuk bakışlı gülmeyen adam Gordon Milne gitti takımda yavşamalar başladı. Asıl kırılma noktası ise efsane başkan Süleyman Seba’nın gidişiydi. Ondan sonra Beşiktaş pek tat vermedi açıkçası oynadığı futbolla. Dönem dönem iyi oynasa da genelde o eski fırtınalı günlerdeki tadı alamadım. Örneğin, Lucescu ile 2003’teki 100. yıl şampiyonluğunda bile oynanan futbol pek içime sinmemişti. Zaten genelde şampiyon olan takım çok iyi olduğu için değil diğer büyükler kötü durumda olduğu için şampiyon oluyor. Belki de bu yüzden soğudum takımdan ve futboldan. Ama daha çok bizim ligin kalitesi etkili sanırım. Beşiktaş iyi olsa kaç yazar ki.
Devam

Soyunma odası tartışmaları her kulüpte yaşanan bir hadisedir. Futbol topunun meşinden olması, futbolcuların soyunma odalarında anadan üryan dolaşması kadar normaldir hatta. İbrahim Üzülmez’le İbrahim Toraman arasındaki kavga da soyunma odasında yaşanan olaylardan birisiydi sadece. Fakat gözünün yaşına bakmadınız kaptanın. O kavgayla Beşiktaş tarihinde bir ilki gerçekleştirmedi İbrahim Üzülmez, sonuncusuna da imza atmadı. Aile içinde örtbas edilebilecek bir olaydı ama siz şov yapmayı tercih edip kapının önüne koydunuz Türk futbolunun Benjamin Button’ını.
Türk futbolunda son üç yıldır güzel şeyler yaşanıyor. Geçtiğimiz iki yılda Sivasspor lige renk katmıştı, şimdi de aynı heyecanlı dönemi Bursaspor yaşatıyor. Bundan birkaç hafta öncesine kadar Bursaspor’un şampiyonluğuna bir Bursalı kadar inanıyordum ama geçen haftaki Fenerbahçe-Beşiktaş maçıyla bu inancım sona erdi. Bursa’nın şampiyon yapılmayacağını iddia edenlere Fenerbahçe’nin Denizli’de kaybettiği şampiyonluğu örnek gösteriyordum ancak son haftalardaki gelişmeleri değerlendirince tezgahın çok önceden işlemeye başladığını farkettim.
Futbolu zerre kadar sevmem. Ama gerek medyanın, gerekse çevremdekilerin 24 saat futbol tartışması yüzünden az çok haberdar oluyorum olaylardan. Euro 2016 konusunu duyunca da biraz bakınma ihtiyacı hissettim.




Son Yorumlar